T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1984
KARAR NO: 2023/1737
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/842
KARAR NO: 2020/72
DAVA TARİHİ: 05/02/2017
KARAR TARİHİ: 07/02/2020
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 06/12/2023
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirkete ait, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... plakalı araçların müvekkili tarafından işletilen köprü ve otoyoldan ihlalli geçiş yaptıkları ve bu geçiş tutarları davalı tarafından ödenmediğinden yasadan kaynaklı cezaları ile birlikte tahsili için davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya usul ve esas yönünden itiraz ettiklerini, müvekkilinin sicilde kayıtlı adresi ... Bayrampaşa İstanbul olduğundan yetkili İstanbul Mahkemelerinde yargılama yapılması gerektiğini, esas yönünden ise otoyol ve köprü geçişlerinde trafiği hızlandırmak üzere HGS sistemine geçildiğini, davacının kendi sisteminden kaynaklanan sorunlar olduğunu, okuma hatası yüzünden binlerce araca ceza düzenlendiğini ve müvekkili şirketin maliki olduğu araçlara da cezalar yazıldığını, müvekkili şirketin maliki olduğu veya kiraya verdiği araçların HGS sistemine kayıtlı olduğunu, tüm araçlara yönelik cezalı geçiş yaptığına ilişkin kayıtların mevcut olduğunu, ancak bu kayıtların gerçeği yansıtmadığını, araçlardaki HGS hesaplarında bakiye bulunmasına rağmen geçiş ihlali yapıldığının iddia edildiğini, ihlalli geçişlerin ise müvekkiline bildirilmediğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''... Ticaret A.Ş’nin yeterli bakiyesi olduğu anlaşılan araçların durumları sadece geçiş ücreti olarak hesaplanmak sureti ile; yetersiz bakiyeye sahip araçların ise geçiş ücreti + dört katı cezanın hesaplanması ile toplam ödemesi gereken miktarın kırk bin üç yüz doksan bir lira doksan beş kuruş (40.391,95TL) Türk Lirası olduğu hususunun tespit ve rapor edildiği, 7144 S.lı Kanunla yapılan değişiklik de dikkate alınarak davacının ayrıca geçiş ücretinin dört katı tutarındaki ceza bedeline de hak kazandığı, davalının geçiş ihlalini yapan araçların maliki olduğu, alacağın likit olduğu anlaşıldığından denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna (11/12/2019 tarihli bilirkişi raporu) göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş... 7144 S.lı Kanunla yapılan değişiklik sonrasında on katı tutarındaki ceza bedelinin dört katına düşürüldüğü, kanun değişikliği sonucunda tenzil edilen miktar yönünden davanın konusuz kaldığı, fakat davacının davayı açtığı anda haklı olduğu anlaşıldığından bu durum yargılama giderleri ve vekalet ücreti bakımından dikkate alınmıştır." gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; ihlalli geçiş yapan araçların yeterli bakiyeye sahip olmasının davalıyı sorumluluktan kurtarmayacağını, geçiş ücretinin 15 günlük süre içerisinde ödenmemesi halinde 4 katı tutarında yasadan kaynaklı ceza tutarının da ödenmesi gerektiğini, kaldı ki davalı tarafça geçiş ücreti ödemeden otoyoldan ayrıldığı ikrar edilmişken ödeme yapılmadığını, Müvekkili Şirketin geçiş sonrası fakat geçiş tarihinden itibaren 15 gün içerisinde, etiketlerdeki eksik bakiyenin tamamlanması halinde, otomatik olarak etiket hesaplarından tahsil etmesine ilişkin kanuni bir yükümlülüğü olmadığı gibi bu hususta herhangi bir taahhüdü bulunmadığını, Bilirkişi raporunda değerlendirilen PTT kayıtlarında ilgili tarihteki bakiye bilgisi verilmiş olup nerelerden geçiş yaptığı, eski tarihli geçiş ücretlerinin çekilip çekilmediği çekildiyse ne kadar bakiyesinin kaldığı hususlarının görülmediğini, bu konudaki itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, İlk derece mahkemesinin karar gerekçesinde 7144 sayılı kanuni değişiklik nedeni ile dava tarihi itibariyle haklı olduklarını kabul ettiğini ancak harca esas değer olan 103.930,75 TL üzerinden vekalet ücretine ve icra inkar tazminatına hükmetmesi gerekirken 40.391,95 TL üzerinden hüküm kurulmasının da usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Her ne kadar davacı tarafça söz konusu