(5271 S. K. m. 100, 223, 280, 281, 291) (2313 S. K. m. 23) (5237 S. K. m. 53, 54, 62, 63, 188)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, üye hakimin ön inceleme ve inceleme raporları doğrultusunda 5271 sayılı CMK'nın 281. maddesi uyarınca duruşma açılarak, başvurunun süresinde olduğu ve kararın niteliğine göre dairemizce yapılan yargılama sonucunda;
İDDİA:
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 29/11/2017 tarih 2017/35312 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 2313 Sayılı Yasa'nın 23/5, TCK'nın 63, 54, 53 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'ne iddianame tanzim ettiği,
Yine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 21.02.2018 tarih 2018/7357 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında TCK 188/3, 53, 54 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'ne iddianame tanzim ettiği, yapılan yargılama sonrasında 27/02/2018 tarih 2018/105 E. 2018/59 K. sayılı ilamı ile 2017/393 E. sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
YEREL C. SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "Sanıklar hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sırasında toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından;
Suç tarihi itibarıyla, sanık H. K. tarafından kullanılan serada kolluk görevlilerince usulüne uygun yapılan arama neticesinde toprağa ekili vaziyette toplamda 92 kök hint keneviri bitkisi ele geçirildiği, yine sanık H. K.’ın ikametinde yapılan aramada ise 20/11/2017 tarihli uzmanlık raporunun incelemeye verilen bulgu başlıklı bölümünün ‘’1’’ ve “2” nolu bentlerinde belirtilen THC, Cannabidiol ve Cannabinol maddelerini ihtiva eden bitki sap ve yapraklarının ele geçirildiği, sanığın alınan savunmasında bahse konu hint keneviri bitkileri ile ikametinde yapılan aramada ele geçirilen maddeleri uyuşturucu madde kullanmak amacıyla bulundurduğunu beyan ettiği, ekili vaziyette bulunan kenevir bitkilerinden elde edilebilecek esrar maddesi miktarı gözönüne alındığında sanığın 2313 sayılı 23/5-1.cümle maddesi kapsamında esrar elde etmek amacıyla kenevir bitkisi ekimi yaptığının, her ne kadar sanığın ikametinde ele geçirilen bitki sap ve yapraklarından net olarak ne miktarda esrar elde edileceği belirlenememiş ise de, bitki sap ve yapraklarının net ağırlıkları ile ekili vaziyetteki hint keneviri bitkilerinden elde edilebilecek esrar maddesi miktarı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın esrar elde etmek amacıyla kenevir ekimi yapma suçu ile ikametinde yapılan aramada ele geçirilen THC, Cannabidiol ve Cannabinol maddelerini ihtiva eden bitki sap ve yaprakları açısından uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği, sanık A. T. A.’nın ise atılı suça iştirak ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı yapılan yargılama neticesinde anlaşılmakla,
Sanık A. T. A. hakkında CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmesi,
Sanık H. K. 'ın eylemine uyan 2313 sayılı yasanın 23/5-1.cümle maddesi ile TCK’nun 188/3 ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına, sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK’nun 63. maddesi gereğince hükmolunacak cezasından mahsubuna, sanığın üzerine atılı suçun CMK 100/3 maddesinde sayılan suçlardan olması ve dolayısıyla tutuklama nedenlerinin var sayılması, mevcut delil durumu, atılı suç için kanunda öngörülen cezanın alt ve üst sınırları gözönünde bulundurularak hükmen tutukluluk halinin devamına, ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile kenevir bitkilerinin TCK’nun 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde beyanda bulunduğu,
YEREL MAHKEME KARARINDA:
İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 20.03.2018 tarih 2017/393 Esas 2018/86 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında 2313 Sayılı Kanuna Aykırılık suçundan 2313 Sayılı Kanun'un 23/5, TCK 62, 53, 63, 54 maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis ve 8.320 TL adli para cezası kararı verildiği, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan TCK 188/3, 62, 53, 63, 54 maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
SANIK SAVUNMALARI:
Sanık H. K. 03/10/2018 tarihli dairemizce müdafii huzurunda alınan savunmasında; "Benim olayla ilgili olarak İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinde vermiş olduğum ifadem doğrudur. Bu ifademi tekrar ederim. Uyuşturucu madde kullanıcısıyım. Uyuşturucu maddeleri Kuştepe semtinde ismini Z. D. olarak bilmekte olduğum kişiden almaktaydım. Bana bu şekilde gidip gelmen riskli ben sana tohum vereyim bunları ek kendin yetiştir dedi. Ben de Zekeriyaköy yakınındaki Gümüşdere semti olarak bilinen yerde sera kiralamıştı. Bu serada sebze yetiştirmekteydim. Aldığım kenevir tohumlarını seranın 4 metrakelik kısmına ektim. Burada 10 kök kenevir bitkisi çıkmıştı. Bu kenevir bitkileri kökle kap kısımları çürümüştü. Çok az miktarda yaprağı koparttım kurutmuştum ve bunları içmiştim. Ancak içtiğim bu bitkilerin uyuşturucu özelliği yoktu. Ektiğim kenevirlerin dişi ya da erkek oldukları konusunda bilgim yoktur. Ben kimseye uyuşturucu madde vermiş değilim. Kullanıcıyım ve bu bitkileri kullanmak amacıyla ekmiştim." demiştir.
