T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/366
KARAR NO: 2024/393
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/1082 Esas
KARAR NO: 2020/651
KARAR TARİHİ: 09/12/2020
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
KARŞI DAVA: Alacak
KARAR TARİHİ: 20/03/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı kooperatifin ortağı olan davalı genel kurul kararları doğrultusunda ödenmesi gereken parasal ödemeleri yapmaması nedeniyle aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden icra takibene geçildiğini, genel kurul karaları ile belirlenmiş açık, kesin, likit olan borca ve takibe kötü niyetle ve haksız olarak itiraz ettiğini bu nedenle icra takibinin durdurulduğunu, davacı kooperatifin ana sözleşmesinden doğan edimini yerine getirdiğini, ürettiği konutu davalıya teslim ettiğini ve tapusunu adına tescil ettirdiğini, davalı kooperatif ortaklığından kaynaklanan genel kurul kararları ile saptanmış parasal ödemelerini yerine getirmediğini, davalının icra takibine yaptığı itirazın açıklanan nedenlerle yerinde olmadığını ve kötü niyetle yapıldığından hakkında itirazın iptali davası açıldığını, İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına haksız ve kötü niyetle yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamını, likit bir alacağa kötü niyetle ve haksız olarak itirazn eden davalının asıl alacağının % 20 sinden az olmamak üzere ve haklı bir ölçüde inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE KARŞI DAVA: Davalı vekili cevap-karşı dava dilekçesi ile; kooperatif ortağı olarak genel kurul karalarına uygun olarak tüm ödemelerini yerine getirdiğini, 02/11/2013 tarihinde yapılan 2012 yılı çalışma dönemi ile ilgili olan genel kurulda daha önceki yıllarda kooperatife yapılan ödemlerin dayanağı olan kararların iptaline karar verildiğini, Genel kurul tutanağında '' 13/11/2011 tarihli olağanüstü genel kurul kararının bütçe, gelir- gider hesabı ve bilançosuna ilişkin 5,7 ve 11 maddelerinin mali hükümlerinin iptaline ve bu karara dayanarak yönetim kurulunca alınan 15/11/2011 tarih 95 nolu ve 21/01/2012 tarih 106 nolu kararların iptaline'' şeklinde karar alındığını, ödeme yapmış ortaklar diğer ortaklara nazaran kooperatife fazla ödeme yapmış durumda kaldığını, ödemelere ilişkin kararların iptali nedeniyle alacaklı duruma geldiğini, bir kısım ortaklar fazla alınan bu miktarların iadesi için dava açtıklarını, müvekkilinin söz konusu genel kurul kararının iptali için İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde iptal davasını açtığından davanın sonucunu beklediğini, söz konusu karar henüz istinaf aşamasında olduğunu, hal böyleyken davacı kooperatif, müvekkili davalının önceden yapmış olduğu ödemeleri sanki hiç ödeme yapılmamış gibi dikkate almayarak yeni dönem ödemeleri ödemediğinden bahisle haksız şekilde takip başlatıldığını, oysaki müvekkilinin davacı kooperatiften 40.000 TL 'nın üzerinde alacağının olduğunu, bu nedenle müvekkilinin yaptığı fazla ödemelere mahsup edileceği ne kadarının iade edilmesi gerektiğin belirsiz hale geldiğini, işbu karşı dava ile fazlaya dair haklarının saklı kalmak üzere şimdilik 10.000 TL fazla ödemenin iadesi suretiyle davacı karşı davalı kooperatiften tahsiline ve asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece," ...hükme esas alınan rapor da dikkate alınarak, 02.11.2013 tarihli genel kurul iptal kararlarının geçmiş yıllara ait genel kurul kararlarını yasal açıdan geçersiz kılmadığını, bu nedenle davalı lehine alacak hakkı doğurmadığını,davalının kooperatiften alacaklı değil,borçlu olduğunu, davacı kooperatifin davalı ...'dan 03.10.2016 tarihi itibarı ile 9.000. TL asıl alacak (2016 yılının ilk dokuz ayına ait aidat alacağı), 549 TL - işlenmiş gecikme faizi olmak üzere toplam 9.549.- TL alacağının bulunduğu, davalı karşı davacının davası yönünden 02/11/2013 tarihli genel kurulda, 29/04/2012 tarihli genel kurulda kabul edilen bütçe ile ilgili karar iptal edilmediği, bütçe iptal edilmediğine göre davalı taraf lehine bu nedenle akçeli bir hak doğmadığı, mevcut olmayan akçeli bir hakla ilgili hesaplamanın da yapılması mümkün olmadığı, dava konusu icra takibinin 03.10.2016 tarihli Kooperatif Genel Kurul kararına dayalı 2016 yılı 1.2.3.4.5.6.7.8.9.. Ayların aylık 1.000,00TL aidat alacağına ilişkin olduğu, davalının karşı davası yönünden iptali istenen genel kurul kararına dayalı yapılan ödemelerden, dava konusu miktarın mahsup talebinin yerinde görülmediği, mahsup talebi için alacağın kesinleşmiş ve muaccel olması gerektiği, mahsup şartları oluşmadığı " gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalının İst.Anad. ...İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip şartlarındaki hali ile aynen devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %18 faiz uygulanmasına, İİK 67/2 maddesi gereğince davalının asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın reddine, kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı-karşı davacı vekilince yasal süresi içinde cevap-karşı dava dilekçesindeki nedenler tekrarlanarak istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Asıl dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan aidat alacağına dayalı başlatılan icra takibine vaki kısmı itirazın iptali, karşı dava fazla ödenen aidat bedelinin iadesi istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı kooperatifin davalı aleyhine, 9.000,00 TL asıl alacak, 549 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.549,00 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibine geçtiği, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Takibe dayanak yapılan alacağın, davacı kooperatifin 2014 ve 2015 hesap yıllarına ait 28/06/2015 ve 26/06/2016 tarihli Olağan Genel Kurul kararlarına dayandığı, her iki olağan genel kurulunda 01/07/2015-30/06/2016 dönemi ila 01/07/2016-30/06/2017 dönemleri arasında tahmini bütçe okunduktan sonra üye aidatların aylık 1.000,00 TL olmasına karar verildiği, asıl davaya konu icra takibinin 2016 yılı bir ila dokuzuncu aylar arası aylık kararlaştırılan 1.000,00 TL'den toplam 9.000,00 Tl aidat bedeline ilişkin olduğu görülmüştür. Yargıtay kapatılan 23. Hukuk Dairesi ile 11. Hukuk dairesinin emsal kararlarında ifade edildiği gibi genel kurul kararı iptal edilmedikçe genel kurul toplantısına katılan veya katılmayan tüm üyeleri bağlayıcı nitelikte olduğu gibi, tüm üyeleri ilgilendiren genel kurul kararlarının uygulanması için kararın üyelere tebliği de gerekmemektedir. Nitekim davalı-karşı davacı vekili asıl davaya konu 2016 dönemine ait aidat alacaklarına ilişkin bir itirazı bulunmamaktadır. Davalının itirazı, davacı Kooperatifin 02.11.2013 tarihli olağan genel kurul kararı ile, 13.11.2011 tarihli olağanüstü genel kurul ile 29/04/2012 tarihli olağan genel kurulda alınan mali yükümlülüklere ait kararların iptal edilmesi nedeniyle bu genel kurul kararları uyarınca kendisinden fazladan tahsil edilen bedellerin, davacı kooperatif asıl davadaki alacağından mahsup edilerek fazlaya ilişkin kısmının karşı dava ile iadesini talep etmiştir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 02.11.2013 tarihli genel kurul iptal kararlarının geçmiş yıllara ait genel kurul kararlarını yasal açıdan geçersiz kılmadığını, 02/11/2013 tarihli genel kurulda, 29/04/2012 tarihli genel kurulda kabul edilen bütçe ile ilgili karar iptal edilmediği, bütçe iptal edilmediğine göre davalı taraf lehine bu nedenle akçeli bir hak doğmadığı, mevcut olmayan akçeli bir hakla ilgili hesaplamanın da yapılması mümkün olmadığından asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir. Karşı davaya dayanak yapılan, kooperatifin 02/11/2013 tarihli genel kurul toplantısının birinci maddesinde; "13/11/2011 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının tahmini bütçe, gelir gider hesabı ve bilançosuna ilişkin 5, 7, ve 11 maddelerin mali hükümlerinin iptaline, esasen bu karar tespit kararı niteliğinde olduğundan bu karara dayanılarak ortaklardan para istenemeyeceğini, bu karara dayanılarak kooperatif yönetim kurulunca alınan 15/11/2011 tarih 95 nolu 21/01/2012 tarih 106 nolu kararın iptaline" ve 2. Maddesinde; " 29/04/2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararın 10 ve 11. Maddelerinde belirtilen tahmini bütçe gelir, gider hesabı ve bilanço ile yükleniciye ödenmesine karar verilen meblağ yönündeki kararların yasa, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırılığı nedeniyle iptaline" karar verildiği görülmüştür. Uyap üzerinden yapılan kontrolde; söz konusu 02/11/2013 tarihli genel kurul kararların iptaline yönelik İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde iptal davası açıldığı, mahkemenin 25/05/2017 tarih 2014/1063 E. 2017/505 K. Sayılı kararında, davanı kısmen kabul kısmen reddi ile davaya dayanak yapılan gündemin birinci ve ikinci maddelerine yönelik iptal taleplerin reddine karar verildiği, verilen kararın İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesi'nin 16/07/2020 tarih 2020/1328 E, 2020/1579 K. Sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddi, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 20/04/2022 tarih 2021/2382 E., 2022/2279 K. Sayılı onama kararı ile kesinleştiği görülmüştür. Mahkemece, 02/11/2013 tarihli genel kurul kararların, geçmiş yıllara ait genel kurul kararlarını yasal açıdan geçersiz kılamayacağına karar verilmiş ise de yukarıda ifade edildiği üzere genel kurul kararı iptal edilmedikçe genel kurul toplantısına katılan veya katılmayan tüm üyeleri ve kooperatifi bağlayıcı nitelikte nitelikte olup alınacak karar ile geçmiş dönemlere ilişkin alınan aidatlara ilişkin yeniden bir düzenleme yapılmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır. O halde, 02/11/2013 tarihinde yapılan 2012 yılı olağan genel kurul toplantısında iptal olunan ilgili yıllara ait genel kurul kararları ve buna dayanarak alınan yönetim kurulu kararları uyarınca davalı tarafça ne kadar ödeme yapıldığı tespit edilerek ve sonraki dönemlere ait genel kurul kararları incelenerek iptal edilen dönemlere ilişkin alınmış bir karar var ise mahsubu gereken bir miktar olup olmadığı hususunda denetime açık ayrıntılı rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz incelemeye dayalı rapor doğrultusunda yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı-karşı davacı vekilinin asıl ve karşı dava yönünden istinaf başvurusunun kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı-karşı davacı vekilinin asıl ve karşı dava yönünden istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2017/1082 Esas, 2020/651 Karar ve 09/12/2020 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı-karşı davacı yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar halinde talep halinde istinafa başvuran davalı-karşı davacı iadesine, 5-İstinafa başvuran davalı-karşı davacı yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/03/2024