T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1820
KARAR NO: 2023/1817
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2016/814 Esas
KARAR NO: 2020/171
KARAR TARİHİ: 28/02/2020
DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 20/12/2023
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili davacı şirketin Irak Devleti sınırları içersinde 2007 yılında ... adı altında başlattığı ticari faaliyet kapsamında Irak genelinde faaliyette bulunan en büyük ve kurumsal mağazalar zincirini oluşturduğunu, müvekkili şirketin Irak genelinde bulunan 14 adet mağaza/alışveriş merkezi ve 1 adet deposunun, davalı sigortacı tarafından 27.12.2013 tarihli ... Sözleşmesi ve bu sözleşmeye dayalı olarak düzenlenmiş 27.12.2013 tarihli 15 adet Yangın Paket sigorta poliçeleri ile teminat altına alındığını, davalı sigortacının yine 27.12.2013 tarihli sigorta sözleşmesine dayalı olarak 15 adet mağazayı kapsayan Elektronik Cihaz Sigorta Poliçesi (ECS), Makine Kırılması Sigorta Poliçesi (MKS), 3.Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ve İşveren Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesini düzenlediğini, yine 27.12.2013 tarihli sigorta sözleşmesine bağlı olarak 27.12.2013-27.12.2014 vadeli 2412465 numaralı Kâr Kaybı Sigorta Poliçesi ile 15 adet mağazada gerçekleşebilecek kar kaybı rizikolarını teminat altına aldığını, tüm mağazalar için geçerli olmak üzere düzenlenen 2412465 numaralı Kâr Kaybı Sigorta Poliçesi’nin sonsayfası “Açıklamalar” kısmında, 15 adet mağaza için belirlenmiş azami kâr kaybı teminatlarının ayrı ayrı gösterildiğini, toplam teminatın 9.150.000.-USD olduğunu, dava konusu taleplerinin de bu kâr kaybı poliçesine dayalı kâr kaybı zararına ilişkin olduğunu, Irak'ta ticaret yapmaya çalışan müvekkili şirketin, 10 Haziran.2014 tarihinden bu yana IŞİD (DAEŞ) örgütünün Irak genelinde yarattığı terör ve buna bağlı kaos ortamı ile halk hareketlerinden ciddi olarak etkilendiğini, müvekkili şirketin Irak’ın güneyinde bulunan mağazalarında 16 Haziran 2014 tarihinde başlayan, kuzeyinde bulunan mağazalarında ise 06 Ağustos 2014 tarihinde başlayan olaylarda maddi/fiziki zararlar oluştuğu gibi kâr kaybı zararlarının da oluştuğunu, ticari faaliyetlerinin durma noktasına geldiğini, ciroda ve satışlardaki düşme sonucu meydana gelen kâr kayıplarının halen devam ettiğini, somut olaylar sonucu dava konusu poliçe teminatları içerisinde yer alan grev, lokavt, kargaşalık, halk hareketleri, kötü niyetli hareketler ve terör (GLKHH-KNH ve terör) rizikosunun gerçekleştiğini ve davalı sigortacının tazmin yükümlülüğünün doğduğunu, nitekim davalı sigortacının da terör rizikosunun gerçekleştiğini kabul ederek kâr kaybı zararlarının bir kısmını ödediğini, ancak kuzey mağazalarındaki kar kaybı zararlarının hiç ödenmediğini, güney mağazalarındaki kâr kaybı zararlarının ise eksik ödendiğini, müvekkili şirketin sözlü ihbarlarının yanı sıra Beşiktaş ... Noterliği’nden keşide ettiği 17 Haziran 2014 tarih ve ... yevmiye no lu ihbarnamesi ile "rizikonun gerçekleştiğini" davalı sigortacıya ihbar ettiğini, alınacak önlemleri ve yapılacak işlemi sorduğunu, davalı sigortacının herhangi bir yönlendirme yapmadığını, zararı önleme ve azaltmaya yönelik hiçbir talimat vermediğini, müvekkilinin her türlü önlemi alarak faaliyetine devam ettiğini, ancak talep edilen zararların oluşmasını önleyemediğini, yine müvekkili şirketin 20.06.2014 tarihinden 19.12.2014 tarihine dek 6 ayrı ihbar/ihtar yazısıyla her durumu davalı sigortacıya bildirdiğini ve hasar tazminatlarının ödenmesini talep ettiğini, hasar ihbarı üzerine davalı sigortacının, önce kendisinin eksper tayin etmeyip reasürör firmanın görevlendirdiği eksperin incelenmesini beklediğini, bu eksperin 4 ay süren ve poliçe koşullarına uygun olmayan çalışmaları üzerine ekspertiz yapmak için ... Ltd.Şti.’ni görevlendirdiğini, davalı sigortacının ... Ltd. Şti.’nin müvekkili şirketin kayıtları üzerinden yaptığı inceleme sonucu düzenlenmiş 09.12.2014 tarihli raporuna dayalı olarak, müvekkilin maddi/fiziki zararları karşılığında, GLKHH-KNH ve terör rizikosu poliçe azami teminatı olan 3.000.000.-USD (Amerikan Doları) tazminatı müvekkili şirkete ödediğini, bu tazminat ödenirken müvekkili şirketin sadece Irak’ın güneyinde bulunan 9 adet mağazasındaki maddi/fiziki zararlarının poliçe azami limitini aşması nedeniyle başkaca bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, halbuki; IŞİD Terör Örgütünün yarattığı terör ve kaos ortamının Irak genelindeki tüm (14 adet) mağazalarda maddi/fiziki zararlara neden olduğunu, müvekkili şirketin fiziki zararları çok daha büyük olmasına rağmen poliçe azami teminatı ödendiğinden, bu durumun tartışma konusu yapılmadığını, davalı sigortacının, yine aynı eksperlik şirketinin 09.12.2014 tarihli Kâr Kaybı İcmal Raporu’na dayalı olarak, Irak güneyindeki 9 adet mağaza için müvekkil şirkete 2.107.889,-USD kısmîi kâr kaybı tazminatı ödendiğini, davalı sigortacının kâr kaybına ilişkin ödeme yaparken müvekkilin kâr kaybı zararının artarak devam ettiğini, tazminat süresinin (12 ay) henüz dolmadığını ve müvekkilinin tüm mağazalarında kâr kaybı oluştuğunu, bu durumun dosyaya sunulu ihtar yazılarında söz konusu edildiği gibi sözlü olarak da müteaddit kere davalı sigortacıya bildirildiğini, 6102 sayılı TTK’nun 1427. maddesinin “gerekçesinden” anlaşılacağı üzere, davalı sigortacının sigorta sözleşmesinden doğan en temel borcunun, riziko gerçekleştiğinde tazminat ödeme borcu olduğunu, davalı sigortacının, kar kaybına ilişkin olarak, yasadan ve poliçeden kaynaklanan gerçek zararı karşılama yükümlülüğünü layıkıyla ifa etmediğini, tazminat ödeme yükümlülüğünü kısmen ve eksik ifa ettiğini, davalı sigortacının ödediği kâr kaybı tazminatı eksik ve müvekkili şirketin gerçek zararını karşılamıyor olmasına rağmen, ayrıca tazminat süresindeki tüm zarar belirlenmemiş olmasına rağmen, müvekkili şirketin, zararının bir kısmını gidermek amacına yönelik olarak, kendisine önerilen ve dayatılan tazminatı ihtirazı kayıtla kabul ettiğini, davalı sigortacı ve tayin etmiş olduğu sigorta eksperinin kâr kaybı hesabında, davacı şirketin Irak Mağazalarının, Ankara Merkezde tutulan bilgisayar verilerini kullandığını, davalı sigortacının hasar olduğu günden bu güne Irak’a hiç gitmemiş olduğunu, müvekkili şirketinin Ankara merkezinde bulunan bilgisayarlarındaki bu verileri kullanarak zarar ve tazminat hesabı yapıldığını, Irak’ta herhangi bir resmi kaydın mevcut olmadığını, müvekkili şirketin, Türkiye’den Irak’a ihracatına ilişkin resmi verilerin belli olduğunu, bu belgelerin ve 2012 ve 2013 yıllarına ait bağımsız denetim raporlarının dosyaya sunulduğunu, ayrıca Irak mağazalarının marka kodu, EAN kodu ve mal cinsini de gösteren fiili sayım ve stok kayıtlarının da dosyaya sunulduğunu, her bir kaydın mağaza büyüklüğüne göre 15.000-20.000-25.000 satır aralığında olduğunu, yine her bir mağaza(Şube) bazında günlük, aylık, yıllık ve toplam cirolar ve giderleri gösterir kayıtların, mağaza bazında stok devirleri, dönemsel ve yıllık kar/zarar tablolarının müvekkili şirketin Ankara merkezindeki bilgisayarlarında bu gün için halen mevcut olduğunu, bu konularda uzmanlığı bilinen ... Sigorta Ekspertiz Hiz. Ltd. Şti.’ne (...) konunun incelettirildiğini, bu şirketin düzenlemiş olduğu 15.06.2015 tarih ve 15/06/ÖE-375 no.lu özel ekspertiz raporunun temin edildiğini, raporun aynı kayıtlar esas alınarak hazırladığını, davalı sigortacıya ibraz edilen tüm belgelerle 31.05.2015 tarihi itibariyle güncellenmiş verilerin esas alınmış olduğunu, bu belge ve verilerin müvekkili şirketin bilgisayar kayıtlarından teyit edilerek hazırlanmış olan 15.06.2015 tarihli ekspertiz raporunda; eksik sigorta uygulanması halinde 14 mağaza için ödenmesi gereken toplam bakiye tazminat tutarının 5.282.122,02 USD olarak belirlendiğini, eksik sigorta uygulanmaması halinde 14 mağaza için ödenmesi gereken bakiye tazminat tutarının 6.792.101 USD olarak belirlendiğini, ....Ltd.Şti. tarafından hazırlanmış 15.06.2016 tarih ve 15/06/ÖE-375 no.lu ekspertiz raporuyla da müvekkili şirketin talebindeki haklılığın ortaya çıktığını, ....Ltd. Şti’nin 15.06.2015 tarihli raporunun temini üzerine, davalı sigortacıya 23.06.2015 tarihinde elden teslim edilen aynı tarihli dilekçe ve eki belgelerle bu durum izah edilerek, 8.900.000.-USD’den haricen ödenen 2.107.889.-USD tazminatın tenziliyle bakiye 6.792.101.-USD kâr kaybı tazminatının ödenmesinin davalıdan talep edilmiş olduğu, ancak, davalı sigortacının ek ödeme yapmaması üzerine Sigorta Tahkim Komisyonuna müracaat edilmiş olduğunu, Hakem Heyetinin 29.04.2016 tarih ve K.2016/11655 karar no.lu kararla, “uyuşmazlığın, hakemlere tanınan yasal süre içerisinde sonuçlandırılmasının mümkün olmadığı” gerekçesiyle, dosyadan el çektiğini, bu nedenle işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını beyanla 6.792.101 USD ek kar kaybı tazminatının, temerrüt tarihi olan 23/06/2015 tarihinden işleyen Devlet bankalarının Amerikan Doları ile açılmış 1 yıl vadeli ticari mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranıyla birlikte fiili ödeme tarihindeki T.C Merkez Bankası Döviz Satış kuru karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davacı şirket, talep ve beyanları ile; Poliçe 1'in 2. sayfasında yer alan kloz, poliçeler ve “Yangın Sigorta Poliçesine Bağlı Kâr Kaybı Sigortası” Genel Şartları kapsamında verilmiş teminatların konu ve kapsamını, sigorta sözleşmesinin ruhuna, poliçe metnine, durumun özelliğine ve teminat kapsamına aykırı, keyfi bir şekilde kendi lehine genişletme çabasında olduğunu, davalı müvekkilimiz şirket, tayin edilen sigorta eksperi tarafından hazırlanan raporda yer alan tespitler ve belirlenen tutar üzerinden, poliçe 2'de yer alan “kar kaybı” teminatı limit ve şartları çerçevesinde, davacı şirketin zararını tazmin ettiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, hükme esas alınan kök ve ek raporlardaki açıklamalar tekrarlanarak davacı şirketin Irak’ta riskler devam ettiği öngörüsü ile poliçe azami teminat süresi için kâr kaybı talebinde bulunamayacağı, yangına bağlı kâr kaybı poliçesinin davacı şirketin genel risk ve kayıpları ile teminata konu rizikolarına bağlı tüm finansal ve ticari kayıplarını davalı şirketten talep edemeyeceği, Kuzey mağazalarının teminat kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; bilirkişi heyetinin, hüküm kurmaya elverişli olmayan kök ve ek raporlarını, kopyala yapıştır sistemiyle aynen karara geçirilerek gerçek anlamda mahkeme tarafından gerekçelendirilmemiş bir hüküm oluşturulduğunu, bilirkişi heyetinin uyuşmazlık konusunda yeterli bilgi ve birikime sahip olmadığından yeterli inceleme yapılmadığı gibi itirazlarının karşılanmadığını, Her şeyden önce belirtmek gerekir ki; orta yerde özel yasalarla düzenlenmiş bir “sigorta sözleşmesi” ve buna bağlı olarak düzenlenmiş sigorta poliçeleri olduğunu, müvekkil sigortalı, maddi vakıayı ve buna bağlı oluşan zararını ispat etmiş olup, bunlar dışında başkaca ispat külfeti olmadığını, gerçekleşen ve devam eden bu rizikoya bağlı olarak müvekkil şirketin mağazalarında meydana gelen fiziki zararlar, dosyaya sunulan deliller ve özellikle mağaza müdürleri tutanaklarıyla ispat edilmiş, kar kaybı zararları da dosyaya sunulu mali kayıtlar ve ... Sigorta Ekspertiz Hiz. Ltd. Şti.’ nin, 15.06.2015 tarih 375 no.lu ekspertiz raporu ile ispatlandığını, müvekkil beyanlarının aksi ispat edilemediğini, o