T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1616
KARAR NO: 2025/1371
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/456 (derdest)
DAVA TARİHİ: 10/09/2025
ARA KARAR TARİHİ: 25/09/2025
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 03/12/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 15/09/2023 tarihli Hasarlı Araç İhale Sözleşmesi ile Ömrünü Tamamlamış Araçların Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, pert-total işlemi sürecinde ihaleye çıkan... plakalı aracın ihale sonucu sovtaj değerinin 291.900,00 TL olarak belirlendiğini, ihaleci davalı firma tarafından sovtaj bedeli sigortalıya ödenmediği için müvekkili şirket tarafından bu bedel sigortalıya ödenerek, sigortalının hak ve alacaklarının temlik alındığını, davalı tarafından müvekkiline ödeme yapılmadığı için takip başlatıldığını, davalının haksız itirazı nedeniyle icra takibinin durduğunu beyan ederek itirazın iptaline karar verilmesini ayrıca alacağın varlığı ve miktarı konusunda yaklaşık ispat olgusunun gerçekleştiğini belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; "...Davacının, davalıdan vadesi gelmiş bir para alacağı bulunmadığı, henüz delillerin toplanmadığı, kusur ve zarar miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, davalının mallarını gizlediği, kaçırdığı veya kendisinin kaçmaya hazırlandığı yahut alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğu hususunda da dosya kapsamında bir delilin bulunmadığı anlaşılmakla, İİK.nun 257. maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı anlaşıldığından, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir" Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek, sunulan deliller kapsamında ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu, mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu beyan etmiş, kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Dava; taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesi kapsamında, ödenmeyen alacakların tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazıniptali istemine ilişkindir. İşbu davada, davacı tarafından ihtiyati haciz talep edilmiş, istem mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle reddedilmiştir.Uyuşmazlık, ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1 maddesinde yer alan "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nın 258/1 maddesinde yer alan "…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur…." hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamaktadır, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 23/01/2014 tarih 2023/18723 E.2014/1804 K.)İhtiyati haciz, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır ve ihtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için bazen karşı taraf dinlenmeden ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görüldüğünde mahkemece verilebilir. Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez.Taraflar arasındaki 01/05/2022 tarihli Hasarlı Araç İhale Sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmede davacı "...", davalı "Firma" olarak anılmaktadır. Sözleşmenin konusu 2.maddesinde; "Bu Sözleşme'nin konusunu, ... tarafından teminat altına alınmış ve fakat poliçe vadesi içerisinde Ağır Hasarlı (Pert-Total) hale gelen veya Çalıntı-Buluntu Araçların marka, araç tipi, modeli ve hasar gözetilmeden kapalı teklif usulü ile ihale edilmesi ve bu ihale sonucunda sovtaj oranının bulunması, Sovtaj Alıcısı'nın belirlenmesi ve ... tarafından onay verilmesi durumunda araç satış işlemlerinin yürütülmesi ile tarafların bu kapsamdaki hak ve yükümlülüklerinin tespiti gibi hususlar oluşturur."
