T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1703
KARAR NO : 2025/1138
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/07/2021
ESAS NO : 2018/1257
KARAR NO : 2021/545
DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 15/10/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı ... Telekom arasında 13.05.2013 tarihinde ...Hizmet Bakım Sözleşmesi kapsamında ...'a toplam bedeli 119.588,000 USD tutarında süresiz ve kesin banka teminat mektubu verdiğini, davacı şirketin, ... ile 30.04.2013 tarihinde yönetilebilir kablosuz erişim hizmetleri sözleşmesi kapsamında davalı ... Telekom'a toplam bedeli 444.101,00 USD tutarında 30.04.2018 tarihli vadeli ve kesin banka teminat mektubu verdiğini, davacı şirketin söz konusu her iki sözleşme kapsamında tüm ifa yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, zira ...'un davacı şirkete her iki sözleşme kapsamında ödemelerini eksiksiz olarak yaptığını, sözleşme kapsamında davacı şirketin tüm taahhütleri eksiksiz olarak yerine getirmiş ve tüm ödemelerin yapılmış olmasına rağmen, ... şirketinin sözleşmeye aykırı olarak 27.04.2018 tarihinde 119.580,00 USD teminat mektubunu ve 30.04.2018 tarihinde(teminat mektubu süresinin son günü) ise 444.101,00 USD ... Bankasına başvurarak nakte çevrildiğini, davalı ... Telekom'un 25.09.2018 tarihinde davacı şirkete dilekçe ekinde dosyaya sunmuş olduğu mutabakat mektubunu gönderdiğini, Türk Ticaret Kanunu madde 94 kapsamında ... AP ...t@....com.tr gönderildiğini mutabakat mektubunda davacı şirket 30.06.2018 tarihi itibarı ile toplamında 2.292.377,89 TL alacaklı olduğunu bu tutara mutabık olup olmadığını davacı şirketten bildirilmesini talep ettiğini, ... tarafından gönderilen mutabakat mektubu üzerine TTK 94. Maddesi gereği ...'a Beşiktaş 26. Noterliğinin ... Yevmiye numaralı ve 19.10.2018 tarihli ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarnamede davacı şirketin ...'dan alacağının şirket kayıtlarında 30.04.2018 tarihi itibarı ile 563.681,00 USD olduğunu bu nedenle gönderilmiş olan mutabakat mektubunda belirlenen 2.292.377,89 TL alacakla tutarı ile mutabık olunmadığını, gerçekte olan alacak tutarının 30.04.2018 tarihli itibarı ile 563.681,00 USD olduğu ihtar edildiğini, davalı tarafından, cevaben Üsküdar 27. Noterliği' nin ... yevmiye numaralı 22.11.2018 tarihli ihtarnamesinde, söz konusu mutabakat mektubunun sehven, sistemsel sorunlar nedeniyle hataen gönderildiğini ve mektupta yazılı tutar ile bir alacak olamadığını beyanı ettiğini, ...'un 22.11.2018 tarihli noter ihtarnamesini gönderdikten bir gün sonra davacı şirkete ikinci mutabakat mektubu gönderdiğini, önceki mutabakat mektubu ile aynı olduğunu, davacı şirkete 2.292.377,89 TL alacakla tutarı ile mutabık olup olmadıkları ile ilgili mail dönüşü beklediğini belirttiklerini, mutabakat mektubundaki yetkili imzasına yada yetkili olup olmadığına dair de bir itirazda bulunmadığını, borcun her iki tarafında defterlerini incelenmesi halinde ortaya çıkacağını, açıklanan nedenlerle HMK madde 109 kapsamında alacağı şimdilik 10.000 TL , bakiye kısım için ve kur farkından dolayı fazlaya ilişkin alacak haklarımız saklı tutarak mutabakat mektubunda belirlenen 30.06.2018 tarihi itibari işleyecek ticari temerrüt faiz ile birlikte ...'dan alınıp müvekkili firmaya verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında alacak iddiasının dayandırıldığı sözleşmeler kapsamında yetki yönünden itiraz ettiklerini, davanın dava noksanlığı nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacı firma ... Ltd.