T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/293
KARAR NO: 2026/607
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/04/2024
NUMARASI: 2022/1087 Esas - 2024/374 Karar
DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
KARAR TARİHİ: 29/04/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerinin ödeme güçlüğüne düştüğünden bahisle, İİK 285 ve TTK 286 maddeleri hükümleri gereği müvekkilleri hakkında alacaklarıyla konkordato akdetmesini sağlamak amacı ile konkordato mühleti verilmesini ve konkordatonun tasdikini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı şirketin konkordato projesinin konkordatoya tabi alacaklılar bakımından hem İİK m.302, f, 3, a bendinde yeralan "Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını" hem de İİK m.302, 3, b bendinde yeralan "Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacaklıların üçte ikisini" aşacak şekilde olumlu oy vermiş olmaları sebebiyle kabul edildiği, teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşıldığı, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu tespit edilmiş olmakla davacı şirketin konkordato projesinin tasdikine, konkordatoya tabi borçlarının 30 Haziran 2024 tarihinde ilk taksit tarihi olmak üzere, 3’er aylık eşit taksitler halinde, toplam 16 taksitte 30/06/2024, 30/09/2024, 31/12/2024, 31/03/2025, 30/06/2025, 30/09/2025, 31/12/2025, 31/03/2026, 30/06/2026, 30/09/2026, 31/12/2026, 31/03/2027, 30/06/2027, 30/09/2027, 31/12/2027, 31/03/2028 tarihlerinde ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Müdahil alacaklı ... A.Ş vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Konkordatonun tasdiki için gerekli şartlar gerçekleşmediğini, davacı firma konkordato davasını ikame ederek borçlarını ödemekten imtina etmeye çalıştığını, konkordatonun tasdiki için alacaklılar yararına belirli bir güvencenin oluşması gerektiğini belirterek davacı lehine verilen konkordato tasdik kararının kaldırılmasına ve konkordato talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Müdahil alacıklı ... A.Ş., vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Konkordato tasdiki şartları oluşmadığını, konkordato projesi uygulanabilir olmadığını, konkordato projesinin alacaklıları zarara sokmak kastından ari olması gerektiğini belirterek davacı lehine verilen konkordato tasdik kararının kaldırılmasına ve konkordato talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Müdahil alacaklı .... Şti. vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; müvekkilin geçici mühlet (30.11.2022 tarihi) sonrası doğan alacağı için alacak kaydı bildirimi süresinde konkordato komiserine yapılmış ve bu alacaklar bakımından herhangi bir niza durumu bildirilmemesine rağmen konkordato nisabına dahil edilmeden konkordato tasdikine karar verildiğini, davacı şirket tarafından mahkemeniz dosyasına sunulan konkordato projesinde yer alan ödeme planının 4 yıllık süreye yayıldığı ve söz konusu ödemelerin faizsiz olarak yapılacağı düşünüldüğünde müvekkil şirket ile diğer müdahil olan alacaklıların davacı şirketten olan yüksek alacak tutarlarının bu denli uzun bir ödeme planı içerisinde çok büyük zararlar doğuracağını, davacı şirket konkordato kurumuyla borçlarını ödemekten imtina etmeye çalıştığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, tasdik talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Müdahil alacaklı .... Şti. (Yeni Ticaret Unvanı: .... Şti.) vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Davacının konkordato talebi kötü niyetli olduğunu, konkordato projesinde belirtildiği gibi borcun müvekkil açısından %100'ünün ödenmesi gibi bir durum söz konusu olmadığını, müvekkil, kur sebebi ile alacağının yaklaşık %78'inden zaten mahrum kaldığını, enflasyon sebebi ile bu tutar daha da eridiğini, faiz de uygulanmaması sebebi ile alacağı yok haline geldiğini, bir de ödeme planı göz önünde bulundurulduğunda bu durum daha da vahim bir hal aldığını, İİK m. 305/1.c'de düzenlenen "konkordato projesinin 302'nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması" şartı gerçekleşmediğini, borçlunun konkordato projesinde öngörülen mali hedeflerini nasıl gerçekleştireceğine ilişkin somut dayanağı bulunmadığını, tasdik edilen konkordato projesi alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesini ihlal ettiğini beyanla davacı lehine verilen konkordato tasdik kararının kaldırılmasına ve konkordato talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAİRE KARARI :
Dairemizin 04/06/2025 tarihli kararı ile ; "Dosya kapsamına göre; mahkemece İİK'nın 304. maddesi uyarınca "itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak mahkemeye bildirmek kaydı ile duruşmada hazır bulunabilecekleri" ihtarını içerir şekilde tasdik yargılamasına ilişkin ilanın, 20/03/2024 tarihinde Basın İlan Kurumu İlan Portalında ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yapıldığı tespit edilmiştir. Tasdik duruşması 17/04/2024 tarihinde yapılmış ancak dosya kapsamında ve UYAP sisteminde, istinaf yoluna başvuran müdahil alacaklılar T.C. ... A.Ş., ... A.Ş., .... Şti. ile .... Şti. vekillerinin itiraz sebeplerinin tasdik duruşmasından en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirilmediği tespit edilmiştir.
