T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1378
KARAR NO:2025/340
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:01/06/2021
ESAS NO:2018/159
KARAR NO:2021/393
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:19/03/2025
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan davalıya ait araçların ihlalli geçişleri nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarları ve yasadan kaynaklı para cezalarının tahsili amacıyla ... sayılı dosyasından başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emrinin davalıya 31.10.2017 tarihinde tebliğ edidiğini, davalı tarafından 06.11.2017 tarihinde dosyanın tamamına itirazda bulunulduğunu, yapılan itirazın haksız ve yersiz olduğundan iptalinin gerektiğini, ekte yer alan tabloda, ihlalli geçiş yapan araçların plakaları, tarih ve saat bilgileri, giriş ve çıkış yapılan yol, güzergâh ve şerit bilgilerini gösterir ayrıntılı tablo mahkemeye sunulduğunu, ayrıca tabloda özetlenen ve her bir ihlalli geçişe ilişkin düzenlenerek araç sürücülerine teslim edilen ihlalli geçiş bildirimlerinin suretlerinin de sunulduğunu beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; hatalı kayıtların gerçeği yansıtmadığını, araçların ... sisteminin mevcut olduğunu, sisteme tanımlı hesap bilgisi ve sistem içerisinde olması gereken bedel ve yeterli bakiyenin bulunmasına rağmen araçların geçiş ihlali yaptıkları iddia edildiğini, her türlü ceza tutanağının müvekkiline bildirilmesinin yasal olarak zorunlu olduğunu, aksi halin adil yargılanma hakkının ihlal edilmiş anlamına geleceğini, müvekkili şirkete ait araçların ihlalli geçişinin olmadığı savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı tarafından İstanbul 8.İcra dairesinin ... takip sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkin davada, davalı yana ait araçların davacı işletmesinde olan otoyoldan ihlalli geçiş yaptığı iddia edilerek eldeki davaya konu icra takibine girişildiği, 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirildiği, Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edildiği, davalıya ait araçların otoyoldan ücret ödemeden geçmesinden dolayı ihlalli geçiş bildirim tutanağı tanzim edildiği, dava dilekçesi ekinde yer alan ihlalli geçiş bildirimi tutanaklarında araçların otoyoldan geçiş ücretini ödemeden çıkış yaptığı, geçiş tarihini izleyen 15 gün içinde ücretin cezasız ödenebileceği, ödenmediği takdirde hukuki süreç başlatılarak geçiş ücreti ile birlikte geçiş ücretinin 10 katı tutarındaki ceza ve oluşacak yargılama ve takip masrafları, avukatlık ücretleri, işleyecek yasal faiz ve diğer her türlü yasal giderinde takip ve tahsil edileceğinin bildirildiği, davalının 15 gün içerisinde borcu davacı şirkete ait ... Bankası ve ... Bankta bulunan hesaplara yatırmadığı, davalıya ait araçların davacının işlettiği otoyol ve köprülerden geçtiği, diğer otoyollardan farklı olarak söz konusu otoyol gişelerinde halen bariyer sisteminin bulunduğu, ... ve...'ye ait cihazlar bulunsa da söz konusu cihazlar tarafından araçtaki ... ve ... okunamadığı takdirde bariyerin açılmadığı, bariyerin açılmaması üzerine söz konusu aracın şoföründen fiziki olarak bariyerde bekleyen görevli tarafından tahsilat yapıldığı, tahsilatın peşin yapılamadığı durumlarda araç şoförüne ihlalli geçiş bildiriminin verildiği ve 15 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği, davalının 15 gün içerisinde ödeme yapmadığı, ihlalli geçiş bildirimi düzenlendikten sonra ihlalli geçişi yapan aracın ... ya da ...'sinde yeterli bakiye olsa dahi davacı şirket tarafından ... ya da ...'den otomatik çekim yapılamadığı anlaşılmış olup tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, itiraz edilen cezanın 6001 sayılı Kanun'un 30/5.maddesindeki şartlara uygun olarak düzenlendiği, 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde uyarınca davalıya ait araçların ihlalli geçiş tarihlerinden sonra Kanunun 30/5. maddesindeki 10 katı tutarı ibaresi 4 katı olarak değiştirildiğinden ve bu değişikliğin tahsil edilmemiş olan alacaklar yönünden de uygulanacağı hüküm altına alındığı, davalının 1.936,15 TL olan geçiş ücretinden ve 4 katı tutarında ki 7.774,60 TL tutarında ki cezadan sorumlu olduğu, ayrıca dava dilekçesinin ekinde dosyaya ibraz edilmiş bulunan ihlalli geçiş bildirim tutanaklarında borç aslının 15 gün içinde ödenmemesi halinde yasal faizi ile birlikte tahsil edileceği ihtarı yer almakta olduğu, takip talebinde işletilen reeskont avans faizi yerinde olmayıp asıl alacağa yasal faiz işletilmesi gerektiği, davacının alacağının belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden alacak tutarının likit olmadığı gözetilerek İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatı şartları oluşmadığı gerekçesiyle Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalı tarafından İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyasına yapılan itirazın 1.936,15 TL geçiş ücreti ile 7.774,60 TL ceza tutarı olmak üzere toplam 9.680,75 TL yönünden İPTALİ İLE takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte icra takibinin DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, İcra inkar tazminatı isteminin REDDİNE karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davada harca esas değerin 21.297,65 TL olarak belirtildiğini, 7144 Sayılı Kanun ile 6001 Sayılı Kanunun 30. maddesinin 5. fıkrasında yapılan değişiklik ile geçiş ücreti 15 gün içerisinde ödenmediği takdirde tahakkuk eden ceza tutarı on katından dört katına düşürüldüğünü, yasa değişikliği sebebiyle dosyaya sunmuş oldukları beyan dilekçesinde harca esas değerin 9.680,75 TL olarak değiştirilmesinin talep ettiklerini, taleplerinin dikkate alınmayarak 21.297,65 TL üzerinden kabul red oranına göre hesaplama yapıldığını, davalı lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin yasaya ve usule açıkça aykırılık teşkil ettiğini, davanın talepleri doğrultusunda karara bağlanması nedeniyle tam kabulune karar verilmesi gerektiğini, alacağın likit ve belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatı taleplerinin kabulü gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talepleri doğrultusunda davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun eksik ve hatalı olduğunu, rapora itiraz edilmesine rağmen hükme esas alındığını, yeni rapor alınması taleplerinin değerlendirilmemesinin savunma haklarını kısıtladığını, ... sisteminde yeterli bakiye mevcutken ve bu husus bilirkişice de tespit edilmişken davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının kabul edilemez olduğunu, davacı yanın kendi kusuru veya hatası ile hesaptaki parayı çekememiş olmasının sorumlusunun müvekkili şirket olamayacağını, bildirimin usulüne uygun olarak yapıldığının ispat edilemediğini, sunulan tarihsiz fotoğrafların ispata elverişli olmadığını, ... Bankası yazı cevabına göre ihlalli geçiş tarihinde hesapta geçiş ücretini karşılar nitelikte bakiye bulunduğunu, müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, tahsilat yetkisinin dava dışı bankaya bırakıldığını, TBK'nın 116/1. maddesi uyarınca dava dışı bankanın eyleminden davacı şirketin müvekkili şirkete karşı sorumlu olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı Kanunun 341 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Kanunun 355 nci maddesi uyarınca resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava, otoyol geçiş ücreti ödenmeksizin geçiş yapıldığı iddiası ile geçiş ücreti ve cezanın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu... sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ... A.Ş., borçlunun ise ... A.Ş. olduğu, 1.936,15 TL geçiş ücreti ve 19.361,50 TL ceza tutarı olmak üzere toplam 21.297,65 TL üzerinden 24.10.2017 tarihinde başlatılan icra takibinde ödeme emrine ekli listede plakaları belirtilen borçluya ait araçların müvekkili şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan ihlalli geçişleri sebebiyle tahakkuk eden geçiş ücreti ve 6001 sayılı Kanun uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin on katı tutarındaki ceza borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusu vekiline 31.10.2017 tarihinde tebliğ edildiği, 06.11.2017 tarihinde borca itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir.Davalıya yapılan ihlalli geçiş bildirimleri dosyaya sunulmuştur. Davalıya tebliğ edilen ihlalli geçiş ihtarnameleri incelendiğinde; geçiş tarihini takip eden 15 gün içerisinde geçiş ücretinin ödenmemiş olması sebebiyle; davalıya ait ...,..., ..., ...,...,..., ...,..., ...,..., ..., ... ve... plakalı araçların 23 adet ihlalli geçiş yaptığından bahisle geçiş ücretleri ile geçiş ücretinin 10 katı tutarında ceza tutarlarının 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun uyarınca tahsil edileceği ve ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde geçiş ücretleri ile cezanın ödenmemesi halinde icra takibi başlatılacağı ihtar edilmiştir.Davacı tarafça icra takibinde talep ettiği tutar olan 21.297,65 TL üzerinden huzurdaki davanın harçlandırılarak ikame edilmiş, davacı vekili tarafından 7144 sayılı kanun ile 6001 sayılı kanunun 30. maddesinin 5. fıkrasında yapılan değişikliğe ilişkin 05.06.2018 tarihli dilekçenin sunulduğu, harca esas değerin 9.680,75 TL olarak belirtildiği görülmüştür.İlk Derece Mahkemesince makine mühendisi bilirkişiden aldırılan 22.02.2021 tarihli raporda:"...davalı firmaya ait çeşitli plaka sayılarındaki otobüslerin ihlalli geçiş yaptıkları dosyaya sunulan evraklardan anlaşıldığı, dosya muhteviyatında yer alan banka hesapları incelenmiş ancak ihlalli geçişlere ait ödeme bilgilerinin bu listede yer almadığı, takibe konu araçlar için davacı şirketin davalı ... A.