Şti 'nin iddia ve taleplerini kabul etmek anlamına gelemediğini her türlü itiraz hakkını saklı tutarak, davanın, TTK ve sair mevzuat hükümlerine göre dava şartı yerine getirilmediğini usulden reddi gerektiğini, söyle ki keyfiyetin 19.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7155 sayılı Abonelik Sözleşmelerinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanuna 5/A maddesi eklenmiş olduğunu; ilgili maddenin 1. Fıkrasına göre konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olduğunu, iki farklı sözleşmeye göre verilen teminat mektuplarının nakde çevrilmesi nedeniyle kısmi dava açılmasının mümkün olmadığını, bir an için mutabakat mektubuna dayandırılarak varsayıldığında bile alacağının toplam tutarı belli olduğu için kısmi dava açma yoluna gidilemeyeceğini 25.09.2018 tarihli mutabakat mektubunun sehven gönderilmiş olup, hataen gönderilen ve davacı tarafından kabul edilmeyerek itiraz edilen bu mektuba dayalı herhangi bir borçları bulunmadığını, davacıya ait web sitesinde kendisine ait ticari sır niteliğine haiz bilgilerin ,proje bilgi ve detaylarının paylaşıldığının tespit edildiğini, bunun üzerine Ankara 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/367 D. İş sayılı dosyası üzerinden tespit yaptırıldığını, davacının müvekkili şirkete ait gizli bilgileri paylaştığının tespit edildiğini, taraflar arasındaki 30.04.2013 tarihli "Yönetilebilir Kablosuz Erişim Hizmet sözleşmesi "13.05.2013 tarihinde ise ...Hizmet Bakım Sözleşmesini başta gizlilik başlıklı 22 md, 20 md. ve muhalif eylemler ve Her Türlü Yayın Yasağı başlıklı 26. Madde 24. Madde olmak üzere ilgili sözleşme ve mevzuat hükümlerinin ihlal edildiğini, her iki sözleşmenin gizlilik hükümlerinin ihlal edilmiş olması nedeniyle teminat mektuplarının paraya çevrildiğini, taraflar arasında imzalanan 28.03.2013 tarihli Yönetilebilir Kablosuz Erişim Hizmet Sözleşmesi ve ekledi gereğince bir kısım malzeme ve hizmetlere ilişkin geçicy kabul evrakının şirkete sunulmadığını tespit edildiğini, teminat mektubunun davacının davalı şirkete herhangi bir borç ve yükümlülüğünün kalmadığı ve kesin kabul onayından sonra 60 gün sonra iade edileceğini, ancak davacı taraf sözleşme hükümlerini yerine getirmediğinden kesin kabulün tamamlanmamış, iade şartlarının oluşmamış olduğunu bildirerek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, "...taraflar arasında ... A.Ş ile ... iletişim Teknolojileri Ltd.Şti. arasında 19.02.2013 tarihli Yönetilebilir Kablosuz Erişim Hizmetleri Sözleşmesi ile 13.05.2013 tarihli Hizmet ve Bakım Sözleşmesi (10.04.2013) akdedildiği,ve ilgili sözleşmeler uyarınca davacı tarafından davalıya 119.580,00 USD ve444.101,00 USD tutarında toplam 563.681,00 USD iki adet teminat mektubu verildiği, davalı tarafından teminat mektuplarının 27. 04.2018 ve 30.04.2018 tarihlerinde paraya çevrildiği ve davacı ve davalı kayıtlarında TL karşılıklarının davacı alacağı olarak kayıtlara alınmış olduğu, ve bilirkişi tarafından yapılan mali incelemeler kapsamında davacı ve davalı arasındaki ticari ilişkide fatura ve karşılığı yapılan ödeme kayıtlarından kaynaklı borç alacak ilişkisi kalmadığı, ancak davacının 2 adet teminat mektubunun davalı tarafından 2018 yılında paraya çevrilmesi sebebiyle kayıtlarda davacının söz konusu teminat mektupları tutarı kadar alacağının oluştuğu, kayıtlarda, mektubun bozdurulmasına sebep herhangi bir ticari evrak kaydı mevcut olmadığı ve davacı tarafından sunulan banka çıktısından 30.04.2018 tarihinde 444.101,00 USD teminat mektubunun ve 27 04.2018 tarihinde 119.580 USD teminat mektubunun ödendiği tespit edilmiştir. ...nin ... firmasına 3305912 nolu cari hesapta 30.06.2018 tarihi itibariyle 2.292.377,89 TL alacak bakiyesi verdiğine, mutabık olup olunmadığının mail yolu ile 25.09.2018 tarihinde bildirildiği, yine ... İletişim tarafından ...ye keşide ettiği Beşiktaş 26.Noterliği 19.10.