T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/712
KARAR NO: 2024/966
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/134 Esas
KARAR NO: 2019/1345
KARAR TARİHİ: 12/12/2019
DAVA: Kayıt Kabul
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesin ile; müvekkilin, davalı müflisin haksız ve hukuka aykın bir şekilde iş akdini feshetmesi nedeniyle İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesinin 2014/665 Esas sayılı dosyasından açmış olduğu işe iade davasını kazandığını, dosyanın kesinleşdiğini, müvekkili fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil alacağını, yıllık izin alacaklarına istinaden İstanbul Anadolu 26. İş Mahkemesinin 2015/591 Esas sayılı dosyasını açmış olduğunu, müvekkilinin işe iade davası sonucu işverence feshedildiği ispatlanması nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmış olduğunu, ancak bu alacakların bugüne kadar ödenmediği gibi iflas masası bu alacakları İstanbul Anadolu 26. İş Mahkemesinin 2015/591 Esas sayılı dosyasının sonuçlanmasına bağlı olduğundan reddine karar verdiğini, İstanbul Anadolu 26. İş Mahkemesinin 2015/591 Esas sayılı dosyasının fazla mesai alacaklarını kapsamakta olduğunu, kıdem ve ihbar tazminatını kapsamadığını, İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesinin 2014/665 Esas sayılı dosyasından iş akdinin haksız şekilde feshedildiğinin ispatlandığından ve davalı müflis tarafından kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde iflas masasında 463. Kayıt nolu toplam 19.476,05 TL taleplerinin iflas masasına kabulüne ilişkin bu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin alacağının iflas masasına kaydına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı iflas idaresi vekili cevap dilekçesi ile ; davacının, ... kayıt no ile 19.476,05 TL talepte bulunulan alacağa ilişkin iflas idaresi belgeleri değerlendirerek "mübrez vesaik incelendiğinde ilgilinin birtakım hakları için İstanbul Anadolu 26. İş Mahkemesinin 2015/591 Esas sayılı davasının derdest olduğu beyan edildiğinden ve alacaklının hakları bu davanın sonuçlanmasına bağlı olduğundan yarı denetimini gerektiren 19.476,05 TL'nin reddine karar verildi." şeklinde red kararı verdiğini, bu davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, alacak iddiasını kabul anlamına gelmemekle birlikte zamanaşımına uğrayan kısımların reddi gerektiğini, davacının alacak idiasını hiçbir zaman yazılı bir şekilde ispatlayamadığını, davacının iş akdini isteyerek feshettiği için kıdem ve ihbar tazminatı koşulları oluşmadığını, kayıt kabul davalarında alacak miktarı hesaplanırken İİK md. 195 ve 196 uyarınca iflas tarihine kadar faiz işletilip hesaplandığını, iflas tarihinden sonra İİK. hükümleri gereğince faiz uygulandığını, mahkemece bu hususun göz önüne alınmasını talep ettiklerini, bu nedenlerle, ispat edilemeyen haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, " ... alınan bilirkişi raporu hükme esas alınmış olunup, davacının masaya başvuru talebinde boşta kalınan süre ücreti yönünden herhangi bir talebi bulunmadığı göz önüne alınarak taleple bağlılık ilkesi gereği yalnızca kıdem ve ihbar tazminatı alacağı için hüküm kurmak gerekmiştir. Öte yandan davacı taraf 23/07/2019 tarihli dilekçesi ile tespit edilecek alacağın iflasın açılması ile işlemiş faizi ile kayıt kabulünü talep etmiş ise de; dava dilekçesindeki netice-i talebinde faize ilişkin bir talebi olmadığı gibi, dava kayıt kabule dönüşmüş bir alacak davası olmadığından masaya başvuru yapılırken en başından faiz kaleminin de hesaplanması suretiyle belirli bir miktar üzerinden masaya başvurulması gerektiği ancak davacının faiz talebine ilişkin herhangi bir miktar belirtmeden yalnızca kıdem ve ihbar tazminatı yönünden hesaplama yapılarak masaya başvuruda bulunduğu göz önüne alınarak iflas tarihine kadar işlemiş faiz için ayrıca bir hüküm kurulmaması gerektiği kanaatine varılmıştır. Davalı vekilinin istifa dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmiş, davalı tarafından yeni bir vekaletname sunulmadığından reddedilen kısım yönünden ayrıca vekalet ücretine hükmedilmemiştir.Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacının dava dışı iflas kararı verilen işyerinden ayrılması neticesinde açılan davada feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verildiği, işyerinde yeniden işe başlamaması neticesinde kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı anlaşılmış, bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu " gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 13.980,66-TL kıdem tazminatı alacağı ile 1.889,36-TL ihbar tazminatı olmak üzere toplam 15.870,02-TL işçililk alacağının İstanbul Anadolu ... İcra İflas Müdürlüğünün ...iflas sayılı dosyasında iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Yerleşik Yargıtay içtihatları gereği kayıt kabul davalarında tahsile değil, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinildiğini, bu niteliğe haiz davalar yalnızca alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın ödenmesine yönelik bulunmadığından, vekalet ücreti ve harç da maktu olduğunu, İİK hükümleri uyarınca, iflas idaresince bu davanın açılmasına tarafımız sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan iflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline yönelik kayıt kabul talebine ilişkindir. İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. M). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.Dosya kapsamına göre, müflis ... Tic. Ltd. Şti. hakkında İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1528 E. Sayılı dosyasından 16/09/2015 tarihinde iflas kararı verildiği, tasfiyenin İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün .... Sayılı dosyası üzerinden basit tasfiye olarak yürütüldüğü, davacının 463 kayıt numarası ile 19.476,05 TL alacak kayıt talebinde bulunduğu, iflas idaresince düzenlenen sıra cetvelinde, davacının alacak talebinin tamamının reddine karar verildiği, tanzim edilen sıra cetvelinin 23/01/2017 tarihinde ... Gazetesinde, 20/01/2017 tarihide ... Gazetesi'nde yayınlandığı, sıra cetvelinin tebliğ gideri yatırıldığından sıra cetveli ilanı ve masa kararının davacı vekiline 26/01/2017 tarihinde tebliğ edildiği bildirilmiş olup yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde 02/02/2017 tarihinde davanın açıldığının anlaşılması üzerine işin esasının incelenmesine geçilmiştir.Mahkemece, uyuşmazlığın çözümüne ilişkin işçilik alacakları uzmanı bilirkişinirden alınan 09/09/2018 tarihli raporda özetle: "Davacının İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesinin 2014-665 Esas 2015-272 sayılı 08.04.2015 tarihli gerekçeli kesinleşen kararına istinaden yapılan hesaplama sonucu kıdem tazminatı alacağının 13.980,66-TL olduğu, ihbar tazminatı alacağının 1.889,36-TL olduğu, boşta kalınan süre ücretinin 4.806,00-TL olduğu, davacının toplam alacağının 20.676,02-TL olarak hesaplandığını, taleple bağlılık ilkesi gereği davacının 19.476,05 TL talep hakkının bulunduğu " yönünde görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Davalı vekili, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesini hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de davacının yapmış olduğu başvurunun iflas masasınca reddedilmesi üzerine işbu davanın açıldığı, davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, denetime açık hüküm kurmaya elverişli raporuna göre davacının, raporda hesaplanan miktarlar bakımından kıdem tazminatı ile ihbar tazminatını alacağı bulunduğu tespit edilmekle kabul-ret oranına göre hesaplanan yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ayrıca alınması gereken karar ilam harcı ile davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti maktu hesaplandığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.03/07/2024