T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1986
KARAR NO: 2023/1669
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/379
KARAR NO: 2020/357
KARAR TARİHİ: 01/07/2020
DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 22/11/2023
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkil şirket ile davalı ... arasında akdedilen 11.12.2017 başlangıç tarihli hizmet sözleşmesi ile “...” kapsamında davalının göstereceği işlerde temizlik işlerinin müvekkili şirket tarafından yerine getirilmesinin kararlaştırıldığını, taraflar arasında varılan mutabakat gereğince sözleşmeye ek olarak "İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Planı”, “Şantiye Talimatnamesi” ve"İş Sağlığı ve Güvenliği Ceza Uygulamaları Listesinin” de taraflar arasında akdedilerek yürürlüğe sokulduğunu, müvekkilinin sözleşme ve ekleri gereği üzerine aldığı tüm yükümlülükleri ve edimleri eksiksiz ve tam olarak yerine getirdiğini, inşaat sonrası temizlik tamamlanana kadar kendisine tevdii edilen tüm görevleri başarıyla tamamladığını, sözleşmede belirlenen şartlar dairesinde tanzim edilen faturalar gecikmeli de olsa davalıca ödenmekte iken, müvekkilince tanzim edilen 31.01.2018 tarih, ... ve ... no.lu faturaların ödenmediğini, söz konusu faturaların davalıya tebliğ edildiğini, ödeme süresi beklense de ödemenin gerçekleştirilmemesi üzerine 13.03.2018 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, tebliğ edilen ödeme emrine davalının 21.03.2018 tarihli dilekçe ile yetkiye, borcun esasına ve faizine itirazda bulunarak, takibin durdurulmasına karar verilmesini temin ettiğini, taraflar arasında akdedilen Hizmet Sözleşmesinin 8.3 maddesine göre, “ihtilaf halinde yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri” olduğu kararlaştırıldığı gibi müvekkilinin merkezinin Mecidiyeköy-Şişli adresi olduğundan davalının yetki itirazına yönelik beyanlarının kaale alınabilmesinin mümkün olmadığını, davalının kendisine tebliğ edilen faturalara süresinde itiraz etmediğini, almış olduğu hizmete dair bir yakınmada bulunmadığını ve son taahhüt işi de tamamlandıktan sonra ödemeyi gerçekleştirmeyerek tam bir suiniyet tahtında hareket ettiğini beyanla itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE KARŞI DAVA:Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin yaptığı; "..." isimli prestijli bir inşaat projesi için hizmet alımı için davalı ile 11.12.2017 tarihli hizmet sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre, davacı tarafça yönetimi işveren davalı müvekkiline ait projenin inşaat sonrası temizlik hizmetinin personel, makine, kimyasal ve sarf malzemeleri dahil verilmesini kapsadığını, bu çerçevede ek bir takım zorunlu sözleşmeler yapıldığını, bu sözleşmelerin; "İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Planı" , " Şantiye Talimatnamesi", " İş Sağlığı ve Güvenliği Ceza Uygulamaları Listesi" başlıklı sözleşmelerin imza altina alındığını, davalının günlük temizlenen alanları işveren yetkilisine imza karşılığı teslim etmek zorunda olduğunu, teslim tutanağı olmayan blokların faturasının kabul edilmeyeceğini, her blok için ayrı fatura düzenleneceğini, blok için 8.300.-TL.+ KDV hizmet bedeli ödenmesinin kararlaştırıldığını, davacı yüklenicinin, sözleşme ve ekleri gereğince üzerine aldığı bu yükümlülükleri ve edimleri eksiksiz ve tanı olarak yerine getirmediğini, sözleşmeye aykırı olarak faturalar kestiğini, müvekkili iyi niyetle ödemeler yapsa da yapılan hizmetlerin ayıplı olması, inşaata zararlar vermesi nedeniyle ayıplı hizmetlerin müvekkil şirket tarafından başkasına yaptırılması nedeniyle, davacı tarafından müvekkiline kesilen 31.01.2018 tarih, ... ve ... no.lu fatura bedellerinin ödenmediğini, müvekkilinin davacı firma çalışanlarının şantiye imalatlarına verilen zararlarla ilgili yaptığı tespitler ve bildirimlere rağmen vermiş oldukları zararları gidermediklerinden davacıya bu zarar bedellerinin 06.02.2018 tarih ve ... no.lu 20.309,19 TL olarak fatura edildiğini, faturanın davacıya teslim edildiğini, ancak davacının davalının faturalarını Beyoğlu ... Noterliği 15.02.2018 tarih ve ... yev.no.lu ihtarname ile haksız olarak iade ettiğini, davacı firmanın vermiş olduğu zararlar müvekkil şirket ve söz konusu ayıplı hizmet nedeniyle meydana gelen zararları tekrardan yaptırdıkları ... firması tarafından tutanaklarla kayıt altına alındığını, bu tutanaklarda davacı yüklenici firmanın vermiş bulunduğu zararlar resimli olarak tespit edilerek kayıt altına alındığını, davacının elemanları temizlik esnasında camlara, duvar kağıtlarına, mermerlere, mutfak ve banyo dolaplarına, alçı sıva ve boyalara zarar verdiklerini, temizlik esnasında jilet, ıslak bez vs. kullanımı nedeniyle bu zararlar meydana