T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1270
KARAR NO :2025/692
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:25/03/2021
NUMARASI :2018/1229 Esas - 2021/458 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:18/06/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; dava konusu ihtilafta hizmet konusu sözleşmenin taraflarının davalı şirket ile ... A.Ş. olduğunu, ancak ... A.Ş'nin 27.12.2017 tarihli şirket genel kurul kararı ile devrolunmak suretiyle müvekkili şirket ... A.Ş. ile birleştiğini, söz konusu kararın 02.01.2018 tarihinde tescil edildiğini ve 08.02.2018 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, dolayısıyla müvekkilinin ... A.Ş'nin tüm haklarına sahip olduğunu, davalı ...Ş. ile müvekkili şirketin davalının "..." kapsamında görsel kimlik(logo) tasarım yaklaşımı danışmanlığı ve profesyonel tasarım hizmeti sunulmasına karşılık müvekkiline toplam 85.000 dolar + KDV ödemesi konusunda anlaştıklarını, davacı şirketin söz konusu anlaşmadan doğan tüm edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalının edimlerini yerine getirmediğini, ödenmesi gereken 30.090 USD'lik faturanın (153.153,52-TL) faturanın davacıya ödenmediğini, bunun üzerine davalıya Kadıköy ... Noterliğinin 06.07.2018 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesinin keşide edildiğini, yine ödeme yapılmaması üzerine ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazı ile takibin durduğunu, davalının faturaları teslim aldıktan sonraki 8 günlük yasal süresi içerisinde itiraz etmediğini, davalının itirazlarının iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, davalının Logo tasarımının üst yönetim tarafından onaylanmadığı ve bu nedenle ön ödeme olan 27.730 USD haricinde davacı şirkete başkaca bir ödeme yapılmayacağını, 11.01.2017 tarihli ... no'lu fatura kapsamında ödenen 37.170 doların da Kadıköy ... Noterliğinin 11.07.2018 tarihli ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile iadesinin talep edildiğini, müvekkilinin de karşı ihtarname ile iade faturalarını davalıya iade ettiğini, davacı şirketin sözleşmeden kaynaklı tüm edimlerini yerine getirdiğini beyanla, fazlaya İlişkin haklar saklı kalmak kaydıyla haksız itirazın iptali ile takibin devamına, %20/den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Taraflar arasında 01.10.2016 tarihinde "Kurumsal Kimlik Çalışması Esasları Protokolü" imzalandığını ancak davacının protokolün 2.maddesinde yer alan çalışmaları yapmadığını ve sözleşme kapsamında ücrete hak kazanamadığını, sözleşmenin 2.3 maddesi uyarınca belirlenen 85.000 USD (+KDV)'lik ücrete hak kazanamadığını bu nedenlerle ön ödeme olarak yapılmış olan 23.500 USD (+KDV) tutarındaki ödemeyi ve daha sonra yapılan 31.500 USD (+KDV)'lik ön ödemeleri de iade etmesi gerektiğini, nitekim bu hususun davacıya ihtarname ile kendilerine bildirildiğini, davacı şirketin sözleşme ile üstlendiği işleri yapmadığı için sözleşmede belirlenen bakiye bedeli talep hakkı olmadığı gibi, sözleşmenin (2.4.) madde gereken "Kurumsal Kimlik Rehberi" hazırlanmadığından bu maddede kalan tutar olarak belirlenen 30.000 $ (+KDV)'lik ücreti talep etmeye de hak kazanamadığını, davacının sözleşmede belirtilen işi yapmadan 22.11.2017 tarih ve ... no'lu 25.500-USD tutarlı faturayı düzenlediğini, yapılmayan ve gerçekleşmeyen bu işler için fatura düzenlenmesinin alacak hakkı sağlayamayacağını, ayrıca davacının tahsil ettiği 31.500 S (+KDV)'lik ödemeyi de müvekkiline iade etmesi gerektiğini beyanla, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, "...Davacının devraldığı ... A.