T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1176
KARAR NO: 2024/1207
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/81 Esas
KARAR NO: 2021/273
TARİHİ: 30/03/2021
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 30/01/2020
KARAR TARİHİ: 02/10/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkillerinin murisi ...'nün davalı sigorta şirketi nezdinde 02.11.2018 tarih ... nolu olmaz deme olur ferdi kaza sigorta poliçesinin bulunduğunu, 12.04.2019 tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, poliçede kaza sonucu vefat tazminatının 733.300TL olduğunu, davalıya teminatın ödenmesi için 14.04.2019 tarihinde ihbarda bulunulduğunu, teminatın ödenmemesi üzerine 27.11.2019 tarihinde Beyoğlu ... Noterliği kanalı ile ihtar çekildiğini, 04.12.2019 tarihinde davalı aleyhine icra takibine girişildiğini, icra takibinin hemen akabinde ödeme emri henüz tebliğ edilmeden 733.000TL'nin müvekkillerine ödendiğini ve borcun ödendiği gerekçesi ile takibe itiraz edildiğini, davalının faiz ödeme yükümlülüğü altında olduğunu, icra takibi yapılmasından sonra ödeme yapıldığından davalının vekalet ücreti ve takip masraflarından da sorumlu olduğunu, davalı şirketin 29.04.2019 tarihinde temerrüte düştüğünü, davalı tarafım kısmi ödeme yaptığı halde takibin tamamına itiraz ettiğini belirterek takip tutarı olan 806.559,68 TL den yapılan kısmi ödeme düşüldükten sonra kalan 73.259,68 TL , müvekkiller tarafından ödenen icra masrafı olan 4.083,60TL , takip tutarının tamamı üzerinden ödenmesi gereken 57.377,98 TL olmak üzere toplam 134.721,26TL'ye yapılan itirazın iptalini, belirtilen tutara takip tarihinden itibaren faiz işlemeye devam ettiğinin tespitini, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Sigortalı merhum ... ile müvekkili şirket arasında ferdi kaza sigorta poliçesi mevcut olduğunu, kaza sonucu vefat teminatının 733.300TL olarak belirlendiğini, ferdi kaza sigortası özel şartları uyarınca trafik kazası tespit tutanağı, sigortalının sürücü olması halinde alkol raporu gibi belgeleri eksik olması nedeni ile eksik evrakları sunmalarını talep ettiklerini, eksik evrakların tamamlanması ile teminatın 366.650TL'si davacılardan ...'ye ve 366.650TL'si de davacı ...ye 04.12.2019 tarihinde ödendiğini, TTK 1427. maddesi gereğince sigorta tazminatının riziko ile ilgili belgelerinin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince muaccel olacağını, evrakların geç tamamlanması nedeni ile faiz talebinin yerine olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece "Dava; Davacıların murisi ile davalı arasında akdedilen ferdi kaza sigorta poliçesine dayalı vefat tazminatından kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan İİK 67. Maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde görev itirazında bulunulmuş olup iş bu dava mutlak ticari dava niteliğinde olması nedeniyle Mahkememizin iş bu davaya bakmaya görevli olmasından dolayı Mahkememiz tarafından davalı vekilinin görev itirazının reddine karar verilmiştir. Toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davacılar tarafından davacıların murisi ile davalı arasında akdedilen ferdi kaza sigorta poliçesine dayalı vefat tazminatından kaynaklı....... icra takibi başlatıldığı, davalıya ödeme emri tebliğ edilmeden davalı tarafından davacıların hesaplarına 04.12.2019 tarihinde poliçe limiti olan toplam 733.300,00-TL'nin (saat 16:13'de ) EFT yoluyla gönderildiği, davalı tarafından aleyhine başlatılan takibe, ödeme emrine, borca, faize ve tem ferilerine itiraz edildiği ve davacılar tarafından Mahkememizde iş bu itirazın davası açılarak takip tutarı olan 806,559,68.-TL'den yapılan kısmi ödeme düşüldükten sonra kalan 73.259,68-TL, müvekkilleri tarafından ödenen icra masrafı olan 4.083,60-TL ile takip tutarının tamamı üzerinden ödenmesi gereken 57.377,98-TL olmak üzere toplam 134.721,26-TL'ye yapılan itirazın iptalinin talep edildiği, ......takip günü saat farkıyla yapılan ödemenin takipten önce yapılan ödeme olarak kabul edilemeyeği ve alacaklının takipte haklı olduğu gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak, .........davacılar tarafından icra takibinde takip öncesi ve sonrası avans faiz talep edildiği bu talepleri bilirkişi tarafından her ne karar yerinde görülse de davacıların murisi ile davalı arasında akdedilen ferdi kaza sigorta poliçesinin incelenmesinden anlaşılacağı üzere davacıların murisinin tüketici olduğu bu haliyle takip öncesi ve sonrasında yasal faiz uygulanması gerektiğinden....... BK 100. maddesi gereğince takipten sonra yapılan kısmi ödemelerin öncelikle işlemiş ve işleyecek temerrüt faizi ve masraflara mahsup edileceği,.... Gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; avans faizi işletilememesine, yasal faiz işletildiği için düşen takip çıkış rakamına göre vekalet ücreti hesaplanması ve icra inkar tazminatına hükmedilmemesi yönünden istinaf itirazlarını sunmuştur. Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dosya kapsamından, müteveffa sigortalı ... ile davalı şirket arasında 02/11/2018 başlangıç tarihli, 02/11/2019 bitiş tarihli, 733.300,00 TL Kaza sonucu vefat teminat bedelli Olmaz deme olur ferdi kaza sigorta Poliçesi akdedildiği, murisin vefatı ile poliçe teminatının davacılar tarafından takibe konu edilmesi ve davalının takibe itirazı üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. İstinaf sebeplerinin incelenmesinde, taraflar arasındaki esasa ilişkin uyuşmazlığın çözümünden önce, davada HMK'nın 355. maddesi gereğince kamu düzeni nedeniyle re'sen dikkate alınması gereken usule ilişkin aykırılıkların mevcut olup olmadığının tespiti gereklidir. Usule ilişkin aykırılıklar konusunda da öncelikli olarak ve mahkemece re'sen dikkate alınması gereken husus ise, mahkemenin görevli olup olmadığı sorunudur. Zira görev, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınabileceği gibi, taraflarca da davanın her aşamasında ileri sürülebilir. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve tüketici kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir.Davacılar, davalı şirket ile bireysel sigorta sözleşmesi imzalayan murisin mirasçılarıdır. Somut olayda uyuşmazlık, bir tarafı tüketici olan sigorta sözleşmesinden kaynaklanmakta olup dava 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra, 30/01/2020 tarihinde açılmıştır. Bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalarda görevli mahkeme, tüketici mahkemeleri olacaktır. (Yargıtay 11.H.D., 10.10.2016 T., 2016/7590 E., 2016/7972 K.) Dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi hatalıdır. Açıklanan nedenlerle mahkemece, tüketici mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, HMK'nın 114/1-c, 115/2. maddesi uyarınca davanın, mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğundan, usulden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesis edilmesi hatalı olduğundan taraf vekilerinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin HMK 353/1.a.3 maddesi uyarınca ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin HMK 353/1.a.3 maddesi uyarınca AYRI AYRI KABULÜ ile2-Dairemizin kararı doğrultusunda işlem yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE,3-Taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, Taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince iadesine,4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iadesine,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.a.3 ve 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.02/10/2024