T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1763
KARAR NO:2025/18
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:27/09/2024
NUMARASI:2024/542 2024/734
DAVANIN KONUSU:İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))
KARAR TARİHİ:08/01/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı şirket yetkilisi dava dilekçesi ile; Müvekkilinin dava dışı ... A.Ş'nin, davalı şirketten olan ve ... sayılı dosyalarına konu olan alacaklarını faizi ve tüm fer'ileri ile birlikte 17.02.2022 tarihinde temlik aldığını ve bu suretle de davalıdan alacaklı hale geldiğini, icra takiplerinden .... sayılı olanının, davalının düzenlediği 17.05.2021 tarihli, 85.000 TL bedelli çeke; ... sayılı olanının ise temlik eden ... A.Ş.'nin mal satımına dayalı cari hesap alacağına ilişkin olduğunu, davalı aleyhine yapılan her iki icra takibinin kesinleştiğini ancak alacağın tahsil edilemediğini, davalı şirketin 2021 Mayıs ayında grup şirketi ... Şti. ile birlikte konkordato talep ettiğini, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/358 E. sayılı dosyasından yapılan konkordato yargılaması öncesi alınan komiser raporunda, “davalı şirketin borca batık olmamasına rağmen, konkordato başvurusundan hemen önce mal varlıklarını devrettiği, ancak devir karşılıklarının şirket aktifine girmediği, devir karşılıkları ile borçlarının ödenmediği, böylelikle alacaklıları zarara uğratma kastı ile hareket ettiği, bu nedenle doğrudan iflasına karar verilmesi gerektiği” yönünde görüş bildirildiğini, talebi inceleyen mahkemenin 25.10.2021 tarihinde grup şirketi ... Ltd. bakımından iflas kararı verdiğini, davalı şirketin ise konkordato talebinden feragat etmesi sebebiyle davalı yönünden ret kararı verildiğini ve bu ret kararına ilişkin hükmün kesinleştiğini, davalı aleyhine çok sayıda icra takibi bulunduğunu, alacaklılar tarafından yapılan hacizlerin sonuçsuz kaldığını ve borçların ödenmediğinin tespit edildiğini öne sürerek İİK m.177/1 ve 2 hükümleri uyarınca davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Müvekkili şirketin İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/358 E. sayılı dosyasından incelenen konkordato davasında Komiser Heyetinin yaptığı mali incelemede, müvekkili şirketin borca batık olmadığının tespit edildiğini, müvekkili şirketin konkordatodan feragat etmesi üzerine mahkemece ret kararı verilerek tedbirlerin kaldırıldığını, davacının iddiasının aksine müvekkili şirketin mal kaçırma kastı ile ya da alacaklıları zarara uğratma kastı ile hareket etmediğini, müvekkil şirketin dava dışı ... adlı şirketten milyonlarca dolar alacağının bulunduğunu, dava dışı... şirketinin borcunu ödemediği gibi müvekkili şirketten alacaklı olan alacaklıların alacaklarının bir kısmını 3. kişilere temlik ettirerek müvekkili şirketi iflas ettirmeye çalıştığını ve bu şekilde müvekkilin alacaklarını ödememeyi planladığını, huzurdaki davanın davacısının gerçek bir alacaklı olmadığını, iflas davasının şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, " ... Benimsenen bilirkişi raporu ve ek raporu, tarafların iddia ve savunmaları hep birlikte değerlendirildiğinde ; davalı şirkete ait duran varlıkların neredeyse tamamının 49.163.453 USD bedelle satılması, satış bedelinin tahsil kabiliyetinin bulunup bulunmadığı hakkında özenli araştırmalarda bulunulmaksızın böylesine büyük bir çapta satış yapılması, alıcıdan tahsil edilebilen 38.917.640,51 TL lik tutar ile alacakların alacaklarının ödenmesi yerine, 7.248.767,70 TL lik kısmının ortakların alacaklarının ödenmesi, satıştan gelen tutardan yalnızca 148.300,00 TL gibi cüzi bir tutarın diğer alacakların alacaklarının ödenmesi için kullanılması davacının iş bu dava ve mahkememizde yargılaması devam eden Konkordatonun tasdiki davasından feragat ettikten kısa bir süre sonra şirket merkezini Sakarya'ya taşıması, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinde Konkordatonun tasdiki davası açması ve bu davayı da feragatle sonuçlandırması hususları bir bütün olarak nazara alındığında, davalı şirketin bu eyleminin İcra İflas Kanunun 177 maddesinin f.1 bent 1 hükümlerinde iflas sebepleri arasında öngörülen alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunulması kapsamında olduğu belirlenmiştir.