T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/535
KARAR NO: 2026/812
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/12/2023
NUMARASI: 2023/291 E. - 2023/964 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/05/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ekinde sunulan 29.09.2022 keşide tarihli çek nedeniyle ciranta olan müvekkilin ve diğer ciranta ve avalistlere karşı .... İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, müvekkilinin bahse konu takip açısından 01/12/2022 tarihli dosya hesabı raporuna binaen 100.703,33 TL'lik bakiye borç miktarı üzerinden dosyaya 05.12.2022 tarihinde 100.750,00 TL olarak ödeme yaptığını ve takip dosyasını kapatıldığını, davacı müvekkilin ciranta olarak ödeme yapıp kapattığı .... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyada diğer borçlular olan davalı avalist ... ve davalı ciranta ...'a rücu etme zorunluluğu hasıl olduğunu, davacı müvekkil tarafından yapılan ödeme sonrası, 02.02.2023 tarihinde rücu belgesi talebinde bulunulduğunu ve .... İcra Müdürlüğü ...E. sayılı takip dosyasından alınan Rücu Belgesine dayalı olarak, müvekkili tarafından .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile önceki ciranta ve avalistlere karşı ilamsız icra takibine geçildiğini, rucü belgesine dayalı olarak davacı müvekkilce başlatılan ilamsız icra takibinde müvekkilin alacağı icra dosyası, ekte sunulan çek, rücu belgesi ve TBK'nin 596. Maddesi kapsamında sabit olduğunu, haksız ve kötüniyetli şekilde davalı ... ve davalı ... tarafından takibe itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davalılar tarafından yapılan borca itiraz ile davalılar mallarını muvazaalı şekilde devir ve temlik etme ihtimallerinin söz konusu olarak borcu ödemekten kaçınmakta ve zaman kazanmaya çalışmakta olduklarını, tüm bu nedenlerle Davanın kabulüne, İtirazların iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava dilekçesin ekinde yer alan rücu belgesinde müvekkilinin borçlu olarak gözükmemekte ve davalının müvekkili hakkında davaya konu takibi açma yetkisi bulunmadığını, bu sebeple davanın öncelikle husmet ve dava şartı yokluğundan müvekkil yönünden reddi gerektiğini, Müvekkilinin söz konusu çeki en son factorun firmasına veren ....Şti nin yetkilisi olup, Faktoring firmasınca çeke haval olarak imzasının o aşamada teminat olarak alındığını ve nitekim takibe konu çekin ilk önce Factoring firmasınca .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu ve söz konusu çekin müvekkilinin yetkilisi olduğu ... ŞTİ tarafından ödendiğini, daha sonra müvekkili şirketten önce cirosu olan aralarında davacınında olduğu cirantalara karşı takip yapıldığını ve dosya borcunun davacı tarafından kısmen ödendiğini, müvekkilinin söz konusu çekte hiç bir şekilde borçlu konumunda olmadığını, İş bu sebeple açılan davanın esastan reddi gerektiğini, açıklanan nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesi kararıyla;" dava konusu ... şubesine ait 29/09/2022 tarih... seri nolu 84.500,00 TL bedelli çekin karşılığı ödenmeyince alacaklı ...tarafından davacı ve diğer borçlular ..., ...., ..., .... hakkında ..... İcra Müdürlüğü ...Esas sayısında kayıtlı icra takip dosyası icra takibi ikame edildiği, davacının çekte ciranta sıfatıyla imzasının bulunduğu, davalı ...'ın çekin davacıdan önce gelen cirantası olduğu ve davalı ...'ın ise çekte avalist olarak imzasının bulunduğu, icra dosyasında yapılan hesaplamada iş bu dosya borcuna mahsuben davacıdan 100.750,00 TL tahsilat yapıldığı, icra dosyasında alacağa ilişkin rücu belgesi tanzim edildiği, rücu belgesini ilişkin olarak davacı tarafından davalılar aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe başlandığı, ancak davalıların bu takibe karşı yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, davacının çeke mahsuben yaptığı ödemenin icra dosyası içeriğinden ve rücu belgesinden sabit olduğu, ödeme yapan davacının çekin avalisti olan davalı ...'a ve davacıdan önceki cirantası olan davalı ...'a rücu hakkının doğduğu, her ne kadar diğer icra dosyasında avalist ... borçlu olarak gösterilmemişse de çekten sorumlu olmadığına dair iddia ve ispatının bulunmadığı, davalıların çek bedelinden sorumlu oldukları" gerekçesi ile;