halde, eksik ödenen güney mağazaları dışında kuzey mağazaları için de kar kaybı hesabı yapılması gerektiğini, olayın ve zararın politik risk ile ilgili olmadığını, Işid terör örgütünün gerçekleştirdiği terörist eylemler, kargaşalık, halk hareketleri ve kötü niyetli hareketlerden doğduğu, poliçe teminatı altındaki riskin gerçekleşmesi sonucu kar kaybı zararının doğmuş olduğu detaylı bir şekilde izah edildiğini, kaldı ki; Yangına Bağlı Kar Kaybı Sigortası Genel Şartlarında, “hasara uğrama ve meydana gelen zararlar” ibaresi kullanılmıştır. Zarar kavramı hasar kavramından daha geniş bir kavram olduğundan, genel şartların sigortalı lehine, geniş yorumlanması ve zararın, fiili bir hasar aranmaksızın, sigortalının durumunun riziko öncesi halini muhafaza etmemesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, poliçe üzerinde yazılı Kar Kaybı Klozunda da, “işletmenin ticari faaliyetinin durması veya yavaşlaması nedeniyle meydana gelecek cirodaki azalma sonucu azalan kar ve sabit masraflar” ibareleri kullanıldığını, Dava dilekçemiz ekinde sunulan CD içerisinde, davalı sigortacının harici ve kısmi tazminat ödemesine esas aldığı müvekkil şirket kayıtlarının 31.05.2015 tarihi itibariyle durumu CD halinde davalı sigortacıya sunulduğunu, 2012 ve 2013 yıllarına ait Bağımsız Denetim Raporları da dosyaya sunulduğunu, ayrıca, Irak mağazalarının marka kodu, EAN kodu ve mal cinsini de gösteren fiili sayım ve stok kayıtları da dosyaya sunulduğunu, yine her bir mağaza (şube) bazında, günlük, aylık, yıllık ve toplam cirolar ve giderleri gösterir kayıtlar ile mağaza bazında stok devirleri, dönemsel kar zarar tabloları, yıllar bazında kar zarar tabloları dosyaya sunulduğunu, anılan kayıtlar dahil, müvekkil şirketin Irak ile ilgili tüm kayıtları bu CD içerisinde olup davalı sigortacı, bu kayıtları esas alarak, fiziki zararlara ilişkin yangın poliçe azami teminatı olan 3.000.000,00 USD tazminat ödediğini, kar kaybı zararlarına ilişkin de, eksik de olsa 2.107.889,00 USD kar kaybı tazminatı ödediğini, dosyaya sunulu ve tazminat hesabında dikkate alınan bu kayıtlar, davalı sigortacının kabulünde olduğunu, ... Ekspertiz firması da bu kayıtları esas alarak rapor hazırladığını, ayrıca, 05.07.2019 tarihli 1. ek bilirkişi raporunda da bu kayıtlar esas alınarak tazminat hesabı yapıldığını, davalı sigortacının, kar kaybı tazminatını “iyiniyet prensibiyle” ödediği iddiasının, bilirkişi heyetince ve dolayısıyla yerel mahkemece kabul edilmiş olmasının hiçbir yasal mesnedi olmadığını, ibranameler üzerinde de bu şekilde bir ibare de olmadığını, kaldı ki, bu devirde hangi sigortacı iyi niyetle 2.107.889,00.USD tazminat ödediğini iddia edebilir, Yerel mahkeme, dosyaya sunulu “hasar protokolü” ve “ibranameler” üzerinde de değerlendirme yapmadan, bu konuda da bilirkişi heyetinin hatalı incelemelerini direkt olarak karara geçtiğini, bu nedenle taraflar arasında “mutabakat” olduğu yönünde hatalı sonuca ulaştığını, dosyaya sunulu “hasar protokolü” adlı belge, yangın sigorta poliçelerine ve hasarına ( fiziki zararlara ) ilişkin olup, dava konusu kar kaybı sigorta poliçesine ilişkin olmadığını,Yerel mahkemenin, bilirkişi heyetinin yetersiz bilirkişi raporlarını esas alarak, TTk 1453. maddeye dayalı olarak iki ayrı bağımsız poliçeden bahsedilemeyeceği, yangın sigorta poliçesi terör teminatı limitinin tükenmiş olması nedeniyle kar kaybı zararlarının da karşılanmayacağı kanaatine varması ve kar kaybı zararlarını yangın sigortası genel şartlarına göre belirlemeye çalışması eksik inceleme ve değerlendirme olup, sigorta hukukuna ve sigorta sözleşmesi hükümlerine aykırı olduğunu, öncelikle belirtmek gerekir ki; orta yerde 27.12.2013 tarihli çerçeve sözleşmeye dayalı olarak düzenlenmiş iki ( 2 ) değil, yirmi ( 20 ) adet sigorta poliçesi olduğunu, davalı sigortacı, yine 27.12.2013 tarihli çerçeve sözleşmeye dayalı olarak, 27.12.2013 tarihinde, 15 adet mağazayı kapsayan ... numaralı 1 adet Elektronik Cihaz Sigorta Poliçesi ( ECS ), ... numaralı 1 adet Makine Kırılması Sigorta Poliçesi ( MKS ), 2414207 numaralı 1 adet 3.Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ve ... numaralı 1 adet İşveren Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi olmak üzere 4 adet poliçe daha düzenlediğini, ve nihayet davalı sigortacı, yine 27.12.2013 tarihli Sigorta Sözleşmesine bağlı olarak yine 27.12.2013 tarihinde düzenlediği 2412465 numaralı 1 adet Kar Kaybı Sigorta Poliçesi ile 15 adet mağazada gerçekleşebilecek kar kaybı rizikolarını teminat altına alındığını, bu poliçenin toplam teminatı 9.150.000,00.USD olup karşılığında müvekkil şirketten 23.189,71.USD prim tahsil edildiğini, bilirkişiler ve yerel mahkeme de iki farklı tür poliçeden bahsettiğini ancak bunların birbirinden bağımsız olmadığını beyan etttiğini, ancak orta yerde birbiriyle bağlantılı ve fakat iki farklı tür sigorta poliçesi olduğunu, iki poliçe arasındaki tek bağlantı, kar kaybı zararlarının, yangın sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış olan risklerden birinin gerçekleşmiş olması sonucuna bağlı olması olup Kar Kaybı Sigorta Poliçesinde ... Depo’nun 250.000.USD kar kaybı teminatı hariç 8.900.000.-USD kar kaybı teminatı olduğunu, Kar Kaybı Sigorta Poliçesinden ödenen 2.107.889.-USD kısmi tazminatın tenziliyle bakiye 6.792.111.-USD kar kaybı teminatı ( sigorta bedeli ) kaldığını, Kar Kaybı Sigorta Poliçesi sigorta teminatı/bedeli sona ermemiş olup, riziko gerçekleşmiş ve son bulmamış olduğundan, koşulları mevcutsa bakiye teminatın da tazminat olarak ödenmesi gerektiğini,Poliçede azami 12 aylık tazminat süresi yazdığını, riziko daha az sürmüşse ne kadar sürdüyse o kadar süre tazminat hesabı için esas alınmalı, ancak riziko 12 ay ve daha fazla sürdüyse azami süre olan 12 ay tazminat hesabına esas alınması gerektiğini, burada da TTK 1409/2 maddesi uyarınca ispat külfeti davalı sigortacıda olduğunu, davalı sigortacı, somut hadisede, tazminat ödeme yükümlülüğünün doğmadığını ya da rizikonun sona erdiğini, müvekkilimin normal faaliyetine başladığı tarihi, yani tazminat süresinin 12 aydan daha az olduğunu ve iddia ettiği diğer tüm hususları somut kanıtlarla ortaya koyamadığını, aksine müvekkil şirket, kar kaybının 12 aydan daha fazla devam ettiğini ortaya koyduğunu, bu nedenlerle tazminat süresi 12 ay olarak esas alınarak, müvekkilin 14 adet mağazası için 12 aylık kar kaybı hesabı yapılması gerektiğini, Tazminat hesabında eksik sigorta uygulanmaması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, bir an için aksi tartışılsa dahi, davalı sigortacı tarafından gerekli ve yeterli bilgilendirme yapılmadığından, son iki yılın net karlarına göre her bir mağazanın kar kaybı teminat tutarları belirlendiğini, bu durumda, eksik sigorta değerlendirilmesinde, poliçe teminatlarının, önceki yıllar net karı ile karşılaştırılması gerektiğini, müvekkil şirkete, gerekli ve yeterli bilgilendirmeyi sağlamayan, poliçe genel şartlarının hilafına teminat belirlenmesine neden olan davalı sigortacının, dava konusu hasardan sonra, genel şartlardaki tanımları ileri sürerek, eksik sigorta değerlendirmesinde, poliçe teminatlarını önceki yıllar brüt karı ile karşılaştırması ve neticesinde eksik sigorta uygulamaya kalkması davalı sigortacının ağırlaştırılmış özen yükümlülüğü ve dürüstlük ilkelerine aykırı olup, hukukça korunmayacağını Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere, bir an için, tazminat süresinin 5 ay olduğu ve hesapta eksik sigorta uygulanacağı tartışılsa dahi; bu halde de 14 mağaza için 5 aylık tazminat süresine göre tazminat hesabı yapılması gerektiğini, bilirkişi heyeti, 05.07.2019 tarihli 1.EK Raporunda, eksik sigorta uygulayarak, 14 mağaza için bu tazminat hesabını yaptığını, buna göre, Kuzeydeki 5 adet mağaza için 796.548,19.USD, Güneydeki 9 adet mağaza için 2.702.120,33.USD olmak üzere toplam 3.498.668,52.USD ödenmesi gereken tazminat hesapladığını, poliçede yazılı tanımlara göre, kira, personel gideri, elektrik, su vb gibi sabit masraflar (faaliyet giderleri/işletme masrafları) poliçe teminatı altında olup, brüt kar hesabında sabit masrafların (faaliyet giderleri/işletme masrafları) tenzil edilmemesi gerektiğini, bu nedenle, bilirkişi heyetinin hesabın en sonunda belirlenen kar kaybı zarar tutarından %25 oranında faaliyet giderleri tenzil etmesi hatalı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; yaklaşık 7 milyon dolarlık bir davada 4 yıllık hukuk mücadelesine, verilen tüm emeklere rağmen hem Kanun'a hem de tarifenin diğer maddeleriyle çelişir şekilde 2020 yılında AAÜT'ne eklenen 13/4. Madde fıkrasına göre müvekkilimiz şirket lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğundan, mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilerek müvekkil şirket lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, işyeri sigorta poliçesi kapsamında uğranılan kar kaybının tazmini istemine ilişkindir. Somut olayda uyuşmazlık; davacının, sigorta konusu riziko adreslerindeki faaliyetlerinden dolayı kar kaybı yaşanıp yaşanmadığı, kar kaybının iki ayrı poliçe ile teminat altına alınıp alınmadığı, kar kaybı klozunun, yangın sigorta sözleşmesi kapsamında teminat altına alınan risklerin gerçekleşmesi ile ortaya çıkan hasar ve kayıplar sonucu, ticari faaliyetin kısmen veya tamamen durması veya aksaması nedeniyle mi yoksa Irak ülkesinin genelindeki terör dahil ekonomik, siyasi ve politik olaylara bağlanabilecek durumlardan dolayı mı teminat altına alındığı ile kar kaybına ilişkin zarar miktarına ilişkindir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup sigorta uzmanı, mali müşavir ve hukukçu bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 26/07/2018 tarihli kök raporda özetle; "1-Poliçelerin Tespiti Ve DeğerlendirilmesiA-Sigorta Sözleşmesi (“Çerçeve Sözleşme”):Davacı şirket ile davalı ... arasında 27.12.2013 tarihinde düzenlenen poliçelere ilişkin imzalanan ortak hükümleri, usul ve esasları düzenleyen çerçeve sözleşmedir.a-) Fiziki Hasar / Yangın Ek teminatları için, hasar tazminatı yeni değer esasına göre hesaplanırken"Tüm mağazaların emtia değerleri % 10'a kadar fazlalık teminat içinde olup, % 20'ye kadar için prim alınarak otomatik kuvertür altındadır" hükmü bulunmaktadır.Toplam teminat (tüm mağaza toplamı ana poliçede) % 20 den fazla mal yoksa, mağazalardaki fazlalık teminat altındadır. (Proporsiyon yapılamaz.)b-) Kâr Kaybı ( Sayfa 5'ten itibaren)Alış faturası olmayan emtia, hesaplamaya dahil edilmeyecektir.Hasar sonrası mal tedariki v.s.'nin gümrüklerde uzun süreyi aşan beklemeleri- kar kaybı süre uzamasına dahil değildir.Ciro ve brüt kar oranı, Türkiye mali kayıtlarına göre yapılıp Irak Yerel makamlarına beyan edilen ciro ve kayıtla desteklenecektir. (Madde 21) c-) Her mağaza kapasitesine göre değerlendirilip hasar anında diğer mağaza ciroları ve mal transferleri imkanından sigortacı faydalanacaktır.ç-)Uyuşmazlık halinde Sigorta Tahkim Kurulu ve İstanbul Anadolu Mahkemesi ve İcra Daireleri yetkilidir. (Madde 29)B-Yangın Sigortası Poliçeleri Ve Bilgilendirme Formu (“Poliçe 1”):Her bir mağaza için toplamda 15 adrese dair teminatın toplandığı tek bir poliçe olup bu poliçe üzerinde yangın ve ek teminat bedelleri ile yangına bağlı kâr kaybı bedelleri ayrı ayrı gösterilmiştir. Örneğin; fiziki hasarlar için, sigorta bedeli: “GLKHHKNH-Terörizm Hasarlarında sigortacının sorumluluğu her bir hasarda ve poliçe süresinde toplam 3.000.000 USD’yi aşmayacaktır.”
