T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1851
KARAR NO : 2025/1169
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/06/2021
NUMARASI : 2018/681 Esas 2021/716 Karar
DAVANIN KONUSU: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
KARAR TARİHİ: 22/10/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı asil dava dilekçesi ile; Davacının üyesi olduğu kooperatifin 06.05.2018 tarihli genel kurul öncesinde kanun ve ana sözleşme hilafına yasal belgelerin kooperatif merkezinde ilan edilmemesi, dilekçe ile talep edilmesine rağmen incelemeye izin verilmemesi, örneklerinin verilmemesi, ortak olarak toplantı öncesinde bilgi edinme hakkının engellenerek hazırlıksız katılmasına neden olunması, toplantı tutanağının toplantı sırasındaki fiilen gerçekleşme durumu ile usul ve kaidelere aykırı tutulması, toplantı sonunda haziruna okunmaması, kooperatifin resmi muhasebecisinin bulunmaması, muhasebe kayıtlarının ehil olmayan yetkisiz kişilerce tutulması, bu nedenle yasal dayanaklarda belirtilen emredici nitelikte hükümlere aykırılık teşkil eden bilanço ve hesapların mutlak butlanla yok hükmünde sayılması gerektiğini, kooperatif ortaklarının hak ve vecibelerde eşit olmaması, yönetim kurulu ve denetim kurulu faaliyet raporları ile hesapların gerçeği yansıtmadığı sebebiyle ibra edilmiş olsalar bile geçersiz ve yok hükmünde sayılması gerektiğini beyan ederek, davalı kooperatifin 2017 yılı hesaplarına ait 06.05.2018 tarihli genel kurul toplantısında usul, yasa ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı alınan kararların ve usulsüz tutulan toplantı tutağının iptali ve mutlak butlanla yok hükmünde sayılması, yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı kooperatif vekili cevap dilekçesi ile; Davanın 06.05.2018 tarihli davalı müvekkili kooperatif genel kurulunda alınan kararların iptali olup, dava konusunun ancak, 06.05.2018 tarihli genel kurul toplantısının toplantı usuli işlemleri ve toplantının ve bu toplantıda alınan kararların, usule, hukuka aykırılığı iddiası ile bu toplantıda alınan kararların iptalinin talep edilebileceği, bu nedenle dava şartlarına aykırı olan taleplerin dava konusu yapılmasını kabul etmediklerini, genel kurulun Bakanlık Temsilcisi huzuru ile yapıldığı, bu konuya ilişkin Bakanlık Temsilcisinin raporunun incelenmesi ile davacının tüm ortaklık haklarını kullandığı, kararlara muhalif kaldığı ve durumun zapta geçtiği, bunun sonucu olarak davacının dava açma hakkının kısıtlanmadığı, genel kurullarda gündem dışı konularda konuşmak, görüşmek ve karar almanın hukuka aykırı olduğu, bu nedenle davacının 06.05.2018 tarihli genel kurul gündeminde olmayan konulara ilişkin beyanlarının hiçbir şekilde dava konusu olamayacağı beyan edilerek, hakkaniyete, usule ve hukuka aykırı olarak açılmış olan davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, "... İptali istenen 06.05.2018 tarihli Genel Kurulda alınan kararları tek tek değerlendirildiğimizde; 1-Yoklama ve açılış : iptale konu bir karar olmadığı, 2-Saygı duruşu ve Divan Kurulu seçimi, Kurula tutanağı imza yetkisi verilmesi : iptale konu bir karar olmadığı, 3-Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu faaliyet raporunun okunması ve görüşülmesi: Raporun okunması ve görüşülmesi, aykırı görüşlerin alınması ile yetinildiği için, iptale konu bir karar olmadığı, 4-2017 yılı bilançosu ve gelir gider farkı hesabının görüşülmesi ve oylanması, davacının iddiaları ve dava dilekçesindeki iptal talebi karşısında , 2017 yılı özelinde bilançonun kooperatifin gerçek durumunu yansıtmadığına, bilanço kalemlerinde gizleme yapıldığını ve üyelerinin yanıltılması sonucu ilgili kararların alındığına ilişkin kesin ve net bir tespite varılamadığı, Kooperatifler Kanununun 24. maddesinde; " Yönetim Kurulunun gelir gider farklarının dağıtım şekli hakkındaki tekliflerini ihtiva eden yıllık çalışma raporu ile bilanço ve denetçilerin 66 ncı madde hükümlerine uygun olarak tanzim edecekleri rapor genel kurulun yıllık toplantısından en az 15 gün öncesinden itibaren bir yıl süre ile Kooperatif merkezinde ve varsa şubelerinde ortakların tetkikine amade tutulur.Talep eden ortaklara bilanço ve gelir gider farkı hesaplarının birer suretinin verilmesi mecburidir.Ortakların bilgi edinmek hakkı, anasözleşme veya kooperatif organlarından birinin kararıyla bertaraf edilemez veya sınıflandırılamaz. "şeklinde düzenleme mevcuttur.Buna göre davalı yanca söz konusu raporların toplantıdan en az 15 gün öncesinde ortakların bilgi ve tetkikine açık şekilde sunulmuş olduğuna dair bir bilgi, belge sunulmamıştır. Ancak davacı kendi çabası ile toplantı tarihinden 1 gün önce bilançoyu tek sayfa olarak aldığını beyan etmiştir. Nitekim Kanunun 24. madde 2. fıkrasında, talep eden ortağa bilançonun ve gelir-gider farklı hesaplarının verilmesinin mecburi olduğu açıkça düzenlenmiştir. Ancak davacının toplantı tarihinden 1 gün öncesinde bilançoyu aldığını beyan etmiş olması ve toplantının ertelenmesinin talep edilmemiş olması, devamında toplantıda bilançonun görüşülmesi, Yönetim ve Denetim Kurulunun, hesapların ibrasına dair karar alınmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, kanun ve anasözleşme uyarınca iyiniyet kurallarına aykırılık mevcut olmadığı dolayısıyla bu maddenin iptali koşullarının oluşmadığı, 5-Yönetim ve Denetim Kurulu üyelerinin ibrası, iptali talep edilen döneme ilişkin yapılan işlemlere etki ettiği iddia edilen önceki dönem faaliyeti açısından önceki Genel Kurullarda Yönetim ve denetim Kurulunun ibra edildiği görülmekle geçmişe dönük şekilde ibranın tartışılamayacağı, faaliyet ve hesaplar yönünden Denetim Kurulu raporu düzenlendiği, ana sözleşme ve kanuna aykırı bir durum olmadığı belirtilmiş, genel kurulda faaliyet raporu ve denetim raporunun görüşüldüğü, bilançonun kabul edildiği ve devamında ibra kararlarının alındığı, bu kararın iptali için koşulların oluşmadığı6- Genel Kurulda müzakere edilerek YK Başkanına yetki verilmesine dair oy çokluğu ile alınan kararda herhangi bir usulsüzlük görülmemekle iptale tabi bir karar olmadığı düşünülmektedir. 