T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/670
KARAR NO: 2024/743
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2016/814
KARAR NO: 2020/158
KARAR TARİHİ: 19/02/2020
DAVANIN KONUSU: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
KARAR TARİHİ: 22/05/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı kooperatifin 184 nolu üyesi olduğu, E21 nolu dairenin davacı tarafa teslim edilmemesi sebebiyle davalı kooperatife Kartal ... Noterliği 15.05.2016 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile 15 gün içinde dairenin teslim edilmesini istediklerini, davalı tarafın bu ihtarnameye cevap vermediğini, kooperatif üyeliğinden çıkarıldığını haricen öğrendiklerini, davacı hakkında çıkarma kararı ve ilgili tebligatın bilgilerinin kendisine verilmesi için 29.04.2016 tarih ... yevmiye nolu ihtarname ile ihtar ettiklerini, davalı tarafın, "davacının aidat borcunu ödenmesi için iki defa ihtarname gönderildiğini, ancak ödemediği gerekçesi ile 22.05.2010 tarihinde genel kurul kararıyla ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini" belirten Kadıköy .... Noterliği 25.05.2016 tarih ... yevmiye nolu cevabi ihtarnamesini gönderdiğini, davacı müvekkilinin söz konusu iki ihtaratı tebliğ almadığını, ihtaratın usulüne uygun tebliğ edilmediğini, davacının kooperatif üyeliğinden usule ve yasaya aykırı olarak ihraç edildiğini iddia ederek; kooperatif genel kurulunun 22.05.2010 tarihli 9 nolu davacının kooperatif ortaklığından çıkarılma kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava zamanaşımı definde bulunduklarını, davacı ve eşinin kooperatife, İller Bankası 1. Bölge Müdürlüğü Cevizli-Maltepe adresini göstererek üye olduklarını, davacının bir müddet aylık aidatlarını ödediğini, sonra aksatmaya başladığını ve eşinin ihraç edilmesinden sonra da ödemeyi ve irtibatı kestiğini, davacının yapmış olduğu ödemelerin toplamının 4.393,11 TL olduğunu, davacının bildirdiği adrese, birikmiş 7.526,00 TL aidat ile 3.401,00 TL faizi toplamı olan 10.927,00 TL borcun ödenmesi, aksi halde ihraç kararı verileceği içerikli 18.04.2007 tarihli ... yevmiye nolu ihtarname gönderdiklerini, ana sözleşmenin 14. maddesi gereğince ve 15.04.2009 tarihli yönetim kurulu kararı sonucu iki ihtar sonucunda ihracına karar verildiğini, tebligatların muhatabına ulaşmadığı için iade edildiğini, ihraç kararının ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, kooperatifin elinde bina kalmadığını, tasfiyeye girdiğini, davanın haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... 6102 sayılı TTK. 445. maddesi uyarınca genel kurul kararının iptaline yönelik üç ay içerisinde dava açılmasına ilişkin hak düşürücü süre olup, belirtilen süreler, kararlar davacıya tebliğ edilmediği ve davacı tarafından itiraz yoluyla genel kurul önüne getirilmiş çıkarma kararına itiraz olmadığından hak düşürücü süreler geçmediğinden süre aşımı itirazı reddedilerek davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Kooperatif yönetim kurulunun 15/04/2009 tarihli kararı 22/05/2010 tarihli genel kurul toplantısının 9 nolu gündem maddesiyle görüşülüp, davacı ortağın kooperatif üyeliğinden çıkartılmasına karar verildiği görüldüğünden, bu durum Koop. K.'nun 16 ve ana sözleşmenin 14. maddesine aykırı görülmüştür. Zira sözleşmenin 14. maddesine göre; ortaklıktan çıkartılmasına karar verilen yönetim kurulu kararına karşı ortağın üç ay içerisinde iptali için dava