Yangına Bağlı Kar Kaybı Klozu: Ticari faaliyetini kısmen veya tamamen durması veya aksaması nedeniyle oluşan kar kayıpları belirtilen bedele kadar teminat altına alınmıştır. (Poliçe son sayfası)C- Yangına Bağlı Kar Kaybı Sigortası Poliçesi Ve Bilgilendirme Formu (2412465) (“Poliçe 2”): Bu poliçenin hüküm ve şartları aşağıdaki şekilde özetlenebilir:• Poliçe Başlangıç ve Bitiş: 27.12.2013 – 27.12.2014 • Sigorta Bedeli: 9.150.000 USD •Sigorta Teminatı: Sabit Kıymet (Dekorasyon, Makine Tesisat, Elektronik Cihaz ve Demirbaş Bedelinden oluşmaktadır.) Bedeli (7.970.000 USD)’nin %40 Kar Kaybı sigortalarında, kar kaybı teminatı sabit kıymet sigorta bedelinin %40’ı ile sınırlıdır.• Muafiyet: (Poliçe Sayfa 2 de yer alan “Kâr Kaybı Muafiyet Klozu”) • “Poliçede alınmış olması şartı ile, Deprem ve Yanardağ Püskürmesi riski hariç, diğer risklerinin gerçekleşmesi sonucu oluşan kâr kaybı hasarlarında 7 (yedi) gün muafiyet uygulanır.” • Müşterek Sigorta: Bu sigorta %100 sigorta bedelinin %20 si sigortalı üzerindedir. • Teminat Tanımı: “Yangın Sigortasına Bağlı Kar Kaybı Sigortası Genel Şartlarındaki hükümler saklı kalmak koşulu ile, işletmenin poliçede belirtilen yangın ve ek teminatlar nedeniyle zarara uğraması sonucu, ticari faaliyetin durması veya yavaşlaması nedeniyle hasarın meydana gelecek cirodaki azalmanın sonucu azalan karı ve devam eden sabit masrafları, poliçede belirtilen limitler ve muafiyetler dahilinde teminata alınır.” 2-Yangına Bağlı Kâr Kaybı Sigortası Genel Şartları “Sigortanın Konusu”:A.1 maddesine göre: “Bu sigorta ile; bir ticari faaliyetin yürütülmesinde kullanılan taşınır ve taşınmaz değerlerde, bir yangın sigorta sözleşmesi kapsamında teminat altına alınan risklerin gerçekleşmesi ile ortaya çıkan hasar ve kayıplar sonucu, ticari faaliyetin kısmen veya tamamen durması veya aksaması nedeniyle oluşan kar kayıpları, sigortacı tarafından poliçede belirtilen sigorta bedeline kadar teminat altına alınmıştır.”Bu düzenlemelerden yangına bağlı kâr kaybı poliçesinin, teminat altına alınan risklerin gerçekleşmesi ile ortaya çıkan hasar ve kayıplar sonucu, ticari faaliyetin kısmen veya tamamen durması veya aksaması nedeniyle oluşan kar kayıpları içerdiği, finansal kayıp poliçesi gibi çalışmadığı, genel ticari risk ve kayıpları ile teminata konu rizikolara bağlı kar kayıplarını içermeyeceği anlaşılmaktadır.Bu poliçe çerçevesinde geçerli bir kâr kaybı zararından söz edebilmek için poliçe özel şartları, klozlar ve genel şartlarında yer alan hükümler gereğince aşağıdaki şartların gerçekleşmiş olması gerekecektir: •Kâr kaybı zararı; Poliçede listelenen olaylardan yangın sigorta sözleşmesi ve yangın sigortası genel şartları hükümleri uyarınca teminat altına alınmış riskin (ki ihtilaf bakımından terör ve buna bağlı hareketler) poliçede tanımlı riziko adreslerindeki yerlerde gerçekleşmesi ile ortaya çıkan fiziksel hasar ve kayıplar sonucu meydana gelmiş olmalıdır. •Anılan rizikoların gerçekleşmesi sonucu, iş amacıyla sigortalı tarafından kullanılan poliçede tanımlı riziko adresleri/yerlerde ve buradaki emtiada hasar veya kayıp meydana gelmiş olmalıdır. •Riziko adresindeki yerlere /emtiaya gelen hasar veya kayıplar, poliçede belirtilen riziko adreslerinde sigortalı tarafından yürütülen ticari faaliyetin kısmen veya tamamen durması veya aksamasına neden olmalıdır. •Ticari faaliyetin kısmen veya tamamen durması veya aksaması, poliçede tanımlanan olay (ki ihtilaf bakımından “terör ve buna bağlı hareketler”) neticesinde gerçekleşmelidir. Kâr kaybı teminatı, poliçede tanımlanan ticari faaliyet ile, ve yangın sigortası poliçesi kapsamında teminat altına alınan yerler ile sınırlıdır. •Sigortalanan olaylar (ki ihtilaf bakımından “terör ve buna bağlı hareketler”) nedeniyle meydana gelen hasar veya kayba karşı mülk üzerinde sigortalının menfaatini sigorta altına alan geçerli bir yangın poliçesi bulunmalı ve bu poliçe kapsamında talebin sigortacı tarafından Sigortacı tarafından tazmin edilmiş veya sorumluluğunun kabul edilmiş olmalıdır. Bu anlamda, Yangın poliçesi kapsamında, sahtekarlık, teminat dışında bir hal, bir ön şartın veya yükümlülüğün ihlali veya limitin tükenmesi dahil herhangi diğer bir nedenle sigortacı tarafından talebin karşılanmadığı durumda, kâr kaybı sigortası bakımından da geçerli bir talep oluşamayacağı anlaşılmaktadır.3-Tazminat Hesabı: Bu konuda iki temel düzenleme olduğu görülmektedir. a-)Yangına Bağlı Kâr Kaybı Sigortası Genel Şartları “Tazminatın Hesabı” B.6. maddesine göre aşağıdaki usul ve esaslara göre hareket edilecektir:“Sözleşmede Sigortacı tarafından Sigortalının ticari faaliyetinin özelliği gereği ayrı bir hesap tarzı belirtilmedikçe ve tanımlama yapılmadıkça, Sigorta Tazminatı; cirodaki azalma ve iş maliyetindeki artış sonucu ortaya çıkan brüt kar kaybından, tazminat süresi içinde brüt kardan ödenmesi gereken, ancak hasar nedeniyle ödenmeyen veya tasarruf edilen işletme giderleri düşülerek hesaplanması gerekir.Cirodaki Azalma Sonucu Meydana Gelen Brüt Kar Kaybı: Brüt kar oranının tazminat süresi içinde ve hasar sebebiyle azalmış olan ciro miktarına (standart ciro ile elde edilen ciro arasındaki farka) uygulanmasından elde edilen miktarın esas alınmalıdır.İşletme Maliyetindeki Artıştan Kaynaklanan Brüt Kar Kaybı: Cirodaki azalmayı önlemek amacıyla gerekli ve kabul edilebilir nitelikteki maliyet artışıdır. Ancak bu artışın, tazminat süresi içinde yapılmış olması ve azalması önlenen ciro miktarına, brüt kar oranının uygulanmasıyla elde edilecek tutarı aşmaması gerekir.Poliçede yer alan tüm hesaplamalarda Katma Değer Vergisi hariç tutulacaktır. b-) Poliçe 2 özel şartları :Sigorta Sözleşmesi 15 ve 21. Maddeler, “Hasar tespiti çalışmalarında Sigortalının Türkiye’de bulunan kayıtları dikkate alınacak olup, varsa Irak’ta yerel makamlara verilen kayıtlarla desteklenecektir.” hükmünü içermektedir.“Kâr Kaybı Klozu”nda, kâr kaybı sigortası bakımından hasar süreçlerinde tanım, hasar, usul ve esaslar kabul edilmiştir. 4-Tazminat Süresi: Genel Şartlar A.3 tazminat maddesine ve A.1 maddelerine yapılan atıfla;“A.3- Tazminat Süresi: Sigortacı, A.l maddesinin ikinci fıkrasındaki şartların gerçekleşmesi kaydıyla, hasarın meydana geldiği andan, ticari faaliyetin durma veya aksamasının tamamen giderildiği ana kadar geçecek süre içinde ve poliçede belirtilen azami tazminat süresini aşmamak kaydıyla, meydana gelecek kar kaybından sorumludur. Azami tazminat süresi poliçeye yazılır.”Bu madde anlamında, gerçekleşmesi aranılan ilgili genel şart A.1. maddesi ikinci fıkrasındaki şartlar ise şu şekildedir:“Sigortacının kar kaybı sigortası kapsamında ödeme yapması için sigortalının ticari faaliyeti yürütürken kullandığı bina, makine, donanım, demirbaş ve emtianın geçerli bir yangın sigorta sözleşmesinin teminat altına aldığı risklerin gerçekleşmesi sonucu hasara uğraması ve meydana gelen zararların ilgili sigortacı tarafından tazmin edilmiş veya sorumluluğunun kabul edilmiş olması şarttır.” 5-Hasarın Kapsam Ve Tutar Olarak Tespitlerin Değerlendirilmesi: Davacı tarafından Türkiye'deki kayıtları dışında, Irak'ta bulunan resmi kayıtlar bilirkişi incelemesine kadar dosyaya sunulmamıştır.Davacı şirket işbu dava öncesinde Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyeti'ne başvurmuş olup, bu heyet “uyuşmazlığın, hakemlere tanınan yasal süre içerisinde sonuçlandırılmasının mümkün olmadığı” gerekçesiyle dosyadan el çekme kararı vermiştir. Hakem kararında, "... Mağazalarında fiziksel hasarın olduğuna dair hiçbir delil, belge vs. sunulmadığı, sigortalının fiziksel zarar sonrasında mağazalarının hiç birinin kapanmadığı beyanı dikkate alındığında, cirodaki azalmanın nedeninin sadece "Irak'ta ve bölgede yaşanan terör olayları nedeniyle azalan stokların tamamlanmasında güçlükten mi?" yoksa "fiziksel zarar ve stok tamamlama riski olmadığı halde alışveriş gücü yüksek halkın ve tüketicinin bölgeden göç edip genelde ekonomik gücü olmayan halkın o bölgede kalmasından mı?" kaynaklandığının anlaşılamadığı" şeklinde tespite yer verilmiştir. Taraflar arasında imzalanmış olan 29.12.2014 tarihli “Hasar Protokolü” nde, tarafların iddia ettikleri ve mutabık kaldıkları hususların ve mutabakatın kapsamının hukuken tespitinin, huzurdaki davadaki talebin değerlendirilebilmesi açısından önemli başlıkları içerdiği, zira, dosyada zararın hesaplanmasına dair eksper ve uzman görüşlerinde mutabakat içerisindeki kabullerin dikkate alındığı görülmektedir. Buna göre, davacı tarafından imzalanan 29.12.2014 tarihli hasar protokolü ile güney mağazalarındaki fiziki hasarlar karşılığı yangın poliçesi azami limiti 3.000.000.-ABD Doları olduğundan ve güney mağazalarının fiziki zararları bu limiti aştığından yangın sigortası teminatı kalmadığı hususunda bir mutabakata vardıkları, Kuzey Irak'ta bulunan, “Haziran 2014”teki olaylar ile ilgili ihbar edilen 5 mağaza için envanter açığı olduğunun kabulü ile, fiziki hasarın bulunmadığı kuzey mağazaları yönünden yangın sigortası kapsamında teminat dışında olup, kâr kaybı bakımından da yangın sigortası genel şartları 4.1. Maddesi uyarınca teminat dışında olması nedeniyle ödenmemesinde mutabık kalındığı, Kuzey Irak’ta yeni bir olay olarak “Ağustos 2014”te ihbar edilen 5 mağaza için ilgili poliçede tanımlı sorumluluk limitlerinin aşımı nedeniyle teminat dışında olduğundan ödenmemesinde mutabık kalındığı, diğerlerinde ise fiziki hasar bulunmadığı “ihtirazı kayıtsız” olarak kabul edilmiş olduğu anlaşılmıştır.Sigorta Sözleşmesindeki teminatın konusu ve kapsamını tayin bakımından, davacı şirketin talebine konu riskin nitelendirilmesi, ihtilafın önemli başlıklarından birisi olup bu konuda dosya kapsamında aşağıdaki bilgiler paylaşılmıştır:Ülkemiz dahil birçok dünya ülkesi, BM Güvenlik Konseyi gibi uluslararası organizasyonlar ve de Irak devlet makamları tarafından Irak’ta, 10 Haziran 2014 tarihinden başlayıp davacı şirketin zararlarının doğduğu döneme kadar IŞİD (DAEŞ) Terör Örgütü tarafından terörist eylemler gerçekleştirildiği kabul ve beyan edilmektedir. ... raporunda da zengin ahalinin ülkeyi terk ettiği, fakir halkın kaldığı ve bu halkın ise, halk evlerine yerleştirilmesi gibi Irak’ta genel ve bölgesel olarak ticari, ekonomik ve sosyal hayatta önemli bir ortam ve durum değişikliğinin söz konusu olduğu, bunun davacı şirketin mağazaları ile sınırlı bir durum olmadığı belirtilmektedir.Dava dosyası kapsamından bir “politik risk”ten kaynaklı mali kayıpların söz konusu olmadığı, yani poliçelerin konusunun siyasi ve politik risklerden kaynaklanan mali kayıplar olmayıp, GLKHHKNH ve TERÖR riski olduğu ve bu risklerin de Yangın ve Yangına Bağlı Kâr Kaybı poliçelerinde teminat altına alındığı anlaşılmaktadır.
