T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1312
KARAR NO: 2025/1088
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/493 (Derdest)
ARA KARAR TARİHİ: 29/07/2025 -13/08/2025 - 27/08/2025
TALEP: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 08/10/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Konkordato talep edenler vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirketler tarafından bir kısım alacaklılara geçici mühlet tarihi öncesinde yapılan alacağın temliği konusunu içeren sözleşmelerle temlik alan lehine doğmuş ve doğacak alacakların temlik edildiğini, her ne kadar geçici mühlet öncesinde doğmuş olan alacakların temlik edilmesinde işlemlerin geçerli olabileceği kabul edilebilecek ise de konkordato kurumunun ruhu ve alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesinin korunabilmesi adına kanun koyucu tarafından geçici mühlet öncesinde müstakbel bir alacağın devrinin, devredilen alacak mühletten sonra doğmuş ise hükümsüz olacağını belirterek; müvekkilleri tarafından üçüncü şahıslar nezdinde alacağın devrine konu edilen ve geçici mühlet tarihinden sonra doğacak alacakların temlik alacaklısına ödenmemesi, geçici mühlet sonrasında doğacak alacakların müvekkillerine ödenmesi yönünde ara karar oluşturulması ve ara kararın devre konu alacakların muhatabı olan üçüncü şahıs İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne müzekkere ile bildirilmesine karar verilmesi talepleri üzerine,Komiser heyetinden talep konularına ilişkin görüş ve beyan alınarak,Mahkemenin 29/07/2025 tarihli kararı ile; "...Davacı şirketler hakkında 26/05/2025 tarihinden itibaren 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş olup, konkordato mühletinin verilmesinden önce, müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve devredilen alacak konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş ise, bu devir hükümsüzdür. Bu düzenlemenin amacı borçlunun konkordato alacaklılarının müracaat edebileceği mal varlığını korumaktır. Temlik sözleşmelerinin geçerli olup olmadığı noktasında dikkat edilmesi gereken nokta, temlik sözleşmesinin düzenlediği tarih değil, temlike konu alacağın doğum anıdır. Bu noktadan hareketle temlik konusu alacağın doğum anı konkordato mühletinin verilmesi tarihinden sonra ise bu devir hükümsüz olacaktır. Dosya kapsamında alınan komiser heyeti raporu, sunulan belgeler ve alacaklı bankaların itiraz dilekçeleri birlikte değerlendirildiğinde İETT ile yapılan mutabakatlar neticesinde ... AŞ 214.081.164,64 TL, ... AŞ 103.150.000 TL ve ... AŞ 85.000.000 TL olmak üzere 402.231.164,64 TL faturaya konu alacakların doğum anının mühlet öncesi döneme ilişkin olduğu ve bu sebeple temlik sözleşmelerinin geçerli olduğu, buna mukabil sair temlik sözleşmelerinin konkordato kurumu içerisinde geçerli olduğunun kabul edilemeyeceği ve ödenmesinin mümkün olmadığı" gerekçesiyle; "1-... AŞ 214.081.164,64 TL, ... AŞ 103.150.000 TL ve ... AŞ 85.000.000 TL olmak üzere 402.231.164,64 TL faturaya konu alacakların doğum anının mühlet öncesi döneme ilişkin olduğu ve geçerli olduğunun TESPİTİNE, 2-... Bankası, ...Bankası, ... ... Bankası AŞ ve ... AŞ itirazlarının reddi ile bu bankalar ile aktedilen temlik sözleşmelerinin konkordato kurumu içerisinde geçerli kabul edilemeyeceği ve ödenemeyeceğinin TESPİTİNE" karar verilmiştir. Alacaklı ... ... Bankası A.Ş. vekili 08/08/2025 tarihli dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile konkordato talep edenler arasında İETT nezdinde doğmuş alacaklar için geçici mühlet tarihinden önce imzalanmış temlik sözleşmeleri bulunduğunu, sözleşme konusu alacakların geçici mühletten önce doğduğunu, İİK 294/6 maddesinin uygulanamayacağını bu nedenle 29/07/2025 tarihli ara kararda rücu edilmesini talep etmiştir.Alacaklı ... TAŞ. vekili 04/08/2025 tarihli dilekçesinde özetle; 29/07/2025 tarihli ara karardan müvekkili banka yönünden dönülmesini ve müvekkili banka yönünden temlik edilen sözleşmenin geçerli olduğuna ilişkin yeniden karar verilmesini talep etmiştir.Alacaklı ... A.