7-Yeni dönem tahmini bütçesinin görüşülmesi ve oylanması: Davacının muhalefeti karşısında oy çokluğu ile kabul edilmiştir. Davacı özetle; önceki dönemlerde imar tadilatı ve projeler için oldukça yüklü miktarlarda aidat toplanmış olması ve kasadaki mevcut paranın giderleri karşılayacak durumda olması ve arsa sahiplerine ait emlak vergilerinin ödenmesi için ödenek konulması nedenleri ile yeni dönem tahmini bütçesini kabul etmediğini belirtmiştir. Ancak tahmini bütçe detayları görüşülerek, Genel Kurulca kabul edilmiştir. Bununla beraber niteliği gereği bu bütçe " tahmini "olmakla, içindeki kalemlerde öngörülen veya öngörülemeyen değişiklikler mevcut olabileceği gibi, yıl sonunda bütçenin artması veya eksik kalması gibi sonuçlar ortaya çıkabilir. Dolayısıyla davacının itirazları bütçenin iptaline neden olacak nitelikte olmadığı gibi, açık ve somut bir aykırılık görülemediğinden alınan kararda usule aykırı bir yön bulunmadığı,8-Dilek ve temenniler, kapanış : Söz alan olmadığından, toplantıya son verilmiştir. Herhangi bir karar alınmamış olduğundan, iptale tabi bir husus olmadığı belirlenmekle, 06.05.2018 tarihli Genel Kurulda alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğu, iptalini gerektiren bir durum olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; 27.09.2019 tarihli 1. Bilirkişi Raporunun 5.A Maddesinde davalı tarafın ibraz ettiği defter ve belgelerin incelenmesinde bir takım usul ve yasaya aykırılıklar tespit edildiğini, bilirkişi incelemesinde davalı kooperatifin 2017 yılına ait ticari defterlerin hiçbirinin inceleme heyetine ibraz edilmediği tespit edildiğini, 2013-2016 yılları arasında proje tadilatı, proje ve iskan harçları toplandığı ancak iskan alınmadığı için plan proje ve tadilat bedelleri ile harçlarının ödenmediği tespiti yapıldığını, toplandığı ve harcanmadığı tespit edilen tutarların, inceleme tarihi itibarıyla bilanço ve kasa hesaplarında neden olmadığı yer almadığı yani akıbetinin ne olduğu bilirkişi heyeti tarafından incelenmediğini, Kooperatif yönetimi tarafından ... ...ve ... adlı imar tadilatı hususunda ticari hüviyetleri olmayan, ehil ve yetkin olmayan kişilere sözleşme ile 1.672.000 TL civarında kooperatif kasasından muhtelif tarihlerde elden imza karşılığı iş avansı verildiği, buna ilişkin ticari defterlerde bir kayıt yapılmadığı” şeklinde beyanı üzerine bilirkişi heyetince davalı kooperatifin ticari defterlerinde bu ödemeye ilişkin yapılmış bir ödemenin bulunmamasının T.T.K., V.U.K. ve K.K ’na aykırı olduğu tespiti edildiğini, Kooperatifin ticari defterlerinde muhasebeci ücreti ile ilgili fatura veya serbest meslek makbuzu ödemesinin bulunmadığının tespiti üzerine; Kooperatif başkanı ...; “Kooperatifin ticari defterlerinin yetki belgesi olmayan muhasebeci ... ... ’a tutturulduğu, kendisinden herhangi bir makbuz alınmadığı, ödeme yapılmadığı” şeklinde beyanda bulunması üzerine Bilirkişi Heyetince: T.T.K.’na tabi bir tüzel kişiliğe sahip Kooperatif 213 sayılı V.U.K.’nun ilgili hükümlerine göre ticari defter kayıtları ve beyannamelerini 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Kanunu’na göre yetki almış meslek mensubu tarafından tutulması ve beyannamelerinin gönderilmesi gerektiği tespiti yapıldığını, bu tespit; Kooperatif hesaplarının yetkisiz kişilere teslim edilmiş olduğunu, yani tutulan defter ve hesapların yasal olmadığını, SM/SMMM denetiminde yapılmadığını kanıtladığını, bilirkişi raporuna yansıyan T.T.K., V.U.K. ve K.K.’na aykırı birçok eksik ve hatalı uygulamalar tespit edildiğini, yasal dayanaklarda belirtilen emredici nitelikte hükümlere aykırılık teşkil eden bilanço ve hesaplar mutlak butlanla yok hükmünde olduğunu, kanun hükümlerine göre bilanço ve hesapların gerçeği yansıtmaması halinde genel kurulda ibra edilse bile geçersiz olduğunu, Kooperatif üyesi ...’ün 8.Blok 2.bodrum katında 4 adet bağımsız bölüm ve aynı bloğun 3.katında 3 adet bağımsız bölüm olmak üzere toplam 7 bağımsız bölümü bulunduğu, 10 yıldır ticari faaliyette bulunduğu, tek bir bağımsız bölüm gibi aidat ödediği, ticari defterlerde yapılan incelemede devrin nasıl yapıldığı ve aidat ödemelerine ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığı tespit edildiğini, bunun üzerine Kooperatif başkanı ...; “Kooperatif ortağı ...’e 8.bloktaki yerin % 75’inin 525.000 TL’ye tesisat işine karşılık 12.12.2008 tarihinde yönetim kurulu kararı ile devir edildiği, ancak buna ilişkin ticari defter kayıtlarında fatura ve ödemeye ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı, yaptırılan tesisat işine karşılık da bir fatura alınmadığı, kendisinden de aidat alınmadığı” şeklinde beyanda bulunduğunu, Kooperatif üyesi ...’in 12.Blok zemin katında 4 adet ve bodrum katında 3 adet olmak üzere toplam 7 bağımsız bölümü bulunduğu, 10 yıldır Kim Market olarak çalıştırılarak ticari faaliyette bulunduğu, tek bir bağımsız bölüm gibi aidat ödediği, ticari defterlerde yapılan incelemede devrin nasıl yapıldığı ve aidat ödemelerine ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığı tespit edildiğini, bunun üzerine kooperatif başkanı ...; “Kooperatif ortağı ... kooperatif üyesi olarak alınmış, kendisine taşınmaz tahsis edilmiş, buna ilişkin kayıtların yapılıp yapılmadığını