T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1516
KARAR NO:2025/527
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:18/05/2021
NUMARASI:2017/86 Esas - 2021/389 Karar
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:07/05/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkil şirketin, üretim binasının ... Tuzla/İstanbul adresinde yer aldığını ve sanayi bölgesi yönetimine güvenlik dahil olmak üzere bölgede yapılacak hizmetler için aylık 825,00-TL aidat ödendiğini, ... tüzel kişiliğinin sitede güvenliğin sağlanması için davalılardan ... A.Ş. ile sözleşme yaptığını, güvenliğin sağlanması işinin bu şirket tarafından yapıldığını, müvekkilinin ... içinde bulunan iş yerinde resmi tatil günü olan 01/01/2017 tarihinde sabah 09:30 ve akşam üzeri 17:30 saatleri civarında iki hırsızlık olayı gerçekleştiğini, hırsızlık olayı sonrasında müvekkilinin yaklaşık değeri 130.000-TL civarında olan 7-8 ton pirinç malzemesi çalındığını, iş yeri içinde bulunan kameralardan elde edilen görüntülerden çalınan malzemenin miktar ve değerinin bilirkişi aracılığıyla tespitinin mümkün olduğunu, hırsızlığın olduğu günün resmi tatil olduğu için site girişinde araçlara kontrollü geçiş yaptırıldığını, giriş yapan tüm araçların plakasının alındığının bilindiğini ancak güvenlik firmasının hırsızlıkta kullanılan araçların plakasını almadan geçişini sağladığını ve hırsızlığın önlenmesi için üzerine düşen hiçbir görevi yerine getirmediklerini, davalılardan güvenlik şirketi ile arasında bulunan sözleşme gereğince kendisine yüklenen görevleri yerine getirmediklerini ve müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davalılardan İstanbul Anadolu Yakası Organize Sanayi Bölge Müdürlüğünün denetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini açık olduğunu, anılan nedenlerle fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL olmak üzere ve bilirkişi raporu ile talebi artıralabilecek olmak kaydıyla müvekkilinin uğradığı zararın olay tarihi olan 01/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece, davacı dava dilekçesinde yaklaşık değeri 130.000 TL miktarlı 7-8 ton pirinç malzemesinin çalındığını beyan ettiğinden bu malın fatura değerinin kendi kayıtlarında mevcut olacağına göre zararın asgari miktarı davacı tarafından bilindiğinden HMK'nın 107. maddesine göre belirsiz alacak davası açamayacağından dava değeri 130.000 TL üzerinden harcı ikmal ettirmiştir.
CEVAP:Davalı İstanbul Anadolu Yakası Organize Sanayi Bölgesi vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin sanayi bölgesinin güvenliğini sağlama yükümlülüğünün bulunmadığını, müvekkilinin Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği çerçevesinde faaliyet gösterdiğini, yönetmeliğin 176. maddesinde organize sanayi bölgeleri tüzel kişiliklerine bölgenin güvenliğini sağlama zorunluluğu getirilmediğinden maddenin 2. fıkrası ile sanayi bölgesinde yer alan kuruluşların kendi güvenliklerini sağlayabilecekleri yönünde düzenleme getirildiğini, yani bünyesinde kendine bağlı bir güvenlik birimi oluşturmadığını, organize sanayi bölgelerinde yer alan kuruluşların kendi güvenliklerini kendilerinin sağlamakla yükümlü olduğunu, bünyesine bağlı bir güvenlik birimi oluşturmayan müvekkili ... içerisinde yer alan kuruluşların da 176. maddenin 2. fıkrasına tabi olup kendi güvenliklerini kendilerinin sağlamakla yükümlü olduklarını, müvekkilinin bölgenin güvenliğini sağlama zorunluluğunun bulunmaması nedeniyle katılımcılarına birçok defa kendi kuruluşlarının güvenliklerini sağlaması yönünde duyuru yapıldığını, davacının zarara uğradığını iddia ettiği hırsızlık olayından sonra diğer davalı güvenlik firması tarafından tanzim edilen olay raporunda olayın gerçekleştiği binanın girişinde bulunan sürgülü kapının açılmasını sağlayan mekanizmanın manuel olarak kilitlenebilir olması gerekirken bozuk olduğundan dolayı davacı tarafından asma kilit ile tutturulduğunu ve hırsızların asma kilidi kırmak suretiyle binaya giriş yaptıklarının tespit edildiğini, bu durumun ... uygulama yönetmeliği gereğince kendi güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğu hakkında defalarca uyarılmış olan davacının gerekli güvenlik tedbirlerini almadığını, fabrikasında 130.000-TL'lik malzemesi varken bina girişini asma kilitli kapı ile korumaya çalıştığını, davacının gerekli güvenlik tedbirlerini almadığını ve zararın doğmasına kusuru ile sebep olduğunu, ayrıca müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında