T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1968
KARAR NO : 2025/1010
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/09/2021
ESAS NO: 2020/428
KARAR NO : 2021/807
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 24/09/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında 28.09.2018 - 28.09.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... no.lu poliçe ile işyerim paket sigorta poliçesi tanzim edildiğini, söz konusu yangın, mobilya imalathanesi olarak kullanılan davalı ... ... Mobilya San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait katta, mesleki faaliyete özgülenen kesim makinelerin kullanımı esnasında çıkan kıvılcımların zeminde yer alan talaş tozlarını tutuşturması sonucu meydana geldiğini, kontrol altına alınamayan yangının söndürme faaliyetleri esnasında üst kattan su sızması sonucunda sigortalıya ait kağıt bobinlerin ıslanarak zarar görmesi sonucu maddi hasar meydana geldiğini, müvekkili şirketin, sigortalının zarar gören emtiasına ilişkin yapılan 29.499,00-TL'lik ödemesini müteakip, TTK 1472/1 halefiyet kuralı uyarınca, zarar sorumlularına karşı yasal takip yürütme hakkı doğduğunu, akabinde, zarar gören sigortalıya yapılan ödeme sonrasında, yapı maliki ...'a ve ... ... Mobilya San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne karşı Büyükçekmece 1. icra müdürlüğü'nün 2019/37102 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazları sonucu durduğunu, alacağın tam ve kesin miktarı, ancak yapılacak tahkikat ile alanında uzman bilirkişiler tarafından kusur ve kadri marufluk yönünden yapılacak incelemeler neticesinde ortaya çıkabileceğinden alacak davasını ikame etme zorunluluğu doğduğunu, bu nedenle davanın HMK'nın 107. Maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00-TL'nin 24/05/2019(ödeme tarihi) tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... ... Mobilya San. Ve Tic. Ltd. Şti. Vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacı tarafın talep ve iddialarının zaman aşımı ve hak düşürücü süre sebebiyle reddinin gerektiğini, açılan davanın temeli haksız fiil ve zarar esasına dayalı olduğunu, somut olayda ticari bir ihtilaf olmadığını, davanın görev yönünden reddi gerektiğini, davacı taraf Sigortalısının ... olduğunu, zarar gördüğünü iddia ettiği malların ...'a ait olduğunu iddia ettiğini, yangın raporunda kiracının ..., mal sahibinin... olarak belirtildiğini, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını bu nedenlerle davanın reddine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yangın söndürme faaliyetleri sırasında üst kattan su sızması neticesinde sigortalının kağıt bobinlerinin ıslanarak zarar gördüğünü, ... Sigorta, sigortalının zarar gören emtiasına ilişkin olarak 29.499,00 TL’lik ödeme yaptığını, ilgili mecurda müvekkilinin mal sahibi olduğunu, üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirtiğini, kusurun var ise kullanan kiracıda olduğunu, kusurlu ya da kusursuz herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, "...Bilindiği üzere ispat yükü iddiayı süren tarafta olup somt olayımızda ispat yükü meydan gelen yangında davalıların sorumlu olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Taraf delilleri bu mevacehe ölçüsünde toplanmış ve değerlendirmeye alınmıştır. Uyuşmazlığın çözümünün ayrıca teknik bilgiyi gerektiriyor olması nedeniyle konuya ilişkin mahkememizce bilirkişi raporu alınmıştır. Alınan rapora göre yangının meydana gelmesinde davalıların eşit derecede ve müteselsil sorumlu oldukları tespit edilmiş, raporun açıklayıcı ve denetime elverişli olması nedeniyle rapora itirazlara itibar edilmeyerek rapor hükme esas alınmıştır. Bilindiği üzere kusurlu bir hareketiyle başkasına zarar veren kusuru oranında oluşan zararı gidermekle yükümlüdür. Yapılan inceleme neticesinde meydana gelen zararda davalıların davacıya karşı müteselsil sorumlu oldukları, zararın 29.499,00-TL olduğu, davacı tarafından bu bedelin sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalıya ödendiği, rücu şartlarının oluştuğu, ödenen bedelin ayrıca meydana gelen zarar miktarı ile uyumlu olduğu anlaşılmakla dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Davacı tarafından ara buluculuk görüşmesi neticesinde maktu vekalet ücretine hak kazandığına dair bu hususun değerlendirilmesi ayrı bir dilekçe ile talep edilmişse de uyuşmazlığın dava sırasında ara buluculuk görüşmesi neticesinde sonuçlandırılmadığı, AAÜT'nin 16/2-C maddesinde belirtilen hususun yargılama sırasında uyuşmazlığın ara buluculuk neticesinde sonuçlandırılması halinde uygulama alanı bulabileceği, mevcut uyuşmazlığımızda dava esasa geçerek sonuçlandırıldığında bu talebi reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir..." açılan davanın "davanın kabulü ile; 29.499,00-TL'nin 24/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine," dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davalı ... vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalının mal sahibi olup üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiği, kendisine kusur atfedilemeyeceği ve iş bu nedenle davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. 