hatırlamadığı, kendisinden aidat alınmadığı” şeklinde beyanda bulunduğunu,Davalı kooperatif tarafından 2011-2015 yılları arasında arsa sahipleri adına ödenen emlak vergilerinin geri iadesi hususunda bilirkişi raporunda “Davalı kooperatifin ticari defter ve kayıtlarında dava dışı arsa sahipleri adına ödenen emlak vergilerinin nasıl kayıt edildiği tespit edilememiş olup, yıllar itibarıyla bakılan mizanlarda bu tutarların giderleştirildiği, başka bir anlatımla ticari defterlerde arsa sahiplerinin nam ve hesabına kooperatif tarafından ödenen tutarların alacak olarak görünmediği, davalı kooperatif alacağını ticari defter ve kayıtlarına dayanması halinde, bunu ispat etmesinin mümkün olmadığı, zira kayıtlarda bu ödemeler alacak olarak görünmediği tespiti yapıldığı,T.... Vakfı tarafından başlatılan İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına ilişkin olarak kooperatif tarafından tüm ödemelerin yapıldığı ancak dosyanın neden kapanmadığı hususundaki incelemede; Davalı kooperatif tarafından sunulan ilgili icra dosyasında alacaklı ... Vakfının Vekili tarafından icra dairesine verilen 19.04.2016 tarihli dilekçede dosyada 89/1 1.Haciz ihbarnamelerinin kaldırılması, tüm yasal hakları baki kalmak kaydı ile talep edilmiş” ekinde 45.500 TL tahsil harcı makbuzu sunulmuş olup, yapılan incelemede kooperatifin ödemeyi haricen yaptığı anlaşılmaktadır tespiti yapıldığını, bu tespit hukuki gerçeklere ve dosyasındaki delillere açıkça aykırı oyduğunu, haricen yapılan 45.500 TL ödeme; T.... Vakfı tarafından 09.09.2015 tarihinde davalı kooperatif merkezine yapılan haciz işleminden sonra kooperatif tarafından yapılan kısmi haricen ödeme olup, 19.04.2016 tarihinde ... esas sayılı İcra dosyasına sunulan dilekçede; tüm yasal hak ve alacakları baki kalmak şartı ile sadece 89/1 1.haciz ihbarnamesinin kaldırılması talep edildiğini, yani bu dilekçe alacağın kapandığına dair bir belge olmadığını, borcun kapandığına dair delil olarak gösterilen 45.500 TL haricen tahsil makbuzu, haczedilen 585.000 USD T.... Vakfı alacağın sadece 1.000.000 TL’sinin ödenmesine ait % 4,55 oranında hacizli haricen tahsil harcı olduğunu,17.11.2020 tarihli 2. Bilirkişi Raporunda ise ... ve ...’e 1.672.000 TL ve 265.000 TL belgesiz ödeme yapıldığı tespit edildiğini, Bilirkişi raporunda 1.950.000 TL sözleşme bedelinin sadece 550.000 TL sinin şarta bağlandığı belirtildiğini, oysa taraflar arasında yapılan 08.10.2009 tarihli sözleşmenin 4.maddesinde bütün ödemeler aşama aşama şarta bağlandığını, bir şart yerine getirilmeden diğer şart ödemesinin yapılmamasının gerektiği, vadesiz son şart olan 550.000 TL’nin ise sözleşme konusu iş tamama erdiğinde ödenmesi gerektiğini,Bilirkişi raporu 16.sayfası 3.paragrafında kooperatif yönetimin 2013-2017 yılları arasında imar tadilatı ve iskanla ilgili hiçbir harcamaya rastlanmadığı, kooperatif başkanının harçların toplandığını ancak hiçbir yere harcanmadığını beyan ettiği, bu meblağlara ilişkin kümülatif bir mevcudiyetin hesaplarda bulunmadığı, nereye harcandığının bilinmediğine dair tespit ve değerlendirme yapıldığını, yani 2013-2017 yılları arası le ilgili iddialarımızın doğruluğu bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, bu tespit kooperatifin yönetiminin basiretli davranmadığını, bilanço ve hesapların usulüne uygun tutulmadığını ve gerçeği yansıtmadığını ispatladığını,2016-2017-2018 yıllarına ait emlak vergileri ilgili yılı içinde ödenmemiş, sonradan cezalı olarak ödenmiştir. Oysa ilgili yıllara ait bilançolar ve hesaplarda yılı içinde ödenmiş göründüğünü, sonuç olarak, 31.07.2017 tarihli yazılı beyanımızda açıklandığı gibi, Üsküdar Belediyesine ödenen emlak vergileri ile kooperatif yönetiminin bilanço ve gelir gider hesaplarında beyan ettiği rakamlar uyuşmadığını, bu hususla ilgili yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığı için bilirkişi raporuna itiraz edildiğini,Dilekçemizde gerçekleri yansıtmayan bilançoya dayanarak Genel Kurul'da oylama yapılması ve bu oylama ile Genel Kurul kararının alınmasının mümkün olmayacağı yönünde görüşümüzü ifade ettiklerini, mahkemece her ne kadar bilançonun 1 sayfalık özetinin müvekkil tarafından toplantıdan bir gün önce alındığı, toplantının ertelenmediği ve kararların alınarak toplantının tamamlandığı belirtilmişse de Kooperatifler Kanunu uyarınca ortakların bilgi edinme hakkı kısıtlanamaz ve bilanço hakkında detaylı bilgi sahibi olma imkanı dahi bulunmayan ortağın bilanço ve bilançoyu ilgilendiren işlemler hakkında bilançoyu kabul etme yönünde oy hakkı kullanması kabul edilemeyeceğini, dilekçemizin başlarından itibaren ifade ettiğimiz üzere bilançoda hem hukuka aykırılıklar hem de maddi gerçeklere aykırılıklar söz konusu olduğunu, ortakların bilgi edinme ve edindikleri bilgiler neticesinde oy kullanma hakkını ortadan kaldıran ve Kooperatifler Kanunu'nun emredici hükümlerine aykırılık teşkil eden bir şekilde ortakların bilgisine toplantıdan 15 gün öncesinden önce sunulup 1 yıl geçene kadar yine ortakların bilgisine sunulması gereken bilançonun ortakların bilgisine sunulmadığını, Genel Kurul toplantı tutanağından ve bilançodan görüleceği şekilde, genel kurulda bilanço muhasebe terimleri içeren ana başlıklar halinde okunduğunu ve ortakların anlayacağı şekilde ayrı ayrı ve gerekli açıklıkta detay verilip tartışılmadığını, bilirkişi raporunda yer alan birçok husus bilançonun gerçeği yansıtmadığını ve kabul edilen bilançonun gerçeği yansıtmadığını ortaya koyduğunu, sonuç olarak yukarıdaki gerekçelerle davanın kabulünü, bilançonun ve yönetim-denetim kurullarının ibralarına ilişkin gündemin maddelerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, davalı