T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/924
KARAR NO: 2026/918
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/04/2026 (Ara Karar)
NUMARASI: 2026/264 Esas
DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil
KARAR TARİHİ: 24/06/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu hükümleri uyarınca müvekkilin kooperatif üyeliğine ve ferdileşmeye dayalı olarak, İstanbul İli, ... İlçesi, ...Mahallesi, ... Ada .. Parsel üzerinde bulunan ... Blok ... Kat .. numaralı bağımsız bölümün davalı kooperatif adına olan tapu kaydının iptali ile tüm takyidatlardan ari olarak müvekkil adına tesciline, tescilin fiilen veya hukuken imkânsız olması halinde gayrimenkulün rayiç bedelin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama süresince taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla HMK m. 389 gereği teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin 18/03/2026 tarihli ara kararı ile; dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; dava konusu taşınmaz devrinin an meselesi olduğu, devrin gerçekleşmesi durumunda malın 3.kişilere geçeceği, bu halde davanın kabulü durumunda dahi davacının hakkına kavuşmasının güçleşeceği, hatta imkansız hale gelebileceği, bu nedenle telafisi güç veya imkansız zararların doğma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin İstanbul İli, ... İlçesi, ...Mahallesi, ... Ada .. Parsel üzerinde bulunan ... Blok ... Kat . numaralı bağımsız bölümün üçüncü kişilere devrinin önlenmesi talebinin kabulü ile; dava değeri üzerinden şimdilik 500.000,00 TL teminat yatırıldığı taktirde, Tapu Müdürlüğüne yazı yazılarak ihtiyati tedbir kararının bildirilmesine karar verilmiştir.
Teminat itiraz eden davacı vekili itiraz dilekçesinde özetle; tedbirin uygulanması için belirlenen 500.000,00 TL teminat miktarı, dosya kapsamındaki kesin deliller ve müvekkilin haklılığı gözetildiğinde fahiş olup usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkememizce tedbir şartlarının oluştuğunun kabul edildiğini, müvekkilinin haklılığının resmi belgelerler yaklaşık değil, güçlü şekilde ispatlandığını, teminat şartının somut olayda hakkaniyete aykırı olduğunu, teminat miktarının ölçüsüz olduğunu, teminatın amacının karşı tarafın muhtemel zararını güvence altına almak olduğunu, ancak davalının zararının somut olmadığını, taşınmazın zaten davalı adına kayıtlı olduğunu, müvekkilinin fiili kullanıcı olduğunu, bu şartlarda yüksek meblağlı teminat belirlenmesinin ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu, kooperatifin ferdileşmeyi tamamlayıp diğer üyelere tapu verip müvekkiline verilmemesinin açık bir eşitlik ilkesinin ihlali olduğunu belirterek gecikmesinde telafisi imkânsız zararlar doğacağı gözetilerek; mahkememizin 18.03.2026 tarihli ara kararı gereği 500.000 TL teminat mukabilinde tedbir kararına karşı itiraz ettiklerini, öncelikle 500.000 TL teminat yatırılması yönündeki kısmından rücu edilerek dava konusu İstanbul İli, ... İlçesi, ...Mahallesi, ... Ada ... Parsel üzerinde bulunan .... Blok.... Kat .. numaralı bağımsız bölümün tapu kaydı üzerine üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ivedilikle ve teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin 09/04/2026 tarihli ara kararı ile ; davacı vekili tarafından teminat miktarına itiraz edilmiş ise de incelenen dosya kapsamına göre teminat 3. kişi hamiller yönünden alınmakta olduğundan ve HMK 389 ve devamı maddeleri ile HMK 87 maddesine göre ihtiyati tedbirde teminat miktarı resen belirlenebileceğinden davacı vekilinin teminatsız olarak tedbir kararı verilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Teminata itiraz eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; itiraz dilekçesinde bildirmiş olduğu nedenleri tekrar ederek teminatın tamamen kaldırılmasını yada makul bir orana indirilmesini talep etmiştir.
İhtiyati tedbir talep eden vekili tarafından belirlenen teminat tutarına itiraz edilerek, ihtiyati tedbir kararının teminatsız verilmesi yada uygun görülecek makul bir teminat alınması talebiyle istinaf yoluna başvurulmuştur.
HMK'nun 394.maddesinde ise "Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz. İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir. Esas hakkında dava açıldıktan sonra, itiraz hakkında, bu davaya bakan mahkemece karar verilir. İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler. İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz." hükmü ile ihtiyati tedbir kararına itiraz yolu ve usulü düzenlenmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341'inci maddesine göre, "İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.”
Yasal düzenlemeler değerlendirildiğinde; ihtiyati tedbir talep eden davacnın ancak ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde kanun yoluna başvurabileceği, ihtiyati tedbir talebinin kabulü halinde karşı tarafın ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı, ihtiyati tedbir kararı nedeniyle menfaati ihlal edilen üçüncü kişilerin ise ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata karşı itiraz edebilecekleri, karşı taraf ve üçüncü kişilerin itirazı halinde mahkemece duruşma açılarak itiraz üzerine verilecek karara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, ihtiyati tedbir talebi kabul edildiğine göre yasal düzenlemeler ışığında ihtiyati tedbir talep eden davacının bu karara karşı istinaf yoluna başvuru hakkı yoktur. Teminat yönünden karşı taraf ve menfaati ihlal edilen üçüncü kişilerin itirazı üzerine ilk derece mahkemesince verilecek karara karşı istinaf yoluna başvurabileceği düzenlenmiş ise de, ihtiyati tedbir talep edenin kanun yoluna başvurabileceğine dair yasal bir düzenleme bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 352/1.b maddesi uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve 352/1.b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye irat kaydına, karar harcının istem halinde davacıya iadesine,
3-İstinaf yargılaması için davacı tarafça yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,
5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352/1.b bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.24/06/2026