T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1927
KARAR NO : 2025/1012
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/10/2021
ESAS NO: 2019/967
KARAR NO : 2021/757
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 24/09/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında organizasyon sözleşmesi akdediği, davacının bu sözleşme tahtında tüm edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini Seyahate katılanların genel memnuniyet oranı 9687,30 rakamın da bunun en önemli kanıtı olduğunu, davacının, edimlerinde hiçbir eksiklik yokken, davalı taraf bazı bahaneler ileri sürerek davacı alacağının bir bölümünün ödenmediğini, davalının bu konuda gönderdiği haksız ihtara da cevap verilmediğini, davalı şirketin ödemediği bakiye borç miktarının 26.178,99 TL olup, bu konuyla ilgili cari hesap ekstresi ekte sunulduğunu, davalının bu borcu ödememesi üzerine borçlu şirket hakkında İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından ilamsız icra takip başlatıldığını,ancak itiraz edildiği belirtilerek takibe itirazlarının iptaline, takibin devamına, davalı/borçlunun % 20 icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmistir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacın Bilgiler sözleşmede hizmet ve sorumluluklarını gereği gibi yerine getirmediğini, davacı tarafça düzenlenen faturaların iade edildiğini, davacının seyahat genel memnuniyet anketinin neye göre ve nasıl yapıldığının belli olmadığını, ayrıca davalı tarafından Kartal 21.Noterliğinin 12.07.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini ve 04.07.2018 tarihli ... numaralı faturanın da kabul edilmeyerek yasal süre içerisinde iade edildiğini beyan ederek, haksız ve ispatlanmamış davanın reddini, davacı aleyhine %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, ".. Dosyaya mübrez işbu bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu, gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya elverişli ve yerinde olduğu kabul ve takdir edilerek davacının davasının kabulü ile davalının İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına karşı yapmış olduğu itirazının İİK'nın 67/1. maddesi gereğince iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faiz uygulanmak suretiyle devamına karar verilmiştir. Davacının İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Olayımızda davalının borcunun cari hesap ve ticari defterlere göre açık ve net olarak belirli ve belirlenebilir olduğundan İcra İflas Kanununun 67/2.maddesi gereğince asıl alacağın %20'si olan 5.235,80 TL icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. Maddesinde sayılan yargılama giderleri, 326/1. Maddesi gereğince tamamen davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinın 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilerek HMK'nın 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." açılan davanın "davanın kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, icra takibinin asıl alacak 26.178,99 TL'ye takip tarihinden itibaren %19,50 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına, asıl alacağın %20'si olan 5.235,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirmeye dayandığı , itirazın karşılanmadığı , yeni bir heyetten rapor alınması talep edilmişse de bu taleplerin dikkate alınmadığı , gerek gezi öncesi vize alımında ve gerekse ulaşım ve rehberlik hizmetlerinde birçok aksaklığın gerçekleştiği davalı tarafından gönderilen elektronik postanın davacı tarafça dikkate alınmadığı, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği , memnuniyet anketleri dikkate alınarak davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirdiği kanaatine varılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava, paket tur sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağının tahsili talepli davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının cari hesap ekstresi ve fatura alacağına dayalı olarak 26.178,99 TL'nin tahsili için takip başlatıldığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Ödeme emrinde takibe konu faturanın 11.12.2018 tarih ve '' incentive satışlar '' açıklaması ile düzenlendiği tespit edilmiştir. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda bilirkişi raporları düzenlenmiştir. Mahkemece yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur .Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair karar verilmiş ve davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.HMK'nin 355. maddesi uyarınca inceleme: Taraflar arasındaki esasa ilişkin uyuşmazlığın çözümünden önce, davada HMK'nın 355. maddesi gereğince kamu düzeni nedeniyle re'sen dikkate alınması gereken usule ilişkin aykırılıkların mevcut olup olmadığının tespiti gereklidir. Usule ilişkin aykırılıklar konusunda da öncelikli olarak ve mahkemece re'sen dikkate alınması gereken husus ise, mahkemenin görevli olup olmadığı sorunudur. Zira görev, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınabileceği gibi, taraflarca da davanın her aşamasında ileri sürülebilir. 6502 sayılı TKHK"'unun 51/1 maddesinde" Paket tur sözleşmesi, paket tur düzenleyicileri veya aracıları tarafından aşağıdaki hizmetlerden en az ikisinin birlikte, her şeyin dâhil olduğu fiyatla satıldığı veya satımının vaat edildiği ve hizmetin yirmi dört saatten uzun bir süreyi kapsadığı veya gecelik konaklamayı içerdiği sözleşmelerdir:a) Ulaştırma, b) Konaklama, c) Ulaştırma ve konaklama hizmetlerine bağlı olmayan başka turizm hizmetleri." şeklinde paket tur tanımlanmıştır.Davacı şirket ile davalı şirket arasında paket tur sözleşmesi yapıldığı sabittir. TKHK'nin paket tur sözleşmeleri başlıklı 51/9. maddesinde yer alan "Ticari veya mesleki faaliyetleri çerçevesinde paket tur hizmetinden faydalanan kişiler de tüketici olarak kabul edilir." düzenlemesi ile paket turdan yararlanan gerçek kişi tüketici dışındaki kişiler de tüketici olarak kabul edilmiştir. Paket tur katılımcısının ticari veya mesleki faaliyeti çerçevesinde hareket etmesi halinde dahi, bu tür kişilerin de tüketicilere sağlanan haklardan faydalanacağı yasal olarak düzenlenmiştir. TKHK'nin tüketici mahkemeleri başlıklı 73/1-4. maddesinde ise, "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir". "Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür" düzenlemesi bulunmaktadır.Paket tur sözleşmesinin tarafı olan davacı şirket tüketici olarak kabul edildiğine göre, taraflar arasında paket tur satışından kaynaklanan hukuki işlemin tüketici işlemi niteliğinde (TKHK md. 3) olması nedeniyle davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesi'ne aittir.Açıklanan nedenlerle, mahkemece, tüketici mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesis edilmesi hatalı olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin HMK 353/1.a.3, 355 maddeleri uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir .
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun sair istinaf sebepler incelenmeksizin KABULÜ ile İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/967 E. 2021/757 K. sayılı 11/12/2019 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.3 bendi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dairemizin kararı doğrultusunda işlem yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince iadesine,4-Davalı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,osya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.a.3 ve 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.24/09/2025