doğrudan sözleşmesel veya kusur atfedilecek bir hukuki ilişki bulunmadığını, müvekkili şirket ile diğer davalı ... arasında bir sözleşme olduğunu, müvekkili şirketin bu sözleşme ve ...'in talimatları doğrultusunda hareket ettiğini, kaldı ki davacı tarafından ödenen aidatın da müvekkili şirkete değil diğer davalıya ödendiğini, bir başka deyişle müvekkili şirket ile davacı arasında doğrudan hukuki bir bağ bulunmadığından dolayı dosyanın müvekkili şirket açısından pasif husumet yokluğundan ötürü reddedilmesi gerektiğini, davacının İstanbul Anadolu Yakası Organize Sanayi Bölgesinde 01/01/2017 trihinde 09:30 ve 17:30 saat aralığında iki hırsızlık olayının gerçekleştiğini ve değerinin 130.000-TL civarında olan 7-8 ton pirinç malzemesinin çalındığını iddia ettiğini, ancak davacının iddialarına ilişkin hiçbir delili müvekkili şirkete tebliğ etmediğini, müvekkili şirketin araç plakalarını almadan geçişine izin verdiğini iddia etmekte ise de bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, işyeri talimatlarına uygun olarak 01/01/2017 tarihinde İstanbul Anadolu Yakası Organize Sanayi Bölgesine giren araçların plakalarının alındığını, davalı müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacının hırsızların 3 adet araç ile girdiğini belirtmiş ise de araçların plakalarını, model ve markalarını, üzerinde logo olup olmadığını, tam olarak hangi saatte hırsızlık olayının gerçekleştiğini dava dilekçesinde belirtmediğini, İstanbul Anadolu Yakası Organize Sanayi Bölgesi tarafından verilen talimata göre giriş-çıkış noktasında saatte, aracın üzerinde logo olup olmamasına, personel, taşeron, firma çalışanları ve ziyaretçilere göre farklı uygulama yapıldığını, müvekkili şirketin verilen talimata göre hareket ettiğini, üzerine düşen görevi eksiksiz yerine getirdiğini, bu nedenlerle haksız davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, "...Dava konusu olayda güvenlik şirketi tarafından hırsızlığa engel olabilecek mahiyette alınmış tedbirlere rastlanılmadığından davalı güvenlik şirketi açısından hukuka aykırılık durumunun oluştuğu anlaşılmıştır.Davalı organize sanayi bölgesi ise, belli bir alanda, belirli kriterlere sahip olan işletmelerin yer aldığı bir yapılar topluluğunu barındırmakta, bu işletme ve yapılar topluluğunun ortak gereksinimlerini karşılamaktadır.Bu gereksinimlerden olan güvenlik hizmetleri açısından ise, ... Uygulama Yönetmeliği’nin 70. Maddesi, organize sanayi bölgeleri güvenlik birimi kurma noktasında serbest bırakılmışlardır.Bu bakımdan güvenlik birimi kurmayan, güvenlik sözleşmesi imzalamayan ya da bölgesinde güvenlik birimi kurulsa ya da hizmet alınsa dahi, bu alımın ... tarafından değil, ... içindeki kuruluşlar ve firmalar tarafından alındığı hallerde, ...’ler için, hukuk düzeni tarafından mevcut hırsızlık fiillerine engel olma yükümlülükleri doğmayacaktır.... tarafından, özel güvenlik sözleşmesi alınması ya da güvenlik birim kurulması hallerinde ise, ...’ nin güvenlikle ilgili özen yükümlülüğü doğacaktır. 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ile Yasanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre de , endüstriyel güvenlik sözleşmesi imzalamış olsa dahi, işverenin özel güvenlik şirketini ve yapılan işi denetleme ve kontrol etme yükümlülüğü bulunmaktadır.Dava konusu olayda üyeler adına ... tarafından güvenlik hizmeti alındığı açıktır. Verilen bu hizmetler karşılığında da üyelerden aidat, ortak gider veya benzeri masraf kalemleri alınmaktadır.Davalı ... bu şekilde güvenlik hizmetleri sözleşmesi imzaladığı ve verilen bu hizmetler karşılığında da üyelerden aidat, ortak gider veya benzeri masraf kalemleri aldığı için organize sanayi bölgesinin de aldığı güvenlik hizmeti bakımından, güvenlik şirketini denetleme ve kontrol etme yükümlüğünün olduğu anlaşılmaktadır.Netice olarak her iki davalının da ihmali hareketleri sonucu, davacının iş yerine hırsız girdiği, davalıların kendilerine düşen görev ve edimleri ifa etmeleri halinde, hırsızlık eyleminin oluşmayacağı kanaatine varıldığından, her iki davalının da, 3. Kişinin işlediği hırsızlık fiili sebebiyle ihmali hareketlerle hukuka aykırı davrandıklarına kanaat edilmiştir. Kusur haksız fiilin sübjektif unsurudur ve failin fiiline ilişkin iradesiyle kasti veya ihmali olarak işlenebilir. Kasti işlenen fiillerde failin iradesi açıkken ihmali hareketlerle işlenen haksız fiillerde objektif özen yükümlülüğüne bakılması gerekir. Objektif özen yükümlülüğü, makul üçüncü