T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/148
KARAR NO: 2024/153
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/12/2020
ESAS NO: 2016/874
KARAR NO: 2020/858
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 19/08/2016
KARAR TARİHİ: 07/02/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı şirket ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan 12.514,37 TL alacağının bulunduğunu, alacağının tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalı tarafın süresinde takibe itiraz ederek takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla borçlunun ödeme emrine itirazın iptaline ve takibin devamına, %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafından karşılanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının iddia ve taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında cari hesabın kapatıldığını, üzerinde mutabakata varılan bir borç/alacak bakiyesinin belirlenmediğini, ödemeler taraflar arasındaki ticari ilişki devam etmekte iken, davacı yanın bir takım faturalar iddia ederek doğrudan icra takibi başlatmasının haksız, ticari teamüllere ve usule aykırı olduğunu, müvekkilinin davacı şirketten alacağının bulunmakta olup bu husus doğrultusunda takas mahsup taleplerinin bulunduğunu, davacı taraf temliki ve müvekkili şirkete borçlu olduğunu bildiği halde dava konusu icra takibini ve huzurdaki davayı ikame ettiğini, açıklanan nedenlerle her türlü karşı dava, talep tazminat, cezai şart, alacak, faiz, şikayet ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, iş bu haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''Dava itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraf defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacı defterlerine göre davacının davalıdan 12.514,37 TL alacaklı olduğu, davalı defterlerine göre davalı yanın davacı yana borcunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki hesap farklılığının nedenini davalı yanın davacının 3. Kişiye olan borcunu temlik alması nedeni ile oluştuğu, davacı yanın temliği defterlerine kaydedip daha sonra düzeltme yaptığı, davalı ve dava dışı şirket arasında Beşiktaş ... Noterliği'nin 28.07.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı alacağın devri sözleşmesinin davacı şirkete 04.08.2015 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dışı şirkete borcu olmadığını beyan etmiş ancak tarafına tebliğ edilen devir sözleşmesine itiraz ettiğine dair bir belge sunmamış, defterine kaydedip daha sonra düzeltme yapmıştır. Davacının kendi defterinde yer alan alacak kayıtlarına göre davalıdan alacaklı olduğunun kabulü mümkün değildir. Tüm dosya kapsamı yapılan açıklamalar dikkate alınarak ispat edilemeyen davanın reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; ''temlik sözleşmesinin düzenlendiği tarihte Müvekkil Şirketin dava dışı ... Ltd. Şti.’ e de herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Dava dışı ... Ltd. Şti 13.305,00-TL tutarında alacağı, Müvekkil Şirkete dava dışı ... AŞ tarafından verilen bilgiler dahilinde ...Hizmetleri AŞ. cari hesabına aktarılmıştır. Kaldı ki, bundan sonra dava dışı ... Hizmetleri AŞ. İle Müvekkil şirket arasında bulunan cari hesaba ilişkin herhangi bir mutabakat bulunmamaktadır. Ayrıca, davalının iddialarının temelini oluşturan 28.07.2015 ihtar düzenleme tarihli “Alacağın Temliki Sözleşmesi” tarafımıza Beşiktaş ... Noterliğinin 26.02.2018 tarihinde mahkemenize yazmış olduğu teskere cevabından da anlaşıldığı üzere tebliğ edilmemiştir. İş bu nedenle söz konusu tebliğ edilmeyen temlik sözleşmesine göre müvekkilim davalı şirketten alacağının olmadığına yerel mahkeme tarafından karar verilmesi hukuk ve adalete aykırı bir durumdur. '' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava faturadan kaynaklı bakiye alacağa yönelik itirazın iptali davasıdır.
Davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyası ile 12.514,37 TL alacak için 02.06.2016 faiz başlangıç tarihli 42.207,45 TL tutarında fatura" açıklaması ile ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin 06.06.2016 tarihinde davalı yana tebliğ edildiği, 08.06.2016 tarihinde yasal sürede takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu 19.08.2016 tarihinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Davacının İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.10.2017 tarih 2015/1146 E-2017/860 K sayılı ilamı ile iflas erteleme talebinin reddi ile şirketin iflasına karar verildiği, kararın 25.01.2018 tarihinde kesinleştiği, iflas işlemlerinin İstanbul ... İflas Dairesi'nin ... iflas sayılı dosyası ile basit usulde iflas dairesi tarafından yürütüldüğü anlaşılmıştır. Tarafların ticari defterlerinin incelenerek düzenlenen bilirkişi raporunda; davacı şirketin incelenen ticari defterlerine göre; davacı şirketin takip tarihi itibariyle davalı şirketten 12.514,37 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin incelenen ticari defterlerine göre ise; davalı şirketin takip tarihi itibariyle davacı şirkete borcu ya da alacağı bulunmadığı, taraflar arasındaki 12.514,37 TL’lik farkın, her iki tarafında ticari defterlerinde kayıtlı bulunan “Temlik Kaydı” nın, davacı şirket tarafından 01.11.2015 tarihindeki “Düzeltme” kaydı ile hesabın borcuna kaydedilmesinden kaynaklandığı, davacının önce kayıtlarına işlemiş olduğu, sonra düzeltme kaydı ile kayıtlarından iptal etmiş olduğu “Temlik Kaydı” nın davacı lehine kabul edilmesi diğer bir ifadeyle temlik işleminin kabul edilmemesi durumunda, davacı şirketin takip tarihi itibariyle davalı şirketten 12.514,37 TL talep edebileceği, Temlik işleminin kabul edilmesi ile davacı şirketin bakiye alacağından mahsup edilmesinin uygun bulunması durumunda ise, davacı şirketin takip tarihi itibariyle davalı şirketten bakiye alacağının bulunmayacağı mütalaa olunmuştur. Mahkemece alacağın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının alacağın temliki sözleşmesine itiraz ettiğine dair bir belge sunmadığı, temliği defterine kaydedip daha sonra düzeltme yaptığı, davacının kendi defterinde yer alan alacak kayıtlarına göre davalıdan alacaklı olduğunun kabulünün mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 183.maddesine göre kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir, TBK'nın 184.maddesine göre alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır. Somut olayda, davalının delil olarak dayandığı davalı ve dava dışı ... Ltd. Şti arasında düzenlenen Beşiktaş .... Noterliği'nin 28.07.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı alacağın temliki sözleşmesinde dava dışı 3. Kişinin davacıdan olan alacağı, davalıya temlik edilmiştir. Davacı temliğe konu borcun çekişmeli olduğunu iddia etmektedir. Taraflar arasındaki hesap farkı, temliğe konu miktardan kaynaklanmaktadır. Her ne kadar çekişmeli alacakların temlik edilmesi mümkün ise de mahkemece davacının ''Dava dışı... Ltd. Şti'nin 13.305,00-TL tutarında alacağı, müvekkil şirkete dava dışı ... AŞ tarafından verilen bilgiler dahilinde ... AŞ. cari hesabına aktarılmıştır.'' iddiası araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece davacının iddiasının araştırılması için davacı ve dava dışı şirketlerin ticari defter ve kayıtları incelenip hazırlanacak bilirkişi raporunun sonucu değerlendirilerek hüküm kurulması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/874 E. 2020/858 K. Sayılı 08/12/2020 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/02/2024