T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/375
KARAR NO: 2025/645
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/83
KARAR NO: 2024/917
KARAR TARİHİ: 11/12/2024
DAVA: Kayıt Kabul
KARAR TARİHİ: 04/06/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... vatandaşı olduğunu, müvekkilinin Türkiye'deki ... Bankasındaki hesabına para gönderirken yanlışlıkla davalı firmanın hesabına para gönderdiğini, davalı firmanın iflas etmesinden dolayı ... Bankası tarafından yatırılan paranın iflas müdürlüğüne gönderildiğini, davalı şirketin iflasına ilişkin işlemlerin İstanbul Anadolu ... İcra İflas Müdürlüğü'nün ... iflas numaralı dosyası üzerinden devam ettiğini, paranın iadesi için iflas müdürlüğüne başvurulduğunu ancak söz konusu olayın yargılamayı gerektirdiğinden para iade taleplerinin reddedildiğini, müvekili ile davalı şirket arasında herhangi bir alacak - verecek ilişkisinin bulunmadığını beyan ederek müvekkili tarafından davalı şirkete gönderilen 82.644,63 USD tutarındaki paranın üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, sehven gönderilen söz konusu bedelin müvekkiline iadesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde iddia edilenin aksine söz konusu paranın yanlışlıkla müflis şirketin banka hesabına gönderilmesinin mümkün olmadığını, banka eft-havale işlemlerinde paranın gönderileceği hesap sahibinin isminin eksiksiz ve tam olarak yazılmaması halinde yatırılan paranın gönderenin hesabına iade edileceğini, bu durumun ise davacının parayı gönderirken davalı müflis ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin unvanını tam ve eksiksiz olarak yazdığını göstermekte olduğunu, dava konusu para 15/03/2016 tarihinde müflis hesabına göndermişken davacı yanın iflas müdürlüğüne ilk olarak 01/08/2016 tarihinde başvurduğunu, yanlışlıkla gönderilen bir para için bu kadar uzun süre işlem yapılmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı müflis hakkında İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/431 E. 2016/161 K. sayılı dosyasında 16/03/2016 tarihi saat 17.40 itibariyle iflas kararı verildiğini, dava konusu paranın müflis hesabına 15/03/2016 tarihinde gönderildiğini, davacı ve davalı şirket yöneticilerinin iflas kararı sebebiyle iflas masasından mal kaçırmaya çalıştıklarını, söz konusu bedelin alacaklılar listesinde gözükmemesinin de iflas masasından mal kaçırma niyetini ortaya koyduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN VE DAİREMİZİN KARARLARI 1-Mahkemenin 06/11/2019 tarihli kararı; "...iflas masasına hiçbir başvuru yapmaksızın alacak davası şeklinde iflas müdürlüğüne bu davanın yöneltilmesi usule aykırı olduğundan davanın reddine..." karar verilmiştir.2-Dairemizin 14/10/2020 tarihli kararı; "iflas masasına kayıt kabul davası açılması için iflas idaresine başvuru yapılmasının bir ön şart olmadığı, doğrudan mahkemeye başvurulabileceği, ...İİK 236.maddesi hükmü değerlendirilerek taraf delillerinin toplanması ve davacının dava konusu talebi yönünden inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiğinden" davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. 3-Mahkemenin 27/01/2021 tarihli kararı; "...davacı tarafından bu paranın sehven müflis şirket hesabına gönderildiği kanaatine varılarak, 82.644,63 USD'nin iflas tarihi olan 16/03/2016 tarihindeki Dolar kuru karşılığı 241.165,20 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir. 4-Dairemizin 02/03/2022 tarihli kararı; "...Bilirkişi raporunda da açıkça ifade edildiği üzere, müflis şirketin 2016 yılına ait ticari defterleri incelenememiştir. Davacı tarafından dava konusu havale 15/03/2016 tarihinde yapıldığından, bu tarih itibariyle müflis şirket kayıtlarının incelenmesi gerekmektedir. Yine bilirkişi raporunda "Davacının cevaba cevap dilekçesinde sunduğu sözleşmeye göre; davalı müflis şirket ile aralarında 2013 yılında 133.875,00 USD tutarında ticari ilişki olduğu ve ödemesinin aynı yılda yapıldığı" belirtilmiş ise de ödemenin yapılmış olduğunun nasıl tespit edildiği anlaşılamamaktadır. Zira müflis şirket kayıtlarında bu ödemeye ilişkin defter görüntüsü de rapora eklenmemiştir. Müflis şirket kayıtlarında bu ödemenin yapıldığına dair bir kayıt olup olmadığı tespit edilmemiştir.Davacı tarafından tercümesi sunulan "iptal talebi" başlıklı belgenin altında havale bilgileri kısmında "İnşaat Ücreti" açıklaması yer almakla birlikte, yapılan havale işlemine ilişkin davalı müflis şirkete ait banka kayıtlarının, dava konusu havale ve iptal talebine ilişkin işlem açıklamalarının da yer aldığı