Ş ' den 9.680,75 TL alacaklı olduğu" şeklinde kanaat bildirilmiştir.Dava konusu ihtilaf, davacı tarafından işletilen otoyol ve köprülerden geçen davalı araçlarının geçiş ücretlerinin ödenip ödenmediği, geçiş ücretlerinin geçiş tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde ödenmemesi halinde geçiş ücretleri ile birlikte geçiş ücretinin 4 katı tutarında ceza bedelinin de ödenmesi talebinin yerinde olup olmadığı, geçiş tarihinde ... bakiyesinin yeterli olmasına rağmen geçiş ücretinin tahsil edilmemesinden hangi tarafın sorumlu olacağı, ceza tutarlarının talep edilip edilemeyeceği, icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 30. maddesinde geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali hali düzenmiş,1. fıkrasında "Genel Müdürlük işletimindeki otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen araç sahiplerine Genel Müdürlük tarafından, geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücretinin on katı tutarında idarî para cezası verilir." (25/05/2018 tarihli, 30431 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 18. maddesi ile "on" ibaresi "dört" şeklinde değiştirilmiştir.) 3. fıkrasında "Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen idari para cezaları ile geçiş ücretleri ve ikinci fıkrasında yer alan idari para cezaları tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu sürede ödenmeyen geçiş ücretleri ve idarî para cezaları 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ilgili vergi dairesi tarafından takip ve tahsil edilir. Vergi daireleri tarafından tahsil edilen geçiş ücretleri, tahsilatın yapıldığı ayı takip eden ayın sonuna kadar Genel Müdürlük hesaplarına aktarılır.",5. fıkrasında "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. Ücretin on katı fazlası olarak tahsil edilen ceza tutarının yüzde altmışı, tahsilini izleyen ayın yedinci günü mesai bitimine kadar, işletici şirket tarafından Hazine payı olarak, yıllık kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesine şekli ve içeriği Maliye Bakanlığınca belirlenen bir bildirimle ödenir. İşletici şirket tarafından Hazine payının eksik bildirilmesi veya hiç bildirilmemesi ya da bildirildiği halde süresinde ödenmemesi halinde, Hazine payının ödenmesi gerektiği tarih ile tahsil edildiği tarih arasında geçen süreye 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre uygulanacak gecikme zammı ile birlikte ilgili vergi dairesince 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir." (25/05/2018 tarihli, 30431 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 18. maddesi ile "on" ibaresi "dört" şeklinde değiştirilmiş, ikinci ve üçüncü cümleler yürürlükten kaldırılmıştır.) 6. fıkrasında "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından ücretsiz geçiş yapan araçlar, işletici şirket tarafından bu maddenin yedinci fıkrasında öngörülen sürenin bitimini takip eden ilk iş gününde en yakın trafik kuruluşuna bildirilir." 7. fıkrasında "Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz."25/05/2018 tarihli, 30431 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 18. maddesi ile 25/06/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 30. maddesine eklenen 9. fıkrada "Bu maddenin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü, yedinci ve sekizinci fıkraları Bakanlık tarafından işletilen otoyolları ve erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için; beşinci, altıncı ve yedinci fıkraları ise Bakanlık tarafından 3996 sayılı Kanun ve diğer ilgili kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için de uygulanır."25/05/2018 tarihli, 30431 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 19. maddesi ile 25/06/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 30. maddesine eklenen Geçici 3. maddesinde "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30 uncu maddesinde yer alan oranlar uygulanır." düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda, davalı vekili araçların otoyol geçişlerine itiraz etmemiş, geçiş anında ...'de yeterli bakiyenin bulunmasına rağmen davacı ve/veya dava dışı banka kaynaklı tahsilat yapılamadığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince 23.10.2020 tarihli ... Bankası yazı cevabı temin edilmesine rağmen bilirkişi tarafından ödeme bilgilerinin banka kayıtlarında yer almadığı şeklinde inceleme yapılmış, geçiş esnasında ... bakiyesinin müsait olup olmadığı yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır. Geçiş anında tahsilat yapılmamış ise bu durumun bankadan mı yoksa davacının kullandığı ... sisteminden mi kaynaklandığı, bakiyenin belli bir limit altına düşmesi halinde otomatik yükleme yapılıp yapılmadığı, geçiş anında bakiye yetersiz kalırsa sonradan yapılan yükleme ile geçişten itibaren 15 gün içerisinde tahsilat yapılıp yapılmadığı/tahsilatın mümkün olup