T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1871
KARAR NO : 2025/974
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/10/2021
NUMARASI : 2020/469 Esas - 2021/749 Karar
DAVA: Rücuen Tazminat
KARAR TARİHİ: 17/09/2025
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ...’ün ... poliçe numaralı grup sağlık sigortası sertifikası ile müvekkili şirket sağlık sigortası teminat altında iken 20.06.2018 tarihinde ... plakalı aracın içerisinde trafik kazası sonucu yaralandığını, kaza sebebiyle gördüğü tedavilere ait giderlerin müvekkili tarafından karşılandığını, müvekkil şirketin sigortalısının yaralanmasına sebep olan ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunun tespit edildiğini, sağlık giderlerinin SUT kapsamında kalan kısmının 11.581,46 TL olup bu tutarın SGK tarafından ödenmesinin talep edildiğini, tedavi masraflarının SUT'u aşan kısmının ise 64.569,22 TL olup bu tutarın davalı şirket tarafından ödenmesi talep edilmesine rağmen davalı şirketin müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığını belirterek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet yönünden reddini talep ettiklerini, zamanaşımı defi'inde bulundukları ve dava süresinde açılmadıysa davanın reddini talep ettiklerini, ... plakalı aracın müvekkili nezdinde 30.12.2017 - 30.12.2018 tarihlerini kapsayan 54946017 nolu zmss ile sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigortalılarının kusuru oranında olmak üzere bedeni zararlarda poliçede belirtilen azami oran ile sınırlı olduğunu, davacının rucü hakkı bulunmadığını, dava dışı ... vekili tarafından yapılan başvuru neticesinde 360.000,00 TL ödeme yapıldığını, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderlerinin Trafik Sigortası Genel Şartları ve Karayolları Trafik Kanunu gereği trafik poliçesi teminatı kapsamı dışında olup SGK tarafından ödenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini ve dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, meydana gelen trafik kazası sonucu dava dışı sigortalıya ödenen tedavi giderleri alacağının davalı sigortadan rücuen tahsili istemine ilişkin davada, 20.06.2018 tarihinde saat:19.30 sıralarında sürücü... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile Denizli Caddesi üzerinden Su ürünleri Hali yönüne seyir halinde iken kaza mahalline geldiğinde sola manevra yaptığı esnada aracının sol ön yan kısmıyla, seyir istikametine göre gerisinden gelip, sol tarafından geçiş yapmak isteyen sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosiklettin ön kısımlarıyla çarpması ile neticelenen dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, mahkememizce kusur yönünden yapılan inceleme neticesinde Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi trafından düzenlenen 08.02.2021 tarih 1751 sayılı raporda, sürücü...'nın %85 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ün %15 oranında kusurlu olduğu yönünde rapor düzenlendiği, dava dışı ...'ün meydana gelen trafik kazası sonucu yüzeysel kafa ve göğüs kafesi yaralanması, omuz, üst kol yüzeysel yaralanması ile ayak bileği ve ayağın ezilmesi şeklinde ... Hastanesinde tedavi altına alındığı, yapılan tetkikler sonucunda; skapula (kürek kemiği) kırığı, ayak başparmağı kırığı, kapalı kalkaııeus (Ayak kemiği) kırığı ve torasik vertebra (göğüs bölgesi omurga) kırıkları tespit edilerek gerekli bakım ve tedavilere alındığı, bu kırıklardan 2 tanesi için ameliyat geçirdiği, diğerlerinin medikal tedavi ve ortopedinin diğer tedavi yöntemleri ile iyileştirildiği, Danıştay 15. Dairesinin önce 14.11.2013 tarihinde yürütmeyi durdurma kararı ve 16.03.2016 tarih 2013/7713 E.ve 2016/1779 sayılı kararı ile trafik kazaları nedeniyle ilgililere sunulan sağlık hizmet bedellerinin tahsiline ilişkin usul ve esaslara ilişkin Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan “… Sağlık uygulamaları Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda” ibaresinin iptaline karar verildiği, kanun gereği kazazede için özel ve resmi sağlık kurumunda yapılan her türlü tedavinin gerçek zarara işaret etmesi ve yaralanma ile uygunluk göstermesi şartı ile davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının sorumluluğunda olduğu, acil hal teşkil etme şartının aranmayacağı, sadece her türlü tedavinin gerçek zarara işaret etmesi ve yaralanma ile uygunluk göstermesi şartı ile mahkemece kabul edildiği, davacı tarafından yapılan ve talep edilen tüm 76.150,68 TL tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu, davalı ... A.