belgelerin getirtilmesi gerekmektedir.Davacı tarafından dava konusu paranın davacının kendi hesabına gönderilmek istenirken sehven müflis hesabına gönderildiği iddia edilmektedir. Davalı vekili ise paranın yanlışlıkla müflis şirketin banka hesabına gönderilmesinin mümkün olmadığını, banka eft-havale işlemlerinde paranın gönderileceği hesap sahibinin isminin eksiksiz ve tam olarak yazılmaması halinde yatırılan paranın gönderenin hesabına iade edileceğini savunmaktadır. Bu durumda ilgili banka kayıtları getirtildikten sonra davalı savunması kapsamında bankacı bir bilirkişiden rapor alınarak gerçekleştirilen havale işleminde gönderen tarafından yazılması zorunlu unsurların neler olduğu tespit edilmelidir. Yerleşik Yargıtay Kararlarına göre; havale borç ödeme vasıtası, bir çeşit ödeme aracı olup aksi ispat edilmediği takdirde gönderilen havalenin bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı karine olarak kabul edilmektedir. Borç ödeme belgesi olan havale nedeni ile alacaklı olduğunu iddia eden davacı ise bu iddiası ispatla mükelleftir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece eksiklikler ikmal edildikten sonra yeni bir bilirkişiden rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden..." kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. 5-Mahkemenin 13/09/2023 tarihli kararı; "...İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere yazılarak, müflis şirketin iflas etmeden önceki yetkililerinin kimlik bilgileri ve tebligat adresleri sorulmuş, gelen yazı cevabına göre, şirket yetkilisine müflisin 2016 yılına ilişkin ticari defter ve belgeleri dosyaya sunması için davetiye tebliğ edilmiştir. Şirket yetkilisi cevabı yazısında, şirketin 2016 yılı Mart ayında iflasına karar verildiğini, 2016 yılında herhangi bir ticari defter tutulmadığını beyan eden dilekçe sunmuştur. Dosya banka hesap uzmanı bilirkişiye tevdii edilerek; banka kayıtları incelenmek sureti ile dosyaya gelen yazı cevapları da nazara alınarak, davalının savunması kapsamında paranın yanlışlıkla müflisin banka hesabına gönderilmesinin mümkün olup olmadığı, banka EFT ve havale işlemelerinde paranın gönderileceği hesap sahibinin isminin eksiksiz ve tam olarak yazılmaması halinde yatırılan paranın gönderenin hesabına iade edilip edilmeyeceği ya da gönderilecek hesap sahibinin isminin eksik ya da hiç yazılmaması durumunda havalenin yapılıp yapılamayacağı hususlarının ve havale işleminde gönderen tarafından yazılması gereken zorunlu unsurların neler olduğunun bankacılık mevzuatı yönünden değerlendirilmesi için rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda; Davalı ...San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin dava dışı ... Bankası A.Ş.'nin ... Nolu müşterisi olduğu ve bu müşteri numarası altında 103 Ek hesap numarası ile USD (Amerikan Doları) Vadesiz Cari şirket hesabı kullandığı, davacı ...'ın dava dışı bankanın ... Nolu müşterisi olduğu ve bu müşteri numarası altında 101 Ek hesap numarası ile USD (Amerikan Doları) Vadesiz Cari hesap kullandığı, davacı talebi ile ... Bankası tarafından; 17.03.2016 tarihinde Swift kodu: “KTEF TR IS” IBAN: ... ALICI: ...San. ve Tic. Ltd. Şti. açıklama: “Diğer İnşaat Ücreti” belirtilerek ... referans numaralı 82.644,63 USD tutarında para gönderimi yapıldığı, gönderilen tutarı dava dışı ödeme hizmeti sağlayıcısı banka ... Bankası nezdinde bulunan Davalı Müflis Firmanın hesabına geçtiği, 04.07.2016 Tarihli Dilekçesi ve ... İlgi efanslı İşlemin “Lütfen ödemeyi iptal ediniz ve ödemeyi tavsiye gereğince tarafımıza geri gönderiniz.” İptal Talebi Mesajı ile İptal ve tutarın iadesinin talep edildiği, davacı talebi ile gönderilen para transferi işleminde IBAN ve Alıcı bilgilerinin tam ve doğru olarak girildiği, süreçte operasyonel bir hata ve eksiklik olmadığı, belirtilmiş olmakla bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur. Davacı iddiasına göre; her ne kadar davalı müflisin hesabına dava konusu havalenin sehven yapıldığı iddia edilmiş ise de bankacılık mevzuatı ve yönetmelik hükmüne göre yapılan havalede mevzuata aykırı herhangi bir durum olmadığı, bu hali ile tüm bilgiler doğru girilmeksizin bir hesaptan başka bir hesaba havalenin mümkün olmadığı anlaşılmakla davacının bu paranın yanlış hesaba gönderildiği iddiasının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Ayrıca davacı tarafından davalı ile aralarında herhangi bir hukuki ya da ticari ilişki olmadığı iddia edilmiş ise de; havale bir borç ödeme vasıtası olup aksi ispat edilmediği takdirde, gönderilen havalenin bir borcun ödenmesi amacı ile yapıldığı karine olarak kabul edildiğinden, borç ödeme belgesi olan havale nedeni ile alacaklı olduğunu iddia eden davacının bu iddiasını ispatla mükellef olduğu, ancak davacının bu iddiasını ispatlayamadığı kanaatine varıldığından davanın reddine" karar verilmiştir. 