T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1692
KARAR NO: 2025/1413
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ: 10/06/2025
KARAR TARİHİ: 09/10/2025 (Ara karar)
NUMARASI: 2025/520 Esas
DAVANIN KONUSU: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
KARAR TARİHİ: 10/12/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dilekçesi ile ; Davalı kooperatifin 07.05.2025 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan 10, 11 ve 13 numaralı gündem maddelerindeki kararların öncelikle usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle mutlak butlanla yok hükmünde sayılmasına ve butlanının tespiti veya iptali istemli dava açtıklarını, 07.05.2025 tarihli Genel Kurul Toplantısı'nda alınan tüm kararların yürütülmelerinin durdurulması şeklinde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Mahkemenin 09/10/2025 tarihli ara kararı ile; "...07.05.2025 tarihli Genel Kurul Toplantısı'nda alınan tüm kararların yürütülmelerinin durdurulması için tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de; ihtiyati tedbir kararı verebilmek için hâkimin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uyulmadığı, davanın niteliği gereği konunun yargılamayı gerektirdiği, dosyada henüz bilirkişi raporu alınmadığı, taraflarca açılan davalarla da bu dava bakımından bilirkişi kurulu tarafından etkisi irdelenmediği, davanın esasını çözer mahiyette tedbir kararı verilemeyeceği" gerekçesiyle ihtiyati tedbin talebinin reddine karar verilmiştir.Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf edilmiş olup istinaf nedeni olarak; Davalı kooperatif ile yüklenici firma arasında aktedilmiş kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yüklenicinin, kooperatifin 244 üyesinin her birine 1 adet daire olmak üzere 244 adet daireyi arsa payı karşılığı olarak 60 ay içinde tamamlayarak kooperatife teslim etmesi gerektiğini, 2014 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde işin süresi yapı ruhsatından itibaren 60 ay olarak belirlendiğini, bu sürenin bitiminin üzerinden uzun zaman geçmiş olmasına rağmen yüklenici daireleri teslim etmediğini, dava konusu olan genel kurulda da, teslimi gereken dairelerin bir kısmının teslim edildiği ancak teslim edilmeyenlerin ise ne zaman teslim edileceğinin belirsizliğini koruduğu anlaşıldığını, yükleniciden kısmen teslim alınan dairelerin, kurada bu dairelerin isabet ettiği üyelere teslimi, teslim sırasında üyelerden taahhütname alınması, teslim edilemeyenlerin ise istemesi halinde dairelerini teslim edilmeye hazır olanlarla takas etmesi yönünde dava konusu kararlar alındığını, dava açıldıktan sonraki süreçte de teslime hazır olan daireler bir kısım üyelere teslim edilmeye başlandığını, ancak halen yüklenici tarafından tamamlanarak teslim edilmemiş daireler söz konusu olup davacıya kurada isabet eden daire de bunlar arasında olduğunu, davacı gibi dairesini teslim alamayan üyeler ile teslim alanlar arasında hakkaniyetsiz ve eşitsiz bir durum oluştuğunu, bu eşitsiz durumun nasıl telafi edileceğine dair de kooperatif tarafından bugüne kadar üyeleri tatmin eden bir açıklama ve çözüm önerisi sunulmadığını, bugüne kadar kurada isabet eden dairesini teslim alan üyeler ya bu dairelerde oturduğunu ya da kiraya vererek gelir elde ettiğini, ancak davacı ve onun durumunda olan diğer üyeler ise maddi açıdan büyük kayba uğradığını, tüm bu nedenlerle, kooperatif üyeleri arasında eşitsiz bir duruma neden olan ve dairelerini teslim alamayan davacı ve onun durumunda olan diğer