ş. ile davalı ...Ş. arasında davalının "Kurumsal Kimlik Çalışması" kapsamında sözleşme imzalandığı, görsel kimlik(logo) tasarım yaklaşımı danışmanlığı ve profesyonel tasarım hizmeti sunulmasının kararlaştırıldığı, sözleşme bedelinin 85.000 dolar + KDV olarak belirlendiği, sözleşme gereğince hizmetin 3 aşamadan oluştuğu, kademeli olarak çalışmaların yapıldığı, 1. ve 2. aşama çalışmalarının davalı tarafından onaylandığı ve gerekli ödemelerin yapıldığı, yapılan ödeme sonrası ve taraflar arasındaki mail yazışmalarından anlaşıldığı üzere davalının 3. aşama çalışması için davacıya icazet verdiği, davacınında hizmetin 3. aşamasını tamamlayarak davalı şirkete sunduğu, bu hizmet karşılığında fatura düzenlediği, faturanında davalıya tebliğ edildiği, davalının bu faturaya süresi içerisinde itiraz etmeyerek ticari defterlerine kaydettiği, bilirkişi raporlarında da belirlendiği üzere davacı tarafından sözleşmede belirlenen kurumsal kimlik oluşturma kapsamında gerekli çalışmaların fazlası ile yapıldığı ve davalıya sunulduğu, bu nedenlerle davacı şirketin söz konusu sözleşmeden doğan tüm edimlerini yerine getirdiği, ancak davalının ise 3. aşama ödemesi kapsamında takibe konu fatura bedelini ödemediği anlaşıldığından davanın asıl alacak talebi kabul edilmiştir.Davalı her ne kadar davalı şirkete ait tüm marka ve ürünler için çalışma yapılmadığını ileri sürmüş ise de; bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere davacının sözleşmedeki yükümlülüğü tüm markalar için ayrı ayrı marka çalışması yapmak değil, şirketin kurumsal kimlik ve reklam çalışmasını yapmak konusunda yükümlülüğü olduğu belirlenmiştir.Davalı tarafından da sözleşme bu şekilde yorumlanmıştır. Zira davacının sözleşme kapsamında yaptığı ilk iki aşama çalışmaların davalı tarafından kabul edilmiş olması ve hatta ödemelerin dahi yapılmış olması bu hususu doğrulamaktadır. Sözleşme konusunun sözleşme kapsamında taraflar arasında müzakere edilerek ve aşama aşama yerine getirilmesinden sonra davalı şirketin üst yönetiminin yapılan çalışmayı onaylamamış olması davalının ödeme yapmamasını haklı kılmaz. Çünkü dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; davacı sözleşme kapsamında kendi üstüne düşen yükümlülükleri davalı tarafla müzakere ederek, davalı tarafa mail olarak bildirerek ve davalıdan çalışmaya devam edilmesi talimatını alarak çalışmasını tamamlamıştır.Davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamenin tebliğ tarihinden 3 gün sonrası davalının temerrüde düştüğü anlaşıldığından bu tarihten takip tarihine kadar olan süre için faiz hesaplaması yapılmış ve bu kısım kabul edilmiş fazlaya ilişkin faiz kısmı reddedilmiştir. Davacı tarafından takipte ayrıca ihtar masrafı talep edildiğinden ve takipten önce ihtarın yapılmasına davalının sebep olmasından dolayı bu kısım yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş, alacağın likit olması nedeniyle kabul edilen kısım üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilerek "Davanın kısmen kabulü ile ... sayılı takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 30.090,00 USD asıl alacak, 8,11 USD temerrüt faizi olmak üzere toplam 30.098,11 USD üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının yabancı para ile (USD) açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faizi oranında işleyecek faizi ile birlikte ve 214,57 TL ihtar masrafı alacağı, 0,54 TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 215,11 TL üzerinden ihtar masrafı alacağına takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen 30.098,11 