T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/148
KARAR NO: 2025/109
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/742
ARA KARAR TARİHİ: 13/12/2024
DAVA TÜRÜ: Tazminat
DAVA TARİHİ: 09/12/2024
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile dava dışı sigortalısı ... A.Ş. arasında ... numaralı 31/12/2021-31/12/2022 vade tarihli Yangın Ticari Sigorta Poliçesi ve ... numaralı 18/05/2021-18/05/2025 vade tarihli Leasing All Risk Sigorta Poliçesi'nin düzenlendiğini, ilgili poliçelere konu riziko adresinde 23/09/2022 tarihinde poliçe teminat süresi içerisinde riziko adresi olan "... Mahallesi ... Caddesi, Bina No. ..., Ada: ..., pafta:..., Parsel:..., ... Köyü, Torbalı İzmir" adresinde meydana gelen yangın sonucu ait işletmede çok büyük çaplı bir hasar oluştuğunu, ekspertiz raporu ve harici uzman raporları doğrultusunda dava dışı sigortalıya 14.11.2022 tarihinde 2.700.000,00 USD ve Leasing Firmasına 03.02.2023 tarihinde 297.700,00 EUR ödeme yapıldığını, ödemeler nedeniyle sigortalının haklarına halef olarak TTK. 1472 maddesi gereğince sorumlular hakkında, işbu davayı açma hakkına olunduğunu belirterek davalı şirketlerin menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNi ve şimdilik kısmi olarak 2.700.000,0 USD ve 297.700,0 EURO tazminat alacaklarının ödeme tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile Euro cinsi açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre işleyecek faizi ile TBK m. 99 uyarınca fiili ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ara kararı ile; davacı dava dilekçesi ekinde sigorta poliçelerini, hasar dosyalarının bir kısmını, ödeme dekontlarını, yangın sonrası enkaz fotoğraflarını, finansal kiralama sözleşmesini, çatılı alan kira sözleşmesini, sigortalının mali tablolarını ve bir kısım kurum ve kuruluşlardan alınan teknik raporlarını sunduğu, dosyaya yangın raporu, binaların mimari, sıhhi ve elektrik projeleri, tapu kayıtları, yangın anını gösteren herhangi bir tespit belgesi ya da görüntüsü sunulmadığı, kaldı ki bunlar sunulsa dahi çıkan yangında davalıların kusuru olup olmadığı, aksine davalıların kusur ve sorumluluğunu kaldıracak şekilde sigortalının mı kusurlu olduğunu ayırabilecek herhangi bir delil sunulmadığı, her ne kadar dosyaya dört adet bilirkişi raporu sunulmuş ise de, bunların mahkeme tarafından denetlenebilmesine yarayacak mahiyette, anılan doneler dahi dosyaya sunulmadığı, o halde davalılar bakımından TBK 49 ve devamı maddelerine göre bir borcun doğup doğmadığı yargılama gerektirdiğinden, bir borcun doğduğu İİK 257/1 ve 258/1-(2.cümle) bağlamında yaklaşık olarak ispat edilemediği gerekçesiyle Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemenin ihtiyati haciz ret gerekçesinin ihsası rey niteliği taşımakta olduğunu, işbu ara karar ile yerel mahkemenin davadaki tarafını belli ettiğini, ara kararın içeriği incelendiğinde tarafımızca sunulan delillerin henüz yargılama başlamadan yerel mahkemece kabul edilmeyeceğinin anlaşıldığını, kararın eksik inceleme ile verildiğini, İİK'nın 257/1 ve 258/1-2. cümlede yazılı tüm şartların somut olayda mevcut olduğu sabit olup davalıların mal kaçırma girişimlerinin de dava dilekçesi ve beyan dilekçeleri ile ispatlanmışken işbu dava sonunda müvekkili şirketin alacağına kavuşma ihtimalini yok edecek şekilde verilen ret kararının kaldırılması gerektiğini, mezkur yangından davalıların asli şekilde sorumlu olduğunu dosyaya sunulan tüm bilirkişi raporları ve ekleriyle sabit olmakla somut olayda yaklaşık ispat koşulunun oluştuğunu, yerel mahkemece davanın dayanağı haksız fiilden kaynaklanan tazminat olarak kabul edilmiş ise de her bir davalı yönünden rücu sebeplerinin farklı olduğunu, ... A.