T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/637
KARAR NO: 2025/1344
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/841
KARAR NO: 2024/592
KARAR TARİHİ: 10/10/2024
DAVANIN KONUSU : Ticari Satımdan Kaynaklanan
KARAR TARİHİ: 26/11/2025
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 01.09.2008 tarihinde başlayan ve 04.05.2011 tarihinde yenilenen temizlik hizmetleri sözleşmesi imzalandığını, bu işler karşılığı 65.600,00 TL tutarında ... Bankası Altıparmak Bursa Şubesi vasıtası ile teminat mektubu verildiğini, müvekkillerin yapmış olduğu temizlik ve diğer işler karşılığında faturalar tanzim edildiğini, cari hesap olarak kayıtlara işlendiğini, taşeron firma olarak faaliyet gösterdiğini, 29.06.2012 tarihinde 65.600,00 TL tutarındaki teminat mektubu nakde çevrilerek cari hesaba alacak kaydedildiğini, cari hesapta biriken 93.794,08 TL faturalı alacakların ödenmediğini, nakde dönüşen 65.600,00 TL ile hesaba 159.394,08 TL alacaklı olduklarını, faturalı alacaktan düşüldüğü zaman (93.794,08-40.500,00) 53.294,08 TL alacak taleplerinin olduğunu, Haziran 2012 ayına ait hizmet faturalarını kesemediklerini, karşılıklı olarak noter vasıtası ile ihtarnamelerin gönderildiğini beyan ederek fazlaya dair haklarının saklı kalmak sureti ile faturalardan doğan 53.294,08 TL'nin faizi ile birlikte iadesini ve tahsililni, 55.916,57 TL proforma faturalarda belirtilen hizmet bedelinin tespitini, masraf ve vekalet ücretinin davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 04.05.2011 tarihli temizlik hizmet sözleşmesinin yürürlükte olduğunu, davacının ekonomik darboğaza düştüğünü, üst işveren olarak işçilerin alacaklarını ve SGK primlerini işlerin aksamaması için ödediğini, davalının yazılı talepleri olduğunu, sözleşme hükümleri doğrultusunda gönderilen ihtarnamelere rağmen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, teminat mektubunun irat kaydedilmesi sözleşmenin 5.3 maddesi gereğinde haklı bir husus olduğunu hali hazırda cari hesap bakiyesinden dolayı 2.167,05 TL alacaklı olduklarını, SGK ve Vergi ödemelerinin tamamen kapatıldığına dair evrak getirmedikleri sürece sözleşmenin 5. Maddesine göre kati teminat tutarı olan 47.650,00 TL'nin uhdesinde tutmaya hakkının olduğunu, sözleşmenin 13. Maddesine göre ticari defterleri delil olarak kabul edildiğini beyan ederek bahsi geçen sebeplerle davanın reddini, dava masrafları ve vekil ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda''...Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, müzekkere cevapları, Mahkememizin 2014/1327 esas 2018/963 karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 2020/893 Esas 2022/1205 Karar sayılı ilamı, 11/11/2023 tarihli bilirkişi raporu, 20/05/2024 tarihli ek bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; davanın taraflar arasında imzalanan temizlik, tahmil, tahliye ve bahçıvanlık işleri sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkin olduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 2020/893 Esas 2022/1205 Karar sayılı ilamı doğrultusunda iş mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi eklenilmek suretiyle alınan 11/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda taraflar arasındaki 04.05.2011 tarihli sözleşmeye göre davalı asıl işveren olarak ifa ettiği işçilik ödemelerini alt işverene tam rücu edebileceği, davacının 01.09.2008-28.02.2010 tarihleri arasında sorumlu olacağı kıdem tazminatı miktarının 48.097,17 TL olacağının bildirildiği, taraf itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla dosyanın ek rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edildiği 20/05/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda ise davacının 01.09.2008-28.02.2010 tarihleri arasında sorumlu olacağı kıdem tazminatı miktarının 48.097,17 TL. olacağı, davalının kayıtlarına göre davacıyı sorumlu tuttuğu miktarın 47.184,07 TL. olduğu