6-Dairemizin 17/01/2024 tarihli kararı; "...Dairemizin kaldırma kararında; "...bilirkişi raporunda "Davacının cevaba cevap dilekçesinde sunduğu sözleşmeye göre; davalı müflis şirket ile aralarında 2013 yılında 133.875,00 USD tutarında ticari ilişki olduğu ve ödemesinin aynı yılda yapıldığı" belirtilmiş ise de ödemenin yapılmış olduğunun nasıl tespit edildiği anlaşılamamaktadır. Zira müflis şirket kayıtlarında bu ödemeye ilişkin defter görüntüsü de rapora eklenmemiştir. Müflis şirket kayıtlarında bu ödemenin yapıldığına dair bir kayıt olup olmadığı tespit edilmemiştir." gerekçesine yer verilmesine mahkemece ilgili hususta bilirkişiden rapor alınarak eksiklik ikmal edilmemiş, taraflar arasında 2013 yılında kurulan ticari ilişki ve yapıldığı beyan edilen ödeme tespit edilmemiştir. Mahkemece davalı şirket yetkilisine 2016 yılına ait ticari defterlerin ibraz edilmesi için çıkartılan tebligata yukarıda yazılı olduğu şekilde cevap verilmiş ancak iflas erteleme dosyası kapsamında yer alan kayıtlar, bu dosyaya müflis şirket tarafından borç alacak hesaplarının sunulduğu belgeler, süreç içerisinde alınan kayyım raporları ile iflas erteleme dosyası kapsamında müflis şirket faaliyeti hakkında mevcut kayıtlar incelenmeksizin ve dairemiz kaldırma kararında ifade edilen eksiklik tamamlatılmaksızın karar verilmiştir. Yine mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre müflis şirkete ait ticari kayıtlar bilirkişi tarafından incelenmeden "İflas İdaresi tarafından 04/10/2016 tarihinde SMMM bilirkişi vasıtasıyla; müflis şirketin 2013, 2014 ve 2015 yıllarına ait ticari defterlerinin incelemesinde sunulan raporun" esas alındığı anlaşılmıştır. Dava konusu işlem 2016 yılında gerçekleştirilmiş olup bu tarih itibariyle yürürlükte olan yönetmelik ve tebliğ hükümlerine göre inceleme yapılması gerekirken bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda 01/12/2021 tarih ve 31676 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ödeme Hizmetleri Ve Elektronik Para İhracı İle Ödeme Hizmeti Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelik ve Uluslararası Banka Hesap Numarası Hakkında Tebliğ (Sayı: 2008/6)'de Değişiklik Yapılmasına Dair 2021/5 Sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca inceleme yapıldığı anlaşılmaktadır. Somut olayda, taraflar arasında geçmiş dönemde ticari ilişki olduğu her iki tarafın da kabulündedir. Davacı bu ilişkiye yönelik 133.875,00 USD tutarında bedeli ödediğini iddia etmekle birlikte kaldırma kararımızda da ifade edildiği gibi mali bilirkişi raporunda 2013 yılında taraflar arasındaki ticari ilişki yönünden alacak borç ilişkilerine dair denetlenebilir bir tespite yer verilmemiştir. Bu durumda mahkemece alanında uzman bir mali müşavir ve bankacı bilirkişi heyetinden taraflar arasında mevcut olduğu ifade edilen ticari ilişkiye istinaden, müflis şirket kayıtlarının eksiksiz şekilde incelenmesi, taraflar arasındaki borç alacak hesabının çıkartılması, davacının borcu olup olmadığının belirlenmesi, yine taraflar arasında başka bir ilişki olup olmadığı hususlarının ticari defterler ile müflis şirkete ait iflas erteleme dosyasında yer alan kayıtlar, kayyım raporları titzlikle incelenerek ve denetlenerek tespit edilmesi suretiyle belirlenmesi ayrıca söz konusu havale işleminin yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte olan yönetmelik ve tebliğ hükümleri çerçevesinde havale işlemine yönelik değerlendirme yapılması, bu çerçevede alınacak rapor uyarınca oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme neticesinde hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır..." gerekçesiyle kaldırma kararı verilmiştir. 7-Mahkemenin 13/09/2023 tarihli kararı; "...Davacı, davalı şirket ile 29.04.2013 tarihinde 133.875.- USD tutarlı “Yapay Çim Futbol Sahası Ürünleri Satış Sözleşmesi” düzenlendiğini ve ödemesinin tamamını yaptığını, davalı şirket ile başka bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, 15.03.2016 tarihinde Türkiye” defaaliyet gösteren ... A.Ş. Bankası nezdinde bulunan hesabına 82.644.63 USD tutarında para göndermek isterken söz konusu tutarı yanlışlıkla davalı şirketin 2013 yılında ödeme yaptığı ... A.