T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/434
KARAR NO: 2026/763
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 04/12/2025 (Tarihli Ara Karar)
NUMARASI: 2025/208 E. - 2025/214 K.
DAVANIN KONUSU: Tespit (D.İş)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/04/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların İddia ve Savunmaları:
TALEP :Davacı şirketin, Türk Patent nezdinde... tescil numarası ile 03 / 07 / 09 / 11/14/15 /21/24/25 / 27 / 43 / 44. Sınıflarda tescilli "..." markasının sahibi olup, ayrıca ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı "Bu- Bu Şekil", "...", "...", "... Şekil", "...", "...", "...", "... Şekil" tescilli markalarının olduğunu, ayrıca söz konusu markanın, Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere çeşitli ülkelerde de tescil edilmiş olup, uzun yıllardır başta oyuncak ve kırtasiye ürünleri olmak üzere ilgili sektörlerde aktif olarak kullanıldığını, Delil tespiti ve ihtiyati tedbir talebine konu olayda, karşı taraf, talep edenin izni veya onayı olmaksızın, tescilsiz "..." ibaresi altında ürünler sattığını, davacıya ait "..." markası ile karşı tarafın kullandığı "..." arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayniyet derecesinde benzerlik mevcut olduğunu, karşı tarafın kullandığı işaret "..." sözcük * şekil kombinasyondan oluşmakta olup, bu işaretin de esaslı unsuru "..." kelimesi olduğunu, müvekkilin "BU BU", "BU- BU ŞEKİL", "...", "...", "..." ibareli markalarının olduğunu, karşı tarafın pazarladığı "..." işareti ise müvekkile ait seri markaların devamı izlenimi doğurduğunu, seri marka izlenimini verdiğini, Markaların "..." adı altında satılan ürünler ile talep edenin "..." markası adı altında sattığı ürünler aynı tüketici kitlesine hitap etmekte olup, satış kanallarının da aynı olduğunu, ürünlerin benzer ihtiyaçları karşılamakta olup, birbirinin yerine kullanabilmeleri, birinin diğerinin tamamlayabilmesi göz önünde bulundurulduğunda ortalama tüketici zihninde markalar arası bağlantı kurulması kaçınılmaz olup, iltibas tehlikesinin ortaya çıkaracağını, Somut olayda, karşı tarafın "... Mah. ... Sok. No:.. İç kapı No:... ... İstanbul" adresinde bulunan mağazasında/deposunda/shoowroomunda "..." ibaresi adı altında sattığı ürünlerin, müvekkilin tescilli "...", "BU- BU ŞEKİL", "...", "...", "... ŞEKİL", "...", "...", "...", "... ŞEKİL" markalarına tecavüz oluşturduğunu, Bu nedenlerle; fazlaya dair her türlü talep, dava ve ilave bilirkişi incelemesi talep etme haklarının saklı kalmak kaydıyla; Delil tespit talebimize ilişkin olarak; Delil tespiti talebi kapsamında, ihlale konu ürünlerin bir kısmı piyasadan temin edilerek mahkemeye sunulmuş ve bilirkişi incelemesine hazır hale getirilmiştir. Bu ürünler ile internetten temin edilen görseller üzerinden öncelikle bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ederiz. mevcut ürün ve görseller üzerinde yapılacak incelemenin, ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesi açısından yeterli bulunmaması halinde, taleplerimize konu işyerinde ve/veya üretim tesislerinde de keşif yapılarak yerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesini talep ettiği, İhtiyati tedbir talebinin teminatsız olarak kabulü ile marka hakkımıza tecavüz teşkil eden eylemlerin smk'nın 159. maddesi uyarınca önlenmesine ve durdurulmasına, başta karşı tarafın ticari faaliyetlerini yürüttüğü "... Mahallesi ... Cad. No: .../ İstanbul" adresi olmak üzere ... ibareli her türlü ürünün Türkiye sınırları içinde, gümrük, serbest liman ve serbest bölge gibi alanlar dahil, bulundukları her yerde elkonulması ve saklanmasına, karar verilmesini” talep ettiği anlaşıldı.