neticesine ulaşıldığının belirtildiği, dosyası içerisine celp edilen SGK işten ayrılış bildirgeleri, SGK hizmet cetvelleri, SGK işveren listelerinin incelenmesinde dava dışı işçilerin iş akitlerinin kıdem tazminatına hak edecek şekilde sona erdiği, dava dışı 34 işçi yönünden davacının davalı ile birlikte kıdem tazminatından kendi dönemi ile sınırlı olmak üzere mesul olacağı, davalının davacının lehine olarak sadece 01.09.2008-28.02.2010 tarihleri arasındaki dönem için sorumlu tutmuş olduğu, taraflar arasındaki 04.05.2011 tarihli sözleşmeye göre davalı asıl işveren olarak ifa ettiği işçilik ödemelerini alt işverene tamamen rücu edebileceği bu bağlamda gerek davacı gerekse davalı kayıtlarına göre davacının davalıdan toplam 47.184,07 TL alacağı bulunduğu, teminat mektuplarının paraya çevrilmesinden kaynaklı alacak isteminin davacı tarafça ispat edilemediği ve ancak eda davası niteliğinde açılacak bir alacak davasının konusunu oluşturabilecek nitelikte olan proforma faturalarda hizmet bedeli alacağının tespiti talebi açısından davacı tarafın hukuki yararın bulunmadığı kanaatiyle 11/11/2023 tarihli bilirkişi raporu, 20/05/2024 tarihli ek bilirkişi raporunun denetime elverişli oldukları, bilirkişilerin değerlendirmelerinin tutarlı ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilerek taleple bağlılık ilkesi mucibince mahkememizce 11/11/2023 tarihli bilirkişi raporu, 20/05/2024 tarihli ek bilirkişi raporlarına itibar edilerek 11/11/2023 tarihli bilirkişi raporu, 20/05/2024 tarihli ek bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 47.184,07 TL'nin 07/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, teminat mektuplarının paraya çevrilmesinden kaynaklı alacak isteminin tümüyle reddine, proforma faturalarda hizmet bedeli alacağının tespitine dair talebin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine) dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; davalı vekilinin 1-14 haziran 2012 döneminde davacının hizmet verdiğini ikrar ettiği, esas olanın SGK kayıtları ve davalının ikrarı olduğu, tespit davasının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, 47.184,07 TL ve 26.688,37 TL alacağın birlikte hüküm altına alınması gerektiğini belirtmiştir. 2-Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde;Kaldırma kararı uyarınca davacının ticari defterlerinin davacı lehine kabul edilemeyeceği nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davalı şirket tarafından ödemesi yapılan 47.184,07 TL den davacının sorumlu olduğunun bilirkişi raporu ile ispatlandığı, davalı şirket tarafından ödenen miktardan davalının tekrar sorumlu tutulmasının son derece hatalı olduğu belirtilerek ya davanın reddine karar verilmesi ya da eksik inceleme ile kararın kaldırılması gerektiği belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayalı olarak;-53.294,08 TL faturalardan doğan alacağı ihtarın tebliğinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, -haksız olarak paraya çevrildiği iddia olunan 65.600 TL teminat mektupları bedelinin avans faiziyle birlikte iadesi (harca esas değer 1.000 TL),-proforma faturalarda belirtilen hizmet bedeli alacağının tespit edilmesi (55.916,57 TL) ve davalıdan tahsili istemine ilişkindir.Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda 03.10.2018 tarih ve 2014/1327 E. 2018/963 K sayılı ilam ile davanın kısmen kabulü ile 26.688,37 TL'nin 07/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, tespite ilişkin talebin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, dair karar verilmiş ve iş bu karara yönelik taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine dairemizce yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda 2020/893 E 2022/1205 K. Sayılı ilam ile ''.... Davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvuru dilekçesinde ticari defterindeki kayıtların defterlerin usulüne uygun