kooperatifin 2017 dönemine ait 06/05/2018 tarihli olağan genel kurul toplantısında bilançonun ve yönetim-denetim kurullarının ibralarına ilişkin alınan gündemin maddelerinin iptali istemine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53. maddesinde, kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile genel kurul kararları aleyhine bir ay içinde iptal davası açılabileceği düzenlenmiştir. Bir aylık süre hak düşürücü süredir.Bu nedenle mahkemece doğrudan dikkate alınması gerekmektedir. Somut dava bu anlamda değerlendirilmiş ve 06/05/2018 tarihli genel kurulda alınan kararların iptali için 05/06/2018 tarihinde, bir aylık hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Genel Kurul'da alınan kararların iptali talebi yönünden davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığının tespiti üzerine işin esasının incelenmesi uygun görülmüştür. Kooperatifin genel kurul toplantısına ilişkin gündemi, toplantı tarihini, saatini ve adresi içeren çağrı mektuplarının 23.03.2018 tarihinde 51 ortağa PTT Acıbadem şubesinden taahhütlü olarak gönderildiği, 133 ortağa ise 26.03.2018 tarihinde imza karşılığında elden tebliğ edildiği, Yönetim Kurulunca 1163 sayılı Kooperatif Kanununun 26.maddesindeki niteliklere ve ortaklar kayıt defterindeki kayıtlara uyulduğu beyan edilerek onaylanıp hazırlanan ve ortakların sunulan ortaklar listesine kayıtlı 187 ortaktan 74 ortağın asaleten, 36 ortağın vekaleten olmak üzere toplam 110 ortağın ortaklar listesini imzaladığı ve toplantıda hazır bulunduğu, toplantının açılması için gerekli çoğunluğun mevcut olduğu görülmüştür. Genel kurul kararının iptali için aranan koşullar, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 53. maddesinde düzenlenmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, geçersiz olması (yokluk) hali, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, toplantıya katılan üyenin red oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir. Davacının davalı kooperatif ortağı olduğu, iptalini talep ettiği gündem maddelerine istinaden alınan kararlar açısından toplantı tutanağındaki muhalefet şerhinin bulunduğu görülmüştür. Davaya konu iptali talep edilen gündem maddeleri incelendiğinde, 3. Madde ile; Yönetim Kurulu faaliyet raporu kooperatif başkanı ... tarafından okunduğu, okuma metni divana sunulduğu, görüşmeye açıldığı, davacının divan kuruluna beyanlarını dilekçe ile sunduğu, davacının denetleme kurulunun doğru denetlemediğini belirttiği, davacının bazı davaları yerel mahkemede kazandığını, şu anda bazı davaların Yargıtay'da devam ettiğini, üyelerden 2017 yılı sonu itibariyle 825.232-TL alındığını, 25.951,00 TL faiz kazanıldığını, 2.500-TL kira alındığını, toplam paranın 853.683-TL olduğunu söylediği, ... usul hakkında söz aldığı, gündem dışı konuların konuşulmamasını rica ettiği, ..., genel giderin 329.948-TLolduğunu, bankada 608.889-TL, kasada 24.441-TL olduğunu, üyelerden 282.297-TL alacak olduğunu, kooperatifin 2.000-TL borcu var dediği, Denetleme Kurulu raporu ... tarafından okunduğu, okuma metni divana soruldu, görüşmeler yapıldığı,Gündemin 4. Maddesi ile ; 2017 Yılı bilançosu gelir gider farkı hesabı ... tarafından okunduğu, bilanço divana teslim edildiği, müzakereye geçildiği, ... bilançoya itiraz ettiğini belirttiği, bilanço oylamaya sunulduğu 1 kişinin muhalefeti, 76 kişinin kabul oyu ile bilançonun kabul edildiği, Gündemin 5. Maddesi ile ;2017 Yılı Yönetim Kurulu üyelerinin ibrası görüşmeye açıldığı, Yönetim kurulu ibrasının oylamasına geçildiği, Yönetim Kurulunun ibrası 1 ret oyuna karşılık 74 kabuloyu ile yönetim kurulu ibra edildiği, 2017 Yılı Denetleme Kurulu üyelerinin ibrasına geçildiği, görüşmeye açıldığı, Denetim Kurulu ibrası oylamasına geçildiği, 1 red oyuna karşılık 80 kabul oyu ile denetim kurulu ibra edildiği anlaşılmıştır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup iki mali müşavir bilirkişisince hazırlanan 27/09/2019 tarihli müşterek raporda; "Davacının iddiaları çerçevesinde mahkemenin üye hakimi ile birlikte davalı kooperatifin merkez adresinde davalı kooperatife ait ticari defter ve kayıtlarında yapılan incelemede; 2013-2017 yılları arasında kooperatif üyelerinde proje tadilatı, proje ve iskan harçlarına ilişkin herhangi bir harcamaya rastlanmadığı, bunun üzerine kooperatif başkanı ...; “2013-2017 yılları arasında kooperatif üyelerinde proje tadilatı, proje ve iskan harçları toplandığı ancak iskan alınmadığı için harçların ödenmediği beyan ettiği,Tadilat Proje bedeli ödemesi: Kooperatifin ticari defterlerinde proje tadilat bedeli ödemesine rastlanmadığı; bunun üzerine kooperatif başkanı ...; “Ayrıca, ... ve ...'e sözleşme ile 1.672.000,00 TL. civarında kooperatif kasasından muhtelif tarihlerde elden imza karşılığı iş avansı verildiği, buna ilişkin ticari defterlerde herhangi bir kayıt yapılmadığı” şeklinde beyanda bulunduğu, davalı kooperatifin ticari defterlerinde bu ödemeye ilişkin yapılmış bir ödemenin bulunmamasının T.T.K., V.U.K. ve KK'na aykırı olduğu, zira buna ilişkin davalı vekili alacak davası açtığını beyan etmekteyse de ticari defterlerde buna ilişkin bir alacak kaydının bulunmaması davalı kooperatifi alacağını tahsil konusunda haklı iken haksız duruma düşürebileceği kanaatini taşıdığı,Muhasebe ücreti ödemesi: Kooperatifin ticari defterlerinde fatura veya serbest meslek makbuzu ödemesinin bulunmadığı; bunun üzerine kooperatif başkanı ...; “Kooperatifin ticari defterlerinin yetki belgesi olmayan muhasebeci ... ... 