Sözleşmenin Kapsamı 3.maddesinde; "İşbu Sözleşme, ... tarafından Firma'ya gerek e-postayla gerekse de sistem üzerinden bildirilen hasarlı araçların, detayları işbu Sözleşme madde 9. altında belirtildiği üzere, Türkiye geneli ile sınırlı olmak üzere Firma tarafından internet platformunda e-ihale yoluyla İhale'ye çıkarılmasını, İhale sürecinde Sovtaj değerinin belirlenmesini ve ...'ın İhalede belirlenen Sovtaj Alıcı için Firma'ya onay vermesi şartıyla satılmasını ve bu süreçte tahsis edilen işlemleri kapsamaktadır."Yine taraflar arasında 01/01/2025 tarihinde ÖTA Hizmet Sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmede davacı "...", davalı "Firma" olarak anılmaktadır.Sözleşmenin konusu 1.maddesinde; "Bu Sözleşme'nin konusunu, 30.12.2009 tarihli ve 27448 sayılı Resmi Gazete' de yayınlanan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Ömrünü Tamamlamış Araçların Kontrolü Hakkında Yönetmeliği (“Yönetmelik”) ile 18/7/1997 tarihli ve 23053 mükerrer sayılı Resmi Gazete' de yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin 2.1 ve 3.1 numaralı alt bentlerinde belirtilen M1, N1 kategorisindeki Ömrünü Tamamlamış Araçların Firma veya onun kontrolünde çalışacak anlaşmalı kurumları tarafından Yönetmelik hükümleri uyarınca teslim alınması, Araç Kayıttan Düşme ve Bertaraf Formunun hazırlanması ve Aracın kayıtlardan düşürülmesi (hurda belgesi çıkartılarak), kurutma, ayrıştırma, barkodlama, oluşan atıkların geri kazanıma veya bertaraf hazırlanması için yapılan her türlü faaliyet ile bu tür araçlar ve bunlara ait aksam ve parçaların geri kazanımı, raporlanması ile ilgili Tarafların karşılıklı sorumluluklarını oluşturur." şeklindedir. Davalı şirket tarafından, Bakırköy 27. Noterliğinden keşide edilen 12/06/2025 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarname ile; taraflar arasında ticari ilişki kapsamında akdedilen sözleşmelere istinaden teslim edilen toplam 23.500.000,00 TL bedelli teminat mektuplarının muhatap tarafından ilgili bankalara ibraz edilmek suretiyle tahsil edildiği, teminat mektuplarının nakde çevrilmesi suretiyle tahsil edilen paranın, ekte iletilen ödeme listesinde belirtilen dosyalardan mahsup edildiği, bu doğrultuda ekte bulunan listedeki dosyalara konu alacaklar yönünden müvekkili şirketin muhatap veyahut ilgililere başkaca borcu bulunmadığı ihtar edilmiştir. İhtarname ekinde yer alan mahsuba konu 44 adet araç araç listesinde dava konusu... plakalı ve 2025 K 19285 dosya no.lu 291.900,00 TL tutarlı araç kaydının da yer aldığı tespit edilmiştir. Davacı şirket tarafından Beyoğlu 31. Noterliğinden keşide edilen 03/07/2025 tarih ve 20609 yevmiye no.lu ihtarname ile; taraflar arasında Hasarlı Araç İhale Sözleşmesi ile ÖTA Sözleşmesi kapsamındaki sorumluluklarının yerine getirilmemesi sebebiyle oluşan borçların her iki sözleşme için de ayrı ayrı verilmiş olan teminat mektupları tazmin edilerek kısmen kapatıldığı, ÖTA Sözleşmesi için verilen teminat mektubu tazmin tutarından alacaklarının mahsup edildiği akabinde bakiye bir tutar oluştuğu, davalı tarafça gönderilen ihtarnamede Sözleşme kapsamındaki borçların teminat mektubu tazmininden kaynaklanan bakiye alacaklarından mahsup edildiği beyan ve ihtar edilmiş ide de davalı tarafından ihalesi yapılıp ödemeleri yine davalı tarafından sigortalı, mağdur/hak sahiplerine yapılması gereken ihtarname ekindeki hasar dosyalarından kaynaklı borçların Şirket nezdindeki bu alacaklarında mahsup talebinin Sözleşme hükümlerine aykırı olduğu, sovtajı sigortalı, mağdur/hak sahibine bırakılan araçların ihale sürecinde şirketin bir sorumluluğu bulunmadığını, davalı tarafından bu ödemelerin hak sahibi kişilere doğrudan yapılması gerektiğinden ihtarnamede belirtilen mahsup talebinin yerine getirilmediği ve davalının sorumluluğunun bu dosyalar bakımından devam ettiğini, muhatap şirketin Sözleşme'de yer alan yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklı oluşan muaccel borçlarının tahsili amaçlı 20.000.000,00 TL bedelli teminat mektubu ile ÖTA Sözleşmesi taahhütlerini yerine getirmemesi sebebiyle oluşan muaccel borçlarının tahsili için 3.500.000,00 TL bedelli teminat mektubu tazmin edildiğini, ÖTA