T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2026/413
KARAR NO:2026/714
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ:20/11/2025 tarihli ara karar
NUMARASI:2024/214 E.
TALEP KONUSU:İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/04/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin, 1972 yılından beri gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, “...” ibaresi müvekkillerinin ticaret unvanında da yer aldığını, müvekkillerinin, oluşturduğu bu ekonomik değeri korumak için ... sayılı “...” tanınmış marka tescili yanı sıra, 29,30,32,35,43. Sınıflarda tescilli onlarca “...” esaslı unsurunu ihtiva eden seri marka tescilleri yaptığını, Müvekkillerinin yaptığı bunca ticari yatırım, reklam ve sponsorluk faaliyetleri ile meydana getirdiği markasından haksız bir biçimde yararlanmak isteyen, tüketicileri yanıltarak haksız kazanç isteyen kötü niyetli kişiler iltibas oluşturan tescilsiz kullanımlarda bulunmak yahut tescil aldıkları markaları tescil aldıklarının dışında “...” esaslı unsurunu öne çıkarak kullanmak sureti ile marka tecavüzü ve haksız rekabet eylemlerinde bulunduklarını, bir markanın tescili, marka sahibine o markayı sadece TPMK siciline kayıtlı olduğu hali ile kullanım hak ve yetkisi verdiğini, somut olayda ticari hayatına müvekkillerinden bir hayli sonra başlayan karşı taraf, müvekkilleri ile aynı sektörde faaliyet gösterdiği, müvekkillerinin ticari faaliyetlerinden ve tanınmış “...” ibareli markalarından haberdar olduğu halde kötü niyetli biçimde “...” ibareli ticaret unvanı seçtiğini ve “...” ibareli iltibas oluşturmayı amaçlayan, “...” ibaresinin önüne arkasına birtakım tali jenerik ifadeler ekleyip marka tescil müracaatları yapmaya başladığını, karşı taraf yaptığı tescillerde TPMK' yı yanıltmak adına “...” ibaresini küçük yazılar ile yazıp arka planda göstermekteyken, müvekkillerinin bir müşterisinin şikayeti üzerine yapılan araştırmada, karşı tarafın filen tamamen “...” ibaresini ön plana çıkartan, tamamen “...” ibaresini marka olarak kullanmayı ve iltibas, haksız rekabet oluşturmayı amaçlayan markasal kullanımda bulunduğunun anlaşıldığını, karşı tarafa ait ... de gerçekleşen markasal kullanımı ve bu adreslerdeki fotoğraflardaki fuar standları incelendiğinde; karşı tarafın “...” ibaresini ön plana çıkartıp, müvekkillerinin markalarının tescilli olduğu sınıflarda iltibası aşan, iktibasa varan birebir markasal kullanımda bulunduğunun görüldüğünü, yaptıkları incelemede, davalının “...” markasını ön plana çıkartmak sureti ile yukarıda sattığı ürünlerin ..., ..., ..., ... avm ve daha birçok ticari internet alanında satılmakta olduğunun görüldüğünü,Müvekkillerinin davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet eylemlerine muvafakati olmadığını, İş bu sebeple davalının “...” markasını ön plana çıkartmak sureti ile yaptığı markasal kullanımın, bu şekilde müvekkillerinin SMK kapsamındaki marka haklarına tecavüzünün ve haksız rekabet eylemlerinin belgelenmesi için taraflarınca İstanbul 1.Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi” nin 2024/17 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti taleplerinin vaki olduğunu, İstanbul 1.Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi” nin 2024/17 D.