T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/996
KARAR NO: 2025/643
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/923
KARAR NO: 2024/162
KARAR TARİHİ: 28/02/2024
TALEP: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 04/06/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP Konkordato talep eden şirket vekili dilekçesinde özetle; tüm dünyayı saran pandemi, buna bağlı oluşan ekonomik kriz, döviz kurlarında yaşanan problemler, yüksek enflasyon ve faiz oranları gibi nedenlerin mevcut piyasa koşullarında tüm tedarikçi firmaları önemli ölçüde etkilediğini, müvekkili firmanın da piyasadan olan alacaklarını tahsil edememesine, müşteri kaybına uğramasına, nakit sıkışıklığı çekmesine sebebiyet verdiğini, bu nedenlerle konkordatoya müracaat zorunluluğunun hasıl olduğunu beyan ederek, şirket hakkında geçici mühlet ve ardından kesin mühlet kararı verilerek nihayetinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''...Davacıların sunduğu proje ile davacıların faaliyet karı elde edeceği, toplamda 40.000.000 TL tutarında sermaye artıracağı, alacakları tahsil edeceği, gayrimenkul satış bedellerinin şirkete gelir olarak gireceği belirtilmiş, bu şekilde sağlanacak kaynaklarla borçların ilk 1 yıl ödemesiz, sonrakı iki yılda sekiz eşit taksitte borçların tamamının faiz ilavesiz ödeneceği vaad edilmiştir.Geçici mühletin sonunda komiserlerin sunduğu 12/02/2024 tarihli raporda, davacı şirket yönünden de projenin başarıya ulaşma ihtimalinin olmadığını, yazılı bir sözleşme olmaksızın defterlerde 159 sipariş kaleminin yüklüce fazla olduğu, sunulan mali tabloların güven vermediği, gerçekte borcunun geçicim mühlet tarihi itibariyle 120.214.629,24 TL olduğunu, nakit sermaye artışının nasıl yapılacağına dair somut bir kaynak olmadığını, rayiç özvarlığının -27.565.352,61 TL olarak borca batık durumda olduğunu; sergi alanı faaliyet karı ve taşınmaz satışından elde edileceği ileri sürülen karların mümkün ve muhtemel görünmediğini, taşınmaz satışlarına ilişkin noterde bir sözleşme yapılmadığı, çek verilen dava dışı ... şirketinden alacaklı olması beklenen davacının bu şirkete 8 milyondan fazla borcunun gözüktüğü, sergi alanında bulunan klasik araçların da satışından komisyon alacağı varsayımına ilişkin somut bir sözleşme veya örnek olmadığını, özetle projenin ciddi ve inandırıcı olmadığını, şirketin rayiç özvarlığının borca batık durumda olduğunu mütalaa etmiştir.Geçici mühletin sonuna verilmiş ve ilan edilmiş duruşma günü için davacı şirketlerin yetkilisi ... hazır bulunmuş, beyanları da alınmıştır. Davacının kaynak yaratma konusundaki vaadleri sermaye artırımı, taşınmaz satışı ve ticari işletmenin devamı ile oluşacak faaliyet karıdır. Komiserlerin, somut kaynak olmadığına dair tespitleri; rayiç tespitlere göre davacı şirketlerin borca batık durumda olduklarına dair tespitleri mahkememizce de benimsenmiştir. Sonuç olarak ön projenin inandırıcı ve gerçekçi olmadığı, proje ve teklifin kabulünün mümkün görülmediği, bu haliyle kesin mühlet kararı verilemeyeceği gibi borca batık durumda olan davacı şirket için iflas koşullarının da oluştuğu görülmüştür. Açıklanan sebeplerle davacı şirketlerin İİK.nun 292/1-a,b maddeleri uyarınca iflasına karar verilmiştir."
