T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/2216
KARAR NO: 2023/1776
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/753
KARAR NO: 2020/81
KARAR TARİHİ: 30/01/2020
DAVA: İtirazın İptali (Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 20/12/2023
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesinde bulunan fabrikasında 02/07/2017 tarihinde büyük bir yangın çıktığını, müvekkili şirkete ait fabrika binası ile içerisindeki tüm makine ve ekipmanların kullanılamaz hale geldiğinin tespit edildiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında 28/06/2016 tanzim tarihli ... poliçe numaralı 313.703 ABD Doları bedelli Leasing Ali Risk Sigorta Poliçesi ve 20/12/2016 tanzim tarihli ... poliçe numaralı 646.132 Euro bedelli Leasing Ali Risk Sigorta Poliçesi akdedildiğini, iş bu sigorta poliçelerine konu emtianın tümünün müvekkili şirket fabrikasında çıkan yangında kullanılamaz hale geldiğini, her iki sigorta poliçesinin "teminat kapsamı/özel şartlar" başlığının 13. maddesinde "Poliçelerde hasar/prim ödemeleri ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru baz alınarak belirlenecek TL bedeli üzerinden yapılacaktır" klozu bulunmasına rağmen, davalı tarafından müvekkili şirkete bir kısım hesaplamalar gönderildiğini ve bu hesaplamalara karşı müvekkili şirket tarafından itiraz edildiğini ancak davalı tarafından bu itirazların dikkate alınmadığını,Müvekkili şirkete ... numaralı poliçeye istinaden 08/03/2018 tarihinde 410.940,70 TL (Karşılığı 107.697,33 ABD Doları) ve 29/05/2018 tarihinde 4.109,40 TL (karşılığı 892,48USD), poliçe teminatı 313.703 ABD Doları ve yapılan hesaplama sonucu ödenmesi gereken net bedelin KDV dahil 139.763,22 ABD Doları olmasına rağmen müvekkili şirkete bugüne kadar toplam 108.589,81 ABD Doları ödeme yapıldığını, bakiye 31.173,41 ABD Dolarının halen ödenmediğini, ... numaralı poliçeye istinaden 08/03/2018 tarihinde 1.491.534,92 TL (karşılığı 3.515.488,49 Euro) ve 29/05/2018 tarihinde 268.476,28 TL (karşılığı 50.444,60 Euro) ödeme yapıldığını, poliçe teminatı 646.132 Euro ve yapılan hesaplama sonucu ödenmesi gereken net bedel KDV dahil 476.147,70 Euro olmasına rağmen müvekkili şirkete bugüne kadar toplam 365.933,09 Euro ödeme yapıldığını, bakiye 110.214,61 Euro'nun halen ödenmediğini, Bu nedenlerle davalı aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası icra takibi yapıldığını, davalının icra takibine itiraz etmesi neticesinde takibin durduğunu beyan ederek; itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu poliçelerde davacı tarafın sigorta ettiren, dava dışı ... A.Ş.'nin sigortalı olarak yer alması sebebiyle poliçeye dayalı talepte bulunma hakkı sigortalı ... A.Ş.'ye ait olduğundan, davacı tarafın talep hakkı bulunmadığından aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini ayrıca davacı tarafın iddia ve taleplerinin dayanağının bulunmadığını, poliçelerde elektronik cihaz teminatının sigorta bedellerinin sırası ile 2.409.232,39 TL ve 923.635,74 TL olduğunu, poliçe prim taksitlerinin de TL olarak tahakkuk ettirildiğini ve bu şekilde tahsil edildiğini, poliçelere finansal kiralamaya konu makinelerin proforma faturaları eklendiğini, bunun sebebinin ise Elektronik Cihaz Sigortaları Genel Şartları 1. maddesi gereğince sigortaya konu makine ve cihazların poliçe ekinde listelenmiş olması