İŞ sayılı dosyasında yapılan delil tespiti neticesinde düzenlenen 01.03.2024 tarihli bilirkişi raporu ile; ... internet alanının davalıya ait kurumsal internet sitesi olduğu, ... instagram hesabının, ... facebook sayfasının davalıya ait sosyal medya hesapları olduğu, delil tespit dilekçesinde belirtilen davalıya ait internet alanlarında ve belirtilen eticaret sitelerinde davalının “...” ibaresini kullandığı, davalının kullanımının markasal olduğu, davalının ... ibareli birtakım marka tescilleri bulunmakla birlikte “...” ibaresini ön plana çıkartarak gerçekleştirdiği kullanımının davalının markasal tescilleri ile örtüşmediği, davalının “...” ibaresini ön plana çıkartarak gerçekleştirdiği kullanımları ile markasal kullanımını müvekkilleri markalarına yaklaştırdığı, bu şekilde tescil dışı kullanım ile müvekkilleri markaları ile iltibas oluşturduğu, davalı eylemlerinin marka ihlali teşkil ettiği ifade edildiğini, delil tespit raporu davalı tarafa tebliğ edilmesine, davalı tarafın müvekkillerinin yaptığı yasal girişimler neticesinde “...” ibaresini öne çıkartarak gerçekleştirdiği iltibas oluşturan kullanımına izin ve muvafakati açıkça ortaya konulmasına rağmen, davalı iş bu marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturan kullanımını sonlandıracağı yerde, davalının “...” ibaresini markasal kullanıma devam ettiğinin anlaşıldığını, gelinen aşamada yaptıkları araştırmada, davalının ...internet sitesinde “...” ibaresini markasal olarak kullandığının görüldüğünü, ..,...-... internet adresi üzerinden davalının “...” ibaresini markasal olarak kullandığının görüldüğünü, davalının ...,...-... internet adresi üzerindeki ... ibaresi ile pirinç sattığı hususu EK-4' te sundukları Zeytinburnu ... Noterliği” nin 25.12.2024 tarih ve ...yevmiye numaralı e-tespit tutanağı ile belgelendiğini, davalının “...” ibaresini markasal olarak kullandığını ortaya koyan ...' tan satın alınan pirinç emtiası ve faturasının da EK-5' te sunulduğunu, davalı müvekkillerine ait ... sayılı “... ŞEKİL” tanınmış marka tescili yanı sıra, 29,30,32,35,43. Sınıflarda tescilli onlarca “...” esaslı unsurunu ihtiva eden seri marka tescillerinin tamamına tecavüz ettiğini, müvekkillerinin markasının ayırt edici karakterine zarar verdiğini, müvekkillerinin tanınmışlığından faydalanıp tüketiciyi yanıltmakta ve haksız kazanç elde etmekte olduğunu, bu kapsamda tazminatın somut olay koşullarına göre değerlendirilmesi, zararın tek bir marka yönünden değil birçok marka yönünden gerçekleştiğinin ve yoğun bir biçimde gerçekleştiğinin dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini, İstanbul 1.Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi" nin 2024/17 D.İŞ sayılı dosyasında yapılan delil tespiti neticesinde düzenlenen 01.03.2024 tarihli bilirkişi raporu, Zeytinburnu ... Noterliği nin 25.12.2024 tarih ve ...yevmiye numaralı e-tespit tutanağı, ...' tan satın alınan pirinç emtiası ve fişi ile davalının “...” ibaresini öne çıkartarak gerçekleştirdiği iltibas oluşturan kullanımı, marka tecavüzü ve haksız rekabet eylemleri sabit olduğunu, ancak davalı tarafın halen .../ internet adresi üzerinden de marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturan kullanımına devam ettiği, bunun haricinde davalının ... marka pirinç ürünlerinin halihazırda bir çok popüler e-ticaret sitesinde satıldığının anlaşıldığını, İş bu sebeple delil tespiti taleplerinin kabulünü, dava başında karşı tarafa önceden tebligat yapılmaksızın, bir marka uzmanı ve gerekli görülmesi halinde bir bilişim uzmanı bilirkişiden oluşan heyet ile; internet siteleri, dosyaya sunulan davalıya ait markasal kullanımı gösteren ürün örneği ve faturası üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak karşı tarafın “...” ibareli markasal kullanımları ile müvekkilin markalarının sınıfsal, görsel, fonetik ve anlamsal kıyaslaması yapıldığında “...” ibareli markasal kullanımları ile iltbasa sebebiyet verip vermediğinin, karşı tarafın eylemlerinin SMK uyarınca marka tecavüzü, TTK uyarınca haksız rekabet teşkil edip etmediğinin de irdelenmesi sureti ile uzman bilirkişi raporu hazırlanmasına karar verilmesini talep