T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1861
KARAR NO:2025/957
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS 2015/1080
KARAR NO:2019/1283
KARAR TARİHİ:06/11/2019
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:17/09/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya vermiş olduğu hizmet karşılığında düzenlediği fatura bedelini tahsil edemediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için İst.Anad. ...İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosya ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ile itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen duruşmaya katılmadığı gibi cevap dilekçeside vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; ''...Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda; Davalı Şirketin 2015 yılı Defterlerinin incelenmesi neticesinde, dava Konusu Faturanın, Davalı Şirketin 2015 Yılı Yevmiye Defteri kayıtlarında yer almadığının tespit edildiğini, taraflar arasında mevzu bahis edilen Eğitim için: Sözleşme, Eğitim Konuları, Eğitim Süresi ve Eğitim Tarih aralığı, Eğitimin yapıldığı mekan, Aynı zamanda Eğitime diğer katılanların listesi (GİBİ) hususlar hakkında inandırıcı ve kanıtlayıcı belgelerin ortaya konulması halinde, tanzim edilen Faturanın, karşı taraf Defterferine işlenip işlenmemesinin bir önemi olmadığını, netice itibariyle, Davacı tarafın iddialarını daha somut ve anlaşılabilir şekilde ispat edebilmesi halinde, Faturanın, Davalı tarafça ilgili yıl defterlerine işlenip işlenmediğine bakılmaksızın, Davacı tarafın iddialarında haklı olduğu sonucuna varılabileceğini, mevcut deliller çerçevesinde söz konusu sertifikalar için verilen eğitimin fiilen verilip verilmediği anlaşılamadığını, bu durumun ispatı durumunda, Davacı yanın davasında haklı olduğu görüş ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. ... LTD. ŞTİ. 'ne müzekkere yazılarak; "Radyo grafik test uzmanlık belgesi" için ... ve ... isimli çalışanlara.... ŞTİ. tarafından eğitim verilip verilmediğinin sorulmasına, verilen cevapta firma tarafından her iki şahsa sertifika verildiği belirtilerek sertifika fotokopileri cevabi yazı ekinde gönderilmiştir.Tarafların defterlerinin belirlenen inceleme gününde Mali Müşavir bilirkişi marifetiyle incelenerek bilirkişi raporu alınmıştır.Bilirkişi ...raporunda; ....Ltd.Şti.'nin 8.260,00 TL asıl alacak 54,65 TL işlemiş faizden kaynaklı alacağının kayıt düzenine göre olabileceği, ancak Eğitim Hizmetinin verildiğinin....Şti.-Bursa tarafından verildiği net olarak somut delillere dayalı olarak (iki kişinin hangi tarih aralığında fiili ve fiziki olarak katıldığının ispatı gerektiğini) verildiğinin ispat edildiği durumda alacağının olabileceği, aksi takdirde gerek sertifikalar gerekse alacağa temkinle yaklaşılmakta olduğu görüş ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. Davacı tanığı ...'ın Bursa Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmak suretiyle beyanı alınmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin olup itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı olup takip konusu dayanak davacının davalıya vermiş olduğu hizmet karşılığından düzenlediği fatura bedelini tahsile yöneliktir. Dosya kapsamında ki tüm deliller ve tanık beyanları ve taraflar arasındaki yazışmalar da dikkate alınarak davalının çalışanları için eğitim hizmeti veridiği ve ... ile yapılan yazışmalardan ve dosyadaki serttifikalardan bu eğitin hizmetinin verildiği ...'un ödemeyi kabul ettiği taraflar arasındaki konuşmada her katılımcı 3.500 TL fatura isteniyorsa + KDV şeklinde kayıt dışı ödeme konusunda dahi konuştukları bu konuşmanın akabinde fatura düzenlendiği konuşulduğu tüm bu sebeplerle davanın kabulüyle Davalının İstanbul Anadolu 23. İcra dairesinin ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip şartlarındaki haliyle aynen devamına, İİK 67/2 maddesi gereğince asıl alacak olan 8.260,00 TL üzerinden davalının % 20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine, davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın yargılama safhasında tebligatların usulsüz yapıldığını ve müvekkilinin davadan kararının tebliğ tarihi olan 12/10/2021 tarihinde muttali olduğunu, mahkemece eksik inceleme sonucu usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, hatalı raporun hükme esas alındığını raporun tek taraflı olarak davacı ticari defterleri incelenmek suretiyle hazırlandığını, beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacı tarafından, davalı aleyhine faturadan kaynaklanan toplam 8.314,65 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği akabinde davalının süresi içerisinde borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, davanın İİK'nın 67.maddesi uyarınca yasal sürede açıldığı tespit edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde yargılama aşamasında tebligatların usulsüz olduğunu ileri sürmüş ise de, dosya kapsamında bir kısım tebligatların davalı şirket yetkilisi ...'a tebliğ edildiği, bir kısmının ise iade edilmesi üzerine şirket adresine TK 35.maddesi uyarınca tebliğ edildiği görülmekle, bu yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir. 6102 sayılı TTK'nın 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/4521 E. 2016/549 K. sayılı ilamı; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/062003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır... Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. avacı taraf verilen hizmetlere karşılık fatura bedelinin ödenmediğini iddia etmektedir. Mahkemece öncelikle Erzurum Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak davalı defterlerinde inceleme yaptırılmış ve dava konusu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Davacı defterlerinde yaptırılan incelemede ise faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmaması sebebiyle yukarıda yer verilen açıklamalar ve emsal kararlar çerçevesinde hizmetin verildiği hususunda ispat yükü davacı üzerindedir. Dava konusu hizmet; radyo grafik test uzmanlık belgesi eğitimi ve sertifikası alınmasına yönelik olup davalı şirket yetkilileri ... ve ... adına düzenlenmiş sertifikalar ile hizmetin verildiği, takibe konu edilen fatura nedeniyle alacaklı olduğu davacı tarafça ispat edildiğinden, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 141,06 TL'nin mahsubu ile bakiye 474,34 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17/09/2025