Ş. Bankasındaki hesabına gönderdiğini iddia etmektedir. Taraflar arasında 82.644.63 USD” nın davacı tarafından davalı hesaplarına gönderildiğine dönük bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı, dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu ... Devlet Bankası” nın 04.07.2016 tarihli tercüme yazıda “ 15 Mart 2016 tarihinde, 03. Nisan 2016 tarihli ekli belge gereğince Müşterinin özel talimatına göre SO1/002/41830/16 referans numarasıyla 82.644.63 USD tutarında bir virman talimatı gerçekleştirmiştir. Müşteri bankaya yazılı bir talimatta bulunmuş, transfer olan tutarın iade edilmesi için başvuruda bulunulmuş olup, transfer hatalı gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla Banka, Lehtar Bankaya bir talepte bulunmuş, ödeme talimatının iptal edilmesini ve ilişikteki fesih talebine göre paranın bankaya iadesini istemiştir. İşbu yazı Banka yada herhangi bir memuru tarafından herhangi bir yükümlülüğü bulunmaksızın müşterimizin isteği üzerine düzenlenmiştir ve herhangi bir Bankanın teminatını oluşturmaz” yazısının verildiği, yazı ekinde bulunan İptal Talebi incelendiğinde “Havale Bilgileri 70 42:Diğer İnşaat Ücreti * yazısının bulunduğu görülmüştür. Davalı şirketin iflas idaresinde bulunan ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, 2013 yılı ticari defterlerinde, taraflar arasında 29.04.2013 tarihinde dökümü aşağıda belirtilen 133.875.USD” tutarında “Yapay Çim Sahası Ürünleri Satış Sözleşmesi” düzenlendiği, davacının sözleşme gereğinde 02.05.2013 tarihinde 133.875.- USD” 1 karşılığında davalıya 251.090.66 TL ödemede bulunduğu, ödeme tutarının davalının ticari defterlerinde de kayıt altında olduğu, davalının 24.05.2013 tarihinde davacıya aynı tutarda fatura düzenlediği söz konusu faturanın davalının ticari defterlerinde kayıt altında olduğu görülmüştür. Taraflar arasında 2013 yılında başka bir işlem bulunmamaktadır.Davalı şirketin 2014 ve 2015 yılı 9 aya kadar yazılı ticari defterleri incelendiğinde davalının düzenlemiş olduğu herhangi bir fatura ile taraflar arasında herhangi bir ticari faaliyet bulunmadığı görülmüş olup, davalının 2016 yılı ticari defterleri iflas dairesinde bulunmadığından 2016 yılı için inceleme yapılamamıştır. İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/431 dosyası incelendiğinde, davalı şirketin 21.03.2015 tarihinde İflas Erteleme başvurusu yaptığı, dosyaya sunulan iyileştirme projesi, bilirkişi ve kayyım raporları dikkate alındığında şirketin borca batık olduğunun tespit edildiği, iyileştirme projesinin borca batıklıktan kurtulma yönünde yeterli olmadığı yönünde kanaat oluştuğu değerlendirilmesi yapılarak Mahkeme tarafından 16.03.2016 tarih saat 17.40 itibariyle davalı şirketin iflasına karar verdiği anlaşılmıştır. Davalı şirketin İflas erteme davası nedeniyle Mahkemeye sunduğu iyileştirme projesi incelendiğinde projenin, 4A-Satış Projeksiyonları bölümünde tarafların 16.02.2015 tarihinde 549.281.- USD tutarında “7 adet Futbol Sahası yapımı” konusunda sözleşme imzaladığı görülmüştür. İyileştirme Projesinin “ Mevcut İşler ve Öngörülen işler “ ekinde bulunan taraflar arasındaki 16.02.2015 tarihinde düzenlenen sözleşmenin“ Yapılacak İşler Dökümü” bölümünde sözleşme tutarı olan 549.281 USD'ın 2013 yılındaki sözleşmeye benzer “7875 m2 çim 1m2 17,00 -133.875.00” ayrıntısı bulunduğu, sahaların tesliminin 15.06.2015 tarihine kadar ve ödemenin % 50'sinin işe başlamak için avans olarak ödeneceği % 50'sinin yükleme yapılırken ödeneceğinin imza altına alındığı görülmektedir. Proje eklerinde 2013-2014-2015 yılları bilançoları ve gelir tabloları ile dosya içerisindeki 06.07.2015 tarihli bilirkişi raporu ve kayyım rapor bulunmakla birlikte, söz konusu raporlarda detay mizanların bulunmaması, davalının 2015 yılı yevmiye defterinin Eylül ayından sonra yazılı olmaması ve 2016 yılı ticari defterlerinin bulunmaması nedeniyle 2015 yılında taraflar arasındaki sözleşmenin yürürlüğe girip girmediği, davalının 2015 yılı Eylül ayından sonra fatura düzenleyip düzenlemediği, davacının sehven ödediğini belirttiği 82.644.63 USD tutarındaki ödemenin konusu sözleşme açısından ön ödeme olup olmadığı tespit edilememiştir.Davalının iflas sürecine girmesi, kayyım raporu da ayrıntılı incelendiğinde; taraflar arasında 16.02.2015 tarihinde 549.281.