T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1167
KARAR NO : 2025/550
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. Maddesi uyarınca dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı arasında 01/11/2015 tarihli Personel Taşıma Sözleşmesi imzalandığını, yapılan bu sözleşme gereğince müvekkili tarafından davalı şirketin kendisine ait veya sözleşmeli olarak çalışmakta olan kişilerin taşınması işinin üstlenildiğini, geçerlilik süresinin iki yıl olarak belirlendiğini, sözleşmenin sona erme şeklinin ise, sözleşmenin sona ermesinden 30 gün öncesine kadar, sözleşmenin yenileneceği hususunun yazılı olarak taşıyıcıya bildirildiği takdirde sözleşmenin aynı koşullar ile kendiliğinden bir yıl süre ile uzar şeklinde kararlaştırıldığını, iki yıl olan sözleşmenin bitim tarihinden 30 gün önceki tarih olan 01/10/2017 tarihine dek yapılmış herhangi bir yazılı bildirimin bulunmadığını, sözleşmenin uzaması nedeniyle taraflar arasında 01/11/2018 tarihine kadar geçerli bir sözleşmenin bulunduğunu, davalı şirket tarafından müvekkiline Kadıköy 14. Noterliği'nin 24/11/2017 tarih,... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiğini, yapılan bu haksız fesih doğrultusunda müvekkili şirketin müspet zararları haricinde sözleşmeye dayalı borcun ifası için araç temini, şoför gibi hususlara yatırım yapıldığını, menfi zararınında ortaya çıktığını, bu nedenle yapılan sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğinin tespitine, haksız fesih nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu müspet zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00-TL'lik kısmının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili sunmuş olduğu 09/03/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; 18/01/2021 tarihli bilirkişi raporundaki aleyhe hususları kabul etmemekle birlikte bilirkişi raporu doğrultusunda sözleşmenin davalı tarafça haksız ve hukuka aykırı feshedilmesi nedeniyle müspet zarar talebini 1.000,00 TL’den 61.542,94 TL’ye çıkartmıştır.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davaya konu sözleşmede davacıya yüklenen yükümlülüklerin müvekkili şirket tarafından önem taşıması nedeniyle, tarafların ortak iradesi doğrultusunda, davacının sözleşmede düzenlenen hangi yükümlülüğü olursa olsun hiç fark etmeksizin, herhangi bir yükümlülüğünü ihlal etmesi halinde, karşı tarafa uyarı verilmesine dahi gerek görülmeksizin müvekkili şirkete derhal fesih hakkı veren özel bir madde de düzenlendiğini, sözleşmenin genel şartlar başlıklı 5.maddesinin 15.bendine göre davacının servis araçlarını hareket saatinden 20 dakika önce hazır bulundurması, işçileri bırakması ve alması gerektiğini, sözleşmede kararlartırılan bu süreye uyulmadığını, tutanaklar tutulduğunu, geç kalmanın ötesinde servise bile gelmeyen araçların olduğunu, bunun alışkanlık haline geldiğini, çalışanları mağdur ettiğini, bununla birlikte hangi araçların hangi yükümlülükleri ihlal ettiğinin tek tek ayrıntılı olarak düzenlendiğini, müvekkili şirketin bu hususlara dayalı olarak sözleşmeyi 11. madde hükmü doğrultusunda feshettiğini bildiren Kadıköy 14. Noterliği'nin 24/11/2017 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamenin davacı tarafa gönderildiğini, davacının fesih sonucu doğurabilmesi için yazılı bildirim şartı ve ihlallerin devam etmesi şartı olduğunu iddia ettiğini, sözleşmede bu şartların bulunmadığını, sözleşmede sadece bazı yükümlülüklerin veya ihlalin devam etmesi halinde ödenecek cezai şart bedellerinin düzenlendiğini, müvekkili şirketin yeni bir firma ve çalışanların mağdur olmaması adına şirketin talep etmesi halinde taşıyıcının fesihten itibaren 1 ay süre ile taşıma işinin