Sanık H. K. İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği 25/09/2017 tarihli vekili huzurunda verdiği ifadesinde; "Ben bu hususta emniyette ifade vermiştim. O ifadem doğrudur aynen tekrar ederim, ben 20 senedir bunu içiyorum almaya param yoktur, diğer şüpheli A. T. A.'nın benim kenevir ektiğimden haberi yoktur, ben yaklaşık on dal ekmiştim, ancak yan dallarını da saymışlar, söylenildiği gibi 102 adet kenevir yoktur, ele geçen miktarda 300 gram civarındadır, söylenildiği gibi 2 veya 3 kilo civarında esrar maddesi ele geçirilmemiştir, anneme bakmak mecburiyetindeyim, hastadır, serbest bırakılmamı talep ederim." demiştir.
Sanık H. K. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 18/01/2018 tarihli celsede vekili huzurunda vermiş olduğu savunmasında; "Çekyatın altında 380 gram ot bulundu, tohumları Kuştepe 'den bir çingeneden aldım, ancak uyuşturucu özelliği taşımıyor, ben bunları ektim, 5-6 ay içerisinde 4 metre oldu, bunları içmek için ektim, komutan yan dalları da saydı, toplamı bunların 10 köktür, yanları saya saya arttırdılar, aslında bunları içecektim ama çürümüşlerdi, söküp atacaktım, jandarma sivil olarak geldi sen buraya kenevir ekmişsin dedi, bende onlara ektiğim yere gösterdim, sonra otu alıp jandarmalar yaktılar, netice itibarı ile kenevir bitkilerini ben ektim, normalde uyuşturucu madde niteliğinde olan kenevir bitkilerinin boyu 1,5 metreyi geçmez ama bunların boyu 4 metre olduğu için bunlar uyuşturucu niteliğinde değildir, atılı suçlamaları kabul etmiyorum, ben uyuşturucu madde ticareti yapmadım, uyuşturucu ticareti yapmak için kenevir ekmedim, bu maddeleri ben içmek için diktim ama olmadı çürüdüler, çingene tohumu bize yanlış vermiş, uyuşturucu madde elde edebilecek bir madde değil de başka bir madde vermiş, benim odamda ele geçen maddelerin hepsi bana aittir, diğer sanık A. T. A. 'nın benim ekmiş olduğum bu kenevirlerden haberi yoktur, ben zaten gizli bir bölümüne ektim, seranın bir bölümünü muşamba ile kapatmıştım kimse görmesin diye, sera ise A. T. A. 'ya aittir ama onun haberi olmadan ben ektim, ben A.'nin işçisi değilim, aile olarak Ali'ye ortak olduk, yer ondan, ekmek, biçmek, büyütmek, bakımını yapmak bize aitti, daha doğrusu annem A. ile ortağı seracılık noktasında, ben anneme yardım ediyordum, diğer sanık A. bazı günler geliyordu, ayda 3-5 gün bazen bir hafta gelmediği olurdu ama diğer günler gelir, 2 saat boyunca otururdu ama A. bu naylonla çevirdiğim yere gelip hint keneviri var mı yok mu diye bakmadı, araştırma yapmadı, zaten ön kısımlarına ben domates ekmiştim, oraya geçilemesin diye önüne çıkma kapılardan koymuştum, sivri biber ektim, bu kenevir bitkilerinin boyu şu anda duruşma salonundaki gibi tavana kadar uzamıştı ama ben kimse görmesin diye önüne domates biber ektim, naylonla kapattım, çıkma kapılar koydum, A. zaten seranın içine girmiyordu, 20 dönüm bir arazidir burası." demiştir.