üyeler açısından büyük maddi kayıplara ve eşitsizliğe neden olan dava konusu genel kurul kararlarının ihtiyaten durdurulmasını talep etmiştir.Uyuşmazlık; davalı kooperatifin 07/05/2025 tarihli kooperatif genel kurulda alınan 10,11 ve 13 nolu kararların uygulanmasın önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir verilmesine ilişkindir.1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollaması ile uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın "Kararın yürütülmesinin geri bırakılması" başlıklı 449. maddesi; "(1) Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir." "Kararın etkisi" başlıklı 450 maddesi; "(1) Genel kurul kararının iptaline veya butlanına ilişkin mahkeme kararı, kesinleştikten sonra bütün pay sahipleri hakkında hüküm ifade eder. Yönetim kurulu bu kararın bir suretini derhâl ticaret siciline tescil ettirmek ve internet sitesine koymak zorundadır." hükmünü içermektedir.TTK'nın 449. maddesinde yer alan "genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına" ilişkin düzenleme, dava açıldıktan ve yönetim kurulu üyelerinin görüşü alındıktan sonra verilebilen özel bir ihtiyati tedbirdir. İhtiyati tedbire ilişkin genel hükümler HMK'nın 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. Yargıtay uygulamalarında genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına ilişkin tedbir talebi yönünden uygulanacak prosedür ve kanun yolu bakımından HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlere tabi olacağı kabul edilmiştir.6100 sayılı HMK'nın 389/1. maddesinde "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.'', HMK'nın 390/1. maddesinde "İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.", HMK'nın 390/3. maddesinde "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'', HMK'nın 391/1. maddesinde "Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir" düzenlemelerine yer verilmiştir.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. İhtiyati tedbir talep eden taraf, tedbire esas olan hakkını, ihtiyati tedbir sebep veya sebeplerini, keza davanın esası yönünden de haklılığını ispat etmelidir. Ancak burada tam ispat aranmayıp yaklaşık ispatla yetinilecektir (m. 390/3). Yani, ispatı gereken hususların tam olarak değil; kuvvetle muhtemel gösterilmesi yeterlidir... yaklaşık ispat ispatsızlık veya sadece talepte bulunanın beyanlarıyla yetinileceği anlamına gelmemektedir. Talep eden, ispat ölçüsü düşürülmüş olsa dahi, bir ispat faaliyetinde bulunmak, bu çerçevede delillere dayanmak ve tam olmasa da iddia ettiği hususların gerçekliğini kuvvetle muhtemel olduğunu gösterecek şekilde ispat etmek durumundadır. Şu halde, ispat ölçüsünün düşürülmesi, tedbirin koşullarının, özellikle tedbire esas olan hakkın hüküm altına alınabilmesi için maddi hukuk kurallarında öngörülen koşul vakıaların bir kısmının incelenmeyeceği ya da üstün körü inceleneceği anlamına gelmemektedir. Zira ispat ölçüsü, incelemenin kapsamına değil, hakimdeki usuli kanaatin derecesine ilişkindir... Şüphesiz, talep eden bir ispat faaliyetinde bulunmuşsa bunu tam ispat seviyesinde aramamak gerekir; fakat tamamen ispatsız veya delile dayanmayan bir faaliyet de afaki tehlike olgusuna dayanılarak yeterli kabul edilemez (Pekcanıtez Usul, Prof. Dr.Hakan Pekcanıtez, Prof.Dr. Muhammet Özekes, Doç.Dr.Hülya Taş Korkmaz, Doç.Dr.Mine Akkan, Cilt.III, s.2476, 2477). Somut olayda, mahkemece, 6102 sayılı TTK'nın 449. maddesi uyarınca iptal talebine konu 07/05/2025 tarihli kooperatif genel kurul toplantısının 