T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/523
KARAR NO: 2026/792
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 15/02/2024
NUMARASI: 2023/102 E. - 2024/32 K.
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/05/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine mahkemenin 2023/97 değişik iş sayılı dosyasında... sayılı tasarımdan doğan hakların ihlal edildiğinden bahisle delil tespiti ikame ettiğini, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı etki yönünden ...sayılı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine haiz olmadığını, keza davalının değişik iş dosyasındaki tespit dilekçesindeki beyanları ile ...'daki ürünlerle kendi tasarımlarının birebir aynı olduğunu kabul ve beyan ettiğini, bu durum ve deliller karşısında davalı tasarımının hükümsüz kılınması gerektiğini iddia ederek, davalı adına... sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili adına ... sayı ile tescilli tasarıma konu ürünün tescil başvuru tarihinden önce müvekkili dışında satışa sunulduğuna yönelik davacı iddialarının doğru olmadığını, dilekçede belirtilen ... sayfasında eskiden yeniye butonu kullanılarak yapılacak aramada davacının belirtmiş olduğu tarihten önce müvekkiline ait TPMK nezdinde tescilli "..." ibareli marka altında satışa sunduğunun açıkça ortada olduğunu, davaya konu olan ürünün ilk kamuya tanıtımı, sunumu ve satışının müvekkiline ait tescilli marka adı ile yapıldığını, davacının, müvekkiline ait tasarım tescil belgesine konu ürünü müvekkilinin izni ve rızası olmadan satışa sunduğunu, bu satışlardan yüksek miktarlarda kazanç elde ettiği halde işbu davayı açmasının davacının hukuken kötü niyetli konumda olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazı ve alınan bilirkişi raporunun davalı taraf dinlenmeden, tedbire ilişkin alındığından ve davalı tarafın itirazı bulunduğundan dosyanın usul ekonomisi gereği, davalının cevap ve itirazlarını karşılar, dava konusu tasarımın tescil başvuru tarihi itibarıyla yeni ve ayırt edici olup olmadığı noktasında ek rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, heyet tarafından hazırlanan 14/12/2023 tarihli raporda sonuç olarak, davalı tarafa ait 26.08.2021 başvuru tarihli... numaralı tescilin başvuru tarihi itibarıyla yeni ve ayırt edici niteliklere sahip olmadığı, ... numaralı tescil içeriğindeki tasarımın kamuya sunuluş tarihine dayanak olarak tespit edilen en eski tarihli müşteri yorumunun 08.04.2021, kullanıcı yorumunun ise 14.04.2021 olduğu ve söz konusu tasarımların bu tarihler itibarıyla yeni ve ayırt edici niteliklere sahip olmadığı belirtilmiştir. Bu rapor ve ek rapor dosya kapsamı ile uyumlu ve yeterli görüldüğünden itibar edilmiştir. Buna göre bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak belirtildiği şekliyle tescil başvuru tarihi olan 26.08.2021 tarihinden önce üçüncü kişiler tarafından dava konusu tasarımın ayırt edilemeyecek derecede benzerlerinin kamuya sunulduğu ve böylece dava konusu tasarımın başvuru tarihi itibarıyla yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne" karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-işbu davaya konu olan tasarım ürününün, tasarım tescil başvuru tarihinden önce davalı müvekkil