- USD tutarında “7 adet Futbol Sahası yapımı” konusunda sözleşme imzaladığı, iyileştirme Projesinin “ Mevcut İşler ve Öngörülen işler “ ekinde bulunan taraflar arasındaki 16.02.2015 tarihinde düzenlenen sözleşmenin“ Yapılacak İşler Dökümü” bölümünde sözleşme tutarı olan 549.281.USD 2013 yılındaki sözleşmeye benzer “7875 m2 çim 1m2 17,00 -133.875.00” ayrıntısı bulunduğu, ancak davalı tarafça 2015 yılı Eylül ayından sonra fatura düzenleyip düzenlemediği, söz konusu raporlarda detay mizanların bulunmaması, davalının 2015 yılı yevmiye defterinin Eylül ayından sonra yazılı olmaması ve 2016 yılı ticari defterlerinin bulunmaması nedeniyle, 2015 yılında taraflar arasındaki sözleşmenin yürürlüğe girip girmediği, tespit edilememiş olup davacı tarafça davalıya gönderilen havalede ''inşaat ücreti'' açıklamasının bulunması ve davalının da gönderilen bu paranın inşaat ücreti olarak gönderilmediğini davacı yararına iş yaptığını somut delillerle ispatlayamaması karşısında davacı tarafça davalıya ödenen bedelin iadesi gerekmiştir. Bu nedenlerle gönderilen 82.644,63 USD'nin davalı müflisin iflas tarihindeki kur karşılığı 241.165,20 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; uzman bilirkişi raporları ile davalının hesabına gelen ödeminin sehven yapıldığı ve bankacılık mevzuatına uygun olarak süresinde hatanın düzeltilmesi talebinde bulunulduğu, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığı ispatlanmasına rağmen davanın kısmen kabulü ile alacağın iflas masasına kaydedilmesi kararı hukuka olduğunu, taleplerinin alacak borç ilişkisinden kaynaklanmadığını, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin alacağını iflas masasından istemediğini, yanlışlıkla gönderilen paranın iadesini talep ettiğini, söz konusu bedel sehven gönderildiği için tamamen iadesine hükmedilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesince 82.644,63 USD'nin davalı müflisin iflas tarihindeki kur karşılığı 241.165,20 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yanlışlıkla gönderilen USD cinsi paranın güncel kur karşılığı olarak ve iflas masasına kaydedilmeksizin iadesi gerektiğini, aksi halde mağduriyete sebebiyet verileceğini beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, İİK'nın 236. maddesine dayalı olarak açılan iflas masasına kayıt kabul istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde, 82.644,63 USD'yi 15/03/2016 tarihinde kendi hesabına gönderirken yanlışlıkla davalı müflis şirket hesabına gönderdiği iddiası ile bu bedelin iadesini talep etmiş olup, davacı tarafından yapılan havale işleminden bir gün sonra davalı şirketin İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/431 E. 2016/161 K. sayılı ve kararı ile 16/03/2016 günü saat 17:40 itibariyle iflasına karar verilmiştir. Müflis şirket hakkında verilen iflas kararının incelenmesinde; iflas ertelenmesi talebiyle 22/03/2015 tarihinde dava açıldığı, mahkemece "davacı şirketin borca batık olduğu, ancak iyileştirme projesinin borca batıklıktan kurtulma yönünde yeterli olmadığı, davacı şirketin kayyıma ödenmesi gereken kayyım ücretini dahi mahkememiz tarafından birkaç kez süre verilmesine rağmen yatırmamış olduğu, iyileştirme projesinin somut ve inandırıcı bulunmadığı" gerekçesiyle davacı şirketin iflas erteleme talebinin reddi ile iflasına karar verildiği, kararın Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 30/01/2020 tarihli 2016/9625 E. 2020/587 K. sayılı kararıyla onandığı anlaşılmaktadır. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... İflas dosyasından mahkemeye gönderilen 20/03/2019 tarihli cevabi yazıda; müflis şirket hakkında iflas kararının kesinleşmediği ve ikinci alacaklılar toplantısının yapılmadığı, görevli iflas idaresi bulunmadığından tasfiye işlemelerinin resen yürütüldüğü, dosyada henüz sıra cetvelinin düzenlenmediği ayrıca davacının alacak kaydı yaptırmadığı bildirilmiştir. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... İflas dosyasından mahkemeye gönderilen 24/06/2019 tarihli cevabi yazıda ise, davacının dosyaya alacak kaydı yaptırmadığı, 28/07/2016 havale tarihli dilekçesi ile "yanlışlıkla yatan paranın iadesi" talebini sunduğu bildirilmiş olup, yazı ekinde gönderdikleri 28/07/2016 tarihli dilekçede davacı vekilinin, müvekkilinin ... vatandaşı olduğunu, müvekkilinin Türkiye'deki ... Bankasındaki hesabına para gönderirken yanlışlıkla müflis şirketin hesabına gönderdiğini, bankadan paranın iadesini talep etmelerine rağmen iade edilmediğini, müflis şirketle hiçbir alacak-verecek ilişkisi olmadığını belirterek müflis şirket hesabına hatalı olarak gönderilen paranın, geldiği bankaya iadesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Dava dilekçesi ekinde sunulan ...Bankası'nın 04/07/2016 tarihli yazısında (tercüme evrakına göre) "15 Mart 2016 tarihinde, 03. Nisan 2016 tarihli ekli belge gereğince Müşterinin