T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/274
KARAR NO: 2026/722
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/12/2021
NUMARASI: 2018/549 Esas - 2021/867 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 13/05/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı şirket arasında yapılmış olan temsil, idare ve denetleme-gözetim sözleşmesi uyarınca davalı şirketin müvekkilinden hizmet aldığını, almış olduğu hizmetlere ait faturaların kendilerine tebliğ edildiğini ve itiraz edilmediği halde ödeme yapılmadığını, davalı şirket ile Kasım 2017 'de başka bir alacak için karşılıklı müzakereler sonucu anlaşma sağlandığını ancak takibe konu ... uçuşlarına ait alacaklarla ilgili olarak mutabakata varılamadığını, müvekkili şirketin davalı havayolu şirketine hizmet verdiğini, ...'ın da katılmış olduğu toplantıda antlaşma sağlanamadığı için .... İcra Müdürlüğünün ...Esas nolu takip dosyası ile takip başlattıklarını, davalının takibe itiraz etmiş olduğundan itirazın iptali davası açma zorunluluğu doğduğun belirterek icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve cevaba cevap dilekçesinde icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkil havayolu şirketin ülkesinin bayrak taşıyıcı havayolu şirketi olduğunu, ... olarak faaliyet gösterdiğini, davacı şirket ile müvekkili firma arasında işbu dava konusu dışında ticari ilişkilerin de mevcut olduğunu ve bunlar ile ilgili herhangi bir sorun ve hukuki ihtilaf söz konusu olmadığını, davacı firmanın 01.04.2017 tarihine kadar müvekkili şirket ...’nın Türkiye temsilcisi olarak görev yaptığını, davacının 2014 yılında müvekkili firma uçakları ile ..’ya yapılan uçuşlar için verilen hizmetlerin ücretinin eksik ödendiği iddiası ile icra takibi başlattığını, söz konusu icra takibine gerçekleştirilen itiraz üzerine de itirazın iptali davası açıldığını, icra takibine konu olan 2014 yılı ... uçuşları her ne kadar ... Havayolu tarafından gerçekleştirilmiş olsa da; bu uçuşların müvekkili firmanın anlaşma yapmış olduğu ... firması adına yapıldığını, müvekkilline ait uçakların ilgili uçuşlar için ... firmasına kiralandığını, davaya konu olan bu uçuşlar için davacı ... ile ticari bir ilişkilerinin olmadığını, söz konusu uçuşların yer hizmetleri anlaşması uçakları kiralayan ... ile davacı ... arasında yapılmış olduğunu ve ... - ... ve iş ortağı olan ...arasında üçlü bir anlaşma yapıldığını, ilgili ödemelerin de ... ve iş ortağı olan ...tarafından davacı ... firmasına yapıldığını, uçuşların müvekkili firma tarafından yapıldığı halde yer hizmetleri anlaşması ve buna dair ödemeler ... tarafından yapıldığı için davacı firma ... tarafından kesilen faturaların ... şeklinde olduğunu, davacı firma ile müvekkili firma arasında yapılan tüm yazışmalar ve teyitlerde de görülebileceği üzere ek olarak sunulan ... ve ... numaralı faturaların davacı firma ile müvekkili firma arasında yapılan alacak takip yazışmalarında yer almadığını, bu faturaların ... şeklinde olduğunu, ... ve iş ortağı olan ...cari hesabı içinde olduğunu, davacı firmanın talep etmiş olduğu alacakların 2014 yılına ait olup müvekkili firma ... ile davacı firma ... arasında her yıl sonunda ilgili yıla ait alacak / borç mutabakatı yapıldığını, bu mutabakatlar içerisinde dava konusu olan mezkur alacak iddiası hiç yer almadığını, hayatın olağan akışı içinde 2014 yılına ait bir alacağın 2018 yılına kadar dava konusu yapılmamış olması mümkün olmadığını, 2016 yılı sonunda davacı firma tarafından kesilen bakiye faturalarda görüleceği üzere dava konusu miktarların hiç olmadığını, 2014 yılında söz konusu olan bir alacağın 2015 yılına devri ve 2015 yılında da alacak kaldıysa 2016 yılına devri söz konusu olup ek te görüleceği üzere 2015 yılından kalan bakiye borcun da hesaplama içine 2015 yılı devir bakiyesi adı altında, 01.01.2016 tarihli ve 142.762,15 Euro olarak dahil