Sanık H. K. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 01/03/2018 tarihli celsede vekili huzurunda birleşen dosyasında vermiş olduğu savunmasında; "Ben önceki beyanlarımı tekrar ediyorum, atılı suçu işlemedim, çekyatın altında 300 gram vardı, komutan 10 kök ile 110 kök yazmış, ben daha önce mahkemenizde beyanda bulundum, o beyanlarım bu iddianame ile açılan dava sonucunda aynı savunmalarım geçerlidir, dedi.
Mahkememizdeki beyanı okundu, soruldu: Bu beyanlarım doğrudur, ayrıca ottu ama toz esrar yazılmış, komutan yalan söylüyor." demiştir.
İSTİNAF CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "Sarıyer İlçe Jandarma Komutanlığının almış olduğu istihbari bilgiler ile A. T. A.'ın sahibi bulunduğu ancak ortakçı sıfatıyla sanık H. K.'ın kullandığı H. K. tarafından ekilip biçilen ve bakımı ile görevli olduğu Sarıyer Gümüşdere mevkindeki bahçe ve ekili arazi yerde ekili başka ürünlerin yanında gizlenmiş vaziyette 4 metrekarelik alanda uyuşturucu madde yetiştirildiğinin öğrenilmesi üzerine derhal hareket geçildiği, 24.09.2017 tarihinde İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından alınan yazılı arama kararına istinaden bahse konu olan yerde yapılan aramada arazi üzerinde dikili vaziyette 92 kök hint keneviri, arazi üzerinde bulunan müştemilatta yapılan aramada ise seralara ekili vaziyette 10 kök hint keneviri yine kavanozlar içerisinde hint keneviri tohumu ve koparılmış yerde kurumaya bırakılmış vaziyette 4 kök hint kenevirinin ele geçirildiği,
Savunması alınan A. T. A.'ın ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgisinin olmadığını, arazinin ortakçı sıfatıyla H. K. tarafından kullanıldığını ifade ettiği görülmüş, yakalandığında üst araması gerçekleştirilen ve üzerinde 2 gram esrar ele geçirildiği iddia olunan H. K.'ın ise A. T. A.'nın ifadesini doğruladığı, hint kenevirini kendisinin ektiğini, kullanmak düşüncesinde bulunduğunu ifade ettiği görülmüştür.
Dosya içerisinde sanığın üzerinde ele geçirildiği iddia edilen 2 gram maddeye ilişkin herhangi bir kriminal laboratuvar raporunun mevcut olmadığı tespit edilmiş, müştemilat içerisinde bulunan kurumaya terk edilen 4 kök hint kenevirinin ise çürümüş olduğu, esrar vasfında bulunmadığı belirtildiği ekili vaziyette olan 102 kök hint kenevirinden ise yaklaşık 25.959 gram esrarın elde edilebileceğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
Delillerin değerlendirilmesi sonucunda ekili vaziyette olan hint kenevirlerinden dolayı sanık hakkında 2313 Sayılı Yasa'nın 23/5 maddesi gereğince işlem yapıldığı ve yapılan yargılama sonucunda 2313 Sayılı Yasa'nın 23/5, 62/1, 53/1, 54/4 ve 63/1 maddesi gereğince cezalandırılmış olduğu görülmüş olup müştemilatta ele geçen hint keneviri tohumlarının TCK'da yaptırıma bağlanmadığı, kurumaya terk edilmiş olan 4 kök hint kenevirinin ise uyuşturucu vasfını kaybettiği ve de sanık üzerinde ele geçirildiği iddia edilen maddeye ilişkin kriminal raporun bulunmadığı göz önüne alındığında sanığın uyuşturucu madde ticareti yapmak eyleminden cezalandırmak noktasında yeterli delilin bulunmadığı göz önüne alınarak,
1-Hint keneviri ekmek eyleminden sanık hakkında İstanbul 7.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2107/393 Esas 2018/86 Karar sayılı ilam ile kurmuş olduğu hüküm yasa, usul ve vicdani kanaatlere uygun olduğu görülmekle hint keneviri ekmek eyleminden sanık ve müdafii tarafından yapılmış olunan istinaf müracatının esastan reddine,
2-Uyuşturucu madde ticareti yapmak eyleminden cezalandırılmasına yeterli somut, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil ve emare bulunmadığından 5271 Sayılı CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 20.03.2018 tarih 2017/393 Esas 2018/86 Karar sayılı hükmünün kaldırılarak uyuşturucu madde ticareti yapmak eyleminden beraatine,
Mütalaa ile istenilen ceza miktarı, tutuklu kalınan süre, mevcut delil durumu ve sanığın delilleri karartma ve yok etme olasılığının olmaması dikkate alınarak sanığın tahliyesine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde mütalaada bulunmuştur.
