T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/883
KARAR NO: 2024/1361
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/1146
KARAR NO: 2024/185
TARİHİ: 27/02/2024
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 28/11/2023
KARAR TARİHİ: 30/10/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davalı firma arasında uzun zamandan beri katılım sağlanan ... -İstanbul Uluslararası Ev Tekstili Fuarının 20-24 Eylül 2021 tarihleri arasında gerçekleştirileceği bildirilen 26.sına müvekkilce katılım sağlanması yönünde imzalandığını, sözleşme kapsamında davalıya 45.612,49-TL fuar katılımcı bedeli ödemesinin müvekkili firmaca yapıldığını, ancak davalı tarafça, Fuar'ın açılmasına yaklaşık 10 gün kala, 2 Eylül 2021 tarihinde Fuar'ın pandemi nedeniyle Mayıs 2022'ye ertelendiğinin bildirildiğini, davalı tarafın pandemi nedeni ile erteleme gerekçesi bu nedenle hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu, fuarların pandemi nedeniyle ertelenmesinde karar mercii olan T.O.B.B'.nin de bu yönde bir kararı veya tavsiyesi de söz konusu bulunmadığını, ödenen fuar katılımcı bedelinin davalıdan tahsili yönünde başlatılan icra takibine haksız itirazın iptali ile, takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı şirkete tebligat çıkarıldığı, usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak davalı şirket tarafından davaya süresi içerisinde cevap verilmediği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece "Mahkememiz dosyasında 29/11/2023 tarihli tensip zaptının 15 nolu ara kararı uyarınca davacı vekiline "7155 sayılı Kanunun 23.Maddesi ile 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi gereği "davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği," denildiğinden davacı vekilinin Arabuluculuk Son Tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini 1 haftalık kesin süre içerisinde sunmasının istenmesi için davetiye çıkarılmasına, sunmadığı takdirde davanın usulden reddedileceği hususunun ihtarına, ihtaratın iş bu tensip tutanağının tebliği ile yapılmasına," karar verilmiştir. HUAK m. 18/A (2) hükmünde; dava şartı arabuluculuğa mutlaka dava açmadan önce başvurulması zorunlu tutulmuştur. HMK 114/2 ye göre (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. denilerek özel kanunlarla da özel dava şartı getirildiğinden resen inceleme yapılacağı sabittir. Davacı tarafça, dava açılmadan önce dava dilekçesinde özel dava şartı olan arabuluculuğa ilişkin son tutanaktan bahsetmişse de, suretinin sunulmamış olduğu, dava konusu alacağın para alacağına ilişkin olduğu, para alacağına ilişkin davalar zorunlu arabuluculuğa tâbi olup, bu husus dava şartı olarak kabul edilmektedir. Mahkememizin tensip zaptı ara kararı ile arabuluculuk son tutanağının sunulması için davacı tarafa süre verilmiş ve davacı tarafından 02/12/2023 tarihli dilekçe ekinde arabuluculuk son tutağının sunulduğu görülmüştür. İşbu davanın 28/11/2023 tarihinde açıldığı, davacı vekili tarafından 02/12/2023 tarihli uyap üzerinden sunulan dilekçe ekindeki arabuluculuk son tutanağının düzenlenme tarihinin 29/11/2023 olduğu, arabuluculuk son tutanağının, davanın açıldığı 28/11/2023 tarihinden sonra düzenlendiği görülmekle dava tarihi itibariyle usulüne uygun olarak neticelendirilmiş arabuluculuk görüşmesi bulunmadığından, davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle aşağıdaki şekilde usulden reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; 21/11/2023 tarihinde Arabuluculuk nosu ... olan, Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun ... nolu dava şartı ticari uyuşmazlık arabuluculuk yoluna başvurulması nedeniyle özel dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş olması isabetsiz olduğunu, karşı taraf vekilince dosyaya vekalet sunulmuş ise de, vekil tarafından davaya cevap dilekçesi verilmemiş, ön inceleme duruşmasına da katılınmadığını belirterek karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de isabetsiz, usul ve yasaya aykırı bulunduğunu bu nedenlerle istinaf başvurusunun esastan kabulü ile neticeten,usul ve yasaya aykırı bulunan ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını ve davanın istem gibi kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; HMK m. 341 gereğince istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, HMK m. 355 gereğince resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, fuar katılım sözleşmesi kaynaklı sözleşmenin feshi ödenen fuar katılım ücretinin iadesi nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK m. 67/1 fıkrası uyarınca iptali istemine ilişkindir. Mahkemece verilen dava şartı arabuluculuğun yerine getirilmediğinden özel dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi kararına karşı, davacı tarafça dava şartı arabuluculuğun yerine getirilerek anlaşılamadığına ilişkin son tutağının ibraz edildiği ve ayrıca davalı vekilinin hiçbir yargılama faaliyeti gerçekleştirmediğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine dair istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı tarafın istinafına göre uyuşmazlık; dava öncesi dava şartı arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği ve davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır. Dava tarihi 28/11/2023 olup, davacı tarafça sonradan sunulan Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ... nolu arabuluculuk dosyasında arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak ise 29/11/2023 tarihinde düzenlenmiştir. Yani dava öncesi dava şartı arabuluculuğun yerine getirilmediği sabittir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun m. 18/A gereğince arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğine dair emredici ve özel nitelikteki düzenleme dikkate alındığında, emredici ve özel nitelikteki bu düzenleme karşısında genel nitelikteki HMK m.115/2 fıkrası hükmünün dava şartı arabuluculuğun tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı olmaması karşısında uygulama yeri bulunmadığından mahkemece özel dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacının bu yöndeki istinaf sebebine itibar edilmemiştir. (Yargıtay 11. HD 2022/7542 E. 2024/3590 K. ve Yargıtay 6. HD 2023/4498 E. 2024/567 K.) Davalı taraf adına karar tarihinde önce vekaletname sunularak, 30/11/2023 tarihli dilekçe ile davalı vekilinin cevap süresinin uzatılmasını istemiş olması karşısında AAÜT m. 7/2 fıkrası da dikkate alınarak davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesinde isabetsiz bulunmadığından davacının bu yöndeki istinaf sebebine de itibar edilmemiştir. Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30/10/2024