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 26.06.2024 tarih ve 2023-986 esas , 2024-919 sayılı kaldırma kararı gereğince, İİK'nın 177/1. maddesi uyarınca borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin mevcut olması halinde mahkeme, borçlunun iflasına resen karar verebilecektir. Ancak bu madde uyarınca iflas kararı verilebilmesi için 177/4. maddesi amir hükmü gereği iflas kararı verilmeden önce Türkiye’de bir yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlunun dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağrılarak dinlenmesi gerekir. Bu nedenle borçlu şirket yetkilisi ...mahkememizce celbe edilmiş 27.09.2024 tarihli duruşmada dinlenilmiştir. Bu itibarla yapılan yargılama ve toplanan deliller dikkate alınmak suretiyle davanın kabulü ile "İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarası ile kayıtlı davalı ... A.Ş'nin iflasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Somut uyuşmazlıkta ise borçlu şirket en küçük borçlarını dahi ödeyemez durumda olmasının yanı sıra aleyhinde pek çok icra takibi yapıldığını ve bu takipler semeresiz kaldığını, bilinen kadarı ile borçlu hakkında yaklaşık otuz adet icra takibi başlatıldığını ve bu dosyalara hiçbir şekilde ödeme yapılmadığını, nitekim ilgili icra müdürlükleri tarafından da icra dosyalarında tahsilat yapılmadığı, takiplerin semeresiz kaldığı yönünde bilgi verildiğini, tüm bu hususlar borçlu şirketin ödemelerini sürekli şekilde tatil etmiş olduğunu ispatladığını, bu nedenle ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın düzeltilerek İİK. m. 177 f.1 b.2 hükmü uyarınca da davalının iflasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Bilirkişi raporunda yukarıda anıldığı üzere soyut cümlelerle ...'tan para alınarak ortaklara para ödendiği rapora yazıldığını, bunu söyleyebilmek adına ticari defterlerde (cari ekstre, ortaklar hesabı vs.) bir para çıkışının , buna ilişkin bir kaydın veyahut bir dekontun kısacası somut bir verinin bulunması ve bunun da bilirkişi raporunda yer alması gerektiğini, bilirkişi raporunda ortakların satıştan kuruş aldığına dair tek bir somut veri bulunmadığını, bu iddialar tamamen dayanaksız olup yerel mahkeme de bu kanuna aykırı, kötüniyetli raporu kararına dayanak etttiğini, ayrıca gelen parayla borçlarımızın ödenmediği dahi iddia edildiğini, örnek vermek gerekirse müvekkilin borçlu olduğu... Limited Şirketi isimli firmaya 26.05.2021 tarihinde müvekkil parayı alır almaz tam 2.600.000-USD borç ödemesi yaptığını, müvekkil şirketin alacaklılarından para kaçırmadığı bizzat yerel mahkemenin başka bir dosyasında kendi vermiş olduğu 2021/358 E. 2021/1120 K. 25.10.2021 tarihli vermiş olduğu kararla sabit olduğunu, müvekkilin şirket merkezini değiştirmesi ve başka bir ilde konkordato talep etmesi neden bir iflas sebebi olarak gösterildiği anlaşılamadığını, müvekkil zorunda kalması sebebiyle gerçekliğe uygun olarak bu işlemleri gerçekleştirdiğini, Müvekkil şirketin 3.kişi ...isimli şirketten milyonlarca dolar alacağı bulunduğunu, sözleşmedeki bedel tarafımıza ödenmediğinden ve 3. kişi...hiçbir şekilde edimlerini yerine getirmediğinden, müvekkil şirketi dolandırmış olduğundan, sözleşme ve tapu devir sonrasında hiç bir surette