kişinin somut koşullar altında sergileyeceği davranıştır. Makul kişinin zararın meydana gelebileceğini öngörüp somut olayın failinden daha dikkatli davranması söz konusuysa, bu durumda zarara sebebiyet veren kişi, özen yükümlülüğünü ihlal ettiği tespitine varılarak objektif olarak kusurlu addedilecektir. Davalılardan, güvenlik şirketinin faaliyet ve iştigal alanı, hizmet verdiği kişilerin can ve mal güvenliğini sağlamaktır. Bu noktada dava konusu olayda güvenlik şirketinin objektif özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, mal güvenliğini sağlarken gerekli dikkat ve özeni göstermediğinin kabulü gerekir. Ayrıca organize sanayi bölgesi ile akdedilen sözleşmenin özel şartlar bölümünün 2. Maddesinin d bendinde “Mesai saatleri içerinde özellikle logosu olmayan ve giriş yapmak isteyen, kamyan-kamyonet ve panelvan türünde her türlü araç sorgulanacağı, irsaliye veya kapı çıkış pusulası olmayan araçların çıkışımı müsaade edilmeyeceği, mesai sonrası giren her aracın sorgulanacağı ve kayıt altına alınacağı da bildirilmiştir. Dava konusu olayda bu işlemler ihmal edilerek yerine getirilmediğinden davalı güvenlik şirketinin kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.Davalı organize sanayi bölgesinin kusuru ise objektif özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, Güvenlik Mevzuatına göre, işverenin özel güvenlik şirketini ve yapılan işi denetleme ve kontrol etme yükümlülüğüne riayet etmeyerek, dikkat ve özen yükümlüğünün ihmalinden kaynaklanmaktadır. Zira olay resmi tatil günü gerçekleşmiş, buna ilişkin güvenlik şirketince gerekli tedbirler alınmamış, güvenlik hizmetini alan organize sanayi bölgesinin ise bu noktada bir denetim yapmadığı anlaşılmıştır. Her iki davalının da ihmali hareketleri sonucu, davacının iş yerine hırsız girdiği, davalıların kendilerine düşen görev ve edimleri ifa etmeleri halinde, hırsızlık eyleminin oluşmayacağı kanaatine varıldığından davalıların kusurlu oldukları anlaşılmıştır. Dosyadan alınan bilirkişi raporunda da, ... A.Ş.’nin; İAYOSB’ ye giriş ve çıkışının kontrolü haricinde, İAYOSB alanı içerisindeki can ve mal emniyetini sağlamakla da yükümlü olmasına rağmen, görev alanında suç işlenmesini engelleyici tedbirlerin yeterince alınmaması, dikkatsizlik ve tedbirsizlik neticesi, özen yükümlülüğüne uymaması sebebiyle dava konusu hırsızlığın gerçekleştiği, Görev alanı içinde kamu güvenliğini tamamlayıcı mahiyette koruma ve güvenliğin sağlanmasından sorumlu olduğu halde, hırsızlık olayının meydana gelmesine engel olunamadığı anlaşıldığından, G4S Güvelik Hizmetleri A.Ş.’nin, meydana gelen olayda %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, İstanbul Anadolu Yakası Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğünün; İşverenin özel güvenlik şirketini ve yapılan işi denetleme ve kontrol etme yükümlülüğü bulunduğu, İAYOSB içindeki iş yerlerinden aidat toplandığı, dava konusu hırsızlık olayının 01.01.2017 tarihinde olduğu, İAYOSB tarafından güvenlik önlemleriyle ilgili uyarı yazının 13.01.2017 tarihinde yazıldığı, ... A.Ş.’nin sunduğu Risk Analizi Raporunun, işgören ve işveren olarak birlikte değerlendirilerek hırsızlığı önleyici tedbirlerin birlikte geliştirilmesi gerektiği, İş sahibine yüklenen özel güvenlik hizmetlerinin gerekliliklerinin yapılmamış olmasından kaynaklanan güvenlik zafiyetleri ile incelenen hırsızlık olayı arasında illiyet bağı bulunduğu anlaşıldığından, meydana gelen olayda İstanbul Anadolu Yakası Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğünün; % 30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu, Davacı işyerinin de, İAYOSB içinde Gazi Bulvarının transit geçişe ve toplu taşıma araçlarına açık olması ve araç sirkülasyonunun fazlalığı nedeniyle giriş ve çıkış denetiminin zorlaştığı, bu bağlamda, İAYOSB yönetimi tarafından iş yeri sahiplerine kendi güvenliklerinin sağlanması konusunda uyarılmalarına rağmen, iş yerinde üretimi yapılan malzemelerin değerine bakıldığında, alarm ve güvenlik kamerası dışında, ek güvenlik tedbiri alması gerektiği halde almadığı, bahçe kapısının itmek suretiyle açıldığı, iş yeri kapısının hırsızlar tarafından açıldığı, daha muhkem olması gerektiği, bu şekilde meydana gelen hırsızlık olayında dikkatsiz ve tedbirsiz davrandığı anlaşıldığından, meydana gelen dava konuş hırsızlık olayında % 20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.Uğranılan zarar bakımından da, kolluk kuvvetlerine verilen ifadeler, davacının ticari