edilmiş olduğunu ve bu bakiyeler de zaten sonradan ödendiğini, 2014 yılına ait borç müvekkiline ait olmadığını, davacı firma ...’nin dava konusu tarihlerde firma yönetimleri farklı olduğu için o günlerde yapılan anlaşmalar ve uçuş operasyonları ile ilgili yeterli bilgiye sahip olmamasından kaynaklı olarak gerçek borçlu ... ve iş ortağı olan ...tarafından yapılmayan eksik ödemeler müvekkili firma ...’dan istendiğini, davacının ilgili tarihlerdeki ticari defterleri ve kayıtlarının incelenmesini talep ettiklerini, bu şekilde ödemelerin müvekkili şirket ...’nın değil, ... ve iş ortağı olan ...tarafından yapıldığı da görüleceğini belirterek, davanın reddine ve kötü niyeti tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, "...Taraflar arasındaki sözleşme, faturalar, yer hizmetleri ile ilgili yazı cevapları ve bilirkişi raporları göz önüne alındığında davacı tarafından verilen hizmetin davalıya değil, dava dışı 3.kişiye verildiği ve borç ilişkisinin buna karşı doğduğu hususunun davalı tarafından ispatlanamadığı, davalının bu iddiasını ispatlamaya yarar belge ve bilgileri sunmadığı, ... Havalimanı Baş Müdürlüğü tarafından 2014 yılında doğrudan davalıya yönelik faturaların kesildiği ve bu faturaların davacı tarafından ödendiğine ilişkin yazı cevapları dikkate alındığında, havayolu taşıyıcısının davalı olduğu, yer hizmetlerinin davalıya verildiğinin kabul edilmesi gerektiği, alacağın dayanağı olarak faturalar gösterildiği, takip aşamasında özellikle ... uçuşlarına yönelik bir sınırlandırılmaya gidilmediği, davacı vermiş olduğu tüm yer hizmetleri ile ilgili icra takibinde talepte bulunduğu, davacının davalıya muhtelif havalimanlarında yer hizmeti verdiği ve bu hizmetlerin karşılığını davalıdan talep etme hakkı bulunduğu, davacı tarafın ticari defter ve belgelerine, faturalara ve bilirkişi raporuna göre takip tarihi itibarı ile davacının davalıdan 624.487,85 TL alacaklı bulunduğu, takip tarihi itibarı ile EURO kuruna göre davacının alacağının 125.243,24 EURO olduğu, icra takibinden önce davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin herhangi bir ihtarın bulunmaması nedeni ile takip tarihinden önce işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile ....İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında, 125.243,24 Euro asıl alacak için davalının yaptığı itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarınca bir yıl vadeli EURO mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faizi (yıllık % 9‘u geçmemek kaydıyla) uygulamak sureti ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen alacağın takip tarihi itibariyle TL karşılığı 624.487,85 TL.nin % 20’ si olan 124.897,57 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava, hizmet alım ilişkiden kaynaklanan faturaya istinaden başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
.... İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının muhtelif tarihli faturalara istinaden 152.918,30 EUR asıl alacak, 50.114,66 EUR işlemiş faiz olmak üzere toplam 203.032,96 EUR alacağın tahsili için takip başlattığı, 1 Euro'nun TL karşılığı üzerinden harca esas değer gösterildiği, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece üçlü bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış olup mali müşavir ile hukukçu bilirkişinin sunmuş olduğu 02/02/2021 tarihli çoğunluk raporunda ; "Davalı şirketin inceleme günü ticari defter ve belgelerini ibraz etmedi, davalı yanın yabancı şirket olması sebebiyle ticari defterlerinin olmadığı görüldü, dava konusu olaylar yönünden yalnızca davacı yasal defter kayıtları üzerinde inceleme yapıldığı,
Taraflar arasında 19.05.2010 tarihinde akdedildiği anlaşılan “Standart Yer Hizmetleri Sözleşmesi” imzalandığı, bu sözleşmenin dışında ve dava dosyasında olan sözleşme sayfasından başka kiralayan ... ile davacı ... ... ve iş ortağı olan ...arasında üçlü bir anlaşmaya rastlanmadığı,