İSTİNAF SEBEPLERİ Konkordato talep eden vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; ... Dış Ticaret ile yapılan satış vaadi sözleşmesi neticesinde müvekkilin hak kazanacağı taşınmazları sırf şekil şartı eksikliğinden dolayı yok saymanın hukuka aykırılık teşkil ettiğini, sözleşme ve eklerinin komiser heyetine sunulduğunu ancak eksik inceleme yapıdlığını, sırf ticari defterlerine bakılarak sözleşme ile ticari defter arasında farklılık bulunması ve sözleşmede hesap hatası yapılmış olması sebebiyle sözleşmenin geçersiz sayılamayacağını, ayrıca satıcı ... şirketi tarafından işbu sözleşmeden dönülmeyeceği ve geçersizliğinin ileri sürülmeyeceğine dair feragatname tanzim edildiğini, müvekkilinin elde edeceği ayni sermayenin görmezden gelinmesinin kabul edilemeyeceğini, taşınmazların konkordato projesinin başarıya ulaşmasının yegane kaynağı olduğunu, Şirket ortağı ...'nın sermayeyi ne şekilde artıracağının komiserlere açıklandığını, müvekkilinin yegane gelir kaynağının davacı şirketten elde ettiği gelir olmadığını, müvekkilinin eşine ait Sapanca/Sakarya'da yer alan otel işletmesinde aile hukuku bağı ile gelir elde ettiğini, aynı zamanda bu işletmenin hem sermaye artırımı için hem de şirketin ortaklardan olan alacaklarını temin etme amacıyla satışa çıkarıldığını, müvekkilinin eşine ait olan işletmenin yaklaşık 150.000.000,00 TL değerinde olduğunu, bu sebeple hem ortağın borçlarının ödenmesi hemde şirket sermaye artışının gerçekleşme olasılığının yüksek olduğunu, Kambiyo senedine bağlanmış bir borç sebebiyle mutabakat mektubu aranmayacağını, çekin devredilebilirlik durumu olması sebebiyle son hamillerinin kim olacağı ibraz olmaksızın bilinmesi mümkün olmadığından çeke bağlanmış borçlar bakımından borç tutarının net olması söz konusu iken komiser heyeti tarafından ayrıca mutabakat mektubu aranmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, Banka borçlarına 3.kişiler tarafından verilen şahsi teminatların hesaplamaya dahil edilmediğini, bu teminatların şirket yetkilisi ...'nın aile bireyleri tarafından verildiğini, teminatın tamamı ödendiği takdirde şirketin banka borçlarının neredeyse tamamından kurtulacağını, komiser heyeti raporunda bu hususların dikkate alınmadığını, Müvekkilinin alacaklılar tarafından tehdit edildiğini, bu durum ile ilgili İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, komiser heyetine defalarca açıklanmasına rağmen hiçbir sonuç alınamadığını, Şirket mali müşavirinin ödemesini alamadığı gerekçesiyle işi bıraktığını, şirketin genel muhasebe ve hesap hatalarının bundan kaynaklandığını, komiser heyetine açıklanmasına rağmen raporda bu hususa da yer verilmediğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır. Talep, İİK'nın 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ve konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.Konkordato, tacir yahut gerçek veya tüzel kişi bir borçlunun, borçlarını ödeme şekliyle ilgili yaptığı teklifin, kanunda öngörülen çoğunlukla alacaklılar tarafından kabul edilmesi ve yetkili mahkeme tarafından tasdik edilmesi sonucunda, borçlunun tüm adi borçlarını ödeyebileceği koşullar göz önüne alınarak, kararlaştırılan sürede ve/veya miktarda ödemesini mümkün kılan bir hukuki müessesedir. İİK'nın 285/3 fıkrası uyarınca konkordato talebinde iflasa tabi olan borçlu için İİK 154. maddesinin birinci veya ikinci fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesi, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesi yetkilidir. Somut olayda konkordato talep eden borçlu şirket iflasa tabi olduğu için dava görevli ve yetkili mahkemece açılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 74 maddesi, 114/1.f bendi ve 6098 sayılı TBK'nun 504/3 bendi uyarınca müvekkili adına dava açıp konkordato teklifinde bulunan vekilin, vekaletnamesinde özel olarak yetkilendirilmiş olması zorunludur. Sunulan vekaletname ile borçlu vekilinin yasal düzenlemelere uygun olarak konkordato yönünden özel olarak yetkilendirildiği anlaşılmıştır.Konkordato talep eden şirketin ön projesinde; Şirketin otomotiv sektöründe faaliyet gösterdiği, 25.000.000,00 TL sermayesi olan tek ortaklı bir şirket olduğu, Şirketin konkordato kaynaklarının; ticari faaliyetlerden 2023 yılı ve devam eden 4 yılda elde edilecek 92.531.059,55 TL kar, şirket ortağının 2024 yılından başlamak üzere her yıl 10.000.000,00 TL olmak üzere yapacağı toplamda 40.000.000,00 TL sermaye artırımı, 556.237,28 TL dönem başı nakit + çek, 11.745.609,40 TL alacaklardan yapılacak tahsilat, 27.003.725,41 TL alacak senetlerinden tahsilat olmak üzere 171.836.631,64 TL olduğu, Şirketin gelir tablosuna göre 2024-2027 yılları arasında 4 yıllık dönemde otomobil satışından 236.966.720,00 TL, klasik oto satış komisyonundan 44.052.113,00 TL, klasik oto sergi alanı bilet satışından 93.838.821,00 TL inşaat projesinden alınan gayrimenkullerin satışı neticesinde 111.078.400,00 TL olmak üzere toplam 485.936.054,00 TL gelir hedeflendiği,Konkordatonun 2024 yıl sonunda tasdiki esas alınarak borçların 2025 yılı ödemesiz dönem olmak üzere 2026 ve 2027 yıllarında toplam 8 eşit taksitte ödeneceği, bu durumda 2025 yılı ödemesiz dönem, 2026 yılı Mart, Haziran, Eylül, Aralık aylarında 4 eşit taksitte, 2027 yılı Mart, Haziran, Eylül, Aralık aylarında 4 eşit taksitte olmak üzere tüm borçların ödeneceği, ilave faiz ödemesi yapılmayacağı belirtilmiştir. Komiser heyetinin (Mali Müşavir-Bağımsız Denetçi ... ve İcra İflas Hukukçusu ...) 05/01/2024 tarihli raporunda; Şirketin 2018 yılında faaliyete başladığı, otomotiv sektöründe yurtiçi piyasalardan temin ettiği otomobillerin gerçek ve tüzel kişilere satışı ve kiraya verilmesi işlerinde faaliyetini sürdürdüğü, 30/09/2023 tarihi itibariyle 4 çalışanı olduğu, tek ortağının ... olup 25.000.000,00 TL sermayesinin tamamının ödendiği, şirket tarafından TTK'nın 376/3 maddesinde belirtilen muhtemel satış fiyatlarına düzenlenmiş 30/09/2023 tarihli muhtemel satış değerlerine göre ödenmiş 25.000.000,00 TL tutarındaki ödenmiş sermayesine karşılık (+) 4.901.830,52 TL özvarlığının olduğu ve şirketin borca batık olmadığı ancak şirket varlıklarının teknik bilirkişiler tarafından rayiç değerlerinin tespiti neticesinde borca batık olup olmadığının sonraki dönemde değerlendirileceği, konkordato ön projesinde 30/09/2023 tarihli bilançosunda arsa, arazi ve binalar görünmekte ise de bunların hepsinin Ekim-Kasım / 2023 tarihleri arasında satıldığı, şirket üzerinde kayıtlı 4 adet araç olup üzerinde rehin ve hacizlerin olduğu, şirket hakkında 04/12/2023 tarihinde verilen geçici mühlet tarihi itibariyle şirketin güncel mali tablolarının şirketten temin edilerek ve şirketin aktiflerine ilişkin rayiçlerle birlikte sonraki raporda konkordato ön projesi hakkında detaylı görüşlerinin rapor edileceği bildirilmiştir. Komiser heyetinin 12/02/2024 tarihli raporunda; -Şirketin konkordato projesinde ticari faaliyetlerden 2023-2027 arasında 92.531.059,55 TL kar edeceğini belirttiği