Ş.‘nin sorumluluğunda olmadığı gerekçesiyle DAVANIN REDDİNE karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kararın kesin olarak verilmesi ve sonrasında istinaf kanun yolunun açık olması gerektiğine ilişkin tashih taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, mahkeme tarafından dava değerinin arttırılması için taraflarına süre verilmesi gerekirken bu husustaki taleplerinin dahi değerlendirilmeden karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, 23.04.2015 sonrası kazalarda SUT kapsamında sınırlı olarak SGK sorumlu olup geriye kalan tutardan ise sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam edeceğinden emsal dosyalardaki bilirkişi raporları ve mahkeme kararları dikkate alınarak mahkemenin davanın reddi yönündeki kararının hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle SUT kapsamında kalıp SGK tarafından ödenen miktarın mahsubu ile, davacı şirket tarafından grup sağlık sigortası poliçesi kapsamında ödenen tedavi giderinin, kazaya sebebiyet veren aracın ZMMS sigortacısı davalı sigorta şirketinden rücuen tazminine ilişkindir.İlk derece mahkemesince belirsiz alacak davası şeklinde 5.000,00 TL dava değeri üzerinden açılan iş bu davada verilen karar kesin olarak verilmiş, davacı vekilinin hükmün kesin olduğuna dair kısmın tashihi talepli 22.10.2021 tarihli dilekçesine ilişkin 27.10.2021 tarihli ek karar ile "...davacı vekilinin hükmün tashihi talebinin reddine," şeklinde karar verilmiş, davacı vekilinin hem esasa ilişkin karara yönelik hem de tashih talebinin reddine yönelik ek karara ilişkin istinaf başvurusuna ilişkin olarak ise herhangi bir ret kararı verilmeden dosya istinaf incelemesi için gönderilmiştir. Dava dilekçesinde bildirilen 64.569,22 TL'lik ödemenin davalı sorumluluğunda olduğu bildirilerek ve buna dair faturaların sunularak dava açılması, HMK'nın 341/3. maddesi uyarınca kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirlenmesi gerektiği nazara alındığında, kararın verildiği tarih itibariyle 5.880,00 TL kesinlik sınırının üzerinde bulunan uyuşmazlık bakımından istinaf talebinin esastan incelenmesine karar verilmiştir.Dava dışı sigortalı ... davacı şirket nezdinde 01.01.2018 - 01.01.2019 tarihleri arasında ... poliçe numaralı grup sağlık sigorta sertifikası ile sigortalıdır. Dava dışı ... nolu araç zorunlu mali mesuliyet sigortası ile davalı ... A.Ş. (eski ünvanı ... Sigorta A.Ş.) tarafından sigortalıdır. 20.06.2018 tarihinde davalının sigortaladığı aracın sebep olduğu kazada davacının sigortalısı yaralanmıştır. Davacı taraf, 2918 sayılı Kanunun 98. maddesi gereğince SGK'nın ancak SUT kapsamında kalan tutardan sorumlu olduğunu iddia ederek ödediği miktarın davalıdan tahsilini talep etmektedir.İlk Derece Mahkemesince trafik kazasındaki kusur yönünden alınan atk raporunda:"...Sürücü...' nın % 85, Sürücü ...' ün % 15 oranında kusurlu olduğunun," bildirildiği aktüerya uzmanı ve tıp doktoru oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan raporda ise:"...Dava dışı ...’ ün meydana gelen trafik kazası sonucu; yüzeysel kafa ve göğüs kafesi yaralanması, omuz, üst kol yüzeysel yaralanması ile ayak bileği ve ayağın ezilmesi şeklinde ... Hastanesinde tedavi altına alındığı, Yapılan tetkikler sonucunda; Skapula (kürek kemiği) kırığı, Ayak başparmağı kırığı, kapalı, Kalkaneus (Ayak kemiği) kırığı ve Torasik vertebra (göğüs bölgesi omurga) kırıkları tespit edilerek gerekli bakım ve tedavilere alındığı, Bu kırıklardan 2 tanesi için ameliyat geçirdiği, diğerlerinin medikal tedavi ve ortopedinin diğer tedavi yöntemleri ile iyileştirildiği anlaşılmaktadır..." tespitinden sonra sorumluluğa ilişkin alternatifli hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır. 