tutulmaması sebebiyle ancak aleyhine delil sayılabileceği belirtilmiştir. Yukarıdaki bilgiler nazara alındığında bilirkişi raporundaki tespitler uyarınca davacı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı anlaşıldığından sahibi lehine delil olma niteliğine haiz olmadığı açıktır. -47.184,07 TL kıdem ve ihbar tazminatına ait ödemelerden davacının sorumsuzluk tutulamayacağı; Davacı vekilince 07.02.2018 tarihli bilirkişi heyet raporuna karşı sunulan 04.03.2017 tarihli beyan-itiraz dilekçesinde kıdem ve ihbar tazminatına ait ödemelerden davacının sorumlu tutulup tutulamayacağının aydınlatılması gerektiği belirtilmiştir. Bilirkişi raporuna sunulan itirazların değerlendirilmesi amacıyla, öncelikle belirtilen eksiklikler uyarınca dava dışı işçilere ödendiği belirtilen kıdem ve ihbar tazminatı ilişkin tüm bilgi ve belgeler dosya arasında alınmalı ayrıca iş hukuku alanında uzman bilirkişi tarafından davalı kayıtlarında yer alan kıdem ve ihbar tazminatına ait ödemelerden davacının sorumlu tutulup tutulamayacağı ve tarafların sorumluluk miktarı belirlenmelidir. Ayrıca taraf şirketlerin sorumlu oldukları dönem belirlenerek, taraflar arasında düzenlenen sözleşme, yasanın amir hükümleri uyarınca ve bilirkişi raporuna karşı sunulan itirazların değerlendirilmesi amacıyla bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nin 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine'' dair karar verilmiştir. Daire kaldırma kararından önce yapılan tespitler:Taraflar arasında temizlik, tahmil, tahliye ve bahçıvanlık işleri sözleşmesi düzenlendiği ve buna göre müteahhit (davacı) tarafından, davalının tariflerine ve işin ifası süresince ayrıca verilecek bilgi ve belgelere uygun olarak 46 kişiyle işin yapılmasının sözleşmenin konusunda oluşturduğu, sözleşmenin 9. maddesinde çalışanlar ile oluşacak kaza ve zararların belirtildiği ve buna göre davacının işi ifası ile ilgili olarak kendi personelini çalıştıracağı ,çalıştırdığı personelin tüm hukuki ve cezai sorumluluğunun kendisine ait olduğu, davalının bu kapsamda bir ödeme yapmak zorunda kalması durumunda ödediği meblağı ödeme tarihinden başlayarak ticari reeskont faizi ve ayrıca %50 fazlasıyla davacıdan tahsil edeceği, çalışanların yol, yemek, üniforma ve gerekli donanım giderlerinin davacıya ait olduğunu, süresince işyerinde çalışanların ve 3. şahısların can ve mallarının kaza ya da zarara uğramaması için davacının her türlü tedbiri alacağı ve işin yapılması sırasında meydana gelebilecek her türlü kaza ve zararın tazminat, cezai ve mali sorumluluğunun davacıya ait olduğu, davacının bedeni zararlardan şahıs başına azami 125.000 USD, bedeni kazalarda kaza başına azami 250.000 USD, maddi zararlar da kaza başına azami 125.000 USD olmak üzere lehtarı da bağlı olacak şekilde işveren mali mesuliyet ve 3. şahıs mali mesuliyet sigortasını yaptırmak zorunda olduğu ve yaptırmadığı takdirde davalının, davacı adına yaptıracağı veya masrafını ilk hakedişinden keseceği, davacının işbu sözleşmeyle ilgili olarak 65.600 TL tutarında kati teminatı nakit ya da süresiz ve kesin banka teminat mektubu olarak sözleşme imzası anında davalıya teslim edeceği, sözleşmenin sonuna kadar bu teminatın davalı tarafça bloke edileceği, teminatı iadesinde işbu sözleşme konusu ve eklerinde yer alan yükümlülüklerin yerine getirmiş olmasının yanında eksik ve kusur belirtilmeyen kati kabulün yapılmış olması ve davalı şirketin insan kaynakları müdürlüğünün onayının şartının aranacağı, davacının bu sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini mücbir sebep dışında her ne sebeple olursa olsun yerine getirmediği yapılan yazılı uyarıya rağmen sözleşmeye aykırılığın giderilmemesi halinde davalının cezai şart ve tazminat olarak kati teminatı irat olarak kaydedeceği bu hallerde davacının teminatın borçlarına mahsup edilmesini istemeyeceği, sözleşmeyi feshedilmiş olsun veya olmasın davacının her halükarda davalı ise karşılanmamış tüm zararlarını ayrıca karşılayacağı belirlenmiştir. Bursa 10. Noterliği vasıtasıyla davacı tarafça davalı ve dava dışı ... ... San A.