İlk Derece Mahkemesinin 04/12/2025 tarihli kararı ile; "İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE, "karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin hatalı bilirkişi raporuna dayanarak ihtiyati tedbir talebini reddettiğini, raporda ürünlerin benzer bulunmadığı belirtilse de markalar arasındaki iltibas değerlendirmesinin hukuki bir mesele olup bilirkişiye başvurulamayacağını, başvurulsa dahi bu görüşün hakimi bağlamayacağını davalının iş yerinde ve internet sitesinde "..." ibareli ürünlerin tespit edildiğini, bu durumun ticari satış ve pazarlama amacını açıkça ortaya koyduğunu, müvekkiline ait "..." ana ibareli seri markalar ile davalının kullandığı "..." işareti arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas bulunduğunu, hedef kitlenin ve ürün gruplarının ayniyeti sebebiyle tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimalinin kaçınılmaz olduğunu "..." ve "..." ibareleri arasındaki benzerliğin diğer mahkemelerden alınan farklı bilirkişi raporlarıyla da tescil edildiğini, yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği gerekçesiyle yerel mahkemenin ek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı delil tespiti ve ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
Davacı vekili; müvekkilinin Türk Patent nezdinde... tescil numaralı “...” markası ile birlikte ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı “...” ibareli seri markaların sahibi olduğunu, bu markaların uzun yıllardır oyuncak ve kırtasiye sektöründe kullanıldığını, davalının izinsiz şekilde “...” ibaresi altında ürünler sattığını, bu ibarenin esas unsurunun “...” kelimesi olduğunu, taraf markaları arasında ayniyet derecesinde benzerlik bulunduğunu, davalının kullanımının seri marka izlenimi yarattığını, iltibas tehlikesi oluşturduğunu ileri sürerek delil tespiti ve bilirkişi raporu alınarak “...” ibareli ürünlere el konulması ve kullanımın durdurulmasını talep etmiştir.
Mahkemece 04/12/2025 tarih, 2025/208 D.İş – 2025/214 Karar sayılı ek kararı ile; marka hakkına tecavüz oluştuğu yönünde yeterli kanaat oluşmadığından koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
08/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda; İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2025/208 D.İş sayılı dosyası kapsamında delil tespiti talebi üzerine inceleme yapıldığı, talep eden davacı ... A.Ş.’nin Türk Patent nezdinde... sayılı “...” markası ile birlikte ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı çeşitli “...” ibareli markaların sahibi olduğu, bu markaların 16 ve 28. sınıflar başta olmak üzere çeşitli emtialarda tescilli bulunduğu , “www...com.tr” adresli internet sitesinin oyuncak satışına yönelik olduğu, site üzerinde “...” markası ile ürün görsellerinin yer aldığı, sitede iletişim bilgisi olarak “... Mah. ... Sk. No:... İç Kapı No:... ... İstanbul” adresi ile ... telefon numarasının bulunduğu domainin 22.05.2025 tarihinde tescil edildiği ve 21.05.2026 tarihine kadar geçerli olduğu, alan adı sahibine ilişkin bilgilerin gizli tutulduğu “... Mah. ... Sokak No:... .../İstanbul” adresinde gerçekleştirilen tespitte, tespit mahallinde satış yapılmadığı, arka tarafının depo olarak kullanıldığı ve değişik markalı oyuncakların teşhirlerinin raflarda yapıldığı, ... markasını taşıyan canavar bebek oyuncaklarından 11 adedinin şirket girişinde masada kapalı ambalajlar üzerinde ...etiketiyle tespit edildiği, “...” ibaresinin yurtdışında oyuncak karakterleri ile bilinen bir marka olduğu, “...” ibaresi ile oluşturulan oyuncak karakterlerinin görsellerinin özgün nitelik taşıdığı, “...” markasının ise farklı bir kelime ve görsel bütünlük oluşturduğu, “...” ibaresinin tek başına bir sözcük olmadığı, özgün karakter ve görsellerle birlikte kullanıldığı, bu nedenle karşılaştırmaya tabi markalar arasında genel izlenim bakımından farklılık bulunduğu ,bu oyuncakların genel görünümlerinin tespit isteyene ait ... esas unsurlu marka ve görsellerine benzemediği ve tespit isteyene ait markaların görsellerinden ayrıştığı bildirilmiştir.
Dosya kapsamına göre, davacı adına “...” ibareli çok sayıda markaların tescilli olduğu, davalı tarafça “...” ibaresinin kullanıldığı iddiasına dayalı olarak delil tespiti yaptırıldığı alınan 08/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davalı işyerinde yapılan incelemede “...” ibareli ürünlerin bulunduğu, ayrıca internet sitesinde bu ibare ile ürün görsellerine yer verildiği tespit edilmekle birlikte, söz konusu işaretlerin davacıya ait markalar ile görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzerlik göstermediği, genel izlenim itibariyle farklı oldukları ve bu nedenle karıştırılma ihtimali bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için, talep eden tarafın davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerekmektedir. Mevcut delil durumu ve bilirkişi raporunda yer alan tespitler birlikte değerlendirildiğinde, ... ibaresinin canavar oyuncak olarak adlandırılan bir ürün ismi olduğu, somut olayda tespit edilen ürünlerde ...etiketinin bulunduğu somut olayda, tedbir uygulanabilmesi bakımından taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğuna ve marka hakkına tecavüz gerçekleştiğine ilişkin yaklaşık ispat şartının sağlanmadığı, bu aşamada ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, başka dosyalarda farklı değerlendirme içeren raporların mevcut olmasının ilgili olduğu dosyadaki somut kullanımlara bakılarak düzenlendiği dolayısıyla eldeki dosyada davalının kullanımı yönünden doğrudan delil vasfının bulunmadığı, öte yandan tedbir talebine dair kararların yargılamanın seyrine göre her zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu da dikkate alındığında davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu .... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin..../12/2025 tarih ve 2025/.... E. Sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2026