geçişlerin kaçak olarak gerçekleştiği iddia edilse de müvekkili şirketin ... Bankası Altunizade Şubesi ... IBAN numaralı hesabına bağlı her araç için ayrı ayrı HGS etiket numarası bulunduğunu ve mevcut bakiye belirli bir miktarın altına düştüğü takdirde bankaya verilmiş olan talimatla söz konusu hesaplara para aktarımı yapıldığını, bu nedenle davaya konu edilen geçişler esnasında müvekkili şirkete ait araçlara bağlı HGS hesaplarında yeterli bakiye mevcut olup davacının sistemsel eksiklikleri sebebiyle hesaplardan çekim gerçekleştirmediğini, geçiş anında ödemeye yeterli bakiye bulunmakta olup bu nedenle somut olayda alacaklı temerrüdü oluştuğunu, bu durumda geçiş yapılan tarihlerin ferileriyle birlikte müvekkilden tahsilinie hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini, davacının 4 kat ceza talebinin hukuka ve hakkniyete aykırı olup TBK genel işlem şartları hükümleri uyarınca iptal edilerek kabul edilmemesi gerektiğinden yerel mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, Davacı tarafça mevcudiyeti iddia edilen İGB fişi veya İhlalli Geçiş İhtarnamesinin gerçeği yansıtmadığını, bu belgelerin taraflarına iletilmediğini, davacı şirket her ne kadar araç geçiş gişesinde o anda araçta bulunan kişilere elden bildirimler yapıldığını iddia etse de bu durumu kabul etmemekle birlikte bunun mevcut olması halinde dahi usulüne uygun bir tebligat anlamına gelmediğini, bu kişilerin müvekkilinin tebliğe yetkili çalışanı dahi olmayıp araç sürücüleri olduğunu, kimi araç sürücülerinin müvekkil bünyesinde dahi değil kiracı şirketler bünyesinde istihdam edildiğini, bu durumda davacı yanın usulüne uygun olarak yapılan tebligatları ispat etmesi gerektiğini, Davacının alacağının tahsili için gerekli sistemi sağlıklı olarak kurmayarak kendi kusurundan kaynaklanan bu işlemler sebebiyle müvekkili ve diğer pek çok vatandaştan haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, dürüstlük kuralına aykırı davrandığını ve söz konusu uygulamanın ise davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verdiğini, Yerel mahkeme kararını asla kabul anlamına gelmemekle birlikte alacağın likit olacak olmaması sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
EK KARAR, EK KARARIN İSTİNAFI VE İNCELEME Mahkemece; davalı şirket tarafından yatırılan istinaf karar harcının eksik olduğu, eksik nispi harcı yatırmak üzere muhtıra çıkartıldığı ve harç ikmal edilmediği gerekçesiyle 20/07/2020 tarihli ek karar ile istinaf talebinin reddine karar verildiği, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili karşı sunduğu istinaf dilekçesinde; verilen sürenin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, kararın hukuka aykırı olduğunu beyan ederek ek kararın kaldırılmasını ve istinaf sebeplerinin incelenmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından maktu karar harcının yatırıldığı, mahkemece nispi olarak hesaplanan harcın yatırılması yönünde tebligat çıkartıldığı, çıkartılan tebligat incelendiğinde; "İHTAR:HMK 344 M.Gereğince İstinaf nispi harç ve giderlerini tebligatı aldıktan sonra bir hafta içinde ekte gönderilen tahsilat fişlerine göre yatırmanız aksi takdirde bu hakkınızdan vazgeçmiş sayılacağınız husus ihtar olunur" şerhi ile "BU ZARFTA Tahsilat Fişi - 01/07/2020, Tahsilat Fişi -01/07/2020 VARDIR." ifadesinin yer aldığı anlaşılmaktadır. Dosyanın yapılan incelemesinde; 01/07/2020 tarihli 2 ayrı tahsilat fişinin olduğu, bunlardan birinin 80,00 TL masraf, diğerinin ise 635,39 TL istinaf nispi karar harcına yönelik olduğu, bu evraklarının ikisinin de tebligata eklenip eklenmediğinin anlaşılamadığı, ayrıca düzenlenmiş bir muhtıranın ise bulunmadığı tespit edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 344. maddesinde; "İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır." hükmü yer almaktadır.Yasal düzenleme gereğince hakim tarafından istinaf harç ve giderlerinin tamamlanması için bir haftalık kesin sürenin yazılı olarak verilmesi ayrıca kesin süre içerisinde harç ve giderler yatırılmadığı takdirde istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılacağı hususunun bildirilmesi gerekmektedir. Bu süre, yasada belirtilen usule uyulmadan ve yazılıp altı hakimce imzalanmadan usulünce verilmemişse geçerli bir bildirimin yapıldığından söz edilemeyecektir. 