Ş’nin sorumluluğunın TBK m. 49 haksız fiil olarak değil TBK m. 69 uyarınca “Yapı Malikinin Kusursuz Sorumluluğu” olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalı şirketlerin grup şirketleri arasında malvarlığı devri gerçekleştirdiğini, dolayısıyla mal kaçırma girişimleri nedeniyle müvekkilinin alacağının tehlike altında olduğunu, sunulan raporlar ve mizanlar ile davadışı sigortalı ... A.Ş.’nin zararının belirgin olup müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin de dekontlarla sabit olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı Kanunun 341 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Kanunun 355 nci maddesi uyarınca resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, sigortalanan iş yerinde meydana gelen yangın nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 1472 nci maddesi uyarınca rücuen tazmini istemine ilişkindir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ihtiyati haczin yasal koşulları açısından alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti hususlarının kesin ispatından ziyade yaklaşık ispat kuralının gözetilmesi gerektiğinden; yaklaşık ispat ölçütünde mahkemede oluşması gereken kanaatin, alacağın varlığı ve muacceliyetini basit bir ihtimalden ziyade kuvvetle muhtemel göstermesi ve kanaat olması gerekir. 2004 sayılı Kanunun 258 nci maddesinin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir. Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından” anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Ancak alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Somut olayda; haksız bir fiile dayalı olarak bir zarar meydana gelmiş olup zarardan davalılardan ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49 uncu maddesi uyarınca diğer davalı şirketler olan ... İnşaat A.Ş., ... Pazarlama A. Ş. ve ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ise 6098 sayılı Kanunun 69 uncu maddesi kapsamında kusursuz sorumlu olduğu iddia olunarak sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tazmini, bu davalı şirketler hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiştir. Dava dışı sigortalı ... A.Ş. ile davalı ... İnşaat A.Ş. Arasında dosyaya sunulan 01.10.2018 tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesinin imzalandığı, taşınmazın olay tarihinde diğer davalı ... Ticaret A.Ş. adına tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Davacı davalı ... Ürünleri Paz. A.Ş.'nin ... SİGORTA’da bina maliki olarak kayıtlı olması ve sigorta tazminatını talep etmesi nedeni ile yapı maliki olarak sorumlu olduğunu bildirmiş, hakkında ihtiyati haciz istenilmeyen diğer davalılar İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Torbalı Belediyesi'nin ise Yangın yönetmeliğine uygun önlemler almayan şirkete çalışma izni ve uygunluk veren, denetlenmemesi ve müdahale edilmemesi nedeniyle sorumluluklarının bulunduğu bildirilmiştir. Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/14111 soruşturma sayılı dosyasına ait 09.01.2024 tarihli Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar evrakında:"...Tahkikat evrakı tetkik edildiğinde, 23/09/2022 tarihinde .... isimli fabrikada çıkan yangının bitişikte bulunan ... Mensucat isimli iş yerine sıçradığı ve zarar görmesine yolaçtığı, yangından dolayı müştekilerin yaralandığı, fakat yaralanmalarından dolayı şikayetçi olmadıkları, yangından dolayı zarar gören iki iş yeninin de sahibinin ... olduğu, yarıgına lişkin alınan bilirkişi raporuna göre yangının, ... isimli iş yerinde metal bölümünde çalışan işçiler tarafından kaynak yapılması sırasında çıkan kıvılcımların duvar arkasındaki keçeleri duvar altındaki boşluklardan geçerek tutuşturması sebebiyle çıkığının tespit edildiği, bilirkişi raporunda ayrıca binaların yangından korunması hakkındaki yönetmeliğin 125. maddesinde yazılı hususlara aykırı davranan iş yeri sahibi ... ile işyerinin güvenliği ve yangın Güvenliği alınması ile bu güvenlik tedbirlerinin işleyişinin sürekliliğini sağlamak vazifesine aykırı davranan işletme müdürü ...'ın yangının meydana gelmesinde mesul olduklarına dair kanaatte bulunulduğu..." belirtilmiştir. 23.09.2022 tarihli Yangın Raporunda yangın çıkış nedeni:"Yangın yerinde yapılan tetkike, yangın Başlangıcının fabrikanın girişine göre tam karşıda bulunan depo kısmında kaynak bölümünü ayıran sac duvar dibinde olduğu görülmüş olup. yapılan araştırma ve soruşturmada kaynak bölümünde yapılan kaynak çalışması sırasında çıkan kıvılcımların bitişiğindeki galvaniz sac ile ayıları depo kısmına bir boşluktan sıçrayarak buradaki kolay yanıcı yatak, elyaf, sünger gibi malzemeleri tutuşturarak yangın çıktığı, çatıda oluşan aşırı ısının da ışık alması için aralara konulan plastik polyester karışımı eternitleri eriterek diğer bölmelere düşmesi neticesi bu bölümlerde bulunan malzemeleri yakarak yangının çabuk yayılarak büyüdüğü kanaatine varılmıştır." şeklinde belirtilmiştir. Davacı tarafça sunulan 22.11.2022 tarihli ekspertiz raporunda: "Bina ana elektrik enerji dağıtım panosunun ve tüm tesisatların bina mülkiyetine ait kıymet olduğu anlaşılmış, Bu çerçevede bina mülk sahibi ... Grup firmasına rücu olanağı diğer tutanak/raporlar da göz önüne alınarak şirketinizce araştırılmalıdır." şeklinde görüş bildirilmiş, 07.11.2022 tarihli ... tarafından hazırlanan uzman mütalaasında:"Olayın kök nedeni, tüm elektrik tesisatının uzun süredir, yetersiz olması nedeniyle yarıgına sebebiyet vermesidir... söz konusu fabrikadaki iç tesisattan ... Müş. İnş. A.Ş (...) firmasının sorumlu olduğu... A.Ş firmasının, yangına konu fabrikada kiracı olduğu, yetersiz elektrik tesisatı ve yetersiz yangın söndürme tesisatı bulunan fabrikada üretime devam ettiği...Söz konusu yangının meydana gelmesinde ... Müş. İnş. A.Ş firmasının %90 ASLİ kusurlu olduğu, .... Yatak A.Ş. firmasının %10 TALİ kusurlu olduğu..." 14.11.2022 tarihli ... tarafından hazırlanan ... Yatak Yangın Olayı Kök Neden İnceleme Raporunda:"Hadise esnasında ağır hasar gören hammadde depo bölümünün yangının söndürülmesi için itfaiye ekiplerince yıkıldığı anlaşılmaktadır. Olay anını kayıt altına alan incelenebilir herhangi bir kamera görüntüsü bulunmamaktadır. Olay yerinde tarafımızca yapılan incelemelerde de yangın sonrası hammadde deposunun tamamen yıkılmış olduğu, bu yönü ile yangın mahallinin net bir tespit yapma olanağı sunmadığı saptanmıştır. Uzun süren yangın sonucu kesin delil kalmadığından veya ortamdan elde edilecek bir veri bulunmadığından yangın öncesi durumun analiz edilmesi mutlak ve kaçınılmaz gerekliliktir. Bir başka seçenek olamaz. Somut, objektif ve yazılı bilgiler dikkate alınmak zorundadır. Bu değerlendirme yöntemi dışında itfaiye dahil inceleme yapanların tamamının somut bir delile dayandırmadan görüş, öneri ve kanaat şeklinde yapacakları değerlendirmeler gerçekçi olmayacaktır. Gerçekleşen