Bu durumda müdahil alacaklılar vekillerinin istinaf başvurusunun, İİK'nın 304.maddesi uyarınca usulüne uygun olarak itiraz edilmediğinden, tasdik kararına karşı istinaf hakkı bulunmadığı anlaşılmakla HMK 352/1.ç "başvuru şartlarının yerine getirilmemesi" maddesi uyarınca istinaf istemlerinin ayrı ayrı usulden reddine" karar verilmiştir.
YARGITAY KARARI :
Verilen karar istinaf eden alacaklılardan .... Şti. vekilince istinaf edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2025/4174 E. 2026/162 K. 14/01/2026 tarihli ilamı ile," Tasdik duruşmasının 17.04.2024 tarihinde yapıldığı, alacaklı .... Şti. (eski ünvan: .... Şti.) vekilinin 30.03.2024 tarihinde İİK'nın 304. maddesi uyarınca itirazlarını içeren dilekçeyi sunduğu anlaşılmakla 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesi uyarınca mahkemece verilen tasdik kararını istinaf koşullarının alacaklı .... Şti. tarafından yerine getirilmiş olduğu anlaşılmakla bu alacaklının istinaf itirazları yönünden inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış," gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
YARGITAY KARARI ve BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ:
Dairemizce, duruşma açılarak 15/04/2026 tarihli celsede Yargıtay bozma ilamına uyulmakla müdahil alacaklıların istinaf taleplerinin esastan incelemesine karar verilmiştir.
HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava, hukuki niteliği itibariyle 7101 sayılı Kanun ile değişik İ.İ.K 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici mühlet ve akabinde kesin mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikine ilişkindir.
Mahkemece, borçlu.... Ltd şirketinin konkordato projesinin İİK’nun 305 maddesindeki tasdik şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle tasdikine ilişkin verilen karar istinaf edilmekle konkordatonun tasdiki kararı verilen şirket yönünden istinaf eden alacaklılardan .... Şti. ( eski unvanı .... Şti. ) dışında diğer alacaklılar yönünden dairemizce verilen istinaf başvurusunun usulden reddine dair karar kesinleşmiş olmakla sadece alacaklı .... Şti.'nin istinaf nedenleri dikkate alınarak inceleme yapılmıştır.
Borçlu.... Ltd şirket tarafından sunulan revize projede; şirketin 31/12/2023 tarihi itibariyle mali tablolarına göre şirketin; Vergi ve SGK Yükümlülükleri: 1.020.541,37 TL, İmtiyazlı Borçlar : 554.021,99 TL, Mühlet İçinde Tahakkuk Eden Borçlar 9.812.392,32 TL, Konkordato Kapsamındaki Borçlar: 95.215.440,69 TL olmak üzere borçların tamamı için ödenmesi teklif edilen tutar 106.602.396,37 TL olduğu, ödeme kaynakları ise Ticari Alacaklar : 23.108.354,54 TL, Diğer Alacaklar: 2.266.550.90 TL, Ortaklara Ait Taşınmaz Satışları: 20.000.000,00 TL, Nakdi Sermaye Taahhüdü: 9.000.000,00 TL, Araç Satışı 2.000.000.00 TL, Faaliyetin Devamı İle Öngörülen Kar : 50.990.940,00 TL olmak üzere toplam kaynakları 107.793.720,31 TL olduğu, konkordatonun tasdiki durumunda; konkordato tabi borçların konkordatonun tasdikini takip eden aydan başlayarak 6 ay ödemesiz geçecek süreden sonra, üçer aylık periyotlarla ve 16 eşit taksitle, faizsiz, hiçbir icra takip ferisi ve çek tazminatı ödemeksizin (yapılan ödeme oranında keşide edilen karşılıksız çeklerin iade edilmesi kaydı ile) ödenmesinin teklif edildiği görülmüştür.