defterleri ile stok tutarları nazara alınarak düzenlenen raporda, çalınan ürünlerin 144.515,00- TL olduğu tespit edilmiştir. Davacı dava değerini 10.000 TL olarak belirlemiş ise de dilekçesinde zararın 130.000,00 TL olduğunu bildiği ve belirsiz açılamayacağı anlaşıldığından ön inceleme duruşmasında 130.000,00 TL üzerinden harç tamamlatılmış davaya değeri 130.000,00 TL olarak devam edilmiştir. Meydana gelen zarar ile davalıların hukuka aykırı fiilleri arasındaki illiyet bağını kesen başkaca bir hususa da rastlanılmadığından, davacı talebi ile bağlı kalınarak davacı tarafın kusur oranı indirilmek suretiyle davalıların müşterek ve müteselsil sorumlu olmaları gerekçesiyle " davanın kısmen kabülü kısmen reddi ile; 104.000,00-TL maddi tazminatın davalılardan müteselsil ve müştereken sorumluluk kapsamında alınarak davacı tarafa verilmesine, alacağa olay tarihi olan 01/01/2017 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı İstanbul Anadolu Yakası Organize Sanayi Bölgesi vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Davacı tarafın elinde bulundurduğu ticari defter ve kayıtlar ile çalınan malzemelerin miktar ve değerinin dava tarihi itibariyle tespitinin mümkün olması dolayısıyla belirsiz alacak davasının reddi gerektiğini, müvekkilin davacının güvenliğini sağlama yükümlülüğü bulunmadığını, bu konudaki bakanlık görüşü ve mevzuattaki açık hüküm dikkate alınmadığını, müvekkil ...’nin diğer davalıyı denetim yükümlülüğü bulunmadığını, davacının kusur oranı belirlenirken objektif davranılmadığını, davacı hırsızlık olayının meydana gelmesine kendi kusuru ile sebebiyet verdiğinden tazminata hükmedilemeyeceğini, hüküm kurmaya elverişli olmayan, eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu, ... uzmanı bilirkişi talebimiz dikkate alınmadığını, eksik bilirkişi heyeti ile hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı davasını ve zararını ispat edemediğini ileri sürmüştür.Davalı ... A.Ş. vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Davacı tarafın dayanmış olduğu delillerin dava dilekçesi ile birlikte tarafımıza tebliğ edilmemesi usul ve yasaya aykırı olup tebligatın usule aykırı yapıldığının kabulü ile davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın elinde bulundurduğu ticari defter ve kayıtlar ile çalınan malzemelerin miktar ve değerinin dava tarihi itibariyle tespitinin mümkün olması dolayısıyla belirsiz alacak davasının reddi gerektiğini, hükme esas alınan 22.03.2021 tarihli, 01.12.2020 tarihli ve 12.03.2020 tarihli bilirkişi raporları ile yasaya ve usule uygun hazırlanan 28.05.2018 tarihli ve 22.04.2019 tarihli bilirkişi raporları ciddi şekilde çelişmesine rağmen, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme tarafından usul ve yasaya uygun tanzim edilen önceki bilirkişi raporlarındaki kusur dağılımı dikkate alınmadan soyut ve varsayımsal gerekçelerle %50 kusur oranının müvekkil şirket'e yükletilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava; davacının iş yerinde meydana gelen hırsızlık sonucu uğranılan zararın, tazmini istemine ilişkindir. Davacı, işyerinin bulunduğu sanayi bölgesinin güvenliğinden davalıların sorumlu olduğunu, güvenlik hizmetinin gereği gibi yerine getirilmediğini, hırsızlığın önlenmesinde davalıların kusuru bulunduğundan bahisle huzurdaki davayı açmıştır.Kolluk tarafından düzenlenen 02/01/2017 tarihli olay yeri inceleme raporunda; "İş yerinin sürgülü bahçe kapısının işlevini yitirmiş olduğu, ana giriş kapısının demir doğrama olduğu, kilit dilinin dışarıda ve eğilmiş vaziyette olduğu, kilit karşılığında zorlama izleri olduğu, kapının önünde dış kısımda yerde dağınık vaziyette metal malzemelerin olduğu, fabrika içerisine girildiğinde girişe göre sağ tarafta yerde kırılmış vaziyette asma kilit olduğu, giriş kapısı sol tarafında yerde alarm sensörünün olduğu, fabrika içerisinde metal malzemelerin olduğu, fabrika içerisinde kalite kontrol odasının da dağınık olduğu, giriş kapısının üzerindeki dış kısımdaki kameranın yönünün değiştirilmiş vaziyette olduğu, alarm panosunun kablo koruma plastiklerinin çıkarılmış vaziyette olduğu görüldüğü" tespiti yapılmıştır.Kolluk tarafından tanzim edilen CD İzleme Tutanağına göre; içeriye giriş yapan ... plakalı ... ve ... plakalı beyaz renk ... marka iki araç vasıtasıyla yüzleri maskeli şahıslarca sabah 10, akşam 17:30 sularında olmak üzere davaya konu iki hırsızlık olayın gerçekleştiği anlaşılmıştır. Meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle başlatılan soruşturma dosyasında, suçun şüphelilerin yakalanması için zamanaşımı süresi sonuna kadar daimi ara kararı verildiği görülmüştür. Birinci heyetten alınan 28/05/2018 tarihli bilirkişi kök ve 22/04/2019 tarihli ek raporda özetle; "Bahse konu hırsızlık olayı ile ilgili olarak, olay yerinde, kamera ve fotoğraf görüntülerinde, tarafımıza tevdi edilen dava dosyasında yapılan incelemeler neticesinde; davalı ... A.