10., 11 ve 13. maddesinin yürütülmesinin geri bırakılmasına ilişkin davacıların talebi hakkında, yazılı görüşlerini bildirmeleri için kooperatif yöneticilerine tebligat çıkartılmış olup kooperatif yönetim kurulu başkanı ... yönetim kurulu başkan yardımcısı ...ve muhasip üye ...sunmuş olduğu yazılı beyanda " yüklenici ile yapılan sözleşme gereğince yapılan inşaatta kooperatifimize toplamda 244 adet 4+1 daire verileceğini, inşaatı yapılan projede kooperatifimize verilecek daireler proje kapsamında yer alan A,B,C,D ve E bloklarında yer aldığını, yüklenici firma ile yapılan inşaat sözleşmesi gereğince yapılan inşaata kat irtifakları kurulmuş olup, tapular kooperatifimiz adına tescil edildiğini, yine kooperatife isabet eden daireler için kura çekiliş tutanağı ile hangi üyemizin hangi blokta dairesinin olduğu hususu da belirlendiğini yani kura çekimi süreci ve üyelerimize hangi dairenin verileceği süreçleri tamamlandığını, üyelerimizin çektiği kura sonucunda kendilerine isabet eden daireler henüz üyelere verilmediğini, yani ferdileşme henüz yapılmadığını, ancak gelinen süreçte Karma Büyük Proje kapsamında A,B,C,D ve E bloklarında yer alan kooperatifimiz üyelerine verilecek olan toplam 244 adet dairelerden, D ve E Bloklarının inşaatının henüz tamamlanmamış olması nedeniyle, bu bloklarda üyelerimize verilecek olan 88 adet dairenin hak sahibi üyelerimize verilmesi sürecinin gecikeceği durumu hasıl olduğu, bu nedenle Genel Kurulda alınan 10. Maddede, tamamen üyenin talebine bağlı olarak gerçekleştirilebilecek bir husus genel kurulda değerlendirildiğini, D ve E Bloktaki hak sahibi olan üyenin gecikme nedeniyle mağdur olmaması için talebi halinde dairesini daha erken bir tarihte elde etme imkanı sağland ve isteyen ortakların taleplerinin yerine getirilmesi konusunda yönetim kuruluna yetki verildiğini, dolayısıyla daha evvel kura çeken ve dairesi D ve E bloklarında olan ortaklardan isteyen olduğu taktirde ve de yüklenici firma ile mutabakat sağlandığı durumda, yönetim kurulu bu isteğin yerine getirilmesi ile ilgili gerekli çalışmaları yapacağını, aksi halde hak sahibi üyenin değişim talebi olmadan ne yönetim kurulunun nede başka birinin uygulayabileceği bir karar alınmadığını, kaldı ki davacıya verilecek olan daire c blokta yer alan bir daire olduğunu, davacının inşaatı tamamlanmamış D ve E Blok'da dairesi bulunmadığını dolayısıyla davacının iş bu maddenin iptalini istemesinde hukuki yararı olmadığını, 11. Maddedeki düzenleme ile, kat karşılığı inşaat yöntemi ile yapılan konutların yüklenici firma tarafından kooperatife teslim edildikten sonra, konutların kooperatifin üyelerine teslimi ve daha sonra da tapuların verilmesi sürecinde, konutlarını teslim alan üyelerin uyması gereken kuralları içeren bir taahhütnamenin verileceğinden bahsedildiğini kaldı ki konut yapı kooperatiflerinde bu doğrultuda uygulama yapıldığı herkesçe bilenen yasaya uygun genel bir uygulama olup bu maddenin başkaca bir amacı bulunmadığını, genel kurulumuzun 13.gündem maddesinde yer alan hususlar, kooperatifin çalışma konusu ve amacı gereği konut inşaatlarının yapılması için gerek kamu kurum ve idareleri nezdinde ve gerekse ortaklarla olan ilişkilerde gereken konular olup, kooperatifin inşaata başladığı günden beri bütün genel kurullarda alınan rutin kararlar olup kooperatifin önümüzdeki süreçte yapması gereken iş ve işlemlere ilişkin olduğunu, zira kamu kurum ve idareleri herhangi bir taahhüt veya teminat istedikleri taktirde, bunun genel kurul kararı ile verilmesi