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile 25.09.2018 tarihli mutabakat mektubunda 2.292.377,89 TL alacaklı olunduğunun, mutabık olup olunmadığının sorulduğunu, şirket nezdindeki cari hesaba göre 563.681,00 USD alacak görüldüğünü, mutabık olmadıklarını, şirketin kayıtlarının düzeltmesini ve ivedilikle şirkete ödemenin yapılmasının ihtar edildiği, davalı ...Ş tarafından ise ... İletişim'e keşide ettiği Üsküdar 21.Noterliği 22.11.2018 tarih ve ... sayılı cevabi ihtarname ile, 25.09.2018 tarihli mutabakat mektubunun sehven gönderildiği, herhangi bir alacaklarının bulunmadığını, 563.661, 00 USD alacak iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, firmalar arası cari hesap mutabakatları, cari hesapların tcplu bir şekilde gönderimi, dip toplamlarının alınması, tüm verilerinin raporlanması ve mutabakat dönüşlerinin yapılması sonrasında ortaya çıktığından, gerektiği takdirde şirketin finans birimlerince ayrıca irtibata geçileceğini, taraflar arasında hesap mutabakatı yapılmadığından, herhangi bir talep hakkının da bulunmadığını bildirerek ihtar ettiği görülmüş olup, somut olayda davalı tarafından davacıya gönderilmiş mutabakat mektubu geçerli olup davalının sehven gönderildiği şeklindeki beyanının tacir sıfatıda gözetildiğinde yerinde olmadığı yine davalı tarafından gizliliğe aykırı davranılması nedeniyle mektupları paraya çevirdiği yönündeki savunmasına yönelik dosyada delil bulunmadığı anlaşılmakla davacının davasında haklı olduğu gözetilerek, davaya konu iki adet teminat mektubu tutarı olan 563.681,00 USD tutarı kadar davacının davalıdan alacaklı olduğu ancak davacı tarafından ıslah edilen dava miktarı dikkate alınarak ve taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 24.639,00 TL'nin 30/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." açılan davanın "davanın kabulü ile, 24.639,00 TL'nin 30/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; HMK 17. Maddesi uyarınca davanın öncelikle reddinin gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme gereğince Ankara mahkemelerinin yetkili olduğu, davacının dayanağının belli olmadığı gibi basit yargılama usulüne tabi olmadığı ve heyet tarafından görülmesi gereken dava olduğu, nitekim 2.292.377,89 TL iddiası da basit yargılama usulüne tabi olmayıp yazılı yargılama usulüne tabi bir dava olduğu, söz konusu davanın kısmi dava olarak görülmesinin mümkün olmadığı, mutabakat mektubunun dayanağı olan konusu ,kapsamı farklı olan iki sözleşme bulunduğu , mutabakat mektubu nedeniyle alacak tutarının bölünmesinin mümkün olmadığı, mahkemeden talep edilen tutarın net olmadığı, yetersiz inceleme yapıldığı, davada ana bazı kurumlardan birinin davacı tarafın sözleşmeye dayalı gizlilik ve diğer yükümlülükleri ihlali iken ve dava dosyasına buna ilişkin deliller sunulmuşken bu konuda herhangi bir inceleme yapılmadığı , mahkeme kanalıyla yapılan tespitin (Ankara 1ATM 2015/367 D.