geldiğini, kullanılan malzemelerin bir çoğu ithal ürün olduğu için uğranılan zararların fazla olduğunu, davacı firmanın vermiş olduğu olduğu zararlar resmili tespit edilerek kayıt altına alındığını, davacı taraf verilen zararlarla ilgili talepleri yerine getirmediği gibi sözleşmeye aykırı olarak fatura kesme yoluna da gittiğini, bu nedenle asıl davanın reddi ile davalının, kötü niyetli takip nedeniyle takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, karşı dava yönünden tutanaklarla kayıt altına alınan davacı tarafça verilen zararların giderilmesi için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 108.325,21 TL'nin davalıdan tazmine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, " ...Davacı ve davalı taraf Ticari Defterlerinin 6102 savılı kanunun 66, md. 64. md. ve 215 Savılı Vergi Usul Kanunun 220. md. uyarınca usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu,6100 Sayılı Kanunun 222.md uyarınca kendi lehlerine delil olma niteliğine haiz olduğu, usulüne uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporunda davacının davalıya kestiği 16/01/2018 -, 31/01/2018, 31/01/2018 tarihli 3 adet faturadan toplamda 92.593,90TL bedelli faturalardan bakiye olarak 49.593,90 TL kaldığının tespit olunduğu anlaşılmakla davacının talebi ile bağlı kalınarak 48.852,90 TL asıl alacak bakımından davacının iddiasını ispatladığına kanaat getirilerek asıl davanın kabulüne, Karşı dava yönünden ise dava konusu olan dairelerden boş olan dördü üzerinde 09/03/2020 yerinde inceleme yapıldığı, raporda belirtildiği yerlerde camlarda ince çiziklerin bulunduğu, mermerlerde ve duvar kağıtlarında renk değişimine rastlandığı,ancak hasarların ne zaman,nasıl ve neden olduğunun tespitinin yapılamadığı, davalı karşı davacı tarafından sunulan tutanakların davacı şirket yetkilileri tarafından imzalanmadığı, tutanakların karşı davacının personelleri tarafından düzenlendiği,dosya kapsamında davalı tarafından yaptırılmış başkaca herhangi bir tespit bulunmadığı, hizmet sözleşmesi nedeniyle davalı karşı davacının zararını ispatlayamaması nedeniyle reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı-karşı davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi eksik tahkikat ve değerlendirme neticesi karar verme yoluna gittiğini, delil listemizde yer almasına rağmen karşı davamız kapsamında davamızın ispatı açısından önem arz eden tanık delilimizi kabul etmeyerek, tanık dinletme talebimizi haksız ve hukuka aykırı olarak reddettiğini, oysa yargılamanın başında keşif kararı verilerek karşı dava konusu yapılan hasarlar yerinde tespit edilip bildirdikleri tanıklar dinlenmiş olsaydı haklığımız ortaya çıkacağını, bu nedenle karşı davanın esasını teşkil eden zararlarımızın tespiti ve tazmini talebimizin müstenidi olan tutanaklarımızla ilgili gerek kök rapor da ve gerekse ek raporda yer alan değerlendirmeler kabul edilemeyeceğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava; asıl dava yönünden davanın taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden doğan fatura alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, karşı dava yönünden ise dava konusu hizmet sözleşmesi nedeniyle verilen hizmetten doğan zararlar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının 2 adet faturaya istinaden toplam 48.852,90 TL cari hesap alacağın tahsili amacıyla takip başlattığı, davalının yasal süresinde borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı-karşı davacı vekilince icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise de taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin 8.3 maddesinde, işbu sözleşmesinin uygulanmasından doğabilecek her türlü ihtilaflarda İstanbul Mahkemeleri ile İcra Daireleri yetkili kılındığı kararlaştırılmış olmakla HMK 17. Maddesi uyarınca takibin yetkili icra dairesinde başlatıldığı anlaşılmakla davalının yetki itirazı yerinde görülmemiştir. Somut olayda ; davalıya ait inşaat projesinde, inşaat sonrası temizlik hizmetinin verilmesi için gerekli niteliklerde personellerin, makinaların ve sarf malzemelerin temin edilmesi ve ilgili temizlik işlerinin yapılması konusunda taraflar arasında 11.12.2017 tarihli hizmet sözleşmesi imzalanmış olup davacı yan, sözleşme ve ekleri gereği üzerine aldığı tüm yükümlülükleri ve edimleri eksiksiz ve tam olarak yerine getirdiğini, tanzim edilen 31.01.2018 tarih ... no.lu 26.244,00 TL ile ... no.lu 22.608,30 TL tutarlı faturaların ödenmediğinden bahisle fatura bedellerini talep ettiği, davalı-karşı davacı ise hizmetin ayıplı ifa edildiği, sözleşmenin ifası sırasında inşaat alanına zarar verildiği iddiası ile asıl davanın reddi ile uğranılan zararların tazminini talep etmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup alınan