Ş. yönünden; sözleşmede üzerine düşen görevlerini yerine getirdiği, ayrıca sözleşme metninde site içerisindeki her bir işletmenin güvenliğinin sağlanacağına dair bir yükümlülüğünün bulunmadığı, sözleşmede yerinde getirmesi gereken kontrol yükümlülüğünü yaptığı, devriye faaliyetlerini icra ettiği görüldüğü, ayrıca; ... şirketi ile Organize Sanayi Müdürlüğü arasında yapılan sözleşme öncesinde ... şirketinin risk analizi raporu düzenlediği ve raporda “Organize Sanayinin Kimyacılar ... ye geçiş sağlayabilecek olan kapının kilitli olduğu ancak yaya geçişlerinin hiçbir şekilde engelleyemediği, yayaların geçişi için tel örgünün aralık bırakılarak basamak yapıldığı görülmüştür. İllegal girişlere oldukça müsaittir. Kapının yaya geçişlerini engelleyecek şekilde tel örgü ile yükseltilmesi ve elektronik güvenlik sistemleri ile de takibinin yapılması önerilir.” şeklinde beyanda bulunduğu dosyadan anlaşıldığı, meydana gelen hırsızlık olayında dosyaya eklenmiş olan kamera kayıtlarının sadece alt kapı ve üst kapı olmak üzere 2 kapıya ait olduğu, risk analizinde belirtilen diğer pasif kapılara ait kamera kaydının olmadığı görüldüğü, ayrıca Özel Güvenlik şirketi ile ... müdürlüğü arasında yapılan sözleşmenin valilik tarafından onaylanan Özel Güvenlik Komisyon kararının dosyada bulunmadığı, bu rapora göre güvenlik firmasının işi almadan önce bildirmiş olduğu risk analiz raporundaki önlem, tedbirlerin işi veren ... Müdürlüğü tarafından yerine getirilip getirilmediği bilinmediği, bahse konu olayla ilgili olarak ... Güvenlik firmasının sorumluluğu bulunmadığı, Davalı İstanbul Anadolu Yakası Organize Sanayi Müdürlüğü yönünden yapılan incelemeler neticesinde; Müdürlüğün site içerisindeki her işletmeye kendi güvenlik önlemlerini almaları yönünde uyarı ve ikazda bulunduğu, site giriş çıkışında gerekli caydırıcı önlemlerin bulunması konusunda davalı ... A.Ş. ile yapılan sözleşme metninde site içerisindeki her bir işletmenin korunması konusunda bir madde bulunmadığı görüldüğü, fakat ... Müdürlüğünün güvenlik sağlama amacıyla iş verdiği ... firmasının işi almadan evvel düzenlemiş olduğu risk analiz raporundaki sorumluluğunu yerine getirmediği dosyada bulunan kamera kayıtlarının (Kayıt yapan kamera sayısının) eksik olmasından anlaşıldığı, risk analizinde belirtilen zayıf durumdaki kullanılmayan kapıların güvenliğine ait her hangi bir kamera kaydı olmadığı, şüpheli araçların buradan giriş çıkış yaptığı kanaati oluştuğu, bu sebeplerden bahse konu olayda Davalı İstanbul Anadolu Yakası Organize Sanayi Müdürlüğünün sorumluluğu olup sorumluluğunu eksik olarak yerine getirdiği görüş ve kanaatine varıldığı, Davacı firmanın 31.12.2016 tarihli bilançosunda ilk madde malzemenin 939.881,24-TL olduğu ve bu bedelin dosyada mevcut noter tasdikli listede 16 kalem malzeme görüldüğü, aynı şekilde 31.12.2016 tarihli bilançoda mamul malzemenin 1.546.230,00-TL olduğu ve bu bedelin dosyada mevcut noter tasdikli listede 45 kalem malzeme görüldüğü, bu listelerde malzemenin miktarı ve birim fiyatları ayrı ayrı verildiği, yani çalınan hammadde de ve mamul malzemede davacının mizanında ve deposunda olduğu görüldüğü, davacının beyanlarına göre çalınan ürünlerin TL'si karşılığının 144.515,00- TL olduğu, bu itibarla davacı işyerinden çalınan ürünlerin davacı defterlerine kayıtlı olan ürünler içerisinde yer aldığı " tespiti yapılmıştır. Güvenlik uzmanı ile hukukçu bilirkişisinden alınan 12/03/2020 tarihli müşterek kök rapor ile 22/03/2021 tarihli ek raporda özetle; "Olayın gerçekleştiği İstanbul Anadolu Yakası Organize Sanayi Bölgesinin etrafının duvarlarla çevrili olduğu, toplamda (4) adet kapısının bulunduğu, bu kapılardan doğu ve batı olmak üzere iki ayrı giriş ve çıkış şeklindeki 2 tanesinin aktif olarak kullanıldığı, Site içerisine giriş çıkışı sağlayan ana (Alt Giriş) kapı ile Üst Giriş kapısının (haritada Gazi Bulvarı olarak geçmektedir) Üniversite Caddesi ile Ankara Asfaltı Caddesi arasının, transit geçişlerde de kullanıldığı, toplu taşıma araçlarının bu güzergahı sıkça kullandığı, dolayısıyla gündüz mesai saatlerinde bariyerin açık olduğu, mesai saatleri haricinde bariyerlerin kapatılarak kontrollü geçişin sağlandığı, mesai saatleri dışında araç plakalarının yazıldığı defter tutulduğu, bunun dışında, diğer iki kapının pasif durumda olduğu, sadece acil durumlarda kullanıldığı, Batı Ana giriş kapısında aynı zamanda CCTV odasının bulunduğu, güvenlik kamera görüntülerinin bu odaya aktarıldığı ve ÖGG (özel güvenlik görevlisi) tarafından izlenildiği görüldüğü, ... A.