özel talimatına göre ... referans numarasıyla 82.644.63 USD tutarında bir virman talimatı gerçekleştirmiştir. Müşteri bankaya yazılı bir talimatta bulunmuş, transfer olan tutarın iade edilmesi için başvuruda bulunulmuş olup, transfer hatalı gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla Banka, Lehtar Bankaya bir talepte bulunmuş, ödeme talimatının iptal edilmesini ve ilişikteki fesih talebine göre paranın bankaya iadesini istemiştir. İşbu yazı Banka yada herhangi bir memuru tarafından herhangi bir yükümlülüğü bulunmaksızın müşterimizin isteği üzerine düzenlenmiştir ve herhangi bir Bankanın teminatını oluşturmaz" şeklinde olduğu, söz konusu belgelere göre ödemenin "inşaat ücreti" olarak yatırıldığı açıklamasına yer verildiği anlaşılmaktadır. Dairemizin son kaldırma kararının ardından mali müşavir ve bankacı bilirkişi heyetinden alınan raporda; davalı şirketin iflas idaresinde bulunan ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, 2013 yılı ticari defterlerinde, taraflar arasında 29/04/2013 tarihinde dökümü aşağıda belirtilen 133.875.USD tutarında "Yapay Çim Sahası Ürünleri Satış Sözleşmesi" düzenlendiği,Davacının sözleşme gereğinde 02/05/2013 tarihinde 133.875. USD karşılığında davalıya 251.090.66 TL ödemede bulunduğu, ödeme tutarının davalının ticari defterlerinde 1218 yevmiye maddesiyle kayıt altında olduğu,Davalının 24/05/2013 tarihinde davacıya aynı tutarda fatura düzenlediği söz konusu faturanın davalının ticari defterlerinde 1560 yevmiye maddesiyle kayıt altında olduğu, taraflar arasında 2013 yılında başka bir işlem bulunmadığı, Davalı şirketin 2014 ve 2015 yılı 9 aya kadar yazılı ticari defterleri incelendiğinde davalının düzenlemiş olduğu herhangi bir fatura ile taraflar arasında herhangi bir ticari faaliyet bulunmadığı, davalının 2016 yılı ticari defterleri iflas dairesinde bulunmadığından 2016 yılı için inceleme yapılamadığı, Davalı şirketin İflas erteme davası nedeniyle Mahkemeye sunduğu iyileştirme projesi incelendiğinde projenin, III-İyileşme Sürecine İlişkin Planlama, B-İyileşme Döneminde uygulanacak Kar ve Nakit Akım Planı bölümü" ile "IV- Sonuç A-Satış Projeksiyonları" bölümünde tarafların 16/02/2015 tarihinde 549.281 USD tutarında "7 adet Futbol Sahası yapımı" konusunda sözleşme imzaladığının görüldüğü,İyileştirme Projesinin "Mevcut İşler ve Öngörülen işler" ekinde bulunan taraflar arasındaki 16/02/2015 tarihinde düzenlenen sözleşmenin "Yapılacak İşler Dökümü" bölümünde sözleşme tutarı olan 549.281 USD'nin açılımında 2013 yılındaki sözleşmeye benzer "7875 m2 çim 1m2 17,00 -133.875.00" ayrıntısı bulunduğu, sahaların tesliminin 15/06/2015 tarihine kadar ve ödemenin %50'sinin işe başlamak için avans olarak ödeneceği %50'sinin yükleme yapılırken ödeneceğinin imza altına alındığı,Proje eklerinde 2013-2014-2015 yılları bilançoları ve gelir tabloları ile dosya içerisindeki 06/07/2015 tarihli bilirkişi raporu ve kayyım rapor bulunmakla birlikte, söz konusu raporlarda detay mizanların bulunmaması, davalının 2015 yılı yevmiye defterinin Eylül ayından sonra yazılı olmaması ve 2016 yılı ticari defterlerinin bulunmaması nedeniyle 2015 yılında taraflar arasındaki sözleşmenin yürürlüğe girip girmediği, davalının 2015 yılı Eylül ayından sonra fatura düzenleyip düzenlemediği, davacının sehven ödediğini belirttiği 82.644,63 USD tutarındaki ödemenin söz konusu sözleşme açısından ön ödeme olup olmadığının anlaşılamadığı tespitlerine yer verilmiştir. Devamında ise; "...Davacının ... Bankası A.Ş.'nin Cevizli Şubesi nezdinde, davacı ... adına açılmış ... numaralı Amerikan Doları cinsinden vadesiz döviz hesabı olduğu, davalı ...San. Tic. Ltd. Şti.'nin ise ... numaralı Amerikan Doları cinsinden vadesiz döviz hesabı olduğu, davacı ...'ın ... vatandaşı olduğu, davacının ... Bankası (SAK) Hawally Şubesi'nden Türkiye'deki ... Bankası A.Ş.'nin Cevizli Şubesi'nde bulunan kendi hesabına 15.03.2016 tarihinde para gönderirken 82.644,63 USD parayı hatalı olarak ...San. Tic. Ltd. Şti.'nin hesabına gönderildiğinin iddia edildiği, gönderilen para transferine ait swift mesajının usulüne uygun olduğu ve ödeme talimatında bulunması gereken tüm hususları içerdiği, lehtar bilgisi ve lehtarın hesap numarasının ...San. Tic. Ltd. Şti. 'ne ait olduğu, swift mesajında ödemenin mahiyetinin "inşaat ücreti" olduğunun yazılı olduğu, bu arada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/431 E., 16.03.2016 T. Ve 2016/161 K. sayılı kararı ile ...San. Tic. Ltd. Şti.'nin 16.03.2016 günü saat 17:00 itibariyle iflasına, karar verildiği, görevli iflas idaresi bulunmadığından tasfiye işlemelerinin İflas Müdürlüğü'nce resen yürütüldüğü, havaleyi yapan ... Bankası (SAK) tarafından 16.03.2017 tarihinde ... Bankası A.