T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1834
KARAR NO: 2025/936
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/05/2021
NUMARASI: 2020/659 Esas- 2021/386 Karar
DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
KARAR TARİHİ: 10/09/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının , davalı bankadan 271.071,00 TL alacaklı olduğu halde alacağının haksız ve hukuka aykırı bir şekilde reddedildiğini, İstanbul ...İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasındaki ek sıra cetveline alınmadığını, bu nedenle davacının alacağının kabulü ile sıra cetveline kaydedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davayı hak düşürücü süre içinde açmamış ise dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, şirket ortaklarının payları için ödediği hisseler ortaklığın sermayesini oluşturduğundan, hisse senedi sahipleri kural olarak iflas masası alacaklısı olamayacağını ve hisse senedi değerinin karşılığını iflas masasına alacak olarak kaydettiremeyeceğini, tüm bu nedenlerle davanın reddini, davalının harçtan muaf tutulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, "...6102 sayılı TTK'nın 379-389. maddelerinde, belli istisnalar dışında şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği öngörülmüş, buna paralel olarak TTK'nın 480/3. maddesinde ise, "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına ilişkin hakları saklıdır." hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olmaz. Zira, ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortaklar kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK'nın 196. maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılması mümkün olup , TTK'nın 480/3 ve 379. maddeleri uyarınca, ortakların hisse bedelini geri istemeleri mümkün olmadığı gibi, anonim şirketlerin de kendi hisse senetlerini geri alabilmeleri mümkün olmadığından hisse senedi bedelinin iflas masasına kayıt talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir..." açılan davanın "davacının davasının reddine," dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin verdiği kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, eksik inceleme ile karar verildiği, davacının bankadan 271.071,00 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan kayıt kabul davasıdır. Davacının, davalı müflis bankaya el konulma işleminden sonra satın alınan hisse senedine dayalı alacağı bulunduğu belirtilerek kayıt kabul isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır. T.C. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Hukuk İşleri Daire Başkanlığı'nın 18.09.2020 tarihli yazısında, davalı banka hakkında İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.11.2017 tarih ve 2017/41 E. 2017/942K. Sayılı ilamı ile iflas kararı verildiği ve iş bu kararın Yargıtay 23.Hukuk Dairesi'nin 27.01.2020 tarih ve 2018/1539 E. 2020/406 K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği belirtilmiştir. İstanbul 1.İflas Dairesi'nin 30.11.2020 tarihli yazısında , müflis şirketin tasfiye işlemlerinin müdürlüğün 2017/14 iflas sayılı dosyası ile yürütüldüğü , davacının alacak kaydı talebinin ... no' lu alacak sırasına kayıtlı olup masadan toplam 271.071 ,00 TL alacak talebinde bulunulduğu, yapılan incelemede davacının müflis bankadan alacağının olmaması ve talebin hisse senedine dayalı olması nedeniyle reddine karar verildiği, sıra cetvelinin 13.11.2020 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde 10202 sayısında yayınlandığı ifade edilmiştir. Davacının, iflas müdürlüğüne yönelik 09.03.2018 tarihli başvuru talebi incelendiğinde de, aracı kurum YKY nin ... portföy no'da kayıtlı davacıya ait 271.071,70 adet Bankasya hisse senedi bulunduğu belirtilerek 271.071,70 adet Bankasya hissesi karşılığının kapanış fiyatı üzerinden hesaplanacak miktarın, iflas müdürlüğünce oluşturulacak alacaklar listesi ve alacak kaydına alınarak , Yapı Kredi Yatırım'da bulunan hesaba ödenmesi talep edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine dair karar verilmiş olup, davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan İstinaf sebeplerinin incelenmesi: İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabule elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığı'nca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Sıra cetvelinin 13.11.2020 tarihinde ilan edildiği ve davanın 20.11.2020 tarihinde açıldığı nazara alındığında, istinafa konu iş bu davanın süresinde açıldığı tespit edilmiştir. Bilindiği üzere, kayıt kabul davaları iflastan önce müflisden alacaklı olanların, iflas masasına alacağını kaydettirmek için açtığı ve dayanağı olan İİK'nin 235. maddesinden alan davalardır. Somut uyuşmazlıkta, davanın süresinde açıldığının tespiti üzerine dairemizce dosyanın esası yönünden incelemeye geçilmiştir. TTK'nın 379/1 maddesinde;'' Bir Şirket kendi paylarını , esas veya çıkarılmış sermayesinin onda birini aşan veya bir işlem sonunda aşacak olan miktarda , ivazlı olarak iktisap ve rehin olarak kabul edemez . Bu hüküm , bir üçüncü kişinin kendi adına ancak şirket hesabına iktisap ya da rehin olarak kabul ettiği paylar için de geçerlidir '' TTK'nın 480 maddesinde;'' (1) kanunda öngörülen istisnalar dışında , esas sözleşme ile pay sahibine , payı bedelinin veya payın itibari değerini aşan primi ifa dışında borç yükletilemez. (2) kayıtlı sermaye sistemini kabul eden anonim şirketlerde esas sözleşme ile yönetim kuruluna primli pay çıkarma yetkisi tanınabilir .(3)Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istemezler ; tasfiye payına ilişkin hakları saklıdır .'' hükümleri yer almaktadır.Emsal mahiyette yer alan Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin 02.05.2023 tarih ve 2022/687 E. 2023/1559 K. sayılı ilamında ''... belli istisnalar haricinde şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği öngörülmüş, buna paralel olarak TTK'nın 405/2 maddesinde ise "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur." hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olamaz. Zira, ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortaklar kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler.'' belirtilmektedir.Somut davada yasanın amir hükümleri ve yargıtay kararları ışığında dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olamayacak ve pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecektir. İş bu nedenle, ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine dair verilen kararın yerinde olduğuna karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Bazı kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20/2 maddesi uyarınca HMK'nın ek 1.maddesindeki değişiklik dikkate alınarak kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10/09/2025