Davacı şirketin talepleri bakımından, faaliyet gösterdiği ülkenin içinde bulunduğu genel ekonomik, siyasi ve politik durumundan kaynaklanan ticari riskleri/mali kayıpları ile sigortalı riziko mahallerine yönelik terör/halk hareketleri neticesi oluşan mali kayıpları ayrıştıramadığı anlaşılmaktadır. Musul'un IŞID işgalinin devamı, Irak'ta iç savaşının şiddetlenmesi, halkta alışveriş korkusunu ve ekonomik sıkıntıları beraberinde getirdiği için, hasar öncesinde bozuk olan Irak ekonomisinin Kuveyt savaşından beri normal hale gelmediği görülmektedir. Politik risk olarak nitelendirilmesi gereken satışların ülke genelinde canlanmamış olması poliçe kapsamına dahil olmaması gerekmektedir. Davacı şirketin zarar talebi, iki ana başlık altında toplanmaktadır. Şöyle ki; 1-Sigorta konusu riziko adreslerde meydana gelen eylemlere bağlanan ve hiç veya yeterince karşılanmadığı iddia edilen kâr kayıpları,2-Sigorta Konusu Riziko adresleri dışında ticari faaliyette bulunulan ülkenin, yani Irak’ın genelindeki ekonomik, siyasi ve politik olaylara (ki terör dahildir) bağlanabilecek kâr kayıpları.Bu talepler kapsamında, taraflar arasındaki başlıca ihtilaf noktalarını aşağıdaki başlıklar altında toplamak mümkündür.1-Poliçe teminatının ne olduğu, içeriği, sınırları ve yorumlanması,2-Terör, Kargaşalık, Halk Hareketleri ve Kötü Niyetli Hareketler rizikosunun tanımı ve etkileri, söz konusu ihtilafta bunlardan hangisi veya hangilerinin gerçekleştiği, 3-Bu olaylara bağlı etkilerin, davacı şirketin Irak’daki mağazaları nezdinde dava açıldığı tarihte devam edip etmediği, 4-Kâr kaybı hesaplanması usul ve esasları (kâr kaybının ne şekilde hesaplanması gerektiği ve eksik sigorta uygulanıp uygulanmayacağı ve neticede ödenen tazminatın eksik olup olmadığı gibi) buna bağlı olarak ödenen tazminatın eksik olup, gerçek zararı karşılamamış olduğu hususlarıdır. Dosya kapsamında iki temel uzman raporu bulunmaktadır. Bu raporlardan biri, davacı Şirketin talebi ile ilgili olarak açılmış hasar dosyası için atanmış sigorta eksperi-... Ltd. Şti. imzalı 09.12.2014 tarihli sigorta ekspertiz raporu (“... Raporu”), diğeri, davacı şirket tarafından temin edilmiş ve eksik sigorta uygulaması hariç hükme esas alınabilmesi beyan ve kabul edilen Eksper ... – ....Ltd.Şti. İmzalı 15.06.2015 tarihli (... no.lu Özel Ekspertiz Raporu) (“... Raporu”)'dur. Tarafların beyan ve iddialarından da anlaşılacağı üzere, kâr kaybı hesabında değişken bir takım parametreler olup, buradan hareketle, yapılan inceleme ve değerlendirmede, davacı şirketin sunduğu ... Raporu’nun, varsayıma dayalı ve detaylı bir incelemeyi içermediği, herhangi bir hesap metodu ve yöntemi geliştirilmediği, sigorta sözleşmesi hüküm ve şartlarını yeterince dikkate almamış olduğu anlaşılmaktadır. Buna karşılık, dosya kapsamından anlaşıldığı kadarıyla, zararın kapsam ve tutarının belirlenmesi bakımından, poliçe özel ve genel şartları dikkate alınarak kapsamlı hesap metodolojisi ve yöntemini içeren değerlendirmenin, ... Raporunda yer aldığı görülmektedir. Bunun yanında, ... Eksper Raporu’nda davacı Şirketin lehine olanlar dahil beyana dayalı ve resmi kayıtlardan yapılmış tespit ve kabulleri içeren çeşitli alternatif hesapları da içerdiği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, Mahkememizce atanan ..., ... ve ... oluşan bilirkişi heyetince her iki uzman raporu birlikte ele alınarak bilirkişi kurulunun görevlendirildiği hususlarda değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Kâr kaybı teminatın çalışma esasları ve kâr kaybı hesabına dair değerlendirme:a)Fiziki Zarar – Kâr Kaybı İlişkisi: Sigorta sözleşmesi özel ve genel şartları ile sigortacılık uygulama ve teamüllerine göre kâr kaybı teminatının gündeme gelebilmesi için mutlaka yangın sigortası teminatları kapsamında bir fiziki zarar oluşmasına gerek bulunmaktadır. Çerçeve sözleşme kapsamında eksperin mağazaları tek tek incelediği dosya muhteviyatından anlaşılmaktadır. Buna göre tespit edilen fiziki zararların tespit edildiği ve yıllık 3.000.000 ABD Doları limitin tamamının ödenmesinde mutabık kalındığı anlaşılmaktadır. Bu limit, 17-29.06.2014 tarihleri arasında talan edilen 9 mağaza zararı olup kalan 5 adet Kuzey Irak'taki mağaza zararlarının ise talan olmayıp envanter açığı olduğu anlaşılmıştır. Böylelikle 9 mağaza için yıllık azami 3.000.000 ABD Doları olan fiziki hasar tutarı ödenmiş ve bu mağazaların (9 adet) malları yerine koyamaması nedeniyle oluşan kâr kayıpları hesaplanması, sigorta sözleşmelerine ve genel şartlara göre uygun bulunmuştur.Diğer yandan, bir sigorta sözleşmesinde, sigorta bedeli/limiti teminat kapsamı ve teminat dışını belirleyen unsurlardan biri olduğu ve sigorta şirketinin, sigorta limitinin üstündeki bedeli karşılamakla yükümlü olmadığı, bu durumda, yangın poliçesindeki limit tutarı kadar fiziki zarar karşılanmakla teminat sona ermiş olduğundan, limitin üzerinde kalan fiziki zararların ve buna bağlı kâr kaybının teminat dışında olduğu sonucuna varılmış olmasında, sigorta sözleşmesi özel ve genel şartları, ilgili mevzuat ve sigortacılık teamülleri bakımından bir aykırılık bulunmamaktadır.Davacı şirketin güney mağazaları için fiziki zararları sabit olup, davalı ... ilgili poliçe kapsamında, sorumluluk limitinin tamamı olan 3.000.000 ABD Doları'nı ödemiştir. Bu nedenle bu tutar üzerinde kalan davacı şirketin fiziki hasarlara dayalı talepleri, yangın sigortasına bağlı sigorta sözleşmesi teminatları dışında kalmaktadır.b)Tazminat Süresinin ne kadar olması gerektiği: ... Raporu ile, elde edilmiş bilgi ve belgelere göre güney mağazaları için, tazminat süresi olarak 2014 yılı Ekim ayı sonu(5 aylık dönemi)‘nun kabul edilmesinde ilgili olaydaki şartlara göre makul kabul edilmesi gerekmektedir. Talan sürecinin ilgili mağazalarda 15 günde sona erdiği, ancak mal teminindeki(gümrüklerde bekleme) zorluklarının gecikmeye neden olduğu, bunların ise teminat kapsamında olmadığı görülmektedir. Zira bu varsayımdaki kriterler; hasara uğrayan malların ne kadar süre içerisinde satılabileceği, yağmanın bittiği 29.06.2014 tarihinden itibaren değil, zararın ortaya çıkarılıp sayım yapıldığı 13.07.2014 tarihinden itibaren hesaplanması, 2014 yılı Ocak ayı itibariyle(olayların meydana gelmesinden 6 ay önce), satışlarda zaten ciddi bir düşüş olduğu tespit edilmesine rağmen, satışların yüksek olduğu bir önceki yıla ait grafik dikkate alınarak hesaplama yapılması, ayrıca Güney Irak’taki mağazaların normal ticari işleyişine geçiş sürecinin her bir mağaza için ayrı ayrı hesaplanması, bilirkişi kurulunca ilgili olay ve halin şartlarına uygun bulunmuş olup, Mahkememiz de aynı kanaate ulaşmıştır. Buna göre, ortalama sürenin 116 gün belirlenmesine karşılık, kâr kaybı zararı hesaplanırken bu süre beş ay olarak benimsenmiş olması da, aslında davacı Şirketin itirazlarının ekspertiz noktasında dikkate alınmaya çalışarak, mevcut şartlara göre tanınabilecek hata payının da eklendiğinin göstergesidir. Keza, ... Eksper raporunu teyit eder nitelikte, davacı şirketin mağazalarında her şeyin normal olduğunu gösterir 2.11.2014 tarihli kamera görüntülerini içeren kayıtların da dosyada mevcut olduğu görülmektedir. Davacı şirketin iddia ettiği, ilgili poliçe üzerinde yazılı azami tazminat süresi ise, raporun II. Bölümünde açıklanan ilgili genel şartlar A.3. maddesinde yer alan “poliçede belirtilen azami tazminat süresini aşmamak kaydıyla” ifadesi karşısında, mutlaka ödenmesi gereken olmayıp olayın özelliğine göre bir tavan olarak öngörülmüş süre olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, ... Eksper raporunda ticari faaliyetin durma ve aksamasının tamamen giderildiği ana kadar geçecek süre 5 ay olarak makul bir şekilde tespit edilmiş olmakla, bu olayda artık azami tazminat süresinin esas alınması doğru olmayacaktır.Bu nedenle, 12 aylık sürenin, ... Mağazaları için hadiselerin başladığı 16.06.2014 tarihinden başlayarak 16.06.2015 tarihinde dolacağı, ... Mağazaları için de hadiselerin başladığı 06.08.2014 tarihinden başlayarak 06.08.2015 tarihinde dolacağı yönündeki davacı itirazı, ticari faaliyetin durma veya aksamasının tamamen giderildiği ana kadar geçecek sürenin 12 ay devam ettiğine dair hiçbir delil sunamamış olması karşısında yerinde bulunmamıştır. c)Tazminat Hesabının nasıl yapılması gerektiği: Kâr kaybı zararına dair hesaplamanın sadece belirli mağazalar için yapılmış olmasının, dosya kapsamında yapılan incelemede, fiziki hasar-kâr kaybı ilişkisinin aranması neticesinde, fiziki hasar anlamında fiziki hasarın olmadığı veya yangın sigortası sözleşmesi ile sigorta bedeli dahil ve bununla sınırlı olmamak üzere karşılanmayan fiziki hasarlara karşılık gelebilecek kâr kayıp tutarlarının sigorta sözleşmesi kapsamında karşılanmayacak olmasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu anlamda, sigorta sözleşmesi özel ve genel şartlarına aykırı bir yorum veya uygulama olduğu düşünülmemektedir. Brüt Kar Kaybı analizleri her mağaza için (toplam) 9 raporda incelenmiştir. Mağazalarda talan edilen demirbaş- emtia değerlerinin, o mağazaların önceki dönem trend değişikliği- düşüşü gibi parametrelere göre, olası satış sürelerinin bulunması ve muafiyetlerin şube bazında ele alınması uygun bulunmuştur. Davacı Şirketinin, Ağustos 2014'te (önceki olaydan 2ay sonra) Güney Irak'taki 5 mağazası talan hasarı yine eksperce incelenmiş GLKNNKNH-Terör teminatı limiti dolduğu için ödeme yapılmamış, dolayısıyla yangına bağlı kar kaybı zararı hesaba alınmaması uygun bulunmuştur. Davacı Şirketin kâr kaybı tazminatı belirlenirken eksik sigorta uygulanmaması gerektiği yönünden itirazına gelince, ... Raporu’ndaki kâr kaybı hesabında her bir mağaza bazında, kâr kaybı dönem/gün sayısı belirlenerek, muafiyet süresi uygulanması neticesinde, mağazalar bazında, sigorta teminat limitine göre ... sigorta olup olmadığının (pro-porsiyon durumu) tespit edilmesi uygulamasının doğru olduğu görüşüne varılmaktadır. Ayrıca, kâr kaybı hesabında eksik sigorta uygulanması dikkate alınmış olup, bu husus ilgili poliçe ve teminatın bağlandığı yangına bağlı kâr kaybı sigortası genel şartları A.6 maddesinden kaynaklanan bir gereklilik olmaktadır. Poliçe şartları çerçevesinde tarafların eksik sigorta uygulanmayacağına dair bir mutabakatı bulunmadığı gibi, sigortalı veya sigorta ettirenin sözleşmeyi bu şekilde değiştirdiğini rizikonun gerçekleşmesinden önce sigortacıya noter protestosu ile bildirimi bulunmadığından eksik sigorta hükmü uygulanması gerekecektir. Bu maddeye göre eksik sigorta hesabında sigorta bedeli (Brüt kâr) ve ciro tespit edilirken işyerinin tazminat süresine ilişkin tahmini cirosu esas alınacaktır. Ciro esas alınarak hesaplanan sigorta bedeli üçer aylık dönemler itibariyle revize edilecektir. Aksi kararlaştırılmadıkça sigorta bedelinin brut kâr oranının senelik ciroya veya tazminat süresi 12 aydan fazla ise standart ciroya uygulanması sonucu elde edilen miktardan az olması halinde, tazminat aralarındaki orana göre azaltılacaktır. Davalı şirketin ödemesine esas aldığı sigorta eksperi ...’un raporunda yer alan kâr kaybı hesabında ilgili genel şart maddesindeki kriterlerin dikkate alındığı, her bir mağaza bazında kâr kaybı dönem/gün sayısı belirlenerek muafiyet süresi uygulanması neticesinde yine mağazalar bazında sigorta teminat limitine göre eksik sigorta uygulaması yapıldığı anlaşılmaktadır. Çerçeve poliçedeki 9.150.000 Dolar yıllık kâr/brüt kâr kaybı teminatı, sigortalının verilerine göre limitinin yaklaşık bir katı üzerinde olduğu ortaya çıktığı için proporsiyon/eksik sigorta uygulanmıştır. Davacı tarafından değerlendirmeye konu edilebilecek farklı bir tespit ve hesap ortaya konulamamış olmakla, bu konuda hasar dosyası için atanmış eksper raporunda yer alan eksik sigorta hesap ve uygulanması esas alınmış olup anılan eksper raporunda yapılan tazminat hesaplamasındaki eksik sigorta uygulanması bakımından poliçe genel şartları ve 6102 sayılı TTK’nin ilgili hükümlerine aykırı olan bir husus tespit edilmemiştir.