alacağımız ödenmediğinden Erzin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/96 E. sayılı dosyasında tapu iptali ve tescil davası ikame edildiğini, bunun yanında üçüncü kişi ...'a karşı İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... sayılı icra takibine geçildiğini, borçlunun itirazı üzerine İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/902 e. sayılı dosyasıyla itirazın iptali davası açıldığını, görüldüğü gibi hem alacaklılarımız hem de tarafımız alacağın alınarak borcun ödenmesi anlamında elinden geleni yaptığını, yerel mahkeme gerekçesinde 'satış bedelinin tahsil kabiliyetinin bulunup bulunmadığı hakkında özenli araştırmalarda bulunulmaksızın böylesine büyük bir çapta satış yapılması' şeklinde bir ibare kullandığını, satış bedelinin tahsil kabiliyetinin bulunmaması gibi bir durum söz konusu olmadığını, tesisi alan firma söz konusu tesise milyarlarca lira yatırım yaptığını, teşvik aldığını, o bölge özel sanayi alanı ilan edildiğini,görüldüğü üzere ekonomik olarak gayet sağlam firma olduğunu fakat kötüniyetle ödeme yapmayıp hukuki süreci bekleyeceklerini söylediklerini, keza alacağını alamadı diye bir şirket aleyhine karar vermenin hukuki hiçbir tarafı bulunmadığını,3.kişi ... isimli firma, müvekkilin alacaklarının kısmını farklı 3.kişilere temlik ettirerek müvekkil şirketi iflas ettirmeyi ve müvekkil şirketin alacaklarını ödememeyi planladığını, bilirkişiler ve yerel mahkeme cevap dilekçemizde yazan iddiaları hiçbir şekilde incelemediğini, muvazaalı olarak yapılan temlik işlemini hiçbir şekilde değerlendirmediklerini, davacının muaccel olmuş bir alacağı bulunmadığını, davacı hakkında açılmış şikayet davalarımız bulunduğunu, davacının açtığı icra takipleri konkordato mühleti içerisinde açılmış olup hukuken geçersiz olduğunu, bununla birlikte şirket yetkilisi duruşmaya çağrılarak dinmenmiş ise de kimlik tespiti eksik yapıldığını, bu nedenle yetkilinin yeniden dinlenip kimlik tespitinin düzgün bir şekilde yapılması gerektiğini, belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Müdahil alacaklı ... A.Ş vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; yerel Mahkeme kararında İ.İ.K. 177/f.1. maddeye dayandırılarak, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinde iflas kararı verilen davalı şirketin konkordato başvurusu yaptığı ifade edilmiş ise de konkordato isteminde bulunan da ve sonradan feragat eden de davalı ... A.Ş. olmadığını, bu hususta mahkemece eksik inceleme yapıldığını, kararın gerekçesinde belirtilen vakıaların hatalı tespit edildiğini,Davacının dayandığı Yerel Mahkemenin 2021/358 Esas Sayılı dosyasındaki dayandığı tüm vakıalar (tüm komiserlik raporları, bilirkişi raporları) ve davalı ...'un şirket merkezini Sakarya'ya taşıması başka bir alacaklı tarafından davalı şirket adına tekrardan konkordato talep edilmesi ve bundan da feragat edilmesi müvekkil şirket ve diğer finans ve banka kuruluşları olan tüm alacaklı şirketler tarafından zaten çok iyi derecede bilindiğini, öyle ki bu nedenle de davalı ... A.Ş. aleyhine gerek müvekkil şirket tarafından, gerekse de diğer alacaklı şirketler tarafından çok sayıda tasarrufun iptali davası açıldığını, tasarrufun iptaline konu olan davalarımızdan en önemli ve en kritik olanı... A.Ş.'nin, dava dışı ... A.