açma yada genel kurula itiraz etmesi gerekli olup, yönetim kurulunun ihraç kararı, çıkartılan ortak tarafından itiraz yolu ile talep edilmedikçe yönetim kurulunun kendiliğinden genel kurula getirmesi suretiyle genel kurulda görüşülmesi kanun ve ana sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir.Kooperatif yönetim kurulunun noterlikçe tebliği istenen ortaklıktan çıkartma kararı ortağa tebliğ edilmemiş olup, tebliğ edilememe gerekçesi ortağın "adresten ayrıldığı" kaydı olup, bu durumda da kooperatif yönetiminin yapacağı iş, ortağın tebliğe elverişli adresini araştırıp, bulunamaması halinde ilan yoluyla tebliğ yapmaktır. Kooperatif YK. tarafından verilen ihraç kararının, davacıya tebliğinin yapılmamış olması ve davacı ortağın genel kurul nezdinde yapılmış bir itirazı bulunmamasına rağmen yetkisi olmayan yönetim kurulu tarafından genel kurula taşınmakla davacı ortağın ihracına yönelik verilen karar, kanun ve ana sözleşme hükümlerine aykırı olduğundan iptaline" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Davacının adres bırakmadan ayrıldığından dolayı çıkartılan ihtarnamenin iade edildiği, ihraç kararının Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği, davacının yaptığı ödemeler toplamı olan 4.393,11 TL bedelin talebi halinde kendisine ödeneceği, kooperatif işleri ile ilgilenmeyen ve yıllarca aidat ödemeyen davacının kötü niyetli olduğu, uzun bir zaman geçtikten sonra iş bu dava açmasında bunu kanıtladığı belirtilmiştir
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, 22.05.2010 tarihli 9 no lu genel kurul kararının iptali istemidir. Davacıya gönderilen ihtarnameler: -Davalı kooperatif tarafından davacıya gönderilen 18.04.2007 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamede, 28.02.2007 tarihinden itibariyle 7.526,00 YTL ve 30.06.2006 tarih itibarı ile hesaplanan 3.401,00 YTL gecikme farkıyla birlikte toplam 10.927 YTL olan borcun kooperatif ana sözleşmesinin 14. maddesi uyarınca 10 günlük yasal süre içerisinde ödenmesi aksi takdirde ortaklığa son verileceği belirtilmiştir. Kadıköy ... Noterliği vasıtası ile çıkarılan iş ihtarnamenin kooperatif üyesi olan davacıya tebliğ edilemediği ve mercine iadesine karar verildiği belirtilmiştir. -Davalı kooperatif tarafından davacıya gönderilen 31.05.2007 tarih ve 26160 yevmiye numaralı ihtarnamede; ödenmesi gereken 10.927 YTL'nin ödenmediğinin anlaşıldığı ve ana sözleşmenin 14. maddesi uyarınca iş bu miktarın 30 gün içerisinde ödenmesi aksi takdirde ortaklıktan çıkarılacağı belirtilmiştir. Kadıköy ... Noterliği vasıtası ile çıkarılan işbu 2. ihtarnamenin alıcının adresten adres bırakmadan ayrıldığı belirtilerek iadesine karar verildiğine dair şerh düşüldüğü tespit edilmiştir. -Davacı kooperatif üyesinin 15.04.2009 tarihli davalı kooperatifin yönetim kurulu kararı ile hakkında ortaklıktan çıkarılma kararı verilmiş olup, iş bu karar 09.10.2009 tarih ve ... yevmiye numaralı Kadıköy ... Noterliği vasıtasıyla çıkarılan ihtarname ile davacının adresine gönderilmiş ise de; muhatabın adresi bırakmadan ayrıldığından dolayı ihtarnamenin iadesine karar verildiğine dair şerh düşülmüştür. İptale konu edilen davalı kooperatifin 22.05.2010 tarihli genel kurul toplantısının 9. gündem maddesinde ''ihraçları kesinleşen ortaklardan; ...'nun ihraçları onaylanarak sonlandırılması için gerekli işlemleri yapmak üzere yönetim kuruluna oybirliğiyle yetki verildi.'' şeklindedir.