bilirkişi raporunda takibe konu 31.01.2018 tarih ... no.lu 26.244,00 TL ve ... no.lu 22.608,30 TL tutarlı faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 49.593,90 TL alacaklı olarak devir ettiği, davalı-karşı davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının 49.593,90 TL alacaklı olduğu hususunda tarafların muhasebe kayıtlarında mutabık oldukları ancak davalı tarafından tanzim olunan 06.02.2018 tarih 20.309,19 TL ve 28.02.2018 tarih 22.608,30 TL faturalar sonrasında davacıya 6.676.41 TL borçlu olarak 2019 yılına devir ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda davacının sözleşmeden doğan icra takibine dayanak yapılan faturaların hem davacının hem davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının itiraza konu 48.852,90 TL fatura alacağın davalı-karşı davacının muhasebe kayıtlarından da teyit edildiği anlaşılmaktadır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/06/2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamı ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. Sayılı benzer mahiyette ilamlarında ifade edildiği gibi söz konusu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması hizmetin verildiğine karine oluşturmakta olup aksi davalı tarafça ispatlanması gerekmektedir. Davalı-karşı davacı, hizmetin verilmediğini değil ayıplı verildiğini, hizmetin ifası sırasında davacı çalışanlarınca inşaat alanına zarar verildiğini, buna ilişkin verilen zararlar fotoğraflanarak tutanak ile kayıt altına alındığını ileri sürülmüştür. Mahkemece, hükme esas alınan ek rapor doğrultusunda dava konusu olan dairelerden boş olan dördü üzerinde 09/03/2020 yerinde inceleme yapıldığı, raporda belirtildiği yerlerde camlarda ince çiziklerin bulunduğu, mermerlerde ve duvar kağıtlarında renk değişimine rastlandığı,ancak hasarların ne zaman,nasıl ve neden olduğunun tespitinin yapılamadığı, davalı karşı davacı tarafından sunulan tutanakların davacı şirket yetkilileri tarafından imzalanmadığı, tutanakların karşı davacının personelleri tarafından düzenlendiği,dosya kapsamında davalı tarafından yaptırılmış başkaca herhangi bir tespit bulunmadığı, hizmet sözleşmesi nedeniyle davalı karşı davacının zararını ispatlayamaması nedeniyle reddine karar verilmiş ise de davalı/ karşı davacı tarafından iddia edilen inşaat alanına verilen zararlar hakkında, temizlik sonrası davacı temizlik firması çalışanlarınca zarar verildiğine ilişkin fotoğraflı tutanaklar tutulduğu görülmüştür. Söz konusu tutanaklar her ne kadar davacı çalışanlarınca imzalanmamış ve davacı tarafça kabul edilmemiş ise de söz konusu tutanaklara konu inşaat alanına verildiği iddia olunan zararlara ilişkin iddialar, haksız fiil niteliğindeki maddi vakıalar olup bunların tanıkla ispatı her zaman mümkündür. Davalı-karşı davacı vekili delil listesinde tanık ve bilirkişi incelemesine dayanmış olup 19/02/2019 tarihli ön inceleme duruşmasında tanık listesini sunmak için süre talebi üzerine mahkemece, taraf vekillerine eksik delillerini dosyaya sunmaları başka yerden getirtilecek delilleri için açıklamada bulunmaları için 2 haftalık kesin süre verilerek, tanık dinletme hususunun celse arasında değerlendirilmesini karar verilmesi üzerine davalı-karşı davacı vekilince yasal süresi içerisinde mahkemeye sunduğu 26/02/2019 tarihli dilekçe ile tanık listesini bildirerek, bilirkişi incelemesinden önce tanıkların dinlenmesini ve inşaat mahalinde teknik bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmesine rağmen mahkemece davalı-davacı tanıkların dinlenmesi hakkında bir değerlendirme yapılmadan dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılması usul ve hukuka uygun bulunmamıştır.O halde, mahkemece, inşaat mühendisinin katılımı ile mahalinde keşif ve inceleme yapılarak söz konusu tutanaklara konu inşaat alanına verildiği iddia olunan zararlara ilişkin, hasarın ne zaman, ne şekilde oluştuğu, kimler tarafından zarar verildiği, ne zaman tespit edildiği hususunda davalı-karşı davacı tanıkları usulüne uygun dinlenerek sonucuna göre davacı çalışanlarınca zarar verildiğinin kabulü halinde davalı-karşı davacının zararın tam olarak hesaplanması için inşaat mühendisinden alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı-karşı davacı vekilinin asıl ve karşı dava yönünden istinaf başvurusunun kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı-karşı davacı vekilinin asıl ve karşı dava yönünden istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/379 Esas, 2020/357 Karar ve 01/07/2020 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının ayrı ayrı hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davalı-karşı davacıya iadesine,5-Davalı-karşı davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/11/2023