DELİLLER:
-24.09.2017 tarihli ihbar tutanağı,
-24.09.2017 tarihli imha tutanağı içeriği,
- 24.09.2017 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağı içeriği,
-Tutanak tanığı Mesut Düzgün 18/01/2018 tarihli celsede alınan yeminli beyanında;
"Sanıkları soruşturma nedeniyle tanırım, biz orayı köylüler vasıtası ile duyduk, bu konudan rahatsız olduklarını belirttiler, bizde tespitler üzerine H. K. 'ın kaldığı alanda yapıldığını gördük, karakol komutanı ile beraber H. ile konuşmak için kapısına yöneldik, arkadaşlarımız hint keneviri olduğunu anlayınca savcıya haber verdik, savcıdan alınan talimat ile seraya girdik, H.'a seranın kime ait olduğunu sorduk, A. T. A. 'ya ait olduğunu söyledi, A. geldiğinde bize yardımcı oldu, sorularımıza net bir şekilde cevaplar verdi, A. benim haberim yok dedi, A. rahat bir tavır sergiledi, konuşurken hiç tekleme yapmadı, A. de olumsuz bir durum görmedim, A.'nin haberi olmadan H. 'ın bunu yapabileceğini sanmıyorum, 92 ya da 93 kök serada yakaladık, kurutulmuş vaziyette konutun içerisinde de vardı, orada iki konut vardı, bir tanesinin A. kendine ait olduğunu söyledi, diğerinin de H.'a ait olduğunu söyledi, A.'ye ait olan kısımda birşey bulamadık, A.'nin kaldığı yerden bu hint keneviri bitkilerinin dikildiği alan görünmüyordu, eski kapılar konulmuştu, naylonla kapatılma olayı o yere mahsus değildi, başka yerlerde de naylonla kapatılma hususu vardı, A. oraya çok sık geldiğini beyan etmedi, zaman zaman geldiğini beyan etti, H. 'ın kaldığı evde kurutulmuş kenevir bitkilerini de bulduk, dedi.
Tutanak okundu, soruldu: Tutanak içeriği doğrudur, dedi.
Talep üzerine tanıktan soruldu: Göz kararı olarak ekilen alan yaklaşık 6 metre karelik bir alandı, dedi.
Tanıktan soruldu: Yerden 92 tane mi çekildi bilmiyorum, ben tarlaya girip kendim koparmadım, diğer arkadaşlarımız yaptı, hint kenevirleri dikili alanda canlıydı, evinde bulunanlar kuru vaziyette idi, tarladakiler canlıydı çürük değildi, 4 metre boyundaydı yaklaşık." demiştir.
Tutanak tanığı D. G. 18/01/2018 tarihli celsede alınan yeminli beyanında; "Vatandaşlar devriye yaptığımız sıralarda bize sürekli uyuşturucu ekildiği yönünde ihbar geliyordu, karakol komutanımız ile bir ekip olarak seraların olduğu yere çıktık, A.'nin sahibi olduğu seraya geldik, gittiğimizde H. ile yabancı uyruklu bir şahıs vardı, etrafa baktık, zaten koku geliyordu, domates ekili bir seranın içinde bir sera daha vardı, girdiğimizde 5 metre boyunda 15-20 cm kalınlığında bir kenevir gördüm, canlı ağaçtı bunlar, çürük değildiler, ne kadar alanda ekildiğini bilmiyorum ama 92 köktü, yerden 92 kök çektik, seranın kime ait olduğunu sorduğumuzda H., A.'nin ismini verdi, H. ben ektim A.'nin haberi yok dedi, inşaat malzemeleri gibi bir takım şeyler vardı önü kesilmişti, H.'ın kaldığı yerde kurutulmuş vaziyette bulduk, bir de kilitli bir oda vardı, orada da bulduk, dedi.