Bilirkişi Raporu:Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda davalı tarafın 2018 yılı ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda, davacının davalı taraftan 4.393,11 TL alacaklı olduğuna dair kayıt bulunduğu, davacıya ödemeler ile ilgili ihtarların ve ortaklıktan çıkarma kararının tebliğ edilmemiş olması ve ortaklıktan çıkarma konusunun davacı ortak yerine kooperatif yetkilileri tarafından re'sen genel kurul gündemine alınmasının yasal dayanağı bulunmadığı, iş bu nedenle ortaklıktan çıkarma kararının yasal dayanaktan yoksun olduğu görüş ve tespitinde bulunulmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş olup, davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun, "ortaklıktan çıkarılma esasları ve itiraz" başlıklı 16. maddesinde; "Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar. Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Anasözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir. Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği,çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır. Üç aylık süre içinde,genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararları kesinleşir.Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder." düzenlemesi yer almaktadır. Yine kooperatif ana sözleşmesinin 14. maddesine de yukarıda yer verilmiştir. Bilindiği üzere ortaklıktan çıkarmaya kural olarak genel kurul yetkilidir. Genel kurulun çıkarma kararı verebilmesi için yönetim kurulunun çıkarma teklifini genel kurul gündemine koyması ve genel kurulunda çıkarma kararı vermesi gerekmektedir. Bir ortağın ortaklıktan çıkarılması ancak ana sözleşmede açıkça gösterilen nedenlere dayanması halinde mümkündür. İşbu nedenle çıkarılma nedenlerinin açık ve net bir şekilde ana sözleşmede tek tek gösterilmesi gerekmektedir. Kooperatifler Kanunu'nun 16. maddesinde kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebeplerin ana sözleşmede açıkça gösterileceği, ortaklarının ana sözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamayacağı ve ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulun ancak karar verebileceği, ana sözleşmenin çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere bu hususta yönetim kurulunda yetkili kılabileceği belirtilmiştir. Parasal yükümlülüklerinin 30 gün geciktirmesi üzerine, yönetim kurulunca noter aracılığıyla yapılacak ihtarı takip eden 10 gün içinde bu yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere 2. İhtarın yapılacağı ve 2. İhtarı takip eden bir ay içerisinde yükümlülüklerini yerine getirmeyenler yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılır (bkz. Kooperatifler Kanunu, Coşkun Mahmut . Sayfa: 244 Somut davada; Öncelikle belirtilmesi gerekir ki, davacı hakkında verilen ihraç kararı usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı yönündeki mahkeme tespiti yerindedir. Zira iptal davası süresinin başlaması için kararın ortağa usulüne uygun olarak tebliği zorunludur.Ancak, aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatif de uzun süre kooperatife uğranılmaması, aidat borcunun bulunup /bulunmadığının takip edilmemesi durumunu üyeliğin sonra erdiğinin zımmen kabul edildiği hususu üzerinde durulması gerekmektedir.Bilindiği üzere, herkes haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken dürüstlük kuralına uymak zorundadır. Aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatif de ortağın uzun süre kooperatife uğramaması (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 08.03.2005 tarih ve 2004/5800;2256 sayılı kararında davacının 5 yıl boyunca davalı kooperatif başvurusunun olmadığı, herhangi bir talepte bulunmadığı, davalı kooperatif ile hiçbir ilişkiye girmediğinin anlaşılmasına göre, 5 yıl bekledikten sonra davanın açılmasının TMK m. 2 maddesi kapsamında iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil ettiği belirtilmiştir) aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi dolayısıyla ortaklığın sona erdiğinin, zımmen kabul edildiği , diğer anlatımla üyelik haklarından zımmen vazgeçildiği, bu durumun eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı kabul edilerek işlem yapılmalıdır. (Yargıtay 23 HD 20.10.2011 T 882/1184, bkz. Kooperatifler Hukuku, Mahmut COŞKUN, S:181)Yine emsal mahiyette yer alan Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/1477 E. 2021/1606 K. sayılı ilamda ''... Kooperatifler hukukunda “açık kapı” ilkesi mevcuttur. Bu kapsamda kooperatife üyelik için başvuru dilekçesi giriş iradesini yansıtan bir belge olmamasına karşılık fiilen aidat ödeyen yatırdığı aidatlar kooperatifçe kabul edilen genel kurullara çağırılan üye sıfatı ile hakkında bir takım işlemler yapılan örneğin konut kooperatifince yapılan kuraya katılan, adına bağımsız bölüm tahsis edilen, üye sıfatıyla yazışmalar yapılan bir kişinin kooperatif üyeliğinin mevcut olduğunun zımmen kabul edilmiş sayılabileceği gibi tam aksine, aidat ödeme yükümlülüğüne rağmen hiç aidat ödemeyen, genel kurullara çağrılmayan, ortaklık ilişkisini ortaya koyacak şekilde hiçbir işlem yapmayan, uzunca bir süre eylemli olarak kooperatifle hiçbir ilişki kurmayan üyenin de kooperatif üyeliğinin zımmen sona ereceği kabul edilmektedir.'' belirtilmektedir. Somut davada, davacının davalı kooperatif üyesi olduğu, üyeliğinin başlangıcında aidat ödemelerini yerine getirdiği, ancak daha sonra kendisine ulaşılamadığı ve aidat ödeme yükümlülüğünün yerine getirmesi amacıyla davalı kooperatif tarafından 18.04.2007 ve 31.05.2007 tarihlerinde ihtarname çıkarılmış ise de işbu ihtarnamenin davacıya tebliğ edilemediği ve davacının 15.04.2009 tarihli yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılmasına ve 22.05.2010 tarihli genel kurulda davacı hakkındaki ihracın onaylanmasına dair karar verildiği anlaşılmaktadır. Yukarıdaki bilgilerden de anlaşılacağı üzere, davacının aidat ödeme yükümlülüğü bulunduğu, ancak uzun süre kooperatife uğramadığı, aidat borcu bulunup/ bulunmadığını takip etmediği ve iş bu nedenle üyeliğinin sonra erdiğini zımmen kabul ettiği yani eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça 11.07.2016 tarihli dava dilekçesi ile 22.05.2010 tarihli 9 no lu genel kurul kararının iptali istemli uyuşmazlığa konu edilen iş bu davayı açmasının TMK m. 2 de öngörülen iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil ettiği açıktır. İş bu nedenle ; mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne dair karar verilmesinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davalı kooperatif vekili tarafından sunulan istinaf başvurusunun kabulüne dair karar verilmiştir. HMK'nin 353/(1)-b-2 maddesinde, "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında ..." duruşma yapılmadan karar verileceği hükmü düzenlenmiştir.
İş bu nedenle; davalı tarafın istinaf kanun yolu başvurusunun ise kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nin 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2016/814 Esas, 2020/158 Karar sayılı ve 19/02/2020 tarihli kararının HMK'nin 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak;2-Davanın REDDİNE,İlk Derece Mahkemesi Yönünden: a-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 398,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,b-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, c-HMK'nin 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,ç-Davalı tarafından sarf edilen 150,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,d-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, İstinaf Yönünden: a-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından 162,10 TL yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, b-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL'nin istinaf eden davacıdan tahsili ile hazineye GELİR KAYDINA,c-Davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf başvuru -59,30 TL karar harcı ile 95,80 TL posta masrafı olmak üzere toplamda 317,20 TL istinaf yargılama giderlerinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,ç-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, -İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 361/1. fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 22.05.2024