ettiklerini, iş bu davayı açmadan önce tecavüze ve haksız rekabete ilişkin delillerin tespiti için İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2024/17 D.iş sayılı dosyasında yapılan delil tespiti yaptırmış, bu dosyada toplanan deliller, alınan 01.03.2024 tarihli bilirkişi raporu ile davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet eylemleri sabit olduğunu, dosyaya sundukları noter tespiti ile davalının tecavüz eylemlerinin güncel olduğu sabit olup, davalının tecavüz eylemlerinin güncel ve yoğun biçimde devam ettiği dava başında yapılacak delil tespiti ile de sübuta ereceğini, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturan markasal kullanımının devam etmesi halinde müvekkillerinin tanınmış markasının ayırt edici karakteri zarar görecek, müvekkillerinin telafisi imkansız zarar ve ziyanı oluşacağını, delil tespiti yapılmasına müteakip, SMK ve HMK hükümleri uyarınca, dosya kapsamı delil durumuna göre evvela teminatsız olarak ve her halükarda mahkemenin uygun göreceği miktarda teminat mukabilinde ihtiyati tedbir talebin kabulünü, davalının ... Gönen/BALIKESİR adresindeki “...” ve “...” şeklindeki marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturan mallarına, ambalajlarına, tabelasına ve her türlü ticari emtiasına tedbiren el konulmasına ve bunların yediemin olarak müvekkile yahut adli yediemine teslimini, - ... internet alanından, ... instagram hesabından, ... Grup facebook sayfasından ve davalıya ait her türlü internet alanından “...” ve “...” şeklindeki marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturan kullanımın tedbiren çıkartılmasına, bu durum teknik olarak mümkün değil ise söz konusu davalıya ait internet alanlarına tedbiren erişimin engellenmesini, - ..., ..., ..., ..., ..., ... ve her türlü ticari internet sitesi üzerinden ve her türlü mecradaki “...” ve “...” şeklindeki marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturan ürün satışının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini, davalının marka tecavüzü, haksız rekabet eylemlerinin, müdahalesinin ve muarazanın tespitine, menine, refini, sonlandırılmasını, davalının “...” ve “...” şeklindeki marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturan mallarına, ambalajlarına, tabelasına ve her türlü ticari emtiasına el konulmasına ve bunların imhasına, ... internet alanından, mutlulezzetailesi Instagram hesabından, ... facebook sayfasından ve davalıya ait her türlü internet alanından “...” ve “...” şeklindeki marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturan kullanımın çıkartılmasına, bu durum teknik olarak mümkün değil ise söz konusu davalıya ait internet alanlarına erişimin engellenmesini, davalının “... Şti.” ticari unvanındaki “...” ibaresinin çıkartılmasına ve terkinini, maddi tazminat taleplerimizin HMK 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak ele alınmasına, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet eylemleri sebebi ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere 17.02.2024 tarihinden dava tarihine kadar olan süre için gerçekleşen davalı eylemleri sebebi ile maddi tazminatın hesaplanması hususunda bilirkişi raporu alındığında talep arttırım hakkımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkillerine verilmesini, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet eylemleri sebebi ile 17.02.2024 tarihinden dava tarihine kadar olan süre için müvekkil zararları, davalının ve müvekkilin ticari hacmi, müvekkil markasının tanınmış bir marka oluşu ve tecavüzün müvekkilin onlarca marka tesciline karşı gerçekleşmiş oluşu dikkate alınarak 100.