T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/264
KARAR NO: 2024/371
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/479
KARAR NO: 2020/606
KARAR TARİHİ: 20/10/2020
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
KARAR TARİHİ: 20/03/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ... nolu Klasik Yangın Kar Kaybı sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... Ltd. Şti.'nin riziko adresinde 29.10.2016 tarihinde meydana gelen yangın neticesinde maddi hasar meydana geldiğini, yangının duvar tipi split klima iç ünitesinde başladığı, klima iç ve dış ünitesi ara tesisat kablosunda kısa devre ark meydana gelmiş olduğunu, yangının meydana gelmesine ve sigorta kıymetlerde maddi zarar oluşmasına sebebiyet veren klima ünitesi olduğu hususları tespit edilmiş olduğunu, bu nedenle davalının haksız fiil ve kusuru nedeniyle Borçlar Kanunu`nun 49. maddesi gereği sorumlu olduğunu, davacı şirketin vaki hasar ihbarına müteakip yaptırılan Ekspertiz incelemesi sonucu hasar bedelinin 78.136,06 Euro olduğunun tespit edildiğini ve söz konusu bedelin sigortalıya 20.03.2017 tarihinde ödendiğini, belirterek davacı şirketin 20.03.2017 tarihinde sigortalıya ödeme yapmış olduğu 78.136,06- Euro'nun Türk lirası karşılığı olan 305.918,30 TL rücuen tazminat alacağının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hasara sebebiyet veren yangının meydana gelmesinde davalının kusuru bulunmadığını, davacının dayanak delillerinden 3.11.2016 tarihli yangın raporu yangın tarihinden 5 gün sonra hazırlandığı ve Yangın raporu hazırlanırken İtfaiye Yönetmeliğine uyulmadığını, sigortalı ... Firma yetkilisi ...’nın davalı ile iletişime geçmiş ve dış üniteyi sökerek mevcut bakır boru ve kablo tesisatına ek yaparak 7 metre uzağa montajını yapmış olduğunu, bu süreçte Montaj esnasında iç üniteye müdahale edilmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... Alınan bilirkişi raporlarında yapılan teknik saptamalardan, dava konusu yangının dava dışı sigortalı şirkete ait iş yerinde bulunan sistem odası içerisindeki ... marka split klima iç ünitesi merkezli olarak çıktığı, başka ifade ile yangının klima iç ünitesinden başladığı, sigortalının talebi üzerine yangından iki hafta önce davalı tarafından klima dış ünitesinin yangın merdiven koridoru boşluğundan sökülerek aydınlık boşluğuna nakil ve montajının yapıldığı, bu işlem için yedi metre uzunluğunda boru ve kablo ilavesi yapıldığı, klima iç ünitesine ise herhangi bir müdahale olmadığı, yapılan ek yerinin yangının meydana geldiği iç klima ünitesinin bulunduğu sistem odası beton duvarının altı yedi metre uzağında bulunduğu, yangın sonrasında bu ek işleminin yapıldığı nokta ve çevre üzerinde yanma değil sadece islenme olduğu, yangının kaynağının kilitli sistem odası içerisindeki klima iç ünitesi olduğu, bu ünitenin teknik kullanım ömrünün çok üzerinde kullanılmış olduğu, iç klima ünitesinin ve üniteden çıkışı yapılmış bakır boru izolasyonlarının sinyal ve enerji kablolarının, yüksek ısı ve/veya iç kısa devreler sebebiyle alevli yanmaya maruz kalmış olduğu, dolayısı ile yangının davalı şirket tarafından dış klima ünitesinin yerinin değiştirilmesi ve montajı kapsamında yapılan işlemler ile ilgisinin bulunmadığı, iç üniteye herhangi bir müdahalesi olmayan davalıya yangının çıkışında kusur izafe edilemeyeceği gibi, davalının eylemi ile zararlı netice arasında uygun illiyet bağı da bulunmadığı anlaşılmıştır. İzah edilen gerekçelerle davalının yangın nedeniyle oluşan hasardan ötürü dava dışı sigortalıya ve onun halefi olan davacıya karşı sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporunun tarafların itirazları karşılar mahiyette olmadığı, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediği, yangının çıkış sebebinin tespit edilebilmesi için itirazları karşılayan raporun alınması gerektiği, itirazlar değerlendirilmediğinden savunma hakkının kısıtlandığı belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava; sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalıdan 6102 Sayılı TTK'nin 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir. Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nin "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamında yer alan sigorta sözleşmesi ve ödeme belgesi dikkate alındığında, davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.Davacı ile dava dışı sigortalı arasında tanzim edilen ... numaralı Klasik Yangın, kar Kaybı Sigorta Poliçesinin incelenmesinde; faaliyet konusu makine yedek parça satış (oto yedek parça hariç) olan dava dışı sigortalıya ait ve ... Mahallesi, ... Sokak, ... binaları, ....Kule, ... blok K:... No:... riziko adresinin 01.04.2016 /01.01.2017 dönemleri arasında sigortalandığı ve dava konusu hasarın poliçe dönemi içinde (29.10.2016) gerçekleştiği anlaşılmaktadır.Ekspertiz raporunda özetle; hasara ilişkin 30.10.2016 tarihinde ve akabinde daha sonraki tarihlerde tespitler yapıldığı, yapılan çalışmada yangının sistem odasında kullanılan duvar tipi split klima iç ünitesinin alevli yanması sonucunda meydana geldiği, sistem odasındaki ekipmanların bir kısmını erimeler, kalan kısmında ise ağır sis ve yangın söndürme de kullanılan kuru toz sebebiyle ağır hasar oluştuğunu saptandığı, yanan klimanın olaydan 2 hafta kadar önce dış ünitesinin yerinin değiştirildiği (binadaki yer problemi sebebiyle dış ünitenin aydınlık kısmı taşındığı) muhtemelen iç ünite-dış ünite arasındaki enerji besleme kabloları bağlanırken yapılan kusur kaynaklı hareketin klimanın yanmasına sebebiyet olabileceği ve bu nedenle hasarın rücu ihtimalinin bulunduğu, ... tarafından yapılan bir tespitte de yangının klimanın elektrik aksamından meydana gelen arıza kaynaklı yangın başlangıç olayının meydana geldiğini belirttiği ve toplam tazminat tutarının 78.136,06 EURO olduğu tespit edilmiştir. Yangın uzmanı ... tarafından düzenlenen 13.02.2017 tarihli raporda özetle; sigortalı mahalde yangın kokusu ve islenmelerinin görüldüğü, girişe göre sağ arka tarafını salonda bulunan bilgi işlem odasına ait ... ve ... odasının bulunduğu, yangının odada meydana geldiği, yangının duvar tipi split klima iç ünitesinden başladığı, klima iç ve dış ünitesi ara tesisat tablosunda kısa devre/ark meydana geldiği, yangının meydana gelmesine ve sigortalı kıymetlerde maddi zarar oluşmasına sebebiyet veren nedenin klima ünitesi olduğu görüşünde bulunulmuştur. İBB itfaiye Daire Başkanlığı Avrupa Yakası İtfaiye Müdürlüğü tarafından düzenlenen 29.10.2016 tarihli yangın raporunda; işyeri girişine göre karşı koridorun sonunda bilgi işlem odası içerisindeki sistem odasında ... ve ...'lerin soğutulmasını sağlayan duvar tipi klimanın yangının ağırlık merkezi olduğunun tespit edildiği ve çalışır vaziyetteki klimanın elektrik aksamında meydana gelen arıza sonucu içerisinde bulunan kolay yanıcı maddeleri tutuşturması ile yangının başlangıç olayının meydana geldiği, gelişerek etrafına sirayet ettiğinin kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi Raporları: Bilirkişiler ... , ..., ... tarafından düzenlenen 07/11/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının TTK m.1472 ve TBK m.183 ve devamı hükümleri gözetilerek sigortalısı ... firmasına halef olduğu, toplam ödemesi ile sınırlı olarak meydana gelen yangında kusurlu olan haksız fiil faillerine karşı rücuen tazmin talep edebileceği, davalı ... Tic. Ltd. Şti. firması tarafından sigortalı ... Ltd. Şti firmasının talebi üzerine dava konusu iş yerinde dış ünite yer değişikliği yapılmış olduğu; dış ünitede yer değişikliği yapılırken mevcut tesisat borularına dış ortamda ek yapıldığı, yangın mahallinde bulunan iç ünite ve tesisat borularına müdahale edildiğine dair dava dosyasında herhangi bir belge ve bulgu bulunmadığı, yangının meydana gelmesinin nedeninin, daha önce yapılan