T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/2090
KARAR NO: 2023/1770
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/704
KARAR NO: 2020/174
DAVA TARİHİ: 22/06/2017
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 20/12/2023
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... adlı AVM'nin yönetim hizmetlerinin görülmesi amacıyla müvekkili ile davalı şirket arasında Yönetim Hizmetleri Sözleşmesi ve aynı Alışveriş Merkezinin kiralama hizmetlerinin görülmesi amacıyla Kiralama Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmelerden kaynaklanan kiralama ve fit-out hizmet bedellerini düzenli bir şekilde ödeyen davalı şirketin takibe konu faturaları nedensiz şekilde ödemekten imtina ettiğini ve bahse konu faturaları Kartal ... Noterliği'nin 17/04/2017 tarihli ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile iade ettiğini, ekte ibraz edilen Kiralama Hizmet Sözleşmesi incelendiğinde davalı şirketin fatura edilen hizmetleri müvekkili şirketten aldığının görüleceğini, sözleşmenin işbu hizmetlerin ücretlenmesine ilişkin 5. ve devamının tartışmaya yer bırakmayacak nitelikte olduğunu, düzenlenen faturaların sözleşmeye uygun ve alacağın likit olduğunu beyan ederek; vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş ile müvekkilinin ... A.Ş adında inşaat şirketi kurduklarını, bu aşamadan sonra inşaat işinin idaresinin ... verildiğini, ... şirketinin yapımı devam eden AVM'nin kiraya verilmesi için çeşitli ajanslar ile görüşmeler yaptığını, bu sırada Alman menşeli davacı şirket ile ... deki dükkan ve işyerlerini kiraya vermek için 11/02/2015 tarihinde Kiralama Hizmet Sözleşmesi yapıldığını, 15/07/2016 tarihinden sonra ... İnşaatın terör örgütüne yardım ettiğinden bahisle İstanbul Anadolu C. Savcılığı tarafından soruşturmaya tabi tutulduğunu, ... idaresinin TMSF'ye devredildiğini, ... şirketinin ticari faaliyetinin durduğunu, bu sırada merkezi Kuveyt'de bulunan halka açık müvekkili şirketin hissedarlarını mağdur etmemek için ... hisselerini satın aldığını ancak bu aşamaya kadar bütün işler ... şirketinin Pendik bürosunda yapıldığından, davacı şirketin müvekkilinin zor durumundan ve iş bilmezliğinden istifade edip müvekkili şirketin işyerlerini kiraya veriyormuş gibi yaparak faturalar gönderdiğini ve haksız sebepsiz kazanç elde ettiğini, davacının kiralama ve fit-out hizmet bedeli talep etme hakkının bulunmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında Yönetim Hizmet Sözleşmesi yapılmadığını, böyle bir sözleşmeden dolayı hizmet vermediğini, AVM'de yapılacak dükkan ve işyerlerinin yönetim ve idaresinin ... A.Ş tarafından ...A.Ş'ne verildiğini, daha sonra ... A.Ş'nin 11/09/2014 tarihinde AVM'nin idare ve yönetim sözleşmesini davacı ile yaptığını, davacının yönetim ve idare sözleşmesinden dolayı hiçbir hak ve alacak talep edemeyeceğini, müvekkili şirket ile davacı arasında 11/02/2015 tarihinde Kiralama Hizmet Sözleşmesi yapıldığını, davacı şirketin ehil eleman bulundurmadığını, kiralama sözleşmesinin 2 ve 3. maddelerindeki görev ve yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmenin 5.7 md gereği projenin perakende alanlarına tasarım danışmanlık hizmeti vermediğini, kiracılar için dekorasyon el kitabı hazırlanmadığını, davacının ve müvekkilinin ticari defterleri incelendiğinde müvekkilinin davacıya avans olarak çok fazla ödemeler yaptığının görüleceğini, davacıya avans olarak verilen paralardan kiralama hizmeti bedellerinin ödendiğini, fit out hizmeti ise gereği gibi verilmediğinden, hangi işten dolayı fit out hizmeti istendiği icra dosyasından anlaşılamadığından