Sözleşmesi borçlarının tahsili sonrası teminat mektubu tazmin bakiyesinin 2.563.943,00 TL olduğunu, sözleşme kapsamında sovtaj bedeli Şirket üzerinde kalan hasar dosyalarından oluşan borcun ihtarname tarihi itibarı ile 23.128.754,00 TL tespit olduğunu, bu borç kısmen 20.000.000,00 TL bedelli teminat mektubundan tahsil edilmişse de Sözleşme kapsamında bakiye borcun bulunduğu, Şirket nezdindeki ÖTA Sözleşmesi kapsamında verilen ve tazmin edilen teminat mektubu bakiyesinden (2.563.943,00 TL) takas hakkı kullanılarak ekli listede (Ek:1) sovtajı Şirkete bırakılan hasar dosyalarındaki borçların takas edildiğini, ancak takas hakkının kullanımı sonrasında dahi bakiye 564.811,00 TL lik borcun tahsil edilemediğini belirterek, ihtarname tebliğinden itibaren 3 (üç) günü içinde ödenmesi ihtar edilmiştir. İhtarname ekinde yer alan mahsuba konu 38 adet araç listesinde dava konusu... plakalı ve 2025 K 19285 dosya no.lu aracın yer almadığı tespit edilmiştir. Somut olayda, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler, ihtarnameler, ödeme yapıldığına dair sunulan dekont, temlik beyanı vs belgeler delil olarak ibraz edilmiştir. İmzalanan sözleşme hükümleri uyarınca dava konusu... plakalı ve 2025 K 19285 dosya no.lu araç tutarı olan 291.900,00 TL'nin davalı tarafından araç sahibine ödenmesi gerekirken, bu bedelin davacı sigorta şirketi tarafından ödendiği hususu dosya kapsamına sunulan dekont ile... plakalı araç maliki olan ... Motorlu Araçlar San. Ve Tic. A.Ş. yetkilisinin devir ve temlik beyanı uyarınca yaklaşık olarak ispat edilmiştir. Bu durumda ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK 257/1 maddesinde yer alan koşullar ile yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği anlaşılmakla 291.900,00 TL üzerinden, %15 teminat karşılığında ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, talebin reddedilmiş olması isabetli görülmemiştir.İİK'nın 261/1.maddesinde; "Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar." hükmü yer almaktadır. Alacaklının ihtiyati haciz kararının icrasını (infazını) istemesi bir süreye tabi kılınmıştır. Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde, yetkili icra dairesine başvurarak ihtiyati haciz kararının icrasını istemek zorundadır. Alacaklı, icra takibinde bulunduktan sonra ihtiyati haciz talep etmişse, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde icra takibinin derdest olduğu icra dairesine başvurarak ihtiyati haciz kararının icrasını istemek zorundadır. Alacaklı ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde yetkili icra dairesinden (veya derdest icra takibinin bulunduğu icra dairesinden) ihtiyati haciz kararının icrasını istemezse, ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, İkinci Baskı, Ankara 2013, s.1047 vd.).İlk derece mahkemesindeki işleyiş dikkate alındığında, ihtiyati haciz talebinin aynı gün içinde yada ertesi gün, kabul veya red yönünde sonuçlandırılarak karara çıkartıldığı ve talep eden tarafından sürecin takip edilerek kararın yine aynı gün elden tebliğ alınıp infazının talep edildiği bilinmektedir. Ancak Bölge Adliye Mahkemelerinde süreç aynı şekilde işlemediğinden İİK'nın 261/1.maddesinde yer alan "...ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten..." ibaresinin nasıl yorumlanacağı hususunun tartışılması gerekmiştir. Zira ilgili hüküm gerek 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun gerekse 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun'un yürürlüğünden önceki tarihli olup, değişen koşullara yönelik herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. 