montaj işleminden kaynaklandığının değerlendirildiği; davalı ... Tic. Ltd. Şti.’ne kusur izafe edilemeyeceği, davalının kusuru sabit olmamakla sorumluluğuna da gidilemeyeceğinin değerlendirildiği, öte yandan, sayın mahkemece farklı kanaat hasıl olması durumunda; meydana gelen yangın sonucu oluşan hasar ve arızaların giderilmesi için Eskpertiz Firması tarafından çıkartılan 78.136,06 Euro`luk sigorta tazminatının rayiçlere ve piyasa koşullarına uygun olduğu belirtilmiştir. Elektrik kaynaklı yangın uzmanı ... bilirkişi heyetine dahili ile düzenlenen 14/07/2020 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; davacının, TTK m. 1472 ve TBK m. 183 ve devamı hükümleri gözetilerek, sigortalısı ... firmasına halef olduğu, toplam ödemesi ile sınırlı olarak meydana gelen yangında, kusurlu olan haksız fiil faillerine karşı, rücuen tazmin talep edebileceği, davalı ...Tic. Ltd. Şti. Firması tarafından, sigortalı ... Ltd. Şti. Firmasının talebi üzerine, dava konusu iş yerinde, dış ünite yer değişikliği yapılmış olduğu, dış ünite yer değişikliği yapılırken, mevcut tesisat borularına dış ortamda ek yapıldığı, yangın mahallinde bulunan iç ünite ve tesisat borularına müdahale edildiğine dair herhangi bir belge ve bulgunun bulunmadığı, yangının meydana gelmesinin nedeninin, yangından 15 gün önce yapılan, dış ünite nakil ve montaj işleminden kaynaklanmadığı, dolayısı ile davalı ... Tic. Ltd. Şti.’ne kusur izafe edilemeyeceği, davalının kusuru sabit olmamakla, sorumluluğuna da gidilemeyeceğinin değerlendirildiği, öte yandan, Sayın Mahkemece farklı kanaat hasıl olması durumunda, meydana gelen yangın sonucu, oluşan hasar ve arızaların giderilmesi için Ekspertiz Firması tarafından çıkartılan 78.136,06 Euro’luk sigorta tazminatının, rayiçlere ve piyasa koşullarına uygun olduğu belirtilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair karar verilmiş olup, davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi: Somut davada, 07.11.2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda keşif incelemesi sonucunda, tarafların olaydan önce klima dış ünitesinin uzatma şeklinde yer değişikliğinin yapıldığını kabul ettiği ve klima dış ünitesinin yer değişikliğinin davalı tarafından yapıldığı, klima dış ünite yer değişiminin mevcut dış üniteye giriş yapan tesisat bağlantılarına ek yapılmak suretiyle yapıldığı, yeni tesisat bağlantısı ek yerlerinin dış ortamda kaldığı ve bu nedenle dış ünitede yer değişikliği yapılmasının iç üniteye ve tesisat bağlantılarına müdahale gerektirmediği belirtilmiş olup; bu rapora yönelik davacı vekili tarafından sunulan itirazın değerlendirmesi amacıyla makine mühendisi bilirkişisi yerine elektrik alanında yangın uzmanı bilirkişinin eklenmesi suretiyle yeni bilirkişi raporunu alındığı ve sunulan 22.06.2020 tarihli raporda da, dava konusu işyerinde dış ünite yer değişikliği yapıldığı, ancak yangın halinde bulunan iç ünite ve tesisat borularına müdahale edildiğine dair bilgi ve bulgunun bulunmadığı yönünde tespitte bulunulmuştur. Davacının itirazının karşılanması amacıyla mahkemece bilirkişi heyetine elektrik alanında uzman bilirkişi tayin edilerek yeniden rapor alınması yoluna gidilmesi nazara alındığında, davacının savunma hakkının kısıtlandığı yönündeki istinaf sebebine itibar edilmemiştir. Dosyadaki bilgi ve belgeler ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, somut davada hasara neden olan yangının çıkış sebebi yönünden davalı tarafa kusuru izafe edilemeyeceği ve aksi durumunda ispatlanamadığı ve davalının eylemi ile meydana gelen yangın arasındaki illiyet bağı bulunmadığı nazara alındığında, mahkemece davanın reddine dair verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmaktadır. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL'nin istinaf eden davacıdan tahsili ile hazineye GELİR KAYDINA,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 20/03/2024