gerekliliğinden kaynaklandığını, proforma faturadaki döviz cinsinden bedelin poliçede sigorta bedelinin doğru tespiti açısından gösterildiğini, davacının talebine dayanak olarak gösterdiği her iki poliçenin özel şartlar 13. maddesinde yer alan hüküm ile poliçenin döviz bazlı düzenlenmiş olması halinde hasarların ve primlerin döviz üzerinden ödeneceğinin öngördüğünü, bu hükmün uygulanabilmesi için öncelikle poliçe teminatlarının döviz üzerinden verilmesi, primlerin dövizli şekilde belirlenmesi ve prim ödemelerinin de döviz bazında ödenmesi şartlarının bir arada bulunması gerektiğini, oysa davaya konu poliçelerde teminatlar TL olduğu gibi primlerin de TL olarak hesaplandığını ve TL olarak ödendiğini, prim ödemelerini sabit TL üzerinden yapmış olan davacı tarafın hasar ödemesini ödeme tarihindeki döviz kuru şeklinde talep etmesinin herhangi bir hukuku ve ticari dayanağının bulunmadığını, davacı tarafça Çerkezköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/147 D. İş sayılı dosyasında 25/09/2017 tarihli bilirkişi raporunda Leasingli Makinelerin toplam hasar bedeli olarak 609.865 TL'nin tespit edildiğini, davacı tarafın da kabulünde olduğu üzere müvekkili şirket tarafından her iki poliçe kapsamında toplam 2.175.061,30 TL ödeme yapıldığını, buna göre davacı taraf zararının yaklaşık 4 katı bir miktarını tahsil ederek sebepsiz zenginleştiğini, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''...Dava konusu Leasing All Risk Sigorta Poliçelerinde; "Hasar/Prim ödemeleri ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru baz alınarak belirlenecek TL bedel üzerinden yapılacaktır." özel şartı mevcut ise de, her 2 poliçenin sigorta teminatlarının 923.635,74 TL ve 2.409.232,39 TL şeklinde TL üzerinden düzenlendiği, ayrıca sigorta primlerinin ve taksitlerinin de 3.879,28 TL ve 11.383,62 TL olarak ödendiği dolayısıyla dava konusu poliçelerin gerek sigorta teminatlarının ve gerekse ödenen sigorta primlerinin USD ve EURO bazında yabancı para birimi üzerinden değil, TL üzerinden düzenlenmiş ve ödenmiş olması nedeniyle dava konusu her 2 poliçenin de Dövize Endeksli Sigorta Poliçesi olmadığı, Dövize Endeksli Sigorta Poliçesinde sigorta teminatının ve sigorta priminin USD ve EURO bazında yabancı para birimi üzerinden yapılmasının temel esas olduğu, bu nedenle dava konusu her 2 poliçeden dolayı ödenecek hasar bedelinin, ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru baz alınarak belirlenecek TL bedel üzerinden ödenmesinin mümkün olmadığı, Sigorta eksperi tarafından yapılan hesap doğrultusunda; davacının uğramış olduğu gerçek zarar miktarı olan 552.471,36 TL ve 1.802.277,33 TL’den, sovtaj bedeli, eksik sigorta ve muafiyet miktarları tenzillerinin de yapılması suretiyle, davacı şirketin talep edebileceği gerçek zarar miktarının 410.940,70 TL ve 1.491.534,92 TL olmak üzere toplam 1.902.475,62 TL olduğu, davalı ... A.Ş. tarafından 215837101/1 nolu Leasing All Risk Sigorta Poliçesinden dolayı 410.940,70 TL ve ... nolu Leasing All Risk Sigorta Poliçesinden dolayı 1.491.534,92 TL olmak üzere toplam 1.902.475,62 TL tazminatın ödenmiş olduğu, ayrıca davalı ... A.Ş. tarafından 215837101/1 no.lu poliçeye istinaden %1 KDV karşılığı 4.109.40 TL ve ... numaralı poliçeye istinaden %18 KDV karşılığı 268.476,28 TL olmak üzere toplam 272.585,68 TL KDV'nin ödenmiş olduğu, buna göre davalı ... A.