ancak geçmiş yıllara ilişkin mali tablolarına bakıldığında bunun mümkün olmadığı,-Şirketin konkordato projesinde sahipliği şirkete ait olmayan konsinye statüdeki 250 adet klasik aracın 63 adedinin sergi alanı vasıtası ile satılmasına ilişkin araç sahipleriyle anlaşmaları olduğu, şirketin bu tür satışlarda aracı konumda olduğundan komisyon geliri elde edeceği, hali hazırda değerleri 99.845.000,00 TL olduğu tahmin edilen bu otomobillerin satışları üzerinden 9.295.000,00 TL tutarında gelir beklendiği ifade edilmiş ise de şirketin satış standının ilk toplantıda gezildiği ve otoparkta klasik otomobiller bulunduğu ancak bu otomobillerin satışına komisyonculuk edileceğine dair araç sahipleri ile davacı şirket arasında komiser heyetine sunulan herhangi bir sözleşme bulunmadığı ayrıca tüm araçların satış sözleşmesi bulunsa dahi geçmiş yıllara ilişkin mali tablolara bakıldığında ön görülen komisyon tutarının gerçekçi olmadığı, - Şirketin konkordato projesinde ... A.Ş.'den kiralık durumdaki İstanbul İli Tuzla İlçesi'nde bulunan ve 9.800 m2 kapalı alanda faaliyet gösteren klasik otomobil sergi alanını, bu araçların alım satımının yapıldığı bir mecra olmasının yanında, gördüğü yoğun ilgiyi fırsata çevirerek müze mahiyetinde de gelir getirici bir alana çevirecekleri, buradan 150,00 TL kişi başı giriş bedeli üzerinden günde en az 500 ziyaretçiden ayda 11.000 ziyaretçiden yıllık beklentilerinin (11.000 kişi x 150,00 TL) x 12 ay = 19.800.000,00 TL hasılat olduğu belirtilmiş ise de; Şirketin mali tabloları ve hesapları incelendiğinde bu güne kadar "Sergi alanı girişi bilet bedeli" adı altında hiçbir faturanın ve/veya gelir bulunmadığı, bu sebeple sadece bir yılda 19.800.000,00 TL fuar bilet giriş bedeli geliri beklentisinin mümkün olmadığı, - Şirketin konkordato projesinde; İzmir İli Karaburun Mevkii'nde yapılmakta olan ve müteahhit firmanın kat karşılığı gerçekleştirdiği 80 adet bağımsız bölümden mürekkep villadan oluşan projesinde; müteahhit firma ile gerçekleştirilen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine istinaden şirkete 5 adet villadan oluşan bağımsız bölümlerin teslimi yapılacağı, projede teslim edilecek bağımsız bölümlerin satışına istinaden oluşacak hasılatın şirkete gelir olarak yansıyacağı, hali hazırda 2 adet villanın yapımı tamamlanmış olup 2024 yılında projeden satışlara ağırlık verilerek buradan gelir elde edilmesi yoluna gidileceği, mevcut durumda beklenen satış fiyatının villa başına 20.000.000,00 TL olduğu, 5 adet villanın satışından beklenen gelir tutarının enflasyona bağlı satış fiyatlarındaki artışlar hesaba katılmadığı durumda en az 100.000.000,00 TL olacağı, Orta Vadeli Program Kapsamı'nda hedeflenen enflasyon oranları üzerinden yıllar itibariyle gayrimenkul satış fiyatları endekslendiğinde beklenilen toplam satış gelirinin 137.826.688,00 TL olduğu açıklandığı, 06/02/2023 tarihli (adi şekilde yazılı) Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesinde 5 adet villanın anahtar teslim olarak 15/02/2024 tarihinde teslim edileceği, satış bedelinin KDV dahil 50.000.000,00 TL olduğu, satış bedelinden 23.000.000,00 TL'sinin 06/02/2023 tarihinde elden nakden peşin olarak ödendiği, 37.000.000,00 TL bakiye tutar yönünden ise sözleşme kapsamında 21/03/2023 tarihinden başlamak üzere 83 adet çekin ... Dış Tic. A.