'a tutturulduğu, kendisinden herhangi bir makbuz alınmadığı, ödemede yapılmadığı” şeklinde beyanda bulunduğu, T.T.K.'na tabi bir tüzel kişiliğe sahip Kooperatif 213 sayılı V.U.K.'nun ilgi hükümlerine göre ticari defter kayıtları, ve beyannamelerini 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'na göre yetki almış meslek mensubu tarafından tutulması ve beyannamelerinin gönderilmesi gerektiği, aksi halde vergi denetimine/incelemesine ve usulsüzlük cezasına tabi olacağı,Kooperatif üyesi ...'ün 8. Blk. 2. Bodrum katında 4 adet bağımsız bölüm ve yanı bloğun 3 katında 3 adet bağımsız bölüm olmak üzere 7 bağımsız bölümü bulunduğu, 10 yıldır ticari faaliyette bulunduğu, tek bir bağımsız bölüm gibi aidat ödediği: ticari defterlerde yapıla incelemede devrin nasıl yapıldığı ve aidat ödemelerine ilişin herhangi kayda rastlanmadığı, bunun üzerine kooperatif başkanı ...; “Kooperatif üyesi ...'e 8. Bloktaki yerin 24675 'lik payı 525.000,00 TL'ye tesisat işine karşılık 12.12.2008 tarihinde yönetim kurulu kararı ile devir edildiği, ancak buna ilişkin ticari defter kayıtlarında fatura ve ödemeye ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı, yaptırılan tesisat işine karşılık da bir fatura alınmadığı, kendisinden de aidat alınmadığı” şeklinde beyanda bulunduğu, Kooperatif yönetimi yönetim kurulu kararı ile tesisat işlerinin birine verilmesine ve bedelinin para olarak değil de mal olarak verilmesine karar verebileceği ancak bunun yaptırdığı işin karşılığından faturasını almak zorunluluğu bulunduğu, aksi taktirde kooperatifi vergi kanunları karşısında ciddi cezalara maruz kalacağı açık olduğu,Kooperatif Üyesi ... 12. Blk. Zemin katında 4 adet daire ve bodrum katta 3 adet daire olmak üzere 7 bağımsız bölümü bulunduğu, 10 yıldır Kim Market olarak çalıştırılarak ticari faaliyette bulunduğu, tek bir bağımsız bölüm gibi aidat ödediği, ticari defterlerde yapılan incelemede devrin nasıl yapıldığı ve aidat ödemelerine ilişin herhangi kayda rastlanmadığı: bunun üzerine kooperatif başkanı ... “Kooperatif üyesi ... kooperatif üyesi olarak alınmış kendisine taşınmaz tahsis edilmiş, buna ilişkin kayıtların yapılıp yapılmadığı hatırlamadığı, kendisinden aidat alınmadığı”, şeklinde beyanda bulunduğu, kooperatif yönetimi herhangi bir üyeden aidat alınmayacağına dair karar alması diğer üyeler arasındaki eşitlik ilkesine ve 1163 sayılı KK nun 23. Maddesinde belirtine hak ve vecibelerde eşitlik düzenlemesine de aykırı olduğu, Davalı kooperatif tarafından 2011-2015 yılları arasında arsa sahipleri adına ödenen emlak vergilerinin geri iadesi: davalı kooperatifin ticari defter kayıtlarında dava dışı arsa sahipleri adına ödenen emlak vergilerinin nasıl kayıt edildiği tespit edilememiş olup, yıllar itibariyle bakılan mizanlarda bu tutarların giderleştirildiği, başka bir anlatımla ticari defterlerde arsa sahiplerinin nam ve hesabına kooperatif tarafından ödenen tutarların alacak olarak görünmediği, davalı kooperatif alacağını ticari defter ve kayıtlarına dayanması halinde, bunu ispat etmesinin mümkün olmadığı, zira kayıtlarda bu ödemeler alacak olarak görünmediği,... Vakfı tarafından başlatılan İstanbul Anadolu 16. İcra Müd. ... E. Sayılı dosyasına ilişkin olarak tüm ödemelerin yapıldığı ancak dosyanın neden kapanmadığı; incelemede davalı kooperatif başkanı tarafından sunulan ilgili icra dosyasında alacaklı ... Vakfının vekili tarafından icra dairesine verilen 19.04.2016 tarihli dilekçede “dosyada 89/1 1. Haciz ihbarnamelerinin kaldırılması, tüm yasal hakları baki kalmak kaydı ile talep edilmiş” ekinde 45.500,00 TL. tahsil harcı makbuzu sunulmuş olup, yapılan incelemede kooperatifin ödemeyi haricen yaptığı anlaşıldığı,Sonuç olarak ; Davalı Kooperatif Başkanının keşif esnasında sunmuş olduğu davalı kooperatife ait ticari defter, kayıt ve belgeler üzerinde yapılan inceleme ve tespitlerimiz ve Kooperatif Başkanı ...'in inceleme esnasındaki beyanlarına göre 06.05.2018 tarihinde yapılan 2017 yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan kararların usul, yasa ve iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığına dair hukuki değerlendirme ve taktirin Sayın Mahkemenin görev alanında olduğu " bildirilmiştir.Mali müşavir ile kooperatif uzmanı yeni bilirkişi kurulundan alınan 20/11/2020 tarihli raporda : "Davalı yanca sunulan defter ve kayıtlar ile dosyadaki mevcut tüm kayıtlar gerek önceki rapor gerek işbu raporda ayrıntılı olarak incelendiği ve yapılan tespitler açıklandığı, 23.10.2020 tarihli inceleme gününe ilişkin olarak ise, davalı tarafından sunulan beyan dilekçesinde; 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterlerin bilirkişi ...'de bulunduğu, kendisinden istenilmesi talep edilmesine rağmen inceleme gününde bu defterler ibraz edilmediği, defterlerin hazır edilmesi için Mahkemece davalı yana muhtıra çıkartılmış olmakla, netice olarak inceleme günü defterler ibraz edilmediğinden 2017 ve sonraki yıllara ait defterlere dair inceleme yapılamadığı, ibraz edilen defterlere ilişkin incelemeler ve tespitler ise ayrıntılı olarak çıkartıldığı, yapılan incelemeler sonucu varılan sonuçlar açıklandığı, 2017 yılı ve devamı kayıtları ise incelenemediğinden, bu döneme ilişkin bir değerlendirme yapılması da mümkün olmadığı, 2013-2017 yılları arasında kooperatif üyelerinden toplanan proje tadilatı ve iskan harçlarına dair yapılan bir harcamaya rastlanmadığı, Kooperatif Başkanı tarafından da harçların toplandığı ancak iskan alınamadığından ödenemediğinin beyan edilmiş olduğu, bu meblağa ilişkin kümülatif bir meblağın mevcudiyeti görülemediği, yani bu meblağın nerelere harcandığının bilinemediği,Proje tadilat bedeli ödemesine ilişkin beyan ve defter kayıtları incelendiğinde, 2011 ve 2013 yıllarında ...adına defterlere açılan 195.006 İş Avansları Hesabı / ...hesabına toplam 265.000,00 TL