T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/515
KARAR NO: 2026/805
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 30/01/2024
NUMARASI: 2022/79 E. - 2024/20 K.
Birleşen Bakırköy 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2022/123 Esas
DAVANIN KONUSU: Tasarımın Hükümsüzlüğü
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/05/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
ASIL DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... yılında İstanbul'da kurulduğunu, müvekkili şirketin çekiş eşya ve mobilya, çekmeceli dolap,... takım dolapları vs. bir çok sektörde faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin TPMK nezdinde ..., ... ve ...tescil nolu tasarımların hak sahibi olduğunu, davalı tarafın müvekkili şirket ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davalı tarafın müvekkili şirketin hiçbir onayı ve izni olmadan müvekkiline ait tasarımların https://www...com/ linkindeki internet sitesindeki ürün kategorileri başlıklı ürün gruplarına ait tüm görsellerde ve kataloglarında haksız bir biçimde kullanıldığını, haksız rekabetin işlendiğini, davalının bu eyleminin aynı zamanda müvekkilinin tasarımdan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğini, bu nedenlerle davalının müvekkilinin tasarımdan doğan haklarına tecavüzünün tespitini, men'i ve ref'i ile belirsiz alacak davası kapsamında şimdilik müvekkilinin uğramış olduğu zarara karşılık 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait tasarımların yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığını, davaya konu tasarımların piyasada çok uzun bir süredir yaygın şekilde kullanıldığını, müvekkilinin Türkiye'de ve dünyada bilinirliği olan tasarımları tescil tarihinden önce de kullandığını, davacı tarafın tasarımları ile müvekkilinin tasarımları arasında benzerlik olmadığını, tecavüzün ve haksız rekabetin söz konusu olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA;
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin TPMK nezdinde ..., ... ve ...numara ile "Dolap ve Çalışma Masası" başlıklı tescilli çoklu endüstriyel tasarımların sahibi olduğunu, dava konusu hükümsüzlüğü talep edilen davalı şirkete ait tescilli endüstriyel tasarımların piyasada çokça uzun bir süredir yaygın şekilde kullanılmaları, satılmaları sebebiyle SMK 56,57 ve 58.maddelerine aykırı olarak yenilik ve ayırt edici niteliği bulunmayan tasarımlar olduğunu, davalı lehine hiç gereği yokken, münhasır bir himaye hakkının sağlanmış olması, aynı sektörde aynı işi yapan ve dahi önceki tarihlerden beri bu tasarımlarda tecessüm ettirilen özelliklerden pek çoğunu kendi imalatlarında dahi kullanmış bulunan davacı müvekkilleri, müşterileri, ve diğer iktisadi menfaatleri bakımından, her an ortaya çıkabilecek bir zarar tehlikesine devamlı olarak maruz bırakıldığını, davalı şirketin hakkı olmadığı gayet açık bulunan bir konuda, hüsnüniyet kaidelerine aykırı davranmak suretiyle, davacı müvekkilleri ile aralarındaki mevcut ve olası iktisadi rekabeti bu şekilde suistimal eylemesi, tüm bu hususların hukukumuzda açık bir haksız rekabet olarak düzenlendiğini belirterek TPMK nezdinde ..., ... ve ...numara ile "Dolap ve Çalışma Masası" Başlıklı Tescilli Çoklu Endüstriyel Tasarımların yenilik, ayırt edici niteliği bulunmayan ve önceden kamuya sunulmuş bulunan tasarımların hükümsüzlüğüne-sicilden terkinine olmadığı takdirde kamuya sunulan tasarımlar yönünden tespit yapılarak tespiti yapılan tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yetkilisi ...'un TPMK nezdinde ..., ... ve ...numaralı tasarım tescil belgeleri uyarınca, müvekkili tarafından piyasaya sunulmakta olan yeni ve ayırt edici niteliğe sahip, davalı tarafça haksız yere kullanılan; CNC Tutucu, Askı Panosu, Çekmece, Sabit raf, CNC takım dolapları, malzeme dolapları, personel dolapları, cnc .. tutuculu dolaplar, takım arabaları, atölye çalışma masalarına ait tasarımların sahibi olduğunu, davalı tarafın müvekkili şirket ile aynı sektörde faaliyet göstermekte olup, müvekkili şirketin yetkilisi ...'un tasarımcısı olduğu müvekkili şirket adına tescilli tasarım ürünlerin müvekkilinin herhangi bir rızası ve onayı olmaksızın davalı şirkete ait https://www...com/ linkindeki internet sitesindeki ürün kategorileri başlıklı ürün gruplarına ait tüm görsellerde ve kataloglarında haksız bir biçimde karşı tarafça kullanıldığını, bu hususta Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/79 esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine dava açıldığını, her ne kadar davacının iddia ve talepleri soyut nitelikte olsa da davacının taleplerine karşılık zamanaşımı definde bulunduklarını, davacı tarafından HMK madde 121'e aykırı olarak dava dilekçesi ekinde hiçbir delili dosyaya ibraz edilmediğini, davacı tarafın işbu davayı uzatacak şekilde somut hiçbir belge ve delil sunmadan, müvekkili tarafından açılan Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesindeki 2022/79 esas sayılı dosyasını sürüncemede bırakmak maksadıyla huzurdaki davayı kötüniyetli olarak ikame ettiğini, bu nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesi kararıyla; Öncelikle birleşen davadaki hükümsüzlük hususunun karara bağlanması gerektiğinden