Ş. Otocam fabrikası ve ... Yenişehir San. A.Ş.'ye çekilen ihtarnamede, cari hesapta biriken alacakların bu ihtarın tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödenmesi, haksız olarak paraya çevrildiği belirtilen teminat mektuplarının, proforma fatura bedelinin ödenmesi konusunda karşılıklı hesap mutabakatına varılmasıyla bu faturaların kesileceğinin bildirimi ve fatura bedelinin ödenmesi talep edilmiştir.Beşiktaş 16 Noterliği vasıtasıyla çekilen cevabi ihtarnamede; dava dışı işçilerin sözleşmeden ve mevzuattan doğmuş ve doğacak mali risklerini karşılamak amacıyla teminat mektuplarının bozdurulduğu, bir kısım hakkedişlerin ödenmediği, hala sözleşmeden ve yasadan doğmuş ve doğacak karşılanamayan mali risklerin mevcut olduğunu ve taleplerinin yasaya ve sözleşmeye aykırı olduğu belirtilmiştir. Yenişehir Noterliği tarafından davacıya gönderilen personelinin kıdem tazminatı hakkında ihbarnamede: 01.09.2008 tarihinden itibaren 14.06.2012 tarihine kadar geçen sürede davalı şirkette çalışılan davacı personelinin kıdem tazminatları yükümlülüğünün sözleşme gereğince davacıya ait olduğu, 01.03.2010 tarihinden itibaren ise çalışan personelinin kıdem tazminatı yükümlülüğünün sözleşme gereği davalı şirkete geçtiği ve 01.09.2008-28.02.2010 tarihleri arasındaki döneme ilişkin kıdem tazminatının ödenmesi konusunda irtibata geçirmesine rağmen cevap verilmediği, bu döneme ilişkin olup işten ayrılan 4 kişiye toplam 4.456,07 TL tutarında kıdem tazminatı ve ayrıca çalışmaya devam eden 30 kişiye ait toplam 42.992,59 TL kıdem tazminatı ödeneceği belirtilerek, ödenecek meblağ davalı şirketten olan davacı alacağından mahsup edileceği belirtilmiş olup, davacı tarafça çekilen cevabı ihtarnamede ise, bahsi geçen iddiaların hiçbirinin kabul edilmediği bildirilmiştir. Davalı şirketin ticari defterlerinin incelenerek mali müşavir bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda özetle; davalı şirketin tutmuş olduğu ticari defterlerin yasal süresi içerisinde tasdiklerinin yapıldığı ve lehine delil olarak kullanılabileceği, davalının 04.09.2012 tarihine göre 2.167,07 TL alacaklı göründüğü, dava konusu içerisinde yer alan 65.600 TL tutarındaki paraya çevrilen teminat mektubunun 29.06.2012 tarihinde davacı şirkete ait cari hesabı alacak geçirildiği, proforma faturalarından dolayı alacak istenmesinin mümkün olmayacağı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.Talimat mahkemesi aracılığıyla düzenlenen rapora yönelik itirazın değerlendirmesi için mahkemece mali müşavir ... tarafından rapor tanzim edilmiş olup özetle; davacının 2011 ve 2012 yıllarına ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulmadığı, davacının yaptığı temizlik ve diğer işler karşılığında davalı tarafa faturalar tanzim edildiği, 29.06.2012 tarihinde 65.600 TL tutarındaki teminat mektubunun davalı tarafça nakite çevrilerek cari hesaba alacağı kaydedildiği, 31.05.2012 tarihi itibari ile cari hesap da biriken 93.794, 08 TL tutarındaki faturalar alacakların davalı tarafından ödenmediği, nakte dönüşen 65.600 TL ile davacı tarafın ticari defterlerindeki davalıdan olan alacağının 159.394,08 TL olduğu, sözleşmenin 9. maddesi uyarınca proforma faturalardan dolayı ve tarafların karşılaştırmalı ekstresine göre yapılan hesaplamaya göre davacının alacağının 97.848,60 TL olacağı görüş ve tespitinde bulunulmuştur.Yukarıda belirtilen bilirkişi raporlarına karşı sunulan itirazın değerlendirmesi amacıyla mahkemece mali müşavir ...e Yrd Doç. Dr ...ndan rapor alınmış ve düzenlenen bilirkişi heyeti raporunda özetle: davacı tarafın ticaret defterlerini kapanış tasdiklerinin bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşme gereğince hizmetlerin