Konkordato Komiser Heyetinin sunmuş olduğu 15/03/2024 tarihli nihai raporda ; "Borçlu şirketin, çorap üretimi ithalat, ihracat ve pazarlaması ile iştigal ettiği, şirket üretim faaliyetlerini aynı zamanda merkez adresinde bulunan fabrikasında gerçekleştirdiği, borçlu şirketin mühlet sürecinde hedeflediği satış ve kârlılık rakamlarına ulaştığı, mühlet içindeki yaklaşık 12 aylık dönemde 33.784.911,51 TL net satış gerçekleştirdiği, buna mukabil (+)2.040.828,91 TL kar raporlandığı, borçlu şirketin 31.12.2023 tarihi itibariyle rayiç değerler üzerinden öz kaynaklarının (-) 38.334.228,52 TL olarak hesaplandığı, diğer bir anlatımla, rayiç değerlere göre şirketin borca batık olduğu, konkordato teklifinin alacaklı sayısı çoğunluğu bakımından %52 alacak miktarı çoğunluğu bakımından ise %54 oranıyla kabul edildiği, yani borçlu şirketin İİK m. 302 hükmünde konkordato projesinin kabulü için öngörülen alternatifli çoğunluğu sağladığı, olası bir iflas halinde 85.070.054,67 TL tutarındaki konkordatoya tabi alacaklıların tam olarak tahsil etme imkanı bulunmadığı; imtiyazlı alacaklar ile alacağı tam olarak ödenecek mühlet içinde doğmuş alacaklarından sonra konkordatoya tabi alacakların sadece %5,50'inin tahsil edilebildiği; bu bağlamda, konkordatoya tabi alacakların tamamını ödemeyi öngören konkordato ödeme teklifi tutarının, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olduğu, Konkordatoya tabi borçların %100'ünün, konkordatonun tasdikini takip eden aydan başlayarak 6 ay ödemesiz geçecek süreden sonra, üçer aylık periyotlarla ve 16 eşit taksitle, faizsiz hiçbir icra takip ferisi ve çek tazminatı ödemeksizin (yapılan ödeme oranında keşide edilen karşılıksız çeklerin iade edilmesi kaydı ile) ödenmesinin teklif edildiği, ancak konkordato teklif metninden “hiçbir icra takip ferisi ve çek tazminatı ödemeksizin (yapılan ödeme oranında keşide edilen karşılıksız çeklerin iade edilmesi kaydı ile)” ibarelerinin çıkarılması gerektiğinin düşünüldüğü, konkordato revize projesinde yer alan ve olası tasdik kararından Kasım ayına kadar öngörülen yaklaşık altı aylık ödemesiz dönemin yerinde olmadığı, Şirket'in ticari yapısı ve faaliyetleri nazara alındığında, borçlarını Haziran 2024 itibariyle ödemeye başlayabileceği,
Şirket'in konkordato kaynaklarının, konkordatoya tabi borçlarının ödenmesi için yeterli olduğu, borçlu şirketin kaynakları toplamının 116.827.373,70 TL olması ve ödenmesi gereken toplam borç miktarının 112.299.711,10 TL olması itibariyle teklif edilen borç ödemesinin kaynaklarla orantılı görülebileceği, gerek İİK m. 206 /1 bağlamında 839.243,05 TL imtiyazlı alacaklısı bulunduğu, komiser heyetimizin açıkça ve yazılı şekilde belirli bir borç doğumu için izin vermiş bulunmadığı; bununla beraber, genel ve zımni faaliyet izni çerçevesinde, borçlu şirketin rutin faaliyeti neticesinde 31.12.2023 tarihli bilanço uyarınca, konkordato mühleti içerisinde doğan borcunun 10.826.044,78 TL olduğu, buna göre teminat gösterilmesi gereken miktarın 11.665.287,83 TL olduğu, konkordatonun tasdikine karar verilebilmesi için 193.109,24 TL tutarında harç yatırılması gerektiği" şeklinde tespit ve görüşe yer verilmiştir
Tasdik kararı sonrası 01/10/2024 tarihli kayyum raporunda; "Borçlu.... Şti. tasdik edilen konkordato projesi çerçevesinde konkordatoya tabi borçlarının 30.06.2024 tarihinde yapılması gereken 1. taksit ödemelerinde 09.08.2024 tarihinde toplam 89 alacaklıdan sadece 19 alacaklıya toplam 51.943,49 TL ödeme yaptığı, ilk taksit ödemesinin 5.337.716,35 TL'si ödenmediği, ayrıca 30.09.2024 tarihinde yapılması gereken 2. taksit ödemelerinin hiç biri yapılmadığı, borçlu ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği,
İşletmenin faaliyetlerinin sürekliliği yakından takip edilmiş olup şirket yetkililerinden Ağustos ayından bu yana siparişlerin azalmakta olduğu ve alınan siparişlerde de iptal sorunları yaşadıkları bilgisi alındığı, şirketin siparişlerinin azalmasına bağlı olarak çalışan personel ücretsiz izne çıkarılmış, daha sonra siparişlerin durma noktasına gelmesi sonucu Ağustos ayı itibariyle tüm personelin işyerinden çıkışı yapıldığı,
Ayrıca, borçlunun kira ödemelerini zamanında yapamaması nedeniyle merkez işyeri adresinden şube adresi olan “...” adresine taşınmış olduğu, borçlunun üretim faaliyetinde kullandığı makinelerin kirasını ödeyememesi nedeniyle 25.09.2024 tarihi itibariyle sahibine iade ettiği, bu itibarla borçlunun üretim için gerekli tüm unsurları kaybetmesi sonucu işletmenin sürekliliğinin ortadan kalktığı ve borç ödeme kabiliyetini kaybettiği " hususu tespit edildiği bildirilmiş, akabinde dosyaya yeni rapor sunulmamıştır.