Ş.'ye devretmiş olduğu Türkiye'nin en büyük ... depolama ve işletme tesislerinden biri olan Hatay, Erzin'de bulunan dev tesis olduğunu, tesisin bugün itibariyle toplam değeri en az 150.000.000,00 Amerikan Doları olduğunu, mahkemece ... tarafından ödenmesi gereken satış bedeli alacak hanesinde yeterli düzeyde incelenmediğini, mahkemece söz konusu tasarruf işlemi ile ilgili olarak hiçbir araştırma yapılmadığını, verilen karar hatalı tespit ve eksik inceleme nedeniyle mevcut haliyle kamu düzenine aykırı olduğunu, 150.000.000 Amerikan Dolar değerindeki taşınmazı muvazaalı olarak devralmış bulunan dava dışı ...Hizmetleri, devir bedelini davalı borçlu ...'a ödememiş olması nedeniyle 2021 yılından bu yana borç ödemeden aciz halinde bulunduğu sabit olmuşken, bu durumu gayet bilen ve bilecek durumda olan; dava dışı ... ile danışıklı eylemde bulunan dava dışı ... şirketinden alacak temlik almış bulunan davacı ...'in fiili ve gerçek anlamda alacağını tahsil etmek için ... aleyhine de ödenmeyen on milyonlarca dolarlık satış bedeli nedeniyle tasarrufun iptali davası açıp açmadığının dahi T.M.K. 2 maddesi bağlamında ayrıca yerel mahkemece incelenmesi gerektiğini, nitekim davacının bu yönde hiçbir davası bulunmadığnı, alacağı şüpheli olduğunu, davacı, danışıklı olarak ... ile birlikte hareket ettiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, İİK 177. maddesi 1. Ve 2. bendi gereğince"borçlunun, alacaklıların, haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunması veya teşebbüs etmesi, ödemelerini tatil etmiş olması" nedenlerine dayalı doğrudan doğruya iflas davasıdır.Dosya kapsamına göre; davacı şirketin sicil adreslerine göre İİK'nun 154. maddesi uyarınca davanın yetkili mahkemede açıldığı, davacı tarafından iflas avansının yatırıldığı, iflas davası nedeniyle, itiraz etmek isteğen alacaklıların itirazda bulunabilecekleri konusunda İİK.nun 166 madde hükümleri gereğince 28.02.2022 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde, 22.05.2022 tarihinde Basın ilan kurumu kanalı ile usulüne uygun ilanların yaptırıldığı görülmüştür. Alacaklılardan ... A.Ş. 17/06/2022 tarihinde müdahale talebinde bulunmuş ise de Yargıtay 19 HD. 2008/11673 Esas, 2009/2282 Karar sayılı kararında ifade edildiği üzere, mahkemece iflasa karar verilmesi halinde süresinde müdahale veya itirazda bulunan alacaklılar hükmü temyiz edebilecektir.Buna göre müdahil .. A.Ş. öngörülen sürede müdahale veye itirazı bulunmadığı gözetilerek hükme karşı kanun yoluna başvuru hakkı bulunmadığından istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.Temlik eden ...Şti tarafından davalı şirket aleyhine ... sayılı takip dosyası dosyası ile bir adet çeke istinaden 85.000,00 TL alacağın tahsili amacıyla kambiyo senetlerine özgü, ... sayılı takip dosyası ile cari hesap alacağına istinaden 13.003,35 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, her iki takibin de itiraz edilmeyerek kesinleştiği, temlik eden alacaklı ... Şti. ile temlik alan davacı ... arasında Üsküdar ... Noterliğinden 17.02.2022/... yevmiye sayılı temlikname sözleşmesi ile alacaklı ... şirketinin, davalı ... şirketinden, .... sayılı dosyasındaki 85.000 TL çek alacak bedeli ve ... sayılı icra dosyasındaki 13.003.35 TL cari hesap bakiye bedelinin, faiz ve fer'ileriyle birlikte davacı ...'e gayrikabili rücu olarak temlik edildiği görülmüştür.Mahkemece, davalı şirket ile temlik eden dava dışı ... şirketinin ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup Finans Uzmanı ... ile öğretim üyesi Prof. ... tarafından hazırlanan 19/10/2022 tarihli müşterek raporda özetle; "Davalının defterinde tespit edilen 98.003.35 TL tutarlı borçtan, 85.000 TL karşılıksız çek düşüldüğünde (98.003.35 - 85.000) -13.003.35 TL'lik borç miktarı ...