Ş.'nin KDV dahil toplam 2.175.061,30 TL tazminatı ödemiş olduğu, dolayısıyla dava konusu poliçelerden dolayı dava konusu olay ile ilgili olarak davalı ... A.Ş.’nin tüm sorumluluğunu yerine getirmiş olduğu ve sigorta poliçelerinden dolayı her hangi bir bakiye tazminat sorumluluğunun kalmadığı sonucuna varılmıştır. Davalı her ne kadar poliçelerde sigortalı olarak ... A.Ş.'nin yer aldığını, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini talep etmiş ise de; davacı vekilinin sunmuş olduğu banka kayıtlarına göre davalı sigorta şirketi tarafından ... A.Ş.'ne ödenen tazminattan bakiye borç düşüldükten sonra kalan kısmının davacı şirkete aktarıldığı, yine davalı sigorta şirketi tarafından davacı şirkete hasar nedeniyle doğrudan ödeme yapıldığı anlaşıldığından davalı tarafın husumet itirazı yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerden dolayı davalı ... A.Ş.'nin dava konusu poliçelerden dolayı dava konusu olay ile ilgili olarak tüm sorumluluğunu yerine getirdiği, ödemelerini tam olarak yaptığı ve sigorta poliçelerinden dolayı bakiye tazminat sorumluluğunun kalmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; her iki poliçede yabancı para üzerinden düzenlendiğini, prim tutarlarının da yine poliçelerde belirtilen 313.703,00 USD ve 646.132,00 EURO sigorta değerine göre poliçenin düzenlendiği tarihteki döviz kuru esas alınmak suretiyle hesaplandığını ve prim miktarlarının Türk Lirası karşılığı olarak tahsil edildiğini, sigorta poliçelerinde sigorta bedelinin açıkça hem döviz hem de Türk Lirası üzerinden gösterildiğinii poliçelerin "Teminat Kapsamı/Özel Şartlar" başlıklı 13.maddesinde hasar/prim ödemelerinin ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden belirlenecek Türk Lirası bedel üzerinden yapılacağının açıkça belirtildiğini, dosyada mübrez ve davalı yan tarafından yapılan hasar ödemesine yönelik hesaplamalarda 215837101/1 numaralı poliçe yönünden poliçe tarihindeki ve hasar tarihindeki USD kurunun, ... numaralı poliçe yönünden poliçe tarihindeki ve hasar tarihindeki EURO kurunun esas alındığını, poliçelerde uygulanacak muafiyetlerin dahi yabancı para üzerinden belirlendiğini, bilirkişi raporların eksik sigorta vurgusu yapılmış ise de olayda eksik sigorta söz konusu olmadığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, davalı şirket tarafından Leasing All Risk Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan ve davacı şirkete ait fabrikada meydana gelen yangın olayı neticesinde hasara uğrayan makinelere ilişkin hasar bedelinin eksik ödendiği iddiasıyla, bakiye zararın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile; davacı tarafından, davalı aleyhine 31.173,41 USD ve 110.214,61 Euro alacak için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 01/08/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafça 02/08/2018 tarihinde borca itiraz edilmesi üzerine İİK'nın 67.maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süre içerisinde eldeki davanın açıldığı tespit edilmiştir.Taraflar arasında; poliçelerdeki teminat bedelinin USD ve EURO olarak mı, yoksa TL olarak mı ödenmesi gerektiği konusunda ihtilaf vardır.Poliçeler;Dava konusu poliçeler incelendiğinde; 1-... poliçe numaralı Leasing All Risk Sigorta Poliçesinde; ... AŞ'nin sigortalı, davacının sigorta ettiren olarak yer aldığı, poliçenin 