Ş.'ne verildiğinin sözleşmede belirtildiği ancak sözleşmenin şekil şartı olan noterden yapılmadığı, sözleşmenin taraflarca kabul edilmesi halinde bile bu güne kadar kat irtifaklı tapu devri veya sözleşmede yazılı olduğu gibi 15/02/2024 tarihine kadar herhangi bir teslimatın yapılmadığı, sözleşme bedeli KDV dahil 50.000.000,00 TL'nın 23.000.000,00 TL'sı elden ayni ve nakdi olarak ödendiği belirtilmekte ise bu kadar yüksek bir tutarın elden verilmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sözleşme bedeli KDV dahil 50.000.00,00 TL olmasın rağmen, elden verilen 23.000.000,00 TL + 37.000.000,00 TL çekler toplamının 60.000.000,00 TL olduğu yani 10.000.000,00 TL fazla verildiği, ticari defter kayıtlarında ... Dış Tic. A.Ş.'nin 8.228.000,00 TL borçlu olduğu, başka bir anlatımla davacı tarafından sözleşme kapsamında satıcı şirkete verildiği iddia edilen 60.000.000,00 TL'nın (sözleşmede 50.000.000,00 TL) tutarında satıcı şirketin borçlu olması gerekmesine rağmen 8.228.000,000 TL borçlu olduğu, başka bir anlatımla ticari defter ve kayıtlarda satıcı ... Dış Ticaret A.Ş.'nın davacı şirkete 8.228.000,00 TL borçlu göründüğü, -Şirket konkordato projesinde borç ödeme kaynakları içinde şirketin tek pay sahibi ... tarafından 2024 yılı Şubat ayı içinde 10.000.000,00 TL, 2025 yılında 10.000.000,00 2026 yılında 10.000.000,00 TL ve 2027 yılında 10.000.000,00 TL olmak üzere toplamda 40.000.000,00 TL nakit sermaye artışı planlanmakta ise de davacı şirket tek pay sahibi ... 40.000.000,00 TL'lık nakit sermaye artışının nasıl yapılacağına dair ilişkin somut herhangi bir bilgi, belge ve/veya varlık belirtmediğinden sermaye artışının muallak olduğu ve/veya imkansız olduğu,-Şirketin konkordato projesinde 30/09/2023 tarihi itibariyle 110.578.517,16 TL borcu mevcut olduğu beyan edildiği, ancak geçici mühlet 04/12/2023 tarihi itibariyle 120.214.629,24 TL olduğu,-Konkordato talep eden şirketin 04/12/2023 tarihli kaydi değerlere göre özvarlığı 26.030.984,08 TL ise de aynı tarihli güncel değer bilançosu uyarınca varlıkları 92.649.276,63 TL ve borçları 120.214.629,24 TL olup, öz varlığı (-) 27.565.352,61 TL borca batık olduğu, davacı şirketin kaynakları ile borçlarının orantılı olmadığı, bu nedenle konkordato projesinin inandırıcı olmadığı ve başarıya ulaşma imkanının bulunmadığı,-Alacaklarının tahsil kabiliyeti yönünden; 121 Alacak Senetleri Hesabı 27.003.725,41 TL bakiye tutarının incelemesinde davacıdan bu tutara ilişkin senet asılları görülmek istenmiş ise de bugüne kadar sunulmadığı, bu tutarın 30/09/2023 tarih ve ... yevmiye no.lu kayıtta şirketin birçok hesabında düzeltme kayıtları yapıldığı ve bu tutarın 131 Ortaklardan Alacaklar Hesabı ile karşılıklı kayıt yapıldığı, başka bir anlatımla fiktif bir kayıt olması nedeniyle rayiç bilançoda bu tutarın çıkarıldığı, -Makul Güvence Raporu ekinde alacak ve borçlara ilişkin alacaklılarla veya borçlularla yapılmış mutabakat mektupları bulunmadığı, makul güvence raporunun en önemli dayanaklarından birinin eksik olduğu, bu nedenle raporun güvenilirliği konusunda komiser heyetinin çekincelerinin bulunduğu, şirket vekili ve yetkilileriyle 13/12/2023 tarihinde yapılan ilk toplantıda "Borçlu olunan satıcıların tamamına mutabakat mektupları gönderilerek 04/12/2023 tarihi itibariyle borç tutarlarında mutabakata varılmasına ve bu belgelerin sunulması" istenmiş ise de herhangi bir mutabakat mektubu ibraz edilmediği, -Neticeten şirketin konkordato projesindeki kaynakları ile borçlarının orantılı olmadığı, bu nedenle konkordato projesinin inandırıcı olmadığı, başarıya ulaşma imkanının bulunmadığı hususlarında görüş bildirilmiştir.