Ş. 'ne bir swift mesajı gönderilerek "müşterinin özel talimatlarına göre SO1/0002/41830/16 referans numarasıyla 82.644, 63 USD tutarında bir havale talimatının gerçekleştirildiği, transferin hatalı gerçekleşmesi nedeniyle müşterinin Bankaya transfer olan tutarın iadesi için başvuruda bulunduğu" belirtilmiş ve dolayısıyla amir banka, lehtar bankaya talepte bulunmuş, ödeme talimatının iptal edilmesini ve paranın amir bankaya iadesini istediği, ancak lehtar banka olan ... Bankası A.Ş. tarafından havalenin geldiği İflas Müdürlüğü'ne bildirilmiş olduğundan lehtar bankanın iade talebini yerine getirmesinin mümkün olmadığı, eğer davacı bu transferi yaparken bankasına verdiği talimat ile lehtarı ve hesap numarasını yanlış bildirdiyse bu yanlışlıktan kendisinin sorumlu olduğu, eğer davacı talimattaki alıcı bilgisini ve alıcının hesap numarasını doğru bildirmiş ancak para transferi işlemini yapan amir banka parayı yanlış kişiye ve hesaba gönderdiyse davacının zararından amir bankanın sorumlu olduğu ancak amir banka olan ... Bankası (SAK) tarafından "İlgili Makama" diye dosyaya sunulan yazısında, "15 Mart 2016 tarihinde, 03 Nisan 2016 tarihli ekli belge gereğince Müşterinin özel talimatlarına göre ... referans numarasıyla 82.644,63 USD tutarında bir virman talimatı gerçekleşmiştir. Müşteri Bankaya yazılı bir talimatta bulunmuş, transfer olan tutarın iadesi için başvuruda bulunmuş olup, transfer hatalı gerçekleşmiştir. Dolayısıyla Banka, Lehtar Bankaya talepte bulunmuş ödeme talimatının iptal edilmesini ve ilişikteki fesih talebine göre paranın Bankaya iadesini istemiştir." demekle birlikte "işbu yazı Banka veya herhangi bir memuru tarafından herhangi bir yükümlülüğü bulunmaksızın müşterimizin istediği üzerine düzenlenmiştir ve herhangi bir Bankanın teminatını oluşturmaz." ifadesinden amir bankanın bu hatalı transfer sebebiyle herhangi bir sorumluluk kabul etmediğinin anlaşıldığı, bunun dışında davacı ... ile davalı ...San. Tic. Ltd. Şti. arasında geçmişte ticari ilişkinin var olduğu, imzalanan 29.04.2013 tarihli Yapay Çim Sahası Ürünleri Satış Sözleşmesi uyarınca davacının davalı şirkete 01.07.2013 tarih ve ... numaralı fatura karşılığı olarak 30.06.2013 tarihinde 133.875 USD ödemenin yapıldığı, ödeme şeklinin banka garantili bir ödeme şekli olan akreditif olduğu, ... ile ...San. Tic. Ltd. Şti. arasında,7 adet futbol sahası yapımı işinin bedeli olan 549,281 USD tutarında 16.02.2015 tarihli bir başka sözleşmenin de akdedildiği, ancak bu sözleşmenin gereğinin hayata geçirildiğinin de tespit edilemediği, bunun dışında davacı ile davalı şirket arasında başka bir ticari ilişki olduğu bilgisine ulaşılamadığı, davalı şirketin borca batık olduğu, davalı ...San. Tic. Ltd. Şti. tarafından 22.03.2015 tarihinde İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/431 esas sayılı dosyası ile iflasın ertelenmesi için dava açıldığı, davalı şirketin bu tarihten sonra kayyum tarafından yönetildiği ve ticari faaliyetinin olmadığı, nihayetinde 16.03.2016 tarihinde iflasına, karar verildiği, SMMM bilirkişiler tarafından davalının 2013, 2014 ve 2015 yılına ait ticari defterlerin incelendiği, ticari defterlerinde davacı... 'nın davalı müflise herhangi bir borcu olduğuna dair herhangi bir bakiye ve tutarın görülmediği, ancak 2016 yılına ait defterler tutulmadığından 2016 yılına ait ticari defterler incelenemediği, anlaşılmakla, davacı ...'ın, ... Bankası (SAK) Hawally Şubesi'nden Türkiye'deki ... Bankası A.Ş.'nin Cevizli Şubesi nezdinde bulunan kendi hesabına 15.03.2016 tarihinde para gönderirken 82.644,63 USD parayı hatalı olarak ...San. Tic. Ltd. Şti.'nin hesabına gönderdiği ve ... 'de ki bankadan hatalı gönderildiğinden dolayı hatalı hesaba gönderilen 82.644,63 USD'nin iflas tarihi olan 16.03.2016 tarihindeki TCMB efektif satış kuru karşılığı 241.165,20 TL. üzerinden paranın geri iadesinin talep edebileceği..." hususlarında kanaat bildirilmiştir. İstinaf sebeplerinin incelenmesi;Somut olayda davacı taraf her ne kadar söz konusu paranın sehven gönderildiğini ileri sürmekte ise de, EFT talimatında alıcıya ait tüm bilgilerin eksiksiz olarak girilmesi ayrıca "inşaat ücreti" açıklamasına yer verilmesi karşısında söz konusu ödemenin kendi hesabına gönderilecekken sehven müflis şirket hesabına gönderildiği yönündeki iddialarına itibar edilmemiştir. İİK'nın 195/1. maddesinde "Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur." hükmü yer almaktadır. İİK'nın 195. maddesinde müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır. Yabancı para alacaklarının iflas masasına kayıt şekli konusunda 2004 sayılı İİK'da açık bir hüküm bulunmamakla birlikte İİK'nın 198/1 maddesinde konusu para olmayan alacakların, ona eşit bir kıymette para alacağına çevrileceği öngörülmüş olup öğretide de konusu yabancı para olan alacakların anılan yasa hükümlerine göre iflasın açıldığı andaki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek iflas masasına yazdırılacağı hususu kabul edilmiştir. (Kuru: B. İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, 2. Baskı, Ankara, sf.1244). İİK'nın 195. maddesinde iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılması gerekmektedir. Bunun için de yabancı para alacaklarının Türk Lirasına çevrilmesi gerekir. Yabancı para alacakları ve konusu para olmayan alacakların Türk Lirasına çevrileceği tarih ise iflas kararının verildiği tarihtir. Ayrıca, yabancı para alacağının aynen kaydı alacaklılar arasında eşitliği ön planda tutan İflas Hukuku'nun bu prensibini de zedelemiş olacaktır. Zira, iflasta imtiyazlı alacaklar İİK'nın 206. maddesinde ilk beş sırada sayılmış olup, yabancı paranın masaya aynen kaydedilmesi halinde, yabancı paranın TL'ye karşı değer kazanması halinde yabancı para alacağı yönünden bir azalma söz konusu olacağından alacaklar arasındaki eşitlik bozularak TL'nin alacakları lehine kanunda öngörülmeyen bir imtiyaz yaratılmış olup, bu durumda, aynı sırada bulunan ülke parası alacaklısı ile yabancı para alacaklısı arasında eşitsizlik meydana gelecektir. Bu sonuç her sıradaki alacaklıların eşit hakka sahip olduğunu belirten İİK'nın 207. maddesine aykırılık teşkil eder. İflas davalarının kamu düzenini ilgilendiren davalardan olması ve mahkemece kayıt kabulüne karar verilecek miktarın diğer alacaklıların alacak miktarlarını ve haklarını da etkileyecek olması sebebiyle alacağın iflasın açıldığı tarihteki Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 08/05/1997 tarih ve 2756 E. 4683 K. sayılı ilamı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/03/2014 tarih ve 2013/7176 E. 2014/1802 K. sayılı, 12/05/2015 tarih ve 2014/5224 E. 2015/3582 K. sayılı, 02/06/2015 tarih ve 2014/4900 E. 2015/4147 K. Sayılı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 09/05/2024 tarih ve 2023/2805E. 2024/1401 K sayılı emsal ilamları). Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/12/2014 tarihli 2014/10328 E. 2014/7923 K. sayılı ilamında; "...kayıt kabul davalarında, ispat yükü kural olarak, hakkının tanınmasını isteyen davacı alacaklıda olup, davacı alacağının mevcudiyetini gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan delillerle ispatlaması gerekir..." şekilde açıklandığı üzere kayıt kabul davalarında ispat yükü davacı alacaklı üzerindedir. Taraflar arasında 2013 yılında inşaat işlerine ilişkin sözleşme mevcut olduğu, söz konusu sözleşmeye ilişkin ödemelerin ve faturaların müflis defterlerinde kayıtlı olduğu dava konusu ödemenin bu sözleşmeden kaynaklanmadığı ancak iflas erteleme dosyasındaki kayıtlara göre yine taraflar arasında 16/02/2015 tarihinde 549.281,00 USD tutarında "7 Adet Futbol Sahası Yapımı" konusunda sözleşme imzalandığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar sözleşme imzalanmış ise de sözleşmeye konu inşaat işlerinin yapıldığına dair bir kayıt ise bulunmadığından, davacının EFT'ye konu 82.644,63 USD tutar kadar alacaklı olduğu, söz konusu tutarın İİK'nın 195.maddesi uyarınca iflas tarihindeki Türk Lirası karşılığının masaya kaydına karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, davacı vekilinin sair istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Ayrıca İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 27/01/2021 tarih, 2020/642 E. 2021/83 K. sayılı kararı ile; "Davanın kısmen kabulü ile 241.165,20 TL davacı alacağının davalı müflis ...'nin iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine" dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmadığı, davalı vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine Dairemizce eksik inceleme neticesinde verildiği gerekçesiyle kararın kaldırıldığı anlaşılmakla usuli kazanılmış hakların gözetilmesi gerektiği açık olup ilk derece mahkemesi kararında kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı gibi kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iade edilmesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/06/2025