ödeme kayıt edildiği, ancak dosya kapsamında da herhangi bir ödeme belgesine rastlanmadığı, buna karşılık davalı yanca dosya kapsamında A4 kağıdına el yazısı ile “.... tarihinde Gülveler Koop. Başk. ...'den 200.000,00 TL. elden alınmıştır ” şeklinde yazılarak ...ve ... imzası bulunan fotokopiler bulunduğu, toplam 1.500.000,00 TL. ödemenin kooperatif kayıtlarında 170 Yıllara Yaygın İnşaat Onarım Maliyetleri Hesaplarına kaydedildiği görülmekle, davalının beyanlarına göre ise 1.672.000,00 TL. ödeme yapıldığının ileri sürüldüğü, 2012 yılında proje tadilatı için ...'a yapıldığı iddia edilen 18.000,00 TL ödemenin ise 2012 yılı defterleri ibraz edilmediğinden dolayı teyit edilemediği, ayrıca yapılan ödemelere dair alacak davalarının devam ettiğinin davalı vekili tarafından beyan edilmiş olduğu,Muhasebe ücretine dair bir ödeme kaydına rastlanmadığı, defterlerin ücretsiz olarak bir muhasebeciye tutturulduğunun davalı yanca da beyan edildiği, defterlerin 213 Sayılı V.U.K'nun ilgili hükümlerine göre yetki almış bir meslek mensubuna tutturulması gerektiğinin önceki raporda ayrıca belirtildiği,Kooperatif üyesi ...'e yapılan devir ve aidat ödemelerine dair bir kayda rastlanmadığı, iş karşılığının para yerine mal olarak ödenmesine dair yönetim kurulu kararı ile hareket edilebileceği, ancak iş karşılığına dair fatura alınması gerektiği, bu yönde bir kayıt görülemediği,Kooperatif üyesi ...'e ilişkin iddialar yönünden defterlerde devir ve aidat ödemesine dair kayda rastlanmadığı,Arsa sahipleri adına ödenen emlak vergilerine ilişkin kayıtlar incelendiğinde, yıllar içerisinde yapılmış olan bu ödemelerin giderleştirildiği, alacak olarak ayrı bir kayda rastlanmadığı, ayrıca Kooperatifin kayıtlarında vakıf adına Üsküdar Belediyesine 2011, 2013, 2014 ve 2015 yıllarında toplam 241.086,96 TL. emlak vergisi ödendiğinin görüldüğü, davalının beyanı uyarınca arsa sahipleri adına ödenen vergilerin iadesi (alacak) işlemi için derdest dosyaların kararlarının beklenildiğinin belirtildiği,... Vakfı alacağına dair icra dosyasına ilişkin ödemenin yapıldığının görüldüğü, usulsüz bir işlemin söz konusu olmadığı yönünde" tespitler yapılmıştır.12/03/2021 tarihli ek raporda ; "İptali istenen 06.05.2018 tarihli Genel Kurulda alınan diğer kararlar yönünden iptali gerektirir bir husus olmadığı yönündeki önceki görüşlerimiz devam etmekle, 4. ve 5. maddeler açısından, sonradan sunulan defterler uyarınca yeniden yapılan değerlendirme ise 2013-2018 yılları arasında kooperatif üyelerinden toplanan proje tadilatı ve iskan harçlarına dair yapılan bir harcamaya rastlanmadığı, Kooperatif Başkanı tarafından da harçların toplandığı ancak iskan alınamadığından ödenmediğinin daha önce beyan edilmiş olduğu, bu meblağa ilişkin kümülatif bir meblağın mevcudiyeti görülemediği, bu mablağın nerelere harcandığının bilinemediği, bu meblağın nerelere harcandığının tüm geçmiş yıllar açısından tespitinin tarafımızca mümkün olmadığı, ayrı bir hesap tetkik komisyonu kurulmasını gerektirir tamamen nitelikli ve kapsamlı bir iş olduğu, ancak 2018 yılında “ imar affı “ başvurusunda bulunulduğu ve yapı kayıt belgelerinin alınması için toplam 3.666.849,75 TL ödenmiş olduğu, iskana ilişkin bir gider kalemi görülemediği,Proje tadilat bedeli ödemesine ilişkin beyan ve defter kayıtları incelendiğinde; 2011 ve 2013 yıllarında ...adına defterlere açılan 195.006 İş Avansları Hesabı / ...hesabına toplam 265.000,00 TL. ödeme kayıt edildiği, ancak dosya kapsamında da herhangi bir ödeme belgesine rastlanmadığı, davalı yanca dosyaya adi belge şeklinde imzalı ve fotokopi niteliğinde olan 200.000,00 TL tutarlı makbuz sunulmuş olduğu, toplam 1.500.000,00 TL. ödemenin kooperatif kayıtlarında 170 Yıllara Yaygın İnşaat Onarım Maliyetleri Hesaplarına kaydedildiği görülmekle, davalının beyanlarına göre ise 4.672.000,00 TL. ödema yapıldığının ileri sürüldüğü ve ıslak imzalı belgelerin 32. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/712 E. sayılı dosyası ile bu kişilere karşı açılan alacak dava dosyası içerisinde yer aldığının bildirildiği, 2012 yılında proje tadilatı için ...'a yapıldığı iddia edilen 18.000,00 TL. ödemenin ise 2012 yılı defterleri ibraz edilmediğinden dolayı teyit edilemediği, ancak bu ödeme tarihinin dava konusu dışında kaldığının düşünüldüğü, 2017 yılında ise ... isimli kişiye “ plan tadilatları açıklaması ile toplam 17.000,00-TL nakit ödeme yapıldığı, İş Avansları hesabına kaydedildiği, bu tutarın 2018 yılı açılış ve kapanış maddesinde de aynı şekilde gösterildiği,Muhasebe ücretine dair bir ödeme kaydına rastlanmadığı, defterlerin ücretsiz olarak bir muhasebeciye tutturulduğunun davalı yanca da beyan edildiği, defterlerin 213 Sayılı V.U.K'nun ilgili hükümlerine göre yetki almış bir meslek mensubuna tutturulması gerektiğinin önceki raporlarda ayrıca belirtildiği, bu hususun hukuki açıdan tüm defter kayıtlarının usulsüz ve geçersiz kabul edilmesi gerektiği sonucuna yol açmadığı düşünülmekle, nihai olarak Mahkemenin takdirinde olduğu,Kooperatif üyesi ...'e yapılan devir ve aidat ödemelerine dair bir kayda rastlanmadığı, iş karşılığının para yerine mal olarak ödenmesine dair yönetim kurulu kararı ile hareket edilebileceği, ancak iş karşılığına dair fatura alınması gerektiği, bu yönde bir kayıt görülemediği,Kooperatif üyesi ...'e ilişkin iddialar yönünden defterlerde devir ve aidat ödemesine dair kayda rastlanmadığı,Arsa sahipleri adına ödenen emlak vergilerine ilişkin kayıtlar incelendiğinde, yıllar içerisinde yapılmış olan bu ödemelerin giderleştirildiği, alacak olarak ayrı bir kayda rastlanmadığı, 2017 ve 2018 yıllarında da toplam 353.198,23 TL ödeme yapılmış olduğu, gider