Ş. vekili 11/08/2025 tarihli dilekçesinde özetle; 29/07/2025 tarihli ara karardan rücu edilmesini, her bir temlik sözleşmesinin konusunu teşkil eden alacağa esas sözleşmenin ve kayıtların ayrı ayrı incelenmesi ve geçici mühlet tarihinden evvel doğmuş olan alacak miktarının saptanması için dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesini talep etmiştir.Alacaklı ... A.Ş. vekili 25/08/2025 tarihli dilekçesinde özetle; 29/07/2025 tarihli ara karardan müvekkili banka açısından rücu olunmasını, 425.501.516,00-TL bedelli temlik alacaklarının doğum anının geçici mühlet öncesi döneme geldiğinin tespitine ve geçerli olduğuna karar verilmesini 29/07/2025 tarihli ara karardan rücu edilmesini talep etmiştir.Mahkemenin 13/08/2025 tarihli ara kararı ile; "1-Müdahil ... AŞ., ... TAŞ. Ve ... ... Bankası A.Ş. Vekillerinin 29/07/2025 tarihli ara kararından rücu edilmesi talebinin reddine"Mahkemenin 27/08/2025 tarihli ara kararı ile; "1-Müdahil ... A.Ş. vekilinin 29/07/2025 tarihli ara kararından rücu edilmesi talebinin reddine" karar verilmiştir. Alacaklılar ... Bankası A.Ş., ... ... Bankası A.Ş. ve ... T.A.Ş., ... A.Ş. vekilleri ayrı ayrı sunmuş oldukları istinaf dilekçelerinde özetle; itiraz dilekçelerindeki hususları tekrar ederek, temlik sözleşmesinin geçici mühlet tarihinden önce imzalanması ve alacağın geçici mühlet tarihinden önce doğmuş olması nedeniyle kararın kaldırılmasını talep etmişlerdir. Talep, İİK 285 vd maddelerinde düzenlenen konkordatonun tasdikine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nın, "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341/1 maddesinde; "İlk Derece Mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmüne yer verilmiştir. Yine İİK'nın 7101 sayılı kanun ile değişik "Geçici mühlet" başlıklı 287/1 maddesi; "Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır." 287/son maddesinde; "Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz." şeklinde düzenlenmiş,İİK'nın 293. maddesinin gerekçesi ise; "Konkordato hakkındaki kapsamlı kanun yolu denetimi konkordatonun tasdiki aşamasında kabul edilmekte; mühlet aşamasında kanun yolu denetimi sınırlandırılmaktadır. 287 nci maddenin son fıkrası hükmüne göre geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı gibi, 293 üncü maddeye göre de kesin mühlet talebinin kabulü ile kesin mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı da kanun yoluna başvurulamayacaktır. Kesin mühlet talebinin reddi kararlarına karşı ise kural olarak sadece istinaf yolu öngörülmüştür. İstisna olarak mahkemenin veya bölge adliye mahkemesinin konkordato talebinin reddiyle birlikte borçlunun iflasına da karar verdiği hallerde bu kararlara karşı hem istinaf hem de temyiz kanun yollarına başvurulabilmesini öngören 164 üncü madde hükmü uygulanacaktır." şeklinde açıklanmıştır. Somut dosyada; alacaklılar ... Bankası A.Ş., ... ... Bankası A.Ş., ... T.A.Ş. ve ... A.Ş.'nin talebine konu karar, HMK'nın 341.maddesinde ifade edilen nihai karar, ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz niteliğinde olmadığı gibi İİK'nın 285 vd. maddelerinde konkordato kurumu yönünden istinaf yolu açık kararlardan da olmadığından, istinaf başvurularının HMK'nın 341 ve 352/1.b maddeleri uyarınca ayrı ayrı usulden reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1- Alacaklılar ... Bankası A.Ş., ... ... Bankası A.Ş., ... T.A.Ş. ve ... A.Ş..'nin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve 352/1.b maddeleri uyarınca AYRI AYRI USULDEN REDDİNE,
2-Alacaklılar tarafından yatırılan başvurma harçlarının ayrı ayrı Hazineye irat kaydına, istinaf karar harçlarının istemi halinde alacaklılara ayrı ayrı iadesine,3-İstinaf yargılaması alacaklılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın alacaklılara ilk derece mahkemesince iadesine,5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352/1.b bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 08/10/2025