USD’nin takip tarihindeki karşılığı olan 145.000,65 TL ve 215,11 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 145.215,76-TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, tasarım hizmetinden kaynaklanan faturaya dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir... sayılı dosyası incelendiğinde; davacının 1 adet fatura ve ihtar giderine istinaden 30.090,00 USD asıl alacak, 214,57 TL ihtar gideri, 1.665,77 USD + 0,53 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 31.745,77 USD + 215,10 TL alacağın tahsili için takip başlattığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre; davacının devraldığı ... A.Ş. İle davalı şirket arasında 01/10/2916 tarihinde " ..." adı altında sözleşme imzalandığı, "..." başlıklı sözleşmenin 2. Maddesinde “...'in, ..., ...'nın veya ...'nın ortaklarının hissesinin olduğu şirketler, ...'nın grup şirketleri, hakim ve bağlı şirketlerinin logo çalışması kapsamında gerçekleştireceği hizmetlerin ve bu kapsamda tarafların hak ve yükümlülüklerin belirlenmesi” işbu protokolün konusunu oluşturduğu, işbu sözleşmenin “Hizmetin Kapsamı” başlıklı 2. Maddesinin alt bentlerinde; 2.1 maddesinde; “Görsel kimlik (logo) tasarımı ve danışmanlık hizmetlerinin verileceği”,2.2. maddesinde; “3-5 farklı görsel kimlik (logo) alternatifi sunulacağı”,2.3 maddesinde; “Görsel kimlik tasarımlarının..., ...'nın veya...'nın ortaklarının hissesinin olduğu şirketler, ...'nın grup şirketleri, hakim ve bağlı şirketleri, iştirak şirketleri isimlerine, Web sitesi, ilan, broşür, yıllık rapor, ofis levhası, kartvizit, zarf formatı, slogan çalışması, vb, uygulamalarının yapılacağı, buna karşılık ...nın, ...'e 31.500 $ (+KDV) ödeme yapacağı",2.4 maddesinde ise; “..., ...'nın veya ...'nın ortaklarının hissesinin olduğu şirketler, ...'nın grup şirketleri, hakim ve bağlı şirketlerinin kimlik kullanım standartlarının belirlenmesini, kurumsal bütüne yansıyacak alan tüm gösterge, malzeme ve ilkelerin grafik düzeyde tanımlanmasını, oluşturulan kimliğin grafik tanımı, yönetimi ve sürekliliği için hazırlanacak ...'nın talebi üzerine ...'un oluşturması durumunda, bu rehberin hazırlığı için kalan tutar olarak 30.000 $ (#KDV) ödeme yapılacağı" 2.5 maddesinde ise; “Davacı tarafından yapılmış olan logo tasarımının, davalı firma üst yönetimi tarafından onaylanmaması durumunda çalışmanın başlatıldığı tarihte yapılmış olan 23.500 USD'lik ön ödeme dışında ilave bir ödeme yapılmayacağı” kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.Mali müşavir, reklamcılık ve grafik tasarım uzmanı ile sözleşme uzmanından oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 13.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Reklamcılık sektöründe faaliyet gösteren ulusal veya çok ortaklı uluslararası nitelikteki reklam ajansları ile bu ajansların müşterileri konumunda olan holding veya bünyesinde çok şirket barındıran grup şirketlerin logo ve kurumsal kimlik çalışmaları genellikle alt şirketlerin çatısı konumundaki ana şirket için genel konsept oluşturulması, bu konsepte uygun reklamcılık mottosu belirlenmesi ve arka planında bir hikaye ve fikir barındıran logo tasarımının yapılması buna bağlı olarak kurumsal kimlik çalışmasının gerçekleştirilmesi şeklinde meydana geldiği, son aşamada ortaya çıkan logo tasarımının müşterinin diğer şirket isimlerine uygulanarak çalışma sonlandırıldığı, marka bilinirliği açısından başarılı bir görsel kimlik oluşturulması için herhangi bir şirketin bir holdinge veya şirketler grubuna ait olduğu imajı alt şirketin logosunda şirketin ait olduğu, holding