birleşen Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/123 esas sayılı dosyası yönünden yapılan değerlendirmede; dosyaya aldırılan ve dosya kapsamıyla uyumlu görülen son bilirkişi raporu ile davalı adına tescilli ... .... ve .... numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 13.04.2017 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı, yine davalı adına tescilli ....... ve .... numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 06.04.2020 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı, yine davalı adına tescilli ... .....ve ...numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 16.04.2020 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı anlaşılmakla, bu tasarımlar yönünden davanın kabulü ile hükümsüzlüğe karar vermek gerekmiştir. Dava konusu davalı adına tescilli ... tescil nolu .... ve ....) numaralı tasarımları ise başvuru tarihi olan 06.04.2020 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu anlaşılmakla, bu tasarımlar yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Asıl dosya yönünden yapılan değerlendirmede ise; hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ek raporuna göre, davalı tarafa ait bir ürünün davacı adına tescilli ... (...) , davalı tarafa ait bir ürünün davacı adına tescilli ... (...) nolu tasarım yönünden bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı , bu nedenle benzer olarak algılandıkları belirtilmiş ise de, birleşen davada bu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verildiğinden ve hükümsüzlük baştan beri sonuç doğuracağından, hükümsüz kılınmayan tasarımlar yönünden ise herhangi bir tecavüz bulunmadığından asıl dosyada davacının davasının reddine, karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
A-ASIL DAVANIN;
Davacının davasının REDDİNE,
B-BİRLEŞEN BAKIRKÖY 2.FIKRI VE SINAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESI'NIN 2022/123 ESAS SAYILI DAVANIN;
Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalı adına tescilli ... (............) numaralı tesciller ile ... (....... ve .....) numaralı tasarımlar ile ...tescil nolu (.... ve ...) numaralı tasarım tescillerinin hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine,
2-Davaya konu ... tescil nolu (..., ... ve ...) numaralı tasarımlar yönünden davanın REDDİNE, karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davacı- birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait tescilli tasarım ürünlerinin yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini karşılamadığından bahisle taleplerin reddedilmiş olmasının isabetli bir tespit olmadığını, günümüzde bu özellikler için çok bariz kıstaslar aranmadığını, beyaz eşyadan arabaya kadar pek çok üründe yeniliği küçük unsurların belirlediğini, ambalaj değişikliğinin dahi yeni ürün vasfı kazandırabileceğini, yenilikten kastın tamamen benzersizlik değil kişisel gayretle ortaya çıkan özgünlük olduğunu ve değerlendirmenin tasarımın bütününe bakılarak yapılması gerektiğini, SMK m. 56/5 uyarınca belirgin farklılığın yeterli olduğunu, müvekkilin tasarımlarının Türk Patent ve Marka Kurumu gibi bağımsız ve resmi bir kuruluşun denetiminden geçerek tescil edildiğini, mahkemenin bu resmi kurumun tespitleri ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkiyi gidermeden hatalı hüküm tesis ettiğini, davalının kendisini resmi otorite yerine koyarak haddini aşan yersiz kanaatler bildirdiğini, müvekkilin büyük emek ve sermaye harcayarak sektörde tanınmış hale getirdiği ürünlerin tasarım hakkına tecavüz edildiğini ve haksız rekabet yaratıldığını, 6769 sayılı Kanun uyarınca tescilli tasarım korumasının münhasır bir hak olduğunu, davalının hukuki menfaati ve taraf ehliyeti bulunmadığı halde hükümsüzlük davası açtığını, Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin delil tespiti dosyasındaki uzman raporu ile müvekkilin haklarına tecavüz edildiğinin ve ürün kodlarının dahi birebir kopyalandığının sabit olduğunu, mahkemenin önceki raporlarla çelişen son bilirkişi raporunu esas alarak hukuka aykırı karar verdiğini, tasarımların genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve bu durumun haksız menfaat sağladığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulü ile birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Asıl davanın konusu, davacı adına tescilli ..., ... ve ...çolu tasarımlara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, birleşen davanın konusu, ..., ... ve ...tescilli çoklu tasarımların hükümsüzlüğü davasıdır.
Davacı tarafından, müvekkili şirketin yetkilisi ..., Türk Patent ve Marka Kurumu Enstitüsü tarafından verilen ... numaralı, ... numaralı ve ...numaralı Tasarım Tescil Belgeleri uyarınca ekte karşılaşmalı kodlar çerçevesinde yer alan ve davalı tarafça haksız yere kullanılan; CNC Tutucu, Askı panosu, Çekmece, Sabit raf, CNC takım dolapları, malzeme dolapları, personel dolapları, cnc mors tutuculu dolaplar, takım arabaları, atölye çalışma masalarına ait tasarımların sahibi olduğunu, davalı tarafından, https://www...com/ kendisine ait linkindeki İnternet sitesindeki ürün kategorileri başlıklı ürün gruplarına ait tüm görsellerde ve kataloglarında haksız bir biçimde kullanıldığı ileri sürülmektedir.
