T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1029
KARAR NO: 2025/846
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2025/221
ARA KARAR TARİHİ: 28/03/2025
DAVA TÜRÜ: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
KARAR TARİHİ: 11/07/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolunun işletmesini yürüttüğünü, davalının kendisine ait ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... plakalı araçların plakalı araçlar ile 24/08/2024 - 09/10/2024 tarihleri arasında ücret ödemeksizin ihlalli geçiş yaptığını, davalını anılan süre içerisinde ihlalli geçişlere ilişkin ödemeler yapmadığını, bunun üzerine borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, iş bu davanın açıldığını belirterek davalı ya ait tüm malvarlığından güncel borç miktarı üzerinden borca yetecek kısmının ihtiyati haczedilmesini talep etmiştir. Mahkemenin 28/03/2025 tarihli ara kararı ile "Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize sunulmuş olan dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde; davalıya ait olduğu belirtilen ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... plakalı araçların 24/08/2024 - 09/10/2024 tarihlerinde davacının işletmesini yapmış olduğu ücretli otoyol ve köprülerden ücret ödemeksizin geçiş yapması neticesinde icra takibinin başlatılmış olduğu, davalının süresi içerisinde yapmış olduğu itirazı üzerine takibin durmuş olduğu ve davacının işbu davayı açmış olduğu, davacının alacağının olup olmadığının, alacağının bulunması halinde ne kadar alacağının olduğunun yargılamayı gerektiriyor olması, bu doğrultuda yaklaşık ispat şartının sağlanmamış olduğu kanaatine davacının ihtiyati haciz talebinin de reddine '' dair karar verilmiştir. Davacı vekilince yasal süresi içerisinde sunulan istinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde; konu davada davacının alacağı rehinle temin edilmemiş olup, davalının hiçbir açıklama göstermeksizin likit borcunun ödemekten kaçınmasının davacının alacağına kavuşmasını zorlaştıracağını ve hatta imkânsız hale geleceğini gösterdiği belirtilerek mahkeme tarafından ihtiyati haczin reddine dair verilen kararın kaldırılması talep edilmiştir.Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Uyuşmazlık, ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik verilen kararın usul ve esas yönden hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplanmıştır. 2004 Sayılı İİK'nun 257 ve devamında ihtiyati haciz düzenlenmiştir. İhtiyati haciz şartları 257. Maddede, 258. maddede ise ihtiyati haciz kararına yer verilmiştir. 258. maddenin ilk fıkrasında alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu ifade edilmiştir. Bir alacak için İhtiyati haciz isteyen kişinin o alacağın alacaklı sıfatına sahip olması gerekir. Yani ancak alacağın alacaklısı İhtiyati haciz isteyebilir. Bu durum hakimin maddi hukuku araştırması gerektiği sonucunu beraberinde getirmektedir. Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. İbraz edilen ispat vasıtası, iddia edilen hakkın varlığını ispatlamaya elverişli olmalıdır. Diğer yandan, alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamaktadır. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi İhtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. Bireylere etkin hukuki himaye sağlamaktır. Talep edilen alacağın ise vadesinin gelmiş olması gerekir (İİK m.257/1). Alacağın muaccel olduğu an, ya tarafların anlaşması veya bir ihbar yada kanun hükmü veya hukuki ilişkinin mahiyeti ile belirlenir. Muacceliyet ile temerrüdü karıştırmamak gerekir. Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrüt olur. Diğer yandan alacağın rehinle temin edilmemiş olması gerekir. Vadesi gelmemiş alacaklarda ihtiyati haciz kararı verilmesinin şartları İİK 257/2. fıkrada sınırlı şeklde sayılmıştır.Somut olayda, davalı şirkete ait araçların, davacının işlettiği otoyolda ihlalli geçiş yaptığı iddiası ile ihlalli geçiş ücretinin tazmini talep edilmiştir. Taraflar arasında hizmet sözleşmesi kurulup kurulmadığı, davacının alacağı bulunup bulunmadığı, var ise alacağın miktarı belirlenmeden, davalının ödeme anlaşması bulunan banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadan, bu aşamada ibraz edilen belgelerin niteliği İİK 258/1. maddesinde düzenlenen kanaat getirecek deliller kapsamında değerlendirilemeyeceğinden mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar dair karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan ihtiyati haciz talep eden davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11/07/2025