16/09/2016-2017 dönemini kapsar şekilde düzenlendiği, "Sigorta Konusu/Bedel (USD/TL)" kısmında "Sabit Makineler: 313.703,00 USD 923.635,74 TL", "Sigorta Teminatları" ve "Sigorta Bedeli/Limiti (TL)" kısmında; "Elektronik Cihaz Teminatı 923.635,74 TL, GLKHHKNH-Terör 923.635,74 TL, Deprem (ECS) 923.635,74 TL" olarak yer aldığı, "Döviz Kuru 2.94430" ibaresinin bulunduğu, "Net Prim: 3.694,55 TL, BSMV: 184,73 TL, Ödenecek Prim: 3.879,28 TL" olduğu, Prim Ödeme Tablosunda ise toplam 3.879,28 TL primin; 16/09/2016 tarihinde peşinat olarak 974,28 TL, kalan kısmının ise 5 taksit (16/10/2016, 16/11/2016, 16/12/2016, 16/01/2017, 16/02/2017) halinde ve her bir taksitin 581,00 TL olarak ödeneceği belirtilmiştir. Poliçenin "Teminat Kapsamı/Özel Şartlar" başlığı altında 13. maddesinde "Poliçelerde hasar / prim ödemeleri ödeme tarihindeki TC Merkez Bankası döviz satış kuru baz alınarak belirlenecek TL bedel üzerinden yapılacaktır" ifadesine yer verilmiştir. 2-... poliçe numaralı Leasing All Risk Sigorta Poliçesinde; ... AŞ'nin sigortalı, davacının sigorta ettiren olarak yer aldığı, poliçenin 19/12/2016-2017 dönemini kapsar şekilde düzenlendiği, "Sigorta Konusu/Bedel (EUR/TL)" kısmında "Sabit Makineler: 646.132,00 EURO 2.409.232,39 TL","Sigorta Teminatları" ve "Sigorta Bedeli/Limiti (TL)" kısmında; "Elektronik Cihaz Teminatı 2.409.232,39 TL, GLKHHKNH-Terör 2.409.232,39 TL, Deprem (ECS) 2.409.232,39 TL" olarak yer aldığı, "Döviz Kuru 3.72870" ibaresinin bulunduğu, "Net Prim: 10.841,54 TL, BSMV: 542,08 TL, Ödenecek Prim: 11.383,62 TL" olduğu, Prim Ödeme Tablosunda ise toplam 11.383,62 TL primin; 20/12/2016 tarihinde peşinat olarak 2.848,62 TL, kalan kısmının ise 5 taksit (20/01/2017, 20/02/2017, 20/03/2017, 20/04/2017, 20/05/2017, 20/06/2017) halinde ve her bir taksitin 1.707,00 TL olarak ödeneceği belirtilmiştir. Poliçenin "Teminat Kapsamı/Özel Şartlar" başlığı altında 13. maddesinde "Poliçelerde hasar / prim ödemeleri ödeme tarihindeki TC Merkez Bankası döviz satış kuru baz alınarak belirlenecek TL bedel üzerinden yapılacaktır" ifadesine yer verilmiştir. Ekspertiz raporları; ...poliçe numaralı Leasing All Risk Sigorta Poliçesi yönünden hasar bedeli 410.940,70 TL olarak, 213453972/2 poliçe numaralı Leasing All Risk Sigorta Poliçesi yönünden hasar bedeli 1.491.534,92 TL olarak hesap edilmiştir. Bilirkişi raporları;1-Mahkemece inşaat mühendisi ..., makine mühendisi ... , muhasebe ve finansman Dr. Öğr. Üyesi ... ve sigorta uzmanı Öğr. Görev. ... oluşan bilirkişi heyetinden alınan 28/08/2019 tarihli raporda; TTK'nın 1423/2 maddesinde; "Aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir." hükmünün yer aldığı, davacının her iki poliçede prim ödemesinin ve teminatın TL cinsinden değil USD ve Euro cinsinden yapılması gerektiği yönünde 14 gün içinde itiraz ettiğine dair bir bilgi ve belgenin yer almadığı, poliçelerde prim ödemelerinin TL olarak yapılması sebebiyle hasar bedelinin de TL olarak ödenmesi gerektiği, ekspertiz raporunda hesaplanan ve ödenen bedellerin kadri maruf olduğu, davacının ek hasar tazminat talebinde bulunmasının mümkün olmadığını belirtilmiştir. 