bu talebe ilişkin borçlarının olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''...Taraflar arasındaki 24.11.2014 tarihli Alışveriş Merkezi işletme Sözleşmesi'nin 9. Maddesinde sözleşme süresi olarak alış veriş merkezinin açılış tarihinden 3 yıl sonra sona ereceği, 11.02.2015 tarihli Kiralama Hizmetleri sözleşmesi 6. Maddesinde bu sözleşmenin süresinin Alışveriş Merkezi işletme Sözleşmesinin süresine tabi olduğunun derc edilmiş olduğu, sözleşmelerin taraflarca sonlandırılmadığı, davalı tarafından 42 adet kiralama faturası ve 12 adet FİT OUT faturası ödendiği ve sözleşmeyi sonlandırmadan davaya konu faturaları ödemediği ödeme gerekçelerini yapılan yargılama sırasında ispat edemediği kanaati mahkememizde oluştuğundan itirazın iptaline, alacak likit olduğundan ve itiraz haksız olduğu kanaatine varıldığından %20 icra inkar tazminatına ve taraflar tacir olduklarından alacağa avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir." gerekçesiyle, davanın kabulü ile takibin devamına, alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Cevap dilekçesindeki bir kısım beyanlarını tekrar ederek, davacı tarafından hiçbir hizmet verilmediğini, hizmetlerin ne şekilde verildiğine ilişkin davacı tarafından dosyaya sunulan bir delil olmadığını, davacı tarafça hizmetin verildiğinin ispatlanması gerektiğini, Davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin elinde olmayan ve kendisinden kaynaklanmayan ve öngörülemez sebeplerle başına gelen olaylardan, tacir olsa dahi sorumlu tutulamayacağını, ayrıca TBK'ya göre sözleşmenin devredilmiş olması yahut bir sözleşmeye katılma halinin varlığının kabulü için sözleşmeyi devralan ile devreden ve sözleşmede kalan taraf arasında yapılan bir anlaşmanın varlığı gerektiğini, somut olay bakımından yazılı bir sözleşme ile devrin yapılmış olması gerekirken şekle uygun hareket edilmediğini, böyle bir devir işleminden bahsetmek mümkün olmadığına göre, bir takım ödemelerin borç ilişkisinin tarafı olmayan kişiye ödenmesiyle borç alacak ilişkisinin tarafının değiştiği anlamına gelmediğini,Davacı ve müvekkili şirket arasında yönetim hizmet sözleşmesi yapılmadığının bilirkişi raporu ile de sabit hale geldiğini, raporda her ne kadar Kiralama Hizmet Sözleşmesi’nden bahsedilmiş ve bu sözleşme esas alınarak müvekkili şirketin taraf olduğundan bahisle birtakım çıkarımlar yapılmış olsa da, raporda müvekkili şirketin işbu sözleşmeye taraf olmadığının tespit edildiğini, Davacı tarafça kiralama hizmet sözleşmesinde belirtilen hizmetler gereği gibi yerine getirmediğinden kiralama ve fit-out işlerine ilişkin müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, Mahkemece, delil listesinde yer alan delilleri incelenmeden karar verildiğini, alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmişse de dava dilekçesinde davacınnı böyle bir talebi olmadığını, kabul anlamına gelememek kaydıyla ancak yasal faize hükmedilebileceğini, alacak likit olmadığından tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... E sayılı dosyasında; davacı tarafından 68.332,41 TL fatura alacağının %9 faizi ile birlikte ödenmesi talebiyle 26/04/2017 tarihinde icra takibin başlatılmıştır. Takibe dayanak faturalar; 08/03/2017 tarihli ... no.lu "fit-out hizmet bedeli" açıklamalı KDV dahil 2.950,00 Euro karşılığı 11.295,84 TL bedelli, 08/03/2017 tarihli ... no.lu "kiralama hizmet bedeli" açıklamalı KDV dahil 5.900,00 Euro karşılığı 22.591,69 TL bedelli, 08/04/2017 tarihli ... no.lu "fit-out hizmet bedeli" açıklamalı KDV dahil 2.950,00 Euro karşılığı 11.481,69 TL bedelli, 08/04/2017 tarihli ... no.lu "kiralama hizmet bedeli" açıklamalı KDV dahil 5.900,00 Euro karşılığı 22.963,39 TL bedelli 4 adet faturadır. Ödeme emri 25/05/2017 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı tarafça 29/05/2017 tarihinde itiraz dilekçesi sunulmuştur. Dava, İİK'nın 67.maddesi uyarınca 1 yıllık yasal sürede açılmıştır.Sözleşmeler; 1-11/09/2014 tarihli Alışveriş Merkezi İşletme Sözleşmesi;Sözleşmede, davacı "...", ... Tic. A.