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkillerine verilmesini, müvekkillerinin haklı çıkması durumunda mahkeme kararı özetinin her türlü masrafı davalıdan alınarak tirajı en yüksek 3 gazetede yayınlanmasına karar verilmesini, karşı tarafın söz konusu internet alanı ve uygulamalar üzerinden “...” ibareli markasal kullanımda bulunup bulunmadığının ... tekniği ile kayıt altına alınmasını, karşı tarafın “...” ibareli markasal kullanımları ile müvekkillerinin markalarının sınıfsal, görsel, fonetik ve anlamsal kıyaslaması yapıldığında “...” ibareli markasal kullanımları ile iltbasa sebebiyet verip vermediğinin, karşı tarafın eylemlerinin SMK uyarınca marka tecavüzü, TTK uyarınca haksız rekabet teşkil edip etmediğinin de irdelenmesi sureti ile uzman bilirkişi raporu alınmasına, delil tespiti yapılmasına müteakip ihtiyati tedbir talebimizin incelenmesine; SMK ve HMK hükümleri uyarınca, dosya kapsamı delil durumuna göre evvela teminatsız olarak ve her halükarda mahkemenin uygun göreceği miktarda teminat mukabilinde ihtiyati tedbir talebin kabulünü, davalının ... Gönen/BALIKESİR adresindeki “...” ve “...” şeklindeki marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturan mallarına, ambalajlarına, tabelasına ve her türlü ticari emtiasına tedbiren el konulmasına ve bunların yediemin olarak müvekkillerine yahut adli yediemine teslimini, ... internet alanından, ... instagram hesabından, ... facebook sayfasından ve davalıya ait her türlü internet alanından “...” ve “...” şeklindeki marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturan kullanımın tedbiren çıkartılmasını, bu durum teknik olarak mümkün değil ise söz konusu davalıya ait internet alanlarına tedbiren erişimin engellenmesini, davalının “...” ve “...” şeklindeki marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturan mallarına, ambalajlarına, tabelasına ve her türlü ticari emtiasına el konulmasına ve bunların imhasına, davalının “... .... Şti.” ticari unvanındaki “...” ibaresinin çıkartılmasına ve terkinini, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet eylemleri sebebi ile 17.02.2024 tarihinden dava tarihine kadar olan süre için müvekkil zararları, davalının ve müvekkillerinin ticari hacmi, müvekkilleri markasının tanınmış bir marka oluşu ve tecavüzün müvekkilin onlarca marka tesciline karşı gerçekleşmiş oluşu dikkate alınarak 100.000TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile verilmesini, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, delil tespiti masrafları da dahil olmak üzere tüm yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davada talep ve anlatıma göre ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, İş bu davada vekil eden davalı şirketin merkezi Balıkesir'in Gönen ilçesinde olduğunu, Bu nedenle İstanbul Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, huzurdaki dava tarafları, talepleri ve konusu aynı olan Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/ 67 Esas sayılı davası ile derdest olduğunu, davacının maddi ve manevi tazminat talepleri para alacağına ilişkin olduğundan arabuluculuğa tabii olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının tüm taleplerine karşı zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davalı şirketin ticaret ünvanının “... ... Şirketi” olduğu, 17/01/1997 tarihinde ticari sicile kayıt edildiği, karşılaştırması yapılan davacıya markaların tescil tarihlerinin ise; davalı şirketin ticari sicile tescilinden sonra gerçekleştiği, vekil edenin kullanımlarının tescilli marka, ticaret unvanı ve tasarımlar olduğu, davacının tanınmış markasının birleşik kelime şeklinde iki kelimeden oluşan “...” ibarelerinden kombine edildiği, TPMK nezdinde içerisinde “...” ibaresi geçen birçok kombinasyonun tescilli olduğu, karşılaştırması