T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1543
KARAR NO:2024/1826
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:27/06/2024
NUMARASI:2023/426 Esas - 2024/523 Karar
DAVANIN KONUSU:İİK 308/c maddesi uyarınca masa alacağın tahsili
KARAR TARİHİ:31/12/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili firmanın, müflis şirket ile konkordato süreci içerisinde, konkordato projesi kapsamında mahkeme ve komiser heyetinin izin ve onayı ile geçici mühlet ve kesin mühlet tarihleri arasındaki ticari ilişkileri nedeni ile alacaklı olduğunu, müvekkili firma ile müflis firma arasında konkordato öncesi bir ticari ilişkinin söz konusu olmadığını, müvekkili firmanın, müflis firmaya bu süreç içerisinde süt tedarikçisi olarak süt temin ve teslim ettiğini ve buna ilişkin faturalar düzenlenerek komiser izin ve onayı ile ticari defterlere kaydedildiğini, müflis firmanın komiser izin ve onayı ve talimatı ile konkordato mühleti içerisinde olmak üzere 3.072.177,60 TL tutarında süt temininden kaynaklı alacağının bulunduğunu, müflis firma tarafından komiser izin/onayı ve talimatı ile mühlet içerisinde müflise ait ... Bankası A.Ş.... şubesinde bulunan hesabından, müvekkil firmaya ait ... Bankası A.Ş. ... Şubesinde bulunan... iban numaralı hesabına toplam 1.012.800 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme sonrası kalan bakiye alacaklarının 2.059.377,60 TL olduğunu, kalan bakiye borçlarının 7.433,60 TL kısmı haricindeki kısmı için de ... Şirketinden %1 komisyon karşılığı aldığı çekleri müvekkili firmaya verdiğini, verilen bu çeklerin ibraz tarihi itibari ile karşılıksız çıktığını, İİK 204. maddesi gereğince müflis firma tarafından ciro edilerek müvekkili firmaya verilen ve taraflarınca .... Şti.'ne ciro edilen çekler nedeni ile müşterek borçlu konumunda olan müvekkilin ödediği miktar kadar rücu hakkının var olduğunu, müvekkilin müşterek borçlu sıfatı ile müflise rücu hakkı olsun olmasın borcun tamamı masaya kaydolunmak zorunda olduğunu, İflas Müdürlüğünde bulunan müflis sorgu tutanağı incelendiğinde müflis şirket yetkilisi tarafından 2.067.00,,00 TL alacaklarının olduğu müflis şirket yetkilisi tarafından kabul edildiğini, alacaklarının varlığının, müflisin ticari defter ve kayıtları, müflisin iflasına karar veren İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1235 E. sayılı dosyasına sunulan komiser heyeti raporları ile de sabit olduğunu, hal böyle iken alacak kayıt taleplerinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bir an için icra takipleri nedeni ile talep edilen takibin ferileri ve müvekkili aleyhine başlatılan takiplerin nedeni ile ödenen takibin ferilerini talep edemeyecekleri düşünülse dahi alacaklısı oldukları ve karşılıksız çıkan ...bank A.Ş.'ye ait çeklerin, nedeni iflas tarihi olan 08.03.2021 tarihi itibari ile toplam iflas tarihi itibari ile 1.995.165,16 TL alacaklarının bulunduğunu, iflas idaresince verilen red kararı nedeniyle, müvekkili şirketin alacağına sıra cetvelinde yer verilmediği gibi müvekkili şirket 2. Alacaklılar toplantısına da kabul edilmeyeceğini, müvekkili firmanın toplam 2.664.789,22 TL alacağı üzerinden 2. Alacaklılar toplantısına katılabilmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, alacaklarının İİK 308/c maddesi yollaması ile İİK 248 maddesi kapsamında masa borcu niteliğinde olduğundan İİK 235. Maddesindeki sürelerin burada uygulanmayacağını, davanın genel hükümler çerçevesinde incelenmesi gerektiğini beyanla müvekkil şirketin alacağının fazlaya ilişkin talep ve dava hakkının saklı kalması kaydı ile 44. Sıra alacak kayıt dilekçelerinin gereği şimdilik 2.664.789,22 TL'sinin kabulü ile İstanbul ... İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasında İİK 206 ncı madde kapsamında rehinli alacaklardan hemen sonra, diğer bütün alacaklardan önce ödenmek üzere pay cetveline kaydına ve müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı iflas idaresi vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafından her ne kadar alacak sıra numarası ... olarak belirtilmiş ise de sıra cetvelinde davacı yanın alacağının ... numarada ₺3.680.127,62 olarak talep edildiğini, bu alacağın reddine karar verildiğini, sıra cetveli ilan edilerek davacı yana tebligat gönderildiğin, tasfiye sürecinde pay dağıtım cetveli hazırlandığını ve davacı tarafından 19.04.2023 tarihinde ... numaralı alacak kaydı ile ilgili dava açıldığını, sıra cetveli kararı'nın 07.08.2021 ... Gazetesinde ve 10.08.2021 tarihinde ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini belirterek hak düşürücü süre nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; " 