logosundan esintiler taşımasıyla mümkün olup örneğin; ... Holding'in logosunda yer alan “...” ibareli lacivert dairesel figürler holdingin ..., ..., ..., ..., ..., ... vb. şirket logolarında mevcut olduğu, bu şekilde logoyu gören izleyici şirketin ... grubuna ait olduğu ilk bakışta anladığı, dosyadaki mail yazışmalarındaki ifadelerde her şirket için ayrı logo ve kurumsal kimlik yapılacağından bahsedilmediği, mail yazışmalarından görüldüğü kadarıyla davalı şirket kurumsal iletişim biriminin davacı ajansa davalının diğer şirketler için ayrı logo ve kurumsal kimlik talebi olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin Hizmet Kapsamı altındaki 2.3 maddesinde “Logo çalışmaları herhangi bir veya iki alternatif üzerinden proje devam ettirildiğinde...”denilerek maddenin 4. Fıkrasında “... iştirak şirket isimlerine uygulamaları” denilmekle dolayısıyla raporumuzun önceki sahifesinde reklamcılık sektörü özelinde verdiğimiz bilgilere uygun olarak taraflar arasındaki sözleşmenin tanzim edildiği tespit edildiği,Grafik Tasarımcılar Meslek Kuruluşu Derneği(GMK)'nın 2014 yılı için yayınladığı taban fiyat listesi aşağıda yer almakta olup listede kurumsal kimlik fiyatının logo tasarımı hariç 93.000TL olması gerektiği, logo tasarımının 13.000TL tutarında olması gerektiği belirtildiği, dolayısıyla taraflar arasında sözleşmenin imzalandığı tarihlerdeki döviz kuru da dikkate alındığında sözleşme bedeli olan tutar kapsamında 51 adet şirket için ayrı logo ve kurumsal kimlik tasarımı yapılması piyasanın 20 kat altında olacağından iş bu durum hayatın olağan akışına ve piyasa rayiçlerine aykırı olacağı, Sözleşmede, davacının, davalı için 3-5 farklı alternatifte logo tasarımı yapacağı belirtildiği,dosyada mübrez renkli deliller incelendiğinde; davacı reklamcının davalı için “...” kelimesinin ortasındaki “...” harfinden yola çıkarak “...” harfinin yapraklardan oluşturduğunu logonun ve yaprakların yeşil renkli olduğundan hareketle ... firmasının çevreci olduğu mesajını veren logo tasarımı ile yine doğa renkleriyle özdeş mavi turkuaz tonlarında “...” konseptinde logo tasarımları yaptığı tespit edildiği, davacının davalı ...'nın eski ve köklü bir şirket olduğu imajını vurgulamak için ağaç halkalarını ana fikir olarak belirleyerek logo tasarımı yaptığı tespit edildiği, logo tasarımı sözleşmeye uygun olarak davalının alt şirketlerinden ikisine uyarlandığı, her ne kadar sözleşmede 3-5 logo tasarımı yapılacağı belirtilmişse de buraya kadar yapılan incelemede davacı reklam ajansının davalı için sözleşmede belirlenen adedin çok üzerinde 24 adet birbirinden farklı logo tasarımı yaptığı, logoları sözleşmeye uygun olarak diğer şirketlerin adına uyguladığı tespit edildiği, Davalının, davacının tasarladığı logoların uygulanabilir olmadığı yönünde itirazı mevcut olup davacının tasarladığı logolar akademik görüş çerçevesinde incelendiğinde grafik öğelerin ve renklerin her birisinin mantıklı bir plan dahilinde bilinçli olarak seçildiği, grafik unsur olarak estetik değer taşıdığı, yalın olduğu, mantıklı bir konsept dahilinde tasarlandığı görülerek logoların bina yüksekliğindeki ebattan ambalaj arkasına 3 cm ebadına kadar basılabilecek/uygulanabilecek nitelikte olduğu tespit edildiği, bu konuyla ilgili olarak davacı tasarımını yaptığı logoların bina üzerinde, tır kamyonu üzerinde ve davalının üretimini yaptığı..., ... gibi ürün etiketleri üzerinde nasıl duracağını da davalıya gösterdiği anlaşıldığı, Davalı şirketin kıdemli kurumsal iletişim uzmanı pozisyonundaki çalışanı ...'