yapılan dava konusu markaların; ibare, şekil, yazı karakteri ve yazı boyutlarının farklı olmasından dolayı görsel benzerliğin olmadığı, şekil-genel görünüm gibi herhangi bir şekilde ve herhangi bir sebeple bağlantı kurulmasının mümkün olmadığı, ortalama dikkate sahip tüketicilerce karıştırılma olasılığı olmayacağı, yani ortalama tüketicinin karıştırmasına neden olacak düzeyde ve tarzda kullanımın söz konusu olmadığı, vekil edene ait markaların; görsel, biçimsel, anlamsal, sescil benzerlik, çağrıştırma, genel görünüm ölçütleri bakımından karşılaştırılması yapıldığında, davalı markasının davacı markası ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar aynı ya da benzer olmadığı, halk tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, vekil eden davalı şirket öncesi olmakla beraber, 1994 yılından beri resmi ve tescilli olarak faaliyette olduğunu, vekil edenin ticaret unvanı, markaları ve ambalajları tescilli olduğunu, halen tescil siciline kayıtlı, diğer bir anlatımla yasal ve tescilli olan ticaret unvanının, markaların ve tasarımların iptali/terkini istenmeden, sadece fiili durumun ortadan kaldırılması ile bu kapsamda maddi ve manevi tazminat istenmesi hukuken mümkün olmadığını, savunmalarının alınmadan tek taraflı iddialar esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporunun tamamına açıkça itiraz ettiklerini, delillerimiz toplanmadan rapor hazırlanması adil yargılanma hakkının ihlali mahiyetinde olduğundan rapora hukuki bir değer atfetmek mümkün olmadığını, davacı tarafından vekil eden davalı şirket aleyhine açılan tüm davalar davacı aleyhine sonuçlandığını beyan ve gerekçelerle öncelikle ihtiyati tedbir kararına itirazımızın kabulü ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, yapılacak yargılama neticesinde ise haksız, usul ve yasaya aykırı davanın her bir talep bakımından ayrı ayrı reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini, tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesi 20.11.2025 tarihli ara kararı ile; ''Mahkememizce dosyanın yapılan 20/11/2025 tarihli celsesinde verilen 2 nolu ara karar ile ; " 2-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile , davalıya ait her türlü internet alanında ... ibaresinin çıkartılmasına, davalıya bunun için 15 günlük süre verilmesine, çıkartıldığını mahkememize bildirmek için 1 haftalık süre verilmesine, çıkartmadığı takdirde internet alanlarına erişimin engellenmesi kararı verileceğinin ihtarına ( ihtarat yapıldı ), ihtiyati tedbirde fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verildiği, celsede davalı vekilinin hazır bulunduğu, ancak davalı vekilince verilen kesin süre içerisinde ara karar gereğinin yerine getirildiğine dair herhangi bir beyanda bulunulmadığı görülmüştür.Tüm dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde talep edenin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü yönünden yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla talep eden vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne; ihtiyati haciz talebi yönünden ise muaccel olmayan alacaklarda kanunun aradığı şartları oluşmamış olması nedeniyle,
1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile , davalıya ait her türlü internet alanında ... ibaresinin çıkartılmasına, davalıya bunun için 15 günlük süre verilmesine, çıkartıldığını mahkememize bildirmek için 1 haftalık süre verilmesine, çıkartmadığı takdirde internet alanlarına erişimin engellenmesi kararı verileceğinin ihtarına ( ihtarat yapıldı ), ihtiyati tedbirde fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine,
3-Taraf vekillerinin 26/06/2025 tarihli ihtiyati tedbire ilişkin itirazlarının reddine'' karar vermiştir.
İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddialarını ileri sürerek, davalı tarafın davacı ile aynı sektörde faaliyet gösteren tacir olduğunu, ... ibaresini markasal kullanarak müvekkilinin markasının tanınmışlığından faydalanarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, markaya tecavüzün davanın başında yapılan delil tespiti raporu ile tespit edildiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında ve uzman görüşünde de davalının marka kullanımının marka tecavüzü oluşturduğu ve tazminat sorumluluğu gerektirdiğini, davalının dayandığı savunma argümanlarının hiç birisinin yerinde olmadığı hususu tespit edildiğini, SMK ve HMK'da düzenlendiği şekilde ihtiyati tedbir koşullarının mevcut olduğunun ispatlandığını, alınan bilirkişi raporu ile müvekkilin talep edebileceği maddi tazminat tutarının minimum 252.298.890,60TL olduğu hesaplandığını, alacağın rehinle temin edilmemiş bir alacak olduğunu, marka tecavüzü eylemlerinden bulunan ve kötü niyeti sabit olan davalının bu alacağın tahsilini engellemeye yönelik mal kaçırmasının kuvvetle muhtemel oluşu hep birlikte dikkate alınarak,İİK ve HMK hükümleri uyarınca 252.298.890,60TL müvekkili alacağının salimen tahsiline yönelik ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, tecavüz olgusu açık ve net olmasına, müvekkilinin fahiş zararlara uğradığı ve dosyada müvekkilin zararların giderilmesine yönelik davalı tarafça yatırılmış bir teminat bulunmamasına karşılık, sayın mahkeme tarafından 20.11.2025 tarihli ara karar ile sadece "davalıya ait internet alanlarından ... ibaresinin çıkartılmasına" dair tedbir taleplerinin kabulüne, fazlaya ilişkin tedbir talebimiz ile ihtiyati haciz talebimizin reddine karar verildiğini, bu kararın usul ve yasaya, dosya kapsamına aykırı olduğunu, mahkeme hakiminin değişmesi sebebiyle eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek mahkeme ara kararının kaldırılmasını, ihtiyati tedbir taleplerinin ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulünü, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasını talep etmiştir.Davalı taraf istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.
GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Talep; SMK'nın 159. maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı olarak ihtiyati tedbir ve İİK'nın 257. maddesine dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ve ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, kısmen ret ve ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik karar yönünden davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.Dosya kapsamı incelendiğinde; davacının ... başvuru numaralı 27.07.2021 başvuru tarihli “... makarna” ibaresini ve görseline ilişkin tanınmış markası bulunduğu, davacı adına ... başvuru numaralı 18.07.2018 başvuru ve 20.05.2019 tescil tarihli, “...” ibaresini ve görselini ihtiva eden markanın 29 ve 30.sınıflarında tescilli olduğu, ... başvuru numaralı, ... başvuru numaralı, ... başvuru numaralı markalarının da 29 ve 30.sınıflarında tescilli olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporlarında, davacı markaları ve tespit edilen markasal kullanımların ve kapsadıkları mal ve hizmetlerin benzer olarak nitelenebileceği, dava konusu marka ve kullanımların arasında ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verecek kadar benzerliğin var olduğu, ilgili markasal kullanımların davacı marka hakkına tecavüz teşkil eder nitelikte olduğunun değerlendirilebileceği yönünde görüş bildirildiği tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından 20.11.2025 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmekle, işbu kısmen ret kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de ilk derece mahkemesinin 12.03.2026 tarihli ara kararı ile yaklaşık ispat şartı dikkate alınarak talep edenin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü yönünden yasal şartların oluştuğundan ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne, davalının geçen celsenin 2 nolu ara kararına uymadığının görüldüğü anlaşılmakla, alınan raporda davalıya ait internet alanlarına erişimin engellenmesine, davalı ürünlerinin satıldığı platformlara müzekkere yazılarak ürünlerin satışının durdurulmasına teminatsız olarak karar verildiği görülmekle, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi yönünden istinaf başvurusunun konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi yönünden konusuz kalan istinaf başvurusu yönünden karar verilmesine yer olmadığı anlaşılmıştır. İhtiyati haciz talebinin reddine yönelik istinaf başvurusu yönünden ise ihtiyati haciz müessesesi, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olmakla İİK'nın 257/1. maddesinde, "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır veya taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği" şeklinde düzenlenmiş olup alacağın varlığı, talep tarihi itibariyle muaccel olup olmadığı ve miktarı ihtilaf konusu olup yargılamayı gerektirdiğinden, İİK'nın 257 vd. maddelerindeki koşullar yönünden yaklaşık ispat koşullarının mevcut olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Böylece mahkemece verilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararının bu aşamada usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 20/11/2025 tarih ve 2024/214 E., sayılı ara kararına karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2026