2004 saylı İcra ve İflas Kanunu'nun 235. Maddesi uyarınca, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar veren yerdeki ticaret mahkemesinde dava açması gerekmektedir. Alacaklı, başvuru sırasında tebligat masraflarını yatırmış ise bu halde iflas müdürlüğünce alınacak kararın alacaklıya tebliği gerekmekte olup dava açma süresinin de bu tebliğ ile birlikte başlayacağı kabul edilmektedir. Bu süreler kanunun emredici hükmünden kaynaklanmakta olup mahkemece resen gözetilmelidir. İflas müdürlüğünün sıra cetveline ilişkin kararının 07.08.2021 tarihinde ilan edildiği, ayrıca başvurucu vekiline 10.08.2021 tarihinde e-tebligat yöntemiyle tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Dava ise 19.04.2023 tarihinde açılmış olup, hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili tarafından yasal süresi içinde dava dilekçesindeki nedenler tekrarlanarak istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, konkordato mühleti içinde komiser izni ile girişilen ticari ilişkiye bağlı alacağının İİK 308/c maddesi uyarınca masa alacağı olarak kabulü ile davalıdan tahsiline ilişkindir. Dosya kapsamına göre; İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesince, talep edilen alacağın iflastan önce oluştuğu ve İİK 235. Maddesine dayalı olarak açılan kayıt kabul davasında görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, görevsizlik kararı istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine yargılamaya devam olunan Asliye Ticaret Mahkemesince davanın hukuki niteliği İİK 235. Maddesi kapsamında kayıt kabul davası kabul edilerek hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın reddine karar verilmiş ise de huzurdaki davanın İİK'nın 235. maddesi gereğince açılmış bir kayıt kabul davası olmadığından hukuki nitelendirmenin hatalı yapıldığı anlaşılmıştır.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20/12/2022 tarih 2020/(23)6-663 E. 2022/1789 K. Sayılı ilamında ifade edildiği şekilde ; " İflâs sürecindeki alacaklar paraların paylaştırılması bakımından biri “iflâs alacakları” diğeri “masa alacakları” olmak üzere ikiye ayrılır. İflâs alacakları ve masa alacakları ayırımının pratik açıdan önemi masa alacaklarının iflâs alacaklarından önce ve tam olarak ödenmesinde kendini gösterir. İcra ve İflâs Kanunu’nun 184/1. maddesinde;“İflâs açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer” hükmüne yer verilmiştir. Bu maddede ifade edilen “alacaklar” teriminden maksat, aslında yalnız “iflâs alacaklarıdır.” İflâs alacakları, iflâs açıldığı anda müflise (borçluya) karşı hukuken mevcut olan alacaklardır. Başka bir deyimle, müflisin iflâs açıldığı andaki borçlarıdır.İflâs alacağı kavramına, müflisin yalnız muaccel borçları değil, aynı zamanda müflisin müeccel borçları (m. 195), taliki şarta (geciktirici koşula) veya belirsiz bir vadeye bağlı olan borçları (m. 197) ve konusu paradan başka bir şey olan borçları (m. 198) da dâhildir (Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 1212). İflâs alacakları, iflâs kararından önceki dönemlere isabet eden alacaklar olup alacaklılar tarafından masaya yazdırılarak istenebilir ve iflâs kararına kadar olan müflis borçlarını gösterir Buna karşılık, müflisin iflâsın açılmasından sonra yaptığı borçlar, iflâs alacağı olmayıp, iflâs masasından istenemez. Başka bir anlatımla müflisin borçları iflâs masasının bir parçası değildir. Bilâkis iflâs masasına giren mallar müflisin borçlarını ödemeye tahsis edilir. Dolayısıyla iflâs masası “özel bir malvarlığı” olup teknik anlamda, aktif ve pasiflerden oluşan bir “malvarlığı” değildir (Atalı, Murat/Ermenek, İbrahim/Erdoğan, Ersin: İcra ve İflas Hukuku, 6. Baskı, Ankara 2022, s. 563).İflâs masasından istenebilecek hatta iflâs alacaklarından daha önce ödenecek olan bir başka alacak çeşidi daha vardır ki, o da masa alacaklarıdır. “Masa alacakları,” muhatabının masa olduğu, masa üzerine doğan ve masanın doğrudan sorumlu olduğu borçlardır. Bunun masa bakımından adı “masa borcudur.” İflâs açıldıktan sonra müflisin masayı bağlayıcı nitelikte borçlanmasına imkân yoktur. Bu nedenle masa alacağı müflisin değil, iflâsın açılmasından tasfiyenin sonuçlanmasına kadar iflâs masası ya da masa adına iflâs idaresi tarafından yapılan borçlardan olup, masa alacağının müflisle ilgisi yoktur ve bu borçlardan iflâs masası sorumludur.Meselâ, iflâs kararının ilânı giderleri (m. l66; 219), defter tutma (m. 161; 208) giderleri, masa mallarının muhafazası için kiralanan depo için ödenecek kira, iflâs idaresinin ücreti (m.223,IV), masanın (iflâs idaresinin) taraf olduğu davaları takip