gerektiğinden, işlerin bir an önce sonuçlandırılması için rutin olarak bu kararlar her genel kurulda alındığını, davacı bu kararlara karşı daha önce açtığı davalar reddedildiğini " ifada etmişlerdir.Tedbir talep edilen davalı kooperatifin 11/01/2025 tarihli olağan genel kurulu gündemin 10. Maddesi "Daha evvel kooperatif ortakları tarafından kur'ası çekilerek belirlenen, ancak sözleşme süresinde inşaatının tamamlanamayacağı anlaşılan “D ve E” bloklarda yer alan toplam 88 adet konutun hak sahibi ortakların istemeleri halinde yüklenici firma tarafından önerilen “A,B,C” bloklardaki eş değerde konutlarla değiştirme konusunun görüşülmesi ve bu kapsamda gerekli kararların alınmasına " ilişkin olup Süreç hakkında bilgilendirme yapılması sonrası 10.madde ile ilgili önerge sunulduğu, verilen önergede yüklenici firma tarafından önerilen konutlarla daha evvel kura çekerek konutlarını belirleyen ortakların takas talebi yönetim kuruluna yazılı olarak yapılması durumunda yönetim kurulu tarafından bu talebin yerine getirilmesi ile ilgili gerekli iş ve işlemleri yapması konusunda Yönetim Kuruluna yetki verilmesi hususu oylamaya sunuldu 86 kabul, 8 ret oyuyla oy çokluğuyla kabul edildiği,11. Gündem maddesiyle ilgili "Konutların ortaklara teslim zamanı ve teslim şartlarının görüşülmesi, bu kapsamda gerekli kararların alınmasına" ilişkin olup yönetim kurulu başkanı tarafından konutların ortaklara teslim zamanı ve teslim şartları hakkında bilgilendirme yapılması sonrasında 11.madde ile ilgili önerge sunulduğu, verilen önergede konutların kat karşılığı yöntemiyle yapılmış olması nedeniyle yapılan uygulama göz önünde tutularak ortaklara konutların teslim edilme şartlarının oluşması durumunda teslim edilecek konutların kullanımı ile ilgili şartları içeren taahhütname alınarak konutların hak sahibi ortaklara teslim edilmesi hususu oylamaya sunulduğu 88 kabul, 6 ret oyuyla oy çokluğuyla kabul edildiği,13. Gündem maddesiyle ilgili "Gerektiğinde kamu kurum ve idarelerine taahhüt ve/veya teminat verilmesi, konutların ortaklar adına ferdileştirilmeleri, site yönetim planının tapuya tescil edilmesi konularında" yönetim kuruluna 90 kabul 4 ret oyuyla oy çokluğu ile yetki verildiği görülmüştür.Somut olayda ihtiyati tedbir talebine konu davalı kooperatifin 07/05/2025 tarihli genel kurulun 10, 11, 13. gündem maddelerine konu, daha evvel kooperatif ortakları tarafından kur'ası çekilerek belirlenen, ancak sözleşme süresinde inşaatının tamamlanamayacağı anlaşılan “D ve E” bloklarda yer alan toplam 88 adet konutun hak sahibi ortakların istemeleri halinde yüklenici firma tarafından önerilen “A,B,C” bloklardaki eş değerde konutlarla değiştirme, konutların ortaklara teslim zamanı ve teslim şartları ile "Gerektiğinde kamu kurum ve idarelerine taahhüt ve/veya teminat verilmesi, konutların ortaklar adına ferdileştirilmeleri, site yönetim planının tapuya tescil edilmesine ilişkin olup bu aşamada incelenen genel kurul toplantı tutanağı ve ibraz edilen belgelerin niteliği ve dosya kapsamına göre, talep edilen tedbir için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği gibi bu aşamada hakkın elde edilmesinin tamamen imkansız hale gelmesi, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması şeklinde güncel bir tehlikenin mevcut olmaması sebebiyle HMK'nın 389 vd. maddelerinde ön görülen koşullar oluşmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, yatırılan 615,40 TL harcın mahsubuna yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/12/2025