dışında satışa sunulduğuna yönelik davalının iddiaları doğru olmamakla birlikte kabul edilebilir nitelikte olmadığını, Davalı müvekkilinin, 26/08/2021 tarihinde davaya konu olan ürünün tasarım tescil belgesi almak için Türk Patent ve Marka Kurumu'na başvuruda bulunduğunu, kurum tarafından gerekli araştırmalar yapılarak 31/10/2022 tarihinde davalı müvekkiline Tasarım Tescil Belgesi verildiğini, Davalı her ne kadar bu ürünün tasarım tescil başvuru tarihinden önce 07/05/2021, 11/05/2021, 22/06/2021, 29/07/2021 tarihlerinde satışa sunulduğunu beyan etmiş olsa da davacı müvekkile ait olan ve Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve koruma altına alınmış olan ... nolu ''...'' markası adı altında ürünün ilk kamuya tanıtım, sunum ve satışı gerçekleştiğini, her ne kadar müvekkile ait olan ... markasında 21 numaralı sınıfın olmadığı ve mal ve hizmetler açısından ''...'' malında marka tescilinin olmadığını beyan edilmişse de ekte sundukları marka bilgilerinde müvekkiline ait olan ... markasının 21 numaralı sınıfa ait ve ''.......'' malında tescilinin olduğunu, Davacının bu iddialarının soyut olduğunu,
-davacının kamuya sunulması hususunda 8 Nisan 2021 tarihine ilişkin yorumu sunduğunu, davalı müvekkilinin tescilli markası ... adı altında 20 Mart 2021 tarihinde ürünün satışına ilişkin yorum mevcut olduğunu,
-Davacı vekilinin cevap dilekçesinin 5. Maddesinde ''...'un sayfasında ise bilgilenmiş kullanıcı nezdinde davalının tasarımın ayırt edilemeyecek derecede benzeri 05/01/2020 tarihinde yayınlanmıştır. '' iddiası yer aldığını ancak davaya konu olan kapak ile ... sayfasında yer alan kapak arasında ayırt edilebilecek düzeyde birden fazla farklılıklar mevcut olduğunu, kapak ölçüsü, kapağın yapısı, kapak üzerindeki motiflerin farklı olduğunu, müvekkili adına tescillenmiş kapakta üç farklı akış seçeneği bulunduğunu, bu akış seçeneklerinden birincisi küçük delikte 9 adet delik bulunduğunu, orta delikte ise 5 adet delik bulunduğunu, büyük delikte ise tek bir delik bulunduğunu, davacının sunmuş olduğu ... sayfasındaki kapakta ise üç farklı akış seçeneği bulunduğunu, birincisi olan küçük akış seçeneğinde 5 delik bulunduğunu, orta delikte ise 3 delik bulunduğunu, büyük delikte ise yine aynı şekilde 3 delik bulunduğunu, tasarım tescili müvekkiline ait olan kapak ile davacı tarafın sunmuş olduğu ... sayfasındaki kapağın birden fazla ayırt edici farkları bulunduğundan kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı taraf tasarımın yeni olmadığını ve TPMK nezdinde yenilik ve ayırt edicilik vasfı olmadığını bilerek tasarım tescili alıp müvekkilini bu tasarıma tecavüzle suçlayarak HMK 29. Maddedeki dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğünü ihlal ettiklerinden dolayı kötü niyetli olduğunu, davalının hükümsüzlük şartlarının oluştuğunu bilmelerine rağmen hükümsüzlüğe konu tasarım hakkından daha fazla faydalanabilmek amacıyla davalı taraf kötü niyetle istinafa başvurduklarından dolayı, HMK'nın 351. maddesinin HMK 329. maddeye atfı gereği davalı asilin en az 5.000 TL disiplin para cezası ile cezalandırılması gerektiğini, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava, davalı adına... sayılı tasarımın hükümsüzlüğü taleplidir.