hesabında kayıtlı olduğu, makbuzlar arkasında %57 hissesinin Kooperatifçe ödendiğinin belirtildiği, ayrıca Kooperatifin kayıtlarında Vakıf adına Üsküdar Belediyesine 2011, 2013, 2014 ve 2015 yıllarında toplam 241.086,96 TL. emlak vergisi ödendiğinin görüldüğü, davalının beyanı uyarınca arsa sahipleri adına ödenen vergilerin iadesi (alacak) işlemi için derdest dosyaların kararlarının beklenildiğinin belirtildiği,... Vakfı alacağına dair icra dosyasına ilişkin ödemenin yapıldığının görüldüğü, buna ilişkin usulsüz bir İşleme / kayda rastlanılmadığı, 2017 yılında davalı yanca ... Demir Çelik İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti'ye Tahsilat Makbuzları ile toplamda 78.900,00-TL ödeme yaptığı, buna ilişkin bir fatura yer alması gerekirken fatura sunulan evraklar arasında yer almamakla, bu ödemenin tahsilat makbuzu ile gider kaydedilmiş olduğu,Diğer itirazlar yönünden önceki tespit ve değerlendirmelerde değişiklik gerektirir bir husus bulunmadığı yapılan incelemeler sonucu tespit edildiği,Mevcut bilgi ve belgeler, defter ve kayıtlar karşısında defter ve kayıtların tutulmasında Vergi Usul Kanununa aykırılık teşkil eden işlemler söz konusu olduğu ve bu yönde eksiklik olarak tespit edilen hususlar ayrıntısı ile açıklandığı, davacının iddiaları ve dava dilekçesindeki iptal talebi karşısında, 2017 yılı özelinde bilançonun Kooperatifin gerçek durumunu yansıtmadığına, bilanço kalemlerinde gizleme yapıldığına ve üyelerin yanıltılması sonucu ilgili kararların alındığına ilişkin kesin ve net bir tespite varılamadığı, dava konusu hususlarda yapılan giderlere ilişkin (tespit edilen) tüm kayıtlar ise ayrıntısı ile raporlarda gösterildiği, bu nedenle yapılan tespitler karşısında nihai değerlendirme ve takdir mahkemeye ait olduğu, İptali İstenen 5. Madde :(Yönetim ve Denetim Kurulu üyelerinin ibra edilmesi) Somut olayda faaliyetler ve hesaplar yönünden Denetim Kurulu raporunda anasözleşme ve kanuna aykırı bir durum olmadığı görüşü belirtildiği, Genel Kurulda faaliyet raporu ve Denetim Kurulu raporunun görüşülerek, bilanço (davalının / 1 kişinin itirazı ile) kabul edilmiş ve devamında ibra kararları da bu şekilde 1 muhalefete karşı oy çokluğu ile alındığı, bununla beraber Genel Kurul öncesi ve sonrası, davacı tarafından ayrıntılı beyan ve itirazlarda bulunulmuş olup, bu husus tutanak içeriğinden de görüldüğü ancak yapılan görüşme sonucu bilançonun kabulü ve ibra yönünde kararlar alındığı, yapılan görüşme ve alınan karara karşılık, davacı ise dilekçelerinde bilançonun ortaklara yeterli açıklıkta açıklanmadığını, gerçeği yansıtmadığını ileri sürüldüğü, dosya kapsamı uyarınca; önceki raporlar ve yukarıda yapılan inceleme ve tespitlerin değerlendirilmesi ile; alınan kararların kanuna, anasözleşmeye ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olup, olmadığı yönündeki nihai değerlendirme ise Sayın Mahkemeye ait olduğu" yönünde tespit ve görüşü yer verilmiştir.Mahkemece, 2017 yılı özelinde bilançonun kooperatifin gerçek durumunu yansıtmadığına, bilanço kalemlerinde gizleme yapıldığını ve üyelerinin yanıltılması sonucu ilgili kararların alındığına ilişkin kesin ve net bir tespite varılamadığı, davacının toplantı tarihinden 1 gün öncesinde bilançoyu aldığını beyan etmiş olması ve toplantının ertelenmesinin talep edilmemiş olması, devamında toplantıda bilançonun görüşülmesi, Yönetim ve Denetim Kurulunun, hesapların ibrasına dair karar alınmış olması ve Yönetim ve Denetim Kurulu üyelerinin ibrası, iptali talep edilen döneme ilişkin yapılan işlemlere etki ettiği iddia edilen önceki dönem faaliyeti açısından önceki Genel Kurullarda Yönetim ve denetim Kurulunun ibra edildiği görülmekle geçmişe dönük şekilde ibranın tartışılamayacağı, faaliyet ve hesaplar yönünden Denetim Kurulu raporu düzenlendiği, genel kurulda faaliyet raporu ve denetim raporunun görüşüldüğü, bilançonun kabul edildiği ve devamında ibra kararlarının alındığı, alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğu bilançonun ve yönetim-denetim kurullarının ibralarına ilişkin alınan gündemin maddelerinin iptalini gerektiren bir durum olmadığı kanaatine varılmış ise de "1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 380. maddesi “ Bilançonun tasdikine dair olan umumi heyet kararı, aksine sarahat olmadığı takdirde, idare meclisi azalariyle müdürler ve murakıpların ibrasını tazammun eder. Bununla beraber bilançoda bazı hususlar belirtilmemekte veyahut bilanço şirketin gerçek durumunun görülmesine mani yanlış bir takım hususları ihtiva etmekte ise, idare meclisi azalariyle müdürler ve murakıplar, bilançonun tasdikiyle ibra edilmiş olmazlar.” hükmünü içermektedir. Buna göre ibra, kooperatifin gerçek durumunu yansıtmalıdır. Bilanço ve gelir gider tablosu tüm ayrıntıları ile açıklanıp irdelenmişse, genel kurulca verilen ibra kararı, gerçek anlamda borçtan kurtarma ve aklama niteliğini taşır. İbra, sadece genel kurulun bilgisine sunulan işlemleri içerir. Açıklanmamış, belgeye dayandırılmamış ve vasat yetenekli bir ortağın anlayamayacağı konularda ibra yok sayılır. İbraya ilişkin genel kurul kararının yasaya, anasözleşmeye veya iyiniyet kurallarına aykırı olması halinde davacıların bu kararın iptali hususunda dava açmakta hukuki yararı mevcut olup, bu iddiaların açılacak şahsi sorumluluk davasında ileri sürülebileceği, bu nedenle hukuki yarar bulunmadığı sonucuna varılamaz. Kaldı ki, ibra kararının neticeleri sadece sorumluluk davası ile ilgili de değildir. Davacı tarafça ileri sürülen hususlardan bir kısmı doğrudan kooperatif zararı ile ilgili bulunduğundan bu hususlar üzerinde durularak iddiaların varid olup olmadığı ve ibra kararı verilmesine