İstinaf sebeplerinin incelenmesi; Konkordato talep eden tarafından ilgili kayıt ve belgeler sunularak geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ve konkordato projesinin tasdiki talebiyle başvurulması üzerine, mahkemece 04/12/2023 tarihinden başlamak üzere 3 aylık geçici mühlet verilmesine, 28/02/2024 tarihli celsede ise konkordato talebinin reddine ayrıca şirketin iflasına karar verilmiştir. İİK'nın 286/1.a maddesinde "borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi" gerektiği ifade edilmiştir. Konkordatonun amacı, borçluyu borçlarından ve eğer iflas şartlarını taşıyorsa muhtemel bir iflastan kurtarmak, alacaklıların da belirli bir vadede ve/veya indirimle alacaklarını tahsil etmelerini sağlamaktır. Bu yapılırken özellikle alacaklıların sürece dahil edilmesi, alacaklıların, komiserin ve mahkemenin katılımı ile nihai projenin oluşturulması ve konkordatonun başarıya ulaşması için iş birliğine gidilmesi gerekir. Projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığının değerlendirilebilmesi yönünden, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalıdır. Borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ile konkordato amacına ulaşacaktır.İİK 287.maddesinde, borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme olasılığına sahip olmasıdır. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku - Av. Sümer Altay, sayfa 112, 1.Cilt). İsv. İİK'da da konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak açıkça, "borçlunun iyileşmesi" kavramına yer verilmiştir. İyileşmeden söz edilebilmesi açısından bilançosal bir iyileşme yeterli olmayıp, yapısal (gerçek) bir iyileşmenin varlığı aranmalıdır. Bu sebeple konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu nedenle ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. (Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 187) İİK'nın 287.maddesinin 4.bendinde; "Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez.", aynı maddenin 5.bendinde; "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır." İİK'nın 292.maddesinde ise; "(Değişik madde: 17/07/2003 - 4949 S.K./74. Md.) (Değişik madde: 28/2/2018-7101 S.K./20. md) İflasa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi halinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar verir: a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflasın açılması gerekiyorsa. b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsaya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa (Ek ibare: 6/12/2018-7155 S.K./16. md). d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflasa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hallerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükümlerine yer verilmiştir. Söz konusu hükümler çerçevesinde istem değerlendirildirildiğinde ise;Şirketin 2018 yılında İstanbul'da faaliyetine başladığı, otomotiv sektöründe yurtiçi piyasalardan temin etmiş olduğu otomobillerin gerçek ve tüzel kişilere satış ve kiraya verilmesi işleriyle ticari faaliyetini sürdürdüğü, şirketin 30/09/2023 tarihli bilançosunda arsa, arazi ve binalar görünmekteyse de bunların hepsinin Ekim ve Kasım/2023 tarihleri arasında satıldığı, şirket adına kayıtlı 4 adet araç bulunduğu ve bunlar üzerinde de rehin kayıtlarının olduğu, konkordato ön projesinde belirtilen borç tutarının, komiser heyetinin raporunda tespit edilen borç miktarıyla orantılı olmadığı, şirketin geçici mühlet dönemi içerisindeki faaliyet ve kar oranı dikkate alındığında kar hedefine ulaşmasının mümkün olmadığı, sermaye taahhüdünün hangi kaynaklar ile yapılacağının izah edilmediği, istinaf dilekçesinde şirket ortağı ...'nın eşine ait Sapanca'da bulunan