T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/737
KARAR NO: 2025/840
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/67
KARAR NO: 2024/1007
KARAR TARİHİ: 03/12/2024
DAVA TARİHİ: 02/03/2015
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Alım Satım)
KARAR TARİHİ: 09/07/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili aracılığıyla İst.Anad. 1.Tüketici Mahkemesinin 2015/110 Es. Sayılı dosyasına vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatif tarafından davacı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile 7 örnek ilamsız takip yapıldığını, ilgili takibin dayanağı olarak 13/02/2013 tarihli 62.000,00 TL bedelli kooperatif kredi kefalet alacağının gösterildiğini, davacının maaşına gönderilen haciz yazısı ile haberdar olduğunu, davacının maaşının üzerine 73.553,15 TL bedelli haciz şerhi konulduğunu, bu haciz nedeniyle 06/02/2015 tarihinde davacının maaşından 280,00 TL kesilerek icra dosyasına ödendiğini ve haczin devam ettiğini, davacının kredi sözleşmesinden kefil sıfatıyla sorumlu tutulmakla birlikte davalı kooperatiften kredi sözleşmesinin aslında davacının imzasının da bulunmadığını, haksız icra takibi nedeniyle davalı yanın sorumlu olduğunu, açıklanan nedenlerle davacı tarafından ödenen 280,00 TL ile bundan sonra davacının maaşından kesinti yapılarak icra dosyasına ödenecek paranın işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdatına, ödenmeyen 73.273,15 TL için davacının borçlu olmadığının tespitine, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya karşı cevap dilekçesi dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''..Dava hukuki niteliği itibariyle icra takibi nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkin Menfi Tespit davasıdır. Dava ilk olarak İst.Anad. 1.Tüketici Mahkemesinin 2015/110 Esasında görülmekte iken yapılan yargılama sonunda 09/02/2017 tarihli karar ile Görevsizlik karar verilmiştir. Tüketici Mahkemesinin kararı üzerine dosya Mahkememizin 2017/478 Esasını almış, mahkememizce yapılan yargılama sonunda 10/04/2018 tarihli karar ile görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirlenerek görevsizlik kararı verilmiştir. Mahkememizce verilen görevsizlik kararı üzerine dosya İst.Anad. 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/131 Esasını almış, bu mahkemece yapılan yargılama sonunda Görevsizlik kararı verilmiş ve görev uyuşmazlığının halli için dosya BAM 37.Hukuk Dairesine gönderilmiştir. BAM 37.Hukuk Dairesinin 2023/1428 Es. 2023/3644 K. Sayılı 29/12/2023 tarihli kararı ile Mahkememizin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir. BAM kararı üzerine dosya mahkememizin 2024/67 Esasına kaydedilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama evresinde davacı vekilinin azledildiği, son duruşmada yapılan yoklamada davacı asilin hazır olmadığı gibi mazeret dilekçesi de sunmadığı görülmüştür. Dosyanın incelenmesinde davanın daha önce işlemden kaldırıldığı ve yenilendiği görülmüştür. HMK'nun 320/4.maddesinde "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır." hükmü gereğince davanın Açılmamış sayılmasına'' dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davanın esasına dair beyanlarda bulunularak, davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararın davacının hukuki dinlenilme hakkının ihlali olduğu ve HMK m. 83 'e aykırılık teşkil ettiği belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava; esnaf kredi kefalet sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmiş olup, davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Yapılan yargılamaya ilişkin duruşma tutanakları incelendiğinde, davanın ilk açıldığı tüketici mahkemesinde yapılan yargılama aşamasında 20/10/2015 tarihinde taraflarca takip edilmeyen dava dosyasının HMK'nin 150. maddesi uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili Av. ... tarafından mahkemeye gönderilen 02.12.2024 tarihli talep ile, davacı asil tarafından 29.11.2024 tarihinde azledildiği ve iş bu nedenle gereği yapılarak uyap kaydının silinmesi talep edilmiştir. Mahkemece 03.12.2024 tarihli celsede duruşmaya gelen olmadığı, davacı asilin /vekilinin hazır olmadığı gibi mazeret de bildirmediği , dava dosyasının daha önce işlemden kaldırıldığı nazara alınarak davanın açılmamış sayılmasına dair karar verildiği belirtilmiştir. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi: Davaya konu uyuşmazlığın, basit yargılama usulüne tabi olup, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 320/4 bendi; "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır" hükmü içermektedir. 