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, hükümsüzlüğü talep edilen... tescil numaralı tasarımın 26/08/2021 tarihinden itibaren 5 yıl müddetle davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemenin 2023/... değişik iş sayılı dosyasında delil tespiti talebi üzerine dosya dava dilekçesinde belirtilen internet siteleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle dava konusu... tescil nolu tasarımın yeni ve ayırt edici nitelikte olup olmadığına ilişkin rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, heyet tarafından hazırlanan ve ibraz olunan 15/08/2023 tarihli raporda sonuç olarak, davalı tarafa ait 26.08.2021 başvuru tarihli... numaralı tescilin başvuru tarihi
itibarıyla yeni ve ayırt edici niteliklere sahip olmadığı,
... numaralı tescil içeriğindeki tasarımın kamuya sunuluş tarihine dayanak olarak tespit edilen en eski tarihli müşteri yorumunun 08.04.2021, kullanıcı yorumunun ise 14.04.2021 olduğu ve söz konusu tasarımların bu tarihler itibarıyla yeni ve ayırt edici niteliklere sahip olmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece atanan bilirkişi heyet tarafından hazırlanan 14/12/2023 tarihli raporda sonuç olarak, davalı tarafa ait 26.08.2021 başvuru tarihli... numaralı tescilin başvuru tarihi itibarıyla yeni ve ayırt edici niteliklere sahip olmadığı, ... numaralı tescil içeriğindeki tasarımın kamuya sunuluş tarihine dayanak olarak tespit edilen en eski tarihli müşteri yorumunun 08.04.2021, kullanıcı yorumunun ise 14.04.2021 olduğu ve söz konusu tasarımların bu tarihler itibarıyla yeni ve ayırt edici niteliklere sahip olmadığı belirtilmiştir.
Tasarımın hükümsüzlük hâlleri dava tarihi itibari ile yürürlükte olmakla uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 77. maddesinde düzenlenmiş olup istinaf sebepleri kapsamında davalı adına tescilli tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliğini hâiz olup olmadığının incelenmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı sayılı, 26.08.2021 başvuru tarihli ...tasarımı olduğu, tescilli tasarımın geçerliliği mutlak yenilik şartının varlığına bağlı olup mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli olduğu, tasarım belgesine konu hususlar hakimlik mesleğinin gerektirdiği bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan teknik hususlardan olduğundan, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarının tasarım uzmanı ve bilişim uzmanı bilirkişinin yer aldığı heyet tarafından sunulu tüm belgeler incelenerek araştırma da yapılarak , gerekçeli ve denetime elverişli şekilde usul ve yasaya uygun düzenlendiği, yenilik ve ayırt edici nitelik yönünden tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda hükümsüzlük talebine dayanak olarak ... URL adresinde yer alan ürünün 05.01.2020 tarihinde ....it adresli web sitesine yüklendiği kayıtlarına ulaşıldığı, tasarım baharatlık ürünlerinin kapak kısımlarına ait olup, işlevsel özellikleri bakımından kapak görevi dışında ortada bulunan mafsal sayesinde farklı ölçeklerde baharat dökümü sağlayan çevirmeli bir mekanizmaya sahip olduğu, benzer işlevde kullanım amaçlı ve birbirine göre ayırt edici tasarım niteliklerine sahip tasarımlara rastlandığı, ... Arama Motoru tarafından 01.09.2020 tarihinde https://www...html adresinde kamuya sunulmuş olduğu tasarımların da benzer işlevde ve benzer mekanik prensibe sahip olduğu, baharatların döküm ağzının geometrik yapısı benzer olduğu, ayırt edici alternatif biçim oluşturma seçenekleri söz konusu iken, bütüncül yapıların benzer olması nedeniyle bilgilenmiş kullanıcı açısından bir iltibas durumu söz konus davalı tarafça her tasarım için farklılıklar belirtilmiş ise de, rapordaki hususların farklılık oluşturmadığı, müşteri yorumlarına ilişkin tasarımların kendilerine ait olduğu belirtilmiş ise de, re'sen araştırma neticesinde de benzer tasarımlar üzerinde de inceleme yapıldığı, bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, davacı tasarımının SMK m.56 anlamında koruma şartı olan başvuru tarihi itibariyle mutlak yenilik ve ayırt edicilik vasfını taşımadığı, SMK m.77 maddesi uyarınca tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi yerinde görülmüştür.
Sonuç olarak dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere ilişkin kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye göre kurulan hükümlerde bir isabetsizlik bulunmadığı, Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun ...... Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ..../02/2024 tarih ve 2023/.... E., 2024/... K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 07/05/2026