şirketinin defter kayıtlarıyla da uyum içerisinde olduğu, davacının, dava tarihi itibariyle davalı şirketten temlikten dolayı 94.287.95 TL tutarındaki alacağı sübut bulduğu, davalı şirketin 25.05.2021 tarihli dilekçesiyle konkordato talebinde bulunduğu, konkordato talep etmeden 20 gün kadar önce de şirketin aktifinde mevcut duran varlıkları (bina, tesis-makine-cihazların tamamını, demirbaşların da bir kısmını) 49.163.453.00 USD tutarlı faturalarla (karşılığı 406.991.032.12 TL olarak) dava dışı ... şirketine sattığı, davalı şirketin bu satıştan ancak 38.917.640.51 TL'yi tahsil edebildiği, bakiye 339.464.870 TL'yi tahsil edemediği, davalı vekili, satışlardan doğan 406.991.032 TL tutarındaki alacağın tahsil edilememesi sebebiyle borçların ödenmesinde güçlük çekildiğini savunmuş ise de bu satışlardan 38.917.640.00 TL'nin tahsil edildiği, ancak tahsil edilen bu paradan sadece başka şirketlere olan 148.300,00 TL'nin ödendiği, başkaca bir borç ödemesi yapılmadığı, sadece davalı şirketin kendi ortaklarına olan 7.248.768.00 TL'nin ödenmesiyle yetinildiği, konkordato mühleti içerisinde bulunulan dönemde ve konkordatodan feragat edildiği tarih sonrasında borç ödemelerinin yapılmadığı,Ödemelerin yapılmaması sebebiyle konkordatodan feragat edilmesi sonrasında davalı şirket aleyhine çeşitli firmalar tarafından 21 adet haciz yoluyla icra takibine girişildiği, konkordato başvuru yapıldığı tarihten, konkordato talebinden feragat edildiği tarihten sonraki dönem dahil alacaklılara herhangi bir ödeme, icra takip dosyalarında herhangi bir tahsilat kaydının bulunmadığı, bu hususun davalı şirketçe de ispatlanamadığı,Şirkete ait duran varlıkların neredeyse tamamının 49.163.453 USD bedelle satılması, satış bedelinin tahsil kabiliyetinin bulunup bulunmadığı hakkında özenli araştırmalarda bulunulmaksızın böylesine büyük bir çapta satış yapılması, alıcıdan tahsil edilebilen 38.917.640.51 TL'lik tutar ile alacaklıların alacaklarının ödenmesi yerine 7.248.767.70 TL'lik kısmının ortakların alacaklarının ödenmesi, satıştan gelen tutardan yalnızca 148.300,00 TL gibi cüzi bir tutarın diğer alacaklıların alacaklarının ödenmesi için kullanılması hususları bir bütün olarak nazara alınarak, davalı şirketin bu eylemlerinin İİK m.177, f.1, bent.1 hükmünde iflas sebepleri arasında öngörülen alacaklıların haklarını ihlal elen hileli muamelelerde bulunulması kapsamında değerlendirilmesinin mümkün gözüktüğü,Heyetimiz üyesi mali konular uzmanı bilirkişi, “davalı şirketin 18.05.2021 tarihinden sonra borçlu olduğu şirketlerin ödemelerini tatil ettiği” yönünde tespitte bulunmuşsa da davalı şirketin 28.05.2021 ile 25.10.2021 tarihleri arasında konkordato mühleti içerisinde olduğu, davalı şirketin konkordato mühleti içerisinde mühlet öncesine ait borçlarını ödememesinin konkordato kurumunun özelliğinden kaynaklandığı, mali konularda uzman bilirkişi, davalı şirketin konkordato talebinin feragat nedeniyle reddine karar verildiği tarihten sonraki zaman diliminde de ödemelerini gerçekleştiremediğini tespit etmişse de ödemelerin tatilinden söz edilebilmesi için genellik ve süreklilik gerektiği nazara alındığında, konkordatonun reddine dair kararın verildiği tarihten sonraki zaman diliminin, ödemelerin tatili için aranan “süreklilik” koşulunun değerlendirilmesi bakımından yeterli bir zaman dillimi olmadığı, Davalı şirket vekili tarafından cevap dilekçesinde öne sürülen, “müvekkili şirketin... şirketinden milyonlarca dolar alacağının bulunduğu, ... şirketinin müvekkili şirkete ait tesise çökmeye çalıştığı, bu firmanın kendisine karşı açılan davalardan kurtulmak amacıyla müvekkili şirketi iflas ettirmek istediği, ... şirketinin bu amaçla müvekkili şirketten alacağı bulunan ... isimli firmaya giderek müvekkili şirketten olan alacaklarını kendisinin gösterdiği kişiye temlik etmesi karşılığında ödemeyi teklif ettiği, huzurdaki davanın davacısının ... şirketiyle hareket eden bir isim olduğu, ... şirketinin müvekkili şirketten alacağı bulunan kimselerin alacaklarını temlik alarak kurguladığı planı hayata geçirmeye çalıştığı, hukukur bu türden kötüniyetli işlemleri korumaması gerektiği” şeklindeki iddia ve beyanların değerlendirilmesinin" mahkemenin takdirinde olduğu " yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK'nın 177.maddesinde, "..." üst başlığı altında, "..." düzenlenmiştir. 