Tutanak okundu, soruldu: Tutanak içeriği doğrudur." demiştir.
Tutanak tanığı Gökhan Demir 18/01/2018 tarihli celsede alınan yeminli beyanında; "O gün sivil görevlendirme ile karakoldan çıktık, karakol komutanı bizi aradı olay yeri olan seraya geçmemizi söyledi, gittiğimizde seranın bir bölümünde kenevir bitkisi olduğunu bulduk, savcının talimatı ile bunları çektik, bu kökleri bizzat ben kendim kopardım, H. ben ektim demişti, A. 'nin haberi yok demişti, bunlar canlı vaziyetteydi, çürük değillerdi, seranın içinde küçük bir bölgede ekilmişlerdi, normal bir oda kadar vardı, yaklaşık 20 metre kadar vardı, dedi.
Tutanak okundu, soruldu: Tutanak içeriği doğrudur, dedi.
Sanık A.'den soruldu: Ben 4,5*6 metre olarak ölçtüm yani 28 metre kare gibi bir yerdir." demiştir.
İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığı İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği'nin 26.01.2018 tarih 141 sayılı uzmanlık rapor içeriğine göre, "CLONEX" ibareli siyah renkli kutu içerisinde mor renkli sıvı, "DNA GENETİKS AMSTERDAM" ibareli kutu içindeki cam şişe içinde haki renkli 3 adet tohum, "THE BULLDOG SEEDS" ibareli iki kutu içindeki cam şişe içinde haki renkli 2 adet tohum (Not:cam şişenin biri boş), "ROYAL QUEEN SEEDS CANDY KUSH" ibareli pembe renkli paket içerisinde haki renkli 5 adet tohum ve "ROYAL QUEEN SEEDS QUİCK ONE" ibareli yeşil renkli paket içerisinde haki renkli 5 adet tohumun Kütle Seçimli Gaz Kromatografi cihazı ile yapılan analiz sonucunda uyuşturucu veya uyarıcı madde içermediği, "ROYAL QUEEN SEEDS SPEDY CHİLE" ibareli pembe renkli paket içerisinde haki renkli 5 adet tohum, "ROYAL QUEEN SEEDS ROYAL CHEESE" ibareli pembe renkli paket içerisinde haki renkli 5 adet tohum, "ROYAL QUEEN SEEDS QUİCK ONE BUBLE KUSH" ibareli yeşil renkli paket içerisinde haki renkli 5 adet tohum, "ROYAL QUEEN SEEDS ROYAL BLUEMATİC" ibareli yeşil renkli paket içerisinde haki renkli 5 adet tohum, "ROYAL QUEEN SEEDS NORTHEM LİGHT" ibareli yeşil renkli paket içerisinde hakki renkli 5 adet tohum, "EUPHARİC DIESEL AUTO" ibareli yeşil renkli paket içerisinde haki renkli 5 adet tohum, "DR. OR. KOSHER KUSH AUTO" ibareli yeşil renkli paket içerisinde haki renkli 5 adet tohum, "LEMON SHUNK AUTO" ibareli yeşil renkli paket içerisinde haki renkli 5 adet tohum, "EASY AUTAMİC" ibareli yeşil renkli paket içerisinde haki renkli 5 adet tohum ve "SUPER LEMON AUTO" ibareli yeşil renkli paket içerisinde haki renkli 5 adet tohumun Kütle Gaz Kromatagrafi cihazı ile yapılan analiz sonucunda THC ve CBN (Kannabinol) içerdiği, THC ve CBN (Kannabinol) esrarın doğal bileşeni olduğu, esrar maddesinin 2313 Sayılı Yasa kapsamında olduğunun rapor edildiği anlaşılmıştır.
İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığı İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği'nin 13.03.2018 tarih 2017/1491 sayılı uzmanlık rapor içeriğine göre, "532,19" ibareli bulgu poşeti içerisinde toplam net 487,590 gram ağırlığında çürümüş halde siyah renkli bitki sap ve yapraklarının THC, Cannabidiol ve Cannabinol içerdiği, çürümüş halde olduğundan eleme yöntemiyle elde edilebilecek net toz esrar madde miktarının hesaplanamadığı, "298,89" ibareli bulgu poşeti içerisinde toplam net 226,300 ağırlığında çürümüş halde siyah renkli bitki sap ve yaprakları ile bulgu torbası içerisinde 102 kök bitkiden örnek alındığı belirtilen toplam net 714,500 gram ağırlığında 1 kök yeşil renkli bitkinin mikroskobik inceleme ve Kütle Gaz Kromatagrafi cihazı ile yapılan analiz sonucunda Kenevir Bitkisi olduğu, 1 kök kenevir bitkisinden 20 mesh gözenek büyüklüğüne sahip elek kullanılarak net 254,500 gram toz esrar elde edileceği, toplam 102 kök kenevir bitkisinden net 25959 kilogram toz esrar elde edileceği rapor edildiği anlaşılmıştır.
GEREKÇE: Sanık hakkında izinsiz hint keneviri ekmek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olarak istinaf istemleri ile ilgili duruşma açılarak yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiş,
Sanık hakkında uyuşturucu ticareti yapma veya sağlama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olarak istinaf istemleri ile ilgili duruşma açılarak yapılan incelemede;
Her ne kadar sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan cezalandırılması istemi ile İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmış, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi 20.03.2018 tarih 2017/393 Esas 2018/86 Karar sayılı ilamı ile sanığın TCK'nın 188/3, 62 maddeleri gereğince neticeten 8 yıl 4 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Davaya dayanak 24.09.2017 tarihli tutanak içerikleri ve sanıkta ele geçen maddelerle ilgili olarak düzenlenen ekspertiz raporunda bitkilerin çürümüş vaziyette olduğu ve uyuşturucu madde özelliğinin kaybettiğinin açıkça belirtilmesine ve sanığın bu şekildeki bitkileri satışa konu etmesinin mümkün olamayacağı gibi bu bitkilerin uyuşturucu özelliğini de yitirdiği anlaşıldığından atılı suçu işlediğine dair başkaca her türlü kuşkudan uzak mahkumiyetini gerektirir bir delil elde edilemediğinden atılı suçtan beraatine dair, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Sanık hakkında izinsiz hint keneviri ekmek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf istemleri ile ilgili olarak duruşma açılarak yapılan inceleme sonucunda;
İstinaf başvurusunda bulunan sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından kurulan hükümde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Sanığın tutuklu kaldığı süre göz önüne alınarak bihakkın tahliyesine, başka suçtan hükümlü veya tutuklu değilse derhal tahliye edilmesi için bulunduğu cezaevi idaresine müzekkere yazılmasına,
2-Ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan kurulan hükme yönelik istinaf istemleri ile ilgili olarak duruşma açılarak yapılan inceleme sonucunda;
5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 20.03.2018 tarih 2017/393 Esas 2018/86 Karar sayılı hükmünün KALDIRILMASINA,
Sanıkta ele geçen maddelerle ilgili olarak düzenlenen ekspertiz raporunda bitkilerin çürümüş vaziyette olduğu ve uyuşturucu madde özelliğinin kaybettiğinin açıkça belirtilmesine ve sanığın bu şekildeki bitkileri satışa konu etmesinin mümkün olmayacağı gibi bu bitkilerin uyuşturucu özelliğini de yitirdiği anlaşıldığından atılı suçu işlediğine dair başkaca her türlü kuşkudan uzak mahkumiyetini gerektirir delil bulunmadığından atılı suçtan CMK 223/2-e maddesi gereğince BERAATİNE,
Uyuşturucu madde ticareti yapmak suçu ile ilgili olarak yapılan yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Dair, sanığın ve sanık müdafinin yüzüne karşı, İstinaf C. Savcısı Abbas Temiz'in katılımıyla, 5271 sayılı CMK'nun 291. Maddesi gereğince yüze karşı kurulan hükmün açıklanmasından itibaren 15 günlük süre içerisinde dairemize ya da eş değer başka bir daireye sunulacak dilekçe veya zabıt katibine usulünce sözlü beyanda bulunmak ve tutanağı hakime onaylatmak suretiyle atılı suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırına göre kurulan hüküm yönünden Yargıtay ilgili ceza dairesinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere, süresinde yasal yollara başvurulmadığı takdirde kararın kesinleşeceğine dair talebe uygun olarak oy birliği ile verilen karar 03/10/2018 tarihinde açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)