ın, davacı şirket çalışanına gönderdiği 11.08.2017 tarihli e-postada logonun onaylandığını belirttiği, davalı şirket çalışanı ...'ın, davacıya gönderdiği 22.06.2017 tarihli aşağıda görülen e-postada sözleşmenin 3. Aşama(faz) için çalışmaya başlanmasını istediği anlaşıldığı, diğer bir e-postada davalı şirket çalışanı ...'ın, davacı şirket çalışanı ...'ye gönderdiği 18.08.2017 tarihli e-postada noktalardan oluşan logonun vektörel halini (baskıya elverişli) istediği görüldüğü, davalı şirket çalışanı ...'ın, davacı şirket çalışanı...'ye gönderdiği 21.08.2017 tarihli e-postada Resim 25'deki noktalardan oluşan ... logosunun matbaada basılması hususunda ve bu logo ile yapılacak kurumsal kimlik rehberi noktasında bazı tasarım detaylarını görüştükleri tespit edildiği,Davalı şirket çalışanları ile davacı şirket çalışanları arasında cereyan eden mail yazışmaları neticesinde sözleşmenin 3. Aşaması olan kurumsal kimlik rehberi çalışmasına geçildiği, davacının 82 sayfa olarak seçilen noktalı ağaç logosu ile kurumsal kimlik rehberini gerçekleştirdiği, söz konusu rehberde davalı şirketin ... logosunun kurumsal renklerinin nasıl kullanılması gerektiği, logodan esinlenilerek tasarlanmış gri noktaların nasıl konumlandırılması gerektiği gösterilerek logonun yatay ve dikey kullanımları, noktalı ağaç figüründen oluşan amblem ile hayat yazısı arasındaki boşluk miktarı, logonun yeşil ve gri zemin üzerinde kullanımı, kurumsal strateji, şirket konseptini yansıtan icon tasarımları, kurumsal tasarıma uygun noktalardan oluşan font seçimi, logonun kartvizit, antetli kağıt, zarf, kalem, yaka kartı, yaka rozeti, flash bellek, organizasyon standı, fuar standı, basın toplantısı, bina giydirme, iç mimari alanlarda nasıl kullanılması gerektiği de belirtildiği, ayrıca, davalı şirket için yaratılan konsept dahilinde yeşil, doğa, çevrecilik, sürdürülebilirlik, nesilden nesle geçiş gibi konularda davalı şirketin yeni logosundaki noktalı ağaç tasarım anlayışına uygun dergi reklamları, basın ilanları, özel gün tebrikleri, personel kıyafetleri, araç giydirme, faaliyet raporu kapağı tasarımlarının, davacı tarafından gerçekleştirildiği, logonun davalının diğer şirket isimlerine uygulanmaya başlandığı tespit edildiği, Taraflar arasında geçen aşağıdaki e-posta yazışmalarında, davacının sözleşmenin 3.Aşamasıyla ilgili faturayı 30.000 $ yerine 25.500 $+KDV tutarında kesilmesi hususunun davalı personeli ... ile davacı personeli ... arasında konuşulduğunun belirtildiği, iş bu durumun davalı şirket kıdemli kurumsal iletişim uzmanı ...'a bildirildiği, ...'ın davacı şirkete hitaben gönderdiği 21.11.2017 tarihli e-postada faturanın 25.500$ +KDV tutarında kesilmesi için “faturayı kesip gönderebilirsiniz” şeklinde onay verdiği tespit edildiği, davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerine sözleşmeye uygun olarak yerine getirdiği " sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davalının itirazları doğrultusunda yeni bir heyetten alınan 26/01/2021 tarihli raporda özetle ; "Dosyaya delil olarak sunulmuş sözleşmenin taraflarından bir tanesi, davalı ...' olup dolayısıyla sözleşmeden ana firmanın “...” olduğu anlaşıldığı, sektörel olarak kurumsal kimlik çalışmaları da ana firma ve tüm alt firmalarının, aynı logo, aynı renk ve aynı sloganları kullanarak aynı çatı altında yer alması için yapıldığı, böylelikle hedef kitle, görsel çağrışım yöntemiyle ve firmaya duyduğu güvenle, piyasaya yeni çıkmış bir ürün bile olsa, firmanın logosunu gördüğü her hangi bir ürünü almaya karar verebileceği, bir başka ifadeyle, kurumsal kimlik çalışmalarının başarısı, aynı