Ş. "Yatırımcı", dava dışı ... Ltd. Şti. "..." olarak anılmaktadır. Sözleşmede tarafların gösterildiği bu kısımda ayrıca "... işbu sözleşmede garantör şirket olarak yer almaktadır. ..., ... işbu sözleşme ile yüklendiği edimlerin yerine getirilmesi konusunda garantör olmakla birlikte, Yatırımcı'ya karşı ... ile müşterek ve müteselsilen sorumludur. ...'nin garantörlük taahhüdü olması nedeniyle, Yatırımcı işbu sözleşmeyi ... ile imzalamayı kabul etmektedir." ifadesine yer verilmiştir. Sözleşmenin 2.1.maddesinde; sözleşmenin konusu "...'in yatırımcıya sunacağı hizmetler" olarak belirtilmiş, 2.2.maddesinde; Yatırımcının ..., ... adlı Alışveriş Merkezinin yönetim hizmetlerini vermesi için atadığı, ...'in de bu hizmetleri vermeyi kabul ettiği, alışveriş merkezinin planlanan açılış tarihinin Mart 2016 olduğu,2.3.maddesinde; ... ile yatırımcı arasında imzalanan kiralama hizmetlerine ilişkin sözleşme yürürlükte olmasına karşın ... alışveriş merkezindeki toplam kiralanabilir alanın %50'sini kiralayamamışsa, yatırımcının AVM yönetim hizmetlerinde ... ile devam edip etmeyeceğini yeniden değerlendirme hakkına sahip olduğu,3.maddede; Yatırımcı'nın, alışveriş merkezi yönetimi konusunda tecrübeli ve uzman olduğunu belirtmesi nedeniyle iş bu sözleşmeyi ... ile imzalandığı, bu taahhüt kapsamında ...'in bir alışveriş merkezinin işletilmesi için gerekli olan, sözleşmede belirtilen ancak bunlarla sınırlı olmayan tüm hizmetleri basiretli, tecrübeli ve konusunda uzman bir tacirin titizliği ile yerine getireceği belirtilmiştir. Alışveriş merkezinin yönetimi, pazarlama faaliyetleri, kiralama, teknik planlama ve mimarlık, kiracıların yapacağı tadilatlar, bütçeleme hizmetleri gibi hususlar alt başlıklar halinde düzenlenmiştir. 6.maddede; ...'in, alışveriş merkezinin Yatırımcı adına ve hesabına yönetilebilmesi için alışveriş merkezine ilişkin tüm kira, kullanım ve lisans sözleşmelerini ve benzeri sözleşmeleri, tüm bakım, güvenlik ve diğer hizmet sözleşmelerini, tüm enerji temin sözleşmelerini, bakım ve onarım ile ilgili tüm sözleşmeleri ve ...'in bu sözleşme çerçevesinde yerine getirmesi gereken hizmetlere ilişkin diğer tüm sözleşmeleri akdetmeye, değiştirmeye, uzatmaya, sona erdirmeye ve feshetmeye olduğu gibi bunları denetlemeye ve bunlara bağlı faturaların takibine yetkili olduğu belirtilmiştir.8.madde "ücret" başlığını taşımakta olup 8.1.maddesinde; ...'in, genel merkezinde ve alışveriş merkezinde yürüteceği yönetim hizmetlerinin karşılığında, faturalanan yıllık net kira gelirinin % 4'ü oranında ücret alacağı, daha açık bir ifade ile yıllık net kiraların, söz konusu yıl içinde (KDV hariç) net kiralara ve akdedilen kira sözleşmeleri ve diğer sözleşmeler hasebiyle ödenmesi gereken diğer kullanım bedellerine ve kiracılar ve kullanım hakkı olan diğer kişiler tarafından bunlara yapılan sözleşmelere göre söz konusu yıl içinde yapılması gereken ödemelerine delalet edeceği ifade edilmiştir. Ücretin ödenmesinin, her ayın sonunda ön görülen yıllık tutarın 1/12'si oranında gerçekleştirileceği, nihai hesap tarihinin, bir sonraki yılın 31 Mart tarihinden geç olmamak üzere yapılacağı belirtilmiştir. 