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ..., ... ve ... tescil numaralı tasarımların davacı ...Anonim Şirketi adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece bilirkişi incelmesi yaptırılmıştır.
15/03/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; " asıl dosyada dava dilekçesinde belirtilen linkler üzerindeki tasarımların davacı tasarımları ile benzer olduğunu, birleşen dava yönünden, davalı asıl davada davacı tarafa ait ..., ... ve ...tescil numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne dair herhangi bir delile rastlanılmadığı, hükümsüzlüğe ilişkin yapılan re’sen araştırma ve incelemelerde asıl davada davacı tarafa ait ..., ... ve ...numaralı tescil içeriklerinde bulunan tasarımlara benzer herhangi bir tasarım tespit edilemediği" belirtilmiştir.
06/09/2023 tarihli içinde tasarım uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyet raporunda özetle;" asıl dava yönünden, davacı tarafa ait ürün ve ...- ... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığını, bu sebeple benzer olarak algılandıklarını, davacı tarafa ait ürün ve ...-... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığını, bu sebeple benzer olarak algılandıklarını, davacı tarafa ait ürünler ile davalı tarafa ait ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığını, bu sebeple benzer olarak algılandıklarını, raporda mevcut resim .... ve Resim ....’da gösterilen (ayrıca bkz. Resim ...) davacı/birleşen davada davalı tarafa ait tescilli tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasıflarına sahip olmadıklarını ve resen yapılan araştırmalar sonucunda Resim ...., Resim ...., Resim ..., Resim ....., Resim ...., Resim .’de gösterilen davacı/birleşen davada davalı tarafa ait tasarımların daha önceden kamuya sunuldukları ve yenilik vasfı taşımadıklarını, birleşen dava yönünden; davalı Tarafa ait ...- .....numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 13.04.2017 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığını, davalı tarafa ait ...- .... ve .... numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 06.04.2020 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığını, davalı tarafa ait ...- ..... ve ..... numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 06.04.2020 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğunu, davalı tarafa ait ...- ....ve ...numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 16.04.2020 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı" belirtilmiştir.
17/01/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;" asıl dava yönünden kök raporda yer alan görüşlerini koruduklarını, birleşen dava yönünden; davalı tarafa ait ... - ....... ve .....numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 13.04.2017 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığını, davalı tarafa ait ... -.... ve ... numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 06.04.2020 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığını, davalı tarafa ait ... - .... ve..... numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 06.04.2020 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğunu, davalı tarafa ait ... - .... ve...numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 16.04.2020 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı" belirtilmiştir.
Hükümsüzlük kararı baştan itibaren sonuç doğuracağından öncelikle hükümsüzlük davasının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, birleşen tasarımın hükümsüzlüğü davasında mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, davalı adına tescilli ... - ...... ve ... numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 13.04.2017 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı, yine davalı adına tescilli ... - ...... ve ... numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 06.04.2020 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı, yine davalı adına tescilli ... -...... ve ... numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 16.04.2020 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı son alınan içinde tasarım uzmanı bilirkişinin de bulunduğu dosyaya uyumlu bilirkişi heyet raporunda tespit edildiği,... sayılı çoklu tasarım belgesinin hükümsüzlük nedeni ile incelenmesinde davacı-karşı davalıya ait katalogların incelendiği, kataloglara ve tarihlere davacı-karşı davalı tarafından itiraz edilmediği de gözetildiğinde, mahkemece, bu tasarımlar yönünden davanın kabulü ile hükümsüzlüğüne karar verilmesi dosya kapsamına göre yerindedir.
Asıl dosya yönünden yapılan incelemede; hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ek raporuna göre, davalı tarafa ait bir ürünün davacı adına tescilli ... (12) , davalı tarafa ait bir ürünün davacı adına tescilli ... (21) nolu tasarım yönünden bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı , bu nedenle benzer olarak algılandıkları belirtilmiş ise de, birleşen davada bu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verildiğinden ve hükümsüzlük kararı baştan beri sonuç doğuracağından ayrıca hükümsüzlük talebi red edilen tasarımlar yönünden davalının herhangi bir tecavüzü tespit edilemediğinden mahkemece asıl davanın reddine dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı- birleşen davada davalı istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../01/2024 tarih ve 2022/... E., 2024/... K. sayılı kararına karşı davacı-birleşen davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Asıl davaya yönelik 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,4 TL harcın davacı-birleşen davalı'dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Birleşen davaya yönelik 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,4 TL harcın davacı-birleşen davalı'dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4- Davacı-birleşen davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 07/05/2026