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunun 59. maddesi ile 2918 sayılı KTK'nin 98. maddesinin değiştirilerek "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır..." halini almıştır. Kanunun geçici 1. maddesi ile bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin de Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre; 6111 sayılı yasanın yayımlandığı tarihten önce ve sonra meydana gelen tüm trafik kazaları nedeni ile sunulan belgeli sağlık hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacaktır.Danıştay 15. Dairesince Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 4/1 maddesinin yürütmesi 14/11/2013 tarihinde durdurulmuş ve 16/03/2016 tarih, 2013/7713 E. 2016/1779 K. sayılı kararı ile yönetmeliğin 4/1 maddesinde yer alan "...SUT hükümleri doğrultusunda..." ibaresi iptal edilerek, Yönetmeliğin "Trafik kazalarından kaynaklanan sağlık giderleri" başlıklı dördüncü maddesi "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Bu Yönetmelik kapsamındaki zorunlu sigortalara ilişkin mevzuat hükümleri dahilinde ilgili sigorta şirketlerine ve Güvence Hesabına düşen ödemeler bakımından Kurum, sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı arasındaki paylaşım bu Yönetmelik hükümleri dahilinde gerçekleştirilir." şeklinde değiştirilmiştir. Bu düzenleme uyarınca hesaplama ise SUT çerçevesinde yapılmayacaktır. Kazazede için özel ve resmi sağlık kurumunda yapılan her türlü tedavi giderleri, gerçek zarara işaret etmesi ve yaralanma ile uygunluk göstermesi şartı ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacaktır.Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/12/2020 tarihli 2019/5486 E. 2020/8961 K. sayılı ilamında; "25/02/2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesinde, "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı" düzenlemesine; Kanun'un geçici 1. maddesinde de; "Bu Kanun'un yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın % 20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı'nın yükümlülüklerinin sona ereceği" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu yasal düzenlemeler ile; trafik kazasından kaynaklanan ve kanun kapsamında olan tedavi giderleri için sigorta şirketlerinin sorumluluğu, bu sigorta şirketlerine yaptığı prim ödemesi ile sorumluluğunun üstlenilmesini sağlayan araç işleteninin ve kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu sürücüsünün sorumluluğu son bulmuştur..." açıklaması ile yasal düzenleme uyarınca trafik kazasından kaynaklanan ve KTK'nin 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri bakımından, trafik sigortacısı ile sorumluluğunu üstlendiği araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğunun son bulduğu ifade edilmiştir (aynı yöndeki Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 22/10/2020 tarihli 2020/28 E. 2020/6095 K. sayılı, 15/03/2021 tarihli 2020/532 E. 2021/2737 K. sayılı kararları).Yukarıda yapılan açıklamalar gereği 6111 Sayılı Yasanın yayımlandığı tarihten önce ve sonra meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan belgeli sağlık hizmet bedellerinin SUT kapsamında bir ayrıma gidilmeksizin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı açıktır. Somut olayda dava konusu tedavi giderlerinin trafik kazasından kaynaklanan yaralanma ile uyumlu olduğu, sağlık sigorta poliçesi kapsamında kaldığı tespit edilmekle, söz konusu giderlerin davacı sigorta şirketi tarafından karşılanması sebebiyle, yasa gereği sorumlu olan dava dışı SGK'ya rücu hakkı doğmuştur. Davacı tarafından davanın SGK'ya karşı açılması gerekirken davalı sigorta şirketine karşı açılması hatalı olmuştur. Davanın pasif husumet yokluğundan reddine şekilde davalının sorumluluğu bulunmadığından reddine dair hüküm tesis edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL'nin istinaf eden davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17/09/2025