İş ) hiç değerlendirilmediği , davacının 13.05.2013 tarihli sözleşmenin eki şartnamedeki hükümlülükleri yerine getirmediği , geçici kabulün hiç yapılmadığı, sözleşmeye uygun hizmet verdiğini ispatlama yükümlülüğünün davacıda olduğu , ek raporda da itirazların karşılanmadığı , iki mutabakat metninin sehven gönderildiği, faiz başlangıcı ve faize esas olan alacak yönünden rapordaki tespitlerin hukuka aykırılık teşkil ettiği belirtilerek ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılması talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, hizmet ilişkisine dayalı olarak verilen teminat mektuplarının nakde çevrilmesi nedeniyle oluştuğu iddia olunan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmeler.-10 Nisan 2013 tarihli ...Hizmet ve Bakım sözleşmesi'nde; sözleşme konusunun ... A.Ş. Nin ihtiyacı olan ve sözleşme ek 1 de teknik şartname dokümanında temin şartları ve detayları belirtilen ...Hizmet ve Bakım sözleşmesi'nin ... .... Şti (yüklenici firma ) tarafından sağlanması olduğu, sözleşme bedelinin 1.993,000 USD olduğu, bu sözleşme bedelinin %6 sı oranında kati teminatın yükleniciden alınacağı ve teminat mektubunun süresinin 5 yıl olacağı, sözleşme ve ekli doküman hükümlerine uygun olarak yerine getirildiğinin , yüklenicinin işten dolayı ...'a herhangi bir borcunun ve yükümlülüğünün kalmadığının tespiti ile kesin kabulün onaylanmasına müteakip 60 gün içerisinde kati teminat mektubunun iade edileceği , sözleşmenin uygulanmasından doğabilecek türlü uyuşmazlığın çözümünde İstanbul mahkemeleri ve icra dairelerinin (madde 33) yetkili olduğu belirtilmiştir.Sözleşmenin Gizlilik başlıklı 20. Maddesinde 22. Maddesinde '' Gizli bilgi, sözleşmede sayılanlarla sınırlı olmaksızın ve sözleşme konusu işe ilişkin yazılı veya sözlü , herhangi bir ortamda bulunan tüm donanım veya yazılıma ilişkin , teknik ve ticari bilgiler , iş planları , iş stratejileri, pazarlama planları , müşteri listeleri, fiyat listeleri , maliyet bilgileri , çalışanlarla ilgili bilgiler , fikri ve sınai haklarının konusunu teşkil eden müeccel olsun olmasın her türlü ürün ve usullerle ilgili olarak taraflardan birinin şu an için bildiği veya mülkiyetinde olan veya bundan sonra öğreneceği veya edineceği , genel olarak bilinmemesi ve ifşaatından ya da kullanımından ekonomik değer elde edebilecek başka kişiler tarafından meşru yollarla kolayca ulaşılmaması nedeniyle fiili veya potansiyel ekonomik değere sahip olan her türlü bilgi anlamına gelir . Yasa ile ticari sır olarak düzenlenen tüm husus ayrıca bu madde kapsamındadır.Yüklenici , sözleşme konusu işin ifası esnasında her ne suretle olursa olsun öğrenmiş olduğu ...'a veya iştiraklerine ilişkin gizlilik kapsamındaki bilgi ve belgeleri muhafaza edecek ve gizliliğini koruyacaktır . Sözleşmenin yerine getirilmesi amaçları için gerekebilecek haller dışında ...'un önceden yazılı izni olmaksızın kullanamayacak ve ifşa edemeyecektir.......Aksine davranılarak gizliliğin ihlal edilmesi halinde yüklenici sorumlu olacaktır. .hükmü yer almaktadır. -19 Şubat 2013 tarihli Yönetilebilir Kablosuz Erişim Hizmetleri Sözleşmesi'nde, sözleşme konusunun ... A.Ş. nin ihtiyacı olan ve sözleşme eki dökümanda temin şartları ile miktar, tip, özellik ve sair detay belirtilen kendine ait bir veya birden fazla binası olan hastane ,okul,alışveriş merkezi , tatil köyü, üniversite kampüsü, , kamu kurumu v.b. yerleri için kablosuz erişim altyapısının müşteri ihtiyaçları doğrultusunda kurulması , kurulan altyapısı merkezi ya da lokal olarak yönetilmesi , kullanıcı oturumu ve uç birim cihazlarını yönetmek , raporlamak ve harici sistemlerle entegre etmek için merkezi sistemlerde gerekli bileşenlerin kurulması ve tüm bu sistemlerin işletme /bakımının yapılması