5070 sayılı Kanun'un 5/1.maddesinde; "Güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı hukuki sonucu doğurur." hükmü gereği kararlar UYAP sistemi üzerinden e-imza ile imzalanmakta ve fiziki olarak imzalanmamaktadır. Ve aynı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3.maddesinin h bendinde; "Zaman damgası: Bir elektronik verinin, üretildiği, değiştirildiği, gönderildiği, alındığı ve/veya kaydedildiği zamanın tespit edilmesi amacıyla, elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı tarafından elektronik imzayla doğrulanan kaydı" olarak tanımlanmıştır. Dairemizin kararında, karar tarihi olarak 03/12/2025 tarihi yazılacak ise de, bu tarih dosyanın karara bağlanmasının müzakere edildiği ve UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihtir. Yani bu tarih itibariyle henüz yazılan bir karar olmadığı için infazı da mümkün değildir.Kararın infazının talep edilebilmesi ise ancak gerekçeli kararın Dairemizin başkan ve üyeleri ile zabıt katibi tarafından UYAP sistemi üzerinden "e-imza" ile onaylanarak, davanın tarafları ve ilk derece mahkemesi tarafından görülebildiği yani karar içeriğine vakıf olunduğu tarih itibariyle mümkündür.Bu nedenle İİK'nın 261/1.maddesinde yer alan "...ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde..." ibaresindeki "kararın verildiği tarihin", UYAP sistemi üzerinden onaylanarak, infazının talep edilmesinin mümkün olduğu tarih olarak yorumlanması ve 10 günlük sürenin bu tarihten itibaren başlatılması gerektiği Dairemizce kabul edilmiştir. Zira aksinin kabulü halinde yani dosyanın karara bağlanmasının müzakere edildiği ve UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihin "kararın verildiği tarih" olarak kabulü halinde ihtiyati haciz isteyen taraf, henüz yazılmayan bir karardan haberdar olamayacağı için infazını da talep edemeyecektir. Dairemizin kabul ettiği görüş yukarıda açıklandığı gibi karar numarasının alındığı tarih olmayıp kararın UYAP sistemi üzerinden verildiği tarih olmakla birlikte, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 23/06/2022 tarihli 2021/3272 E. 2022/2356 K. sayılı kararı ile; "...İİK'nın 261/1. maddesi uyarınca; alacaklının ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinde kararın infazını istemeye mecbur olduğu, aksi halde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağı, ihtiyati haciz kararının günlük takip edilmesi mümkün olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararlarında, ihtiyati haczin infazının istenmesine ilişkin sürenin kararın tebliğ tarihinden itibaren başlatılması gerektiği..." yönünde verilen kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 10/05/2023 tarihli 2022/10553 E. 2023/3259 K. sayılı ilamı ile onanmış olması da infazın istenmesi tarihi açısından UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihin esas alınmaması gerektiği yönündeki Dairemiz görüşünü desteklemektedir. Açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince % 15 teminat karşılığı ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmiştir.İİK'nın 261/1. maddesi gereğince kararın verildiği tarihin, Dairemizin gerekçeli kararının UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile onaylandığı tarih olarak kabulüne ve 10 gün içinde talep edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/456 E. (Derdest) sayılı ve 25/09/2025 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca KALDIRILMASINA ve YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,2-İİK'nın 257. maddesi uyarınca davacının İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN KABULÜ ile 291.900,00 TL'nin % 15'i oranında hesap edilen 43.785,00 TL teminat tutarı, ihtiyati haciz talep eden tarafından nakit olarak yatırıldığında yada kesin ve süresiz nitelikteki banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, 291.900,00 TL alacakla sınırlı olmak kaydıyla davalı ... Bilgi Teknolojileri Otomotiv A.Ş.'ye ait taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE, 3-İİK'nın 261/1. maddesi gereğince, Dairemizin gerekçeli kararının UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile onaylandığı tarihten itibaren 10 gün içinde infazının talep edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağının BİLİNMESİNE,4-Kararın tebliği ve teminat alınmasına ilişkin işlemlerin İlk Derce Mahkemesince yerine getirilmesine ve kararın ilgili icra dairesince infazının sağlanmasına,5-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının ve istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına,6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin, İlk Derece Mahkemesince esasa ilişkin verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.f bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 03/12/2025