T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1683
KARAR NO: 2025/1050
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/12/2020
ESAS NO: 2018/790
KARAR NO: 2020/806
DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 01/10/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 14 .09.2013 tarihli sözleşmeden kaynaklanan edimlerin yerine getirildiği iddiasıyla (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) harca esas değer şimdilik 5.000,00 TL hesaplanarak ;Sözleşme gereği 5 adet cihazın davacıya teslimi ile 31.12.2013 tarihinden itibaren kullanamama zararı hesaplanarak davalıdan tahsiline ya da bu 5 adet cihazdan aynen ifası mümkün değilse cihaz bedellerinin yenilenerek 31.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş olup davacı şirket temsilcisi tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 18/02/2021 tarih 2019/4774 E. 2021/4322 K. Sayılı ilamında bu husus "alacağın belirsiz olduğunun dava dilekçesinde açıklanması bu noktada önemsizdir. Zira alacak belirsiz ise alacaklının kısmi dava veya belirsiz alacak davası açma hakkı vardır. Dava dilekçesinde "belirsiz alacak davası" açıldığı yazılı değilse veya Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesine dayanılmamışsa, dava konusu miktarların 50-100-1000 TL gibi gösterilmesi halinde davanın kısmi dava olarak açıldığı kabul edilmelidir. Sonradan alacaklı tarafın davayı belirsiz alacak davası olarak nitelemesi sonuca etkili değildir." şeklinde ifade edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesinde "Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.", aynı yasanın "Parasal sınırların artırılması" üst başlığı ile Ek Madde 1'de, "(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." hükümleri yer almaktadır.04/06/2025 tarihli ve 32920 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7550 sayılı Kanun) 20. maddesi ile HMK'nın Ek 1. maddesinin 2. Fıkrası; "(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiş ise de anılan değişikliğin Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra verilen kararlar yönünden uygunlanması mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14/07/2025 Tarihli 2023/4-931 E. 2025/491 K. sayılı kararında da aynı yönde oybirliği ile karar alınmıştır. Somut dosyada ise, karar tarihi 07.12.2020 olduğundan, 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7550 sayılı Kanun) 20. maddesi ile HMK'nın Ek 1. maddesinin 2. Fıkrası uyarınca yapılan değişiklikten önceki hükümler uyarınca kararın kesin nitelikte olup /olmadığının değerlendirilmesi gerekmiştir. Kısmi dava olarak açılan uyuşmazlıkta, 07/12/2020 tarihinde istinaf kanun yoluna başvuru için parasal sınır 5.390,00 TL olup , harca esas değer olarak 5.000,00 TL belirtilmiştir. Bu haliyle, kısmi dava olarak açılan iş bu uyuşmazlıkta 5.000,00 TL miktarın kesinlik sınırının altında kaldığı, bu nedenle kararın reddedilen miktar yönünden kesin olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1.b maddesi uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve 352/1.b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye irat kaydına, karar harcının istem halinde davacıya iadesine,3-İstinaf yargılaması için davacı tarafça yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352/1.b bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.01/10/2025