177/1.fıkrada, aşağıdaki hallerde alacaklının evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceği ifade edilmiştir. Yasada belirtilen 4 bent ise sırasıyla;1- Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa;2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3-308 inci maddede ki hal varsa; 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,..” şeklinde sayılmıştır. Buna göre İİK'nın 177 maddesi uyarınca borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin mevcut olması halinde mahkeme, borçlunun iflasına resen karar verebilecektir. Somut olayda; davacı, dava dışı ... şirketinin davalı şirketten alacağını temlik aldığını, temlik alınan alacağa istinaden davalı borçlunun, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunduğundan ve ödemelerini tatil ettiğinden bahisle İİK 177/1-2 bentleri uyarınca davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep etmiştir. Temlik eden ... şirketin, davalı şirketten takibe dayanak yapılan kambiyo senedine dayalı alacağı bulunduğu, temlik edilen alacağın varlığına ilişkin davalının bir itirazı olmadığı, söz konusu alacağın davalının ticari defterlerinde kayıtlı, söz konusu alacağın usulüne uygun davacıya temlik edildiği dosyaya kapsamı ile sabittir. Davacının alacağı konusunda ihtilaf bulunmadığından davalı şirketin iflasına karar verilebilmesi için 177 maddesinin birinci ve ikinci bendinde düzenlenen yasal şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti gerekmektedir.Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davalı şirket 2020 yılında kaydi değerler üzerinden 370.567.541.00 TL tutarında duran varlığa (Binalar, Tesis-Makine-Cihazlar, Demirbaşlara) sahip iken bu değerleri 2021 Nisan ve Mayıs aylarında (Konkordatoya başvurduğu tarihten hemen 20 gün önce), muhtelif tarihlerde düzenlenmiş toplam toplam 49.163.453 USD tutarlı faturalarla dava dışı ... firmasına satışını yaptığı, şirket bünyesindeki bina, makine-tesis-cihazların tamamının, demirbaşlarının da bir kısmının sıfırlandığı, davalı şirket bu satışları 406.991.032.12 TL olarak kendi defterine kaydettiği, bunun karşılığında ... şirketinden, Mayıs 2021'de 38.917.640.51 TL tutarında havale (ödeme) aldığı, ... firmasının 29.551.884.73 TL tutarlı borç transferini ve 35.400 TL'lik hizmet faturasını da alacak kaydederek, ... firmasından 30.11.2021 tarihi itibariyle bakiye 339.464.870.12 TL alacaklı durumda kaldığı, tahsil edilen 38.917.640,51 TL'den sadece 7.248.767.70 TL'lik kısmının ortakların alacaklarının ödendiği, satıştan gelen tutardan yalnızca 148.300,00 TL gibi cüzi bir tutarın diğer alacaklıların alacaklarının ödendiği tespiti yapılmıştır.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; borçlu şirkete ait ait duran varlıkların neredeyse tamamının, tahsil kabiliyeti bulunup bulunmadığı hakkında özenli araştırmalarda bulunulmaksızın 49.163.453 USD bedelle satılması, alıcıdan tahsil edilebilen 38.917.640,51 TL'lik tutar ile alacaklıların alacaklarının ödenmesi yerine 7.248.767.70 TL'lik kısmının ortakların alacaklarının ödenmesi, satıştan gelen tutardan yalnızca 148.300,00 TL gibi cüzi bir tutarın diğer alacaklıların alacaklarının ödenmesi ve davalının konkordatonun tasdiki davasından feragat ettikten kısa bir süre sonra şirket merkezini Sakarya'ya taşıyarak Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinde Konkordatonun tasdiki davası açması ve bu davayı da feragatle sonuçlandırmasını gerekçe göstererek İİK 177/1 bendi uyarınca davalı şirketin iflasına karar verilmiştir. Öncelikle borçlu şirketin, özkaynağının