6100 sayılı HMK'nun 344. maddesi çerçevesinde hakim kararı ile eksik harç ve giderlerinin tamamlanması istemiyle ayrıca, bir muhtıra düzenlenmeli ve bu muhtırada, yapılması gereken işlemin ne olduğu, ilgili tarafın yanılmasına neden olmayacak biçimde açıkça gösterilmeli buna yönelik olarak da ikmal edilecek harç ya da giderin miktarı ile yatırılma merci ve süresi, yapılmamasının sonuçları net biçimde açıklanmalıdır. Aksi halde, eksik içerikli bildirimin, hukuken geçerli olduğunun kabul edilmesi ve hak kaybına yol açacak şekilde sonuç doğurması kabul edilemez. Yasal düzenleme uyarınca mahkemece yazılı olarak hazırlanacak bir muhtıranın düzenlenerek ilgili tarafa tebliği gerekmekte olup, tebligat zarfının üzerinde yazılı ihtar yeterli değildir. Yargıtay'ın yerleşik uygulaması da bu yöndedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/07/2009 gün ve 2009/18-348 E. 2009/398 K. sayılı, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 12/10/2020 tarihli 2020/7004 E. 2020/8415 K. sayılı, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 25/02/2019 tarihli 2018/7007 E.2019/1607 K. sayılı ilamları). Açıklanan nedenlerle, davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde gerekli giderlerin yatırıldığı tespit edilmekle, ek kararın kaldırılmasına karar verilerek, istinaf sebeplerinin incelenmesine geçilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır. Dava, otoyol geçiş ücreti ödenmeksizin geçiş yapıldığı iddiası ile geçiş ücreti ve ceza tutarının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında; davacı alacaklı ... A.Ş. tarafından, 9.448,25 TL geçiş ücreti ve 94.482,50 TL ceza tutarı olmak üzere olmak üzere toplam 103.930,75 TL alacağın tahsili için 13/12/2016 tarihinde ilamsız genel haciz yoluyla takip başlatıldığı, ödeme emrinin 27/12/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 03/01/2017 dilekçe ile borca ve tüm ferilerine itiraz ettiği, davanın İİK 67. maddesi uyarınca yasal 1 yıllık sürede açıldığı tespit edilmiştir. Dava konusu ihtilaf, davacı tarafından işletilen otoyol ve köprülerden davalıya ait araçların ücret ödemeksizin geçişinden kaynaklanan ve geçiş tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde ödenmemesi nedeniyle takibe konu edilen geçiş ücreti ve ceza bedelinden davalının sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece trafik kazaları inceleme uzmanı-trafik polis memuru bilirkişi ...'den alınan 03/05/2018 tarihli kök raporda; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... plaka sayılı araçlar adına düzenlenmiş ihlalli geçiş bildirimlerinin bulunduğu, her ne kadar ... plakalı araca ait ihlalli geçişin yapıldığını beyan edilmiş ise de İGB fişlerinin incelenmesinde bu plakaya rastlanılmadığı, dosyaya sunulan CD görüntülerinde de araçların plakalarını görüntüleyen fotoğrafların yer aldığı belirtilerek 6001 sayılı Kanun hükümlerine yer verilmiş ve ihlalli geçiş yapıldığı iddia edilen araçlara ait fotoğraflar ile düzenlenen İGB fişleri de dikkate alındığında ihlalli geçiş eyleminin gerçekleştiği yönünde görüş bildirilmiştir. 04/02/2019 tarihli bilirkişi ek raporunda ise; ihlalli geçişin HGS okuma hatası sebebiyle gerçekleştiği iddiasının araştırılması hususunun teknik bilirkişi tarafından yapılabileceği ayrıca HGS fişinde yeterli bakiye bulunduğuna ilişkin dosyaya sunulan herhangi bir belgenin de bulunmadığı, dosya kapsamına göre kök raporda belirtilen takip tarihi itibariyle ihlalli geçişin gerçekleştiği sonucuna varıldığı, 7144 sayılı Kanunun 18.maddesi ile 6001 sayılı Kanun'un 30. Maddesinde yapılan değişiklik gereği davacı vekilinin harca esas değerin değiştirilmesi talebi hususunun takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Mahkemece yeni bir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş ve trafik