olmadığı, sonradan yükleme yapılmış ise geçiş bedellerinin tahsil edilememesinin sebebinin ne olduğunun da belirlenmesi gerekirken bu hususları irdelemeyen bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm tesis edilmesi hatalı olduğundan davalı vekilinin bakiye müsaitliği yönündeki istinaf sebebine itibar edilmiştir.Bu durumda yukarıda belirtilen husular nazara alınarak uzman bankacı ve bilgisayar mühendisi bilirkişi heyetinden davacıya ait sistem ile davalı ... kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, ihlalli geçiş yaptığı iddia olunan araçların ... sistemine kayıtlı olup olmadığı, her bir geçiş yönünden, geçiş anında yeterli bakiyelerinin olup olmadığı, bakiye yeterli olması durumunda geçiş ücretinin niçin sistemden tahsil edilemediği, bakiye yeterli değilse otomatik yükleme yapılıp yapılmadığı, otomatik yükleme yapılmış ise geçişten itibaren 15 gün içerisinde davacı tarafça tahsilat yapılıp yapılmadığı/tahsilatın mümkün olup olmadığı hususlarında denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu alınmalıdır. Davacı vekilinin davalı lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin yasaya ve usule açıkça aykırılık teşkil ettiğine yönelik istinaf sebebi yönünden yapılan incelemede; Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 12.09.2022 tarih ve 2022/4845 E., 2022/6373 K. sayılı ilamı:"... mahkemece, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler değerlendirilerek davalının geçiş ücreti ile 6001 sayılı Kanunun 30/5. maddesine göre 4 katı tutarında para cezası yönünden sorumlu olduğu gözetilip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulü yönünde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğundan Adalet Bakanlığının bu yöne ilişen kanun yararına temyiz talebinin kabulü gerekmiştir."şeklindedir.Yukarıda ayrıntılı açıklanan dava açıldıktan sonra gerçekleşen yasa değişlikliği nedeniyle 4 katı ceza tutarındaki dışındaki kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir. Davacının sebebiyet vermediği yasa değişlikliği nedeniyle gerçekleşen bu durumda davanın konusuz kaldığı bu kısım yönünden davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine de hükmedilemez.Davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine yönelik istinaf sebebi yönünden yapılan incelemede:Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 16.06.2022 tarih ve 2022/3213 E., 2022/5927 K sayılı ilamı; "...Adalet Bakanlığının 21/05/2021 tarihli yazısında; mahkemece, 6001 sayılı Kanunda belirlenen ceza tutarının da takibe konu edildiği, borçlu itirazının ceza tutarını da kapsadığı, yapılan yargılama sonunda alacaklı lehine hükmedilen kısımda kaldığı ve likit olduğu dikkate alınarak bu kısım yönünden de icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde para cezası yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmemiş olmasının usul ve kanuna aykırı bulunduğu ileri sürülerek; hükmün, kanun yararına bozulması talep edilmiştir. ...somut olay değerlendirildiğinde; davalı şirkete ait araçların, davacı şirket tarafından işletilmekte olan otoyoldan ücret ödemeden geçiş yaptıkları, davalı şirketin ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretlerini ödemediği, bu nedenle davacı şirketin geçiş ücreti ile bu ücretin dört katı tutarındaki cezadan ibaret olan alacağının tahsili için icra takibi başlattığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece; geçiş ücretinin davalı şirket tarafından yasal süresi içinde ödenmediği, bu nedenle davacı şirketin 6001 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca geçiş ücreti ile kesinleşmiş olan dört katı tutarındaki cezadan ibaret olan alacağını takibe konu ettiği, alacak miktarının belirlenebilir (likit) nitelikte olduğu gözetilerek, alacak miktarının tamamı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olduğundan, Adalet Bakanlığının yerinde görülen kanun yararına temyiz talebinin kabulü gerekir..." şeklindedir.Bu nedenle davacı tarafın icra takibindeki geçiş ücreti ve ceza tutarı şeklindeki kalemlerden oluşan alacak talebinin hesaplanabilir nitelikte olması ve İİK'nın 67/2. maddesindeki yasal koşulların oluşması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesi de isabetsiz olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebine de itibar edilmiştir. Açıklanan sebeplerle; mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşıldığından, davacı ve davalı tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı ve davacı tarafların istinaf başvurularının KABULÜ ile İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/159 E. 2021/393 K. sayılı 01/06/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Taraflarca ayrı ayrı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Tarafların ayrı ayrı yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/03/2025