Ş. tarafından hazırlanan Risk Analizine göre; İstanbul Anadolu Yakası Organize Sanayi Bölgesinin içerisinde, yerli ve yabancı birçok üretim, depolama ve sevkiyat yapan yaklaşık 150 ayrı firmanın, ağırlıklı olarak metal üzerine faaliyet gösterdiği, kuzey cephede istinat duvarı, tel örgü ve jiletli tel ile tedbir alındığı anlaşıldığı ayrıca Risk Analizinde, her sayfasında 2012 dip notu bulunduğu, giriş kapıları, kapılardaki uygulamalar, personel sayıları konularında alınması gereken tedbirlerle ilgili tespitler yapılarak, önerilerde bulunulduğu anlaşıldığı, ... San. ve Tic. Ltd.Şti.'ne ait kamera görüntüleri incelendiğinde; resmi tatil günü olan 01.01.2017 günü saat: 09:48:05'te gri (füme) renginde ... marka araç işyeri bahçe demir kapısı karşısına gelerek burada iki şahıs indirdiği ve bu iki şüpheli şahıs bir süre etrafi gözledikten sonra kamera açısında olmayan bir noktadan bahçenin demir raylı kapısını açtığı görüldüğü, akabinde araç işyeri bahçesine girdiği, saat :09:55'de ise, iş yeri önüne geldiği, araçtan inen şahıslar,iş yerinin ana kapısını zorlayarak açtığı, bu sırada bir kişinin de, bahçede bulunan ve kullanılmayan, yol kenarındaki, raylı demir kapı yanında bulunan bekçi kulübesi önünde gözcülük yaptığı görüldüğü, Saat:10:06:56' da depo kapısının açılması ile içeri giren şahıslar depoda orta kısımda bulunan, çuvallar içerisindeki malzemeler ile uzun çubuk şeklindeki bir miktar malzemeyi araca yükleyip saat:10:17:00 da kapıları eski haline getirerek olay yerini, yaklaşık 29 dakika kalarak, iş yerinden ayrıldıkları görüldüğü, Aynı şüpheli oldukları değerlendirilen şahısların, 2 beyaz renkli, biri küçük diğeri büyük, yan kısımları ikisinin de camlı olan araçlarla aynı günü olan 01.01.2017 günü saat: 17:37 de işyeri önüne yeniden geldikleri, araçtan inen bir şahsın raylı demir bahçe kapısını açtığı ve ilk olarak büyük aracın ardından küçük aracın bahçe içerisine zorlanmadan girdikleri görüldüğü, araçlardan transit model (büyük)olanının üzerinde ... markasına ait amblem net olarak görüldüğü, bahçeye alınan araçların zorlanmadan deponun tamamen içerisine sıra ile alındığı, bu kez hırsızlık işleminin araçların depo içerisine alınarak depo içerisinde yapıldığı depo içi kamerasından görüldüğü, depo içi kamerasından şahısların malzemeleri araca taşımaları görüntülendiği, hırsızlık amacıyla malzemeler araçlara yüklendikten sonra, iki araçta saat:17:59” da depo içerisinden çıkıp, şüphelilerden birinin kapıyı eski haline getirmesinin ardından bahçeden saat:18:00 itibari ile ayrılarak kamera açısından kayboldukları, hırsızlık olayının gerçekleştiği esnada şüphelilerin ellerinde eldiven, yüzlerinin isebere, atkı tarzı bezlerle örtülü olduğu, bir kısmının kapüşonlu kıyafetle başını gizlediği de görüldüğü, Ayrıca bahse konu hırsızlık olayı ile ilgili, dosya içerisinde mevcut İAYOSB giriş- çıkış kapılarına ait kamera kayıtlarından Alt kapı (Ana Giriş) kamera kayıt süresinin 01.01.2017 günü saat: 11.30 dan başladığı, daha erken saatteki görüntülerin olmadığı ve bu sebeple sabah 09:48 de meydana gelen hırsızlık olayında kullanılan füme renkli Hyundai marka aracın giriş- çıkış yapıp yapmadığına dair bir inceleme yapılamadığı, Aşağıya görüntüsü çıkarıldığı şekliyle, güvenlik kamera görüntülerinde, ... A.Ş.'nin devriye aracının hareketli olduğu görüntülenmesine rağmen, hırsızlık olayının gerçekleştiği, hırsızlığın olduğu gün resmi tatil olduğu için, site girişinde araçlara kontrollü geçiş yaptırıldığı anlaşıldığı,... A.