işlerinin yüklenici firma tarafından sağlanması olduğu, sözleşme toplam bedelinin KDV hariç 7.401.684,81 USD olarak belirlendiği belirtilmiştir. İş bu sözleşmenin'' gizlilik '' başlıklı 22. Maddesinde '' Gizli bilgi, sözleşmede sayılanlarla sınırlı olmaksızın ve sözleşme konusu işe ilişkin yazılı veya sözlü , herhangi bir ortamda bulunan tüm donanım veya yazılıma ilişkin , teknik ve ticari bilgiler , iş planları , iş stratejileri, pazarlama planları , müşteri listeleri, fiyat listeleri , maliyet bilgileri , çalışanlarla ilgili bilgiler , fikri ve sınai haklarının konusunu teşkil eden müeccel olsun olmasın her türlü ürün ve usullerle ilgili olarak taraflardan birinin şu an için bildiği veya mülkiyetinde olan veya bundan sonra öğreneceği veya edineceği , genel olarak bilinmemesi ve ifşaatından ya da kullanımından ekonomik değer elde edebilecek başka kişiler tarafından meşru yollarla kolayca ulaşılmaması nedeniyle fiili veya potansiyel ekonomik değere sahip olan her türlü bilgi anlamına gelir . Yasa ile ticari sır olarak düzenlenen tüm husus ayrıca bu madde kapsamındadır.Yüklenici , sözleşme konusu işin ifası esnasında her ne suretle olursa olsun öğrenmiş olduğu ...'a veya iştiraklerine ilişkin gizlilik kapsamındaki bilgi ve belgeleri muhafaza edecek ve gizliliğini koruyacaktır . Sözleşmenin yerine getirilmesi amaçları için gerekebilecek haller dışında ...'un önceden yazılı izni olmaksızın kullanamayacak ve ifşa edemeyecektir.......Aksine davranılarak gizliliğin ihlal edilmesi halinde yüklenici sorumlu olacaktır. .......35. Anlaşmazlıkların çözümü Bu sözleşmenin uygulanmasından doğabilecek her türlü anlaşmazlığın çözümünde Ankara il mahkemeleri ve icra daireleri yetkilidir.'' belirtilmiştir. Kesin teminat mektupları:-30.04.2014 tarih ve 014****237 no lu kesin teminat mektubunda, ... Bankasının Yönetilebilir Kablosuz Erişim Hizmetleri Sözleşmesini işini taahhüd eden yüklenici ......Şti'nin sözleşme kapsamında Türkiye'nin ihale ile ilgili kanun , tüzük ve şartname hükümlerine göre vermek zorunda olduğu, kesin teminat tutarı olan 444.101,00 USD tutarında 30.04.2018 tarihine kadar süreli teminat mektubunu ... A.Ş. Lehine verdiği belirtilmiş ve dava dilekçesine ekli banka swift'inde 30.04.2018 tarihinde teminat mektubu bedelinin ödendiği anlaşılmıştır. -06.06.2013 tarih ve 014****241 no lu kesin teminat mektubunda, ... Bankasının ...Hizmet ve Bakım sözleşmesi işini taahhüd eden yüklenici ......Şti'nin sözleşme kapsamında Türkiye'nin ihale ile ilgili kanun , tüzük ve şartname hükümlerine göre vermek zorunda olduğu kesin teminat tutarı olan 119.580,00 USD tutarında süresiz teminat mektubunu ... A.Ş. Lehine verdiği belirtilmiş ve dava dilekçesine ekli banka swift'inde 27.04.2018 tarihinde teminat mektubu bedelinin ödendiği anlaşılmıştır. İhtarnameler:......Şti tarafından ... A.Ş.'ye Beşiktaş 26. Noterliği vasıtasıyla gönderilen 19.10.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamede 25.09.2018 tarihli mutabakatta belirtilen 2.292.377,89 TL alacakla ilgili mutabık olup/olunmadığı sorulduğu ve mutabık olunmadığı belirtilerek gerçekte alacağın 30.04.2018 tarihi itibariyle 563.681,00 USD olduğu ihtar edilmiştir. ... A.Ş. Tarafından ......