Davacı yanın incelenen ticari defterlerinden, davalı yan ile olan hesap hareketleri; 120.60.006 ... (USD), 120.70.006 ... (EURO), hesap kodu altında takip etmekte olduğu, bu iki hesabın dışında davacı yanın ticari defterlerin de, 120.70.0028 ... (...) (EURO) hesabının da olduğu görüldüğü, davacının, davalı ...'nın 120.70.0006 Muhasebe Hesap Kodu altında takip edilen cari hesabında, ...'ten gelen ödemelerinde kayıt altına alındığı tespit edildiği, yine hesaplar arası virman yapıldığı tespit edildiği,
Davacı hesaplarında, ... ve ... hesapları her ne kadar hesap planında 3 alt hesap açılarak takip edilmiş olduğu görülse de sonuç olarak ... hesabının yanında ... 'da yazmakta ve ...'ten gelen ödemelerin ... hesabına da işlendiği ve 2014 yılında 366.317,53 TL'lik virman işlemi yapıldığı tespit edildiği, davalı tarafından dava konusu faturaların gerçek borçlusu olduğu iddia edilen ... ve İş ortağı olan ...tarafından yapılmayan eksik ödemeler olup olmadığı tespit edilemediği, çünkü davalı ... hesaplarında ...'ten gelen ödemeler olduğu, ...'in ayrıca bir başka tüzel kişiliği olup olmadığı ile ilgili dava dosyasında bilgi ve belge bulunmadığı, davacı nezdinde takip edilen ... (...) cari hesabının, icra takip tarihi olan 24.04.2018 ve dava tarihi olan 22.06.2018 tarihi itibariyle davalı davacıya 624.487.85 TL borçlu olduğu tespit edildiği, bu kesilen faturalarla ilgili bakiye kalanının olduğu eğer yoksa ödenmiş olabilmesi için davalının makbuz veya ödediğine dair dekontları ibraz ederek ödediği, borcunun olmadığını ispat yükü kendisinde olacağı İcra takip tarihi olan 24.04.2018 tarihinden itibaren herhangi bir ödeme makbuzu ve dekontun olmadığı anlaşıldığından bu borcun cari hesap alacağı niteliğinde kalan bakiye borç olabileceği anlaşıldığı, bakiyenin geldiği 2014 yılından icra takibi olan 24.04.2018 tarihleri arasında döviz alacak bakiyesi için kur farkı hesabı yapılmadığı tespit edilmiş olup 24.04.2018 icra tarihi itibariyle TCMB euro kuru: 4,9862 olduğu, buna göre 624.487,85 TL / 4,9862 Euro Kuru 125.243,24 EURO tekabül ettiği tespit edildiği,
120.70.0006 alıcılar muhasebe kodlu davacı nezdindeki davalı ... cari hesabı incelendiğinde; 31.12.2014 tarihinde davacı davalı ...'dan 361.646,26 TL alacaklı olduğunu gösterdiği, 2015 yılında ticari ilişkinin devam ettiği, 31.12.2015 yıl sonu kapanış fişine göre davacı davalıdan 454.526,13 TL alacaklı olduğu, 31.12.2016 tarihli kapanış fişine göre davacı davalıdan 669.601,78 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, 2017 işinde davalı davacıya 669.601,78 TL borçlu iken yıl içinde ödemelerin geldiği ve yıl sonu 4.496,64 TL kur farkı kapaması ile bakiyenin sıfırlandığı, 120.70.0006 hesap kodu nezdindeki hesap hareketlerine göre; icra takip tarihi olan 24.04.2018 ve dava tarihi olan 22.06.2018 tarihi itibariyle, bu hesap bakiyesinin sıfır “0,00 TL” olduğu tespit edildiği, 120.60.0006 alıcılar muhasebe kodlu davacı nezdindeki davalı ... Cari Hesabı İncelendiğinde; aynı şekilde icra takip tarihi olan 24.04.2018 ve dava tarihi olan 22.06.2018 tarihi itibariyle, bu hesap bakiyesinin sıfır “0,00 TL” olduğu tespit edildiği,
Davacı tarafından davalıya kesilen faturaların FORM BS (Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu) Beyanı ile ilgili vergi dairesine kanuni süre içinde beyan edildiği tespit edildiği, davacı tarafın 2014 yılında FORM BS Formunda beyan etmiş olduğu toplam fatura adedi 590 Adet bu faturaların toplam KDV Hariç tutarları ise 66.387.747,00 TL olduğu, davacı şirket tarafından, 24.04.2018 tarihinde davalı yana 2014 yılında ödenmeyen faturalar için icra takibi başlatıldığı, icra takibine konu olan bu faturalara davalı yan tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığından dolayı fatura içeriğini kabul etmiş sayılabileceği " dair görüş ve tespite yer verilmiştir.