ç).... Ltd.Şti. KârKaybı İcmal Raporu: Dava dosyasına davalı tarafça sunulan 09/12/2014 tarihli ... Ltd.Şti. Kâr Kaybı İcmal Raporu’nda; "16-29.06.2014 tarihlerinde meydana gelen hasarlar ile ilgili mağaza bazında yapılan detaylı çalışmalardaki raporlardan bahisle 3.000.000 $ olan GLK HH KNH- Terör teminat limitine göre mağazalar itibariyle yapılan final analizleri Tablo-1’de gösterilmiş, % 20 koasürans düşülüp, muafiyet uygulaması sonrasında tazminat tutarıTablo-2’de hesaplanmıştır. Teminat Limiti 3.000.000 $ olduğundan tazminat tutarı 3.000.000 $ ile sınırlandırılmış ve 16-29.06.2014 günü arasında meydana gelen olaylar tek bir olayın devamı kabulü ile tek muafiyet düşülmesi durumu dikkate alınmıştır." Kâr Kaybı” bölümünde, “Alternatif İncelemeler” başlığı altında; 1) Talan Edilen Emtianın Satılamamasından doğan Brüt Kar Kaybı: 16-29.06.2014 tarihleri arasında Irak’ın genelinde sigortalının ihbar ettiği teröre bağlı talan olaylarında ortalama stok birim değerlerine göre tespit olunan fiziki zararın reel yansıması;Emtia Zararı(9 mağaza için) 3.910.603,98 ABD Doları Koasürans sonrası Emtia Zararı 3.128.483,10 ABD Doları Olarak hesaplanmıştır. Kuzey Irak’taki 5 mağazada ciddi bir fiziki zarar bildirilmediği için hesaplamaya alınmamıştır.(muafiyet altı) “... Sigorta İncelemesİ” başlıklı bölümde, Mağazaların Teminat - 2014 Yılı Ocak - Ekim Gerçekleşen Brüt Karı ve Kasım- Aralık ayları için öngörülen tutarlarına Tablo-4’de yer verilmiş, Tablo-5’de Mağazaların 2014 Haziran - Ekim Dönemi Aylık Ortalama Satılan Malın Maliyetine Göre Satış Süresi Analizi yapılmıştır. Mağazalar bazında eksik sigorta uygulanması durumunda, Brut Kâr’lardan bakıye tutarlar Tablo-6’da hesaplanarak Tablo.7’de muafiyet oranlarına göre hesaplanan muafiyet tutarları düşülerek 9 adet mağaza için muafiyet sonrası tazminat tutarı 749.061,60 $ olarak hesaplanmıştır.2) 2014 Yılı 3. Dönem Geçici Beyannamesine Göre yapılan İnceleme’de, Sigortalının 2014 / 3. Geçici Vergi beyannamesinin istendiği, bu belge doğrultusunda yapılan incelemeye yer verillmiş, Tablo.8’de sigortalı beyanına göre tüm mağazaların gelirlerine yer verilmiştir. Tablo 9.’da;- 9 mağazanın toplam fiziki zarardan dolayı satamadığı malların muhtemel satış süresi 1.045 gün(Tablo -5 ten alınmıştır.)-Toplam tutar 4.622.130,16 ABD Doları- Muafiyet 7 x 9 mağaza – 63 gün /1.045 gün x 4.622.130,16 ABD Doları ~ 278.654,74 ABD Doları olmak üzere-Bakiye Zarar 4.343.475,42 ABD olarak tahmin edilmiş olup, 2014 yılı poliçe teminatının tamamına göre ... sigorta oranı: % 51,47 uygulanması durumunda; olası tazminat tutarı {4.343.475,42 ABD Doları - (4.343.475,42 ABD Doları x % 51,47) ~2.107.889 ABD Doları} olarak tahmin edilmiştir.Raporun “Sonuç” bölümünde; 1)Sigortalınız ... Ltd Şti'ye ait Irak'ta bulunan mağazalarda 16-29.06.2014 günlerinde meydana gelen olay sonucu oluşan teröre bağlı hasar talepleri incelenmiş ve fiziki hasar boyutu muafiyet öncesi 3.346.240,18 $ , tek muafiyet uygulanması durumunda ise 3.031.240,18 $ olarak öngörülmüştür. (Poliçede belirtilen GLK HH KNH - Terör teminatı - 3.000.000 $ ile sınırlandırılmıştır.)2) Poliçede 72 saat klozu görülememiş olup gerçekleşen olaylar tek bir olayın devamı kabul edilebilir. 3) Final brüt kar kaybı analizi, geçmiş dönem aylık cirolarının duruş dönemindeki gerçekleşen ciro ile farkına göre hesaplanmış olan tutar 4.343.475,42 $ olup proporsiyon halinde 2.107.889 $'a inmektedir.4) Sigortalı, her toplantıda belirttiği gibi 05.12.2014 günü İstanbul daki ofisinde acentenizin de katıldığı son görüşmede de kar kaybı zararının 10.500.000 $ olduğunun ve 9.150.000.$ limitin ödenmesini ısrarla talep etmiştir. Görüşmelerde IRAK taki durumun normale dönmemesi ve terörün devam etmesinin politik bir risk olduğu oysa verilen teminatın sigortalı kıymetlere direkt verilen zararlar ve bunun sonucu tekrar -saldırı olmadan-normal faaliyete geçilen süre içindeki brüt kar kaybını içerdiği hatırlatılmıştır.5)Bu talebi de Irak’ın tamamındaki ... depo hariç 14 ad mağaza için yapmaktadır. (İlave olarak Kuzey Irak’taki 5 ad. Mağazada tekrar ağustos ayında teröre bağlı talan olduğunu ve bunun için yeniden kar kaybı talebinin dikkate alınmasını istemektedir.)Ağustos ayındaki aynı mağazalar ve Kerkük Yolu mağazası için (5 mağazanın) fiziki hasar talebi -GLK HHKNH- Terör teminat limiti dolduğu için herhangi bir tazminat söz konusu değildir. Buna bağlı olarakta kar kaybı hesaplanmamıştır. Kuzey Irak mağazalarındaki Haziran ayı zararı envanter açığı kabul edilerek kâr kaybı dikkate alınmamıştır.6) Sigortalı zarar talebini ilişikte sunulmakta olup sigorta poliçesi teminatlarına göre irdelenmesi ve proporsiyon sonuçları bilgi olarak ek’te sunulmaktadır. Bu tutar, final hasar analizindeki değerlendirilmeleriyle uyumlu olduğu görülecektir.Sonuç olarak, 05.12.2014 tarihli son toplantımızda Sn ... Proporsiyon yapılmamasını kendi zararlarının çok büyük olduğunu dikkate alınarak 4.000.000 $ ödenmesinde mutabık kalacaklarını açıklamıştır.Herhangi bir Irak devletince hazırlanmış resmi belge v.s. bulunmayan halk hareketleri sonucu sigortalının beyanına göre tutarları belirlenen zararların tazmini ve tüm bu seçeneklere göre konunun değerlendirilmesi–muafiyet ve proporsiyon uygulamalarıyla-tazminatın ödenmesi takdirinize sunulmaktadır." ifadesine yer verilmiştir.
SONUÇ: 1) Davacı şirketin, birinci grup talepleri kâr kaybı talepleri bakımından; bu grup talep konusu kâr kaybı, poliçede tanımlı riziko adresleri/yerlerde (kuzey mağazaları) ve buradaki emtiada oluşan hasar veya kayıplar neticesi meydana gelmemiş olmakla, teminat kapsamında olmadığı;2) Yangına bağlı kâr kaybı poliçesinin, davacı Şirket'in, genel ticari risk ve kayıpları ile teminata konu rizikolara bağlı tüm finansal ve ticari kayıplarını, davalı şirketten sahip olduğu poliçeler kapsamında talep edemeyeceği,3) Davacı Şirketin, ırak'ta riskler devam ettiği öngörüsüyle, poliçe azami teminat süresi için kâr kaybı talebinde bulunamayacağı " yönün görüş bildirmiştir.Davacı vekili tarafından sunulan Prof. Dr. ... tarafından hazırlanmış 23.10.2018 tarihli uzman görüşünde özetle; “1. Uyuşmazlık konusu olayda zararın politik risk kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı; sigorta ettirenin malvarlığının terör örgütü niteliğine sahip bir grubun gerçekleştirdiği eylemler sebebiyle zarara uğradığı; sigorta sözleşmesinde terörden kaynaklanan zararların teminata dahil olduğu dikkate alındığında, terör sebebiyle sigorta ettirenin uğradığı zararların giderilmesinin gerektiği, 2. Kâr Kaybı Sigortası Poliçesinde kâr kaybı teminatında tazminat süresinin 12 ay olarak belirlenmesi suretiyle kâr kaybının tazmininin zaman bakımından sınırlandırıldığı; söz konusu sınırlandırma, sigorta himayesine getirilmiş bir sınırlandırma niteliğini taşıdığından, bu hususta ispat yükünün sigortacıya ait olduğu; dolayısıyla sigortacının, talep edilen zararların himayenin zaman yönünden sınırlandırıldığı sürenin dışında kaldığını somut delillerle ortaya koymak zorunda olduğu,3. Yangın Sigortası ve Yangına Bağlı Kâr Kaybı Sigortası sözleşmelerinin birbirinden bağımsız sözleşme niteliği taşıdığı; kâr kaybına ilişkin olarak yöneltilecek talepler bakımından Kâr Kaybı Sigorta Poliçesinde yer alan esasların uygulama alanı bulacağı; kâr kaybı taleplerinin poliçede her bir mağaza için belirlenen limitler dikkate alınarak hesaplanması gerektiği,4. Sigorta ettirenin, rizikonun teminat kapsamında yer alan bir olaydan kaynaklandığını ve teminat süresi içerisinde gerçekleştiğini ortaya koymuş bulunduğu; buna karşılık sigortacının gerçekleşen olayın teminat haricinde yer aldığını veya sözleşmede belirlenen ve sigorta himayesini sınırlayan unsurlardan birinin gerçekleştiğini somut delillerle kanıtlayamadığı; bu nedenle tazminatın 12 aylık süre için hesaplanması gerektiği,5. ..., ..., ... ve ... numaralı poliçeler kapsamında ... mağazası ile Bağdat, Kerkük, Babil'de yer alan mağazalar için yapılan ödemelere ilişkin olarak düzenlenen ibranamelerin her birinde açıkça "maddi hasara dair zarar tutarından söz edilmesi sebebiyle ibranamelerin fiili zararlara ilişkin olduğu, ... numaralı poliçe kapsamında kâr kaybı sigortası bakımından Nacef, Rubai, Cezayir, Seyyidiye, Twesia, Mansur, Babil, Arasat ve Kerkük Mağazaları için yapılacak ödemelere yönelik olarak hazırlanan ibranamede ise sigorta ettirenin ihtirazi kaydının bulunması karşısında, sigortacının kâr kaybı poliçesine ilişkin borcunu ifa ettiğinin kabul edilemeyeceği” sonucuna varıldığı bildirilmiştir. Davalı vekilinin dosyaya sunduğu Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan uzman görüşünde özetle ;"1- Dava konusu olayda Taraflar arasında, baştaki çerçeve sözleşmesinde kabul edilen esasları gerçekleştirmek üzere "Kar Kaybı Kloz"lu bir Yangın Sigortası Poliçesi düzenlenmiştir.2- Zarar Sigortasının niteliği gereği, Yangın Sigortası Sözleşmesinde rizikonun gerçekleşmesi sonucunda sigortalı yerlerde bulunan değerlerde (mal üzerinde menfaat/beklenen kâr) hasar veya kayıp meydana gelir.3- Kar Kaybı zararının sigorta teminatına alınması için TTK md.1453 ayrı sözleşme yapılması gereği hükmünün getirilmiş olması sebebiyle, Sigortacı tarafından tanzim edilen Yangın Sigortası Poliçesi'ne konmuş bulunan Kar Kaybı Klozu ile Kar Kaybının dar Yangın Sigortası poliçesindeki rizikonun gerçekleşmesi ile meydana geleceği gerçeğinden ayrılmadan, ancak Kanun gereği yapılan Kar Kaybı Sigortası poliçesinde, yangın sigortası ile olması gereken sıkı ilişkiyi ve bu sigortanın uygulanma ilkelerinin gerektiği gibi koyduğu maddeler ve atıf yapılan genel şartlarla çok isabetli bir çözüm getirilmiştir. Özetle, Sigortacı düzenlediği Yangın Sigortası Poliçesinde, Sigortalısına Kar Kaybı teminatını da verebilmek için TIK md. 1453'ün gerek kıldığı üzere Kar Kaybı Poliçesini ayrıca bir evrakta düzenlemiştir. Ancak Kar Kaybı Poliçesindeki bilgilerin Yangın Sigorta Poliçesine yaptığı atıflardan anlaşıldığı üzere bunlar birbirinden bağımsız iki ayrı poliçe değildir.4- Sözleşmenin bütün şartları davacı sigortalı tarafından kabul edilmiş, bunun uygulaması da güneydeki mağazalarda meydana gelen hasar ve kar kaybı zararlarının sigortacı tarafından ödendiği görülmüş ve dava dilekçesinde de kabul etmiştir.Dava konusu olayda Kar Kaybı Sigortasının Yangın Sigortası Poliçesine bağlı olarak düzenlenmesi, zarar sigortasının önemli bir ilkesinin sağlanması gereğidir. Zarar sigortalarında, sigortacının ediminin temel unsurları olan riziko ve menfaatin somut olarak belirlenmesi muayyen hale getirilmesi gerekir. Bu unsurların sonucunda doğan yine belirli