engel oluşturup oluşturmayacağı açıklığa kavuşturularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Ayrıca kural olarak ayrıntılı şekilde görüşülerek alınan bir ibra kararı yöneticiler hakkında TTK'nın 341. maddesi kapsamında sorumluluk davası açılmasına engel oluşturacağından, ibra kararın iptali için dava açılmasında hukuki yarar bulunduğu bir gerçektir." (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11.07.2013 tarih, 2013/3902 E., 2013/4888 K.; 12.07.2013 tarih, 2013/3859 E., 2013/4974 K.; 27/10/2014 tarih 2014/2512 E., 2014/6704 K. sayılı ilamları)Öte yandan Kooperatif Ana sözleşmesinin 36. Maddesi "bilançonun onayı yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin ibrasını kapsar. Ancak bazı hususlar bilançoda gösterilmemiş ve bilanço yanlış düzenlenmiş ise de bilançonun tasdiki ile bu organlar ibra edilmiş olmazlar" şeklinde düzenlenmiştir.Somut olayda davacının ibraya ilişkin iddialarının bir kısmı 2017 hesap yılına ait olup bu hususlarda herhangi değerlendirme yapılmamış olduğu görülmüştür. Nitekim dosya kapsamında farklı heyetlerden alınan her iki bilirkişi raporunda ; "2013-2018 yılları arasında kooperatif üyelerinden toplanan proje tadilatı ve iskan harçlarına dair yapılan bir harcamaya rastlanmadığı, Kooperatif Başkanı tarafından da harçların toplandığı ancak iskan alınamadığından ödenmediğinin daha önce beyan edilmiş olduğu, bu meblağa ilişkin kümülatif bir meblağın mevcudiyeti görülemediği, bu mablağın nerelere harcandığının bilinemediği, bu meblağın nerelere harcandığının tüm geçmiş yıllar açısından tespitinin tarafımızca mümkün olmadığı, ayrı bir hesap tetkik komisyonu kurulmasını gerektirir tamamen nitelikli ve kapsamlı bir iş olduğu, ancak 2018 yılında “ imar affı “ başvurusunda bulunulduğu ve yapı kayıt belgelerinin alınması için toplam 3.666.849,75 TL ödenmiş olduğu, iskana ilişkin bir gider kalemi görülemediği, Kooperatif üyesi ...'e yapılan devir ve aidat ödemelerine dair bir kayda rastlanmadığı, iş karşılığının para yerine mal olarak ödenmesine dair yönetim kurulu kararı ile hareket edilebileceği, ancak iş karşılığına dair fatura alınması gerektiği, bu yönde bir kayıt görülemediği, Kooperatif Üyesi ... 12. Blk. Zemin katında 4 adet daire ve bodrum katta 3 adet daire olmak üzere 7 bağımsız bölümü bulunduğu, 10 yıldır Kim Market olarak çalıştırılarak ticari faaliyette bulunduğu, tek bir bağımsız bölüm gibi aidat ödediği, ticari defterlerde yapılan incelemede devrin nasıl yapıldığı ve aidat ödemelerine ilişin herhangi kayda rastlanmadığı" tespiti yapılmıştır. Bu durumda davacı tarafça iddia edilen harcamalardan 2017 dönemine ilişkin usulsüz bir harcama olup olmadığı değerlendirilerek yukarıda emsal yargıtay kararlarında ifade edildiği üzere usulsüz yapılan harcamalar doğrudan kooperatif zararı ile ilgili bulunduğundan bu hususlar üzerinde durularak iddiaların varid olup olmadığı ve ibra kararı verilmesine engel oluşturup oluşturmayacağı açıklığa kavuşturularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususta değerlendirme yapılmadan karar verilmesi hatalı olmuştur. Ayrıca Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 27/10/2014 tarih 2014/2512 Esas 2014/6704 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere davalı kooperatifin yönetim kurulu çalışma raporu ve denetim kurulu raporunun 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 86. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkartılmış 11.06.2008 tarihli ve 26903 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olan tebliğlerde belirtilen şartlara uygun olarak düzenlenip raporların gerekli tebliğ ve ilan işlemlerinin usulüne uygun yapılması gerekmektedir. Aksi halde yeterli bilgi ve belge ile yapılamayan faaliyet raporların ibrası da geçerlilik kazanmayacaktır. Dosya kapsamından, Yönetim Kurulu Yıllık Çalışma Raporu ve Denetim Kurulu Yıllık Çalışma Raporu ve bu raporların tebliğine ilişkin tebligat parçaları bulunmadığından bu konuda Resmi Gazete'de yayınlanan tebliğ hükümlerine göre usulüne uygun bir şekilde tebliğ ve ilan edilip edilmediği konusunda herhangi bir inceleme yapılmadan karar verilmesi de hatalı olmuştur.O halde mahkemece yapılması gereken iş; açıklanan hususlarda, davacı tarafın 2017 yılı hesap dönemini ilgilendiren gerekçeli tüm itirazlarını da karşılayacak şekilde dosyadaki mevcut bilirkişi heyetinden alınacak ek rapor ile kooperatif defterleri, kayıtları, genel kurul ve yönetim kurulu kararları, bilanço, ilgili gelir-gider cetvelleri, ilgili tüm harcama belgeleri incelenerek ve dayanak belgeleri rapora da eklenerek, yine kooperatifin yönetim kurulu çalışma raporunun 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 86. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkartılmış 11.06.2008 tarihli ve 26903 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olan tebliğlerde belirtilen şartlara uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği de saptanarak, yeniden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.Açıklanan nedenlerle, iptali talep edilen davalı kooperatifin 2017 dönemine ait 06/05/2018 tarihli olağan genel kurul toplantısında bilançonun ve yönetim-denetim kurullarının ibralarına ilişkin alınan gündemin 4 ve 5 nolu kararları yönünden eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine, karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 16/06/2021 tarihli ve 2018/681 Esas 2021/716 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davacının tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar harcının istemi halinde davacıya iadesine, 4-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/10/2025