çatı altındaki tüm firmaların tek bir logo, tek bir renk, tek bir slogan altında toplanmasıyla mümkün olabileceği, bu sebeple reklam ve danışmanlık firmaları, özellikle davalı gibi çoklu şirketlerden oluşan müşterilerine, tek bir logo tasarlamakta olduğu, diğer bir ifade ile, tasarlanan logo, hem ana firmanın, hem de tüm alt firmaların bütün ürün ve/veya hizmetleri üzerine uygulanacağı, öylece firmalar arasındaki birlik ve bütünlük sağlanmış olup, tüketiciler nezdinde kurumsal firma izlenimi oluşturulduğu, bu bağlamda sözleşmede davacının 3-5 logo alternatifi çalışması yapacağı kararlaştırılmış olmasına rağmen sunulmuş olan görsel deliller incelendiğinde, davacının, davalı şirkete, 15adedin üzerinde logo alternatifi sunduğu görüldüğü, |bu logo tasarımlarının, fuar standı, kart vizit, promosyon ürünleri, kurşun kalem, tükenmez kalem, kupa bardak, şapka ve tişört baskı firma ürünleri ve Ar-GE Merkezi banneri, özel gün kutlamaları, CD kartoneti ve CD stickeri, blaknot, direk bayrağı, ekran koruyucu, filigran, ajanda, yaka kartı, yaka kartı askısı, ffash bellek, yaka rözeti, kart vizitlik, yıllık rapor, ürün üzeri logo yerleştirme örnekleri (..., ..., vs.j), sunum dosyası tasarımları, rehber/ajanda, hayat tanıtım broşürü gibi malzemelerin üzerinde uygulanmış ve örneklenmiş olduğu da tespit edildiği, bu belgelerin çokluğu ve çeşitliliği göz önünde bulundurulduğunda, takdir Sayın Mahkemenin olmak kaydı ile, davalı firma nezdinde fikir oluşturabilmesi açısından, yeterli olduğu kanaati oluştuğu, davacı tarafından logolar üzerinde renk çalışmalarının yapılmış olduğunu gösterir deliller de bu belgeler arasında mevcut olduğu, bu tasarımlar, sözleşmenin 2.1, 2.2 ve 2.3 maddeleri gereğince, davacı tarafından davalıya hizmet verilmiş olduğunu gösterdiği, Davalı taraf dilekçelerinde; “davacının uygulonabilir bir logo teslim etmediğini ve/veya logo tasarımının üst yönetim tarafından onaylanmadığı” beyan ettiği, ancak dosya kapsamında mevcut olan e-posta yazışmaları incelenmiş, işbu e-posta yazışmalarından davacı tarafından hazırlanan işlerin davalının onayına sunulduğu, davalının talep etmesi üzerine revizyona girdiği ve tekrar davalının onayına sunulduğu anlaşıldığı, bu durum da işlerin karşılıklı mutabakatla yapıldığını gösterdiği, aşağıdaki e-postalardan logonun davalı firma için seçilmiş olduğu anlaşıldığı, yine e-postalarda davalı firma çalışanlarının, “... Bey” isimli üst yönetimde görevli kişiden onay aldıkları göründüğü, bununla birlikte davalılar tarafından işlerin beğenilmediğine, eksik yapıldığına ve/veya taraflar arasında anlaşmazlıkların yaşandığına dair davacı tarafa gönderilmiş her hangi bir ihtarname, ihbarnameye ve/veya ayıplı hizmet bildirime dosya kapsamında rastlanılamadığı, Davalı tarafından “logonun neden uygulanabilir olmadığı” hususunda her hangi bir gerekçe sunulmadığı, dosya kapsamında böyle bir bilgiye rastlanılamadığı, dolayısıyla davalı vekili dilekçesinde beyan edilmiş olan “uygulanabilir ...”dan ne anlatılmak istendiği de anlaşılamadığı, "...” ile kasıt beğenilmemiş olması ise, bu hususla ilgili, yukarıda da belirtildiği gibi, davalı yanca davacı tarafa her hangi bir resmi ya da gayri resmi bildirime rastlanılamadığı, teknik açıdan ise “uygulanabilir logo” ile ilgili hususlar; raporumuzun devamında gerekçeleri ile birlikte sektörel kriterler, normlar ve teknik özellikler çerçevesinde detaylıca izah edildiği, bununla beraber davacı tarafından dosyaya sunulmuş olan görsel defillerde de logo tasarımlarının ve uyarlanmış versiyonlarının yer aldığı tespit