2-Bilirkişi raporuna davacı vekilinin itirazı üzerine mali müşavir-bağımsız denetçi Prof. Dr. ..., yapı ve deprem mühendisi Prof. Dr. ..., makine mühendisi ... ve sigorta uzmanı ... oluşan bilirkişi heyetinden alınan 19/12/2019 tarihli raporda; sigorta poliçeleri gereğince tenzil edilmesi gereken eksik sigorta ve muafiyet tenzili yapılmaksızın davacının her iki poliçe yönünden uğramış olduğu gerçek zarar miktarının ayrı ayrı 552.471,36 TL ve 1.802.277,33 TL olmak üzere toplam 2.354.748,69 TL olduğu, dava konusu Leasing All Risk Sigorta Poliçelerinde; "Hasar/Prim ödemeleri ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru baz alınarak belirlenecek TL bedel üzerinden yapılacaktır." özel şartı mevcut ise de her 2 poliçenin tetkikinden de açıkça görüleceği üzere sigorta teminatlarının 923.635,74 TL ve 2.409.232,39 TL şeklinde TL üzerinden düzenlendiği ayrıca sigorta primlerinin ve taksitlerinin de 3.879,28 TL ve 11.383,62 TL olarak ödendiği, dolayısıyla dava konusu poliçelerin gerek sigorta teminatlarının ve gerekse ödenen sigorta primlerinin USD ve EURO bazında yabancı para birimi üzerinden değil, TL üzerinden düzenlenmiş ve ödenmiş olması nedeniyle Dövize Endeksli Sigorta Poliçesi olmadığı, Dövize Endeksli Sigorta Poliçesinde sigorta teminatının ve sigorta priminin mutlaka USD ve EURO bazında yabancı para birimi üzerinden yapılmasının temel esas olduğu, poliçelerin sigorta teminatlarının ve ödenen sigorta primlerinin USD ve EURO bazında yabancı para birimi üzerinden düzenlenmiş ve ödenmiş olması halinde, öncelikle ödenmesi gereken sigorta primlerinin de poliçenin düzenlendiği yabancı para birimi bazında, her ay ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası Döviz Satış kuru esas alınarak Türk Lirası olarak tahakkuk ve tahsil edilmesi gerektiği ancak bu durumda poliçe kapsamında gerçekleşecek bir hasar halinde ödenecek tazminatın hasar ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası Döviz Satış Kuru üzerinden Türk Lirası olarak ödenmesinin gerekeceği, sigorta teminatı yabancı para birimi üzerinden olup sigorta priminin/taksitlerinin TL olarak ödenmesinin ise kesinlikle mümkün olmadığı, bu takdirde poliçelerin Dövize Endeksli Sigorta Poliçesi olmayacağı, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin KDV dahil toplam 2.175.061,30 TL tazminatı ödemiş olduğu, dolayısıyla dava konusu poliçelerden dolayı davalı ... A.Ş.'nin tüm sorumluluğunu yerine getirdiği ve davacı tarafın başkaca bir tazminat talebinde bulunmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın "Sigorta Değeri" başlıklı 1460.maddesinde; "Sigorta değeri sigorta olunan menfaatin tam değeridir.", TTK'nın "Sigorta Bedeli" başlıklı 1461.maddesinde; "(1) Sigortacının sorumluluğu sigorta bedeli ile sınırlıdır. Sigorta bedeli, rizikonun gerçekleştiği andaki sigortalı menfaatin değerini aşsa bile, sigortacı uğranılan zarardan fazlasını ödemez. (2) Aynen tazmini öngören yeni değer sigortaları hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz." hükümleri yer almaktadır.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/10/2010 tarihli 2008/14143 E. 2010/10122 K. sayılı ilamı ile; "...davalı sigortacının düzenlediği poliçede, poliçe tanzim günündeki kur da gösterilerek sigorta değeri TL olarak kararlaştırılmış ve primi de TL olarak tahsil edilmiştir. TTK'nun 1299/2. maddesi uyarınca sigortacı poliçedeki sigorta değeri üzerinden sorumluluk altına girdiğine göre, tazminattan da TL olarak sorumlu tutulması icap eder. Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir...",Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2014 tarihli 2014/13156 E. 2014/19683 K. sayılı ilamı ile; "...Dava, 6762 sayılı TTK'nın 1301. maddesine dayalı olarak açılan rucuen tazminat istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Sigorta sözleşmeleri, tarafların tazmin şeklini serbestçe belirleyebilecekleri sözleşmelerden olup poliçede verilen teminat ve sigortalıdan tahsil edilen prim döviz üzerinden belirlenmiş ise hasarla ilgili tazminatın da döviz olarak belirlenmesi, aksi halde, yani poliçede verilen teminat ve sigortalıdan tahsil edilen primin TL üzerinden belirlenmesi halinde ise tazminatın da TL üzerinden belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda, dosyadaki poliçe örneğinden, teminatın TL üzerinden verildiği gibi sigorta primlerinin de TL üzerinden ödendiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece, tazminatın TL üzerinden tespiti ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde döviz üzerinden hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir..." yönünde karar verilmiştir. Dava konusu ... poliçe numaralı Leasing All Risk Sigorta Poliçesinde; Sigorta Teminat bedellerinin "Elektronik Cihaz Teminatı 923.635,74 TL, GLKHHKNH-Terör 923.635,74 TL, Deprem (ECS) 923.635,74 TL" olarak gösterildiği, yani riziko halinde ödenecek sigorta hasar bedelinin 923.635,74 TL olduğu, ayrıca ödenecek prim miktarının TL olarak belirlendiği ve peşin ödenen bedel dışında eşit taksitlere bağlandığı, "Sigorta Konusu/Bedel (USD/TL)" kısmında yer alan "313.703,00 USD 923.635,74 TL" şeklinde belirtmenin ise sigorta konusu olan ve finansal kiralama yoluyla alınan makinelerin bedelini gösterdiği, ... poliçe numaralı Leasing All Risk Sigorta Poliçesinde; Sigorta Teminat bedellerinin "Sigorta Bedeli/Limiti (TL)" kısmında; "Elektronik Cihaz Teminatı 2.409.232,39 TL, GLKHHKNH-Terör 2.409.232,39 TL, Deprem (ECS) 2.409.232,39 TL" olarak gösterildiği, yani riziko halinde ödenecek sigorta hasar bedelinin 2.409.232,39 TL olduğu, ayrıca ödenecek prim miktarının TL olarak belirlendiği ve peşin ödenen bedel dışında eşit taksitlere bağlandığı, "Sigorta Konusu/Bedel (USD/TL)" kısmında yer alan "646.132,00 EURO 2.409.232,39 TL" şeklinde belirtmenin ise sigorta konusu olan ve finansal kiralama yoluyla alınan makinelerin bedelini gösterdiği, Her ne kadar poliçelerde "Teminat Kapsamı/Özel Şartlar" başlığı altında 13. maddesinde "Poliçelerde hasar / prim ödemeleri ödeme tarihindeki TC Merkez Bankası döviz satış kuru baz alınarak belirlenecek TL bedel üzerinden yapılacaktır" ifadesine yer verilmiş ise de gerek primlerin, gerekse teminat miktarının TL olarak belirlenmesi, davacı tarafından primlerin aylık sabit taksitler halinde TL cinsinden ödenmesi hususları dikkate alındığında, hasar ödemesinin TL olarak yapılmasının poliçe hükümlerine uygun olduğu, yukarıda yer verilen emsal kararlarda da açıklanan bu hususlara yer verilerek hasar tazminatının TL cinsinden yapılması gerektiğine işaret edildiği, dosya kapsamında alınan raporlara göre ekspertiz raporunda tespit edilen ve davalı tarafça ödenen hasar bedelinin kadri maruf olduğu, davalı tarafça söz konusu bedellerin tam olarak ödendiği ve davacının bakiye zararı olmadığı tespit edilmekle, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 215,45 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 20/12/2023