Şti'ye Üsküdar 27. Noterliği vasıtasıyla gönderilen 22.10.2018 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamede , 25.09.2018 tarihli mutabakat mektubunun sehven gönderildiği, 563.681,00 USD alacak iddiasının da kabul edilme imkanının bulunmadığı belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 11.06.2020 tarihli kök raporda özetle; davacı ve davalının sunulan kayıtları uyarınca taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında 2018 yılı öncesinde borç-alacak bakiyesi olmadığı, 2018 yılında 2 adet 444.101USD ve 119.580 USD bedelli teminat mektubunun paraya çevrildiğinin her iki taraf kayıtlarında davacı alacağı olarak kaydedildiği, davalı tarafın tacir olup, mutabakat metni gönderdikten sonra bunu sehven gönderdiğini ileri sürmesinin müdebbir davranma gereğinin içeriği ve ikrara bağlanan hukuki zaviyeden mümkün olmadığı, davalının kuruluş gizliliğine aykırı davrandığına ilişkin yargı kararı bulunmadığı davalının, davacıya 563.681,00 USD borcunun olacağını değerlendirilebileceği, borcun varlığının benimsenmesi halinde 30.06.2018 tarihinden itibaren ticaret temerrüt faizi yürütülmesinin mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesinde, dava konusu miktarın 2.282.377,89 TL artırılarak 2.292.377,89 TL olarak talep edilmiş, 30.09.2020 tarihli sayman mutemedi alındısında toplam 250,00 TL ıslah harcı yatırıldığı anlaşılmış ve 28.10.2020 tarihli celsede davacı vekilinin yatırılan harca tekabül eden 14.639,00 TL kadar dava miktarının artırıldığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Ankara 1. ATM nin 2015/367 D.İş sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi tespit raporunda, bilişim uzmanı tarafından yapılan incelemede, www.....hr web sitesi ve uzantısı linkler ile ilgili tespitler yapılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek raporda, beyan ve itirazlarla ıslah ile ilgili hususun usul hukukuna ve teknik alana ilişkin olduğu, bunun ise kendi uzmanlık alanına girmediği belirtilerek kök rapordaki görüşlerinde herhangi bir değişiklik olmadığı ifade edilmiştir. Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda, harçlandırılan miktar nazara alınarak davanın kabulü ile, 24.639,00 TL nin 30.06.2018 tarihinden işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline dair karar verilmiş ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi: HMK'nın 6. maddesinin ilk fıkrasında genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu belirtilmiştir. Sözleşmeden doğan davalarda yetki, HMK'nın 10.maddede düzenlenmiş ve sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hükmüne yer verilmiştir.Yetki sözleşmesine ise aynı yasanın 17.maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, dava, sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." şeklinde yer verilmiş, HMK'nın 18/2. maddesinde ise yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması, yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesinin şart olduğu düzenlenmiştir. HMK'nın 17.maddesi münhasır yetki hükmüdür ancak kesin yetkiyi düzenlememektedir. Yani yetki itirazı süresi içerisinde ileri sürülmediği takdirde mahkemece re'sen nazara alınamayacak, yetkisiz mahkeme yetkili hale gelecektir. HMK'nın "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19. maddesinde; "(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.(2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.(3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.