değerler üzerindeki hasar/kayıbı (zarar) teşkil eder. Bütün bu belirlemenin kökünde ise çok önemli kural: "illiyet bağı"dır. Sebep/sonuç bağlantısı, sigorta teminatının zikredilen unsurları ile doğan veya talep edilen zarar arasındaki illiyet bağının ispat edilmesi "sigortalı"' şirkete aittir.5- Kar Kaybı Sigortası poliçesi şartlarında ve atıf yapılan "Yangına Bağlı Kar Kaybı Sigortası" genel şartlarında, sigortacının sigorta teminatını ödemesi için: Kar kaybı zararının doğuş sebebi: Yangın sigortası poliçesindeki ve Kar Kaybı Sigortası poliçesinde olan (aynı) rizikonun gerçekleşmesi/sigortalı değerlerde hasar/kayıp meydana getirmesidir. Sigorta zararı anılan unsurların ve bunlarla arasındaki illiyet bağını ispat, bunu takiben doğan zararın poliçede gösterilen esaslara göre hesaplanması gerekir.6- Dosyada bulunan hukuki görüşte, zarar sigortası kavramının özellikleri ve buna bağlı sigorta himayesinin kapsamına ait unsurlar ve kurallar belirtilip ispat külfetine de yer verilmeden, bazı şartların sadece lafzına bakarak fikir yürütülmesi ile çok hatalı sonuçlara varılmıştır. Bu görüşün incelenmesinde, taraflar arasında yapılan sigorta sözleşmesi (Yangın Sigortası ve Kar Kaybı sigortası poliçesi hükümlerine göre davalı ... şirketinin savunma, tespit ve uygulaması ile güneydeki mağazalarda isabetli bir şekilde sigorta himayesi (sigortacının edimini) yerine getirmiş bulunmuş olduğu hususunda, davacının taleplerine mesnet olabilecek hiçbir hukuki görüş ileri sürülememiştir. Bunun sebebi, taraflar arasında yapılan kar kaybı klozlu yangın sigortası sözleşmesinde sigortacının sorumluluğunu gösteren şartların anlaşılamaması ve yanlış değerlendirilmesidir.7- Davacının kuzeydeki mağazalara gelen hasar ve ona bağlı kar kaybı zararlarının karşılanması talebinin poliçe şartlarına aykırı olduğunu, sigorta teminatının kapsamında bu zararların dahil olmadığını çok kesin olarak gösteren şartların özetle tekrarlanması gerekirse;Kar Kaybı Sigorta Poliçesinde yer alan "Kar Kaybı Kloz'unda atıfta bulunulan: Madde A-l. Fıkra 2 metni: "Sigortacının kar kaybı sigortası kapsamında ödeme yapması için sigortalının ticari faaliyeti yürütürken kullandığı bina, makine, donanım, demirbaş ve emtianın geçerli bir yangın sigorta sözleşmesinin teminat altına aldığı risklerin gerçekleşmesi sonucu hasara uğraması ve meydana gelen zararların ilgili sigortacı tarafından tazmin edilmiş veya sorumluluğunun kabul edilmiş olması şarttır. "Yukarıdaki madde metni kay kaybı klozunun devreye girebilmesi için gerekli iki şartı izah etmektedir, i- Sigortalının ticari faaliyetini yürütürken kullandığı bina, makine, donanım, demirbaş ve emtiaya bir zarar gelmesi gerekmektedir (olayımızda Kuzey mağazalarında böyle bir zarar yoktur.) ii. Sigortacı tarafından bu zararın kabul edilmesi gerektiğidir. Ancak bu kabul edilme hali, Sigorta Poliçesi tanzim edilirken bu rizikonun teminat altına alınmamış olmasına ilişkindir, yoksa riziko gerçekleştikten sonra Sigortacının ödeme yapıp yapmama keyfiyeti değildir.8- Kuzeydeki mağazalarda yangın sigortası şartlarına göre bir hasar/zarar meydana gelmiş olsa dahi, ilgili sigorta bedelinin tamamı, güney mağazalarında kullanıldığından sigortacı bundan sorumlu olmayacaktır.9- Yangın poliçesine göre sigortacının sorumlu olmadığı bir hasar/zarara bağlı kar kaybı zararı da sigorta teminatı dışındadır. Bu düzenlemenin "zarar*" sigortası kavramının hukuki sonucu olduğu yukarıda açıklanmıştır.10- Hukuki Görüşte yapılan değerlendirmelerde, dava konusu sigorta poliçesi şartlarının anlaşılamadığı ve hatalı sonuçlara varıldığı ve böylece Davacı tarafın bu taleplerine hiçbir hukuki mesnet teşkil edemeyeceği” sonucuna varıldığı bildirilmiştir.Tarafların sundukları uzman görüşler ile kök rapora yönelik itirazların değerlendirilmesi için bilirkişi heyetinden alınan 07/07/2019 tarihli ek raporda özetle ; "1- "İki Ayrı Bağımsız Poliçe Bulunup Bulunmadığı Hususunda"A- Sigorta Sözleşmesi (“Çerçeve Sözleşme”): Davacı şirket ile davalı ... arasında 27.12.2013 tarihinde düzenlenen poliçelere ilişkin imzalanan ortak hükümleri, usul ve esasları düzenleyen çerçeve sözleşmedir.B- Yangın Sigortası Poliçeleri Ve Bilgilendirme Formu: Her bir mağaza için toplamda 15 adrese dair teminatın toplandığı tek bir poliçe: (...-...-...-...-...-...-...-...-...-...-...-...-...-...-...-...-... vd ) C- Kâr Kaybı Sigortası Poliçesi Ve Bilgilendirme Formu (...)Sigortanın Konusu: A.1 maddesine göre: “Bu sigorta ile; bir ticari faaliyetin yürütülmesinde kullanılan taşınır ve taşınmaz değerlerde, bir yangın sigorta sözleşmesi kapsamında teminat altına alınan risklerin gerçekleşmesi ile ortaya çıkan hasar ve kayıplar sonucu, ticari faaliyetin kısmen veya tamamen durması veya aksaması nedeniyle oluşan kar kayıpları, sigortacı tarafından poliçede belirtilen sigorta bedeline kadar teminat altına alınmıştır.” Bu poliçenin teminat altına alınan risklerin gerçekleşmesi ile ortaya çıkan hasar ve kayıplar sonucu, ticari faaliyetin kısmen veya tamamen durması veya aksaması nedeniyle oluşan kar kayıpları içerdiği, finansal kayıp poliçesi gibi çalışmadığı, genel ticari risk ve kayıpları ile teminata konu rizikolara bağlı kar kayıplarını içermeyeceği anlaşılmaktadır. Bu poliçe çerçevesinde geçerli bir kâr kaybı zararından söz edebilmek için poliçe özel şartları, klozlar ve genel şartlarında yer alan hükümler gereğince gerçekleşemesi gereken şartlar kök raporda belirtilmiştir. Mal sigortalarına ilişkin TTK m. 1453’e göre, “(1) Rizikonun gerçekleşmemesinde menfaati bulunanlar, bu menfaatlerini mal sigortası ile teminat altına alabilirler.(2) Rizikonun gerçekleşmesi sonucu doğan kazanç kaybı ile sigorta edilen malın ayıbından doğan hasarlar, aksine sözleşme yoksa sigorta kapsamında değilir. Mal bağlamında kazancın, makul sınırı aşan kısmı sigorta edilemez.(3) Mal sigortası niteliğindeki grup sigortalarında; mal girmesi veya çıkması sebebiyle mal topluluğunda değişiklikler meydana gelmiş olsa bile, sözleşme bütün hükümleriyle geçerlidir.(4) Mal topluluğu için yapılan mal sigortası, topluluğa dâhil münferit parçaları da kapsar.” Yangın Poliçesi Sigortalarında yangın sigortası poliçelerinin kapsamı, riziko, ek klozlar ve teminatlar düzenlenmiş, Kar Kaybı Sigorta Poliçesinde ise, kar kaybına sebep olacak riziko, zarar ve masraflardın her biri için sigorta bedeli, prim miktarı ve taksit tarihleri tespit edilmiştir. Bilirkişi heyetince hazırlanan kök raporda da belirtildiği üzere her iki poliçenin lafzında yer alan ifadeler birlikte değerlendirildiğinde; kâr kaybı poliçesinin TTK m. 1453’e uygun olarak ayrı bir şekilde düzenlendiği, bu sebeple de iki ayrı bağımsız poliçenin varlığından bahsedilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Mahkemece, davacı yana tazminat ödemesine karar verilmesi halinde terditli olarak yapılan tazminat hesabı : Tazminat hesabı yapılacak süre ve nasıl yapılacağı ile ilgili yukarıdaki 7-b ve 7-c bentlerinde belirtilen esaslar çerçevesinde bilirkişi heyetince hazırlanan ve 17/07/2019 tarihinde mahkememize ibraz edilen 05/07/2019 tarihli ek raporda tazminat hesabı yapılmıştır. Bilirkişi raporunun 6. Sayfasında belirtildiği üzere 2412465 sayılı Kar Kaybı Sigorta Poliçesi, TERÖR hasarları için %80 - %20 müşterek sigorta(koasürans) şeklinde düzenlenmiştir. Sigortacı poliçe teminatının %80’inden sorumlu olduğu üzere, hasar tutarının da %80’inden sorumlu olacak, hasar tutarının %20’lik kısmı sigortalı üzerinde kalacaktır. Bu nedenle, hasar hesaplaması aşamasında sigortacının sorumlu olduğu %80’lik kısım üzerinden değerlendirme ve hesaplama yapılmıştır. 2412465 sayılı Kar Kaybı Sigorta Poliçesine göre, Deprem ve Yanardağ Püskürmesi riskleri hariç, diğer tüm risklerin gerçekleşmesi sonucunda oluşan kar kaybı muafiyeti 7 gündür. Hasar hesaplaması aşamasında, koasürans sonrası hasar tutarı, hasara konu gün sayısına bölünerek günlük hasar tutarı tespit edilmiş ve muafiyet günü olan 7 gün ile çarpılarak muafiyet tutarı tespit edilmiştir. Tespit edilen muafiyet tutarı tenzil edilerek hasar hesaplamasına devam edilmiştir. Yapılan hesaplamalar sonucunda bazı mağazalarda tüm kesintiler (Eksik Sigorta – Koasürans - Muafiyet) sonrasındaki hasar tutarı poliçe limitinin üzerinde yer almaktadır. Bu durumda poliçe limiti, tazminat bedeli olarak dikkate alınmıştır. Tazminat süresi olayların başladığı tarihlerden itibaren 5 ay esas alınmıştır. Hem ..., hem ... Bölgesindeki mağazalarda oluşan zarar hesaplanmıştır. ... mağazaları için 13.06.2014 - 13.11.2014, ... mağazaları için 05.08.2014 - 05.01.2015 tarihleri esas alınmıştır. Eksik Sigorta Uygulanmış olarak hazırlanan özet hesap tablosu ve raporun 7 ve 8. Sayfalarında tablo halinde gösterilmiştir. Buna göre ... Mağazaları için tespit edilen tazminat tutarı : 796.548,19 USD, ... Mağazaları için tespit edilen tazminat tutarı : 2.702.120,33 USD olmak üzere toplam 3.498.668,52 TL tazminat tutarından, brüt kardan %25 faaliyet gideri düşülmüş şekli esas alınarak ödenmesi gereken tazminat tutarının 2.624.001,00 TL olup ödenen 2.107.889,00 TL tazminat tutarı mahsup edildiğinde bakiye tazminat tutarı : 516.112,00 USD olduğu" yönünde görüş bildirilmiştir.Davacı vekilinin ek ve kök rapora yönelik sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde ; "Bilirkişi raporunun 'C - Kar Kaybı Sigorta Poliçesi ve Bilgilendirme Formu ( ... )' başlığı ve 'Sigortanın Konusu' alt başlığı altında raporun 6. Sayfasındaki kök rapora da atıf yapan değerlendirmelerin tamamen hatalı ve yanlış olduğunu, raporun kendi içinde çelişkili olduğunu, öncelikle Kar Kaybı Sigortası Genel Şartları A.1 maddesinden söz edilmesinin , yangın ve kar kaybı olarak iki ayrı poliçeden söz edilmesinin ve her iki poliçenin ayrı kapsamı, ayrı şartları, ayrı teminatları, ayrı primi olduğundan söz edilmesine rağmen, TTK 1453. Maddeye dayalı olarak iki ayrı bağımsız poliçeden bahsedilmeyeceğinin düşünülmesinin kendi içinde çelişkili olduğunu, ek raporun 6. Sayfasındaki bu değerlendirmelerin, bilirkişi kök raporundan sonra dosyaya kazandırılan dilekçelerin ve 23.10.2018 tarihli hukuki mütalaanın değerlendirilemediğini, bu değerlendirmelere karşı 03.09.2018, 28.112018, 16.01.2019, 11.02.2019 tarihli dilekçelerdeki açıklamaların ve Prof. ... tarafından hazırlanan 23.10.2018 tarihli Hukuki Mütalaayı tekrarla itiraz ettiklerini, 27.12.2013 tarihli çerçeve sözleşmeye dayalı olarak düzenlenen iki değil 20 adet sigorta sözleşmesinin olduğunu, müvekkili şirketin, Irak Devleti genelinde bulunan 14 adet mağaza/alışveriş merkezi ve 1 adet deposunun , davalı sigortacı tarafından, 27.12.2013 tarihli çerçeve sözleşmeye ( özel yazılım Sigorta sözleşmesi) dayalı olarak , ayrı ayrı düzenlenmiş, hepsi 27.12.2013 tarihli 15 adet yangın paket sigorta poliçeleriyle teminat altına alındığını, davalı ... şirketinin , 27.12.2013 tarihli çerçeve sözleşmeye dayalı olarak, 27.12.2013 tarihinde 15 adet mağazayı kapsayan ... numaralı 1 adet Elektronik Cihaz Sözleşmesi ( ECS) , ... numaralı 1 adet Makine Kırılması Sigortası ( MKS) , ... numaralı 1 adet 3.Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ve 2414226 numaralı 1 adet İşveren Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi olmak üzere 4 adet poliçe daha düzenlendiğini, davalı ... şirketinin 27.12.2013 tarihli Sigorta Sözleşmesine bağlı olarak 27.12.2013-27.12.2014 vadeli ... numaralı 1 adet Kar Kaybı Sigorta Poliçesi ile 15 adet mağazada gerçekleşebilecek Kar Kaybı rizikolarını teminat altına alındığını, içeriğinde yangın poliçeleri dışında farklı genel şartlara ve farklı teminatlara sahip Makine Kırılması, Elektronik Cihaz ve Kar Kaybı Sigorta Poliçelerinin de yer aldığı bir belgenin adı ne olursa olsun Yangın Sigorta Poliçesi olarak değerlendirilemeyeceğini, sigorta genel şartlan ayrı olan dört ayrı sigortanın bu özel yazılım belgede gösterildiğini, bu özel yazılım belgenin, 2 adet sorumluluk sigorta poliçesi hariç , tüm poliçeler teminatlarını bir arada gösteren bir icmal olduğunu, yangın sigorta poliçesi olmadığını, Klasik Ticari Paket Yangın Sigorta Poliçelerinin 15 adet olduğunun düşünüldüğünü, bilirkişi ek raporunun 5. sayfasında,' İki Ayrı Poliçe Bulunmadığı' başlığı altındaki, Kar Kayı Poliçesini ikinci poliçe olarak değerlendirmenin hatalı olduğunu, yangın Sigorta Poliçeleri (15 adet) ve Kar Kaybı Sigorta Poliçesi arasındaki tek bağlantının kar kaybı zararlarının , yangın sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış olan risklerden birinin gerçekleşmiş olması sonucuna bağlı olduğunu, Klasik Ticari Paket Yangın Sigorta Poliçeleri incelendiğinde , bu poliçelerin hiçbir yerinde 'Yangına bağlı Kar Kaybı Klozu' adlı bir kloz bulunmadığı , dört ayrı sigorta poliçesini bir araya getiren 'Yangın Sigorta Poliçesi' başlığı altındaki özel yazılım toplu/icmal poliçede yer alan 'Yangına ağlı Kar Kaybı Klozu' yangın sigortasının klozu değil, özel yazılım poliçede yer alan Yangına Bağlı Kar Kaybı Sigortasının bir klozu olduğunu, Yangına bağlı Kar Kaybı Sigortası Genel Şartlarının 'Sigorta Konusu' başlıklı A.1 maddesi bu icmal poliçede 'Kar Kaybı Klozu' başlığı altında gösterildiğini, ayrıca Yangına ağlı Kar Kaybı Sigorta Poliçesi üzerinde yazılı 12 aylık tazminat süresi ve muafiyet tutarının da bu kloz içeriğinde gösterildiğini, Yangına Bağlı Kar Kaybı Sigortası Genel Şartlarının , Yangın Sigortası Genel Şartlarından ayrı ve bağımsız olarak Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan , Yangın Sigortası poliçesinden farklı işleyişi ve ayrı teminatları olan, farklı bir genel şarta tabi, tazminat hesabı çok farklı olan ve karşılığında ciddi bir prim alınmış Kar Kaybı Sigortası Poliçesinin ayrı bir sigorta poliçesi olduğunu, yok sayılması ya da sadece bir evrak olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, davanın müvekkilinin Irak ta bulunan 14 adet mağazasının kar kaybı rizikosuna karşı, davalı sigortacı tarafından düzenlenmiş ... numaralı Yangına Bağlı Kar Kaybı Sigorta Poliçesi kapsamında ödenmesi gereken tazminata ilişkin olduğunu, davanın "müvekkilinin Irak'ın kuzeyinde bulunan 5 adet mağazasındaki kâr kaybı zararlarının hiç ödenmememiş olması ve Irak'ın güneyinde bulunan 9 mağazasındaki kâr kaybının ise eksik ödenmesi" neticesi, müvekkilinin gerçek (kâr kaybı) zararlarının karşılanmamış olması nedeniyle ikame edildiğini, kâr kaybı zararı gerçekleşmişse bu zararın Yangın Sigortası Genel Şartlarına göre değil , Yangına Bağlı Kar Kaybı Sigortası Genel Şartlarına göre ve Kar Kaybı Sigorta Poliçesi özel şartları ile poliçe teminatlarının (9.150.000 USD ) dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini, kâr kaybı sigorta poliçesinde ... Deponun 250.000 USD kâr kaybı teminatı hariç 8.900.000 USD kâr kaybı teminatı olduğunu, Kâr Kaybı Sigorta poliçesinden ödenen 2.107.889 USD kısmi tazminatın tenziliyle bakiye 6.792.111 USD kar kaybı teminatı(sigorta bedeli) kaldığını, Kâr Kaybı Sigorta Poliçesi sigorta teminatının/bedelinin sona ermediğini, rizikonun gerçekleşmiş olduğunu, bakiye teminatın tamamının ödenmesi gerektiğini, Yangın Sigorta Poliçelerindeki toplam Terör teminatı limitinin , Kâr Kaybı Sigorta Poliçesi teminat limitiyle bir ilgisinin olmadığını, fiziki zararlar için Yangın Sigorta Poliçeleri terör teminatı azami limitinin tükenmiş olmasının davaya konu Kâr Kaybı Sigorta Poliçesi limitlerinin de tükendiği anlamına gelmediğini, Yangın poliçeleri toplamı için, GLKHHKNH - Terör riskleri için toplamda 3.000.000 USD limit olduğunu, Yangına Bağlı Kâr Kaybı Sigorta Poliçesinin limitinin ise 9.150.000 TL olduğunu, riziko gerçekleştiğinde ödenmesi gereken tazminatın 9.150.000 TL olması gerektiğini, her iki sigorta arasındaki tek bağlantının, kâr kaybı sigortasından tazminat ödenebilmesi için yangın sigorta kapsamına alınmış bir rizikonun gerçekleşmiş olması gerektiği, bunun da (terör) somut hadise ile gerçekleştiğini, her iki sigorta arasında, poliçe limitleriyle ilgili bir bağlantının söz konusu olmadığını, davalı ... Şirketinin her türlü iddiasını ispatla mükellef olduğunu, somut hadisede gerçekleşen ve bulmayan zarar verici olayın terör kargaşalık halk hareketleri ve kötü niyetli hareketler olduğunu, bu olayların politik ya da ticari riskle ilgisinin olmadığını, müvekkili şirketin bir tacir olmasına rağmen, sigorta sözleşmelerinde özel uzmanlığının olmadığını, Sigorta sözleşmelerinde özel uzmanlığı olanın davalı ... Şirketin olduğunu, davalı ... şirketinin ağırlaştırılmış özen yükümlülüğünün bulunduğunu, bilirkişi ek raporundaki 5 aylık tazminat hesabının, bilirkişi kök raporundaki değerlendirme ve tespitleri tamamen sakatladığını, bilirkişi kök raporunda esas alınan ... Ekspertiz Raporunda sadece Irak'ın güneyinde yer alan 9 mağaza için 2.107.889 USD kar kaybı zararının hesaplandığını, bu tutarın davalı sigortacı tarafından ödendiğini, kök raporda bu hesabın uygun olduğunun belirtildiğini, bilirkişi ek raporundaki 5 aylık tazminat hesabında ise, müvekkilinin hem Irak'ın güneyindeki hem de kuzeyindeki toplam 14 mağazası için kar kaybı tazminatı hesaplandığını, bu hesapta güney ve kuzey mağaza zararları ayrı ayrı hesaplandığını , Irak'ın güneyindeki 9 mağaza için 2.722.120,33 USD (ödenenden fazla) kar kaybı zararının hesaplandığını, ek rapordaki hesapta, ayrıca kuzey mağazaları için de 796.548,19 USD kar kaybı zararının hesaplandığını, bilirkişi ek raporundaki 5 aylık tazminat hesabıyla, ... raporunun eksik, yanlış ve hatalı olduğunun ortaya çıktığını, bu raporla bile, davalı sigortacının eksik tazminat ödediğinin sabit hale geldiğini, bilirkişi kurulunun 5 aylık tazminat hesabında direk olarak eksik sigorta uygulaması, eksik sigorta uygulanmamış hesabı göstermemelerinin, 14 adet mağaza için 12 aylık tazminat tutarını hesaplamamış olmaları mahkemenin takdir hakkını gasp olduğunu, bilirkişi ek raporundaki hesapta, sadece 5 aylık tazminat süresinin esas alınmasına itiraz ettiklerini, Irak genelindeki tüm mağazalar için 12 aylık tazminat süresi esas alınarak hesap yapılması gerektiğini, poliçede azami 12 aylık tazminat süresi yazdığını, rizikonun daha az sürmesi halinde ne kadar sürdüyse o kadar süre tazminat hesabı için esas alınması gerektiğini, ancak rizikonun 12 ay ve daha fazla sürdüyse azami süre olan 12 ay tazminat hesabına esas alınması gerektiğini, tazminat hesabının 5 aylık süre esas alınarak ve Irak"taki tüm mağazalar için yapılması gerektiği tartışılsa dahi, bilirkişi ek raporundaki 5 aylık tazminat hesabına eksik sigorta uygulanması nedeniyle itiraz ettiklerini, tazminat hesabında eksik sigorta uygulanmaması gerektiğini, bilirkişi ek raporundaki 5 aylık tazminat hesabına "% 25 oranında faaliyet gideri tenzil edilmesi" nedeniyle itiraz ettiklerini, bilirkişi ek raporudaki 5 aylık tazminat hesabında, tüm hesap yapıldıktan sonra % 25 oranında faaliyet gideri tenzil edilmesinin doğru olmadığını ve mükerrer olduğunu, % 25 oranındaki bu tenzilatın Kar Kaybı Sigorta Poliçesi Özel şartlarına aykırı olduğunu, tazminat hesabının 12 aylık tazminat süresi esas alınarak yapılması ve eksik sigorta uygulanmadan yapılması gerektiğini, 12 aylık tazminat hesabının (eksik sigorta uygulanan ve uygulanmayan halleri) ... Sigorta Ekspertiz Hiz. Ltd. Şti.'nin 15.06.2015 tarih ve 15/06/ ÖE - 375 no.lu özel Ekspertiz Raporunda mevcut olduğunu" belirterek kök ve ek rapora itiraz etmiştir.Davacı vekilinin itirazları doğrultusunda alınan 18/12/2019 tarihli ikinci ek raporda özetle; " Somut olayda; TTK'nin 1453. Maddesindeki kazanç kaybı zararının sigorta teminatına alınması için ayrı sözleşme yapılması gereğine uygun olarak iki ayrı poliçenin düzenlenmesi söz konusudur. Bir başka anlatımla; "rizikonun gerçekleşmesi sonucu doğan kazanç kaybı ile sigorta edilen malın ayıbından doğan hasarlar, aksine sözleşme yoksa sigorta kapsamında değildir." şeklindeki anılan maddede belirtilen "aksine sözleşme yoksa" şeklindeki ifade dikkate alınarak kâr kaybı poliçesinin düzenlendiği(ayrı sözleşme yapıldığı, ayrı bir belge düzenlendiği) ve kazanç kaybı ile sigorta edilen malın ayıbından doğan hasarların da sigorta kapsamına alındığı görülmektedir.Yangın Poliçesi Sigortalarında, yangın sigortası poliçelerinin kapsamı, riziko, ek klozlar ve teminatlar düzenlenmiş, Kâr Kaybı Sigorta Poliçesinde ise, kâr kaybına sebep olacak riziko, zarar ve masraflardın her biri için sigorta bedeli, prim miktarı ve taksit tarihleri tespit edilmiştir.Kâr Kaybı Sigortası Poliçesi ve Bilgilendirme Formu (...) Sigortanın Konusu: A.l maddesine göre: "Bu sigorta ile; bir ticari faaliyetin yürütülmesinde kullanılan taşınır ve taşınmaz değerlerde, bir yansın sigorta sözleşmesi kapsamında teminat altına alınan risklerin gerçekleşmesi ile ortaya çıkan hasar ve kayıplar sonucu, ticari faaliyetin kısmen veya tamamen durması veya aksaması nedeniyle oluşan kâr kayıpları, sigortacı tarafından poliçede belirtilen sigorta bedeline kadar teminat altına alınmıştır."Kâr Kaybı Poliçesindeki "sözleşmenin konusunda" yer alan anılan ifadeler de dikkate alındığında kar kaybı poliçesinin, teminat altına alınan (bir yangın sigorta sözleşmesi kapsamında teminat altına alınan) risklerin gerçekleşmesi ile ortaya çıkan hasar ve kayıplar sonucu, ticari faaliyetin kısmen veya tamamen durması veya aksaması nedeniyle oluşan kâr kayıplarını içerdiği, finansal kayıp poliçesi gibi çalışmadığı, genel ticari risk ve kayıpları içermediği, bu sebeple de her iki poliçenin lafzında yer alan ifadeler birlikte değerlendirildiğinde; birbirinden bağımsız iki ayrı poliçenin varlığından bahsedilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacının "her halükârda 12 aylık kâr kaybı ödemesi yapılması gerektiği" yönündeki talebi ile ilgili olarak da; 2014 Haziran ayında ... Mağazalarının bulunduğu bölgede gerçekleşen olaylar nedeniyle, Güney Irak'ta bulunan 9 mağaza için davacı Şirkete toplamda 2.107.889 USD yangına bağlı kâr kaybı ödemesi yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Davalı yanın Irak'ta fınansal ve vergisel kayıt tutulmadığı iddiası ile ilgili davacı yan herhangi bir somut bilgi ve belge sunamamıştır. Bu nedenle, davalı tarafın tespit edebildiği esasları dikkate alarak yapmış olduğu ödeme, ödenen rakam ve ilgili riziko birlikte değerlendirdiğinde makul görülmektedir. Ancak, davacı taraf sırf teminatın yüksekliği sebebi ile belgelenen zarar kapsamında yapılan ödemeden daha fazlasını isteyemez. Davacı iddiasını belgelerle somut olarak ispatlamakla yükümlüdür. Müsnet davada, davacı hem belge sunmamış, hem de dosyada mevcut belgelerin de azami şekilde kendi lehine olacak şekilde yorumlanarak ödeme yapılmasını