...İİK m.286 vd.hükümleri çerçevesinde konkordato müessesinin dürüst borçlular tarafından talep olunabileceğine dair normatif bir düzenleme mevcut olmasa dahi doktrinde de kabul olunduğu üzere konkordato esasen elinde olmayan nedenlerle, işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir...
...Yine konkordato talep eden davacı borçlunun konkordato talep ederken alacaklıları zarara uğratma amacı ile hareket etmelerinin engellenmesi amacıyla 2004 sayılı İİK m.292/f.1-bend(c) hükmü ile kanun koyucu açıkça düzenleme yapmış, borçlunun alacaklıların zarara uğratma amacı ile hareket ettiğinin anlaşılması durumunda bu durumu kesin mühletin kaldırılması, konkordato talebinin reddi ve hatta davacı borçlu tacir ise iflas nedeni dahi saymıştır. Bu noktada kanun koyucunun, konkordato talep eden davacı borçlu lehine İİK m.294 hükmünde belirtmiş olduğu takip yasağı başta olmak üzere birçok lehe düzenlemeler getirmiş olması ve bu hükümlerin uygulanmasının davacı borçlu tarafından talep olunması imkanının kötüye kullanılmaması da esastır.
Özellikle konkordato ile alacaklılar iflâsın gerektirdiği masrafları yapmadan ve dolayısı ile daha fazla ölçüde alacaklarını elde ederler. 4949 sayılı Kanun ile 2003 yılında yapılan değişiklik sonucunda «alacaklılara da konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteme hakkı» tanınarak «borçlu ile alacaklılar» ve «alacaklılar» arasında eşitlik sağlanmış, başka bir deyişle bu suretle konkordatoda «borçlu ile alacaklıların menfaatleri eşit olarak» gözetilmiştir. Bu eşitliği bozmaya yönelik her türlü çabanın, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup olmadığı irdelenmelidir...
...Bu durumda kanunun konkordato talep eden davacı borçluya, konkordato talep etme ve kanunun kendisine tanıdığı imkanlardan yararlanma imkanını kayıtsız, şartsız ve sınırsız olarak verdiği kabul olunamaz. Zira yukarıda açıklandığı, üzere hakkın kötüye kullanılması hukuk düzeni tarafından korunamaz. Hakim, yukarıda belirtilen yasa maddeleri gereğince yasadaki boşluğu,objektif iyi niyet kuralları çerçevesinde doldurmak zorundadır. Konkordato kurumu açısından kanun boşluğu olmak bir tarafa, kanun koyucu açıkça alacaklıları zarara uğratma amacına dönük konkordato taleplerinin engellenmesi yönünde de açık düzenleme getirerek konuya dikkat çekmiş hakkın kötüye kullanılmamasını önemsemiştir.
Zaten "292.maddeye 7155 sayılı kanunla yapılan değişiklikle (c) bendine "uymazsa" ibaresinden sonra gelmek üzere "ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa" ibaresi eklenmiştir. Esasen kanunun amacı dikkate alındığında, "borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği" hallerde konkordatonun başarıya ulaşması söz konusu olamaz. Bu sebeple anılan (c) bendindeki ilave,kanuna değişiklik değil açıklık getirmek için yapılmış sayılmalı ve geçici 16.maddenin birinci fıkrasının aksi yöndeki lafzına rağmen aynı kural 7155 sayılı kanunun yürürlüğe girmesinden önce talep edilen konkordatolarda da uygulanmalıdır. (Prof.Dr.Selçuk Öztek, Prof.Dr.Ali Cem Budak, Doç.Dr.Müjgan Tunç Yücel, Doç.Dr.Serdar Kale, Doç.Dr.Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara, 2019, sayfa 317) Bir başka deyişle alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket edenin, konkordato kurumunun amaçladığı hedeflere ulaşabilmesi mantık kuralları çerçevesinde zaten beklenmemelidir. Ne var ki kanun koyucunun bu hususları açıkça düzenlemiş olması, konkordato talep edenlerin iyiniyetli olmasının ve alacaklıları zarara uğratma amacı bulunmamasının önemini ortaya koymak açısından fevkalade önem arzetmektedir.