Sektör bilirkişisinin sunmuş olduğu 25/02/2021 tarihli ayrık raporda özetle ; "Davacı, 31.12.2014 tarihinde, ...'e 2014 yılı içerisinde EUR cinsinden kesmiş olduğu tüm faturaların TL karşılıklarının bakiyesi oları 366.317,53 TL'yi, 120.70.0006 ... (EUR) kodlu hesaptan çıkararak, 120.70.0028 ... (...) (EUR) kodlu hesaba borç olarak kaydetmiş, böylece, 31.12.2014 tarihi itibariyle, 120.70.0028 ... (...) (BUR) kodlu hesabın borç bakiyesi toplam 624.487,85 TL olduğu, anılan hesaba, izleyen yıllarda, açılış kapanış kayıtları dışında, herhangi bir kayıt yapılmadığı,
Döküm listesinde de yer alan ve toplam sayısı 132 olanı faturalar, tek tek incelenerek 132 adet faturadan, 17 tanesinin, ... (AYT) değil, Bodrum (BJV) Hava Limanı'na yapılan uçuşlar ile ilgili olduğu, 01.08.2014 tarihli ve 693553 no.lu bir adet faturanın ise, dava dosyasında belgesinin, Muavin Defter'de ise kaydının bulunmadığı görüldüğü, böylece, 18 adet fatura çıkarıldığında da, ... (...) tarafından 2014 yılı içerisinde AYT'ye yapılmış olan uçuşlar nedeniyle davacı tarafından düzenlenmiş olan faturaların toplam sayısının (132-18) 114 olduğu belirlendiği, dava dilekçesinde, 2014 yılında ... (AYT) Hava Limanı'na yapmış olduğu uçuşlar nedeniyle davalı'ya vermiş olduğu temsil, gözetim ve yönetim hizmetleri nedeniyle kesmiş olduğu fatura bedellerin dava konusu edildiği bildirildiği,
Davacı tarafından, 2014 yılı içerisinde, ... (...) için kesilmiş ve muavin defter'e de borç olarak işlenmiş olan, Bodrum uçuşları da dahil, toplam (114+17) 131 adet faturanın toplam tutarı 632.122,75 TL, Bodrum (BJV) uçuşları ile ilgili olarak düzenlenmiş olan söz konusu toplam 17 adet faturanın toplam tutarı ise 55.160,49 TL olduğu, 31.12.2013 tarihi itibariyle, 120.70.0028 ... (...) (BUR) kodlu hesabın borç bakiyesi 258.170,32 TL olup Bu tutar da eklendiğinde, ... (...) (EUR) kodlu hesabın 31.12.2014 tarihi itibariyle “borç” bakiyesinin toplamı (258.170,32 + 632.122,75-) 890.293,07 TL olduğu, bu tutardan Bodrum (BJV) uçuşları ile ilgili toplam 17 adet faturanın toplam tutarı olan 55.1860,49 TL indirildiğinde ise, ... (...) (EUR) hesabının 31.12.2014 tarihi itibariyle “borç” bakiyesi, toplam (890.293,07 - 55.160,495) 835.132,58 TL olduğu, bununla birlikte, 2014 yılı içerisinde, ... (...) tarafından, borçlarına mahsuben, çeşitli ödemeler de yapıldığı, Muavin Defter'de kaydı bulunan söz konusu ödemeler tek tek toplandığında, 2014 yılı içerisinde yapılmış olan söz konusu ödemelerin toplam tutarı 645.439,95 TL olduğu, toplam “borç” tutarından söz konusu toplam “ödeme” tutarı indirildiğinde ise, dava dosyası içerisinde bulunan belgelere göre, takip ve dava konusu asıl alacağın tutarı toplam (835.132,58 — 645.439,95-) 189.692,53 TL olduğu,
Dava dosyasında bulunan belgeler ve yukarıda arz edilen bilgiler dikkate alındığında da, 2014 yılı içerisinde ... (AYT) Hava Limanı'na yapılmış olan uçuşlar nedeniyle Davalı'ya ait uçaklara verilmiş olan handling (temsil, gözetim ve yönetim) hizmeti nedeniyle Davacı tarafından düzenlenmiş olan faturaların bedellerinin toplamından oluşan alacağın borçlusunun, davalı ... değil, dava dışı ... Service S.A. olduğu ve basiretli bir tacir olarak, alacağının, asıl borçlusundan zamanında ve süratle takip ve tahsiline gereken titizliği göstermemiş olan davacının, davalıdan olan söz konusu alacak talebinin kabulünün uygun ve yerinde olmayacağı sonucuna varıldığı" bildirilmiştir.
