T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/670
KARAR NO: 2024/1380
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İST. AND. 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/09/2023
NUMARASI: 2020/515 Esas - 2023/742 Karar
DAVA: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali
DAVA TARİHİ: 05/10/2020
KARAR TARİHİ: 30/10/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesi ile; Müvekkillerinin murisi ...'nin, davalının yapımını üstlendiği '' ... Mah. ... Cad. No: ... Sitesi '' inşaat halindeyken üye olduğunu ve yıllarca aidat ödediğini, inşaat bitene kadar da eksiksiz tüm ödemelerini yaptığını, ancak murisin 12/06/2018 tarihinde vefat ettiğini ve vefatından sonra mirasçıların murisin üyeliği ile ilgili araştırma yaparak kooperatif vekilinden, murisin üyelikten çıkarıldığının öğrenildiğini, çıkma kararı, tarih ve sayısı konusunda bilgi edinilemediğini, müvekkillerinin murisinin usulsüz olarak üyelikten çıkarıldığını, murisin üyelikten çıkarılma işleminin usulsüz olması sebebi ile iptalini, üyeliğin tespit ve tesciline karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili süresi içerisinde cevap dilekçesi vermemiş, bilhare sunmuş olduğu beyan dilekçesi ile; Kooperatif kurucusu ...'nin kooperatif başkanlığından genel kurul marifeti ile alındığını ve yeni seçilen kooperatif yönetimine bilgi ve belge teslim etmediğini, seçilen yeni yönetimin ihtarname ile eski yönetimden kooperatife ait belgeleri istediğini, ancak seçilen yönetime ... ve arkadaşları tarafından hiçbir belge teslim edilmediğini, yeni kooperatif yönetiminin 2004 hesap yılı olağan genel kurulunu 26/06/2005 tarihinde gerçekleştirdirdiğini ve bu kurulda genel kurulun 8. Maddesi '' Kooperatif ortaklığından çıkan ve çıkarılan ortakların alacaklarını ödemek üzere kanun ve ana sözleşme hükümlerine uygun olarak işlem yapmak ve sonuçlandırmak üzere yönetim kuruluna oy birliğiyle yetki verildiği '' şeklindeki maddenin oy birliği ile kabul edildiğini, ...'nin 2004 hesap yılı olağan genel kurulunu 26/06/2005 tarihinde yapıldığı iddia edilen genel kurul hazirun cetvelinde 34. sırada malik olarak gözüktüğü halde genel kurulda asaleten ve vekaleten kendisini temsil etmediğini ve genel kurula katılmadığını, ... yönetimde bulunduğu genel kurullarda alınan üyelikten doğan yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin üyelikten çıkarılacaklarına dair kararlara dayanarak, kendisine 13/06/2006 tarihinde kooperatife olan ödemeleri çıkarılarak liste halinde tarafına resmi şekilde tebliğ edildiğini, ... kooperatifin birinci ve ikinci ihtarlarına karşı borçlarını ödememesi nedeniyle resmi evrak ile kooperatif ortaklığından çıkarıldığını ve kendisine tebliğ edildiğini, ...'nin ortaklıktan çıkarılmasına rağmen kooperatife ait işgal ettiği daireyi boşaltması ve yeni yönetime teslim etmesi yönünde ihtarname gönderildiğini ve zimmet iddiası ile ağır ceza mahkemesinde yapılan yargılama devam ederken vefat ettiğini bu nedenle de davasının düştüğünü, ..'nin kurduğu kooperatifi şahıs şirketi gibi kullandığını, kanuna ve nizama uygun iş yapmadığını ve kooperatifi zarara uğrattığını, yönetimden alındığında yeni yönetime belge teslim etmediğini ve kendisinin kooperatif üyesi olup olmadığı, ödeme yapıp yapmadığının dahi bilinmediğini, kooperatife ait tek m2 tapu olmadığını, binaların %100 kaçak olduğunu ve hiçbirinin hukuki değerinin olmadığını, bu nedenlerle davacı tarafların iddia ve taleplerinin reddini, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin karşı taraftan müştereken ve müteselsilen yüklenmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. .ni yerine getirmediğinden 24/08/2016 tarih ve 167 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarıldığı bilgisinin ana sözleşmeye uygun şekilde karar tarihinden