8.2.maddesinde ise; ...'in, alışveriş merkezinin açıldığı tarihten sonra sunduğu kiralama ve yeniden kiralama hizmetleri için, sunduğu bir yıllık (KDV, ortak alan gideri, tanıtım katkı payı, iklimlendirme, elektrik ve benzeri feri masraflar hariç) toplam net kira ödemesinin % 7'si oranında ücret alacağı, bir yıllık toplam net kira ücretinin hesaplanmasında bağlayıcı etkisi olan anlaşmada yer alan ilk üç kira yılının ortalamasının esas alınacağı düzenlenmiştir. 9.1 maddesinde; Sözleşmenin taraflarca imzalanan tarihte yürürlüğe gireceği ve alışveriş merkezinin açılış tarihinden itibaren üçüncü yılın sonunda sona ereceği kararlaştırıltır. 2- 11/02/2015 tarihli Kiralama Hizmetleri Sözleşmesi; Sözleşmede, davacı "...", davalı ... A.Ş. "Yatırımcı", dava dışı ...Ltd. Şti. "..." olarak anılmaktadır. Sözleşmede tarafların gösterildiği bu kısımda ayrıca "... işbu sözleşmede garantör şirket olarak yer almaktadır. ..., ... işbu sözleşme ile yüklendiği edimlerin yerine getirilmesi konusunda garantör olmakla birlikte, Yatırımcı'ya karşı ... ile müşterek ve müteselsilen sorumludur. ...'nin garantörlük taahhüdü olması nedeniyle, Yatırımcı işbu sözleşmeyi ... ile imzalamayı kabul etmektedir." ifadesine yer verilmiştir. Sözleşmenin konusu 1.maddede; Yatırımcının ...'i, ... adlı Alışveriş Merkezinin kiralama hizmetlerini vermesi için atadığı, ... de bu hizmetleri vermeyi kabul ettiği, ... depo alanları, stand (kioks) formatındaki satış yerleri, iç ve dış alanlar gibi kiralanabilir tüm alanları kiraya verme yetkisine sahip olduğu belirtilmiştir. Sözleşmenin 2.maddesinde "...'in hizmetleri ve yükümlülükleri, 5.maddesinde "Ücret" hususu düzenlenmiştir. 6.maddede "Sözleşmenin süresi ve fesih" başlığını taşımaktadır. 6.1. Sözleşmenin, tarafların imzalamasıyla yürürlüğe gireceği, sözleşmenin süresinin alışveriş merkezi yönetim hizmetleri sözleşmesinin süresine bağlı olduğu, alışveriş merkezi yönetim hizmetleri sözleşmesinin (haksız fesih hariç) herhangi bir nedenle sona erdiği durumda bu sözleşmenin herhangi bir ihtar yapmaya ya da karar almaya gerek olmaksızın kendiliğinden sona ereceği, 6.2. Sözleşmenin imza tarihi ile planlanan açılış tarihi olan Mart 2016 arasındaki dönemde, kiralanabilir alanların en az % 50'sinin kiralaması gerçekleşmediği takdirde sözleşmenin sona ereceği, böyle bir durumda yatırımcı tarafından ... ödenmiş avans tutarının hakediş tutarından fazla olması halinde aradaki farkın yatırımcıya iade edileceği, Mart 2016'ya kadar en az % 50 oranında kiralama gerçekleştiği takdirde sözleşmenin yürürlükte kalmaya devam edeceği, alışveriş merkezinin tüm kiralanabilir alanların %50'si kiralanmadan açılmayacağı, ancak alışveriş merkezinin açılış tarihinin yatırımcı kararı ile ötelenebileceği, alışveriş merkezinin çalışmaya başladığı tarihten sonra da doluluk oranın % 50'nin altına düşmeyeceği, ... Yatırımcıya ayrıca alışveriş merkezinin açıldığı tarihten itibaren 18. ayın sonunda toplam kiralanabilir alanın en az %70'inin (yüzde yetmiş) kiralanmış olacağını taahhüt ettiği hükümlerine yer verilmiştir. Mahkemece mali müşavir bilirkişiden alınan raporda; davacı ve davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, Davacı tarafın takip ve dava konusu faturaların her iki tarafın kabulünde bulunan 11/02/2015 tarihli Kiralama Hizmetleri Sözleşmesinde yer alan hükümlere göre davacı tarafından verilen hizmetlere ilişkin olarak tanzim edildiği, davacı tarafından daha önce dava konusu faturalar ile aynı içerikli düzenlenen 42 adet 5.900 Euro bedelli Kiralama Hizmet Faturası ile 12 adet 2.950 Euro bedelli Fit-Out Hizmet Faturasının davalı tarafından