T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1668
KARAR NO: 2025/928
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/03/2020
NUMARASI: 2017/716 Esas - 2020/175 Karar
DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İcra Yoluyla Takipten Kaynaklanan Sıra Cetveline İtiraz)
KARAR TARİHİ: 10/09/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflarınca Müflis ... Taah. Ltd. Şti'ye karşı Kocaeli ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiğini, ödeme emrinin müflise 30/10/2014 tarihinde tebliğ edildiğini ve ilgili takibin 07/11/2014 tarihinde kesinleştiğini, takibin kesinleşmesinin ardından borçlu müflis adına icra dosyası nezdinde uyap üzerinden sorgulama yapılacağı esnasında müvekkili şirketin borçlusunun iflas etmiş olduğunun taraflarınca öğrenildiğini, 50.330,07-TL alacaklarının tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasına alacak kaydı başvurusunda bulunulduğunu, taraflarınca yapılan alacak kaydı başvurusunun İflas Müdürülğü tarafından talep dilekçelerinin ekinde sundukları belgeler içeriğinde müflis adına girişmiş oldukları Kocaeli ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası nezdindeki takibin kesinleştiğini gösterir bir derkenar olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, iflas müdürlüğünce alacak kaydı taleplerinin reddinin ardından müflis adına oluşturulan sıra cetvelinin 14/06/2017 tarihinde ilan edildiğini, ancak Kocaeli ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde alacaklarının olduğunun açıkça ortaya çıkacağını, bu nedenle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasından iflas memurlarının düzenlemiş olduğu Müflis ... Tesisat Taah. Ltd. Şti'nin 14/06/2017 tarihinde yayınlanan sıra cetvelinin iptaline, 50.330,07-TL alacaklarının faiz ve tüm ferileriyle birlikte iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının alacak kaydı başvurusunda bulunduğunu, iflas müdürlüğü tarafından takibin kesinleştiğini gösterir bir derkenar olmadığı gerekçesiyle başvurunun 12/02/2017 tarihinde reddedildiğini, iflas tarihi itibariyle alınmış bir kapak hesabı ve takibin kesinleştiğine dair onaylı bir derkenar sunulması halinde mümkün olabileceğini, iflas idaresinin vermiş olduğu red kararının hukuka uygun olduğunu, davanın reddi gerektiğini, davanın kabulü durumunda da vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, " ...Davacının davalı tarafa ait defterlerine işlemiş olduğu bir alacağı olmadığı, yargılma sürecinde alacağının bir sözleşmeye dayalı olup bu sözleşme gereğince üzerine düşen edimleri tam ve eksiksiz yerine getirmesine rağmen müflisin sözleşme de belirtilen bedeli ödemediği yönünde bir iddia da bulunmadığı gibi bu yönde de delil sunmadığı anlaşıldığından ispat yükü kendisinde olan davacının davasını ispat edemediğine kanaat getirildiği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesinde de beyan ettiğimiz üzere mahkemece müflis aleyhine başlatmış olduğumuz Kocaeli ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosya içeriği olması gerektiği gibi tetkik edilirse, müflise karşı kesinleşmiş bir takip alacağımızın olduğu açıkça görüleceğini, iflas masasına alacak kaydının yapılması için gerçekleştirmiş olduğumuz başvurumuzdan önce takip alacağımız kesinleşmiş olmasına rağmen talebimizin reddedilmesi hukuka aykırılık teşkil ettiğini, yerel mahkemece dava konusu olan sıra cetveline itirazın haklı olup olmadığına bakılmaksızın taraflar arasındaki alacağın varlığı araştırıldığını, mahkemenin burada yapması gereken usule yönelik bir inceleme iken alacağın varlığına ilişkin bir inceleme yapılması hem dava konusunun dışına çıkılmasına hem de adil bir yargılama yapılmasına engel olduğunu belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz ( kayıt kabul) davasıdır.İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. M). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.Somut olayda, İstanbul Anadolu 3. İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasından gelen 19/09/2017 tarihli cevabı yazıda; ... Tesisat ve Taah. Ltd. Şti. hakkında, İstanbul Anadolu 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/209 esas sayılı dosyasından 11/11/2014 tarihinde iflas kararı verildiği, davacı tarafından (6) kayıt numarası ile 50.330,07 TL alacak kaydı yaptırıldığı ve iflas masasınca alacak talebinin tamamen reddine karar verildiği, tanzim edilen sıra cetvelinin 14/06/2017 tarihinde ... Gazetesinde, 16/06/2017 tarihide Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlandığı, ayrıca masrafı yatırıldığından sıra cetveli ilanı ve masa kararının davacı vekiline 14/06/2017 tarihinde tebliğ edildiği bildirilmiştir. Davacı vekili tarafından masraf yatırıldığından masa red kararın tebliğ tarihi olan 14/06/2017 tarihinden itibaren yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde 21/06/2017 tarihinde davanın açıldığının anlaşılması üzerine işin esasının incelenmesine geçilmiştir. Kocaeli 3. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacı şirketin, davalı müflis şirket hakkında sözleşmeye istinaden 47.200,00 TL asıl alacak asıl alacak, 3.130,07 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 50.330,07 TL alacağın tahsili için takip başlattığı, ödeme emrinin 30/10/2014 tarihinde müflis şirkete tebliğ edildiği, itiraz edilmeksizin takibin 07/11/2014 kesinleştiği, akabinde 11/11/2014 tarihinde davalı müflis şirketin iflasına karar verildiği görülmüştür. Davacının 10.01.2020 tarihli beyan dilekçesinde; söz konusu davalı firma ile imzalanmış olan; 28/06/2013 tarihli sözleşme ile, firma taahhüdünde olan ... Arızlı 912 adet konut inşaatının mesleki faaliyet alanımıza giren bina ölçümleri, cins değişikliği, kadastro işlemleri vb. işlemleri tarafımızdan sözleşme şartlarına göre tamamlanarak ilgili kamu kurumlarına teslim edildiğini, davalı firma işi bitirip teslim edilmesine rağmen aramızda hakkediş düzenlemediği için faturası tanzim edilmediği ve kendilerinden ne avans ne de kesin alacak mahsubu herhangi bir tahsilat yapılmadığı, sözleşmenin imzalandığı ve işin yapıldığı süre eski yıllara ait oluşu ve mahkemece verilen talimat ve tebligatta hangi yıla ait belge ve kayıtların incelenmeye sunulmak üzere belirtilen tarih ve saatte getirilmesinde açıklık olmadığından, söz konusu yıllara ait çok sayıda defter belge ve kaydımızın bulunuşu ayrıca hangi yıl ve döneme ait belgelerin talep edildiği anlaşılamadığından merkezimiz adresi olan ofisimizde bulunuşu nedeni ile görevlendirilecek bilirkişi veya diğer incelemelere sunulmak üzere tümü istenecek ve belirlenecek tarihte şirket merkezinda hazır vaziyette incelemeye ibraz edileceği belirtilmiştir. Davacı ile müflis şirket arasındaki ticari ilişkinin belirlenmesi ve iflas tarihi itibariyle davacının alacağının tespiti noktasında mali müşavir bilirkişisinden alınan 30/01/2020 tarihli raporda özetle; Davacı ile davalı ... İnşat arasında 2013 tarihinde 40.000,00 TL bedelli hizmet sözleşmesi bulunduğu, mahkemenin ara kararı uyarınca, davacının belirtilen adresinde dava konusuna ilişkin inceleme yapılmış olup, davacının fatura düzenlemediği için alacağını ilişkin olarak defter ve kayıtlarında herhangi bir kayda rastlanmadığı, dolayısı ile defter kayıtlarında da herhangi bir alacağın olmadığı görüldüğü tespiti yapılmıştır. Davacı vekili her ne kadar alacağın kesinleşmiş icra takibine dayandığını, alacağın varlığına ilişkin bir inceleme yapılmaksızın şekli bir inceleme yapılmasını ileri sürmüş ise de emsal yargıtay kararlarında ifade edildiği üzere kayıt kabul davaları kamu düzenine ilişkin olup tarafların beyanlarına yada takip talebine bağlı kalınmaksızın müflisin gerçek borcunun araştırılarak tespiti gerekmektedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/12/2014 tarihli 2014/10328 E. 2014/7923 K. sayılı ilamında; "...kayıt kabul davalarında, ispat yükü kural olarak, hakkının tanınmasını isteyen davacı alacaklıda olup, davacı alacağının mevcudiyetini gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan delillerle ispatlaması gerekir..." Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 21/11/2024 tarihli 2024/2831 E. 2024/4264 K. sayılı ilamında ; " ...Davalı müflis şirket yönünden Gaziantep 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2015/239 Esas, 2015/184 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı ile takibin iptaline karar verildiği, borçlu şirket bakımından davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü de dikkate alındığında takip talebine bağlı kalınmaksızın borçlu müflisin gerçek borcunun araştırılarak tespiti gerekirken, icra dosyası kapak hesabı dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir." şekilde açıklandığı üzere kayıt kabul davalarında ispat yükü davacı alacaklı üzerinde olup gerçek borcun tespiti gerekmektedir. Somut olayda; davacı taraf, sözleşme ilişkisinden kaynaklı verilen hizmetten dolayı alacaklı olduğunu iddia etmiş ise de alacağını ispata elverişli yasal delillerle kanıtlayamadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamı ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında ilk derece mahkemesinin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 556,10 TL harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20/2 maddesi uyarınca HMK'nın ek 1.maddesindeki değişiklik dikkate alınarak kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/09/2025