ifa edildikçe faturanın düzenlendiği, davacının cari hesap dökümünde 93.794,08 TL tutarındaki alacağı oluşturan bakiyenin olduğu, davalı tarafça tahsis edilen teminat mektubunun davacı kayıtlarında borç olarak kaydedildiği, davacının defterlerinde 120.06 hesap numaralı müşteri hesap numarasının 159.394,08 TL borç bakiyesini verdiği, davalının cari hesap dökümünde davacının alacağını oluşturan toplam 93.794,08 TL faturanın kayıtlarında yer aldığı, davalının tahsil ettiği teminat mektubunun davacının 326'daki hesabına alacak olarak kaydettiği, davanın cari hesabından davacı taraftan çeşitli tarihlerde kıdem tazminatı ve maaş ödemeleri yaptığı, davalının tüm dosyayı sunduğu cari hesap dökümü birleştirilmiş şekilde incelendiğinde davacıya 26.688,37 TL borçlu olduğu, davalının ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda 326 hesaba 26.688,37 TL 4 adet hak ediş bedeli olarak kayıt açıldığı dikkate alınmadan davalının alacağının 2.167,07 TL olarak tespitinin yanlış olduğu, teminat mektubu tahsilinin her iki tarafın kayıtlarında yer aldığı davalının cari hesabında davacının alacağını işlendiği borcuna mahsuplaştırıldığı, davacının dava konusu ettiği 55.916,67 TL proforma fatura alacağının ise ne kadar borçlanıldığını gösteren bir belge mahiyetini taşımadığı belirtilmiştir.Daire kaldırma kararından sonra yapılan tespitler:Bilirkişi heyetine iş mevzuatından kaynaklı hesaplama uzmanının dahil edilmesi sonucunda düzenlenen 11.11.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda, dava dışı 34 işçi yönünden davacının davalı ile birlikte kıdem tazminatından sorumlu olacağı, ancak davalının davacı lehine olacak şekilde davacıyı kıdem tazminatından 01.09.2008-28.02.2011 dönemlerinde sorumlu tuttuğu, bu döneme ilişkin kıdem tazminatı bedelinin 48.097,17 TL olduğu belirtilmiştir. Düzenlenen ek raporda ; 01.09.2008-28.02.2011 dönemlerinde sorumlu tuttuğu, bu döneme ilişkin kıdem tazminatı bedelinin 48.097,17 TL olduğu, davalı kayıtlarına göre davacıyı sorumlu tuttuğu miktarın 47.184,07 TL olduğu görüşünde bulunulmuştur.Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile 47.184,07 TL'nin 07/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, tespite ilişkin talebin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine dair karar verilmiş ve taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:-Cari hesap alacağı ve teminat mektubunun nakte çevrilmesi yönünden davacı ve davalı tarafın istinaf itirazlarının incelenmesi:Sunulan dava dilekçesinde, cari hesapta biriken 93.794,08 TL fatura alacağının ödenmediği belirtilerek , 2012 yılı 4-5 ve 6. Aylara ilişkin 40.500,00 TL SGK ödemesi tespit edildiğinden bu miktarın tenzili ile toplam 53.294,08 TL cari hesap alacağı bulunduğu belirtilmiştir.Dairenin kaldırma kararında da belirtildiği üzere davacının 2012 yılı ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, dava konusu edilen alacağın defter ve kayıtlarda doğruluğunun sağlanamadığı, davalının bilirkişi incelemesine sunduğu cari hesap ekstresinde davacıya 26.688,37 TL borçlu bulunduğu 02.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda açıklanmıştır.Dava dışı 34 işçi yönünden ise davacının sorumlu olduğu kıdem tazminatı bedeli bilirkişi heyet raporlarında 48.097,17 TL olarak belirtilmiştir. Mahkeme tarafından faturaya dayalı alacak yönünden, 47.184,07 TL'nin 07/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair karar verilmiş ise de, gerek bilirkişi raporlarında ve gerekse mahkeme gerekçesinde dava konusu edilen her alacak kalemi yani; 53.294,08 TL faturalardan doğan alacak+haksız olarak paraya çevrildiği iddia olunan 65.600 TL teminat mektupları bedelinin avans faiziyle birlikte iadesi (harca esas değer 1.000 TL) yönünden denetime elverişli, kaldırma kararına uygun tespit yapılmadığı anlaşılmaktadır.Nitekim ; 53.294,08 TL faturalardan doğan alacağı