çekişmesiz/itirazsız ödendiği, bu nedenle davalının 2017 yılı Mart ve Nisan aylarına ait aynı içerikli faturalarına yaptığı itirazın yerinde olmadığının söylenebileceği görüşü sunulmuştur.Dava, 11/09/2014 tarihli Alışveriş Merkezi İşletme Sözleşmesi ve taraflar arasında imzalanan 11/02/2015 tarihli Kiralama Hizmetleri Sözleşmesi kapsamında, verilen hizmetlere ilişkin düzenlendiği iddia edilen faturalar nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup, takibe konu edilen faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ancak davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı sabittir.İspat; dava konusu yapılan hakkın gerçekten var olup olmadığının anlaşılması, maddi hukukun o hakkın doğumunu veya sona ermesini kendisine bağladığı vakıaların doğru olup olmadığının tespit edilmesi sonucunda mümkün olur ve dava konusu hak ile buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları yönünde mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda 187/1.maddesinde "İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir." şeklinde düzenlenmiştir. Vakıa (olgu) ise, kendisine hukuki sonuç bağlanmış olaylardır. İspatı gereken olaylar, olumlu vakıalar olabileceği gibi olumsuz vakıalar da olabilir. Hakim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini, kural olarak kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı hususu ise HMK'nın "İspat Yükü" başlıklı 190. maddesinde yer almakta olup; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Yani ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunana düşer. Kendisine ispat yükü düşen taraf için bu bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Zira taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; mesela, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, 6. b., 2.c., s.1972).6102 sayılı TTK'nın 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarihli 2019/3926 E. 2020/2954 K. sayılı ilamında; "...Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. ...Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir (Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Sh 111 vd.). Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.Takip konusu faturalar, davalı defterlerinde kayıtlı olmadığından ve davalı tarafça fatura konusu hizmetlerin verilmediği savunulduğundan, yukarıda yer verilen emsal ilamda da açıklandığı üzere, bu durumda hizmetin verildiği hususunda ispat yükü davacı üzerindedir. Mahkemece, davalının önceki dönem faturaları itirazsız ödediği gerekçesiyle davanın kabulü yönünde hüküm tesis edilmiş ise de önceki dönem faturaların ödenmiş olması, dava konusu faturalar kapsamında da hizmetin verildiği hususunu ispatlamamaktadır. Bu durumda ispat yükü davacı üzerinde olduğundan, davacı tarafından hizmetin verildiğine yönelik sunulan delilleri ve davalının karşı delilleri de değerlendirilerek ve sözleşme hükümleri de dikkate alınarak, davacı tarafından faturalara konu hizmetin verilip verilmediği hususunda sektör uzmanı bir bilirkişinin yer aldığı bilirkişi heyetinden hükme elverişli rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme neticesinde ve hatalı hukuki değerlendirmeyle karar verildiği anlaşılmaktadır. Kabule göre; davacı tarafça başlatılan icra takibinde, alacağın %9 faizi ile birlikte ödenmesi istenilmesine rağmen, mahkemece talebi aşar şekilde "2-Alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına" karar verilmesi de hatalıdır. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/03/2020 tarihli 2017/704 E. 2020/174 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/12/2023