itibaren 10 günlük süre içerisinde Kartal ... Noterliği'nin 28/08/2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile tebliğe gönderildiği, tebligat aslının kooperatif tarafından ıslak imzalı olarak mahkememize sunularak kasaya alındığı, tebligat üzerinde yapılan incelemede; '' Kartal ... Noterliği'nin 28/08/2006 tarihli, ... yevmiye nolu, keşidecisi ... Yapı Kooperatif, muhatap ... olan, ekinde yönetim kurulunun ortaklıkta çıkarma kararı bulunan, ihraç kararının gönderilmesine ilişkin ıslak imzalı belge aslı olduğu, noter onayı bulunduğu, ihtarnamenin 04/09/2006 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu '' anlaşılmış, evrak yeniden mahkeme kasasına alınmıştır. Davalı vekilinin dosyaya Kartal ... Noterliği'nin 28/08/2006 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, Kartal ... Noterliği'nin ... yevmiye nolu, 24/10/2007 tarihli ihtarnamesi, Kartal ... Noterliği'nin ... yevmiye nolu, 26/05/2006 tarihli ihtarnamesi, Kartal ... Noterliği'nin .. yevmiye nolu, 11/07/2006 tarihli ihtarnamesi ve Gebze ... Noterliği'nin ... yevmiye nolu üyelikten çıkış kararının aslı gibidir onaylı bir suretini mahkememize sunduğu ve mahkememiz kasasına alındığı anlaşılmıştır. Davacıların murisi ...'nin yönetim kurulu kararı ile kooperatif üyeliğinden çıkarılmasına ilişkin ihtarnamenin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, murisin bu çıkarma kararına karşı genel kurula itiraz etmediği ve ayrıca 3 aylık süre içerisinde mahkemeye de başvurmak sureti ile dava açmadığı anlaşılmaktadır. Kooperatifler Kanunu'nun 16. Maddesinde düzenlenen 3 aylık itiraz veya dava açma suresi hak düşürücü süre niteliğinde olup, mahkememizce re'sen nazara alınmış, kooperatif üyesine 04/09/2006 tarihinde kooperatif yönetim kurulunun ortaklıktan çıkma kararının tebliğ edildiği ancak yasal süre içerisinde bu davayı açmadığı ve 2018 yılında vefat ettiği, mirasçıları tarafından açılan bu davada hak düşürücü süre yönünden reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekilince yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; mahkemece, kooperatif üyesinin yapılan tebligatların tebliğ şerhlerinin ıslak imzalı olup, kasaya alındığı belirtilmiş ise de kasaya sunulan belgelerin hepsi asıl belgeler olmayıp, bir kısmı fotokopi olduğunu, bilirkişi raporunda, ihtarnamelerin parasal miktarının doğruluğu ve geçerliliği yönünden ...'nin üyelikten çıkartılmasına ilişkin kooperatif yönetim kurulu kararının, kanun ve anasözleşme açısından yeterli şartları taşımadığı belirtilmesine rağmen bilirkişi raporuna aykırı hüküm verildiğini, bir an için kooperatif üyesine yapılan tebligatların asıllarını sunulmuş olduğu kabul edilse bile, yapılan ihtarnameler ve çıkartma kararı usul ve şekil itibariyle Kooperatifler Kanunu'na aykırı olup kooperatif üyeleri arasında eşitlik prensibine uyulup uyulmadığı yerel mahkemenin gerekçeli kararında değerlendirilmediğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir,
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, kooperatif üyeliğinden ihraca ilişkin yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkin ilişkindir. 163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun ortaklıktan çıkarılma esasları ve itirazı düzenleyen 16.maddesinde;"Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar. Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Anasözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir. Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği,çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içerisinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içerisinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içerisinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır. Üç aylık süre içerisinde, genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararları kesinleşir..." hükmü düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 27.maddesi; "Ortakların yüklendikleri paylar için ödeyebilecekleri para tutarını anasözleşme belirtir. Kooperatif, sermaye yüklemlerinde borçlu veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklarından elden yazılı olarak veya taahhütlü mektupla, bu husus mümkün olmazsa ilanla ve münasip bir süre belirterek yükümlerini yerine getirmelerini ister. İlk isteğe uymayan ve ikinci istemeden sonra da bir ay içinde yükümlerini yerine getirmeyenlerin ortaklığı kendiliğinden düşer. Ortaklığın düşmesi alakalının, anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmez." düzenlemesine yer vermiştir. Davalı kooperatif anasözleşmenin 14. maddesinin parasal yükümlülükler ile ilgili ihraç prosedürüne ilişkin 2. fıkrasında ise, ihraç kararı verilmeden önce parasal yükümlülüklerini 30 gün geciktiren ortakların noter aracılığıyla yapılacak ihtarı takip eden 10 gün içinde bu yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde ikinci kez ihtar edileceği, ikinci ihtarı takip eden bir ay içerisinde yükümlülükleri yerine getirmeyenlerin ihraç edileceği düzenlenmiştir. Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacıların murisi ...'nin parasal yükümlülükleri yerine getirilmediğinden bahisle murisin kooperatif ortaklığından çıkarılmasına ilişkin kooperatif yönetim kurulunun 24/08/2006 tarih, 167 sayılı ihraç kararı, Kartal ... Noterliği'nin 28/08/2006 tarihli, .. yevmiye nolu ihtarna.mesi ekinde davacılar murisine 04/09/2006 tarihinde tebliğ edildiği, üç aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra işbu davanın açıldığı görülmüştür.Kaldı ki bilirkişi marifetiyle kooperatif kayıtları incelenmiş olup davacıların murisi en son 2005 yılı faaliyetlerine ilişkin yapılan genel kurul hazirun cetvelinde isminin mevcut olduğu, takip eden yıllarda ise ortaklıktan çıkarılmasına bağlı olarak hazirun cetvellerinde adının yer almadığı ve 2018 yılında vefat ettiği anlaşılmıştır. TMK 2. Maddesinde, herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorunda olduğu, bu hakkın açıkça kötüye kullanılması hukuk düzeni tarafından korunmayacağı düzenlenmiştir. Emsal yargıtay kararlarında " düzenli aidat toplayan bir kooperatif ile uzun süre hiçbir ilişki kurulmaması, ödeme yükümlülüklerinin akıbetinin takip edilmemesi, genel kurullara çağrılmaması, ortaklık ilişkisini ortaya koyacak şekilde hiçbir işlem yapılmaması, üyeliğin sona erdiğinin zımmen kabul edildiği, diğer anlatımla üyelik haklarından zımmen vazgeçildiği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı " ifade edilmiştir. ( Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 21/12/2020 tarih 2018/1348 E. 2020/4405 K., Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 22/11/2021 tarih 2021/1477 E. 2021/1606 K., sayılı ilamları) Somut olayda, davacılar murisinin, ihraç kararının verildiği 2006 yılından, vefat ettiği 2018 yılına kadar aidat yükümlülüğü bulunan kooperatife aidat ödediğine, kooperatife uğradığına, genel kurullara katılma yönünde bir irade ortaya koyduğuna, ortaklık ilişkisini ortaya koyacak şekilde bir işlem yapmış olduğuna dair dosyaya sunulmuş bilgi ve belge bulunmaması nedeniyle murisin, ortaklık hakkından zımnen vazgeçtiği ve açılan davanın TMK 2. maddesi hükmündeki iyiniyet kurallarına aykırı olduğu sonucuna varılmakla davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davacılar vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacılar tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-Davacıların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacılara ilk derece mahkemesince iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361/1. fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/10/2024