T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
46. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/192
KARAR NO:2025/647
KARAR TARİHİ:08/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:30/05/2023
NUMARASI:2018/947 Esas 2023/508 Karar
DAVANIN KONUSU:Alacak ( Satımdan Kaynaklanan)
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/05/2023 tarihli ve 2018/947 Esas 2023/508 Karar sayılı dosyasında verilen karar;vaki istinaf talebi üzerine istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar; davalı ... ve ... Şirketler Grubu ile başlangıcı 2000'li yıllara dayanan alacak borç ilişkisinde olduklarını, davalı ve davalı firmaların 2013 yılı itibarıyla girmiş olduğu ekonomik kriz sonucu o borç ilişkisini en üst seviyeye çekerek ... Şirketler Grubunun finans müdürü ... üzerinden yüksek miktarda şirket adına borçlandıklarını, bu alacak borç ilişkisinin şirketler grubunun hakim ortağı ...'ın bilgisi dahilinde kurulduğunu, bizzat ...'ın imzası ile ve ... Şirketlerinin hesaplarına yatırılan paraların olduğunu, ancak davalıların kötü niyetli oldukları ve kötü niyetle borçlandıklarından dolayı borçlanılan bonolar, çekler ve hatta noter temliknamelerine sahte imzalar atarak cebri icra takiplerinin önünü kestiklerini, 2013 yılında Kadıköy Cumhuriyet Savcılığına davalılar aleyhine vermiş oldukları şikayet dilekçesi ile davalılar aleyhine Kadıköy 2.Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde 2004/417 esas sayılı dosyası ile sanık sıfatı ile dava açıldığını, bu ceza dava dosyasının merhalelerde Yargıtay incelemelerinden geçmiş olup, aynı dosyanın 2004/417 esas ve 2009/55 karar sayılı imalı ile karar çıktığını, son olarak da aynı dosyada aynı kararın asliye değişikliği ile İstanbul Anadolu 4.Ağır Ceza Mahkemesinde 2017/97 esas sayılı dosya numarası ile yargılama yapıldığını ve davalının cezalandırılmasına karar verildiğini, alacak miktarları ile dayanakları İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/79 esas sayılı dosyası içeriğinde aynen yer aldığını,ceza yargılaması ile tarafların tüm ticari ilişki başlangıçları, belgelerinin her türlü delille irdelenip saptanmış olduğunu beyan ederek; HMK 107. Madde uyarınca belirsiz alacak miktarlarının tespit ve inceleme sonucu çıkacak miktar ve oranlar üzerinden tespit ve şimdilik 150.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.Davalılar; ceza dosyasında ve bildirilen hukuk dosyalarında alınan bilirkişi raporlarında davacıların alacağının olmadığının anlaşıldığını, yine davalı şirketlerin kayıtları incelendiğinde dava konusu belgelerden dolayı borçlu olmadıklarının anlaşılacağını, belgeleri sahte olarak imzalayan ...'un şirketin yetkilisi olmadığını, yine ...'un davalı ...'a karşı nitelikli gaspa teşebbüs suçundan özel yetkili İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/262 esas sayılı dosyasında yargılandığını, sonuç olarak davacıların davalılardan alacaklı olmadığını beyan ederek; davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.İlk Derece Mahkemesi'nce; "Davacı vekilinin beyanında ve ceza dosyasındaki maddi vakıalarda davalı şirketlerin davacılardan makul oranda faizlerle para alarak, karşılığında da bir kısım müşteri çeki ve bono verdikleri, davacıların bu paraların bir kısmını davalılara elden bir kısmını da banka kanalıyla verdikleri, başlangıçta bir kısım paraların davacılara ödendiği. davalı şirketlerin ticari kayıtlarında iş bu kıymetli evrakların kayıtlı olmadığı, davalılara davacıların bir kısım paraları elden verdikleri ve çek ve bonolarla ilgili icra takibi yapılmadığı anlaşılmıştır.Kambiyo senetlerindeki imzaların Davalı şirketler yetkilisi de olan...'ın eli ürünü olmadığı ceza dosyasındaki grafoloji raporları ile anlaşılmış ise de dava dışı sanık ... İle birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde bu eylemleri gerçekleştirdiği sonucuna varılarak Davalı ... bu eylemlerinden ceza almış ise de Kambiyo senetlerindeki imzaların davalı şirketlerin yetkilisi olan Davalı ...'