otel işletmesinin hem sermaye artırımı için hem de şirketin ortaklardan olan alacaklarını temin etme amacıyla satışa çıkarıldığı ileri sürülmüş ise de buna ilişkin somut bir veri sunulmadığı, şirketin konkordato ön projesinde kaynak olarak göstermiş olduğu 5 adet villaya ilişkin satış vaadi sözleşmesinin adi senet olarak düzenlendiği, tapuya şerhinin bulunmadığı, gayrimenkullerin hukuki tasarrufunun şirkete ait olmadığı, satıcı ile yapılan sözleşmede sözleşme bedeli 50.000.00,00 TL olarak belirlenmiş, bu bedelin 23.000.000,00 TL'sinin elden verildiği belirtilmiş ise de bu kadar yüklü bir meblağın elden verilmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca 37.000.000,00 TL çek ile ödeme yapıldığı belirtilmiş ise de bu durumda toplam miktarın 60.000.000,00 TL'ye ulaşmasıyla 10.000.00,00 TL fazla ödeme yapıldığı, yine ticari kayıtlarda satıcı şirket ... Dış Ticaret A.Ş.'nın satış bedeli kadar borçlu görünmesi gerekmesine rağmen borç tutarının 8.228.000,00 TL olduğu, ayrıca sözleşme gereği teslim edilmesi gereken villanın ise halen teslim edilmediği, klasik otomobillerin satışına komisyonculuk edileceğine dair araç sahipleri ile şirket arasında yapılan bir sözleşme bulunmadığı, fuar alanı bilet giriş bedeli geliri beklentisinin mümkün görülmediği, yine bir kısım borçların 3.kişiler tarafından verilen şahsi teminatlar ile teminat altında olduğu ileri sürülmüş ise de söz konusu borçların 3.kişiler tarafından ödendiğine/ödeneceğine dair somut bir verinin de olmadığı, şirketin öz varlığının rayiç değerlere göre (-) 27.565.352,61 TL borca batık olduğu, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde şirketin konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, şirketin borca batık olduğu, projesinde ön gördüğü hedeflere ulaşmasının mümkün olmadığı, konkordato projesinin ciddi ve inandırıcı olmadığı belirtilerek iflasına karar verilmiştir. İİK 287/5. maddesinin yollaması ile 292/son fıkrasında yer alan "Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmü gereğince karar verilmeden önce, davacı şirket yetkilisine tebligat çıkartılarak, duruşmada dinlenilmesi yasal zorunluluktur. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 23/12/2020 tarih 2019/1873 E. 2020/4516 K. ve 25/11/2020 tarih 2020/877 E. 2020/3824 K., Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 25/02/2021 tarih 2021/1380 E. 2021/508 K. sayılı ilamları da, karar verilmeden önce şirket yetkisinin dinlenilmesi gerektiği yönündedir. Somut dosyada, şirket yetkilisi ...'ya tebligat çıkartılarak 28/02/2024 tarihli celsede beyanı alınmıştır. Yapılan açıklamalar çerçevesinde; somut dosya kapsamı itibariyle şirketin projesinin uygulanabilir olmadığı, şirketin borca batık durumda olduğu ve şirket yetkilisi iflas kararı verilmeden önce beyanı alınmak üzere mahkemeye davet edilerek yasal zorunluluk yerine getirildiğinden, İİK'nın 287 ve 292.maddeleri de nazara alınarak iflas kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ayrıca kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığından konkordato talep eden şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Konkordato talep eden şirket vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Konkordato talep eden tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin konkordato talep edenden alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin konkordato talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın konkordato talep edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi, 7499 sayılı Yasa'nın 37/1.a maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nın 164. maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04/06/2025