T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1567
KARAR NO: 2025/580
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/290
KARAR NO: 2021/446
DAVA TARİHİ: 16/09/2019
KARAR TARİHİ: 16/06/2021
DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 21/05/2025
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 21.11.2018 tarihli ... Projesi Danışmanlık Sözleşmesinin akdedildiğini, işbu sözleşmeye dayalı olarak davalı tarafın müvekkili şirketten danışma hizmeti aldığını ve müvekkili şirketin sözleşmede belirlenen diğer yan edimlerini de yerine getirdiğini, taraflar arasında fatura-cari hesap ilişkisi doğduğunu, davalının fatura-cari hesap ilişkisinden kaynaklı 623.405,63 TL borcunu ödememesi üzerine taraflarınca İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takibi başlattıklarını, takibe davalı tarafça haksız itiraz edildiğini, alacaklarının likit olduğunu beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, danışmanlık hizmet sözleşmesi kapsamında kesilen fatura alacaklarından kalan bakiyenin tahsili istemli takibe itirazın iptaline ilişkin davada, davalı e-faturaların tebliğ edilmediğini, hizmetin verilmediğini ileri sürmüş ise de, ticari defterlerini ibraz etmekten kaçındığı, sunulan e-faturaların davalıya tebliğ edildiği ve davacı defterine de kayıtlı olduğu, davacı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve kendisi lehine delil oluşturduğu, defterlerine göre talep edilen alacak bakiyesinin kaldığı ve davalıdan alacaklı olduğu bilirkişi marifetiyle tespit edilmiş, böylece davacının dava konusu alacağının varlığı sübuta erdiği, davalı ve davacının ünvan değişikliği yaptığı ticari kayıtlardan görüldüğü, her ne kadar davalı taraf işbu davadan sonra konkordato talep etmiş ve İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/597 E. sayılı dosyasında kesin mühlet verilmiş, davacının alacağı imtiyazsız alacaklar arasında 291. sırada 643.274,79 TL olarak listeye kayıt edilmiş ise de, bu hususun davanın esastan görülük karara bağlanmasına mani olmadığı, İİK'nın 294/1. maddesi uyarınca yalnızca önceden açılmış takiplerin duracağı ve yeni takip yapılmasının yasaklandığı, hukuk davasının görülmesine ve esastan karar verilmesine engel bir durum olmadığının anlaşıldığı ve yargılamaya devam edildiği, itirazın iptali davasından sonra davalı hakkında konkordato ilanı yapılıp mühlet verilmiş ise de, bunun faizin işlenmesini engelleyeceği, işleyen faizin durdurulması işleminin konkordato komiserince ve infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle Davacının davasının KABULÜ ile, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazının İPTALİNE, takibin aynen DEVAMINA, İİK 294.maddesi uyarınca faiz hususunun infaz aşamasında değerlendirilmesine, Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan takdiren %20 üzerinden hesaplanan 124.681,12 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece her ne kadar konkordato alacak listesine dayanılarak hizmetin verildiğine hükmedilmişse de, tamamen konkordato süreci içerisinde yalnızca faturalara dayanılarak komiser heyeti tarafından hazırlanan zorunlu listenin tek başına dava konusu hizmetin verildiğini ispat edemeyeceğinin ortada olduğunu, bu itibarla davacı tarafından hizmetin verildiği olgusu ispat edilemediğinden işbu davanın reddi gerektiğini, karşı tarafça sunulan faturalara konu hizmetin müvekkili şirkete verilmediğini, davacı tarafın işbu iddiasını ispata medar nitelikte teslim fişi, irsaliye faturası yahut başkaca hiçbir evrak sunamadığını, taraflar arasındaki ticari ilişki danışmanlık hizmetine ilişkin olup, teamül gereğince önce malların faturaları gönderilmekte, akabinde fatura tarihinden sonraki tarihlerde hizmetin gerçekleştirildiğini, bu sebeple işbu faturaların müvekkilinin şirket kayıtlarında yer almasının tek sebebi vergi mevzuatında düzenlenen yasal yükümlülük sebebiyle işlenmesinden ibaret olduğunu, hizmetin verildiğine yönelik hiçbir ispat değeri taşımadığını, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğinden faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, komiserlere bildirim yapılması gerekirken aksi yönde eksik inceleme yapılmak suretiyle verilen kararın bu yönüyle de usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, kaldı ki aleyhe hususları kabul anlamına gelmemek kaydıyla karşı tarafın alacağını konkordato projesine yazdırmış olmakla mükerrer tahsilat amacı güttüğünü belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının davacı, borçlunun ise davalı olduğu, 623.405,63 TL üzerinden 01.07.2019 tarihinde başlatılan icra takibinde fatura ve cari hesap alacağı borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 04.07.2019 tarihinde tebliğ edildiği, 04.07.2019 tarihinde borca itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir.İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/597 E. sayılı dosyasının incelenmesinde; 22.10.2019 tarihinde iş bu davada davalı olan ... Şirketi (yeni ünvanı ... Anonim Şirketi)'nin içince bulunduğu tüzel ve gerçek kişilerin konkordato talebinde bulunduğu, 23.10.2019 tarihi saat 15:30'dan itibaren 3 ay geçici mühlet verilmesine, 14.01.2020 tarihli celsede geçici mühletin 14/01/2020 tarihiden itibaren 2 ay uzatılmasına, 02.03.2020 tarihli celsede ise 02.03.2020 tarihinden itibaren 1 yıl kesin mühlet verilmesine dair karar verildiği, iş bu davadaki karar tarihi itibariyle dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki davacının firma davalının müşteri olarak tanımlandığı 21.11.2018 tarihli ... Projesi Danışmanlık Sözleşmesinin ilgili maddeleri: 4.6. Madde 3 ve 4.2 altında belirtilen proje kapsamındaki işler dışında, işbu sözleşme kapsamından ayrı olarak proje süresince ve proje sonrasında ortaya çıkabilecek ve ek proje olarak değerlendirilecek olan her türlü hizmet için müşterinin talep etmesi ve firmanın onaylaması durumunda firma ayrı bir iş planı hazırlamakla birlikte müşterinin yazılı onayının alınması kaydıyla 1000TL + KDV adam/gün ücreti üzerinden sağlanacaktır. 5.3. MÜŞTERİ, FİRMA'ya bu Sözleşme kapsamdaki hizmeti için bu Sözleşme'nin 7.3 mürldesinde belirtilen Ücreti Madde 7.4'da belirtilen koşullarda ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir. 7.1. İşbu sözleşme kapsamında FİRMA tarafından gerçekleştirilecek danışmanlık hizmeti ... projesi için 470.000,00 TRY'dir. Kalite yönetimi / OM modülüne ait danışmanlık hizmeti 2. Faz olarak değerlendirilecek olup 20.000,00 TRY'dir. 7.2. Fiyatlarımıza K.D.V. Dahil değildir. 7.3. İşbu sözleşme kapsamında, proje danışmanlık hizmeti faturalaması aşağıdaki faturalama planı doğrultusunda gerçekleştirilecektir. Proje danışmanlık bedeli 1. taksit | 150.000,00 TRY+KDV | 30.01.2019 Proje danışmanlık bedeli 2. taksit | 150.000,00 TRY+KDV | 28.02.2019 Proje danışmanlık bedeli 3. taksit | 150.000,00 TRY+KDV | 29.03.2019 Kalite yönetimi/ ... bitişi | 20.000,00 TRY+KDV | 30.04.2018 7.4. Müşteri, fatura tutarını, fatura tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde ödemekle yükümlüdür.7.5. İstanbul dışında firma tarafından müşteriye verilecek olan hizmetler ile ilgili oluşacak ulaşım ve konaklama masrafları proje bedeline dahil edilmiştir. Ancak müşteri tarafından projenin herhangi bir aşamasında gündeme gelecek ek taleplerin projenin süresini ve danışmanlık adam/günlerini arttırdığı durumda artan günlerin müşteri lokasyonundaki çalışmalardan kaynaklı ulaşım ve konaklama bedelleri her iki tarafın proje yöneticileri ile mutabık kalınarak Müşteri'ye faturalanacaktır. İlk Derece Mahkemesince mali müşavir bilirkişiden aldırılan 18.12.2020 tarihli raporda:" Davacı ... Anonim Şirketi'nin yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapıldığı, dolayısıyla yasal defterlerin davalının lehine delil olarak kullanılabileceği, Davalı ... A.Ş. (eski ünvanı ... A.Ş.)'nin yasal defterlerini sunmadığı, Davacı tarafın defter kayıtlarında davalı tarafı 120.01.23.005 hesap kodunda izleyerek hizmet faturalarını yasal defterlerine kaydettiği, Davalının kesmiş olduğu hizmet faturalarını, Vergi Usul Kanunu'nun e Fatura'yı düzenleyen yasa ve tebliğleri kapsamında davalıya tebliğ ettiği, Davacı tarafın davalıdan 12.04.2019 tarihi itibariyle 623.405,63 TL alacaklı olduğu..." şeklinde kanaat bildirilmiştir. Somut olayda, davacı taraf takip sebebi olarak bildirilen açık hesap ilişkisine konu yukarıdaki sözleşme nedeniyle faturalara dayalı olarak usulüne uygun tutulan kendi defterlerine göre alacaklı olduğu, faturaların davalı tarafa tebliğ edildiği, süresi içerisinde itiraz veya iade edilmediği, davalı şirket hakkındaki konkordato sürecinde de davacının iş bu davaya konu ettiği alacak miktarı yönünden alacak kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Bu hususlar dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. İş bu takip ve davanın konkordato talep tarihinden önce yapılmış olması nedeniyle yargılamaya devam olunarak esas hakkında hüküm tesis edilmesinde hukuki bir engel bulunmadığından davalı vekilinin istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir. Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1.b.1 alt bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının davalı tarafından yatırılan 10.646,20 TL den mahsubu ile artan 10.030,80 TL harcın karar kesinleştiğinden talep halinde davalı tarafa iadesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21/05/2025