6100 sayılı HMK'nin 150/5 maddesinde "İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak 3 ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılır mahkemece kendiliğinden karar verilerek kaydı kapatılır" hükmü yer almaktadır. Azil ile ilgili kanun maddeleri incelendiğinde ise; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6100 sayılı Kanun 77 nci maddesinde; "vekilin azledilmesi halinde yargılamanın başka güne bırakılamayacağı, 81 inci maddesinde " vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi zorunludur.'' hükmü yer almaktadır. 6100 sayılı HMK'nin 83 maddesinde'' vekil ile takip edilen davada, vekilin azli halinde vekalet veren, davayı takip etmez ve iki hafta içinde bir başka vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu halinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır '' yer almaktadır. Anılan maddenin gerekçesi incelendiğinde, vekilin azlinin davayı uzatma amaçlı kullanılmasının önlemek amaçlı olarak, vekalet veren tarafa iki haftalık süre içerisinde başka bir vekil görevlendirmesini veya davayı kendisinin takibini öngördüğü anlaşılmaktadır. Vekil ile takip edilen davada, vekilin azli halinde , vekalet veren davayı kendisi (veya yetkili kıldığı vekil ile) takip edebilir. Sunulan istinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde , mahkemenin 6100 sayılı HMK nun 83. Maddesine aykırı olacak şekilde karar verdiği ileri sürülmüştür. Yukarıda da belirtildiği üzere HMK nun 83. Maddesinde, vekili azil edenin bizzat kendisinin davayı takip etmemesi ve iki hafta içerisinde de başka bir vekil görevlendirilmemesi durumunda dosyada tarafın yokluğu halinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılacağı hüküm altına alındığından bu madde hükmüne göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. İş bu nedenle kanunun amir hükümleri uyarınca, istinafa konu iş davada 6100 sayılı HMK' nun 150. Maddesi ile 320/4 maddesinin uygulanabilmesi için, hem davanın takip edilmemiş olması hem de iki haftalık süre içerisinde yeni vekil bildirilmemiş olması gerektiği açıktır. 6100 sayılı HMK'nun 83. Maddesine göre , tarafın yokluğu halinde uygulanacak hükümlere sonuç bağlanabilmesi için, vekilin azli, davacı asilin davayı takip etmemesi ve iki hafta içinde yeni bir vekil de tayin edilmeme durumlarının bir arada yani birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Vekalet veren, vekilini azletmiş ve bunu vekiline bildirmiş olsa bile, vekilin azledildiği mahkemeye bildirilmedikçe, azil mahkeme ve karşı taraf için hüküm ifade etmez. (bkz. Baki KURU, Medeni Usul Hukuku El Kitabi , cilt I, s:368) Somut davada, Ordu ... Noterli tarafından düzenlenen 29.11.2024 tarih ve ... yevmiye sayılı azilname ile davacı asil ... tarafından Av. ...'ın vekillikten azledildiği, Av. ... tarafından uyap sisteminden gönderilen 02.12.2024 tarihli beyan dilekçesinde azil nedeniyle uyap kaydının silinmesini talep ettiği ve mahkeme tarafından 03.12.2024 tarihli celsede dava dosyasında daha önce de işlemden kaldırma kararı verildiği ve davacı asilin hazır olmadığı gibi herhangi bir mazeret sunmadığı nazara alınarak davanın açılmamış sayılmasına dair karar verildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar 03.12.2024 tarihli celsede davacı asil/vekili duruşmada hazır bulunmamış ise de; azlin mahkeme ve karşı taraf için hüküm ifade ettiği tarih 02.12.2024 'dür. Mahkemece , anılan tarihten 1 gün sonra yani 03.12.2024 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmiş olup, bu haliyle mahkemece kararın verildiği tarihte yukarıda açıklandığı üzere 6100 sayılı HMK nun 83. Maddesinde belirtilen şartların birarada gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Zira, henüz tarafın iki hafta içerisinde yeni vekil görevlendirdiğini mahkemeye bildirme durumu bulunmaktadır ve henüz karar tarihinde bu süre geçmemiştir. İş bu nedenle, mahkemece duruşmanın talik edilerek bir sonraki celse oluşacak durum ve koşullar nazara alınarak yargılama yapılması gerektiği göz önünde bulundurulmalıydı. Yani davacı asil /vekilinin davayı takip etmesi halinde yargılamaya devam edilmesi, aksi durumda ise HMK nun 83. Maddesindeki belirtilen şartların bir arada gerçekleştiği nazara alınarak hüküm tesisi yoluna gidilmesi gerekmektedir. Bu aşamada davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesi açıklanan nedenlerle yerinde değildir. Sonuç itibariyle, açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının HMK'nin 353/1-a5 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/67 E. 2024/1007 K. sayılı 03/12/2024 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.5 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/07/2025