talep etmiştir.Güney Irak'taki mağazaların normal ticari işleyişe geçiş süreci her bir mağaza için ayrı ayrı hesaplanarak, ortalama süre 116 gün belirlenmiş, buna rağmen kâr kaybı zararı hesaplanırken bu süre beş ay olarak kabul edilmiştir. Sonuçta Güney Irak'ta bulunan 9 mağaza için davacı Şirket'e toplamda 2.107.889,- USD yangına bağlı kâr kaybı ödemesi yapılmıştır. ... mağazalarında meydana gelen fiziki zararlar karşılığında da tüm poliçe ve mağazalar için toplam üst limit olan 3.000.000 USD olarak ödenmiştir.Yangına Bağlı Kâr Kaybı Poliçesi'nde poliçe üzerinde yazılı tarihin kâr kaybı sigortalarında azami tazminat süresini gösterdiği, bu nedenle sigortacının her hâlükârda bu süre kadar ödeme yapmayacağı açıktır. Şayet riziko gerçekleştiğinde sigortacının otomatik olarak her zaman 12 aya tekabül eden kâr kaybı tutarını ödeyeceği kabul edilseydi, Yangına Bağlı Kâr Kaybı Poliçesi'nde ayrıca "Tazminat Süresi" başlığı altında, hangi süreler dikkate alınarak kâr kaybı tazminatının hesaplanacağı hususu düzenlenmezdi. Oysa gerek poliçe özel şartlarında ve gerekse Yangına Bağlı Kâr Kaybı Sigortası Genel Şartlarında yer alan A.3. maddesinde, tazminat süresinin anlamı ve özellikle azami süre vurgulanmıştır. Terör hareketlerinin devam etmesi sigorta edilen "riziko" değildir, sigorta edilen "riziko" terör eylemi sonucunda meydana gelen zarar ve kayıptır. Terör hareketlerinin devam etmesi "davacı halen devam ettiğini iddia etse dahi" sigorta edilen riziko ile alâkalı değildir. Bu bakımdan davacının "12 ay boyunca devam eden kâr kaybının ödemesi gerektiği" iddiası kabul edilmemiştir. Çünkü, kâr kaybı o an meydana gelmektedir. Bu süre rizikonun değil kâr kaybı yani zararın süresidir. Bu sürenin başlangıcı rizikonun gerçekleştiği an Yani Terör eylemi ile sigortalı değerlerde hasar ve kayıpların meydana geldiği andır. Rizikonun devam etmesi terör hareketlerinin devam etmesi sigorta edilen "riziko" değildir, sigorta edilen "riziko" terör eylemi sonucunda meydana gelen zarar ve kayıptır. Terör hareketlerinin devam etmesi sigorta edilen riziko ile alakalı değildir.Yangına Bağlı Kâr Kaybı Poliçesi ve genel şartlarda yer alan hükümlere göre, davacı Şirket'e ancak tespit edilecek normale dönme süresine karşılık gelen süreyle sınırlı olarak bir kâr kaybı ödemesi yapılabilecektir. "Normale dönme" ise, yağmalanmış malların tekrar tedariki suretiyle raflarda satışa sunulması süresidir. Bu anlamda, 2014 Haziran ayında ... Mağazalarının bulunduğu bölgede gerçekleşen olaylar sadece 13 gün devam etmiştir. Zarar hesabı yapılırken bilirkişi heyetince davalı şirket oluşan zarar etkilerini davacı Şirket lehine yorum yapılarak 5 ay olarak belirlemiştir. Zira bu tespit yapılırken, bilirkişilerce her bir mağaza müdürü ile yapılan görüntülü konuşmalar, davacı Şirket yetkilisinin beyanları ve geçmiş yıllara ait ciro trendleri ve ... emtianın mevcut satış süresi gibi hususlar dikkate alınmıştır. Buna karşın davacı Şirket, Yangın Poliçesi kapsamında gerçekleşen riziko nedeniyle 12 ay boyunca kâr kaybı yaşadığını kanıtlar nitelikte hiçbir delil sunamamıştır. Davacı Şirketin kendi çektiği Kasım 2014 dönemine ait videolarda mağazaların içinde ürünlerin bulunduğu ve müşterilerin rahatlıkla alışveriş yaptığı görülmektedir. Ayrıca dış mekân çekimlerinde de insanların sokaklarda serbestçe yürüdüğü de görülmektedir. Bu nedenle davacı vekilinin kâr kaybının 12 ay boyunca yaşandığına ilişkin iddiası kabul edilmemiş, bilirkişi heyetinin belirlediği şekilde 5 ay olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak; TTK m. 1453'e uygun şekilde, kazanç kaybı zararının sigorta teminatına alınması için ayrı sözleşme yapılması gereğine uygun olarak iki ayrı poliçenin düzenlenmesinin söz konusu olduğu; bir başka anlatımla "rizikonun gerçekleşmesi sonucu doğan kazanç kaybı ile sigorta edilen malın ayıbından doğan hasarlar, aksine sözleşme yoksa sigorta kapsamında değildir." şeklindeki anılan maddede belirtilen "aksine sözleşme yoksa" şeklindeki ifade dikkate alınarak kâr kaybı poliçesinin düzenlendiği yani ayrı sözleşme yapıldığı, ayrı bir belge düzenlendiği, kazanç kaybı ile sigorta edilen malın ayıbından doğan hasarların da sigorta kapsamına alındığı, bilirkişi heyetince hazırlanan kök raporda ve ek raporda da belirtildiği üzere; her iki poliçenin lafzında yer alan ifadeler birlikte değerlendirildiğinde birbirinden bağımsız iki ayrı poliçenin varlığından bahsedilmeyeceği, tazminat hesabı yönünden "12 aylık kâr kaybı ödemesi yapılması gerektiği" yönündeki davacı itirazının kabule şayan görülmediği" yönünde kanaat bildirilmiştir.Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve davacı tarafından sunulan uzman görüşü doğrultusunda, birbirinden bağımsız iki ayrı poliçenin varlığından bahsedilemeyeceği, TTK 1453 maddesi uyarınca yangın sigorta poliçesine bağlı olarak kar kaybı sigorta poliçesi düzenlendiği, bu nedenle ortada tek sözleşme olup tüm poliçe ve mağazalar için toplam üst limit olan 3.000.000 USD davacı tarafa ödenmiş olmakla davanın reddine karar verilmiştir. Diğer bir ifade ile yangın sigorta poliçesi terör teminatı limitinin tükenmiş olması nedeniyle eksik ödendiği iddia olunan kar kaybının taleplerinin reddine karar verilmiş olup talep edilen kar kaybı zararların, TTK 1453/2 maddesine dayanılarak yangın sigortası poliçesi teminatı kapsamında değerlendirilmiştir. TTK 1453/2 maddesindeki, "Rizikonun gerçekleşmesi sonucu doğan kazanç kaybı ile sigorta edilen malın ayıbından doğan hasarlar, aksine sözleşme yoksa sigorta kapsamında olmadığına" ilişkin düzenlemeden anlaşıldığı üzere kar kaybı rizikosunu temin etmek için ayrı bir sözleşmesi yapılması gerektiğine ilişkindir. Somut olayda da 27/12/2013 tarihli çerçeve sözleşmeye bağlı olarak biri depo olmak üzere 15 mağaza için ayrı ayrı Yangın Paket Sigorta Poliçesi düzenleniş, primi ayrıca belirlenmiş, yangın poliçeleri toplamı için GLKHHKNH Terör riskleri için için toplamda 3.000.000,00 teminat bedeli kararlaştırılmış, yine 27/12/2013 tarihli çerçeve sözleşmeye bağlı olarak biri depo olmak üzere 15 mağaza için Yangına Bağlı Kar Kaybı Sigorta Poliçesi düzenlenmiş, bu poliçe için ayrı prim belirlenmiş, ... Depo için 250.000 USD ile dava konusu edilen Irak'ın kuzeyinde ve güneyinde bulunan toplam 14 mağaza için ayrı ayrı 8.900.000 USD olmak üzere toplam 9.150.000,00 TL teminat bedeli kararlaştırılmıştır. Şayet kar kaybı zararların, tek sözleşme ile toplamda 3.000.000,00 TL üst limitli Yangın Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığı kabul edilecek olursa Yangına Bağlı Kar Kaybı Sigorta Poliçesi'nde her bir mağaza ve bir depo için toplamda niçin 9.150.000,00 TL teminat verildiği davalı sigortacı tarafından açıklanamadığı gibi bu hususta bilirkişi tarafından bir değerlendirmede yapılamamıştır. Kaldı ki Kar Kaybı Sigorta Poliçesinde, Yangın Sigorta Poliçesi limitine her hangi bir atıf da yapıldığı da görülmemiştir. Oysa iki poliçe arasındaki tek bağlantının, kar kaybı zararlarının, yangın sigorta poliçesi ile teminat alınmış olan risklerin birinin gerçekleşmiş olması sonucuna bağlamıştır.Yoksa her iki sigorta arasında poliçe limitleri ile ilgili bir bağlantı yoktur. Nitekim davalı tarafça Güney Irak'taki 9 mağaza için 2.107.889 USD Yangına Bağlı Kar Kaybı ödemesi, Güney Irak'taki 9 mağaza için 3.000.000 USD fiziki zararlar sebebi ile ödeme yapıldığı tarafların kabulündedir. Kâr Kaybı Sigortası Poliçesi ve Bilgilendirme Formu (2412465) Sigortanın Konusu: A.l maddesine göre: "Bu sigorta ile; bir ticari faaliyetin yürütülmesinde kullanılan taşınır ve taşınmaz değerlerde, bir yangın sigorta sözleşmesi kapsamında teminat altına alınan risklerin gerçekleşmesi ile ortaya çıkan hasar ve kayıplar sonucu, ticari faaliyetin kısmen veya tamamen durması veya aksaması nedeniyle oluşan kâr kayıpları, sigortacı tarafından poliçede belirtilen sigorta bedeline kadar teminat altına alınmıştır." Bu durumda Yangın Sigortası ve Yangına Bağlı Kâr Kaybı Sigortası sözleşmelerinin birbirinden bağımsız sözleşme niteliğinde olup kâr kaybına ilişkin olarak yöneltilecek talepler bakımından Kâr Kaybı Sigorta Poliçesinde yer alan esaslar tatbik edilerek kâr kaybı taleplerinin poliçede her bir mağaza için belirlenen limitler dikkate alınarak, Yangına Bağlı Kar Kaybı Sigortası Genel Şartları ve Kar Kaybı Sigorta Poliçesi Özel Şartları uyarınca hesaplanması gerekmektedir. Dosyaya ibraz edilen 29/12/2014 tarihli hasar protokolün, sadece fiziki zararlara ilişkin düzenlendiği, 16/06/2014-29/06/2014 tarihlerinde Kuzey Irak'ta bulunan 5 mağaza için envanter açığı bulunduğu tespiti ile birlikte Ağustos 2014 tarihinde Terör hareketi hasarları için Kuzey mağazaları için yapılan yeni ihbarda limit aşımı nedeniyle herhangi bir teminat bedeli söz konusu olmadığı konusunda tarafların anlaştığı, ancak kar kaybına ilişkin davacı ihtirazı kaydı bulunduğu görülmüştür. Görüldüğü üzere dava konusu edilen kar kaybı için tarafların mutabakatı bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı taraf, Yangına Bağlı Kar Kaybı Sigortası ve poliçede belirlenen limitler uyarınca Güney mağazaları için ödenen kar kaybının eksik ödendiği ve Kuzey Mağazaları için ise hiç ödeme yapılmadığından bahisle iş bu davayı açmıştır. Mahkemece alınan birinci ek raporda, mahkemece, davacı yana tazminat ödemesine karar verilmesi halinde terditli olarak yapılan tazminat hesabı yapılmış ise de davacı tarafça dosyaya sunulan ekspertiz raporu arasında önemli oranda farklılar bulunduğu, çelişkilerin giderilmediği gibi davacının itirazları noktasında ( eksik sigortanın uygulanması ve eksik sigorta oranının ne şekilde hesaplandığı, brüt kar hesabında dikkate alınan genel giderlerin, faaliyet gideri olarak %25 oranında mükerrer tenzilatına ilişkin) bir değerlendirme yapılmadığı, dolayısıyla raporun bu haliyle denetime açık, gerekçeli, hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmüştür.O halde, mahkemece, dosyaya ibraz tüm mali kayıtlar, hasar dosyaları, ekspertiz raporları üzerinde, sigorta uzmanı, finans uzmanı ve muhasebeci bilirkişilerden oluşacak yeni bir heyetten bilirkişi incelemesi yaptırılarak dava konusu ... Mağazaları dışında, 2016 yılında Ağustos döneminde GLKHHKNH Terör hareketi kapsamında meydana gelen zarar var ise taraflar arasında düzenlenen poliçe özel şartları ve yangına bağlı kar kaybı sigortası genel şartları hükümleri doğrultusunda meydana gelen kar kaybının miktarı saptanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun şimdilik incelenmeksizin eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş aağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun şimdilik incelenmeksizin, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KABULÜNE,2-İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2016/814 Esas, 2020/171 Karar sayılı ve 28/02/2020 tarihli kararının HMK'nin 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine iadesine,4-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru ve karar harçlarının talebi halinde kendisine iadesine, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf başvuru harcı ile karar harcının ilk derece mahkemesince verilecek olan kararda değerlendirilmesine,6-İstinafa başvuranların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi..20/12/2023