2-Davalı ... ... Mobilya San ve Tic Ltd Şti vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; kiracılık ilişkisi henüz başlamamış davalıya kusur isnat edilmesinin yerinde olmadığı, davalının taşınmazda çatlak olup/ olmadığını, su sızdırıp/ sızdırmayacağını bilmesi ihtimalinin bulunmadığı , sorumluluğun yapı malikinde olduğu, hasar bedeli ile uzman bilirkişilerden rapor alınmamasının hukuka aykırılık teşkil ettiği , zarar hesaplamasının nasıl yapıldığının anlaşılamadığı, sovtaj bedeli ile ilgili bir değerlendirmede bulunulmadığı, AAÜT 16/2 maddesi uyarınca davacının talebinin reddine karar verildiği bu nedenle kısmen kabul kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmediği ve eksik inceleme ile hüküm tesis edildiği belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nin 1472. maddesi uyarınca sorumlu olduğu iddia olunan davalılardan rücuen tahsili istemidir. Dava, rücu talebine dayanmakta olup, rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nin "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince, aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. ... no'lu poliçenin incelenmesinde; davacı ile dava dışı ... San ve Tic Ltd Şti arasında 28.09.2018/2019 dönemlerini kapsayacak şekilde İşyerim Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiği, dava konusu hasarın 24.03.2019 tarihinde meydana geldiği ve davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 29.499,00 TL ödeme yapıldığına dair ibraname, mutabakatname ve tazminat makbuzu düzenlendiği anlaşılmaktadır. Yangın raporunda; Olay yerine varıldığında bodrum üzeri 2 katlı binanın mobilya imalathanesi olarak kullanılan 2. Kat dahilinin alevli şekilde yanmakta olduğunun görüldüğü , yangın sonrası yapılan inceleme ve araştırmada bodrum üzeri 2 katlı binanın mobiliya imalathanesi olarak kullanılan 2. kat dahilinde girişe göre sol köşede bulunan alanda , kaynak kesim esnasında kaynak makinesi ya da metal kesim motorundan çıkan kıvılcımların yakınında bulunan talaş tozlarını tutuşturması sonucu yanma olayının meydana geldiği ve gelişerek etrafına sirayet ettiği kanaatine varıldığı belirtilmiştir .Ekspertiz raporunda; hasara konu hadisenin binanın 1. Katında yer alan ... Mobilya firmasına ait mobilya atölyesinde meydana gelen alevli yangın hadisesinde itfaiye ekiplerince müdahale edilmesi sonucu alt katta yer alan sigortalıya ait kağıt bobinlerine su sirayet etmesi olduğu, ekspertiz çalışması sırasında yapılan incelemede , tavan ve duvarların muhtelif bölümlerinde su izlerinin olduğu ve davanın yer yer ıslaklıklarının devam ettiği , ayrıca zeminde de henüz kuramayan bölümler olduğunun görüldüğü , tespite göre toplam ağırlığı 16.060 kg'ı bulan toplam 30 adet kağıt bobinin muhtelif bölümlerinden ıslanmış ,yumuşamış ve deforme olmuş olduğunun tespit edildiği, firmanın yaklaşık olaydan bir ay kadar önce sigortalının üst katına taşındığı belirtilmiştir. Mahallinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi heyeti raporunda özetle, yangın olayında davalıların eşit derecede kusurlu olduğu , davalı ..... Ltd Şti'nin yangına sebebiyet vermek ve/veya binanın bakımındaki eksikliklerden doğan zarardan malikle birlikte kusuruna hükmedilmesi durumunda davalıların birlikte müteselsilen sorumlu olmasının gerektiği belirtilmiştir. Düzenlenen bilirkişi raporunun 16-17-18. Sayfalarında ekspertiz raporunda belirtilen sovtaj bedelinin incelendiği ve miktarının uygun olduğu , yangın sonucu zarar gören kağıtların hurda olarak verilen kg satış fiyatının uygun olduğu ve 29.499 ,00 TL yönünden rücu hakkının doğduğuna kanaat getirildiği ifade edilmiştir. Davacı vekili tarafından mahkemeye sunulan 24.06.2021 tarihli dilekçede 100,00 TL üzerinden açılan davanın değerini, her iki davalı yönünden de 29.399,00 TL artırarak 29.499,00 TL'ye yükseltildiği belirtilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş olup , davalılar tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:6098 sayılı TBK'nin 69. (Mülga 818 sayılı B.K'nin 58) maddesi uyarınca, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Bina veya yapı eserlerinden doğan sorumluluğun doğması için; kişinin bina veya sair inşa eserinin maliki olması ve zararın bina veya sair inşa eserinin yapımındaki bozukluk veya bakımındaki bir noksanlıktan meydana gelmesi gerekir. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, TBK'nin 69. maddesindeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bir bina veya yapı eserini malikinin TBK'nin 69. maddesine göre sorumlu tutulabilmesi için zararın, yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden doğduğu ispatlanmalıdır. Buradaki ispat yükü zarar görene düşer. Bununla birlikte zararla, yapım bozukluğu veya bakım eksikliği arasında uygun illiyet bağının bulunması yani zararın yapımdaki bozukluktan veya bakımdaki eksiklikten dolayı meydana gelmiş olması gerekmektedir. Bu sorumlulukta zarar gören zararın, yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden doğduğunu ispatlamakla yükümlü ise de yapı malikinin kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Zira TBK'nin 69. maddesine dayalı sorumluluk, kusursuz sorumluluk halidir. Bu nedenle yapı maliki ise, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Bilindiği üzere, kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması, üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması şartlarından birini gerçekleşmesi gerekmektedir.Somut davada, 6098 sayılı TBK'nin 69. (Mülga 818 sayılı B.K'nun 58) maddesinde belirtilen yapı eseri maliki sorumluluğuna dayanılmaktadır. Dosyada düzenlenen bilirkişi raporu ve teknik raporlar birlikte incelendiğinde, yangının kaynak kesim makinesi ya da metal kesim makinesi motorundan çıkan kıvılcımların yakınında bulunan talaş tozlarının tutuşturulması sonucunda meydana geldiği , elektrik ark kaynağındaki sıcaklığın 3500 -4000 derece olup, kaynak sırasında sıçrayan kıvılcımların sıcaklığının ise 1200 -1600 derece olduğu, bu sıcaklıktaki kıvılcımların yanabilen veya çabuk tutuşan maddelerinin üzerine düştüklerinde yangına neden olduğu, ahşap türü malzemelerin tutuşma sıcaklığının ise 250 -300 derece olduğu tespit edilmiştir. Talaş tozlarının üzerine veya diğer yanıcıların üzerine düşen bu kaynak kıvılcımlarının 4 -5 dakika içinde yangına sebebiyet verebileceği , bu süre içerisinde kaynak işini bitirilip, iş yeri mahallinin terk etmenin oldukça zor olduğu belirtilmiştir . Dava dışı sigortanın davalı yapı maliki ...'a ait binada kiracı olarak bulunduğu , faaliyetini yangın anında da devam ettirdiği , davalı ...'a ait binada yapılan keşif anında üst katta çıkan yangında itfaiyenin yangına müdahale ve yangını söndürmek için sıktığı suyun alt kata sirayetine imkan tanıyan yapısal kusurlar ve bakımsızlığın tespit edildiği ( dilatasyon derzlerin yalıtımının yapılmadığı, binadaki tesisatların üst kat ile alt kat arasındaki betonarme döşeme delinerek döşendiği , döşemede açılan deliklerin aynen bırakıldığı , binanın genel olarak bakımsız ve düzensiz olduğu ) , yapı malikinin 6098 sayılı TBK'nin 69.maddesi uyarınca kusursuz sorumluluğunun bulunduğu , söz konusu yapıda kiracı olarak bulunduğu tespit edilen davalı .... Ltd Şti'nin de davaya konu hasarda müteselsilen sorumlu olduğu nazara alınarak mahkemece verilen kararın yerinde olduğuna dair karar vermek gerekmiştir. Ayrıca, davacının arabuluculuk görüşmeleri neticesinde maktu vekalet ücretine hak kazandığının tespitine karar verilmesi yönündeki talebinin reddi davanın kısmen reddi mahiyetinde olmadığından , davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi yönündeki talep yerinde değildir. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalıların istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b,1 gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davalılar tarafından ayrı ayrı yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'dan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcının davalı tarafından yatırılan 503,77 TL 'nin mahsubu ile bakiye 111,63 TL harcın bu davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalı ... ... Mobilya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcının davalı tarafından yatırılan 563,07 TL 'nin mahsubu ile bakiye 52,33 TL harcın bu davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalılara ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.
24/09/2025