riski yaratan unsurlar olay öncesi durumdur...Tarafımızca yapılan incelemeler netiçesinde: Somut olaydaki yangın merkezi olaya dair krokide B olarak adlandırılan bölüm olup bu alanda bulunan ve olay yeri inceleme ekiplerinin de şüpheli bularak içerisinde bulunan şalt elemanlarından numune aldığı ve alanda yapılan faaliyet konusu sebebiyle halihazırda istikrarlı olarak yüksek akım çekilen binaya ait elektrik panosu ve/veya bu bölgede bulunan binaya ait elektrik tesisatlarının tek ve ana ateşleme kaynağı olduğu, elektrik tesisatlarından çıkan kıvılcımın hemen arkasında depolanan süngerleri tutuşturduğu, yangın olayının da bu şekilde başladığı değerlendirilmektedir. Yangın olayı öncesi analiz edildiği üzere problemli bina elektrik altyapısının durumu bu tespiti destekler niteliktedir. Yangın olayının tarafımızca tespit edilen kök nedeni; Bina elektrik tesisatının uzun süredir yetersiz olması nedeniyle yangına sebebiyet vermesidir..." 08.11.2022 tarihli iş güvenliği uzmanı ve makime mühendisi yangın inceleme uzmanı tarafından davacı sigorta şirketine hitaben hazırlanan raporda ise :"...Herhangi bir dış müdahale (harici ateş kaynağı, hızlandırıcı dahli vs.) emaresinin söz konusu olmadığı hasarlı yapıdaki bahse konu hasarın kök sebebinin kuvvetle muhtemel; yapının kuzey cephesindeki ana binanın (girişe göre sağ) orta kısımlarına denk gelen bölgede bulunan ana elektrik enerji tesisatının dağıtım panosunda herhangi bir sebeple yaşanan arızaya bağlı olarak meydana gelen kısa devre neticesinde oluşan kıvılcımların etrafta kolay tutuşacak plastik vb. ürünlari etkileverek, rüzgar ve diğer çevresel etkenlerin de katkısıyla geliştiği, yapıda kiracı olarak bulunan sigortalı işletmenin bahse konu yangının vuku bulmasıyla ilgili bir kasıt, kusur yada ihmalinin tespit edilemediği, tesisin yangın söndürme sisteminin gayri faal olduğunun Mühendisler Odası raporuyla sabit olduğu ve yangının gelişerek hasarın büyümesinde yangın söndürme sistemini faal vaziyette muhafaza etmekle yükümlü tarafların 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ilgili maddeleri gereğince sorumluluğunun söz konusu olacağı sonuç ve kanaatine varılarak, aksini ispat hakkı saklı kalmak kaydıyla tanzim edilen teknik değerlendirme heyet raporu tetkik ve tensiplerinize sunulmuştur." kanaat olarak belirtilmiştir. Yapı maliki davalıların oluşan zarardan sorumlu olabilmesi için zararın, yapının yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden meydan gelmiş olması, diğer davalının ise haksız fiilden kaynaklanan kusurun bulunması gerekmektedir. Dolayısıyla yapı maliki yönünden zararın yapımdaki bozukluktan veya bakımdaki eksiklik olarak ileri sürülen elektrik tesisatının yetersiz olmasından dolayı meydana gelip gelmediği, üç ayrı davalıdan hangi davalı/davalıların yapı maliki olarak sorumlu oldukları, illiyet bağının durum bulunup bulunmadığı ve zararın miktarı ile diğer davalı ... Mensucat Halı Mobilya İnşaat Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden ise kusur sorumluluğu bulunup bulunmadığı ve zararın miktarı yargılama sonucu belirlenecek olması nedeniyle bu aşamada ibraz edilen belgelerin niteliği ve dosya kapsamına göre, 2004 sayılı Kanunun 258 nci maddesinin birinci fıkrasına göre düzenlenen kanaat getirecek deliller kapsamında değerlendirilemeyeceğinden İlk Derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve istinaf karar harcının Hazineye irat Kaydtına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05/02/2025