Diğer yandan İİK 305. maddede belirtilen tasdik şartları gerçekleşmemesi nedeniyle konkordato talebinin reddine karar verilmesi durumunda İİK 308. maddesinde düzenlenen iflas şartının değerlendirilmesi gerekir. Konkordatonun tasdik edilmemesi ve borçlunun iflası başlıklı 308. maddesi " Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir ve bu karar 288. madde uyarınca ilan edilerek ilgili yerlere bildirilir. Borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin bulunması halinde mahkeme, borçlunun iflasına karar verilir." şeklinde düzenlenmiştir. Doğrudan doğruya iflas sebepleri ise İİK 177 ila 179. maddelerde ( İİK m. 179 atfıyla TTK 377 m.) düzenlenmiştir. İİK 179. maddesine göre," Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançoya göre borca batık olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler veya şirket ya da kooperatif tasfiye hâlinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflâsına karar verilir. Türk Ticaret Kanununun 377 nci ve 634 üncü maddeleri ile 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 63 üncü maddesi hükmü saklıdır." Borca batıklığın tespiti için TTK'nın 324. maddesi uyarınca son durumu itibariyle rayiç değerler üzerinden borca batık olup olmadığının tereddüte yer bırakmayacak şekilde bir borca batıklık bilançosu hazırlanmalıdır. TTK'nın 324. maddesine göre borca batıklık bilançonda aktiflerin rayiç değerden bilançoya geçirilerek borca batıklık bilançonun çıkarılması gerekir. Böyle bir talep üzerine mahkemece, bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmelidir.
Somut olayda; talep eden borçlu şirket hakkında; konkordatoya tabi borçların, projenin tasdik kararının ilanından sonra 30 Haziran 2024 tarihinde ilk taksit tarihi olmak üzere, 3’er aylık eşit taksitler halinde, toplam 16 taksitte, 31/03/2028 tarihlerine kadar ödenmesine karar verilmesine rağmen borçlu şirketin 30.06.2024 tarihinde yapılması gereken 1. taksit ödemelerinin sadece çok cüzzi miktarda ödendiği, 5.337.716,35 TL'si ödenmediği, 30.09.2024 tarihinde yapılması gereken 2. taksit ödemelerinin hiç biri yapılmadığı, akabinde borçlunun ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği, şirketin fiilen faaliyetinin durduğu, 2024 yılı Ağustos ayı itibariyle tüm çalışanlarının işten çıkartıldığı, borçlunun üretim için gerekli tüm unsurları kaybetmesi sonucu işletmenin sürekliliğinin ortadan kalktığı ve borç ödeme kabiliyetini kaybettiği kayyım raporu ile tespit edilmiştir.
Bu durumda öncelikle borçlu şirketin, alacaklıları zarara uğratmak amacıyla hareket edip etmediği araştırılarak İİK 292/c maddesinin uygulama imkanı bulunup bulunmadığı, aksi durumda taksitleri dahi ödeyemeyen, üretim faaliyeti durma noktasına gelen, tüm çalışanları işten çıkartılan borçlu şirketin sunmuş olduğu teklifin kaynakları ile orantılı olmadığı İİK 305 maddesi uyarınca tasdik şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla İİK 308 maddesi uyarınca güncel rayiç değerler üzerinden borca batık durumda olup olmadığı tespit edilerek karar verilmelidir.
Açıklanan nedenlerle, müdahil alacaklı .... Şti. ( eski ünvanı .... Şti.) vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Alacaklı... Şti (Eski ünvanı; .... Şti.) vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../04/2024 tarihli ve 2022/... Esas 2024/... Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,
3-Alacaklı tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar harcının istemi halinde Alacaklıya iadesine,
4-Alacaklının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-Temyiz bozma kararı sonrası alacaklı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 2/4 maddesi uyarınca tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün 18'inci sırasının c bendine göre takdir ve tayin olunan 42.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak alacaklı... Şti'ne verilmesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekili Av. ..... ile Alacaklı... Şti (Eski ünvanı; .... Şti.) vekili Av. ...'nin yüzüne karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/04/2026