- Davalıların itirazı haksız olduğundan itirazının asıl alacak bakımından iptaline ve alacak likit olup şartları oluştuğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalılar takip itibariyle temerrüde düşmediğinden faiz alacağı bakımından talebin reddine, karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde ve rücu belgesinde müvekkilinin borçlu olarak gözükmediğini ve davalının takip açma yetkisi bulunmadığını, davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin çekte hiçbir şekilde borçlu konumunda olmadığını, yerel mahkemenin müvekkilin sorumlu olmadığına dair ispat bulunmadığı gerekçesiyle verdiği kararın yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin aslında çeki factoring firmasına veren şirketin yetkilisi olup imzasının sadece teminat amacıyla alındığını, çek bedelinin zaten müvekkilinin şirketi tarafından ödendiğini, sonrasında davacı dahil diğer cirantalara gidildiğini ve davacının borcu kısmen ödediğini, müvekkilinin sadece factoring firmasının talebiyle avalist olduğunu ancak bu durumun kötüye kullanıldığını, gerçek bir borç ilişkisi bulunmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davanın konusu İİK 67 maddeye göre açılan itirazın iptali davasıdır.
....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlular aleyhine, ....icra Müdürlüğü'nün ...sayılı icra dosyasından alınan(100.750,00 TL., bedelli) rücu belgesine istinaden 102.829,87 TL., alacağın tahsili amacı ile 01/10/2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmıştır.
.... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayısında dosyasında, alacaklı ...Ltd., tarafından borçlular, ... A.Ş,... Ltd., ... ,... ve ... aleyhine 29/09/2022 keşide tarihli... seri nolu 84.500,00 TL., bedelli çeke istinaden 09/11/2022 tarihinde icra takibi başlatılmıştır.
.... İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı dosyasında alacaklının ... A.Ş., borçluların, ... Ltd.,...., ...., ... A.Ş ., ve ... olduğu ve dosyanın 04/11/2022 tarihinde (...Ltd., tarafından) infaz edildiği anlaşılmıştır.
Davalı cevap dilekçesinde, söz konusu çeki en son factoring firmasına veren ...Ltd. şirketinin yetkilisi olduğunu, Faktoring firmasınca çeke aval olarak imzasının teminat olarak alındığını ve Factoring firmasınca .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/ ... E sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu ve çekin müvekkilinin yetkilisi olduğu ...Ltd., şirketi tarafından ödendiğini ve daha sonra yetkili olduğu şirketten önce cirosu olan aralarında davacının da olduğu cirantalara karşı takip yapıldığını ve dosya borcunun davacı tarafından kısmen ödendiğini herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürmektedir.
Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayısından düzenlenen rücu belgesine istinaden borçlular aleyhine ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalılardan ...'ın rücu belgesinde ismi yazılı değil ise de aleyhine ilamsız icra takibi başlatılmasına yasal engel bulunmadığı, TTK 726 maddeye göre, poliçe bedelini ödemiş olan kişi kendisinden önce gelen kişilerden ödemiş olduğu tutarın tamamını ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte isteyebileceğinden ve 727 maddeye göre, borçlu başvurma konusu olan bedeli ödeyince poliçe ve protesto belgesinin ayrıca doldurulacak bir makbuz ile birlikte kendisine verilmesini isteme hakkına haiz olduğu, davacının çeki elinde bulundurması ve makbuzu ibraz etmesinin yeterli olduğu, avalist olan davalının sorumlu olduğu anlaşılmakla mahkemece itirazı iptaline dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../12/2023 tarih ve 2023/... E., 2023/...K. sayılı kararına karşı davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.882,23 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.720,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.161,67 TL harcın davalı ...'dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/05/2026