bulunduğu iddiası karşısında, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı nazara alınarak varsa sunulan diğer deliller ve davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda bilirkişi heyeti tarafından yapılan tespitler ve davalı tarafın sunduğu bilgi/belgeler ışığında; taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağının oluştuğu döneme ilişkin olarak davacının cari alacağının bulunup/bulunmadığı, bulunuyor olması halinde miktarının açıklayıcı ve dayanakları belirtilecek şekilde tespit edilmesi gerekmektedir. Cari hesap alacağı döneminin belirlenmesi için davacıdan 6100 sayılı HMK nun 31 maddesi uyarınca yazılı beyan dilekçesi sunması istenilmelidir.Teminat mektubunun haksız olarak nakte çevrildiği belirtilerek 65.600 TL teminat mektupları bedelinin avans faiziyle birlikte iadesi talep edilmiştir. Dava dilekçesinde bu işlemin cari hesaplara işlendiği ve nakte çevrilen teminat mektupları da dahil olmak üzere cari hesapta 159.394,08 TL davalının borçlu göründüğü ileri sürülmüştür. Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda, bilirkişiler tarafından davacının sorumlu olacağı belirlenen kıdem tazminatı miktarı yönünden cari alacak olarak davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Davacının cari alacak talebi ile teminat mektuplarının nakte çevrilmesi sonucunda talep ettiği bedel iadesi ayrı alacak kalemlerine ilişkin olup, -davacının talep edilen döneme ilişkin olarak cari hesaptan kaynaklı alacağı bulunup /bulunmadığı, bulunuyor ise miktarı ,- sözleşme hükümleri uyarınca teminatın iadesi şartlarının oluşup/oluşmadığı, 65.600,00 TL teminat mektupları bedelinin hangi miktarda ve oranda sözleşme şartları uyarınca nakte çevrildiği, nakde çevrilen 56.600,00 TL tutarlı teminat mektubunundan bakiye talep edilebilir bir alacak bulunup/bulunmadığı açıklanarak ,davacının talebinde haklılık durum ve oranı denetime elverişli olacak şekilde bilirkişi raporlarıyla tespit edilmeli ve varılacak sonuç dairesinde mahkemece hüküm tesis edilmelidir. Kabule göre ise, dava dilekçesinde yukarıda açıklandığı üzere, tespit istemi dışında 53.294,08 TL faturalardan doğan alacağı ihtarın tebliğinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili ile haksız olarak paraya çevrildiği iddia olunan 65.600 TL teminat mektupları bedelinin avans faiziyle birlikte iadesi talep edilmiş ise de, davacı vekili tarafından sunulan istinaf yasa yolu başvuru dilekçesi ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde 47.184,07 TL ve 26.688,37 TL nin tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Yargılama sonucunda taleplerin şüpheye mahal bırakılmadan olumlu/olumsuz karşılanması gerektiğinden, davacı vekilinden 6100 sayılı HMK nun 31. Maddesi uyarınca açıklama yapması istenilmelidir. O halde mahkemece yapılacak iş; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, dava konusu edilen her alacak kalemlerinde haklılık durumu bulunup/ bulunmadığı noktasında denetime elverişli rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi ve tarafların iddia, savunma ve deliller birlikte değerlendirilerek, özellikle Anayasanın 141/3. maddesi ve 6100 sayılı HMK’nın 27. ve 297. maddeleri kapsamında gerekçe oluşturularak, vardığı yargıyı içerir ve denetlenebilir hüküm kurmak olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davacının proforma faturalarının hizmet bedeli olarak tespit edilmesi yönündeki istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmeksizin yukarıda belirtilen gerekçelerle davacı ve davalı vekilinin istinaf başvuruların kabulü ile kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Taraf vekillerinin ayrı ayrı yapmış olduğu istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/841 E. 2024/592 K. Sayılı 10/10/2024 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Tarafların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/11/2025