Ş.'nin; imzalanan güvenlik sözleşmesinde, 5188 Sayılı kanunun verdiği yetkiler dahilinde, sorumlu olduğu bölgenin, binanın, tesissin güvenlik tedbirlerinin alınmasını saklamakla sorumlu olduğu, mesai saatleri içerinde ... ye giriş yapan logolu araçlara müdahale edilmeyeceği, özellikle logosu olmayan ve giriş yapmak isteyen, kamyan-kamyonet ve panelvan türünde her türlü araç sorgulanacağı, ilgili firma yetkilisinden teyit alınacağı, kaydı yapıldıktan sonra girişine izin verileceği, işletmelerin malzeme sevkiyatlarında tanzim edecekleri kapı çıkış pusulası veya sevk irsaliyesi kontrol edilecegi, irsaliye veya kapı çıkış pusulası olmayan araçların çıkışımı müsaade edilmeyeceği, saat:20.00' den itibaren sevkiyat amaçlı giriş yapmak isteyen araçlar için ilgili firma yetkilisinden mutlaka onay alınacağı, kaydı yapıldıktan sonra, girişlerine müsaade edileceği, saat: 20.00'den itibaren ... ye giriş yapmak isteyen her türlü araç mutlaka durdurularak sorgulanacağı ve girişine müsaade edilecek tüm araçlar mutlaka kayıt altına alınacağı kararlaştırıldığı, resmi tatil günü olan 01.01.2017 tarihinde sabah saat: 09:48:05 ile saat:10.17.06 arasında araçla gelen şahısların,davacının iş yerinin kilidini kırdığı ve malzemeyi yükleyip hırsızlık yaptıkları ve olay yerinde yaklaşık 29 dakika kaldıkları, aynı günü akşam üzeri 17:37-18.00 saatleri arasında ikincikez hırsızlık olayının gerçekleştiği, ikinci gelişlerinde 23 dakika olay yerinde kaldıkları, hırsızlık olayına ait görüntülerin, iş yerine ait güvenlik kameralarında net olarak gözüktüğü, ayrıca güvenlik kamera görüntülerine göre; saat:10.01'de güvenlik şirketine ait devriye aracının hareket halinde olduğu ve çıkış kapısından İAYOSB içine döndüğünün görüldüğü,bu durumda, 5188 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatına göre, varlık sebebi olarak İAYOSB”' ye giriş ve çıkışının kontrolü ve İAYOSB alanı içerisindeki can ve mal emniyetini sağlamakla yükümlü olmasına rağmen, görev alanında suç işlenmesini engelleyici tedbirlerin yeterince alınmaması ve dikkatsizlik ve tedbirsizlik neticesi, özen yükümlülüğüne uymayarak, dava konusu hırsızlığın gerçekleştiği, görev alanı içinde kamu güvenliğini tamamlayıcı mahiyette koruma ve güvenliğin sağlanmasından sorumlu olduğu halde, hırsızlık olayının meydana gelmesine engel olunamadığı anlaşıldığından, ... A.Ş.'nin, meydana gelen olayda 50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, İstanbul Anadolu Yakası Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğünün; güvenlik hizmetinin tam olarak yerine getirilip getirilmediğinin sürekli denetlenmesi gerektiği, İAYOSB içindeki iş yerlerinden aidat toplandığı, davacından da Ağustos-2016 aidatı olarak fatura karşılığı 825,70 TL alındığı, dava konusu hırsızlık olayının 01.01.2017 tarihinde olduğu, İAYOSB tarafından güvenlik önlemleriyle ilgili uyarı yazının 13.01.2017 tarihinde yazıldığı, İşgören ... A.Ş.'nin sunduğu risk analizi raporunun, işgören ve işveren olarak birlikte değerlendirilerek hırsızlığı önleyici tedbirlerin birlikte geliştirilmesi gerektiği, işveren olarak, özel güvenlik şirketinden hizmet satın alınmış olsa da; bu şekilde özel güvenlik hizmetlerinin gerekliliklerinin yapılmamış olmasından kaynaklanan güvenlik zafiyetleri ile incelenen hırsızlık olayı arasında illiyet bağı bulunduğu, anlaşıldığından, meydana gelen olayda İstanbul Anadolu Yakası Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğünün; % 30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu, Davacı ... San. ve Tic, Ltd. Şti.'nin;İş yerinin, İstanbul İli Tuzla İlçesinde, ... Mahallesi ... Caddesi, ... Bulvarı ... Sokak no:... sayılı yerdeki İstanbul Anadolu Yakası Organize Sanayi Bölgesinin İstanbul Anadolu Org. San. Bölgesi Tuzla/İstanbul adresinde ... Sanayi Cad. No: ...'de mukim olduğu, İAYOSB içinde Gazi Bulvarının transit geçişe ve toplu taşıma araçlarına açık olması ve araç sirkülasyonunun fazlalığı nedeniyle giriş ve çıkış denetiminin zorlaştığı, bu bağlamda, İAYOSB yönetimi tarafından iş yeri sahiplerine kendi güvenliklerinin sağlanması konusunda uyarılmalarına rağmen, iş yerinde üretimi yapılan malzemelerin değerine bakıldığında, alarm ve güvenlik kamerası dışında, ek güvenlik tedbiri alması gerektiği halde almadığı, bahçe kapısının itmek suretiyle açıldığı, iş yeri kapısının hırsızlar tarafından açıldığı, daha muhkem olması gerektiği, bu şekilde meydana gelen hırsızlık olayında dikkatsizve tedbirsiz davrandığı ve özen yükümlülüğüne uymadığı anlaşıldığından,meydana gelen dava konuş hırsızlık olayında 20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu " görüş ve kanaat bildirilmiştir. Dosya kapsamına göre; davacının, İstanbul Anadolu Organize San. Bölgesi'nde bulunan işyerinin dahil olduğu sanayi bölgesinin güvenliğinin sağlanması konusunda davalılar arasında 05/11/2015 tarihli Güvenlik Hizmet Sözleşmesi imzalanmış olup sözleşmesi'nin 2. Maddesinde, Araç Giriş-Çıkış