ın eli ürünü olmadığı, çek ve senetlerin süresinde takibe konulmadıkları, protesto edilmedikleri dolayısıyla davacıların kambiyo ilişkisine dayanamayacakları ancak temel ilişkiye dayanabilecekleri değerlendirilmiştir.Davacılar temel ilişkiye dayanmışlardır. Ancak davacılar bu iddialarını davalı tarafın incelenen ticari defter veya bu defter ve kayıtları tevsik edici diğer bilgi ve belgelerle ispat edememişlerdir. İş bu davaya konu Ödünç rızai bir sözleşme olup ödüncün geri verilmesini dava eden sadece paranın verilmesi değil aynı zamanda ve özellikle bu ödünç sözleşmesinin kaynağını geri verme borcunun varlığını da yazılı delille ispat yükü altındadır.Tüm bu nedenlerle; Davacı... tarafından açılan davanın kesin hüküm nedeniyle reddine, Davacı ... tarafından açılan dava atiye bırakıldığından hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına, diğer davacılar tarafından açılan davanın ispat edilemediğinden davanın reddi gerektiği.." gerekçesiyle, "1-Davacı... tarafından açılan davanın HMK'nun 114/1-i ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın dava şartı eksikliği nedeniyle REDDİNE,2-Davacı...tarafından açılan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA 3-Diğer davacılar tarafından açılan davanın REDDİNE," karar verilmiştir.Davacılar istinaf dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi ve yargılama sefahatindeki beyanlarını aynen tekrarla, İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/97 Esas sayılı dosyasında, alacaklarının tespit edildiği, davalı ...'ın cezalandırılmasına karar verildiği, anılı ceza dosyası ile alacak iddiasının ispat edilmesine karşın eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğu beyanıyla; İlk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir.İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe,
Dava, ödünç akdine dayalı alacak istemine ilişkindir. (TBK m. 386 vd.)Somut olayda davacılar, ödünç akdi karşılığı davalılarca kendilerine bir kısım müşteri çeki ve bono verildiği iddiasında bulunmuş iseler de,çek, bono ve benzeri senet ibraz edilmediği gibi davalılar hakkında kambiyo senedine mahsus herhangi bir takip başlatılmamıştır. Yine çek ve senetlerin süresinde takibe konulmadıkları, protesto edilmedikleri,senetlerin sahteliğinin ceza dosyasıyla da anlaşıldığından kambiyo vasfını kaybettikleri, davacıların kambiyo ilişkisine dayanamayacakları ancak temel ilişkiye (ödünç akdi) dayanabilecekleri değerlendirilmiştir.O halde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın temel ilişki ödünç sözleşmesine göre çözüme kavuşturulması gerekliliği karşısında, davacıları ve bir kısım davalısı tacir olmayan , 6102 sayılı TTK'nun 4-5 maddelerinde mutlak ve nispi ticari dava olarak sayılmayan uyuşmazlığın genel görevli asliye hukuk mahkemeleri nezdinde görüşüp çözüme kavuşturulması gerekirken görevsiz mahkemece işin esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bu itibarla; kamu düzenine ilişkin olan ve yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gereken görev kuralı gereği davacıların istinaf istemi incelenmeksizin, HMK 353.1.a.3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, dosyanın talep halinde İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesi oy birliğiyle karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1.Kamu düzenine ilişkin olan ve yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gereken görev kuralı gereği davacıların istinaf istemi incelenmeksizin, inceleme konusu kararın görev yönünden usul ve yasaya uygun olmadığından HMK m. 353/1-a-3 uyarınca İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 30/05/2023 tarihli ve 2018/947 Esas 2023/508 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,2.Davanın görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,3.Davaya bakma görevinin İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğuna,4.HMK 20. maddesinin ilk derece mahkemesince uygulanmasına,5.Dosyanın 6100 sayılı HMK nun 20. maddesi kapsamında talepte bulunulması şartıyla,Görevsizlik Kararı doğrudan Dairemizce verildiğinden ayrıca esasa alınmaksızın kayıtların kapatılarak görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmek üzere gerekli işlemlerin tamamlanması için mahalli mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,6.Harçlar yasası uyarınca yatırılan 738- TL harcın talep halinde ilk derece mahkemesince davacı Abdullah'a iadesine, 7.Harçlar yasası uyarınca yatırılan 269,85-TL harcın talep halinde ilk derece mahkemesince davacı ...'e iadesine, 8.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca ücreti vekalet taktirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 08/05/2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.