T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/509
KARAR NO: 2024/1336
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/119
KARAR NO: 2023/977
TARİHİ: 25/10/2023
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 07/02/2023
KARAR TARİHİ: 23/10/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24.01.2022-25.01.2022 tarihinde 00:00 sularında meydana gelen yoğun kar yağışı sebebi ile davalı şirkete ait muşamba çadırın kar kütlesi nedeniyle çökmesi neticesinde müvekkili şirket nezdinde ... poliçe numarası ile sigortalı olan ... Ve ... Ort.'nın kullandığı sigortalı mahaldeki otomatik panjur, sürgülü cam kapı, tabela, vitrin camı ve bahçe mobilyasında hasara sebep olduğunu, TBK m.69 maddesi uyarınca yapı malikinin söz konusu zararın oluşumunda kusurlu olup - olmadığı aranmaksızın zararı gidermekle yükümlü olduğunu, bununla birlikte davalıya ait muşamba çadırın çökmesinde davalı şirketin üzerine düşen dikkat, özen ve bakım yükümlülüğünü yerine getirmediği için hasarın oluşumunda kusurlu olduğunu, hasar bedelinin kusurlu olan davalıdan rücuen tazmini amacıyla Bakırköy ...İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalının yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacının sigortalısı arasındaki uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığını, işbu davanın konusu uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemelerinin görev alanına girdiğini, müvekkili şirket ile dava dışı ... ve ... Ortaklığı (...) arasında ... AVM içerisindeki 1B26A numaralı bağımsız bölümün kiralanması amacıyla 01.12.2016 tarihli kira sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasında akdedilen bu sözleşmenin Kiracının Yükümlülükleri başlıklı 14. Maddesinin 2. Bendinde " Kiracı aşağıda sayılan hallerde Kiraya Veren'e sorumluluktan dolayı rücu etmeyeceğini peşinen kabul ve taahhüt etmiştir.;14.2/a- Kiralanan Yere ve içindeki eşya ve mallara kaçak, sızmalar,nem vs durumlardan dolayı vaki hasar '' olarak belirtildiğini, anılan madde uyarınca müvekkili ile davacının sigortalısı arasında böyle bir hasarın meydana gelmesi durumunda kiracının kiraya verene herhangi bir talepte bulunmayacağının taraflar arasındaki kira sözleşmesinde kararlaştırıldığını, müvekkilinin kiraya veren şirket olarak TBK ve diğer yasal düzenlemelerde yer alan maddeler uyarınca üzerine düşen tüm edimleri eksiksiz ifa ettiğini, 24.01.2022-25.01.2022 tarihlerinde meydana gelen yoğun kar fırtınalarının olağanüstü bir doğa olayı olarak adlandırılacağını ve bu durumun da mücbir sebep oluşturacağının açık olduğunu savunarak; davanın öncelikle görevsizlik nedeniyle reddine, haksız ve mesnetsiz davanın ve davacı taleplerinin esas yönünden reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece "Dava, "İşyerim Sigorta Poliçesi" kapsamında ödenen hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. .... Yapılan yargılama, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, İşyerim Sigorta Poliçesi, hasar dosyası, 15/08/2023 havale tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Davanın İşyerim sigorta poliçesi kapsamında yoğun kar yağışı nedeniyle davalı şirkete ait brandanın çökmesi sonucu kar kütlesinin dava dışı sigortalı iş yerinde hasar meydana getirmesi nedeniyle ödenen hasar bedelinin, TTK'nın 1472 maddesi uyarınca davalıdan yapı malikinin sorumluluğu kapsamında rücuen tazmini amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, dava dışı sigortalı ... ve ... Adi Ortaklığı ile davacı sigorta şirketi arasında 25/10/2021 başlangıç tarihli İşyerim Sigorta Poliçesi düzenlendiği ve dava dışı sigortalıya ait iş yerinde meydana gelecek zararların rizikolarına karşı davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigorta örtüsü altına alındığı, davacı sigorta şirketi nezdinde İşyerim Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... Mah. ... Cad. ... No:... D:... Küçükçekmece/İstanbul adresinde bulunan iş yerinde 24/01/2022-25/01/2022 tarihinde meydana gelen yoğun kar yağışı nedeniyle davalı şirkete ait brandanın çökmesi sonucu kar kütlesinin hasara neden olduğu, hasar bedeli olarak davacı tarafından 25.396,72-TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığı ve sigortalısının haklarına halef olarak hasar bedelinin rücuen tahsili için Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile davacının icra takibi başlattığı ve davalının itirazı üzerine takibin durduğu, bunun üzerine davacının işbu itirazın iptali davasını açtığı, gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli kusur ve hasara ilişkin 15/08/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere; davaya konu gergi brandanın altında bulunan masaları ve bu masalarda oturan müşterileri güneşten ve çiseleme şeklinde oluşabilecek yağmur etkisinden korumaya dönük olarak inşa edilmiş eğimli ve yanları açık bir gergi branda olduğu ve brandanın yoğun kar yüküne dayanmasının beklenemeyeceği, gergi brandanın üst kısmında bulunan betonarme duvara 8 adet çelik dübellerle monteli saç plakalar ile monte edilmiş olduğu, 25.01.2022 tarihli tutanakta, hasar sonrası çekilen fotoğraflarda ve 15.02.2022 tarihli Hasar Ekspertiz Raporunda belirtilen/gözlenen yoğun kar yağışının gölge ve hafif yağmurdan koruma amacıyla imal edilen söz konusu gergi branda için bir mücbir sebep olarak değerlendirilebileceği, yoğun kar yağışı altında yırtılan gergi branda ile ilgili yapı maliki olduğu anlaşılan davalı şirketin bir kusurunun bulunmadığı hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü 1. Bölge Müdürlüğünden celp edilen kayıtlardan da görüleceği üzere 22/01/2022-25/01/2022 tarihleri arasında