ve Araç Parklarında Uygulanacak Talimatlarda; Mesai saatleri içerinde ... ye giriş yapan logolu araçlara müdahale edilmeyeceği, özellikle logosu olmayan ve giriş yapmak isteyen, kamyan-kamyonet ve panelvan türünde her türlü araç sorgulanacağı, ilgili firma yetkilisinden teyit alınacağı, kaydı yapıldıktan sonra girişine izin verileceği, işletmelerin malzeme sevkiyatlarında tanzim edecekleri kapı çıkış pusulası veya sevk irsaliyesi kontrol edilecegi, irsaliye veya kapı çıkış pusulası olmayan araçların çıkışına müsaade edilmeyeceği, saat:20.00' den itibaren sevkiyat amaçlı giriş yapmak isteyen araçlar için ilgili firma yetkilisinden mutlaka onay alınacağı, kaydı yapıldıktan sonra, girişlerine müsaade edileceği, saat: 20.00'den itibaren ... ye giriş yapmak isteyen her türlü araç mutlaka durdurularak sorgulanacağı ve girişine müsaade edilecek tüm araçlar mutlaka kayıt altına alınacağı, CCTV Talimatında: Her iki giriş- çıkış noktasında toplam 8 adet kamera ve 1 adet monitör mevcut olup, takibini ÖGG' ler yapacağı, Kapı ve Bariyer Kontrolü Talimatında: Kapı ve Bariyer Kontrolleri ÖGG' lerce yapılacağı, 20.00 - 07.00 saatleri arasında bariyerler mutlaka kapalı tutulacağı, 20.00 - 07.00 saatleri arasında ... 'ye giriş yapmak isteyen tüm araçlar kontrol edilecek ve ziyaretçi ve misafirler mutlaka geldikleri firmadan onay alındıktan sonra, kayıtları yapılarak girişlerine müsaade edileceği, yine bu zaman diliminde ...'ye giriş yapan araçlar mutlaka kayıt altına alınacağı kararlaştırılmıştır. Somut olayda aynı gün içinde gerçekleşen iki hırsızlığın; hükme esas alınan bilirkişi raporunda ayrıntılı şekilde ifade edildiği ve CD izleme tutanaklarından anlaşıldığı üzere resmi tatil günü, araç giriş için açık bırakılan kapıdan, güvenlik personelince kontrol, kayıt ve onay işlemi yapılmadan serbest şekilde logosu olmayan araçlar ile giriş yapan şahıslarca, davacıya ait işyerinin sürgülü bahçe kapısının kilidinin kırılması suretiyle gerçekleştiği, davalı güvenlik şirketinin sözleşmenin 2. Maddesindeki yükümlülüklerini yerine getirmemesinden dolayı ihmali neticesinde meydana gelen hırsızlık olayında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Diğer davalı ... yönetimi ise, üyelerinden aldığı aidat, ortak gider veya benzeri masraf kalemleri ile sanayi bölgesinin güvenliğini sağlama yükümlülüğü altına girdiği, bu bağlamda üyeleri adına davalı güvenlik şirketinden güvenlik hizmeti satın alması nedeniyle meydana gelen hırsızlık neticesinde davacının uğradığı maddi zarardan, kusur oranından bağımsız şekilde diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaktır.Diğer yandan, zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması durumlarında 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenen müterafik kusurun uygulanması gerekmektedir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.Müterafik kusur indiriminin tatbik edilebilmesi için, her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilmesi gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere sanayi bölgesinin konumu, büyüklüğünü, araç sirkülasyonun fazlalığı nedeniyle giriş ve çıkış denetimindeki zorluklar dikkate alınarak basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünde bulunan davacı işyeri sahibinin, davalı güvenlik şirketi tarafından verilen hizmetin yetersiz kalacağını öngörerek alarm ve güvenlik kamerası dışında güvenliği artırıcı ek tedbirlere başvurulmamış olması nedeniyle sorumluluğu bulunmaktadır. Bu itibarla söz konusu ek tedbirlerin alınmasında oluşan ihmalden dolayı davacı şirketinin de müterafik kusuru bulunduğundan davacı için tayin edilen % 20 müterafik kusur oranı dosya kapsamına göre dairemizce uygun bulunmuştur. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir.İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiştir. Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1.Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalılar tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının hazineye GELİR KAYDINA,3-Yatırılan 1.776,06 TL harçtan, alınması gerekli 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.160,66 TL harcın ilk derece mahkemesince davalı ... A.Ş.'ye iadesine, -Yatırılan 1.776,06 TL harçtan, alınması gerekli 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.160,66 TL harcın ilk derece mahkemesince davalı İstanbul Anadolu Yakası Organize Sanayi Bölgesi'ne iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.07/05/2025