T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/2018
KARAR NO: 2025/91
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/63
KARAR NO: 2024/481
KARAR TARİHİ: 04/06/2024
DAVA TÜRÜ: Kayıt Kabul
DAVA TARİHİ: 03/07/2018
KARAR TARİHİ: 29/01/2025
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin davalılardan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından el koyulan ... şube kodlu İzmit/Kocaeli şubesine giderek vadeli hesap açtırdığını, sonrasında 03/07/2003 tarihinde bankaya Tasarruf Mevduatı sigorta Fonu tarafından el konulduğunu ve hesap bedellerinin de kendisine ödenmediğini, bankanın kuruluşundan beri bankalar yasası gereği devlet gözetimi ve denetimi zorunlu bulunduğunu belirterek davacı müvekkili tarafından yatırılan ve davalı tarafından ödenmeyen 1997 hesap açım tarihli 7.500,00 TL bedelli % 90 faiz oranlı ve işlemiş faiz ilave edilmek sureti ile hesap bakiyesi olan toplam 154.206,00 TL'nin 27/07/2003 tarihinden başlamak kaydı ile hesap cüzdanında belirtilen faiz oranı olan % 48 den başlamak üzere TL hesaplarına uygulanan dönemsel en yüksek mevduat faiz ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP Davalı ... Bankası T.A.Ş. İflas İdaresi vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; görevsizlik kararı verilmesini, hak düşürücü süresi geçtikten sonra açılan davanın usulden reddine, müflis banka hakkındaki davanın husumet yoluğu sebebiyle usulden reddine, davanın nevine, asıl alacak miktarı ve faiz talebinin reddine, davanın usulden reddedilmemesi halinde haksız ve mesnetsiz bu davanın esastan reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... banka hesabına yatırılan paralın tahsiline ilişkin davada, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/132 E. sayılı dosyasından Banka aleyhine açılmış bulunan iflas davasında 08/06/2005 tarihi itibariyle ... Bankası T.A.Ş.'nin iflasına karar verilmiş ve bahse konu iflas kararı 12/06/2005 tarihli ... Gazetesi'nde ilan edilmiş, iflas kararı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 22.12.2005 tarih ve 2005/9885 E.-2005/12881 K. sayılı ilamı ile onanmış, karar 20/04/2006 taribinde kesinleşmiş, Müflis ... Bankası T.A.Ş.'nin 08/06/2005 tarihinde iflas etmesi sebebiyle, iflas masası oluşturularak alacak başvuruları kabul edilmeye başlanmış ve İflas İdaresi tarafından sıra cetveli düzenlenerek 07.11.2006 tarihinde ... Gazetesi'nde ve 10.11.2006 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanmış, ...'ın Müflis ... Bankası T.A.Ş. İflas Masasına yapmış olduğu ... muhaberat no.lu ... nalu off shore hesap ile ilgili alacak kaydı talebi, 04.10.2006 tarih ve .. sayılı İflas İdaresi Kararı ile sıra cetvelinde “Talep Edilen Alacak Banka Nezdinde Bulunmadığı” gerekçesiyle reddedilmiş, iflas idaresi kararı ... tarafından 24.11.2006 tarihinde teslim alınmış, davacı tarafından iflas masasına başvuru yapılması üzerine, iflas idaresi tarafından talebin reddine dair karar verilerek, kararın davacıya 24/11/2006 tarihinde tebliğ edildiği, dava tarihinin 03/07/2018 olduğu, şirketin iflası ile artık şirketin tasarruf ehliyeti bulunmayıp bir dava açılacaksa iflas ve tasfiye ile görevli olan idareye karşı dava açılması gerektiği, İİK'nın 191. maddesi gereğince borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz olup, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflâs ile kısıtlandığından, aynı Kanun’un 226. maddesinde de masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olması, her ne kadar davacı taraf dava açarken davasını alacak davası olarak nitelendirmiş ise de davanın hukuki mahiyet ve niteliği konusunda tasvifinin mahkememizin yetkisi dahilinde olması, bu sebeple alacak için daha önce iflas masasına başvuru yapılmış olmakla bu davanın artık kayıt-kabul davası olarak nitelendirilmesi gerektiği ( emsal içtihatlar için bkz; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas No: 2016/6058, Karar No: 2016/9123 sayılı ilamı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas No: 2016/8396 , Karar No: 2017/6912 sayılı ilamı) ,bu davada 2004 sayılı İİK md. 235/1 uyarınca 15 günlük hak düşürücü süre bulunduğu ve davacının bu süre geçtikten sonra dava açmış olması nedeniyle dava süresinde açılmadığı gerekçesiyle Davanın İ.İ.K madde 235/1 doğrultusunda HMK madde 114/2, 115/2 gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın özünün bir akit gerçekleştiren müvekkilinin akdi yerine getirilmesini eda edilmesini istemekten ibaret olduğunu, her ne kadar yerel mahkeme tarafından görevsizlik kararı verilmişse de işbu dava sadece TMSF'ye yönlendirilmemiş olup bununla birlikte davalı ... AŞ iflas dairesi de davalı olarak yer almakta olduğunu, işbu dava kapsamında verilen görevsizlik kararı haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı Kanunun 341 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Kanunun 355 nci maddesi uyarınca resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava, yönetim ve denetimi Fona intikal eden, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107/son maddesi gereğince faaliyet izni kaldırılarak ardından iflasına karar verilen müflis bankadan olan alacak talebinin, iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi istemine ilişkindir.Kocaeli 2. Tüketici Mahkemesinin 11/02/2021 tarih, 2018/293 esas, 2021/161 kararı ile; davalı TMSF hakkınca açılan davanın yargı yolu yönünden reddine, Müflis ... Bankası A.Ş açılan davanın kesin yetki olduğundan dava şartı yokluğundan reddi ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş, karar 01/07/2021 tarihinde kesinleşmiş, dosya İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmiş ve mahkemece; uyuşmazlık idari yargının görev alanı içerisinde kaldığından davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş, davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş, Dairemizin 27/12/2023 Tarihli 2023/2163 E. 2023/1865 K. Sayılı kararı ile de somut uyuşmazlık adli yargının görev alanına girdiğinin kabulü gerekçesiyle HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına dair karar verilmesi üzerinde mahkemece tekrar yapılan yargılama neticesinde davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından davanın usulden reddine dair karar verilmiş olup karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. M). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Kanunda öngörülen 15 günlük süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re'sen dikkate alınmalıdır. Dosya kapsamına göre, dava konusu ... hesabına ilişkin 154.206,43 TL alacağın iflas masasına kaydına dair davacı ... tarafından yapılan 02/08/2005 tarihli başvurunun, iflas idaresince 04/10/2006 tarihli ... karar nolu iflas idaresi kararı ile değerlendirilmiş olup alacağın tamamı ile reddine karar verildiği, ek sıra cetvelinin 07/11/2006 tarihli ... Gazetesi ve 11/11/2006 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, davacı ...'a iflas idaresi kararının 24/11/2006 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davanın 15 günlük hak düşürücü süre geçirildikten sonra 03/07/2018 tarihinde açıldığından davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 29/01/2025