(4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." hükmü ile yetki itirazının şekli ve zamanı ile usulüne uygun yetki itirazının bulunmaması halinde mahkemenin yetkili hale geleceği düzenlemiştir.Somut davada, taraflar arasında 19 Şubat 2013 ve 10 Nisan 2013 tarihli 2 sözleşme yapılmıştır. Dava dilekçesinde ve dosyada yer alan tespitlerden davanın taraflar arasındaki 2 sözleşme kapsamında verilen teminat mektubu bedelinin iadesine ilişkin oluştuğu iddia olunan alacağının faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. İş bu davada, davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde ve istinaf başvurusunda düzenlenen sözleşmede yer alan yetki kuralı uyarınca yetkili mahkemenin Ankara mahkemeleri olduğu ileri sürülmüştür .Taraflar arasında düzenlenen konuları birbirinden farklı 2 sözleşmede yetkili mahkemenin belirlenmesine ilişkin hükümler yer almakta olup, yukarıda bu husus ile ilgili bilgi verilmiştir. 10 Nisan 2013 tarihli sözleşmenin 33. Maddesinde anlaşmazlıkların çözümünde İstanbul mahkemeleri yetkili kılınmış iken, yine taraflar arasında düzenlenen 19 Şubat 2013 tarihli sözleşmenin 35. Maddesinde anlaşmazlıkların çözümünde Ankara mahkemeleri yetkili kılınmıştır . Mahkeme tarafından 10.07.2019 tarihli celsede yetki itirazı değerlendirilmiş ve sonraki tarihli sözleşmenin İstanbul Mahkemelerini yetkili kıldığı ve bu nedenle yetki itirazının reddine karar verildiği belirtilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 10 Nisan 2013 tarihli yani sonradan düzenlenen sözleşmede İstanbul Mahkemeleri yetkili kılınmış ise de, bu sözleşmede taraflar arasında düzenlenen ilk sözleşmeye atıf yapılarak sözleşmenin yetkili mahkemeyi düzenleyen hükümlerinin tadil edildiğine dair bilgi yer almamaktadır. Bu nedenle sırf sonradan düzenlenen sözleşmede yer alan hükümlere bakarak yetkili mahkemenin belirlenmesi yoluna gidilmesi yerinde değildir. 19 Şubat 2013 tarihli sözleşmeye dayanılarak düzenlenen Yönetilebilir Kablosuz Erişim Hizmetleri Sözleşmesi uyarınca düzenlenen 444.101,00 USD bedelli kesin teminat mektubunun nakde çevrilmesi ile oluştuğu iddia olunan alacak ile ilgili davada yetkili mahkemenin 6100 sayılı HMK nun 17. Maddesi uyarınca Ankara Mahkemeleri olduğu gözetilmeksizin hüküm tesis edilmesi hatalı olup, davacı vekilinden 6100 sayılı HMK nun 31. Maddesi uyarınca beyan alınarak her 2 sözleşme uyarınca alacak taleplerinin ve dayanağının ayrıştırılmasının istenilmesi ve 19 Şubat 2013 tarihli sözleşmeye dayanılarak düzenlenen Yönetilebilir Kablosuz Erişim Hizmetleri Sözleşmesi uyarınca düzenlenen teminat mektubunun nakde çevrilmesinden doğan alacak istemine ilişkin taleplerin ayrı esasına kaydı yapılarak yetkisizlik kararı verilmelidir. -Davalının sunduğu diğer istinaf sebeplerinin incelenmesi:-10 Nisan 2013 tarihli ...Hizmet ve Bakım sözleşmesi nazara alınarak düzenlenen bilirkişi heyeti ek raporunda , tespit dosyası ve ıslah ile ilgili incelemenin uzmanlıkları dahilinde bulunmadığından yapılamadığı belirtilmiştir. Dosya kapsamına sunulan deliller ( mahkeme tespit dosyaları) incelenmeden davacının ileri sürdüğü alacağın varlığı ve miktarı konusunda hüküm tesis edilmesi yerinde değildir. Bu nedenle heyete bilişim uzmanı bilirkişi atanmadan düzenlenen raporun hükme esas alınması maddi gerçeğin ortaya çıkmasına engel bir durum yarattığı gibi, hukuki dinlenilme hakkının ihlali sonucunu doğurur. İstinafa konu iş bu dava dosyasının tek hakimle görülmesinin yerinde olmadığı , yazılı usul kuralları uygulanması gerektiği ileri sürülmüş ise de, harçlandırılan ve ıslah edilen dava miktarı nazara alındığında bu itirazın yerinde olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve yetersiz gerekçeye dayanılarak yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1257 E. 2021/545 K. Sayılı 02/07/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/10/2025