İstanbul İl genelinde etkili kar yağışı olduğu, davalı şirkete ait branda üzerinde etkili kar yağışı nedeniyle biriken kar kütlesinin çökme nedeni ile dava dışı sigortalı iş yerinde hasara neden olduğu, yoğun kar yağışının mücbir sebep olarak değerlendirilmesi gerektiği, kaldı ki davalı şirket ile dava dışı sigortalı arasında imzalanan kira sözleşmesinin Kiracının Yükümlülükleri başlıklı 14/2. Maddesinde: " Kiracı aşağıda sayılan hallerde Kiraya Veren'e sorumluluktan dolayı rücu etmeyeceğini peşinen kabul ve taahhüt etmiştir: 14.2/a " Kiralanan Yere ve içindeki eşya ve mallara kaçak, sızmalar, nem vs durumlardan dolayı vaki hasarlar" düzenlemesi bulunduğu da dikkate alınarak davalı şirketin hasarın meydana gelmesinde sorumlu olmadığı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalının müvekkilinin sigortalısı ile kendi arasındaki sorumsuzluk anlaşmasını sigortaya karşı ileri süremeyeceğini, "kar yağışı" bir doğal olay olup mücbir sebep olarak değerlendirilemeyeceğini, çökmesi ile hasara sebebiyet veren gergi brandanın yapı maliki tarafından duruma koşullara uygun imal edilmesi, edilmemiş olsa dahi kar yağışı esnasında hasara sebebiyet vermemesi adına temizliğinin ve bakımının yapılarak gerekli tedbirlerin alınmadığını belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; HMK m. 341 gereğince istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, HMK m. 355 gereğince resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava; işyeri sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi sigortalısına hasar bedelini ödemiş, TTK'nın 1472. maddesi gereğince sigortalısının haklarına halef olarak alışveriş merkezinin yöneticisi aynı zamanda sigortalının kiralayanı olan davalı ... A.Ş.'ye karşı eldeki davayı açmıştır. Dava, rücu talebine dayanmakta olup, rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açacak idi ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince, aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK'nın 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK'nın 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK'nın 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. HMK'nın 4.maddesinde sulh hukuk mahkemelerinin görev alanı belirlenmiş ve 4/1.a maddesinde ise kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların sulh hukuk mahkemesinde görüleceği belirtilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 30/01/2017 tarihli, 2014/17930 E. 2017/720 K. sayılı ilamında; "...Mahkemece, davacının sigortalısının halefi olarak açtığı davada, BK'nun 58. maddesindeki (yeni TBK'nun 69. Md.) yapı malikinin sorumluluğu gereği dava açıldığı ve uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklanmadığı, davanın genel hükümlere göre ilk açıldığı Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, işyeri sigorta poliçesi gereği ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. .... Somut olayda, davacı sigorta şirketinin, sigortalısının halefi olarak açtığı davada, dava dışı sigorta ettiren ile davalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira sözleşmesi olduğu açıktır." denilerek, sigortalı ile davalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira ilişkisi olması halinde, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna işaret edilmiştir. Yine sigorta şirketi tarafından, sigortalının halefi olarak açılan davada da, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. 37, K. 9, RG. 03/07/1944 sayılı kararı ve TTK'nun 1472.maddesi uyarınca görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Dosya kapsamında yer alan kira sözleşmesi incelendiğinde; ... A.Ş. ve davacının sigortalıları ... ile ... arasında düzenlenen 01/12/2016 tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, ... Mahallesi, ... Pafta, ... Ada ... parseldeki Alışveriş Merkezi'nde yer alan 70m2 büyüklüğündeki ... no.'lu bağımsız bölümün sigortalıya kiraya verildiği, sözleşmenin 7.2 maddesi ile sözleşmenin süresinin sona ermesinden itibaren bir yıl süre ile yenileceğinin kararlaştırıldığı, dava konusu olay ise 25/01/2022 tarihinde meydana gelmiştir. Tüm bu nedenlerle davaya konu somut uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Mahkemece kamu düzeninden olan bu göreve ilişkin dava şartının dikkate alınmayarak işin esası hakkında karar verilmesi hatalıdır. Açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlık yönünden görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan, mahkemenin görevsizliği nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1.c ve 115 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar vermesi gerekirken; yazılı olduğu biçimde işin esası hakkında karar vermiş olması istinaf sebebi olarak gösterilmese de görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan re'sen değerlendirilmiş ve davacı vekilinin esasa yönelik istinaf sebepleri şimdilik incelenmeksizin, kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.3 ve 355. maddeleri uyarınca kaldırılmasına dair karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun sair istinaf sebepler incelenmeksizin KABULÜ ile Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemenin 2023/119 E. 2023/977 K. sayılı 25/10/2023 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.3 bendi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dairemizin kararı doğrultusunda işlem yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE,3-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince iadesine,4-Davacı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.a.3 ve 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.23/10/2024