büyük bir çoğunluğunu teşkil eden duran varlığın, basiretli tacir gibi gerekli ve özenli araştırma yapılmadan ve alacağı teminat altına almadan satışının gerçekleşmiş olması şüpheli bir işlem olarak değerlendirilmiş ise de tek başına, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamele olarak kabul etmek için yeterli değildir. Bu sebeple davalı ile dava dışı ... şirketi arasındaki ilişki ve yapılan satış işlemi araştırılarak, söz konusu satıştan kaynaklı açılan tüm dava dosyaları getirtilerek yapılan satış işleminin alacaklılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı bir işlem olup olmadığı değerlendirerek karar verilmelidir. Öte yandan bilirkişi raporunda tahsil edilebilen 38.917.640,51 TL'nin 7.248.767.70 TL'lik kısmı alacaklarının alacağı yerine şirket ortaklarına, sadece 148.300,00 TL gibi cüzi bir tutarın diğer alacaklıların alacaklarının ödendiği tespiti yapılmış ise de şirket ortaklarına yapıldığı iddia olunan ödemeye ilişkin dosyaya sunulmuş bir bilgi, belge bulunmadığı gibi kaydi değerler üzerinden bilanço verilerine göre şirketin ticari ortaklarına olan borcu 2010 yılında 7.864.438,00 TL iken 2011 yılında azalma olmadan aynı miktarda kaldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle bilirkişi heyetinin, bu tespite nasıl ulaştığı dairemizce denetlenememiştir. Bu durumda, öncelikle davacı şirketten tahsil edilen 38.917.640,51 TL'ye ilişkin açıklama yaptırılarak, tahsil edilen tutarın nerelerde kullandığı sorularak varsa buna ilişkin kayıtlar istendikten sonra bu hususta bilirkişi heyetinden denetime açık ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmelidir.Diğer yandan, somut veri olmadan, davalının konkordatonun tasdiki davasından feragat ettikten kısa bir süre sonra şirket merkezini Sakarya'ya taşıyarak Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinde Konkordatonun tasdiki davası açmış olması, bu davayı da feragatle sonuçlandırmasının tek başına alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamele olarak kabul edilmesi hukuken yeterli değildir.Kabule göre de; davacı taraf, davalının, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunduğu iddiası dışında ve ödemelerini tatil ettiğinden bahisle İİK 177/1-2 bentleri uyarınca davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep etmiş ise de, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile sadece İİK 177/1 maddesi kapsamında davacının talebi hakkında karar verilmiştir. Hüküm fıkrasında, İİK 177/2 maddesi kapsamında davacının iflas talebi hakkında olumlu ya da olumsuz karar verilmemiştir.6100 sayılı HMK'nın 297/2 bendinde "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." düzenlemesi yer almaktadır. Yasa maddesinin bu açık hükmüne göre, mahkemelerce taleplerden her biri hakkında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hüküm kurulması gerekmekte olup bu husus kamu düzenine ilişkindir.Açıklanan nedenlerle müdahil ... A.Ş.'nin öngörülen sürede müdahale veye itirazı bulunmadığı gözetilerek hükme karşı kanun yoluna başvuru hakkı bulunmadığından istinaf başvurusunun HMK 352/1.ç bendi uyarınca usulden reddine, davacı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Müdahil ... A.Ş.'nin istinaf başvurusunun HMK 352/1.ç bendi uyarınca USULDEN REDDİNE,2-Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ ile Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/240 E. 2023/814 K. Sayılı 16/08/2023 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,4-Davacı, davalı ve müdahil alacaklı... A.Ş. vekillerince yatırılan başvuru harçlarının Hazineye irat kaydına, karar harçlarının istemi halinde ayrı ayrı taraflara iadesine, 5-Tarafların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/01/2025