kazaları-adli trafik konularında uzman bilirkişi ...'ten alınan 16/08/2019 tarihli kök raporda; davacı firmanın yol kullanıcılarını veya müşterilerini tam ve eksiksiz bilgilendirme yapmadığı, internet sitesindeki ve ihtarname üzerindeki bilgilerin net bir şekilde tüm kültür seviyesindeki vatandaşların anlayabileceği net ifadelerle gerekli bilgilendirmeyi içermediği, bu nedenle bilgilendirme ile ilgili kusurunun bulunduğunu, davalı firmaya ait belirtilen plaka sayılı araçların bir kısmının otoyollardan geçiş sırasında yeterli hesap bakiyesinin bulunduğunun PTT'nin göndermiş olduğu icmalde anlaşıldığı, davalı firmanın araçları başka firmalara kiraladıkları iddiası ile ilgili dosya muhteviyatında herhangi bir sözleşmeye rastlanılmadığı, davalı firmanın belirtmiş olduğu yeterli bakiye iddiası ile PTT'den gelen hesap özeti incelenerek plakaların karşısına olacak şekilde bakiye bilgisinin tabloda yerleştirildiği, teknik aksaklıkların olabileceği, bu aksaklıkların ölçümlenebilmesi için davacının hangi yöntemleri izlediği veya nasıl bir ölçümleme yaptığı ile ilgili herhangi bir bilginin olmadığı, şirket yetkililerinin kurdukları sistemdeki aksaklıkları nasıl tespit ettikleri ile ilgili herhangi bir bilginin dosya içerisinde olmadığı, davalının yeterli bakiyesi olduğu anlaşılan araçları yönünden sadece geçiş ücretinin, yetersiz bakiyeye sahip araçları yönünden ise geçiş ücreti + dört katı cezanın hesaplanması ile toplam ödemesi gereken miktarın 56.050,30 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. 11/12/2019 tarihli bilirkişi ek raporunda; davacı tarafça yeterli bilgilendirme yapılmadığına dair kök rapordaki görüşler tekrar edilmiş, davalı firmaya ait araçlardan 18 adetinin otoyollardan geçiş yaptığı sırasında yeterli hesap bakiyesinin bulunduğu, 56 adetinin ise yeterli bakiyesinin olmadığının PTT'nin göndermiş olduğu icmalden anlaşıldığı, geçişler ile ilgili tespitler kısmında geçiş sisteminin doğru çalışıp çalışmadığı ile ilgili sistemin doğrulamasının hangi ölçümleme yolları kullanılarak yapıldığı ile ilgili herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı, davalının yeterli bakiyesi olduğu anlaşılan araçları yönünden sadece geçiş ücretinin, yetersiz bakiyeye sahip araçları yönünden ise geçiş ücreti + dört katı cezanın hesaplanması ile toplam ödemesi gereken miktarın 40.391,95 TL olduğunu belirtilmiştir. 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 30. maddesinde geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali hali düzenmiş, 1. fıkrasında "(1) Genel Müdürlük işletimindeki otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen araç sahiplerine Genel Müdürlük tarafından, geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücretinin dört katı tutarında idarî para cezası verilir. (Ek cümleler: 1/7/2022-7417/53 md.) Bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere, ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde, idari para cezasının tebliğ edilip edilmediğine bakılmaksızın, geçiş ücreti ile birlikte geçiş ücretinin bir katının idari para cezası olarak ödenmesi halinde idari para cezası bir kat verilmiş sayılır ve bu ceza için ayrıca tebligat yapılmaz. Bu takdirde idari para cezasından 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan indirim hükmü uygulanmaz." (25/05/2018 tarihli 30431 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 18. maddesi ile "on" ibaresi "dört" şeklinde değiştirilmiş, yine 05/07/2022 tarihli 31887 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7417 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 53. maddesi ile yukarıdaki cümle eklenmiştir) 3. fıkrasında "Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen idari para cezaları ile geçiş ücretleri ve ikinci fıkrasında yer alan idari para cezaları tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu sürede ödenmeyen geçiş ücretleri ve idarî para cezaları 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ilgili vergi dairesi tarafından takip ve tahsil edilir. Vergi daireleri tarafından tahsil edilen geçiş ücretleri, tahsilatın yapıldığı ayı takip eden ayın sonuna kadar Genel Müdürlük hesaplarına aktarılır.", 5. fıkrasında "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) (…) (Ek cümleler: 1/7/2022-7417/53 md.) Bununla birlikte, bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir. Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir. Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir." (25/05/2018 tarihli, 30431 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 18. maddesi ile "on" ibaresi "dört" şeklinde değiştirilmiş, "Ücretin on katı fazlası olarak tahsil edilen ceza tutarının yüzde altmışı, tahsilini izleyen ayın yedinci günü mesai bitimine kadar, işletici şirket tarafından Hazine payı olarak, yıllık kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesine şekli ve içeriği Maliye Bakanlığınca belirlenen bir bildirimle ödenir. İşletici şirket tarafından Hazine payının eksik bildirilmesi veya hiç bildirilmemesi ya da bildirildiği halde süresinde ödenmemesi halinde, Hazine payının ödenmesi gerektiği tarih ile tahsil edildiği tarih arasında geçen süreye 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre uygulanacak gecikme zammı ile birlikte ilgili vergi dairesince 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir." şeklindeki ikinci ve üçüncü cümleler yürürlükten kaldırılmıştır. Yine 05/07/2022 tarihli 31887 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7417 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 53. maddesi ile yukarıdaki cümle eklenmiştir) 6. fıkrasında "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından ücretsiz geçiş yapan araçlar, işletici şirket tarafından bu maddenin yedinci fıkrasında öngörülen sürenin bitimini takip eden ilk iş gününde en yakın trafik kuruluşuna bildirilir." 7. fıkrasında "Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz. (Ek cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) Otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen yabancı plakalı araçlara uygulanan idari para cezaları için bu fıkrada belirlenen on beş günlük süre beklenmez. (Ek cümle:23/7/2020-7252/9 md.) Ancak, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde idari para cezası tahsil edilmez."
25/05/2018 tarihli 30431 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 18. maddesi ile 25/06/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 30. maddesine eklenen 9. fıkrada "Bu maddenin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü, yedinci ve sekizinci fıkraları Bakanlık tarafından işletilen otoyolları ve erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için; beşinci, altıncı ve yedinci fıkraları ise Bakanlık tarafından 3996 sayılı Kanun ve diğer ilgili kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için de uygulanır.", 25/05/2018 tarihli 30431 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 19. maddesi ile 25/06/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 30. maddesine eklenen Geçici 3. maddesinde "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30 uncu maddesinde yer alan oranlar uygulanır." 05/07/2022 tarihli 31887 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7417 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 54. maddesi ile 25/06/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 30. maddesine eklenen Geçici 6. maddesinde; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kanunun geçiş ücretlerini ödemeden yapılan geçişlere ilişkin olarak verilen veya verilmesi gereken veya bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla ödenmemiş olan para cezaları ve idari para cezaları hakkında Kanunun 30 uncu maddesinin birinci ve beşinci fıkralarının bu maddeyi ihdas eden Kanunla değişik hükümleri uygulanır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar red ve iade edilmez." düzenlemesi yer almaktadır.Davacı şirket tarafından geçiş ücretlerinin ve ceza bedellerinin tahsili noktasında uygulanması gereken yasal düzenleme, yasanın 30. maddesinin 5, 6 ve 7. fıkralarıdır. Zira 