eden avukatın avukatlık ücreti masa borcudur. Bu sayma tahdidi değildir; masa borçlarına bazı misaller vermek içindir (Kuru, s. 1213). Şu hâlde, masa alacakları (borçları), iflâs açıldıktan sonra iflâsın tasfiyesi için bizzat masa (yani, masa adına iflâs dairesi veya idaresi) tarafından yapılan borçlardır (Kuru, s. 1213). İcra ve İflâs Kanunu’nun “İflâs masrafları ve masanın borçları” başlıklı 248. maddesinde yer alan; “İflasın açılmasından ve tasfiyeden doğan masraflar önce çıkarılır. Rehinlerin bedelinden yalnız rehinin muhafaza ve paraya çevrilmesi masrafları çıkarılır.” şeklindeki düzenleme gereğince masa alacakları, tüm iflâs alacaklarından daha önce ödenir. Masa alacaklarının tam olarak ödenmesinden sonra iflâs alacaklarının ödenmesine geçilir. Satış bedeli masa alacakları karşılanmadan iflâs alacaklılarına dağıtılmaz. Alacağın rehine bağlı olması durumu değiştirmez. Masa alacaklarından sonra iflâs alacakları ödenerek tasfiye gerçekleştirilir.Masa alacaklarının iflâs alacaklarından önce ve masadan tam olarak ödenmeleri gerektiğinden ve masa alacaklılarının borçlusu doğrudan doğruya iflâs idaresi olduğundan bu alacaklar sıra cetvelinde yer almaz. Sıra cetvelinde yer verilen alacaklar sadece iflâs alacaklarıdır. Masa alacaklarına sıra cetvelinde yer verilmez ise de, bunlara pay cetvelinde yer verilir. Pay cetveli, malların satış bedelleri tahsil edildikten ve sıra cetveli kesinleştikten sonra iflâs alacaklılarının iflâstan düşen paylarını göstermek üzere düzenlenen ödeme planıdır. Sıra cetveline karşı açılmış bütün davalar sonuçlanmadan pay cetveli düzenlenemez. Masa alacaklarının ödenmesinden sonra iflâs alacaklılarına kesinleşen sıra cetvelinde yer aldıkları sıraya göre düzenlenen pay cetveline göre ödeme yapılır."Öte yandan Konkordatonun hükümlerini düzenleyen İİK'nın 308-(c) maddesinde; ....Kredi kurumları tarafından verilen krediler de dâhil olmak üzere geçici mühlet kararından sonra komiserin izniyle akdedilmiş borçlar, adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi değildir, temerrüt hâlinde mühlet sırasında dahi icra takibine konu edilebilir ve 206 ncı madde kapsamında rehinli alacaklardan hemen sonra, diğer bütün alacaklardan önce ödenir; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda yahut sonraki bir iflâsta 248 inci madde kapsamında masa borcu sayılır. Aynı kural karşı edimin ifasını komiserin izniyle kabul eden borçlunun taraf olduğu sürekli borç ilişkilerindeki karşı edimler için de geçerlidir." şeklinde düzenlenmiştir. İİK 248. Maddesi " iflasın açılmasından ve tasfiyesinden doğan masraflar önce çıkarılır. Rehinlerin bedelinden yalnız rehnin muhafaza ve paraya çevrilmesi masrafları çıkarılır" hükmüne yer verilmiştir.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile müflis firma arasında konkordato öncesi bir ticari ilişki bulunmadığını, talep edilen alacağın, konkordato projesi kapsamında komiser heyetinin izni ve onayı ile geçici mühlet ve kesin mühlet tarihleri arasında ticari ilişkiden kaynaklı ( süt satışı) alacak olduğunu ileri sürmüştür. O halde, İİK 308/c maddesi kapsamında konkordato mühleti içinde komiser izni ile girişildiği iddia olunan ticari ilişkiye bağlı bir alacağının masa borcu olup olmadığı yönündeki inceleme, alacağın dayandığı hukuksal ilişkiye göre İİK 235 maddesinde düzenlenen hak düşürücü süreye tabi olmaksızın genel hükümler doğrultusunda tespit edilecektir.Öte yandan huzurdaki dava İİK'nın 235. maddesi gereğince açılmış bir kayıt kabul davası olmadığından genel mahkemede dava konusu alacak miktarı üzerinden belirlenen nispi peşin harç yatırılarak açılması gerekmektedir. Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamayacağı gözetilerek mahkemece; harç ikmalini tamamlamak üzere davacı vekiline Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca süre verilerek, re'sen eksik harcın tamamlatılması, harcın ikmal edilmesi halinde; işin esasına geçilerek İİK 308/c maddesi kapsamında tahsili gereken masa borcu bulunup bulunmadığı araştırılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; İİK'nın 235. maddesi gereğince açılmış bir kayıt kabul davası olmaması rağmen davanın hukuki niteliği konusunda yanılgı ile birlikte harç eksikliği konusunda işlem yapılmadan davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi hatalı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine iadesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/426 Esas - 2024/423 Karar sayılı 27/06/2024 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince iadesine, 5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/12/2024