edildiği, taraflar arasındaki e-posta yazışmalarında logonun ve bağlı hizmetlerin “...” ifadesi ile davalı tarafından renk, şekil, yazı fontu ve tasarım açısından onaylandığı, ayrıca yine bu yazışmalarda fatura onaylarının da olduğu göründüğü, dosya kapsamındaki görsellerden davalı firma için tasarlanmış logonun sade, okunabilir, anlaşılabilir, her boyuta (küçük bir sakızdan, bina ya da tır giydirmeye kadar) uygulanabilir ve başka bir firmayı çağrıştırmadığı içinse özgün olduğu söylenebileceği, yukarıda izah edilen gerekçelerle de, davacı tarafın tasarladığı logo ve ilişkili tüm materyallerin uygulanabilir olduğu, Davalı, “bazı işlerin davalı şirket yönetimi tarafından onaylanmadığı gerekçesiyle ödenmesinin gerekli olmadığı” yönünde bir itirazda bulunmuş ise de davacı şirket tarafından yapılan bazı işlerin davalı şirket yönetimi tarafından onaylanmamış olduğu hususu dosyadan anlaşılmadığı, fakat bir an için onaylanmadıkları farz edilse bile, davacı sözleşmeyle üstlendiği işleri sözleşmeye uygun şekilde (eksiksiz va ayıpsız. olarak) yapmış olduğundan, kanaatimizce, bazı işlerin davalı şirket yönetimi tarafından onaylanmadığı gerekçesiyle bu işlerin bedelinin davacıya ödenmemesi MK.md.2 anlamından hakkın kötüye kullanılması teşkil edeceği, Davalı vekili “sözleşme kapsamına göre müvekkili şirket, ait şirketleri, yan kuruluşları ve tüm iştirakleri için davacının ayrı ayrı görsel kimlik (logo) çalışması yapması gerektiği, ancak davacının bu şirketlerle ilgili hiçbir çalışma yapmadığı ve sözleşme kapsamında ücrete hak kazanamadığı” şeklinde beyanda bulunmuş ise de dosyadaki görsel delillerden, davacının tasarlamış olduğu logoyu, ..., ... Holding, ... gibi davalıya ait birkaç firmaya uyarlamış olduğu da anlaşıldığı,Davalı taraf; sözleşmenin 2.4. maddesine göre, “müvekkili şirkete “Kurumsal Kimlik Rehberi”nin hazırlanacağının kararlaştırıldığını, ancak davacı tarafından “Kurumsal Kimlik Rehberi” hazırlanmadığından davacının bu maddede kolan tutar olarak belirtilen 30.000,00 $ + KDV'lik ücreti de talep etmeye hak kazanamadığı” beyanlarında da bulunmuş ise de kurumsal kimlik kılavuzu; mevcut veya yeniden kurulan bir marka için hazırlanan, kurallar bütününden oluşan bir kitapçık olduğu, bu kitapçık ile; markanın, hedef kitlesinin gözünde kurumsal imaj oluşturması hedefleneceği, bu sebeple bu kitapçık içinde,firmanın/markanın logo tasarımından, renk tasarımından, misyonundan, vizyonundan, sloganından, kampanya stratejilerinden başlayarak, kurumsal iletişim yöntemleri ve bilgileri, kurumsal davranış ve kurumu tanıtıcı tüm görsel göstergeler yer aldığı, bu bağlamda kurumsal kimlik rehberinin; bir firmanın rakiplerinden ayırt edilebilmesi, fark yaratabilmesi, piyasada tanınıp yer edinebilmesi ve piyasada tutunabilmesi için çok önemli olduğu, sektör firmaları tarafından, müşterilerine, aralarındaki sözleşmeye göre değişkenlik gösterebilen, çeşitli “...” hizmetleri/paketleri sunulmakta olduğu, nitekim davalı tarafa gönderilmiş olan e- postalar arasında bu hususta bilgi verildiği görüldüğü, aynı e-postada davalı firmaya full paket desteği sunmaya çalıştıkları da belirtildiği, bu bağlamda kurumsal kimlik rehberi hizmetlerinin, takdiri Mahkemenin olmak kaydı ile, davacı tarafından davalıya sunulmuş olduğu dosya kapsamındaki bilgi, belge ve delillerden anlaşıldığı, sonuç itibariyle sonuç itibariyle, davacının davalıdan, 3 aşama işin bedeline istinaden, talep gibi 30.090,00 USD alacağı bulunduğu" kanaatine varılmıştır.Somut olayda; davacının devraldığı ... A.