Sivil Havacılık uzmanı, nitelikli hesap uzmanı ve mali müşavirden oluşan ikinci bir heyetten alınan 29/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; ... Havayolları Türkiye uçuşlarında Havalimanları Yer Hizmet Ruhsatı türlerinden hiçbirini almadığından Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı SHY-22 Madde 5 istinaden bu hizmetlerin sağlanması için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün ruhsatlandırılmış ve yetki verilmiş olan davacı ... ile 19/05/2010 tarihli Standart Yer Hizmetleri Anlaşması imzalandığı, sözleşmenin hizmet tanımı, ekleri, mutabık kalınan hizmetler ve ücretlerinden oluştuğu, bu anlaşma imzalandıktan sonra ilgili resmi kurumlara gönderildiği, ana anlaşma dışında, dosyada bulunan evraklar incelendiğinde; ... ve ...şirketlerinin bu anlaşmalarda hiçbir yetkisi ve ruhsatı bulunmadığı ve yetkili otorite tarafından da yetkilendirilmediği görüldüğü,
Davalının savunması ile kendisine ait uçakların dava dışı ... .... tarafından kullanıldığı ve bu amaçla davalı ve dava dışı kişi arasında bir başka sözleşme imzalandığı iddia edildiği, bu amaçla imzalandığı belirtilen bir sözleşmenin son sayfasınında dosyada yer aldığı, bu sayfa İngilizce olmakla birlikte, dava dışı üçüncü kişinin taşıyıcı, davacının ise servis sağlayıcı olarak tanımlandığı, dosyaya sunulu ayrık raporda bu sözleşme yer hizmetleri sözleşmesi olarak tanımlanmış ise de ancak bu hususta bir bilgi bulunmadığı, diğer taraftan sözleşme örneğinde davacı tarafı imzasının da bulunmadığı görüldüğü, diğer taraftan davalının iddiası ile söz konusu uçakların işletmesinin dava dışı şirkete verilmiş bulunması da, Sivil Havacılık Kanunu 118 ve 119 hükümlerine göre yazılı olarak yapılması ve uçuş siciline şerhi gereken sözleşmeler olduğu, diğer taraftan ... Havalimanı Başmüdürlüğü cevabi yazısında, ...'a kesilen faturalara ilişkin döküm gönderildiği, dolayısıyla Havalimanı bakımından dava dışı ... .... şirketinin muhatap olarak kabul edilmediği anlaşıldığı, bu husus yerel yetkililer tarafından ...'nın hava taşıyıcısı olarak kabul edildiği, bu konuda değerlendirilmesi gereken bir diğer husus, kök raporda uçuşların 9U kodlu değil MLD kodu kullanılarak yapıldığı, belirtilen farklı kod kullanımının farklı bir havayolu firmasını ifade edeceği hususu olduğu, yapılan genel bir incelemede her iki kodun da ... havayoluna ilişkin olduğu görüldüğü, bu hususta internet üzerinden yapılan araştırma sonucu https://airlinecodes.info/MLD adresinden alınan bilgi ışığında; davalı havayolunun ... kodunun MLD, IATA kodunun ise 9U olduğu anlaşıldığı, son olarak davalıya kesilen faturalar incelendiğinde; ... ibaresinin yanında AIR HANDLING ibaresinin parantez içinde ve adres bilgisinin Moldova olarak öngörüldüğü anlaşıldığı, oysa dava dışı şirketin adresinin sözleşmede farklı belirlendiği, tüm bu bilgiler ışığında, davacı tarafından verilen hizmetin davalıya değil, dava dışı kişiye verildiği ve borç ilişkisinin buna karşın doğduğu hususu, ispatlanabilmiş bir husus olarak kabul edilemeyeceği,
Alacağın dayanağının ödenmemiş faturalar olarak gösterildiği, takip aşamasında özellikle ... uçuşlarına yönelik olmak üzere bir sınırlamaya gidilmediği, itirazın iptali davası sırasında dava dilekçesinde takibe konu yapılmış ... uçuşlarına ait alacaklar konusunda mutabakata varılamadığı beyan edildiği, belirtilen beyanın ... uçuşları sebebiyle verilen hizmetlerle sınırlı bir alacak talebinde bulunduğu şeklinde dar değil, anlaşmaya varılan hususlar dışında kalan alacakların talep edildiği şeklinde yorumlanması gerektiği, bu anlamda iradenin yorumunda özellikle bir haktan vazgeçen veya hakkı sınırlandıran irade açıklamalarının dar yorumlanması gerektiğine ilişkin genel kuralın dikkate alınması gerektiği,