devam edeceğinin sözleşmede bulunduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, " Davacı ile davalı arasında 01/11/2015 tarihli Personel Taşıma Sözleşmesi'nin bulunduğu, sözleşmenin iki yıl için yapıldığı, sözleşmenin sona ermesinden 30 gün öncesine kadar sözleşmenin yenilip yenilenmeyeceği hususunun yazılı olarak taşıyıcıya (davacıya) bildirilmediği takdirde sözleşmenin 1 yıl süre ile uzayacağı konusunda sözleşmenin 4. maddesinde düzenlemenin bulunduğu ve böyle bir bildirim yapılmadığı için sözleşmenin 01/11/2018 tarihine kadar uzamış sayılacağı, sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde davacı taşıyıcı tarafından taşıma hizmetinin zamanında ve gereği gibi verilmediği konusunda davalı tarafa ait güvenlik görevlileri tarafından çok sayıda tutanağın tutulmuş olduğu, ayrıca bu konunun tanık beyanları ile de sabit olduğu, davalının sözleşmeye aykırılık içeren bu durumlar nedeniyle davacıya ceza faturaları düzenlendiği ve faturaların davacı ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı ve bu faturalara itirazın yapılmadığı hususu gözetildiğinde sözleşmeye aykırılıkların davacı tarafın bilgisi ve kabulünde olduğu, sözleşmenin 11.maddesinde "Taşıyıcının iş bu sözleşme hükümlerinden herhangi birisine aykırı davranması halinde sözleşme şirket tarafından derhal feshedilir. Şirketin talep etmesi halinde taşıyıcı fesihten itibaren 1 ay süre ile bu sözleşme şartlarına uygun şekilde servis işini yapmaya devam edecektir." düzenlemesine dayanarak davalının Kadıköy 14. Noterliği'nin 24/11/2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmenin 11/12/2017 tarihi itibariyle feshedildiğinin davacıya bildirdiği, yine davalının sözleşmenin bu maddesi uyarınca taşıma işinin bir ay süre ile devam ettirilmesi konusunda talepte bulunduğu, davacının sözleşmeye yukarıda anlatılan şekilde aykırı davranmış olması ve davalının sözleşmenin 11.maddesinde düzenlenen hakka dayanarak sözleşmeyi feshetmesi halinin "haklı sebeple fesih" oluşturduğu, bu nedenle davacının sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedildiğinin tespiti talebinin yerinde olmadığı, sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle feshedilmiş olması nedeniyle davacının müspet zarar talebinin de yerinde olmadığı " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava; sözleşmenin tek taraflı haksız feshinden kaynaklanan müspet zararın tazmini istemeni ilişkindir.
Dosya kapsamına göre; davalının çalışanlarına servis hizmeti verilmesi konusunda taraflar arasında 01/11/2015 tarihli 2 yıl süreli sözleşme imzalanmış olup sözleşmenin sona ermesinden 30 gün gün önce sözleşmenin aynı koşullarla yenilenmeyeceği hususu yazılı olarak davacı taşıyıcıya bildirilmediği takdirde sözleşmenin aynı koşullarla kendiliğinden bir yıl süreli uzayacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin feshi başlıklı 11. Maddesinde ise, davacı taşıyıcının iş bu sözleşme hükümlerinden herhangi birisine aykırı davranması halinde sözleşmenin davalı şirket tarafından derhal feshedileceği, sözleşmenin davalı şirket tarafından feshedilmesi ya da davalı taşıyıcı tarafından davacı şirketle mutabakat sonucu feshedilmesi halinde davacı taşıyıcının fesihten itibaren 1 ay süre ile bu sözleşmenin şartlarına uygun şekilde servis işini yapmaya devam edeceği düzenlenmiştir.Davalının sözleşmenin bitim tarihinden 23 gün sonra 24.11.2017 tarihinde davacıya Kadıköy 14. Noterliği ... yevmiye nolu ihtarname ile denetimler sonucu tespit etmiş oldukları eksiklikleri ve araçların servislere geç geldiklerini ileri sürerek sözleşmenin XI. Maddesine dayanarak sözleşmeye aykırılıklardan ötürü sözleşmeyi feshettiklerini bildirmiştir.
Davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde mali müşavir bilirkişinin sunmuş olduğu 30/05/2019 tarihli raporda özetle; " Davalının, dava dosyasın sunduğu delillerden, davacının araçlarının servis hizmeti verirken oluşan gecikmeleri ve gecikmeler neden olan araç plakalarını güvenlik görevlilerinin düzenlemiş olduğu tutanaklarla belirlemiş olduğu, tutanaklarda bir personelin almadan fabrikaya gelindiği, sonra tekrar dönülüp personelin alındığı, bazı araçların arıza yapması nedeni ile başka araç çağrıldığı, bazı araçların arızalı olarak servis verdiği tespit edildiği,
Davalının 2015-2016-2017 yılları yasal defter kayıtlarına göre davacıya değişik tarihlerde 27 adet KDV dahil toplam 29.367,75 TL Ceza Faturası tanzim ettiği, davalının, davacıya tanzim ettiği faturaların eklerinde faturanın muhteviyatının izah edildiği, sözleşmeye aykırı fiil belirtilerek ceza faturası kesileceği bildirildiği, davacının araçlarının servis hizmeti verirken oluşan gecikmeleri ve gecikmeler neden olan araç plakalarını güvenlik görevlilerinin düzenlemiş olduğu tutanakların olduğu, fatura ekinde beyan edilen tutanakların, davalının dava dosyasına sunduğu tutanaklarla örtüştüğü tespit edildiği, davacının, davalı tarafından tarızim edilen faturalara TTK 21 maddesinde belirtilen sekiz gün içerisinde itiraz ettiğine dair bir delilin ileri sürülmediği, davalının, sözleşmeyi, sözleşmenin XI. Maddesine göre haklı nedenlerle feshettiği ve aynı madde gereği sözleşmenin feshinden sonra bir ay süre ile davacının personel servisini yapmasını talep edebileceği" şeklinde tespitte bulunmuştur. Davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde mali müşavir bilirkişinin sunmuş olduğu 30/05/2019 tarihli raporda özetle; "Davacı tarafça düzenlenen faturaların tamamının, davalı nezdindeki bilirkişi raporuna göre; davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından düzenlenen fiyat farkı ve ceza faturalarının da davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 2017 yılında taraflar arasında faturalaşmalar açısından fark olmadığı, davacı tarafın sözleşme devam etse idi, vergi öncesi karın çıkartılması ile 61.542,94 TL vergi sonrası net karın olabileceği, davacı tarafın, akdedilen sözleşmenin 1 yıl daha uzayarak ve yeni araç yatırımı yapıldığına yönelik beyanı ticari defterler ile desteklenmediği, davalı tarafa hizmet sunumu için yeni araç alınmadığı, yeni araç yatırımından kaynaklı katlanan maliyet ve kar kaybı bulunmadığı " sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Talimat mahkemesince dinlenen davalı tanıkları; geç gelen servisler ile servislerin geliş ve gidiş saatlerindeki aksamalar nedeniyle bu hususta tutanaklar tutulduğunu, bunun yanında servis araçlarının araçların emniyet kemelerinde, camlarında, konforunda ve araç şöforlerinin belgelere yönelik eksikliklerin tespit edilmesi nedeniyle 10/11/2017 tarihli servis araçları denetim değerlendirmesi başlıklı belgenin düzenlendiğini beyan etmişlerdir.Somut olayda; taraflar arasındaki sözleşmenin haksız feshi nedeniyle kar kaybına dayalı müspet zararın tazmini talep edilmiş ise de servis hizmetinin zamanında ve gereği gibi verilmediği hususunda düzenlenen tutanaklar, servis araçlarındaki eksiklikler nedeniyle bu hususta düzenlenen denetim raporu, dinlenen tanık beyanları, davalının sözleşmeye aykırılık içeren bu durumlar nedeniyle düzenlenen ceza faturaların davacı ticari defter ve kayıtlarında yer alması ve söz konusu faturalara ve tutanaklara itiraz edilmemiş olması gözetildiğinde sözleşmenin 11. Maddesinin "davacı taşıyıcının iş bu sözleşme hükümlerinden herhangi birisine aykırı davranması halinde sözleşmenin davalı şirket tarafından derhal feshedileceği" hükmü uyarınca sözleşmenin davalı tarafça haklı nedenlerle feshedilmiş olması nedeniyle davacının müspet zarar talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, yatırılan 1.033,92 TL harçtan, alınması gerekli 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 418,52 TL harcın ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,
3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/05/2025