Ş. İle davalı şirket arasında 01/10/2916 tarihinde imzalanan " ..." adlı sözleşmenin üç aşamadan oluşup, ilk aşama; davalı firma için görsel kimlik/logo tasarımı yapılması ve danışmanlık hizmeti verilmesine, ikinci aşama; davalı firma için tasarlanan logonun, davalı firma ve iştirak şirketlerine uygulanması, firmaların web sitesi, ilan, broşür, yıllık rapor, ofis levhası, kartvizit, zarf formatları, kurumsal font ve slogan çalışmalarının yapılması, üçüncü aşama ise; firmaya ait kurumsal kimlik rehberinin oluşturulmasına ilişkindir.Davalı taraf istinaf dilekçesinde özetle; Davacının üzerine düşen görevi sözleşmeye uygun olarak yapmadığını, sözleşmeye göre müvekkilinin bağlantısının olduğu her şirket için logo ve kurumsal kimlik çalışması yapılması gerektiğini, davacı tarafça yapılan logoların uygulanabilir olmadığın, bu sebeple logo ve kurumsal kimlik tasarımlarının müvekkili firmanın üst yönetim tarafından onaylanmadığını, 3. Aşamada belirtilen kurumsal kimlik rehberinin yapılmadığını ileri sürerek karar itiraz etmiş ise de davalının itirazları noktasında alınan bilirkişi heyeti raporları denetime açık, hüküm kurmaya elverişli olduğu, her iki raporda da ayrıntılı şekilde izah edildiği üzere taraflar arasında kurulan ticari ilişki ve sözleşme kapsamına göre davacının 1. 2. ve 3.Aşamalardaki tasarım ve reklamcılık çalışmalarını gerçekleştirdiği, yapılan çalışmaların her aşamasında e- postalar ile davalının bilgisinin, haberinin ve onayının mevcut olduğu, davalı tarafça 3. aşamaya ilişkin kurumsal kimlik rehberinin yapılmadığı iddia edilse de davacının kurumsal kimlik rehberi yaptığı tespit edilerek davacının üzerine düşen görevi sözleşmeye uygun olarak yerine getirdiği anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiştir. Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, yatırılan 2.500,00 TL harçtan, alınması gerekli 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.884,60 TL harcın ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi.18/06/2025
MUHALEFET ŞERHİ:492 sayılı Harçlar Yasası'nın 2. maddesinde "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olduğu" belirtilmiştir.Harçlar Kanunu Genel Tebliği, (1) Sayılı Tarife Yargı Harçları'nın III- karar ve ilam harcı başlıklı 1/a maddesinde "Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı",1/e maddesinde "(değişik:5235/m. 52) yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı" belirtilmektedir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.12.2021 tarih ve 2021/9035 E. 2021/7367 K. sayılı ilamında da ''...Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen karara yönelik olarak yapılan temyiz başvurusu üzerine HMK'nin 344 maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilen muhtıra kapsamında 1 haftalık kesin süre içerisinde gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nin 366/1 maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 344/1 maddesi uyarınca davacının temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen 05/11/2021 tarihli ek kararda hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nin 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi 05/11/2021 tarihli ek kararının onanmasına'' dair karar verildiği nazara alındığında; nisbi değere tabi bulunan davalarda, davanın kabulüne/kısmen kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhine davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulması halinde Bölge Adliye Mahkemesi'nce davalının istinaf başvurusunun esastan reddi ile nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun bu konuya ilişkin görüşüne katılmamaktayım.