Davacı nezdinde takip edilen ... (...) cari hesabının, icra takip tarihi olan 24.04.2018 ve dava tarihi olan 22.06.2018 tarihi itibariyle davalı şirketin davacıya 624.487,85 TL borçlu olduğu, 24.04.2018 icra tarihi itibariyle EURO TCMB kuru: 4,9862 olduğu; buna göre 624.487,85 TL / 4,9862 Euro kuru 125.243,24 EURO tekabül ettiği, davacı yanın davalı yanı temerrüde düşürmeye yönelik herhangi bir ihtarda bulunmadığı, ihtarname göndermediği görülmüştür. 24.04.2018 tarihli icra takibinde talep edilen 50.114,66 EURO işlemiş faiz alacağının takdir ve değerlendirmesi sayın mahkemenin takdirinde olduğu" yönünde tespit ve kanaate varılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre; davacının davalıya ait uçaklarının uçuşları ile ilgili yer hizmetleri sunması konusunda imzalanan anlaşma kapsamında verilen hizmetlere karşılık bir kısım fatura bedellerin ödenmediğinden bahisle huzurdaki dava açılmıştır.
Davalı tarafın, faturalara dayanak yapılan hizmetlerin verilmediğine ve fatura içeriklerine yönelik bir itirazı bulunmadığı, faturaya konu uçuşların yapılan anlaşma uyarınca ... firması adına yapıldığını, bu uçakların bu şirkete kiralandığını, bu uçuşlar ile ilgili davacı şirket ile bir ticari ilişkinin söz konusu olmadığını savunmuş ise de söz konusu hizmetin verilmesi konusunda davalı şirket ile sözleşme imzalandığı, davacı firma ile dava dışı ... firması arasında bir anlaşma bulunmadığı, her ne kadar dava dışı firma ile imzalandığı iddia olunan sözleşmenin son sayfası ibraz edilmiş ise de davacı tarafın imzasının bulunmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan davacı tarafından faturaya konu hizmetlerin, davalıya ait uçakların uçuşu ile ilgili olduğu, ...Havalimanı Baş Müdürlüğü tarafından 2014 yılında doğrudan davalıya yönelik faturaların kesildiği ve bu faturaların davacı tarafından ödendiğine ilişkin yazı cevapları dikkate alındığında, takibe konu faturalara ilişkin havayolu taşıyıcısının davalı olduğu, öte yandan davacı nezdindeki cari hesabın davalı firmadan bağımsız ayrı bir hesap altında takip edilmediği, hesaplar arası virman yapıldığı anlaşılmakla taraflar arasındaki sözleşme kapsamında hizmetin davalıya verildiği anlaşılmaktır. Sektör bilirkişisin sunmuş olduğu 25/02/2021 tarihli ayrık raporda; dava dilekçesinde, 2014 yılında ... (AYT) Hava Limanı'na yapmış olduğu uçuşlar nedeniyle davalı'ya vermiş olduğu temsil, gözetim ve yönetim hizmetleri nedeniyle kesmiş olduğu fatura bedellerin dava konusu edildiği tespiti yapılmış ise de gerek dava gerek cevaba cevap dilekçesinde davacı taraf, dava konusunu salt2014 yılında ... (AYT) Hava Limanı'na yapılmış olan uçuşlar ile sınırlandırmamış, takibe konu yapılan ... uçuşlarına ait alacaklarla ilgili olarak mutabakata varılamadığı beyan edilmiş, ödenmeyen fatura bedellerin tahsili için takip başlatılmış, nitekim takip aşamasında özellikle ... uçuşlarına yönelik bir sınırlandırılmaya gidilmediği de tespit edilmekle, davacı vermiş olduğu tüm yer hizmetleri ile ilgili icra takibinde talepte bulunduğu, faturaya konu hizmetlerin verilmediğine yahut fatura içeriklerine yönelik davalının itirazının bulunmaması ve ödeme yapılmayan faturalardan davalı firma sorumlu olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, yatırılan 11.770,00 TL harçtan, alınması gerekli 732,00 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 11.038,00 TL'nin ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20/2 maddesi uyarınca HMK'nın ek 1.maddesindeki değişiklik dikkate alınarak kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.13/05/2026