3. fıkrada düzenlenen tebliğ hükmünün, maddenin birinci fıkrasında belirtilen idari para cezaları ile geçiş ücretleri ve ikinci fıkrasında yer alan idari para cezaları yönünden geçerli olduğu açıkça düzenlenmiş olup, idari para cezalarının ise Genel Müdürlükçe yetkilendirilen personel veya trafik polisi, trafik polisinin görev alanı dışında kalan yerlerde jandarma personeli tarafından verileceği belirtilmiştir. Davacı şirket tarafından tahsil edilen geçiş ücretleri ve cezalar ise bu kapsamda olmadığından, yasal düzenleme ile tebliğ zorunluluğunun olmadığı ve geçiş tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde ödenmesi gerektiği açıktır. Ancak bu hükmün uygulanabilmesi için ihlalli geçişin, geçiş anında muhataba bildirilmesi gerekmektedir.Davacı tarafından ihlalli geçiş esnasında bu bildirimlerin basılarak davalıya ait araçların sürücülerine teslim edildiği ispatlanmalıdır. OSG cihazı/ HGS etiketi bulunduğu sabit olan davalı araçlarının, gişelerden geçiş yaptığı esnada geçiş ücretlerinin bakiye olmaması yada başka bir nedenle tahsil edilemediğinin, nakit/kart ile ödeme yapılmadığının ve ödeme yapmaksızın geçiş yapılması sebebiyle 15 gün içerisinde cezasız ödeme yapma imkanına sahip olduklarının, davalı tarafça bilindiği ancak ödeme yapılmadığı yönündeki davacı iddiası ile geçiş ücretleri ve cezaların muaccel olduğu tarihin bu şekilde belirlenmesi mümkündür. Yine geçiş anında tahsilat yapılmamış ise bu durumun bankadan mı yoksa davacının kullandığı HGS/OGS sisteminden mi kaynaklandığı, bakiyenin belli bir limit altına düşmesi halinde otomatik yükleme yapılıp yapılmadığı, geçiş anında bakiye yetersiz kalırsa sonradan yapılan yükleme ile geçişten itibaren 15 gün içerisinde tahsilat yapılıp yapılmadığı/tahsilatın mümkün olup olmadığı, sonradan yükleme yapılmış ise geçiş bedellerinin tahsil edilememesinin sebebinin ne olduğunun da belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece iki ayrı trafik bilirkişisinden alınan raporun ise söz konusu tespitleri içermemesi nedeniyle hükme elverişli olmadığı açıktır. O halde mahkemece yapılacak iş konusunda uzman bankacı ve bilgisayar mühendisi bilirkişi heyetinden davacıya ait sistem ile davalı HGS kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, ihlalli geçiş yaptığı iddia olunan araçların HGS/OGS sistemine kayıtlı olup olmadığı, her bir geçiş yönünden, geçiş anında yeterli bakiyelerinin olup olmadığı, bakiye yeterli olması durumunda geçiş ücretinin niçin sistemden tahsil edilemediği, bakiye yeterli değilse otomatik yükleme yapılıp yapılmadığı, otomatik yükleme yapılmış ise geçişten itibaren 15 gün içerisinde davacı tarafça tahsilat yapılıp yapılmadığı/tahsilatın mümkün olup olmadığı hususlarında bilirkişi raporu alınarak karar verilmesinden ibarettir.Açıklanan nedenlerle; öncelikle ihlalli geçiş bildirimlerin davalıya ait araç sürücülerine teslim edildiğine ilişkin kayıtların davacı tarafça ibraz edilmesi, gerekirse bu yönde kayıtlarda inceleme yapılması, itiraza konu araçların HGS kayıtlarının getirtilmesi, konusunda uzman bankacı ve bilgisayar mühendisi bilirkişi heyetinden davacıya ait sistem ile davalı OGS/HGS kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, her bir araç ve geçiş yönünden yukarıda açıklanan hususlarında bilirkişi raporu alınarak ayrıca yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler de dikkate alınarak karar verilmesi gerekmektedir. Buna göre anılan eksikliklerin giderilmesi için davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 bendi uyarınca kararın kaldırılması ve Dairemizin kararına uygun şekilde yargılama yapıldıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun AYRI AYRI KABULÜ ile İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/842 E. 2020/72 K. sayılı 07/02/2020 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 3-Taraflarca yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, 4-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 5-Tarafların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/12/2023